Thesis Search




SEARCH RESULTS

Algılayıcı ağlar için enerji verimli baz istasyonu konum optimizasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Haberleşme Bilim Dalı
Kablosuz Algılayıcı Ağlar (KAA'lar), kompleks bir fiziksel ortamdan veri toplamak için gereklidir. KAA'lar son yıllarda artan miktarda araştırmanın konusu olmuştur. KAA'larda, kaynakların kısıtlı olduğu binlerce sensör düğümü, ortamları izlemek, verileri toplamak ve daha sonraki işlemler için uzak sunuculara göndermek için kullanılır. KAA'ların birincil amacı enerji kullanımını dengelemek ve ağ yaşam süresi uzatmak amacıyla tasarlanmıştır. Yakın zamanda yapılan araştırmalar, kısa menzilli iletişim kullanarak sensör düğümlerinden veri toplamak için mobil baz istasyonlarda yapılan çalışmalarla KAA'larda önemli faydaların elde edilebileceğini göstermiştir. Portatif baz istasyonu, büyük bir bataryaya ve hafızaya sahip güçlü bir alıcı-vericiye sahip bir araç veya mobil robottur. Sensör düğümlerinden veri toplar ve tüm sensör düğümlerinde veri iletimi gecikmelerinin azaltılmasına yardımcı olur. Genel enerji kullanımını geliştirme açısından, KAA'lar yaşam sürelerini uzatmak ve ayrıca enerji verimliliği sağlamak için minimum enerji ile çalışabilir. Sınırlı güç kaynakları nedeniyle, optimum baz istasyonu (BS) konumu, genel sensör ağının yaşam süresi uzatabilir. BS'nin optimal konumunu bulmak için bir algoritma önerilmiştir. Önerilen yaklaşımda, ağın alanı içindeki BS sanal konum şebekesinin oluşturulduğu BS sanal konumlar şebekesi kavramı kullanılmaktadır. BS optimum konumunu bulmak için, ızgaradaki BS sanal konumlarından gelen tüm sensör düğümleri arasındaki mesafeler dikkate alınır; burada bu BS sanal konumlarından biri BS optimum konumu olarak seçilecektir. Sonuç olarak BS, konumunu, ağ içindeki canlı sensör düğümlerinin sayısına göre her bir belirli yineleme sayısında başka bir optimal konuma değiştirir. BS mobilitesi için bu yöntem, KAA'nın yaşam süresi boyunca BS'nin en uygun konumunu bulmak için canlı sensör düğümlerinin sayısına bağlı olarak belirli bir tur sayısında kopyalanır. Simülasyon ve sonuçlarda, önerilen algoritma iki ve üç enerji seviyeli istikrarlı Seçim Protokolüne (Stable Selection Protocol SEP) uygulanmıştır. Ağın yaşam süresi ve enerji tüketimi açısından iki ve üç enerji seviyesi protokollü orijinal SEP kullanılarak, algoritmanın performansı karşılaştırılmıştır. Önerilen yöntemin, bir literatür taramasında bahsedilen algoritmalardan daha iyi performans gösterdiğini bulduk. Ayrıca BS'nin optimum ve merkezi konumları, ağın yaşam süresi ve kalan enerji açısından karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, azaltılmış enerji tüketimi elde edilmiş ve ağın kullanım yaşam süresi önemli ölçüde iyileştirilmiştir. SEP-3L protokolünü kullanarak BS sanal konumlarının ızgara boyutunu değiştirmenin ağın yaşam süresi üzerindeki etkisine ilişkin bir çalışma da simülasyon bölümünde ele alınmıştır. Deneylerin bulgularına göre, sanal konumların ızgara boyutunu azaltmak, daha iyi bir BS optimum konumu seçmek için daha fazla seçenek sağlayacaktır, bu da ağın yaşam süresinin BS sanal konumlar ızgarasının boyutuyla ters orantılı olduğu anlamına gelir. Buna bağlı

Alışveriş merkezlerinde tüketici ziyaretini etkileyen unsurlar: Kosovalı tüketicilerle bir pilot araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Pazarlama Bilim Dalı
Alışveriş merkezleri ekonomik ve sosyal hayatımızda gittikçe daha fazla yer etmekte ve geleneksel çarşıların yerini almaktadır. Alışveriş merkezleri sadece alışveriş yapılan mekanlar olmaktan çıkmış, eğlence ve vakit geçirme mekanlar haline de gelmiştir. Bu çalışmada alışveriş merkezlerinde tüketici ziyaretini etkileyen unsurları tespit etmek ve bu unsurların alışveriş merkezlerinde alışveriş alışkanlıklarına ve tüketici demografik özelliklerine göre nasıl değiştiğini ortaya koymak amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Kosovalı tüketicilerle bir araştırma yapılmıştır. Internet üzerinden anket yöntemi ile 520 kişiden elde edilen verilere t testi, One-Way ANOVA ve Ki-Kare analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda alışveriş merkezlerinde tüketici ziyaretini etkileyen 6 faktör elde edilmiştir. Bu faktörler estetik, eğlence, ürün çeşitliliği, avantajlar, sosyalleşme ve uygunluk olarak isimlendirilmiştir. Sonuçlara göre alışveriş merkezlerinde tüketici ziyareti alışveriş alışkanlıklarına ve demografik özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Ayrıca alışveriş alışkanlıkları ve demografik özellikleri arasında da bazı ilişkiler bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: alışveriş alışkanlıkları, alışveriş merkezleri, demografik özellikleri, tüketici ziyareti

Ali Ayçil'in eserleri üzerine bir inceleme

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Türk Dili ve Edebiyatı Bilim Dalı
Ali Ayçil şiir, öykü ve deneme türlerinde eser veren çok yönlü bir şair/yazardır. Düzyazı türünde de eser vermekle birlikte şairliği ön plandadır. Serbest şiirin yaygınlık kazandığı bir dönemde şiir yayımlamasına rağmen heceyle de şiirler yazmıştır. Fakat geleneksel biçimleri kalıplaşmış hâlleriyle değil, yenileyerek kullanmıştır. 7+7=14'lü hece vezni ve yarı çapraz kafiye şeması ölçülü şiirlerinin ana yapısıdır. Şair serbest şiirlerinde de kendine özgü bir söyleyişe ulaşmıştır. Şiirleri anlatımcı ve imgeci özellikler göstermektedir. Şiirlerinin belirgin teması taşra – şehir karşıtlığı ve bireyin varoluş sancısıdır. Bunların yanı sıra aşk, toplumsal meseleler, tarih, savaş ve zulüm, zaman, küçük insan, ölüm ve şair gibi temalar da belirli ağırlıklarda şiirlerinde yer bulur. Sur Kenti Hikayeleri, konusunu Hicrî 8. yy'dan alır. Bu bakımdan klasik öykü yapısına bağlı kalınarak kurgulanmıştır. Kitaptaki öyküler bütünlük gösterir. Öykülerin birleştirici unsuru mekân olduğu gibi merkezî kahraman konumundaki Dilber Makbule'dir. Ayçil bu kitapta çözümlediği Sur Kenti'yle, içinde yetiştiği Ortadoğu ve Orta Asya'yı temsil etmeye çalışmıştır. Yazar edebî denemelerinde ağırlıklı olarak şu konulardan bahsetmiştir: Edebiyat, insan hâlleri, din ve inanç, ölüm, taşra – kent, modernizm, şimdi – geçmiş, aile, zaman, işçilik. Ali Ayçil, eserlerinde kendi hayatından ve izlenimlerinden yola çıkarak bireysel ve toplumsal meseleleri işlemiştir. Yazar kimliğinin yanı sıra 20 yılı aşkın süredir editörlük yapan Ayçil önemli edebiyat dergilerinde şiir, edebiyat ve sanata dair görüşleriyle de öne çıkmaktadır. Bu çalışma Ayçil'in hayatı ve edebî şahsiyeti göz önünde bulundurarak şairliği, öykücülüğü ve denemeciliğini ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Ali Cevheri'nin Tercüme-i Nisabü'l-İhtisab isimli eseri: Latinize ve tahlil

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2014 İslam Hukuku Bilim Dalı
Ali Cevheri'nin Tercüme-i Nisâbü'l-İhtisab isimli eserinin latinize ve tahlilini yaptığımız bu çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı ve önemi üzerinde durulmuş ve çalışmada takip ettiğimiz metod hakkında bilgi verilmiştir. Hisbe Teşkilatı başlığını taşıyan birinci bölümde latinizesini yaptığımız eserin ait olduğu hisbe alanı genel olarak tanıtılmaya çalışılmıştır. Bu bölümde Hisbe'nin sözlük ve terim anlamları verilmiş, önemi, görev alanı ve devlet teşkilatı içerisindeki konumuna değinilmiş ve genel hatlarıyla tarihi gelişimi ele alınmıştır. Bölümde eserin tercümesinin yapıldığı dönem olan Osmanlı dönemi İhtisab Müessesesi biraz daha ayrıntılı şekilde ele alınmış, müessesenin tarihi gelişim serüvenine değinilmiş ve yerine getirdiği görevler hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde eserin tahliline yer verilmiştir. Bölümde öncelikle latinizesini yaptığımız tercüme eserin tahliline geçmeden önce eserin müellifi Ali Cevheri'nin hayatı hakkında bilgi verilmiş ve eserleri kısaca tanıtılmaya çalışılmıştır. Daha sonra Tercüme-iNisâbü'l-İhtisab, metodu, önemi, hisbe literatürü içerisindeki konumu ve muhtevası açısından ele alınmış ve tercüme eser ile asıl eser arasındaki farklılıklara değinilmiştir. Çalışmamızın son bölümü olan üçüncü bölümde ise önce eserin latinizesinde kullandığımız nüshalar tanıtılmış ve latinizede kullandığımız yöntem belirtilmiş ve sonrasında eserin latinize edilmiş metnine yer verilmiştir. Anahtar kelimeler: Tercüme-i Nisabü'l-İhtisab, Ali Cevheri, Hisbe, Sunami, Latinize

Ali el-Kari'nin el-Meşrebü'l-Verdi fi Mezhebi'l-Mehdi adlı eseri ve Mehdi'nin mezhebine dair analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Kelam Bilim Dalı
Müslümanlar arasında hicrî IV. asırdan itibaren mezhepleşme yaygın bir şekilde görülmektedir. Bunun sonucunda aslî konular yanında fer'î konularda da ihtilaflar her dönemde süregelmiş, bu durum birçok soruyu/sorunu da beraberinde getirmiştir. Çalışmanın konusu olan Mehdi'nin mezhebi de bu sorular/sorunlardan biridir. Bu çalışmada Mehdî'nin hangi mezhepte geleceği sorusu üzerine ortaya çıkan görüşleri değerlendirilmiş, Ali el-Kârî'nin el-Meşrebü'l-Verdî Fî Mezhebi'l-Mehdî isimli eserinin temelini oluşturan Mehdî geldiğinde Ebû Hanîfe'ye mi yoksa İmam Şâfiî'ye mi tâbi olacağı na dair görüşleri incelenmiş, eserin çeşitli el yazma nüshaları karşılaştırılmış, başvurulan kaynaklar orijinal dilinde okunup objektif sonuçlar elde edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda Mehdî'nin mezhebiyle alakalı iddiaların sarih nakle ve sahih akla uygun olmadığı belirtildikten sonra Mehdî'nin şahsi özelliklerine binaen kendisinin mukallit değil ancak mutlak müctehid olacağı ve hiçbir mezhebe tâbi olmayacağı sonucuna varılmıştır.

Âl-i İmran ve Nisa sûrelerinde harf-i cerlerin manaya etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Temel İslam Bilimleri Bilim Dalı
Bu çalışmada Kur'an-ı Kerim'de, özellikle Âl-i İmran ve Nisa Sûresi'nde, bulunan farklı ayetlerdeki harf-i cerlerin anlamları incelenmiştir. (?? - ??? - ?? - ??? - ????? - ????? - ????? - ?? - ?????) gibi her bir her harfin özgün anlamı gösterilmiş; her biri hakkında araştırma yapılmıştır. Çalışma 3 bölümden oluşmaktadır; Birinci Bölüm: Harf-i cerlerin dilsel ve sözcüksel tanımını, anlamsal önemini ele alıp, bu edatların Kur'anın bazı ayetlerinde ve tefsir kitaplarında nasıl kullanıldığına değinilmektedir. Edatların gramer yönünden değerlendirilip, bunların telaffuz, mana ve hüküm değişimindeki rolleri incelenmiştir. İkinci Bölüm: Harf-i cerlerin anlamları güçlendirme ve vurgulamadaki etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Âl-i İmran ve Nisa sûreleri üzerinden içinde harf-i cer bulunduran bazı ayetlere ve harflerin çeşitli manalarına örnekler verilmiş ve harf-i cerlerin manalarını tespit etme hususunda bazı müfessirlerin görüşleri sunulmuştur. Üçüncü Bölüm: müfessirler arasında bu harf-i cerlerin anlamlarına ilişkin tartışmalar ele alınmıştır. Bu tartışmaların gerekçelerine değinilmiş, kimi müfessirlerin Âl-i İmran ve Nisa sûrelerinde birtakım edatları diğerlerine göre neden tercih edildiği yorumlanmaya çalışılmıştır.

Ali Kemal'in (1869-1922) eserlerinde Suriye

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2014 Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı
1889-1895 yılları arasında sürgün olarak Halep'te yaşayan ve Suriye'nin farklı şehirlerini gözlem imkânı elde eden Ali Kemal, görevi gereği valilerle, bedevilerle, eşrafla, ulemayla, azınlıklarla, memurlarla görüşmüş ve eserlerinin bir kısmını Halep'teyken kaleme almıştır. Bu sebeplerden dolayı Ali Kemal'in Suriye hakkındaki görüşleri önemlidir. Bu çalışmada: Ali Kemal'in hayatı, eserleri ve romancılığı üzerinde durulduktan sonra, tezin birinci bölümünde Ali Kemal'in Hatıralarında Suriye, ikinci bölümünde ise Ali Kemal'in Romanlarında Suriye olarak incelenmiştir. Bu iki bölümde Suriye; sosyal hayat, kültür ve coğrafya bakımından incelenmiştir. Ali Kemal'in Suriye'deki yaşantısından izler taşıyan ve daha önce Latin harfleriyle neşredilmeyen Bir Safha-ı Şebâb adlı kitabı, yeni harflere aktarılıp ek olarak verilmiştir. II. Abdülhamit dönemi Suriye'sine ışık tutmakla birlikte Türk sürgün edebiyatı bağlamında da ele alınabilecek bir eser olan Bir Safha-ı Şebâb, bir Osmanlı aydınının taşraya bakışını anlatır. İki Hemşire ve Çölde Bir Sergüzeşt başlıklı iki romandan oluşan bu kitap, özetle tanıtılarak kısa bir incelemesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ali Kemal, Suriye, roman, hatıra, sürgün, Bir Safha-ı Şebâb.

Ali Şir Nevâyî'nin eserlerinde kültürel söz varlığı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Bir toplumun inancını, hayat tarzını, bakış açısını, yaratıcılığını, dünya görüşünü vs. yansıtan dil, kültürü anlamanın sembolik bir kılavuzu olduğu için son zamanlarda kültür çalışmalarında yol gösterici bir ilke olarak önem kazanmaya başlamıştır. Bir ulusun dilini sadece dilbilim yöntemleriyle değil o toplumun tarihi, kültürü, sosyal hayatı, dünya görüşü ve mantalitesi ile birlikte incelemek gereksinimi doğmuştur. Belirli bir bölgeyi veya çağı simgeleyen kültürel unsurlar sadece o kültür içinde ifade bulur. Ancak unsurlarla ilgili bilgi aktarımında kaynak olarak o dile ait metinlerin birincil derece önemde kullanılması gerekir. Bu bakımdan Ali Şir Nevâyî'nin eserleri, döneminin sosyal, kültürel ve ekonomik yönünü, kadim tarihini, kısacası Türk kültürünün köklü geçmişini yansıtmaktadır. Yaşam tecrübelerini, içinde bulunduğu tarihi dönemi ve yetiştiği kültürü yapıtlarına sanatsal bir biçimde işleyen Nevâyî'nin eserleri, döneminin Türk tarihi, kültürü, sanatı ve sosyal hayatını günümüze yansıtan bir ayna, çağına tanıklık eden bir belgedir. Bu aynadan o döneme ait sosyal, kültürel ve ekonomik hayatı, söz varlığı aracılığıyla ortaya konmaya çalışılmıştır.

Ali Şir Nevâyî'nin Fevâidü'l-Kiber Divanı'nda (gazeller) sosyal hayat izleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı
Nizamüddin Mîr Ali Şir Nevâyî (ö. 1501) Klasik Türk Edebiyatı'nın Çağatay sahasında yetişmiş edip, şair, tarihçi, yazar, devlet ve siyaset adamıdır. Onun kaleme almış olduğu tarihî ve edebî eserlerinin hemen hemen hepsi Horasan havzasındaki Türk-İslam kültür ve medeniyetinin oluşmasına katkı sağlamıştır. Dil ve sanat açısından değerli bir âlim olan Ali Şir Nevâyî'nin hemen hemen tüm eserleri tenkitli neşir olarak hazırlanıp Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanmıştır. Bununla birlikte Nevâyî'nin eserleri, edebiyattan daha çok dil hususiyetleri yönüyle çalışılmıştır. Nitekim klasik eserleri özellikle Nevâyî'nin dili klasik Çağatayca olduğu için günümüz okuru, onun eserlerini anlamada zorluk çektiği düşünülmektedir. Bu çalışmamızda Nevâyî'nin Fevâidü'l-Kiber adlı Divanı'ndaki sosyal hayat unsurlarını ortaya koymaya ve bu suretle onun daha anlaşılır olmasına katkıda bulunmaya çalıştık. Çalışmamız iki bölümden oluşmaktadır. Birincisi Giriş bölümü olup bu bölümde Nevâyî'nin hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında geniş bilgi verilmektedir. Bu bölümde mevcut literatürdeki bilgilerden yararlanılmış buna ilaveten şairin kendi döneminde kaleme alınmış olan Hüseyin Baykara'nın Çağatayca Risâle eseri; Babür Şah'ın Babür-Nâme eserinde yeralan Nevâyî ile ilgili bilgiler ve Devlet Şah Semerkandî'nin Tezkeresi'ndeki Farsça Nevâyî maddesi, onun kişiliği daha yakından tanınması amacıyla orijinal dillerinden günümüz Türkçesine çevrilerek verilmiştir. İkinci bölüm çalışmamızın konusunun işlendiği bölüm olup bu bölümde Nevâyî'nin Fevâidü'l-Kiber Divanı'ndaki gazellerinde sosyal hayata ait unsurlar yer almktadır. Osmanlı sahasında divan şiirine yönelik bazı olumsuz bakışların mevcudiyeti gibi Çağatay sahasında da aynı görüşlerin var olduğunu belirtmek isteriz. Yapılan bu çalışma, eleştirilerin çok yerinde olmadığını ve şiirin sosyal hayat ile iç içe olduğunu ortaya koymaktadır. Fevâidü'l-Kiber'de yer alan 680 gazel taranarak sosyal hayat unsurlarını içeren beyitler Tipler, Giyim Kuşam, Davranış Biçimleri, Gelenekler, İnanç ve ibadetler, Diğer İnançlar, Tababet, Suç ve Ceza, Eğlence Hayatı ve Haberleşme gibi başlıklar altında toplandı. Ayrıca ilgili beyitler nesre çevrilerek şerhi yapıldı.

Aliağa bölgesinde coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak gürültü kirliliğinin haritalandırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Denizcilikte Emniyet, Güvenlik ve Çevre Yönetim Bilim Dalı
Çalışmanın amacı TCEEGE limanında farklı dönemlerde ve operasyonlar sırasında oluşan gürültünün şiddet ve yoğunluk dağılımını ortaya koymaktır. Metot olarak, TCEEGE limanında, gürültü seviyelerinin haritalanması amacıyla; Giriş, CTS, rıhtım A, rıhtım B, rıhtım C, A sahası, C sahası ve bakım üzerinde 8 ayrı ölçüm istasyonu belirlenmiştir. Gürültü ölçümü yapılan ölçüm istasyonlarının koordinatları ise GPS Essentials uygulaması ile tespit edilmiştir. Gürültü seviyelerini ölçmek için, kalibrasyonu yapılmış olan SL- 814 marka gürültü seviyesi ölçüm cihazı kullanılmıştır. Seçilen ve koordinatları alınan 8 adet ölçüm istasyonunda 10 Haziran 2019' da (1 Gün) 10.00-12.00 saatleri arasında sabah, 13.00-15.00 saatleri arasında öğle ve 15.00-17.00 saatleri arasında akşam gürültü ölçümleri yapılmıştır. Ölçüm sonucu bulunan gürültü değerleri ve istasyonların koordinatları Arcgis 10.4.1 Desktop (Interpolation Inverse Distance Weighted (IDW)) paket programı kullanılarak, gürültü seviyeleri şeklinde haritaya girilmiş ve çalışma yerinin sabah, öğlen ve akşam saatlerindeki gürültü kirliliğini gösterir haritalar ayrı ayrı çıkarılmıştır. Çalışma sonucu, öğle vaktindeki ve Rıhtım A'daki gürültü seviyeleri en yüksek seviye olarak tespit edilmiştir ve bunun sebebi ise operasyon ve trafiğin artmasına bağlanmaktadır. Gürültü değerlerinin normal sınırlar içinde olmadığı açıklanabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Aliağa, Gürültü Kirliliği, CBS, Haritalar, TCEEGE.

Alignment of eye tracker and camera data by using different methods in human computer interaction experiments

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
İnsan-bilgisayar etkileşiminin (HCI) ortaya çıkışı, insan ve bilgisayarlar arasında yeni bir etkileşim veya diyalog tekniğini ortaya çıkardı. Kullanıcılar ve bilgisayarlar arasında etkili bir etkileşimin geliştirilmesi, HCI'nin ana hedefi olarak düşünülebilir. Bu dinamik ilerleme, kullanıcı eğitiminde, bilimsel deneylerde veya teknik araştırmada harcanan zaman kaybını ve hayal kırıklığını önemli ölçüde azalttı ve hem sanayi, tıp hem de akademik alanlarda uygulama alanlarını genişletti. Göz hareketi tabanlı insan-bilgisayar etkileşim tekniği, çeşitli göz izleme cihazları ile kullanılabilirlik çalışmaları, tıbbi teşhisler, psikolojik araştırmalar ve interaktif, göz kontrollü uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Günümüzde göz izleme cihazları, insanların davranışlarını ve hastalıklarını analiz etmek için kullanılan çok popüler aletler haline gelmiştir. Bu cihazlar, gözlük şeklinde takılıyor olup adamın baktığı tüm yerleri sesli ve görüntülü şekilde kaydetmektedir. Insan bakışları genelikle üç gruba ayrılır: sakkadik, göz kırpma ve fiksasyon. Bir noktaya bir süre odaklanıp, bakışların orada kalmasına fiksasyon hareketi denir. Genel olarak insanlar dikkatlerini çeken noktalara bir süre odaklanırlar, böylece kendilerini ilgilendiren şeyle ilgili bilgi toplamış olurlar. İki fiksasyon arasındaki göz hareketine sakkadik hareket denir. Göz izleme cihazları gözbebeği çapını, katılımcının baktığı yerin ekrandaki koordinatlarını, fiksasyonları, sakkadları kolayca tanımlayabilir ve kaydedebilirler. Fiksasyonlar adeta 200 ile 600 millisaniye arasında devam ederken, sakkadlar yaklaşık 30-120 millisaniye arasında zaman alır. Göz izleme teknolojisi, beyinde meydana gelen çeşitli bilişsel sürece daha derinden bir bakış açısına sahip olmaya ve göz hareketlerini daha iyi analiz etmeye izin veriyor. Göz izleme cihazlarının herhangi bir ek fiziksel eylem talep etmemesi onların kullanım alanlarını daha da artırıyor. Video tabanlı göz izleyici cihazları, giyilebilir olup kullanıcının nereye yürümesine bağlı olmayarak her yerde deney yapmaya izin veriyor. Kamera katılımcının nerede nereye bakmasından asılı olmayarak, her şeyi kaydediyor. Deneyin başlatılması, göz izleme cihazının üç noktalı kalibrasyonunu gerektiriyor. Kalibrasyon noktaları, enterpolasyon metoduyla ekran üzerindeki herhangi bir noktayı hesaplamaya izin vermektedir. Deney sorumlusu katılımcıdan bilgisayar ekranının sol, sağ ve alt taraflarına bakmasını istiyor. Göz izleyici kalibrasyonu işlemi tamamlandıktan sonra, deneyin gerçek kısmının başlatılmış olduğu düşünülebilir. Göz izleme cihazı katılımcının nereye baktığını, web kamerası ise onun yüz ifadelerini kaydederken katılımcının kendisi ona sunulan videoları izlemektedir. Katılımcının izlediği videolar üç tipe ayrılabilir: eğlenceli, normal, sıkıcı. Katılımcı üç video izlemektedir. Videoların büyük kısmı iki aktör arasındaki diyaloglardan oluşur. Bu videoların amacı, katılımcının tam olarak videolarda nelere dikkat ettiğini öğrenmek ve

Aljinat ve kitosan ile kaplanan zeytin yaprağı ekstraktının broylerde performans, antioksidan kapasite üzerine etkisinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Bu araştırma; broyler rasyonlarına ilave edilen zeytin yaprağı ekstraktı ve aljinat-kitosan ile kaplanan zeytin yaprağı ekstraktının performans (canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yem dönüşüm oranı, Avrupa Üretim Etkinlik Faktörü-EPEF), karkas özellikleri, bazı iç organ ağırlıkları (kalp, karaciğer, dalak, bursa Fabricius, taşlı mide, bezli mide ve abdominal yağ), kan serumundaki bazı biyokimyasal değerler (ALT, ALP, AST, toplam kolestrol, HDL, LDL, trigliserit, toplam protein, IgG), göğüs ve but eti pH değerleri, göğüs eti MDA düzeyi, bağırsak pH'sı, tibia ve femur en, boy, ağırlıkları ile altlık ve dışkı kuru madde düzeyine etkrini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Zeytin yaprağı ekstraktı (%1,5) en uygun kapsüllenmenin sağlandığı aljinat (%1) ile enkapsülasyonu yapıldıktan sonra, kitosanla (%1) ikinci defa kaplanması sağlanmıştır. Kurutma işleminden sonra elde edilen aljinat ve kitosanla kaplanmış zeytin yaprağı ekstraktı broyler rasyonlarında kullanılmıştır. Aljinat ve kitosanla enkapsüle edilen zeytin yaprağı ekstraktlarını in vitro sindirim/biyoyararlılık analizi gerçekleştirildi. Broyler besleme çalışmasında, 1 günlük 105 adet erkek etlik civciv kullanılmış ve çalışma 37 gün sürmüştür. Her biri 35 civcivden oluşan 3 grup düzenlenmiş, her bir grup 7 civcivden oluşan 5 alt gruba ayrılmıştır. Gruplar 1 kontrol ve 2 deneme grubu olacak şekilde oluşturulmuştur. Kontrol grubuna herhangi bir ilave yapılmamıştır. İlk deneme grubuna 125 mg/kg oleuropein içerecek düzeyde zeytin yaprağı ekstraktı (ZYE), 2.deneme grubu rasyonuna aynı düzeyde aljinat ve kitosan ile kaplanmış zeytin yaprağı ekstraktı (AK-ZYE) ilave edilmiştir. Çalışma sonunda AK-ZYE içeren grupta canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem dönüşüm oranı, Avrupa Üretim Etkinlik Faktörü üzerine etkileri kontrol ve ZYE gruplarına göre istatistik olarak önemli bulunmuştur (P<0,05). Yem tüketimi, yaşama gücü açısından gruplar arasında istatistik açıdan önemli farklılıklar göstermezken AK-ZYE grubunda rakamsal olarak olumlu sonuçlar ortaya koymuştur (P>0,05). Karkas randımanı, kalp, dalak, karaciğer, bursa Fabricius, abdominal yağ, taşlı mide ağırlıkları ve bunların canlı ağırlığa oranları açısından kontrol grubu ile ZYE ve AK-ZYE ilave edilen gruplar arasında istatistik anlamda farklılar tespit edilmemiştir (P>0,05). Organ ağırlıkları içerisinde sadece bezli mide ağırlığı ve canlı ağırlığa oranlarında ZYE ve AK-ZYE ilave edilen gruplarda, kontrol grubuna göre istatistik bakımdan anlamlı bir fark tespit edilmiştir (P<0,05) incelendiğinde diğer gruplarla Aljinat ve Kitosan ila Zeytin yaprağı ekstrakt grubu arasında anlamlı fark bulunmuştur. Deneme sonunda gruplarda ortalama duodenum, jejenum, ileum, but eti, göğüs eti pH'sı, tibia ve femurun en, boy, ağırlıkları, göğüs eti MDA, dışkı ve altlık kuru maddesi, dışkı ve altlık amonyak azotu, kan serumu ALT, ALP, AST, HDL, LDL, total kolestrol ve IgG değerleri istatistik bakımdan önemsiz bulunmuştur (P>0,05). Kan serumu

Alkali elektrölizörlerde voltaj darbesinin hidrojen üretimi için gerekli olan enerjiye etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Hidrojen evrende genel olarak hidrokarbon ya da su bileşikleri halinde bulunur ve hidrojenin buradan ayrıştırılması için yeterli bir enerjiye ihtiyaç duyulmaktadır. Teorik olarak hidrojenin elde edilmesi için sisteme verilen enerji, elde edilen hidrojenin enerji yoğunluğundan daha fazladır. Pratikte gereken enerji ihtiyacını manyetik alan, mekanik karıştırma, ses, ışık ve voltaj darbesi gibi çeşitli fiziksel etkilerle performans artışı sağlanarak azaltmak mümkündür. Bu çalışmada, alkali su elektrolizörleri için geliştirilen elektronik devre sayesinde oluşturulan darbe voltajının etkisi deneysel incelenerek, optimum frekans ve voltaj ifadeleri ortaya çıkarılmıştır. Bu amaçla DC akımla sağlanan hidrojen üretimi voltaj darbeleriyle aynı voltajda sisteme sağlanarak tüketilen enerji ortaya hesaplanmıştır. Deneysel sonuçlardan ağırlıkça %10 potasyum hidroksit çözeltisi 6V'luk DC akımla hidrojen üretimi sağlandığında yaklaşık 40.3 J/ml enerji tüketimi gözlenmiştir. Ancak darbe voltajı durumunda yapılan deneylerde 220 kHz ve %10 görev döngüsü durumunda yaklaşık 31 J/ml enerji gereksinimi, aynı frekansta ve %50 görev döngüsü ile yaklaşık 37.7 J/ml enerji tüketimi olduğu görülmüştür. Aynı zamanda 1100 kHz'te ve %50 görev döngüsü ile de enerji tüketimi 31 J/ml olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak darbe voltajı sayesinde hücre voltajının düşmesi ve performans artışının sağlanabileceği görülmüştür.

Allojenik nakil olan akut lösemili hastalarda nakil öncesi ve sonrası HEV prevalansı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2011 Diğer
Bu çalışmada hastanemize başvuran nakil öncesi ve sonrası akut lösemili 4 ay-64 yıl yaş arasındaki hastalarda HEV enfeksiyonunun prevalansı amaçlanmıştır. Çalışma 2011 tarihinde 42 hastanın serum örnekleri alınarak ELISA (Dia.Pro Diagnostic Bioprobes, Milano, İtalya) kiti ile çalışma gerçekleştirilmiştir.Çalışmaya alınan örneklerden 1'i (%2.3) anti-HEV IgG nakil öncesi pozitif bulunrken, nakil sonrası (58. ay) negatif saptanmıştır. seronegatif grubun erkeklerde yaş ortalaması 30.8, kadınlarda ise 33.1 olarak saptanmıştır. Seropozitif olan olgunun seronegatif olan olgularla karşılaştırıldığında anti-HEV IgM pozitifliği ve anti-HEV IgG pozitifliği yönünden istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.

Alman siyasal sisteminde Weimar Cumhuriyeti sonrası Nasyonal Sosyalist Partisinin iktidarı ve Nazizm

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2011 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Nazi Almanya'sı, Yirminci Yüzyılın dünya tarihinde önemli rol oynayıp büyük çaptaki olayları tetikleyerek birçok sürecin gelişmesini radikal bir biçimde etkilemiştir. Bu olayların yankıları, bugüne dek duyulmaya devam etmektedir. İşte bu yüzden Nazizm konusu, çeşitli branştaki araştırmacıların ilgini çekmeyi sürdürmektedir. Diğer yandan, bu konuya odaklanmış olan sayısızca kitapların yazılmasına rağmen, Nasyonal Sosyalist ideolojiyi teorik açıdan ele alan araştırmaların sayısı şaşırtıcı derecede azdır. Üstelik Nazizmin araştırmacıları arasında birçok olaya karşı fikir uyuşmazlığı söz konusudur. Bu sebepten dolayı hâlihazırdaki tez, Nasyonal Sosyalizme karşı çeşitli bakış açıları sergileyen kaynaklardan faydalanılarak yazılmıştır.Sovyet, Batı ve Türk araştırmacılarının eserlerine dayanarak yapılan bu Yüksek Lisans tezinin amacı, Nasyonal Sosyalizme daha objektif bir bakış açısıyla yaklaşarak, Nazi dönemini kapsamlı bir şekilde incelemektir. Bu amaca ulaşmak için, çalışma dört bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde Nasyonal Sosyalizmin teorik temeli incelenmekte ve Nazizmin ayırt edici özellikleri üzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde Nazi rejimi öncesi Almanya'nın durumu ele alınmıştır. Çalışmanın bu kısmında, iç ve dış krizlerin Weimar Cumhuriyeti'nde Hitler'in iktidara gelmesine nasıl sebep olduğu gösterilmiştir. Üçüncü bölümde Nazilerin iç politikasından bahsedilmektedir. Dördüncü bölümün konusu ise, Üçüncü Reich'in dış politikası ve Hitler rejimine son getiren İkinci Dünya Savaşı olmuştur.

Almanya`daki çift toynaklıların av yönetimi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Almanya'daki çift toynaklıların yönetimi ülkeden ülkeye farklılık göstermekle birlikte kabaca üç farklı model olarak ele alınabilir: Kuzey Avrupa modeli, Orta Avrupa modeli ve Güney Avrupa modeli. Bu çalışmada, Avrupa`daki yaban hayatı ve av yönetiminin başlıca yönleri ele alınmış, ancak Almanya yönetim modeli kapsamlı olarak analiz edilmiştir. Avrupa çift toynaklı türleri 1.Dünya Savaşı ve 2. Dünya Savaşı sırasında büyük zararlar görmüş olsa da özellikle son 20 yıl içerisinde önemli ölçüde artmıştır. Fransa 1.331.000 avcı sayısıyla Avrupa'da en fazla avcı sayısına sahip ülke olarak dikkat çekmekte, İspanya 980.000 avcısıyla Fransa`yı takip etmektedir. Almanya'da avcı sayısı ise 351.000 olarak karşımıza çıkmaktadır. Avrupa ve Almanya'da en çok avlanan çift toynaklı tür ise Karaca (Capreolus capreolus)olup, sadece Almanya`da 2017/2018 av sezonunda avlanan karaca sayısı yaklaşık 1 milyon 200 bin olarak kaydedilmiştir ve bu sayı her yıl artmaktadır. Almanya'da yerleşik karaca popülasyonunun ise 4-4,5 milyon olduğu tahmin edilmektedir. Avrupa ve Almanya`da yabani çift toynaklıların yönetimininde en çok tartışılan konu ise çoğu Avrupa ülkesinde kurt ve ayı gibi neredeyse tamamen yok olmuş büyük yırtıcıların geri gelmeleri ve avcılarla olan çatışmalarıdır. Bu durum büyük yırtıcıları halkın kabulü ve çifttoynaklıların gelecekteki yönetimi konusunda ciddi sorunların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Anahtar Kelimeler: Av yönetimi, Av Turizmi, Çift toynaklılar, Yaban hayatı, Almanya, Avrupa

Alpagut-Dodurga(Çorum) yöresi birümlü şeyl istifinin organik jeokimyasal özellikleri ve çökelme ortamı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Bu çalışmada Çorum ilinin 45 km kuzeybatısında yer alan Dodurga ilçesinin Alpagut köyünde mevcut olan Miyosen yaşlı bitümlü şeyl istifinin organik jeokimyasal özellikleri incelenmiştir. Alpagut-Dodurga bitümlü şeylleri oldukça yüksek TOK değerine (ortalama % 7,93) sahiptir. Piroliz/TOK analiz sonuçlarına gore Alpagut-Dodurga bitümlü şeylleri baskın olarak Tip I, çok az oranda da Tip II kerojen içermektedir. Tmax değerler (ortalama 430°C), sahaya ait bitümlü şeyllerin olgunlaşmadığını ve herhangi bir petrol türümü gerçekleştirmediğini göstermektedir. Alpagut-Dodurga bitümlü şeyllerinin GC analizi sonucunda elde edilen gaz kromatogramlarında nC10-nC35 aralığında n-alkanlar kaydedilmiştir. Bitümlü şeyl örneklerine ait gaz kromatogramlarının CPI hesaplamış olup, CPI değerinin 1'den büyük olması bitümlü şeyllerin olgunlaşmadığını desteklemektedir. Ortamın çökeleme koşulları hakkında bilgi veren Pr/Ph değerlerinin 1'den küçük değerde olması, Alpagut-Dodurga bitümlü şeyllerinin anoksik bir ortamda çökeldiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Bitümlü Şeyl, Piroliz, GC, n-alkan, TOK, Kerojen, Olgunluk.

Alt sosyo-ekonomik düzeydeki kadınların evlilik doyumu ile aile işlevlerinin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Bu araştırma, alt sosyo-ekonomik düzeydeki evli kadınların evlilik doyumu ile aile işlevleri incelemek amacı ile yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Keçiören Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı'ndan sosyo-ekonomik destek alan toplam 84 kadından alınan bilgiler değerlendirilmiştir. Aile işlevleri ve evlilik doyumu kadın perspektifinden incelenmiştir, eşler ve çocuklar çalışmaya dahil edilmemiştir. Araştırmaya katılan kadınların evliliklerinden aldıkları doyumu ölçmek için Evlilik Yaşamı Ölçeği, aile işlevlerini ölçmek için Aile Değerlendirme Ölçeği ve kendilerine ilişkin bilgilere ulaşmak için hazırlanan Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Aile Değerlendirme Ölçeği'nin sadece Problem Çözme, İletişim, Roller ve Gereken İlgiyi Gösterme alt ölçekleri seçilip uygulanmıştır. Çalışma, niceliksel metodolojiye dayalı genel tarama modelinin kullanıldığı tanıtsal bir niteliğe sahiptir. Verilerin analizinde Mann Whitney U Testi, Kruskal Wallis H Testi, Spearman Korelasyonu kullanılmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda kadınların sosyo-demografik özellikleri; bu özelliklerinin evlilik doyumu ve aile işlevleri ile ilişkisi; evlilik doyumu ve aile işlevleri arasında ilişki bulunmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, kadınların yarısından fazlasının Problem Çözme işlevinin, yaklaşık yarısının İletişim işlevinin, üçte birinin Roller işlevinin, onda birinin Gereken İlgiyi Gösterme işlevlerinin sağlıklı olduğu bulunmuştur. Bu bağlamda kadınların en çok sağlıksızlık eğilimi gösterdikleri işlev Gereken İlgiyi Gösterme işlevidir, en çok sağlıklılık eğilimi gösterdikleri işlev ise Problem Çözme işlevidir. Alt sosyo-ekonomik düzeydeki kadınların tanıtıcı özelliklerinin evlilik doyumu ve aile işlevleri ile ilişki konusunda Evlilik Doyumunun ve Problem Çözme, İletişim, Roller, Gereken İlgiyi Gösterme işlevlerinin kadınların ve eşlerinin eğitim düzeyleri, çalışma durumları, konuttaki mülkiyet durumları, evlenme şekilleri, evlilik süresi, kadınların görüşlerine göre evliliğin yürütülmesinde önemli unsurları, kadınların ailelerinde engellik durumu, kadınların ve eşlerinin suçtan ceza alma durumu ile herhangi bir ilişki bulunmamıştır. Bunun yanı sıra Evlilik Doyumunun kadınların evlenme yaşına, nikahlanma biçimine, konut tipine göre farklılaştığı bulunmuştur. Alt sosyo-ekonomik düzeydeki kadınların daha genç yaşta evlenmesi, resmi nikâhla beraber dini nikâh kıyması ve daire ev tipinde oturmasının onların Evlilik Doyumunu arttırdığı bulunmuştur. Kadınların ailelere yönelik psikolojik hizmetlerden yararlanma durumunun ise Evlilik Doyumunu azalttığı bulunmuştur. Kadınların ailelerinde fazla çocuk sayısı, kronik sağlık problemine sahip olan birinin varlığı ve ruhsal rahatsızlığın yaşanma durumunun Gereken İlgiyi Gösterme işlevinin sağlıklılık eğilimini arttırdığı bulunmuştur. Eşleriyle her zaman istek/sorunlarını paylaşabilen, eşlerini yeterince tanıyan, evlilikten memnun olan, evliliği bitirmeyi düşünmeyen kadınların Proble

Altaylar'dan Anadolu'ya göç eden Kazak Türklerinde sosyo-kültürel yapı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Eldeki çalışmada 1911 yılında Qing İm?aratorluğu'nun yıkılması sonrasındaki yaşanan siyasi mücadelelerin ardından anavatanlarını terk etmek zorunda kalan Doğu Türkistan Kazak Türklerinin göçleri konu edilmiştir. Göçün en büyük nedeninin de Çin'in ya?tığı planlı katliamlar olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada Kazakların önce Gansu eyaletine, sonra Tibet'e, oradan Hindistan'a (?akistan yoluyla) daha sonran da Anadolu to?raklarına göç aşamalarının tarihi incelenmiştir. Göç sırasında oldukça ağır olan yolculuk şartları, binlerce insanın ölümüne neden olmuştur. Çalışmada günümüzde Türkiye'de ikamet eden Kazak ailelerinin sosyal-kültürel ya?ısının, gelenek-göreneklerinin karşılaştırması ya?ılmıştır. Günümüzdeki Türkiye Kazaklarına ait olan örf-adetlerinin, dilinin, inanç kültürünün yöntemlerini Kazakistan Kazaklarıyla karşılaştırarak benzerlik ve farklılıklarını ortaya çıkarmaya çalıştık. Tez çalışmasında Altaylar'dan göç eden Kazakların destanları, Türküleri, şiirleri sıralandı. Doğu Türkistan'dan başlayıp, Gansu, Tibet, Himalaya, Hindistan, Pakistan'dan Anadolu'ya kadar devam eden göçün tarihi, göçmenlerin yolda çektikleri işkenceler, başlarında geçirdikleri olaylar, Anadolu'daki hayatları ve sosyo-kültürel yapıları araştırmamızın esas konusudur. İstanbul Kazakları ile ya?ılan görüşmeler esnasında anketin düzenlenmesi ve video çekimleri, Kazak Türklerinin göç sırasında çektikleri fotograflar çalışmamızın değerini arttıracağına umut etmekteyiz. Bununla birlikte Çin to?raklarından göç etmek zorunda kalan ve o göç hakkında bilgisi olan kişilerle ya?ılan mülakatlar ve bu kişilerden elde ettiğimiz belgeler ile bu kişilerin hatıralarından yararlandık. Emek kattığımız çalışmamızın sonradan ya?ılacak olan Doğu Türkistan ve Anadolu Kazakları üzerindeki araştırmalara katkı sağlayacağı kanaatindeyiz. Anahtar Sözcükler, Doğu Türkistan, Çin, Türkiye, Kazak, Göç, Mücadele, Oralman,Dias?ora, İrredenta.

Altın Orda'da dini hayat ve Hanların din politikası

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 İslam Tarihi Bilim Dalı
Bu çalışma giriş dışında üç bölümden oluşmuştur. Tezin giriş bölümünde; konunun önemi, amacı, araştırma nedeni, konu sınırları, kullanılan metotlar ve kaynaklar anlatılmıştır. Ayrıca Altın Orda Devleti'nin kısaca tarihi, idari yapısı ve ekonomik sistemi ile ilgili bilgiler verilmiştir. Birinci bölümde Altın Orda Hanlarının din politikalarını anlayabilmek için bu devlette yaşayan farklı dinlere mensup toplulukların dini hayatları ve genel dini durumları ele alınmıştır. Büyük dinlerinin Avrasya steplerine nüfuzu, yayılış imkanları ve koşulları değerlendirilmiştir. Özellikle bu bölümde Altın Orda'da çoğunluğun dini olmayı başaran İslamiyet'e geniş yer ayrılarak, onun amelî, itikadî, tasavvufi ve kültürel boyutları incelenmiştir. İkinci bölümde ilk olarak Altın Orda Hanlarının din politikalarının temelleri ele alınmıştır. Daha sonra devletin kuruluşundan çöküşüne kadar Hanların her birinin siyasi hayatı, dini inancı, dinlere bakışı, çeçitli dinlere mensup olan tebaasına uyguladıkları politikaları tek tek incelenerek ortaya konulmuştur. Her bir Han'ın dinlere ve dini zümrelere yaklaşımları, onlarla ilişkileri İslamlaşmadan önce ve sonraki dönemde uyguladıkları politikaları kronolojik olarak zikredilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde ise Altın Orda Hanlarının dış politikasında din faktörü ele alınmıştır. Öncelikle diğer Moğol Hanedanlarıyla münasebetlerinde dinin etkisi üzerinde durulmuş, daha sonra İslam dünyasıyla ilişkilerinde din faktörü ve ittifak arayışlarında dinin önemi değerlendirilmiştir. Aynı şekilde Hanların Katolik ve Ortodoks Hıristiyan dünyasıyla münasebetlerindeki dini unsurlar ve Hıristiyanların bu ilişkilerdeki etkileri ortaya konulmuştur. Tezin sonuç kısmında Altın Orda'daki dini hayat ve hanların din politikasına dair tespitlere yer verilmiştir.