Thesis Search




SEARCH RESULTS

Altun Yaruk'un (II. kitap) Türkçe ve Moğolca çevirilerinin karşılaştırmalı söz varlığı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Eski Türk Dili Bilim Dalı
Budizmin Mahayana mezhebine ait Suvarnaprabhasa – sutra (Skr.) kısaca Altun Yaruk olarak bilinen eser, İslâmiyet öncesi Türk dünyası özellikle Eski Uygurlar için önemli bilgiler içeren Uygur harfli yazılmış mühim bir Budist çevre öğreti kitabıdır. Eser, X. yüzyılda, Çin dilinden Eski Uygur Türkçesine tercüme edilmiştir. Budist çevre eseri olarak Turfan bölgesinde bulunduktan sonra Radlov V. V. – Malov S. E. taraflarından 1893 yılında Leningrad'da (St. Petersburg) neşredilmesiyle beraber ilim dünyasında daha çok tanınmıştır. Bu çalışmada, Altun Yaruk'un en sağlam nüshası olarak kabul gören St. Petersburg nüshasının II. kitabının Türkiye Türkçesi aktarımı yapılarak, Moğolca Altun Yaruk'un aynı bölümleriyle karşılaştırılıp her iki dildeki ortak söz varlığı incelenmiştir. Daha sonra Klasik Moğol yazısından Kırıl alfabesine aktarılmış Moğolca Altun Yaruk'un, aslına uygun bir şekilde Türkiye Türkçesi tercümesi de yapılmıştır. Moğolca – Türkçe tercümelerinde kullanılmış olan ortak Sanskritçe, Soğdca, Çince gibi alıntı dini terimler dışında, ortak sözcükler, deyimler ve fiiller dahil olmak üzere o dönem dini gereğince türetilmiş Uygurca sözcükler kavram alanlarına göre sınıflandırılarak açıklamalar yapılmıştır.

Alusi'nin Ruhu'l-Meani adlı tefsirinde Kur'an kıssalarını yorumlama metodu Kasas suresi örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Âlûsî'nin Rûhu'l-Ma'ânî tefsirinde Kasas Suresi örneğinde kıssa anlatımını ele aldığımız bu çalışmamız bir giriş ve üç ana bölümden teşekkül etmektedir. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, önemi, muhtevası, literatür taraması, kaynakları ve yöntemi hakkında bilgiler verildi. Birinci bölümde, Âlûsî'nin hayatı hakkında yaşadığı dönem, ismi, nisbesi, lakabı, doğumu, tahsil hayatı, vazifeleri, vefatı ve eserleri hakkında bilgiler verildi. Bölümün sonunda kaleme aldığı eserlerin muhtevalarıyla ilgili kısa açıklamalar yapıldı. İkinci bölümde, Rûhu'l-Me'ânî tefsirinin tahlili yapıldı. Bu bağlamda eserin yazılış süreci, yazma nüshaları ve matbuatı hakkında bilgiler verildi. Ayrıca Âlûsî'nin tefsirde takip ettiği metotlar hakkında örneklerle açıklamalar yapıldı. Son olarak tefsirin kaynakları zikredildi. Üçüncü bölümde ise Âlûsî'nin bakış açısından Kasas Suresi özelinde Kur'an'da bir anlatım tarzı olarak kıssa anlatımı incelendi. Konuya Âlûsî'nin Kur'an-ı Kerim, Kitab-ı Mukaddes kıssaları ve israiliyatla ilgili genel görüşleri zikredilerek giriş yapıldı. Akabinde bu görüşlerin Kasas Suresi üzerinde uygulamalı örneklerini zikredildi. Anahtar Kelimeler: Şihabuddin Âlûsî, Tefsir, Rûhu'l-Ma'ânî, Kıssa.

Amerika Birleşik Devletleri müdahalesi sonrasında Afganistan'da yerel yönetimlerin örgütlenmesi ve işleyişi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu çalışma ile Afganistan'daki yerel yönetimlerin yapısının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Afganistan'da yerel yönetim kuruluşları olarak il, ilçe, belediye ve köyler bulunmaktadır. Ülke tarihine baktığımızda bu sürecin uzun zaman süregelen savaşlar neticesinde oluştuğunu görmekteyiz. 19 yıl önce ABD Afganistan'a, yaşanan terör saldırıları neticesinde askeri müdahalede bulunmuştur. ABD müdahalesiyle radikal yönetimlerin yerine yeni bir sistem kurulmuştur. Bu sistemin daha verimli ve demokrasiye yakın olması için ABD ve Afganistan'a yardımda bulunan diğer ülkeler farklı yöntemleri kullanıp yeni kurumlar kurdular. Yeni kurulan kurumlardan birisi ise Bağımsız Yerel Yönetim Müdürlüğüdür. Bu kurum Türkiye gibi yerel yönetimleri sağlam temele dayalı ülkelerde bulunmayan bir kurumdur. Dolayısıyla çalışmamızda özellikle Bağımsız Yerel Yönetim Müdürlüğü ve çalışma alanları üzerinde incelemelerde bulunulmuştur. Bu kurum halk ile yönetim arasında iletişim sağlaması ve bağları güçlendirmesi açısından çok önemli bir kurumdur. Bu çalışma ile de 19 yıllık süreçte bu yeni oluşturulan yönetim şekillerinin ve kurumların ülke gelişimine katkıları, olumlu ve olumsuz değişikliklerin incelenmesi amaçlanmıştır.

Amerika Birleşik Devletleri, Suudi Arabistan ve Türkiye'de özel eğitim sistemlerinin karşılaştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Özel Eğitim Bilim Dalı
Her toplumun coğrafi yapısına göre değişen siyasi, ekonomik ve sosyal özellikleri vardır. Bu siyasi, ekonomik ve sosyal faktörler ülkelerdeki eğitim sisteminin şekillenmesinde rol oynamaktadır. Eğitim sistemleri toplumların koşullarına, özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir. Bu nedenle, her topluluğun eğitim sistemi benzersiz olduğu için diğer ülkelerdeki eğitim sistemlerinin incelenmesi, ülkelerdeki eğitim sistemleri arasındaki benzerlik ve farklılıkların bilinmesine ve böylece eğitim sürecinin geliştirilmesine ve sorunların çözülmesine katkıda bulunabilir. Bu araştırmada, Türkiye, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki özel eğitim sistemlerinin benzerlik ve farklılıklarının neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Türkiye, Suudi Arabistan ve Amerika Birleşik Devletleri'ndeki özel eğitim sistemleri hakkında bilgiler verilmiş, sonra ülkelerdeki özel eğitim sistemleri çeşitli faktörlerden incelenmiştir. Özel eğitim sistemlerinin tanılama, yerleştirme, yasal düzenlemeler ve özel eğitim öğretmenlerinin eğitimi süreçleri incelenmiş ve karşılaştırılmış, bulgulara göre yorumlar yapılmış daha sonra da sonuçlar çıkartılarak öneriler getirilmiştir. Bu araştırma, nitel bir araştırma olup doküman analizine dayanan karşılaştırmalı eğitim araştırmasıdır. Bu araştırmada verilerin toplanmasında Araştırmanın sonucundan elde edilen bulgulara göre, Suudi Arabistan ve Türkiye'deki eğitim sistemi, merkezi bir sisteme sahip olması bakımından benzerdir. Aksine Amerika'nın federatif yapısından dolayı eğitim işlerindeki yetkiler Federal Devlet ile eyaletler arasında paylaşılmıştır. Buna bağlı olarak, Suudi Arabistan ve Türkiye'deki özel eğitim sistemi benzerdir ve birkaç farklı yönü vardır. Aksine, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki özel eğitim sistemi birçok açıdan Suudi Arabistan ve Türkiye ile farklılık göstermektedir. Sonuç olarak, genel olarak eğitim sistemlerindeki ve özellikle özel eğitim sistemlerindeki benzerlikler ve farklılıklar, ülkelerin toplumun kültürüne ve ihtiyaçlarına uygun çok farklı eğitim sistemlerine sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırmanın son bölümünde, veriler ve değerlendirmeler ışığında, sahadaki araştırmacıların zenginleştirilmesine katkıda bulunabilecek çeşitli çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Amerika Birleşik Devletleri'nin Afganistan politikasının analizi (2001 sonrası)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Siyasi Tarih Bilim Dalı
II. Dünya Savaşı'ndan önce, Amerika Birleşik Devletleri(ABD) politikası dünya ilişkilerine yönelik bir işbirliği ve tecrit bileşimi idi ve ABD'nin Güneybatı Asya'da doğrudan bir bağlantısı yoktu, bu bölge de İngiliz etkisi altında idi. Bunun asıl nedeni, Afganistan'da ABD'nin ticari çıkarlarının eksikliği ve Afgan dış ilişkilerinin koruyucusu olarak Britanya'nın rolü olmuştur. Bu nedenle iki ülke arasındaki ilişkilerin başlanmasına gecikme olmuştur. Dolayısıyla ABD-Afgan ilişkilerinin tarihi çok uzun değildir. Afgan hükümetinin ABD ile ilişkileri kurma çabaları 1934'e kadar sonuç vermemiş ancak 1942'de resmi diplomatik ilişkiler kurulmuştur. Afganistan, geleneksel ve tercih edilen rolü tampon devlet olarak devam ettirmiştir. Herhangi bir süper gücün yörüngesine girmesini veya herhangi bir askeri ittifaka katılmasını kabul etmemiştir. ABD, Sovyet Birliği (SB) ile olan ilişkilerinde esnek yaklaşımı benimsemiştir. Bu nedenle Afganistan'da komünizmin etkisi artmış ve sonunda Sovyet askerleri 27 Aralık 1979'da Afganistan'ı istila ederek bu stratejik bölgeye kontrolünü sağlamıştır. Bu dönemde, Pakistan ön cephe devleti haline geldi ve ABD doğrudan katılımı olmaksızın direniş gruplarına askeri yardım sağlamak için düzenlemeler yapmıştır. 1981'de Başkan Reagan zorlu anti-komünist tutumuyla iktidarı ele geçirdiğinde Afgan direniş guruplarına silah ve mali fonlar sağlamıştır. SB, Şubat 1989'da Cenevre Anlaşmaları imzalandıktan sonra Afganistan'dan geri çekilmiştir. Afganistan'da merkezi bir hükümetin yokluğunda, iç savaşın başlanmasına ve Taliban'ın iktidara gelmesine sebep olmuştur. 11 Eylül saldırılı ardından ABD terörle mücadele için Afganistan'a müdahale ederek hala varlığına devam etmektedir. Terörle mücadele, demokrasinin sağlanması ve Afganistan'da ulus-devlet inşası için yardıma bulunmuştur. 16 yıldır ABD'nin Afganistan'a bulunmasına rağmen hala tehditler devam etmekte, demokrasinin sağlanması ciddi sorunlarla karşı karşıyadır. Başkan Donald Trump'ın seçilmesi ile ABD üçüncü cumhurbaşkanı Afganistan meselesi ile ilgilenmektedir. Trump'ın göreve başladığından bir süre geçmesine rağmen ABD'nin yeni stratejisi şuana kadar açıklanmamaktadır. Anahtar Kelimeler: Amerika Birleşik Devletleri, Afganistan, Terörle Mücadele, Ulus-Devlet İnşası, Güvenlik, Enerji.

Amino asitlerden yeni schiff bazları ve azo-schiff bazlarının sentezi, karakterizasyonu ve antimikrobiyal çalışmaları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Organik Kimya Bilim Dalı
Bu tez çalışmasında L-metiyonin, L-izolösin, D-Fenilglisin, L-Fenilalanin ve L-valin amino asitleri kullanıldı. Deneysel aşama öncelikle herbir aminoasitten N-t-butoksikarbonil amino asit türevlerinin sentezi ile başladı. Bu türevlerin 2-hidroksi-1-naftaldehit / salisilaldehit ile reaksiyonları gerçekleştirilerek Schiff bazları ve azo Schiff bazları sentezlendi. Sentezin ilk basamağında aminoasitlerdeki amino fonksiyonel grubunun korunması amacıyla aminoasitlerin di-tertier butil dikarbonat ile reaksiyonları gerçekleştirildi.. İkinci basamakta kiral amid türevlerinin sentezi için koruyucu grup içeren aminoasitlerin N, N'- disikloheksilkarbodiimid varlığında m-fenilendiamin ile reaksiyonları gerçekleştirildi. Sentezlenen kiral amid türevlerinin 2-hidroksi-1-naftaldehit ile reaksiyonları sonucunda farklı aminoasitleri içeren Schiff bazları elde edildi. Bu tez çalışmasının bir diğer aşamasında ise sentezlenen kiral amid türevleri, salisaldehit ve anilin içeren azo Shiff bazları sentezinde kullanıldı. Diazonyum tuzu oluşturulmuş anilin ve salisaldehit bileşiğinin reaksiyonundan elde edilen diazo türevinin kiral amitlerle tepkimesiyle azo Schiff bazları sentezlendi, Ürünlere ait yapı analizi çalışmalarında erime noktası tayini, spektroskopik (IR,1H-NMR, 13C-NMR) ve elementel analiz metodları kullanıldı.

An analysis of bluetooth 5 protocol in comparison to the preceding bluetooth versions

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Bluetooth, kısa mesafeli iletişimi amaçlayan bir telsiz teknoloji standarttır. Onun önceki sürümleri, 10 ila 100 metre arasında aralıklı olan Bluetooth klasik olarak adlandırılır. Klasik sürümleri Bluetooth 1.0'dan Bluetooth 3.0'a kadar değişmektedir. Daha uzun mesafelere ve daha düşük enerji tüketimi ihtiyacı olmak üzere, Bluetooth Düşük Enerjiye yol açma sebebi olmuştur. Bluetooth'un temel dezavantajı, kendi menzil sınırlamaları olmuştur, bunun yüzünden en yaygın kullanılan iletişim protokollerinden biri olmasına rağmen, tam olarak benimsenme kapasitesini tamamını gerçekleştirememiştir. Bluetooth 5'in genişletilmiş menzili, daha yüksek hızları ve bir mesh protokol imkanı ile, artık ZigBee ve WIFI gibi diğer iletişim teknolojileriyle rekabet edebilme yeteneğine sahiptir. Bu tezde, yeni Bluetooth 5 protokolun özelliklerini, önceki Bluetooth versiyonları arasında, güç tüketimi, dizi özellikleri ve verimi açısından analiz edilmektedir. Ana projede, bir BLE 5 SoC başka bir BLE 5 SoC ile doğrudan iletişim halinde bağlantı oluşturmaktadır. Sistemlerin birisi bilgisayara bağlanır ve test eden tarafından gönderilen isteklere cevap verirken test cihazı olarak hizmet edecektir. Bu etkileşim sürecinde, verim, aralık kapasitesi ve güç tüketimi ile ilgili farklı okumalar analiz için kaydedilir. BLE 4.0 testi, çıktıyı test etmek için bir BLE HM-10 modülü kullanılır. Bu test için kullanılan SoC, Nordic Semiconductor'un bir BLE 5 hazır SoC olan nrf52840'ıdır. Anahtar Kelimeler: Bluetooth Aralığı, Bluetooth Düşük Enerji, Güç Tüketimi, Verim

An analysis of conditional income convergence in selected OECD countries

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Yakınsama kavramı temelde bir grup ülke ekonomisinde aynı istikrarlı duruma veya büyüme düzeyine benzerliktir. Bu tezin odak noktası, OECD ülkeleri arasında 2000-2017 yılları arasında koşullu gelir yakınsaması olup olmadığını doğrulamak için Beta ve Sigma yakınsama kanıtlarını bulmaktır. Beta yakınsama kavramı Absolut ve koşullu yakınsama arasında bölünmüştür. ß yakınsama meydana gelir Eğer fakir ekonomiler zengin ekonomilerden daha hızlı büyüme eğilimindeyse; bununla birlikte, ekonomilerin kişi başına düşen gerçek GSYİH dağılımının zaman içinde kademeli olarak düşme eğilimi göstermesi halinde, ?-yakınsama varlığı gösterir. Bu çalışma, 33 OECD üyesi ekonomi arasında koşullu yakınsama varlığını belirlemek için Beta ve sigma yakınsama ekonometrik metodolojisini uygulamaktadır. Bu yönteme göre, seçilen ekonomiler arasında koşullu gerçek gelir yakınsamasını doğrulamak için Beta ve sigma parametrelerini tahmin etmek için kesit veri kümesi gereklidir. Beta yakınsama parametreleri En Küçük Kareler yöntemi (OLS) ile tahmin edilir. Ticaret açıklığı, Beta yakınsama regresyon denklemine ekleyerek kontrol değişkeni olarak dikkate alınır. Kullanılan modellerin ampirik sonuçları, tüm model için F-testi ve modelin münferit parametrelerinin sağlamlığını test etmek için t-testi gibi ekonometrik modellerin istatistiksel anlamlılık ölçümü yoluyla yorumlanmadan önce test edilir. Bulgular, 2000-2017 yılları arasında 33 OECD üyesi ekonomi arasında güçlü pozitif mutlak veya koşulsuz ve koşullu yakınsamayı göstermektedir. Modellerin sağlamlığı, hepsinin Autocorrelation veya seri korelasyon olmadığına vurgu yaptığı ekonometrik doğrulama teknikleri tarafından test edilmiştir. Model homossedastiktir ve artıklar normal olarak da dağıtılır. Ek olarak, Sigma yakınsama sonucu, kişi başına GSYİH'nin OECD ekonomileri arasında seçilen süre boyunca azaldığını öngörmektedir.

An analysis of psychological resilience and happiness levels among the Syrian refugee children studying in Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Savaş, özellikle hayatta kalanlar arasında en savunmasız olan çocuklar için travmatik bir felakettir. Suriye'deki savaş, Suriye halkının kitlesel yer değiştirmesine ve en az üç milyon kişinin mülteci olarak Türkiye'ye yerleşmesine yol açmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin çeşitli okullarında öğrenci olarak kayıtlı Suriyeli mülteci çocukların psikolojik dayanıklılık ve mutluluk düzeylerini incelemektir. Psikolojik dayanıklılık ve mutluluk arasındaki ilişki de ayrıca incelenmiştir. Buna ek olarak, psikolojik dayanıklılık ve mutluluk değişkenleri yaş, cinsiyet ve sosyo-ekonomik durum, aile tutumları vb. gibi çeşitli demografik özellikler açısından incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan Ali Nar İmam Hatip Ortaokulu Geçici Eğitim Merkezi'nde öğrenci olan rasgele seçilmiş Suriyeli çocuklar oluşturmaktadır. Bu araştırma ilişkisel tarama türünde tasarlanmıştır. Anket tekniği kullanılmış ve toplam 323 öğrenci, 143 kadın ve 180 erkek çalışmaya gönüllü olarak katılmıştır. 53 katılımcı 10-14 yaş grubundan, 270 katılımcı 15-18 yaş grubundandır. Araştırmada veri toplamak için araştırmacı tarafından hazırlanan Sosyo-Demografik Bilgi Formu, Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği (ÇGPSÖ-12) ve Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 21.00 yazılım programı kullanılarak analiz edilmiş ve değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde Kruskal-Wallis tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Bağımsız Örnekler t-testi ve Basit Regresyon Analizi kullanılmıştır. Mevcut araştırma sonucuna göre, analizler, katılımcıların psikolojik dayanıklılık ve mutluluğu söz konusu olduğunda, cinsiyet, yaş ve ailenin ekonomik durumu değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığını göstermektedir. Savaş veya şiddet anıları dayanıklılık açısından anlamlı bir şekilde farklılık göstermemiştir, ancak mutluluk söz konusu olduğunda anlamlı şekilde farklılaşmıştır. İdeal/demokratik aile tutumu da psikolojik dayanıklılık açısından anlamlı şekilde farklılaşmıştır, ancak mutluluk söz konusu olduğunda ise anlamlı bir şekilde farklılaşmamıştır. Dinin yaşamdaki rolü, hem psikolojik dayanıklılık hem de mutluluk açısından anlamlı şekilde farklılaşmıştır. Ayrıca mutluluk ve psikolojik dayanıklılık arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.

An analysis of The African Union's criticism of the International Criminal Court

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Bu çalışma Afrika Birliği'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne yönelik eleştirilerini incelemektedir. Bu çalışmanın amacı UCM ile Afrika Birliği arasındaki ilişkinin olumsuz ilerlemesini Afrika devletlerinin UCM'nin Afrika'daki uygulamalarına yönelik eleştirilerini çözümleyerek dört başlık altında ortaya koymaktır. Bu dört eleştiri noktası şu şekilde ifade edilmektedir; (i) UCM'nin Afrika ülkelerini haksız yere hedeflediği iddiasıyla gerçekleşen ilk eleştiri değerlendirilmiştir. Çalışmada bu eleştirinin temellerinin zayıf olduğu bulgulanmıştır. (ii) UCM'nin Afrika barış süreçlerine engel teşkil eden soruşturmaları ele alınmıştır. Bu bölümde, barışın teşviki ile adaletin uygulanması arasındaki gerilimin değerlendirilmesi yapılmıştır. Devam eden çatışmalarda adalet arayışının barış süreçlerini sekteye uğratabileceği sonucuna varılmıştır. Barışın teşviki, adalet ve hesap verebilirliğin önemini azaltmamalıdır. (iii) Uluslararası suç işledikleri ileri sürülen devlet başkanları için diplomatik dokunulmazlıklar ayrı bir başlık altında irdelenmiştir. Roma Statüsü kapsamındaki diplomatik dokunulmazlıklar, Roma Statüsü'nün 27. ve 98. maddeleri arasındaki ilişki çerçevesinde çözümlenmiştir. Roma Statüsüne taraf devletlerin 27. madde nedeniyle diplomatik dokunulmazlık haklarından feragat ettikleri ileri sürülmüştür. Roma Statüsüne taraf olmayan devletler, uluslararası suç işledikleri ileri sürülen durumlarda bile diplomatik dokunulmazlıkları almaya devam etmektedir. (iv) Son olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) ile UCM arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Bu bölümde, BM Güvenlik Konseyi'nin UCM'nin meşruluğuna etkisi incelenmiştir. Çalışma, BMGK'nin UCM ile ilişkilerini yürütme biçiminin UCM'nin bütünlüğünü büyük ölçüde azalttığını ortaya koymaktadır. Her iki tarafın iki organ arasındaki mevcut gerilimleri etkisiz hale getirmeyi amaçlayan yapıcı bir diyalogda bulunması UCM ve Afrika Birliği ilişkisini olumlu anlamda geliştirebilecektir. BMGK'nin UCM ile ilişkilerini yürütme biçimini değiştirmesine de ihtiyaç olduğu değerlendirilmektedir. Bu çalışma, veri toplama aracı olarak belgesel taramanın kullanılmasıyla yapılmış ve nitel tekniklerle veriler çözümlenmiştir.

An analysis on the relationship between organizational climate and employee retention: Evidence from the Gambia

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Yönetim ve Organizasyon (İngilizce) Bilim Dalı
Gambiya'da bulunan (kamu ve özel sektör) kurumlar; yetenekli bireyleri işe alma eğiliminde olmalarına rağmen, bu bireyleri organizasyon içerisinde tutma konusunda çok az çaba sarf etmektedir. Kurum içerisindeki uygulamaların, çalışanların işten ayrılma niyetlerinin altında yatan nedenlerden biri olması muhtemeldir. Bu nitel çalışma; örgüt ikliminin çalışanların elde tutulması üzerine etkisini ve işe cezbolmanın Gambiya'da bulunan kamu ve özel sektör işletmelerindeki bu ilişkiye nasıl aracılık edeceğini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma sorularını yanıtlamak ve araştırma hipotezlerini test etmek için, deneysel ve ilişkisel araştırma tasarımı temel alınarak anket yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen verilere faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizi uygulanmıştır. Basit doğrusal regresyon analizi sonuçları; örgüt iklimi boyutları (katılım ve ilişki boyutu) ve çalışan elde tutma boyutları ( işte kalma niyeti ve işten ayrılma niyeti) arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre; işe cezbolmanın aracı rolü olduğu belirlenmiştir. İşe cezbolma boyutlarından kendini işe adama ve yoğunlaşma; örgüt iklimi ve işte kalma niyeti ilişkisinde pozitif aracılık etkisine sahipken; örgüt iklimi ve işten ayrılma niyeti ilişkisinde negatif aracılık etkisine sahip olduğu ortaya konmuştur. Araştırma bulguları; çalışanları organizasyon içerisinde tutmak ve örgütsel etkinliği arttırmak için uygun ve doğru örgütsel faaliyetlere sahip olmanın önemini ortaya koymuştur. Bu araştırma; araştırmacının bilgisi dahilinde Gambiya'da örgüt iklimi ve çalışanların elde tutulması arasındaki ilişkiyi inceleyen ilk çalışmadır. Araştırma; çalışanları anlama, örgütsel başarıya ulaşma ve çalışanları elde tutma noktasında örgüt iklimi ve çalışan tutkunluğunun ne kadar önemli olduğunun şirket yöneticileri ve hükümet yetkilileri tarafından anlaşılmasına ışık tutmuştur. Bu bağlamda; çalışmanın, örgüt iklimi ve işe cezbolma literatürüne katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler : Örgüt ikliminin, Işe cezbolma, Elde tutulması

An application based on zero-inflated poisson and negative binomial regression models

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Diğer
Genelleştirilmiş doğrusal modellerde (GLM), bağımlı değişkenin dağılımının üstel aileden geldiği kabul edilmektedir. GLM'de bağımlı değişkenin dağılımı; üstel ailenin yanı sıra, sıfır değer ağırlıklı Poisson ve Negatif Binom dağılımlarından da gelebilmektedir. Bu tez çalışmasında, GLM yapısı hakkında genel bilgiler verildikten sonra, GLM'in özel hali olan Poisson ve Negatif Binom Regresyon Modelleri, model kurma süreçleri ve parametre tahminleri olmak üzere tanıtılmıştır. Daha sonra Sıfır Değer Ağırlıklı Regresyon Modellerinden Sıfır Değer Ağırlıklı Poisson (ZIP) ve Sıfır Değer Ağırlıklı Negatif Binom (ZINB) Regresyon Modelleri detaylı olarak verilmiştir. Tez çalışmasının orijinal kısmını teşkil eden uygulama aşamasında, Cameron, Congo, Sudan, Vietnam, Pakistan (Punjab region), Pakistan (Sindh region), Zimbabwe, Kyrgyzstan, El Salvador and Mongolia olmak üzere düşük-orta gelirli ülkeler için, 2014 yılında UNICEF tarafından yapılan Çoklu Göstergeler Küme Araştırması 5 (MICS5) kullanılarak, 5-yaş altı çocuk ölümlerini etkileyen olası risk faktörleri GLM sınıfında yer alan Poisson, Negatif Binom, ZIP ve ZINB Regresyon Modelleri kullanılarak belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, eğitim (bir okula devam ettiği veya etmediği), servet endeksi beşlisi (en yoksul, ikinci, orta, dördüncü ve en zengin nüfus servet beşlisi), ikamet alanı (kırsal veya kentsel), annenin yaşı (15-19, 20-24, 25-29, 30-34, 35-39, 40-44, 45-49 yaş), emzirme durumu (anne sütü aldığı veya almadığı) ve doğum kontrol yöntemi (gebeliği önleyici bir yöntem kullandığı veya kullanmadığı) 5-yaş altı çocuk ölümlerini etkileyen olası risk faktörleri kategorik bağımsız değişkenler olmak üzere alınarak GLM'ler yapılandırılmıştır. Böylece bu tez çalışmasında ele alınan ülkelerin sosyo-ekonomik ve demografik özellikleri göz önünde bulundurularak, R-programı aracılığıyla, GLM sınıfının özel durumları olan Poisson, Negatif Binom, ZIP ve ZINB Regresyon Modelleri, düşük-orta gelirli ülkeler için 5-yaş altı çocuk ölümleri ile olası risk faktörleri arasındaki istatistiksel bağıntıları modellemek için, AIC, BIC ve AICC olmak üzere bilgi kriterleri ve log-olabilirlik değerleri kullanılarak, karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Genelleştirilmiş doğrusal model - Sığır-değer ağırlıklı Poisson regresyon modeli - Sığır-değer ağırlıklı Negatif binom regresyon modeli –UNICEF- Çoklu Göstergeler Küme Araştırması - Beş yaş altı çocuk ölümü - Düşük orta gelirli ülkeler.

An application of the gravity model to ECOWAS countries

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Bu tezde, gravite eşitliğinin teorik temellerini, özelliklerini ve tahmin etmekte kullanılan farklı ekonometrik yöntemler incelenmektedir. Tezde, GSYİH, uzaklık ve nüfus değişkenlerinin ECOWAS ülkelerinin dış ticaret akımlarına etkilerini analiz edebilmek için, Anderson ve Van Wincoop tarafından geliştirilen model kullanılmıştır. Tek taraflı bireysel etkiler veya uzak değer indekslerinin çok taraflı direnç etkisinin yerine kullanılması ve sıfır ticaretin iki taraflı etkilerini dikkate larak, PPML yönteminin ve Heckman model seçim sürecinin en etkin yöntem olduğunu, yansız tahminciler ürettiğini ve daha yüksek açıklama gücü gösterdiğini ortya akoyduk. Bununla birlikte, eşbütünleşme yöntemleri kullanılarak yapılan tahminler yapılan tahminler, PPML tahminleri ile Heckman model seçim sürecine benzer sonuçlar vermekte ve her ikisi de teorik beklentilerle tutarlıdır. Farklı yöntemlerle elde edilenn tahminler ararsındak tek fark, ECOWAS ülkelerinin gelişmişlik düzeyini tahmin etmeden kaynaklanmaktadır. Ortak sınır, ortak dil ve parasl birliğin etkilerini görmek amacıyla kukla değişkenler kullanıp ve modeli Heckman yöntemi ile tahmin ederek, bu niteliksel etkilerin ECOWAS ülkerinde ticaret hacmini artırıcı rol oynayabileceğini bulduk. may play a role in increasing the volume of trade in ECOWAS countries, while transport cost reduce it. Anahtar sözcükler: Gravite modeli, panel verisi yöntemleri, eşbütünleşme, ECOWAS, sıfır ticaret akımı, PPML yöntemi, Heckman seçim süreci

An application on international portfolio diversification

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Muhasebe Finansman Bilim Dalı
Bu çalışmada Uluslararası Endeks Portföyünü değerlendirmek için temel ve teknik analiz modelleri kullanılmıştır. Endeks portföyleri, Black-Litterman modeli ile çeşitlendirilmiştir. Black-Litterman modelindeki asıl amacı, bireysel yatırımcının görüşlerini tahmin etmektir. Bu çalışmada, yatırımcıların görüşleri, Sermaye Varlığı Fiyatlandırma Modeli ve Teknik Analiz Teknikleri ile tahmin edilmiştir. Bu çalışma, Black-Litterman modelinde, Sermaye Varlığı Fiyatlandırma modelinden türetilen bireysel yatırımcının görüşlerini yoksa teknik analizden türetilmiş bireysel yatırımcının görüşlerini mi tercih edilen bir tekniktir belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla 10 uluslararası endeks aylık portföy performansı incelenmiştir. Dolayısıyla 12 adet portföy değerlendirilmiştir. Bu çalışma, giriş ve sonuç bölümü hariç dört bölümden oluşturmaktadır. Birinci bölümde, portföy teorisine giriş, yatırım analizi ve portföy yönetiminin temel kavramları ve teorilerine yer verilmiştir. İkinci bölümde ise, Black-Litterman Modeli açıklanmakta ve portföy optimizasyon yönteminde yaririmcinin bireysel görüşlerinin matematiksel modelleme yoluyla nasıl portfoye seçimine uyarlanabileceğine ilişkini detaylı bilgiler sunulmuştur. Üçüncü bölümde, teknik analize giriş ve teknik analiz araçlarından Elliot Dalga Kurami ve Fibonacci Serisi ile teknik analiz göstergeleri tanıtılmıştır. Dördüncü ve son bölümde ise, çalışmanın uygulaması yer almaktadır.

An ASEAN perspective towards the responsibility to protect (R2P): Can the ASEAN fully adapt the R2P concept in resolving humanitarian crisis in the case of Rohingya Issue (2012-2018)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Güney Asya Çalışmaları ve Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
2005 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından The Responsibility to Protect (R2P) ortaya çıkması, insani müdahalenin ilkenin egemenliğini ihlal ettiği görüldüğünden, insani krizle başa çıkmak için gümüş bir çizgi olması bekleniyordu. R2P'nin belgesi, söz konusu devletin nüfusunu koruma ve ülkenin nüfusu koruyamaması durumunda müdahaleye izin verme yükümlülüğünü vurgulamaktadır. R2P'nin ilanından yedi yıl sonra Myanmar, ülkede uzun süredir bulunan Rohingya halkına ciddi zulüm yapmakla suçlandı. Ancak hükümet bağımsızlığından bu yana Rohingya halkını, ülkenin oluşturduğu 1982 Vatandaşlık Yasası'na göre ülkenin bir parçası sayılmadığı için ülkeden kovmaya çalıştı. Bu yeni yasa Myanmar'da yalnızca 135 etnik köken tanıyor, Rohingya ise hükümet tarafından tanınan etnik kökenlerin bir parçası değil. Öte yandan 1967'de kurulan Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), R2P'nin kurulmasına destek veriyor. Bununla birlikte, kuruluş R2P'yi tüm konseptte uygulamaya tereddüt ettiği için uygulama aksini söylüyor. Bu makale, analiz materyali olarak çeşitli perspektifleri inceleyerek R2P'nin Myanmar'da uygulanma olasılığını inceleyecektir. Anahtar kelimeler: BM, Koruma Sorumluluğu, ASEAN, Myanmar, Rohingya

An assessment of adoption processes in Haiti: Case study of the institute of social welfare and research (Iswr)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Sosyal Hizmet Bilim Dalı
Evlat edinme hizmeti, çocuk refahı sistemi aracılığıyla evlat edinilen bir çocuğa anne ve/veya babanın da yer aldığı kalıcı bir ev sağlamak veya çocuk sahibi olamayan bir ebeveyne çocuk sahibi olması için kolaylık sağlayan çocuk koruma sisteminin bir boyutudur. Bu boyutun çocuğun yararına olduğu iddia edilmektedir. Bu araştırma, 20 Kasım 1989 tarihli Çocuk Hakları Sözleşmesi ve Ülkelerarası Evlat Edinme Bakımından Çocuk ve Uluslararası İşbirliği Korunması hakkında 29 Mayıs 1993 tarihli Lahey Sözleşmesi'nde tanımlanan çocuğun yüksek yararı ilkesi ile ilgili olarak Haiti'deki evlat edinme süreçlerinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. Nitel tarzda olan bu araştırma 12 katılımcıdan oluşmaktadır. Bunlar, üç (3) çocuk refahı kamu görevlisi, iki (2) kurum bakımı yöneticisi ve çocukları evlat edinilmiş olan yedi (7) biyolojik ebeveyndir. Görüşmeyi kabul edenlerle yarı yapılandırılmış bir görüşme yapılırken, verileri analiz etmek ve yorumlamak için bir içerik analizi yapılmıştır. Sonuç olarak bu araştırmanın bulguları, evlat edinme sürecinin sadece çocuğun evlat edinme dosyalarının yönetimine ve çocuğun yüksek yararı üzerine odaklandığını, evlat edinmenin çocuğun gelişiminde önemli olduğu ancak çocuğun çevresiyle olan farklı bağlantılarını göz önüne almadığını göstermektedir. Araştırma, evlat edinme sürecinde, çocuğun çevresiyle olan bağlantılarının önemli olduğunu ve çocuğun yüksek yararını tahmin etmemizde bunun bir araç olabileceğini göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Evlat Edinme, Çocuk Refahı Sistemi, Koruyucu Aile, Sosyal Hizmet, Sosyal Hizmet Uzmanı.

An assessment of cash flow profiles of turkish firms & sectoral comparisons

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 İşletme Bilim Dalı
Bu çalışmada Borsa İstanbul'da işlem gören finansal olmayan Türk firmalarının nakit akım tablolarının bileşenleri, İşletme Faaliyetlerinden Nakit Akışları'na (İFNA), Yatırım Faaliyetlerinden Nakit Akışları'na (YFNA), Finansman Faaliyetlerinden Nakit Akışları'na (FFNA) ait işaretler dikkate alınarak nakit akış profilleri değerlendirilmiş ve sektörel karşılaştırmalar yapılmıştır. Çalışma örneği 2015-2019 yılları arasında İmalat ve Hizmet sektörlerinde faaliyet göstermiş olan 224 firmadan oluşturulmuştur. Araştırma verileri Kamuyu Aydınlatma Platformu aracılığıyla elde edilen yıllık mali tablolardan süzülmüştür. Söz konusu firmaların nakit akış profillerinin ve yaşam döngüsü aşamaları belirlenmesinde Gup et, al. (1993) tarafından geliştirilen model esas alınmıştır. Nakit akış profilleri ile kârlılık performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığının ortaya konabilmesi için özkaynak kârlılığı (ROE) ve varlık kârlılığı (ROA); piyasa performansı arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulunmadığının ortaya konabilmesi için Piyasa Fiyat/Defter Değeri ve Piyasa Fiyatı/Hisse Başına Satış oranı değerleri kullanılarak çoklu regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Frekans Analizi sonuçları, çalışma örneğinde bulunan çoğu firma (%75,36) için İFNA'nın pozitif (+) olduğunu ortaya koymaktadır. Negatif (-) YFNA oranı %87,4 iken; negatif (-) FFNA oranı, %57,6 bulunmuştur. Söz konusu firmaların %44,6'sı Model 2'deki (+, -, -) Olgunluk Aşaması ve/veya Başarılı İşletme kategorisinde, %23,2'si Model 4'teki (+, -, -) Büyüme Aşaması ve/veya Büyüyen İşletme kategorisinde yer aldığı saptanmıştır. Model 6 (-,-, +)'daki Giriş ve/veya Genç İşletme kategorisinde bulunan firma oranı %16,5'tir. 1,3,5,7 ve 8 numaralı modeller kapsamında bulunan Olağandışı Durum ya da Nadir Durumu firmalarının oranının ise %10 civarında olduğu tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında yapılan Çoklu Regresyon Analizi sonuçları ise Fiyat Bazlı oranların (Piyasa Değeri/ Defter Değeri ve Piyasa Değeri / Hisse Başına Satış) nakit akış profilleri ile istatistiksel olarak anlamlı ilişkileri bulunduğunu ortaya koymuştur. Karlılık Bazlı oranlar (Özkaynak Karlılığı ve Varlık Karlılığı) ile nakit akış profilleri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Bu durum, firmaların piyasa bazlı getiri performanslarının, nakit akışı profilleri ve bunların yönetimlerinin başarısında anlamlı etkisi bulunduğuna işaret etmektedir.

An energy simulation study: Reducing cooling energy of residential buildings based on vernacular architecture and passive cooling techniques

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2018 Diğer
Son yıllarda sıcak kuru iklimli kentlerde yaşanan ekonomik değişimi ve hızlı nüfus artışı hızlı yapılaşmayı beraberinde gelişmiştir. Özellikle artan konut ihtiyacını karşılayabilmek amacıyla inşa edilen konutlar ne yazık ki içinde bulunduğu çevreye duyarsız bir şekilde tasarlanmakta ve inşa edilmektedir. Yerel iklim koşulları göz ardı edilerek tasarlanmış olan binalarda ısıl konfor koşullarını sağlayabilmek amacıyla mekanik iklimlendirme sistemlerinin kullanımında hızla artmış, bu durum enerji kaynaklarının tüketimi ile yaşanan sorunları ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada soğutma enerjisi yüklerinin fazlasıyla arttığı sıcak kuru iklim bölgelerinde geleneksel mimarlık prensiplerinden gelen teknikler ile günümüz pasif soğutma yöntemleri analiz edilmiş ve yeni gelişen konut binaları için düşük soğutma enerjisi tüketimi odaklı tasarım stratejileri kullanılarak yeni bir yöntem ortaya konulmuştur. Çalışma alanı olarak ise Erbil kenti seçilmiştir. Bu amaçla ilk önce Erbil'deki geleneksel mimarlık yaklaşımı mahalle ve bina ölçeklerinde incelenmiş, pasif soğutma teknikleri araştırılarak iklim bölgesi için uygun yöntemler belirlenmiş, amaca uygun stratejiler oluşturularak tasarlanan model üzerinde DesignBuilder simülasyon programı kullanılarak sınanmıştır. Karşılaştırmalı sonuçlar üzerinden oluşturulan yöntem çerçevesinde elde edilen pasif soğutma stratejileri ile Erbil'deki tipik bir konut projesi yeniden test edilmiş ve sonuçların geçerliliği tartışılmıştır. Sonuç olarak elde edilen verilere göre en yüksek soğutma yükünün gerçekleştiği Temmuz ayında toplam soğutma yükünü 6997 kW/h ile yaklaşık 4461 kW/h arasında önemli ölçüde azaldığı ve 67.38 % oranında düşürüldüğü saptanmıştır. Son olarak, bu tez, sıcak kurak iklim bölgelerinde düşük soğutma enerjisi konutlarının tasarlanmasının önünü açan araştırmanın temel bulgularını özetleyerek sona ermiştir.

An experimental study on multiplayer mobile games for in-game voice communication feature

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Gerçek zamanlı çok oyunculu mobil oyunlar, pazardaki mobil oyunların en indirilebilen ve başarılı trendlerinden biridir. Oyun oturumu sırasında oyuncular arasındaki etkileşim ve iletişim, oyuncuları cezbetmek ve oyunu oynamak için onları motive eden temel özelliklerden biridir. Bazı çok oyunculu PC ve konsol oyunları, geleneksel metin tabanlı iletişim araçlarının yanında sesli iletişim özelliklerini oyuna entegre etmeye başladı. Bununla birlikte, mobil iletişim hala metin tabanlı iletişim araçlarını kullanmaktadır. Ancak sesli iletişimin metin tabanlı iletişime göre birçok faydası vardır. Bu çalışmanın amacı, bir sesli iletişim özelliği içeren ve gerçek zamanlı çok oyunculu mobil oyunlarda sesli iletişim özelliklerinin kullanılabilirliğini araştıran çok oyunculu bir mobil oyunun hayata geçirilmesidir. Çalışmada, katılımcıların A/B testi, oyun testi, mülakatlar ve anketler gibi çeşitli kullanılabilirlik değerlendirme yöntemleri ile toplanan yorumları kullanılmıştır. Elde edilen veriler, gerçek zamanlı çok oyunculu bir mobil oyunda sesli iletişim özelliğini uygulamak için en iyi uygulamaları bulmak için analiz edilmiştir. Tanımlanan en iyi uygulamaların listesi, geliştiricilerin çok oyunculu mobil oyun deneyimlerine olumlu katkıda bulunabilecek sesli iletişim sistemlerinin tasarlanmasında ve uygulanmasında yardımcı olmak için kullanılabilir. Buna ek olarak, çalışmamızın sonuçları, mobil oyunlarda sesli iletişim özelliklerini test etmek ve değerlendirmek için kullanılabilirlik değerlendiricileri tarafından kullanılabilir.

An experimental study on the behavior of segmental pile with variable flexural rigidity

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2014 Diğer
Eğilme rijitliği değişebilen ankastre eklemli kiriş/kazık modeli oluşturmak amacı-yla çimento harç blokları ve kauçuk levhalar ardısıra yerleştirilmiş ve blok merkezinden geçen bir kablo vasıtasıyla bu bloklar birbirlerine birleştirilmiştir. Oluşturulan ankastre kiriş/kazık modeli 1K, 2K ve 3K ( K=4 N/mm) yay sabitleri ile imal ettirilen lineer yaylar üzerine yerleştirilerek, farklı rölatif sıkılıktaki kumlu zemin davranışı kısmen modellenmeye çalışılmıştır. Kabloya farklı germe kuvvetleri uygulanarak kiriş/kazık modeli için değişken eğilme rijitliği elde edilmiştir. Üç nokta eğilme deneyleri yapılarak model kiriş/kazık için yük-deplasman eğrileri saptanmıştır. Bu veriler kullanılarak eklemli kiriş/kazık modeli için eğilme rijitliği değerleri hesaplanmıştır. Diğer tüm deneyler yaylar üzerine yerleştirilen ankastre eklemli kiriş/kazık modeli üzerinde modelin uç noktasına ve merkez noktasına yük uygulanarak ve bu noktalarda yük-deplasman değerleri ölçülerek gerçekleştirilmiştir. Numune üzerine maksimum 4 mm deplasman yapacak büyüklükte statik ve çevrimsel yük uygulanmıştır. Harç blok-kauçuk levha arayüzlerine beş ayrı noktada Prescale film yerleştirilmiştir. Deney sonrasında bu filmlerde oluşan renk değişimleri taranmış, kalibre edilmiş ve yazılım kullanılarak kontakt gerilme haritaları çıkarılmıştır. Deneylerde ölçülen deplasmanlardan, yay reaksiyon kuvvetleri elde edilmiştir. Sınır şartları saptandıktan sonra entegrasyon yoluyla kesme kuvvetleri bulunmuştur. İkinci entegrasyon ise moment eğrisini vermektedir. Kontakt gerilme haritasından geri hesaplanarak elde edilen moment büyüklüğü yük-deplasman eğrilerinden elde edinen moment büyük-lüğünün iki misli kadar bulunmuştur. Bunun sebebi de deney sırasında üç noktada deplasman ölçümü yapılmasının model kiriş/kazığın eğimini yeteri kadar verememiş olmasındandır.