Thesis Search




SEARCH RESULTS

Analysis of client drop-out from microfinance: A case study of Central Anatolia

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Diğer
Mikrofinans toplum içinde bir değişiklik oluşturulmaktadır çünkü dar gelirli insanlara çalışmak için bir fırsat sunarak işsizleri toplumun çalışanları haline gelmesine yardım etmektedir. Mikrofinans yöntemi, ülkelerin yoksullukla ve diğer kalkınma zorlukları ile mücadelede önemli bir finansal araçtır. Bu yöntem, Türkiye'de ve küresel düzeyde binlerce ailenin hayatını etkilemektedir. Son zamanlarda, Mikrofinans kurumlarının müşteri sayısında azalma gözlemlenmektedir. Bu nedenle, bu araştırmanın amacı Mikrofinans yönteminden yararlanan kişi veya hanelerin memnuniyetsizlik nedenlerini tespit etmektir. Bu araştırmada Türkiye Grameen Mikrofinans Programı kredi kullanmış ve sistemden ayrılmış tesadüfi seçme yöntemi ile seçilmiş 150 müşteri ile yüz yüze yapılan anket yöntemiyle araştırma verileri elde edilmiştir. Mikrofinans yönteminin yoksullukla mücadelede başarı düzeyini analizinde bu yöntemde ayrılanların bakış açıları önemli bir referans oluşturmaktadır. Bu kurumdan ayrılan müşterilerin bu yöntemi kullanmakta ayrılma nedenlerine bakıldığında dikkat çeken unsurlar; yetersiz kredi limiti, yüksek hizmet bedeli, haftalık ödeme planı, toplumsal faktörler ve yetersiz girişimci eğitim becerisi mikrofinans kuruluşların müşteri ayrılmasında etkili olan en önemli faktörler olarak öne çıkmaktadır. Bu araştırmanın dikkat çeken önerisi TGMP kurumunun uyguladığı yöntemin (geri ödeme süresi ve mikrokredi tutarı) gözden geçirecek iyileştirmeler yapması ve kurumun organizasyonunun daha ektili olacak şekilde geliştirilmesine ve bu kurumun yoksulluk ile mücadelede halen önemli bir fonksiyon icra edeceği şeklinde olmuştur.

Analysis of climate change effects on urban drainage in Izmir

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2021 Hidrolik–Hidroloji ve Su Kaynakları Bilim Dalı
The frequency and intensity of extreme rainfall increased in the past century in several areas due to climate change. These increases threat stormwater infrastructure systems. Intensity-Duration-Frequency (IDF) Curves are commonly used for the design and management of urban infrastructure. The currently employed IDF curves are designed mainly based on the stationary assumption, which assumes the extreme rainfall characteristics (statistically) are invariant over time. Climate change is anticipated to alter the local climate conditions. Meaning that the statistical properties of rainfall cannot be considered as a stationary assumption. Consequently, it is crucial to update the IDF curves by considering possible changes in climate. IDF curves can be updated based on Global Climate Models (GCMs). Despite the progress in GCMs, the resolutions of GCMs outputs are too coarse to directly evaluate future changes at a local scale. Therefore, downscaling of GCMs outputs to the desired resolutions are required. This study aims to develop a new methodology that combined statistical downscaling, bias correction, and disaggregation of rainfall to update IDF curves based on GCMs under future projections.

Analysis of escitalopram oxalate by various analytical methods

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2017 Diğer
Bu tezin temel amacı farmasötik formülasyonlar, ham madde ve biyolojik sıvılar içindeki essitalopram oksalatın (ESC-OX) tayini için yeni analitik yöntemler geliştirmektir. Bu amaçla, ESC-OX'ın altı safsızlıkları yanında tayini için yeni bir YPSK yöntemi geliştirilmiş ve yöntem geçerliliği sağlanmıştır. Yöntemin uygulanabilirliği öncelikle çeşitli yüzey kimyaları ve parçacık karakteristiklerine (yani tamamen poröz veya çekirdek-kabuk parçacık yapısına) sahip 12 farklı kolon üzerinde denenmiştir. Bunların arasından, altı en iyi-başarımlı YPSK kolonu sonraki karşılaştırma çalışmaları için seçilmiştir. Kabul edilebilir ayrım her durumda asetonitril: metanol: su: fosfat tampon çözeltisi (pH 3,5, 50 mM) (25:5:20:50, h/h/h/h) karışımı kareketli faz olarak kullanılarak, 1.2 mL dk-1 akış hızıyla elde edilmiştir. Analitler bir UV-görünür alan detektörüyle 210 nm'de izlenmiştir. Çekirdek-kabuk fenil-hekzil faz, iyi bilinen endüstri standardı C18 ve görece yeni PFP fazlarının üzerinde, ayrım verimi yönünden daha iyi başarım gösteren bir alternatif olarak öne çıkmıştır. Ayrıca, ESC-OX'ın insan idrarı ve farmasötik dozaj formlarındaki miktarının Diferansiyel Puls Polarografi, Kapiler Elektroforez ve Sıvı-Kromatografisi-Elektrospray İyonizasyon Tandem Kütle Spektrometrisi gibi farklı teknikler kullanarak tayini gerçekleştirilmiştir. Geliştirilmiş olan tüm yöntemlerin istatistiksel değerlendirilmesi göstermiştir ki ESC-OX'ın miktarının tayininde bu yöntemler arasında anlamlı farklılık yoktur.

Analysis of hybrid antenna diversity techniques in non-orthogonal multiple access systems with practical impairments for 5G+

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Diğer
Dik olmayan çoklu erişim (NOMA), beşinci nesil ve ötesi (5G+) için en umut verici çoklu erişim tekniklerinden biridir. 5G+ yüksek spektral verimlilik, yüksek bağlanabilirlik ve düşük gecikme taleplerindeki artışı karşılayabilir. NOMA dik olmayan kaynak tahsisi yoluyla çoklu kullanıcıyı istihdam etmektedir. Anten çeşitleme teknikleri kapasiteyi ve sistem performansını arttırabilir. En yaygın anten çeşitleme teknikleri, radyo frekans zinciri ve devresinin karmaşıklığını ve güç tüketimini azalttığı için cazip olan anten seçim teknikleridir. Son zamanlarda yaygınlaşan röle destekli yardımlaşmalı haberleşme güvenilir haberleşme sağlayabilmekte ve sistemlerin kapsama alanını genişletebilmektedir. Bu tezde; kanal tahmin hatası (CEE), geri besleme gecikmesi (FD) ve ardışık karışım iptali (SIC) hatası gibi pratik bozuklukların varlığında NOMA ağlarında anten çeşitlemeli ve yardımlaşmalı haberleşme tekniklerinin performansı analiz edilmektedir. İlk olarak verici anteni seçimi/maksimum oranlı birleştirme (TAS/MRC) tekniği, çift atlamalı NOMA ağda CEE ve SIC hatasının varlığında analiz edilir. Daha sonra, CEE'nin varlığı ile çift atlamalı NOMA ağı için maksimum oranlı iletim/alıcı anteni seçiminin (MRT/RAS) performansı incelenir. Alt-optimum çoğunluk temelli antena seçim teknikleri çoğunluk tabanlı TAS/MRC ve çoğunluk tabanlı ortak verici ve alıcı anten seçiminin (JTRAS) performansı, CEE ve FD varlığında tek ve çift atlamalı NOMA ağları için incelenmiştir. Son olarak NOMA ağının bit hata olasılığı, çok antenli duruma hazırlık olarak ilk önce tek antenli durumda SIC hatasının varlığında, sonra da çok antenli durumda CEE, FD ve SIC hatası varlığında analiz edilmiştir.

Analysis of interior design requirements for kindergarten classrooms with respect to learning environment elements

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Okul öncesi eğitim çocukların bedensel, sosyal, bilişsel ve duygusal gelişimi için en önemli evredir. Günümüz şartları gereği ebeveynlerin çalışmasıyla birlikte, çocuklar erken yaştan itibaren yuvaya gitmekte ve öğretmenler tarafından eğitilip, bakılmaktadır. Çocukların zamanlarının büyük bir bölümünü geçirdikleri bu ortamlarda, kişiliklerinin verimli bir şekilde gelişmesi açısından, etkin bir sınıf tasarımının sağlanması gereği ortadadır. Bu güncel çalışma, günümüz öğrenme alanları içerisinde etkin olarak kullanılan üç öğretim yöntemini esas almaktadır. Çalışmada STEM Eğitimi, Çoklu Zeka Teorisi ve Montessori Metod'un birbiri ile etkileşimi analiz edilmiş ve ortak hedefler öğretici çevre değerleri açısından ele alınarak, sınıf iç mekan tasarım gereksinimlerine yanıt aranmıştır. Bu bağlamda, tanımlayıcı araştırma yöntemi, bilimsel gözlem ve anket üzerinden değerlendirmeye alınmıştır. Üç farklı method ile eğitim veren anaokullarının öğrenme ve öğretme süreci verileri alınmış ve sınıf iç mekanları incelenmiştir. Elde edilen veriler, eğitim modellerinin ortak hedefleri gözetilerek, öğretici çevre mekansal değerleri açısından ele alınmış ve sınıf iç mekanlarında alfa jenerasyonuna yönelik beceri ve gelişimlerini destekleyici iç mekan gereksinimleri değerlendirilmiştir.

Analysis of multi temporal satellite imagery for total suspended sediment in coastal water

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri Bilim Dalı
Toplam askıdaki sediment (TSS) kontrolü, kıyı ekosistemi üzerindeki herhangi bir olumsuz etkiyi doğrudan önleyebilmek açısından kıyı yöneticileri ve izleyiciler için büyük bir önem taşımaktadır. Bu çalşmada dalga egemen bir kıyı alanı olan Filistin'in Gazze Şeridi boyunca, kıyı bölgesindeki askıdaki sediment miktarının uzaktan algılama teknikleri ile tespiti ve analizi gerçekleştirilmiştir. Öncelikle çalışmaalanına ait 2012 yılında toplanmış TSS değerleriteminedilmiştir. Bu veriler Filistin Üniversitesi İnşaat Fakültesi tarafından 64 farklı test noktası içintoplanmıştırve herbir test noktasınınkoordinatlarınınkayıdı alınmıştır. Çalışmaalanınıörten 5 farklı tarihte alınmış Landsat uydu görüntüleri kullanılmıştır. Tüm görüntülerde TSS miktarı belli bir hata oranıile tespit edilebilmiştir. Bu hatalar yersel verinin vegörüntülerin alınmatarihleri arasındaki farklardan ve özellikle gelgit ve dalga hareketlerindeki farklılıklardan kaynaklanmıştır. Uzaktan algılama verilerinden 4 farklı bant için herbir örnek noktasına ait TSS değerleri ve piksel grideğerleri arasındaki ilişkibelirlenmiştir. Her bir piksel grideğeriiçinkarşılık gelen TSS değerlerinin birfonksiyonu olan 5 farklı regrasyon denklemi oluşturulmuştur. Her bir denklem ile elde edilen korelasyon değeri 1999, 2003, 2010, 2014, ve 2015 yıllarına ait görüntüler için sırasıyla 0.608, 0.668, 0.700, 0.702, ve 0.644 olarak hesaplanmıştır. Korelasyon faktörü değerlerinin uydu görüntülerinin alındığı yıllara göre ters orantılı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak en yüksek korelasyon değeri dikkate alınarak ve regresyoneşitlikleri kullanılarak 5 adet TSS haritası üretilmiştir. Çalışma alanın ait TSS davranışınıincelemek üzere detaylı analizler gerçekleştirilmiştir. Nil Nehri'nden Gazze Limanına doğru saat yönünün tersine dolaşım yoluyla askıda sedimen taşıma yönü gösterilmiştir. TSS konsantrasyonu dikkate alınarak Gazze Limanı etrafındaki kıyı şeridinde oluşan erozyon ve büyüme tartışılmıştır.

Analysis of occupational safety and health practices on construction sites in Turkey: Field study

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2013 Yapı Mühendisliği Bilim Dalı
Dünyanın birçok ülkesinde en büyük iş alanlarından birini oluşturan inşaat sektörü,istihdam ettiği büyük insan kitlesiyle birlikte çeşitli ciddi risk ve tehlikeleri de beraberinde getirmektedir. Birçok faktörün rol oynadığı bu risk ve tehlikeler zaman zaman yüksek dereceli hasarlara ve ölümlere yol açabilmektedir. Dolayısıyla işçi sağlığı ve güvenliği bu sektördeki en önemli konulardan birini oluşturmaktadır. İşçi sağlığı vegüvenliği, inşaat sektörü çalışanlarını yaralanmalardan, kazalardan ve hastalıklardan korumakla birlikte, bu durumlara yol açabilecek potansiyel risk ve faktörleri azaltmaya yönelik yapılan uygulama ve çalışmaların tümü olarak tanımlanabilir. Dolayısıyla bütün inşaat alanlarında personellerin güvenliğini sağlayan yüksek performans sağlayabilecek ve yüksek güvenlik standartlarına uygun güvenlik programları gereklidir. Bu çalışmanın amacı, daha önce bu konuyla ilgili yapılmış çalışmalara ve güvenlik araştırmaları literatürüne göre saptanan, iş güvenliği uzmanlarının üzerinde görüş birliği sağladığı işçi sağlığı ve güvenliği hususlarının, Türkiye'de uygulanma koşullarını,bu hususları etkileyen faktörleri ve bu faktörlerin gerçekleşme sıklığı ile güvenliği etkileme derecesini saptamaya çalışmaktır.

Analysis of solutions of stochastic evolution equations

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Diğer
Doğrusal olmayan evrim denklemleri, sadece matematiğin birçok alanında değil, aynı zamanda fizik, mekanik ve malzeme bilimi gibi diğer bilim dallarında da ortaya çıkan, argüman olarak t zaman değişkenini içeren denklemlerdir. Fiziksel olayların modellenmesinde deterministik evrim denklemleri yetersiz olduğundan, deterministik evrim denklemlerine genellikle belirsizliğin etkisini içeren bir terim eklenir.Bu tezde bu terimlerin, yani gürültünün bazı evrim denklemlerinin çözümleri üzerindeki etkisini araştırıldı. Bu amaçla, çalışılan stokastik denklemlerin deterministik karşılıklarını elde etmek için Hermite dönüşümü ve Galilean dönüşümü kullanıldı ve daha sonra bazı analitik yöntemlerle çözümler elde edildi. Tezin ilk bölümü, stokastik diferansiyel denklemlere neden ihtiyaç duyulduğunu açıklayan motive edici bir örnek içermektedir. İkinci bölüm literatür taramasını özetlemektedir. Üçüncü bölümü, tezde kullanılan kavramlar, tanımlar ve kullanılan yöntemlerle ilgili ön bilgileri, dördüncü bölümü ise, Galilean dönüşümü ve tanh, genişletilmiş tanh yöntemleri kullanılarak stokastik KdV-Burgers, stokastik KdV, stokastik Burgers, stokastik Kuramoto-Sivashinsky ve stokastik Kawahara denklemleri için elde edilmiş analitik çözümleri içermektedir. Ayrıca, stokastik Wick tipi bir genişletilmiş KdV denkleminin çözümleri Hermite dönüşümü ve Jacobi eliptik fonksiyonları kullanılarak bulunmuştur. Gürültünün etkisinin görülebilmesi için bazı çözümlerin grafiklerine de yer verilmiştir.

Analysis of the determinants of capital adequacy ratio: The case of Islamic banks in the Gulf Cooperation Council (GCC)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Şüphesiz, sermaye yeterlilik oranı (SYO), banka sağlamlığını ölçme kabiliyeti nedeniyle düzenleyiciler için en yüksek öncelik olmaya devam etmektedir. SYR, düzenleyici sermayenin finansal sıkıntılar sırasında beklenmeyen finansal kayıpları giderme kapasitesini ölçer. Bu nedenle, bu araştırmanın amacı Özkayna karlılığı (ÖK), Aktif Karlılığı (AK), Finansman Mevduat Oranı (FMO), Faaliyet Giderleri ile Faaliyet Gelirleri (FGFG), Log Toplam Varlık (BÜYÜKLÜK), Sorunlu Finansman (SF), Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ( GSYİH) ve Enflasyon (ENF) rasyolarının 2013'tan 2018'a kadar KİK'deki bütün İslami bankaların SYO üzerindeki etkilerini analiz etmektir. Bu çalışma analizi yürütmek için istatistiksel bir araştırma tasarımı uygulamaktadır. Tanımlayacı istatistikler, biraz zayıf işletme verimliliği dışında genel banka performanslarının olumlu olduğunu özetlemektedir. Benzer şekilde ekonomik göstergeler de olumludur. Korelasyon analizine göre sadece FMO'ın SYO ile doğrudan ilişkisi varken, ÖK, FGFG, BÜYÜKLÜK, SF, SYİH, ve ENF rasyoları SYO ile ters ilişkileri vardır. Son olarak, regresyon analizi bankaların SYO'ni FGFG ve FMO oranların tarafından güçlü ve negatif bir şekilde etkilendiğini, BÜYÜKLÜK oranın tarafından da güçlü ve negatif bir şekilde etkilendiğini göstermiştir. Tüm diğer değişkenler etkisiz bulunmuşturç. Sonuç olarak, bankalara işletme maliyetlerinin verimliliğini artırmak için mümkün olan en düşük seviyeye indirmelerini ve aşırı ve yetersiz finansmanın bankaların likidite pozisyonu üzerindeki zararlı etkisini göz önünde bulundurarak optimal finansman politikası geliştirmelerini tavsiye edilmektedir. Ayrıca, bankaların büyümeyi minimum kabul edilebilir risk ve maksimum genel performans ile takip etmeleri önerilir.

Analysis of the dynamic and causal relationship between exchange rate and selected macroeconomic variables in Somalia: Ardl and Toda-Yamamoto methodologies

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 İktisat Bilim Dalı
Bu çalışmanın amacı, Somali'de döviz kuru ile gayri safi yurtiçi hasıla, Enflasyon oranı, Yurtiçi yatırım, devlet harcamaları ve ticari açıklık gibi seçilmiş makroekonomik değişkenler arasındaki uzun ve kısa vadeli etkileşimi analiz etmektir. Çalışma, 1970'den 2019'a uzanan 50 yıllık bir dönemi kapsamaktadır ve söz konusu değişkenler arasındaki dinamik ve nedensel ilişkiyi analiz etmek için çeşitli ekonometrik teknikler uygulanmıştır. Başlangıçta sahte regresyon problemiyle karşılaşmamak için serilerin durağan özellikleri Augmented Dickey-Fuller ve Phillips-Perron birim kök testleri kullanılarak test edilmiştir. Daha sonra Otoregresif Dağıtılmış Gecikme Modelleri (ARDL) belirlenmiş ve ardından Toda-Yamamoto teknikleri kullanılarak nedensellik test edilmiştir. ARDL sınır testi analizinin sonuçlarının gösterdiği gibi, analiz edilen değişkenlerin arasında uzun dönemli bir ilişki mevcuttur. Elde edilen bulgulardan döviz kurlarıyla iktisadi büyüme arasında olumlu bir ilişki bulunmuş ve aynı şekilde ticari dışa açıklık değişkeninin döviz kurları ile olumlu bir ilişkisi varlığı tespit edilmiştir. Döviz ve enflasyon oranı arasında negatif bir ilişki gözlemlenmiş ve benzer şekilde ARDL sonuçlarına göre de yurtiçi yatırım ile döviz kuru arasında aynı bağ bulunmuştur. Devlet harcaması değişkeninin döviz kuru üzerinde karışık bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrica, çalışma, döviz kurlarının ABD doları karşısında değer kaybetmesine neden olduğu için iç savaşın ve istikrarsızlığın olumsuz etkisini ortaya koyulmuştur.

Analysis of the rock fatigue in tunnels by finite element method

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Bu tez, yeraltı açıklıkları etrafındaki deformasyon gelişimi üzerinde döngüsel yüklemenin neden olduğu yorulma etkisini araştırmaktadır. Bayburt Tüfü içinde NATM yöntemi ile açılacak bir varsayımsal tünelin analizi için PLAXIS 3D yazılımı kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışma iki aşamada gerçekleştirilmiştir: 1) kaya özelliklerinin fiziko-mekanik karakterizasyonu ve statik ve döngüsel yükleme testlerinin gerçekleştirilmesi ve 2) statik ve döngüsel yükleme durumları için sayısal analizlerin gerçekleştirilmesi. Sayısal analizlerde Hoek-Brown yenilme kriterleri kullanılarak 4 farklı tünel modeli kullanılmıştır. Yorulma modellerinde frekans değişimi (0,2, 0,6 ve 1,0 Hz) simüle edilirken, tekrar sayısı (500 tekrar) ve yükleme genliği (kayaç statik kırılma yükünün 30-50 %si) sabit tutulmuştur. Sonuçlar, i) frekans Bayburt tüfünün dayanım ve elastisite değerlerini doğrudan etkilemiştir; başka bir deyişle, kaya numunesi üzerindeki yorulma etkileri daha düşük frekanslarda önemli boyutlarda gerçekleşmiştir, ii) statik yüklemeye oranla tekrarlı yüklemelerde daha düşük yer değiştirmeler gözlenmiştir ( |umax| (0.2 Hz) < |umax| (0.6 Hz) < |umax| (1.0 Hz) < |umax| (statik)), iii) minimum asal gerilme (?3) ve frekans arasında negatif bir ilişki bulunmuştur, iv) yorulma modellerinde frekans ve emniyet katsayısı (SF) arasında doğrusal ilişki gözlenmiştir.

Analytical investigation of reinforced concrete beams strengthened by carbon fiber reinforced polymer

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Betonarme kirişlerin karbon fiber takviyeli polimer CFRP ile güçlendirilmesi, nispeten hızlı ve pratik bir çözüm olarak kabul edilmektedir. Bu araştırmanın amacı, güçlendirilmiş betonarme kirişlerin performansını ve farklı parametrelerin güçlendirilmiş kirişlerin performansına etkisini ABAQUS yazılımı ile araştırmaktır. İncelenen parametreler arasında ceketlenecek kiriş kenarlarının sayısı, katmanların sayısı ve CFRP'nin uzunluğu yer aldı. Kirişlerin performansı, yük-sehim eğrileri şeklinde sunulur. Parametrik çalışmadan önce, oluşturulan sonlu elemanlar modelleri literatürden elde edilen deneysel verilerle doğrulanmıştır. Eğilme kritik ve kesme kritik olmak üzere iki farklı kiriş tipi kullanılmaktadır. Sadece çekme tarafında güçlendirilen kritik eğilme kirişleri için, üç kat fiber kullanıldığında nihai yük kapasitesindeki maksimum artış elde edilir. Bu durumda, kirişin eğilme mukavemeti, güçlendirilmemiş kontrol kirişine kıyasla, %52,72 artar ve kırılmadaki orta açıklık sehimi %18,90 azalır. U-şekilli mantolama kullanılarak kritik eğilme kirişleri güçlendirilirken, dört kat elyaf kullanıldığında nihai yük kapasitesinde maksimum artış elde edilir. Bu durumda kirişin eğilme dayanımı kontrol kirişine göre %113,5 artar ve sehim değeri %20,09 azalır. Yalnızca çekme tarafında kullanılan CFRP'nin uzunluğunun kiriş davranışı üzerindeki etkisine gelince, sonuçlar, CFRP'nin kirişin tüm uzunluğu boyunca kullanılmasının, %50 ve 75'in üzerinde kullanılmasına kıyasla daha iyi sonuçlar verdiğini göstermiştir. ışının %'si. U-şekilli mantolama yöntemi ile güçlendirilen kesme kritik kirişler için, nihai yük kapasitesindeki maksimum artışın, dört kat fiber kullanıldığında elde edildiğini göstermiştir. Bu durumda kirişin nihai yük kapasitesi %16,10 artar ve sehim %37,58 azalır. Kayma kirişler sarılı yöntemle güçlendirilirken, nihai yük kapasitesinde maksimum artış, dört kat lif kullanıldığında elde edilir. Kesme kritik kiriş için mantolama yöntemi karşılaştırıldığında, U-şekilli ve tam sarılı CFRP kullanımı çok yakın sonuçlar vermektedir.

Analytical study of bolted lightweight cold formed steel connection

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Yapı Bilim Dalı
Soğuk şekillendirilmiş çelik (SŞÇ) bağlantılar, küresel bir çelik endüstrisi olarak yapının rutin tasarımlarında sıcak haddelenmiş bir levha ve profil üretiminden şerit ve bobin gelişimine yaygın olarak kullanılmaktadır. Hafifliği, mukavemeti, esnekliği ve üretim kolaylığı, sahadaki müteahhitlerin, mimarların ve profesyonellerin binanın yapısının ve performansını artıracak hafif SŞÇ ürünlerini kullanmalarını sağladı. Hafif SŞÇ yapısal bağlantılarının uygulamalarında artış eğilimi vardır. Bu çalışma, bağlantıların davranışını yakalamak ve etkili bir tasarım çözümü oluşturmak için döngüsel yükleme altında köşebent plakaları kullanılarak bağlanan cıvatalı hafif SŞÇ bağlantı yapısının davranışının analizini sunmaktadır. Hafif SŞÇ bağlantısı, mukavemet ve sertliklerine göre basit, yarı rijit ve rijit bağlantılar olarak sınıflandırılmış ve ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Davranışlarını araştırmak ve incelemek için döngüsel yükleme altında hafif SŞÇ bağlantısının üç boyutlu Sonlu eleman modeli oluşturuldu. Sonlu eleman simülasyon yazılımı Abaqus, hafif SŞÇ bağlantılarının ve yapılarının sayısal simülasyonlarında kullanılmıştır. Bağlantı türünün belirlenmesinde önemli olan bir moment-dönme eğrisi elde etmek için Sonlu eleman modellemesinin bir sonucu kullanılmıştır. Bir malzemenin veriminin öngörülmesinde maksimum Von Mises Stress/gerilme (VMS) arıza kriterleri kullanılmıştır. Ana kolonlar ve kirişler arasındaki bağlantı, bir köşebent plakası kullanılarak bağlanır. Sonlu elemanlar analizi, rulman ve yırtılma arızasının gözlemlenen en yaygın arıza türleri olduğunu ortaya koymuştur. Kısaca, hafif SŞÇ bağlantılarının özelliklerinin yarı-sert (semi-rigid) olduğu bulunmuştur ve sertliği etkileyen temel faktörler cıvata deliği etrafındaki yatak kuvvetleridir.

Analyzing and improving image processing techniques via uav and satellite images in monitoring precision agriculture

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Tarım sektörü, insana temel ihtiyaç ve gıdaları sağlayan ekonomi için çok önemlidir. Aynı şekilde, son yıllarda, hassas tarım (HT), enstitüler, hükümetler ve araştırmacılar tarafından büyük ilgi görmüştür. Ancak, HT'ta alçak irtifa uzaktan algılama platformunun kullanılması, uydununkiyle karşılaştırıldığında daha yüksek mekan ve zamansal çözünürlüklü görüntüler sağladığı için zorunlu hale geldi. Bu nedenle, belirli bitki örtüsü kombinasyonlarının uygulanması, çiftlik yönetimi ve saha içi karar verme yardımcı olan benzersiz ve çok kullanışlı bir çıktı üretirir. Bu çalışma için, uzaktan algılama tekniklerini kullanarak tarlayı araştırmak ve analiz etmek için, Yonca 2018 mevsiminde Şendi şehri yakınında (Nil Nehri, Sudan kuzeyinde) bir tarım alanı seçilmiştir. Bu çalışma için, uydu ve dron görüntülerinden gelen veriler, her biri kısa bir süre içinde indirilmiş, ve ikiside için uydu verileri (Sentinel-2) ve dron görüntüleri pek çok bitki indeksleri (Bİ) uygulanmıştır. Ön-işlem prosedürleri SNAP kullanılarak sentinel-2 verileri (yeniden örnekleme ve yeniden projelendirme) ve dron verileri için Pix4D kullanılarak (birleştirme ve ortorektifleştirme) için uygulanmıştır. Ardından, beş görünür Bİ ve üç kızılötesi Bİ ENVI ve qGIS yazılımları kullanılarak hesaplandı. Sonuçlar, sentinel-2'den çıkan normalize edilmiş farklı bitki örtüsü indeksinin (NEFBÖİ) en düşük standart sapma (StdDev = 0.17) olarak, ve dron'dan kırmızı, yeşil bitki örtüsü indeksi (KYBÖİ) standart sapması (StdDev = 3.98) tarlayı yorumladığını ve diğer indekslere göre daha iyi sonuçlar göstermiştir. Sonuçlar değerlendirildi ve gelecekteki çalışmalar için önerilerde bulunuldu.

Analyzing the long memory and contagion effect with the presence of structural breaks

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2022 Finans Bilim Dalı
Tez çalısması uzun hafıza ve bulaşıcılık etkisi konularyla ilgili iki araşıtırmayı içermektedir. Birinci bölümde, menkul kıymetlerin fiyatlarının zayıf etkinlikteki piyasalar hipotezi ve varlık dağılımı çerçevesinde Almanya, Fransa, Türkiye, Hollanda, İngiltere, İtalya ve ABD hisse senedi getirileri için uzun hafıza özelliklerini incelemektedir. Çalışmada Ocak 1998- Aralık 2019 dönemine ait haftalık veriler kullanılmıştır. Çalışmada yedi hisse senedi endeksi getirisindeki uzun hafıza özelliğini incelemek için ARFIMA-FIEGARCH modeli kullanılmıştır. Ayrıca, Bai-Perron yapısal testi kullanılarak değişim noktaları tespit edilmiştir. Bulgular, hisse senedi getirilerinin Türkiye hariç hemen hemen tüm Avrupa ve ABD hisse senedi endekslerinde oldukça kalıcı olduğunu göstermektedir. Bu piyasalar, piyasa hipotezinin zayıf etkinliğini ihlal edici şekilde birbirine bağımlıdırlar. Bu durum, tarihsel getirilerin, bu piyasalarda gelecekteki getirilerin tahmin edilmesine katkıda bulunabileceği anlamına gelmektedir. Çalışmada, yapısal kırılmaları olan ve olmayan oynaklığın kalıcılığı karşılaştırılmıştır. Yapısal kırılmalar nedeniyle elde edilen sonuçlar karmaşıktır. Çalışmanın bulgusu, yapısal kırılmanın Almanya, Fransa, İngiltere ve Hollanda ülkelerinde oynaklığın kalıcılığını etkin bir şekilde azalttığını göstermektedir. Oysa, FTSEMİB, BIST100 ve S&P500'ün her bir endeksi için uzun hafıza özelliği değeri, oynaklığın kalıcılığını veya uzun hafıza özelliğini azaltmamaktadır. Bulgular değerli öngörüler sunmaktadır ve yetenekli yatırımcıların tutarlı bir şekilde spekülatif karlar elde etmeleri için bir fırsat yaratmaktadır. İkinci bölümde, varlık tahsisi ve risk yönetimi için yapısal kırılmaların varlığı ile hisse senedi piyasalarının değişim bulaşıcılığı etkisi incelenmiştir. Avrupa ülkeleri Almanya, Fransa, İtalya, Hollanda, İngiltere ve Türkiye endeksleri arasındaki bulaşıcıklığı ABD endeksi ile test etmek için iki değişkenli DCC-GARCH modeli kullanılmıştır. Sonuçlar, dinamik koşullu korelasyonların Avrupa ve ABD piyasaları arasında pozitif bir artış göstermediğini ve piyasa ortak hareketlerinde zayıf olduğunu göstermektedir. Korelasyonların zayıf değerleri, yatırımcıların piyasalar arasında çeşitlendirme yaparak uzun vadeli faydalar sağladıklarını göstermektedir. ABD borsasının her bir Avrupa piyasasıyla ilişkisi bulaşıcı değildir. Ancak, piyasalar yalnızca birbirlerine bağımlıdır. Yatırımcıların Avrupa ve ABD hisse senedi piyasalarında çeşitlendirmeden daha büyük bir avantaj elde edecekleri sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte, çalışmada ABD ve Türkiye borsalarının ortak hareketi arasında değişim bulaşması olduğu tespit edilmiştir. Dolayısıyla, piyasalar arasında daha yüksek düzeyde bir ilişki, kriz döneminde çeşitlendirme faydalarını azaltacaktır. Anahtar Kelimeler: DCC-GARCH Modeli, FIEGARCH, Bulaşma Etkisi, Uzun Hafıza

Analyzing the Philippine-Moro conflict: Malaysia in the Moro National Liberation Front's discourse

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Nur Misuari liderliğindeki olan Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF), 1972'den bu yana Filipin devletine karşı olan bir Müslüman isyancı gruptur. MNLF, Filipinler Devleti'nden bağımsızlığını kazanmayı ve Bangsamoro Republik adlı bir Moro devleti kurmayı amaçlıyordu. Geçmişte, MNLF ve Malezya'nın yakın bağları vardı. Malezya hükümeti, silah ve fon sağlayarak MNLF'yi Filipinler devletine karşı destekledi. Bu esnada, Malezya, MNLF tarafından Moro halkının dini ve etnik akrabaları olarak kabul etti. Ancak, Malezya devleti MNLF arasındaki işbirliği devam etmedi. 2001 sonra döneminde MNLF, Malezya hükümeti ve politikalarını eleştirmeye başladı. Yeni Malezya hükümetini kınamanın yanı sıra, kendisini desteklemiş olan önceki Malezya liderlerini de eleştirmektedir. MNLF, Filipin Devletini MNLF'nın ulusal vatanlarını sömürgeleştirmek ve Moro halkına karşı baskı yapmak ve komplo kurmakla suçladı. Üstelik Filipin hükümeti ve Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF)'nin rakibi olan MILF arasında barış arabulucusu olarak Malezya'nın rolünü sorguladılar. MNLF grubu için, Malezya hükümetinin yeni barış müzakerelerinde yer alması, onların sömürgeci tasarımlarını sürdürmek amacıyla gerçek niyetlerini gizlemek için yapılan bir harekettir. MNLF'nin söylemindeki bu değişimi anlama noktasında, bu tez, postyapısalcı teoriyi benimser. Bu teoriye göre, devlet ve devlet dışı aktörler, kendi kimliklerini ve varoluşlarını haklı çıkarmaya çalıştıkları bir söylem savaşına dahil olurlar. Bu mücadelede kimliklerini korumak ve kendi yetki alanlarına göre yetkilerini pekiştirmek için Dış Politika pratiklerine başvururlar. Dış Politika aracılığıyla, devlet ve devlet dışı aktörler, kimliklerini meşrulaştırmak ve iç siyasetteki diğer aktörlerin dışlanmasını normalleştirmek için yabancı devletleri ve onlarla ilişkileri araçsallaştırırlar. Bu örnekte, bu çalışma, 2001'den sonra Filipinler'deki güç ilişkilerinde meydana gelen değişimin, MNLF'nin Moro'nun tek temsilcisi olma konumunu tehdit ettiğini ileri sürmektedir. Bu nedenle, Malezya'yı kendi söylemlerine dahil ederek meşruiyetlerini yeniden kurmaya çalışıyorlar. Başka bir deyişle, Malezya'yı, Moro halkının meşru temsilcisi olarak kimliklerini yeniden inşa ettikleri ve rakiplerini - Filipin devleti ve MILF'i - zayıflattıkları referans noktası olarak kullanıyorlar.

Analyzing the relationship between consumer confusion and brand choice on surgical mask shopping during COVİD-19 pandemic

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 İşletme Yönetimi (İngilizce) Bilim Dalı
Bu çalışmanın amacı, kişisel özelliklerin ve durumsal koşulların neden olduğu kafa karışıklığını hesaba katabilmeleri için mevcut uyaranlara dayalı tüketici kafa karışıklığı ölçümlerini geliştirmektir. Literatür taramasına ek olarak, maddelerin seçilmesi için odak grup görüşmeleri yapıldı ve ölçek saflaştırması için bir pilot çalışma yapıldı. 150 kişiye kısaltılmış bir anket gönderilir. Model ve güvenilirlik testi, Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılarak test edilmiştir. Model uyumu ve güvenirlik seviyeleri tatmin edicidir ve ölçeğin yakınsak ve ayırt edici geçerliliği de desteklenmektedir. Bu çalışmanın amacı, Covid-19 döneminde cerrahi maske alışverişinde tüketici kafa karışıklığı ve kepek seçimi arasındaki ilişkiyi anlamak olup, bu çalışmada anket yöntemi uygulanmıştır. Örnekleme yöntemi olarak kolayda örnekleme seçilmiş ve örneklem büyüklüğü 150 tüketici olarak hesaplanmıştır. Anket formu hazırlanarak 150 katılımcıya dağıtılmış, toplanan veriler SPSS programı ile analiz edilmiş ve iki araştırma değişkeni olan tüketici kafa karışıklığı ve marka seçimi arasındaki ilişki korelasyon analizi ile test edilmiştir. Ancak birinci bölümde çalışma önerisi, ikinci bölümde literatür taraması yapılmıştır. Ayrıca, çalışmanın metodolojisi üçüncü bölümde sunulmuş, ardından sonuçlar ve analizler, son olarak da sonuç ve öneriler yer almaktadır. COVID-19 salgını uluslararası ekonomiyi bozdu ve hükümetleri herhangi bir fiziksel aktiviteyi yasaklayan bir sokağa çıkma kısıtlaması uygulamaya ittmiştir. Şirket operasyonlarını çevrimiçi ortama aktarmak zorunda kalmış ve pandemi dünya çapında 3.86 milyon kişinın ölümune neden olmuştur. Salgın 200'den fazla ülkeye yayılmış ve küresel sağlık kurumları enfeksiyona yanıt verememiştir. Çalışma, COVID-19 salgını sırasında cerrahi maske satın alırken müşteri belirsizliği ile marka seçimi arasındaki ilişkiye odaklanmaktadır.

Analyzing the relationship between professional management and empowerment: A study in Kosova public hospitals

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2018 Sağlık Kurumları Yönetimi Bilim Dalı
Bu tezin amacı, yöneticilerin ve hastane çalışanlarının Kosova'daki kamu hastanelerindeki yetkilendirme ve profesyonel yönetim düzeyindeki görüşlerini değerlendirmektir. Bu araştırmanın amaçlarına ulaşmak için ihtiyaç duyulan veriler, profesyonel hastane yönetimi ve yetkilendirmeye yönelik araştırma amaçlarına uygun anketler aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma, üst düzey yöneticiler ve asistanları, hastane müdürleri ve asistanları, başhemşireler ve asistanları ile idari görevleri olan doktorlar ve Kosova kamu hastanelerinde çalışan diğer çalışanlar arasında yürütülmüştür. Anket Kosova'daki 6 kamu hastanesinde ve 1 üniversite hastanesinde çalışan toplam 274 hastane çalışanı arasında uygulanmıştır. Bu anketten elde edilen veriler iki ortalama arasındaki farkın önemlilik test, (t-testi), tek yönlü varyans analizi (F testi) ve korelasyon analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular, Kosova devlet hastanelerindeki düşük profesyonel yönetim düzeyini göstermektedir. 1'den 5'e kadar olan bir değerlendirme ölçeğinde, sağlık yönetiminde yapılan çalışmaya göre, düşük bir profesyonel hazırlık ortalaması (2.21) belirlenmiştir. Çalışanların yetkilendirilmesi konusunda, bu çalışma Kosova devlet hastanelerindeki yetkilendirme seviyesinin tatmin edici düzeyde olduğunu göstermektedir (3.76). Kosova'da sağlık hizmetleri konusunda ciddi bir istatistiksel veri eksikliği olduğundan, bu araştırmanın bulguları sağlık yönetimi alanında çeşitli çalışma amaçları için kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Profesyonel Yönetim, Yetki, Kamu Hastaneleri, Sağlık Yönetimi

Anar'ın eserlerinin sentaks açısından incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Türk Dili Bilim Dalı
Bu çalışmada Anar'ın yazmış olduğu eserleri, sentaks açısından değerlendirilmiştir. Çalışmanın temel amacı, Anar'ın eserlerinden hareketle Türkçenin sentaks yapısında kelime gruplarının, cümlelerin ve cümle öğelerinin özelliklerini ortaya koymaktır. Çalışmada Türkçenin sentaks yapısı ile ilgili olarak önceden yazılan eserler temel çerçeve olarak kabul edilmiştir. Farklı kaynaklar ve eserlerden örnekler de değerlendirilerek bir sınıflama yapılmış ve yazarın üslubunu daha derinden anlamak amacıyla, belirli bölümlerde Azerbaycan Türkçesinin sentaks yapısı ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışma Anar'ın özellikle, yazmış olduğu hikâyelerinden alınan örneklerden hareketle, kelime grupları, cümle türleri ve cümlenin öğeleri ile ilgili tespitler yapmayı amaçlayan metin merkezli bir çalışmadır. Çalışma Giriş kısmı ve dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci kısmında Anar ve incelediğimiz eserler ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bu eserlerin seçilme sebebi anlatılmaya çalışılmıştır. Eserin ikinci bölümünde Türkçenin sentaks yapısı ile ilgili yazılan kaynak eserler, makale ve tezlerden hareketle, kelime grupları ve onların yapısını ortaya konmuş ve bu durumlar eserden seçilen örneklerle somutlaştırılmıştır. Üçüncü bölümünde cümle ve cümle türleri ile ilgili belirlemeler yapılmıştır. Dördüncü bölümde cümle ögeler tek tek genel özellikleriyle tanıtılmış ve incelemenin tamamı eserlerden örneklendirilmiştir. Son olarak incelemeden elde edilen sonuçlar ve eserde yararlanılan kaynaklara yer verilmiştir.

Androıd tabanlı hastane uygulaması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Günümüzde akıllı telefonların ve tabletlerin kolay kullanımı nedeni ile çok kişi tarafından tercih edilir hale gelmiştir. Bu nedenle, yapılan bu çalışmada android tabanlı hastane uygulaması geliştirilmesi amaçlanmıştır. Android uygulamasını geliştirmek için Java, veritabanı yönetimi için mysql, veritabanı ve Android uygulaması arasında haberleşme için ise php kullanmıştır. Geliştirilen uygulama ile hastalar aşağıda verilen dört hizmetten yararlanabilecektir; Randevu hizmeti : hastanın cep telefonuna kurulan uygulamamız üzerinden hastaneye gitmeden internet aracılığı ile randevunu alınabilmektedir. Sıra sorgulama hizmeti : hastanın muayeneye gideceği gün sıra numarası ve muayene saati bilinebilmektedir. Dosya indirme hizmeti : hastanın analiz sonucu veya raporu hastane sunucusundan indirilebilmektedir. Dosya yükleme hizmeti : hastanın belgeleri hastane sunucusuna yüklenebilmektedir. Anahtar Kelimeler: Android, Otomasyon, PHP, MySQL