Thesis Search




SEARCH RESULTS

Animasyon∕canlandırma filmlerinin mesajları üzerine göstergebilimsel bir analiz: Kırgızistan örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Gazetecilik Bilim Dalı
XXI. yüzyılın küreselleşmenin himâyesi altında geçtiğinde şüphe yoktur. Sosyal bilimlerde küreselleşme üzerine kimi zaman zıt düşüncelerin söylendiği bilinmektedir. Küreselleşmeyi kimi olumlu değerlendirirken, kimi de onun olumsuz taraflarına daha çok işaret etmektedir. Günümüzde küreselleşme dünyanın farklı ülkelerini etkisi altında bulundurarak en uzak yerlerine bile yavaş yavaş sızmaktadır. Küreselleşmenin etkilerine maruz kalmayan yok diyecek kadar az sayıda ülke bulunmaktadır. Küreselleşme sürecinin belirtileri arasında Batı kültürünün, biliminin, hayat tarzının hegemonyası; merkezi bir denetim sistemine dahil edilen iletişim araçlarının yaygınlaşması; uluslararası şirketlerin milli mali ve finansal kuruluşlarını denetim altına alması; dünyada hâkim ideoloji olarak liberal demokratik ekonomik sisteminin kabul edilmesi ve buna benzer diğer faktörler yer almaktadır. Ayrıca, kültürün metalaştırılarak kullanılması sonucunda kültür endüstri fenomeni ortaya çıkmıştır. Kitle iletişim araçlarını denetimi altında tutan şirketler kendi değerlerini onların aracılığıyla yayarak yaygınlaştırmaktadırlar. Egemen ideoloji temelinde benzer içeriğe sahip medya mesajları insanların düşünce tarzlarını biçimlendirmeye yöneliktir. Sanattan başlayarak sinemaya kadar tüm kültür ürünleri belli standartlara göre üretilerek homojenleşmeyi beraberinde getirmişlerdir. Bu manipülasyonların sonucunda farklı toplumlarda kültürel homojenleşme söz konusu olmaktadır. Kültürel bir araç olan canlandırma filmlerinde sunulan mesajların çocuk izleyiciler tarafından filtrelenmeden direk bilinçaltına yazıldıkları bilinmektedir. Bundan dolayı, canlandırma filmlerinde sunulan ideolojik mesajların çözümlenmesi gerekmektedir. Doktora tez çalışmasının asıl amacı canlandırma filmlerinde çocuk izleyicilere küreselleşme bağlamında hangi kültürel kodlarının iletildiğini, hangi düşünce biçiminin ve yaşam tarzının sunulduğunu ortaya çıkarmaktır. Bu araştırmada uygulama bölümü iki kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda örneklem olarak 2017-2018 yıllar arasında yayınlanan Ferdinand, The Grinch (Grinç), Coko (Koko), Next Gen (Yeni Jenerasyon), Hotel Transilvanya 3: Summer Vacation (Otel Transilvanya: Yaz Tatili), Ralph Breaks the İnternet (Ralph ve İnternet), ????????? ????????: ?????? ? ??????? (Kaçırılan Prenses: Ruslan ve Ludmila), İnceribles 2 (İnanılmaz Aile 2), Drôles des Petites Bêtes (Böceklerin Gizli Hayatı), ??? ???????? ? ?????????? ???????? (Üç Bahadır: Tahtın Varisi) filmlerin göstergebilimsel çözümlenmesi yapılmıştır. Çalışmanın amacına uygun gelen kadrolar seçilerek Barthes'in modelinde yer alan düz anlam, yan anlam ve mit üçlemesine göre çözümlenmiştir. Göstergebilimsel analiz yapıldıktan sonra kategoriler şu şekilde belirtilmiştir: iktidar ilişkileri ve liberal sistem; kapitalist değerlerin sunulması; teknoloji, seçkinlik ilişkisi ve gözetim; transhümanizm ve hümanizm; iyilik ve kötülük arasında doğal sınırın kaldırılması; din ile alakalı imgelerin sunulması; ge

Ankara ili Ayaş ilçesinde domates yetiştiriciliğine yer veren tarım işletmelerinin etkinlik analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Ayaş ilçesinde domates üreticilerinin teknik etkinliği, veri zarflama analizi ve stokastik sınır analizi yöntemleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Tabakalı rastgele örnekleme tekniği kullanılarak 77 domates üreticisi seçilmiştir. Veriler, yüzyüze anket yöntemiyle işletmelerden toplanmıştır. Üreticilerin karşılaştığı domates üretim sorunları hastalık %22,4, düşük işgücü %20,0, girdi maliyeti %17,7 ve sulama suyuna erişim %16,9 olduğu saptanmıştır. Domates üreticilerinin karşılaştığı pazarlama sorunlarını birinci sırada domateslerin satış noktasına taşıma maliyeti %39,9 ve ikinci sırada domateslerin düşük satış fiyatı %38,6 ortaya koyumulmuştur. Stokastik sınır analizinde teknik etkinliği %55,55 iken, veri zarflama analizinde %86,43 olarak bulunmuştur. Stokastik sınır analizi, çıktıdaki yönetsel ve şanstan gelen değişiklikleri ayırır, bu nedenle veri zarflama analizi yaklaşımına kıyasla daha düşük etkinlik puanı elde edilmiştir. Stokastik sınır analizinin sonuçlarına göre; işgücü, arazi, fide, hayvan gübresi, kimyasal gübresi, pestisitler, sulama ve traktör harcamalarını içeren tüm üretim faktörlerinin, üretimi etkilemede istatistiksel olarak önemli olduğu bulunmuştur. Ayrıca, çiftçinin örgün eğitimi, tarımsal kredi kullanımı ve tarımsal örgütlerine üyelik teknik etkinlik değişiklikleri etkilemekte istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.

Ankara ili soğan ekim alanlarındaki virüslerin tesbiti ve en yaygın virüse karşı soğan çeşitlerinin reaksiyonunun belirlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Ankara ili, yılda 500.000 ton civarındaki üretimi ile Türkiye'nin en büyük soğan (Allium cepa L.) üretim alanıdır. 2018'de Beypazarı, Ayaş, Polatlı, Haymana ve Sincan (Temelli) ilçelerindeki tarlalardan virüs enfeksiyonu belirtileri gösteren ve göstermeyen toplam 210 soğan ve 15 yabancı ot örneği toplanmıştır. Örnekler DAS-ELISA ve RT-PCR ile Leek yellow stripe virus (LYSV), Onion yellow dwarf virus (OYDV), Garlic common latent virus (GarCLV) ve Cucumber mosaic virus (CMV) ve sadece RT-PCR ile Shallot latent virus (SLV)'ye karşı test edilmiştir. DAS-ELISA sonuçlarına göre sadece soğan örneklerinde %5.24 oranında virüs enfeksiyonu tespit edilmiştir. Moleküler testlemeler de ise soğan örneklerinin %12.38 oranında LYSV, OYDV, GarCLV ve CMV etmenleri ile enfekteli olduğu saptanmıştır. Testlenen hiçbir soğan örneğinde SLV tespit edilmemiştir. Yabancı ot örneklerinde ise test edilen virüslere rastlanılmamıştır. Filogenetik, nükleotid ve amino asit sekans benzerliği analizleri sonuçlarına göre, Türk izolatları, hem coğrafi olarak Türkiye'ye yakın hem de uzak ülkelerdeki izolatlar ile kümelenmiş ve yüksek benzerlik oranları göstermişlerdir. Elde edilen Türk izolatlar dizileri herhangi bir rekombinantlık tespit edilmemiştir. Türkiye'de yaygın olarak yetiştirilen 15 soğan çeşidinin LYSV enfeksiyonlarına karşı reaksiyonlarının belirlenmesi amacıyla LYSV-12.6Po izolatı seçilmiş ve mekanik inokulasyon çalışmalarında bu izolat kullanılmıştır. Çeşitlerin göstereceği reaksiyonların istatistiksel olarak belirlenmesi amacıyla tesadüf parselleri deneme deseninde, 3 tekerrür ve her tekerrürde 30 bitki ve kontrol bitkileri kullanılarak deneme planı yapılmıştır. İnokule edilmiş bitkilerde yaprak malformasyonu ve gelişme geriliği gibi simptomlar gözlenmiştir. İnokulasyondan 12 hafta sonra bitkilerin virüse karşı reaksiyonlarının belirlenmesi için sökülmüş ve beş gelişme parametresi (bitki ağırlığı, bitki uzunluğu, kök uzunluğu, soğan yumru çapı ve yaprak sayısı) kullanılarak ölçümler yapılmış ve t-testi ve Duncan çoklu alan testi, (DMRT) istatistik test metodları ile analizler tamamlanmıştır. Şampiyon ve Perama LYSV-12.6Po'ya en tolerans çeşitler olarak belirlenmiştir. Yapılan analiz sonuçlarına göre, bu çeşitler, ele alınan parametrelerin üçünde, diğer çeşitlerden, daha iyi performans göstermişlerdir.

Ankara koşullarında hindi merasının otlatma süresince ot kalitesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Bu araştırma Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Haymana Araştırma ve Uygulama Çiftliğinde 2 dekarlık bir arazi üzerinde 3 farklı mera karışımı; 1. Karışım: %40 Kılçıksız Brom – Bromus inermis + %20 Yonca- Medicago sativa + %40 Gazal boynuzu – Lotus corniculatus; 2. Karışım: %40 Yüksek Çayır Yumağı - Festuca pratensis + %20 Yonca- Medicago sativa + % 40 Gazal boynuzu - Lotus corniculatus; 3. Karışım: %40 Domuz Ayrığı - Dactylis glomerata + %20 Yonca - Medicago sativa + %40 Gazal boynuzu - Lotus corniculatus) 3 tekrarlamalı olarak hazırlanmıştır. Denemede tesis edilen mera, dönüşümlü olarak 11 haftalık Amerikan bronz hindi palazları tarafından 100m2\1 parsele 6 erkek hindi palazı olacak şekilde Ağustos – Ekim arasında 3'er aylık dönemde otlatılmıştır. Araştırmada mera otunda kalite parametreleri olarak; ADF, NDF, ADL, TDN, DMI, DMD, RFV ve Ham protein oranları bakımından uygulamalar arasında farklılık olup olmadığı incelenmiş ve baz uygulamalar arasında istatistiki açıdan önemli farklılıkların olduğu belirlenmiştir.

Ankara umut evlerinde kalan bireylerin aktivite-rol katılımı açısından ergoterapi modeline göre incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Bu çalışma Ankara Umut Evleri ve Saray Rehabilitasyon Merkezi'ndeki evlerden İnsan Aktivite Modeli'ne (MOHO) göre veri toplayarak aktivite performansının incelenmesi amacıyla planlandı. Çalışmaya Umut Evleri'nde kalan 14 mental problemli kişi (Çalışma grubu) ve Saray Rehabilitasyon Merkezinde kalan 14 mental problemli kişi (Kontrol grubu) dâhil edilmiştir. Mental problemleri olan bireylerle ilgili faktörler ve sosyodemografik özellikleri bilgi toplama ile değerlendirilmiştir. Aktivite-Rol performansı değerlendirmesi İnsan Aktivite-Rol Modeli Tarama Aracı (MOHO) ile evlerin değerlendirmesi Konut Çevresel Etki Anketi (KÇEA) ile yapılmıştır. Umut evi ve Saray Rehabilitasyon Merkezinde çevre sonuçları toplam olarak incelediğinde istatistiksel olarak farklı bulunmuş (p<0,05), daha ileri yapılan istatistiksel değerlendirmelerde ise iki konaklama arasında istatistiksel olarak bir fark bulunmamıştır (p>0.05). İARMTA ölçeğinin alt ölçeklerine bakıldığında, gruplar arasında İletişim ve Etkileşim Becerileri ve Motor Becerileri alt ölçekleri ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0,05). Motivasyon, Patern, Süreç Becerileri ve Çevre alt ölçekleri ortalamaları arasında ise istatistiksel olarak Umut Evi lehinde anlamlı bir fark bulunmuştur (p<0,05). Sonuç olarak; Mental problemleri olan bireylere izole edilmeden toplum içinde yaşayan bir birey olma konusunda gerekli desteklerin verilmesi ve çevre ayarlamaları için, Ergoterapi Biliminin İnsan Aktiviteleri-Rol Modelini kullanarak daha fazla çalışma yapılması gerektiği ortaya çıkmıştır.

Ankara, Kırıkkale ve Çankırı illerinden toplanan çiğ keçi sütlerinde bazı antibiyotiklerin varlığının araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Gıda değeri olan hayvanlarda kullanılan antibiyotikler, halk sağlığı açısından gıdalarda kalıntı sorununa yol açabilir. Bu durum da insan sağlığı açısından önemli sorunlarına neden olabilir. Gıda değeri yönüyle önem taşıyan ürünlerden biri olan çiğ süt, eser miktarda da olsa antibiyotik içermesi muhtemel gıdalardan birisidir. Bu çalışmada Ankara, Çankırı ve Kırıkkale'de satışa sunulan çiğ keçi sütü örneklerinde; hayvanlarda en sık kullanılan beş antibiyotik grubu içerisinden birer etken madde seçilmiş (enrofloksasin, sülfametoksazol, tilosin, penisilin G, oksitritrasiklin) ve bu maddelerin sütteki kalıntı seviyelerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla; bir yıl içerisinde ve iki farklı dönemde olacak şekilde, keçi sütü yetiştiricilerine ait işletmelerden 150 adet çiğ keçi sütü toplanmış ve HPLC yöntemi ile belirtilen antibiyotikler yönüyle analizleri gerçekleştirilmiştir. Enrofloksasin, sülfametoksazol, tilosin, penisilin G ve oksitetrasiklin için alıkonulma zamanları sırasıyla 7,9; 9,7; 11,5; 5,4; 7,3 dk. olarak; LOD değerleri ise sırayla 1,47; 0,8; 7,51; 2,69; 8,89 µg/L ve LOQ değerleri ise sırasıyla 4,47; 2,44; 22,78; 8,16; 26,96 µg/L olarak bulunmuştur. Yapılan analizler sonucunda da keçi sütü numunelerinde herhangi bir antibiyotik kalıntısı tespit edilememiştir. Keçilerin diğer süt veren hayvanlara göre hastalıklara direncinin daha yüksek olması, dolayısıyla da bu hayvanlarda antibiyotik kullanımının daha düşük olmasının bu sonuca ulaşılmasına sebep olduğu öngörülmektedir.

Ankara'da ambulansların en uygun konumlarını bulmak için bir CBS çözümü

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Ambulans hizmeti günümüzün sağlık sisteminde özellikle yolda bir kaza olduğunda veya hastanın hastanede taşınması zor olan bir yerde olduğunda çok önemlidir. Bir hastayı hastaneye nakletmek kolay gibi görünmektedir ancak gerçek durumlarda, trafik yoğunluğunun yüksek olduğu ve hastaneden uzak bölgelerde özellikle yoğun saatlerde oldukça zor olmaktadır. Ancak, Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) bu soruna bir çözüm sunar ve dünyadaki diğer ülkelere uygulanır. Bu çalışmada, Ankara'da ambulans hizmeti için ağ analiz aracıyla CBS çözümü kullanılmıştır. Amaçı acil müdahale için en uygun ambulans yerini bulmaktır. Bu çalışma, acil sağlık hizmetlerini iyileştirmek için bölgeye kaç ambulans istasyonunun eklenmesi gerektiğini ve acil müdahale gerektiren dış hastaya ambulans göndermesi gereken en yakın hastaneyi de analiz edecektir. Bu çalışmada analiz bölümü için kullanılan veri, Ankara'daki devlet hastaneleridir ve bulundukları gerçek yerler itibariyledir. Seçilen tüm hastanelerin adı ve adresi, uygulamada ağ veri kümesi olarak tanınması için Microsoft Excel'e csv dosya formatı olarak kodlanmıştır. Analiz üç farklı aşamadan oluşur ve ArcGIS uygulaması kullanılarak yapılır. Analiz sonuçlarının alınmasından sonra ambulans hizmetinin daha da iyileştirilmesi için ek istasyonlar önerildi. Bu çalışmanın sonucu, Ankara'nın acil sağlık hizmetlerine katkıda bulunabilir ve diğer şehirlerde de uygulanabilir.

Ankara'da çiğ karaciğerde hepatit E virüsünün saptanması.

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Hepatit E virüsü, karaciğerde akut viral inflamasyona neden olan bir Hepatit E virüsü, karaciğerde akut viral inflamasyona neden olan bir RNA virüsüdür. Enfekte hayvansal ürünlerin tüketimi yoluyla bulaşabilir. Türkiye'de hepatit E virüsünün, hayvansal ürünlerin tüketilmesi ile bir bulaş kaynağı olabileceği ile ilgili yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bunun için Ankara'da tüketilmek üzere satılan hayvanların karaciğerlerinde hepatit E virüsü RNA'sı içerip içermediğini bulmayı amaçladık. Mezbaha ve Kasaplardan toplam 65 karaciğer örneği toplandı (22 koyun örneği ve 43 inek örneği). Daha sonra viral RNA izolasyonu, cDNA sentezi yapıldı. GAPDH dahili kontrolü ve HEV pozitif standardı kullanılarak tüm numuneler için gerçek zamanlı PZR yapıldı. Bu örneklerde hepatit E virüsü RNA'sı saptanmadı. Bu sonuçlar, numune toplama döneminde kesim öncesi hayvanların sağlıklı olmasıyla açıklanabilir ya da hayvanlara HEV bulaşmış ama iyileşmişler, bu nedenle karaciğerin kesimden çok önce HEV RNA'sından arınmış olduğu düşünülebilir. Veya RNA miktarı, gerçek zamanlı PZR reaksiyonu için kullanılan standardın 1.25 x 102 IU/mL'sinden daha az olabilir. Bu sonuçlarla Ankara'da örnek toplama sürecinde koyun ve sığır karaciğerlerinin hepatit E virüsü ile enfeksiyon kaynağı olmadığını söyleyebiliriz. Türkiye'de HEV yüksek seroprevalansı göz önünde bulundurulduğunda, yine de nedeni olabilecek diğer olası kaynakların araştırılmasına ihtiyaç vardır. Ayrıca yiyeceklerin iyi pişirilmesi ve önleyici tedbirlerin alınması ve hayvanlarda enfeksiyonun kontrol altına alınması gerekmektedir.

Ankara'da iki aile sağlığı merkezi'ne başvuranlarda reçetesiz ilaç kullanımı sıklığı ve ilgili faktörlerin değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Bu çalışmada Ankara'da iki aile sağlığı merkezi'ne başvuranlarda 18 yaş üstü reçetesiz ilaç kullanımı sıklığı ve ilgili faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, tanımlayıcı tiptedir. Gölbaşı Toplum Sağlığı Merkezi'ne bağlı Seğmenler ve 1 No'lu Aile Sağlığı Merkezleri'ne herhangi bir nedenle başvuran 18 yaş üstü kişiler üzerinde yapılmıştır. Çalışmaya toplam 144 kişi gönüllü olarak katılmıştır. Görüşmeler 2 Mart 2015'da başlayıp 13 Mart 2015'da sona ermiştır. Araştırmada veri kaynağı olarak kullanılan anket formu; iki bölüm ve 28 sorudan oluşmaktadır. Anket formları yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri SPSS 20,0 paket programı ile yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerle birlikte istatistiksel yöntem olarak Ki-kare testi kullanılmıştır. Veriler; ortalama(±), standart sapma, frekans dağılımı ve yüzde olarak sunulmuştur. İstatistiksel anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılanların %58,2'si kadın ve 47,8'si erkektir, %78,5'i evli, çoğunluğu ev hanımı ve lise mezunudur. Katılımcıların yaş ortalaması 38,4±12,7, ortancası 36,5 olarak bulunmuştur. Kişilerin yarısından fazlasının evlerinde ilaç bulundurduğu, bu ilaçların en çok ağrı kesici-ateş düsürücü olduğu ve bu ilaçların doktordan, tanıdıklardan ve eczacıdan temin edildiği saptanmıştır. Kişilerin çoğunun(%65,7) hasta olduklarında ilk olarak doktora başvurduğu, yarısından fazlasının doktora danışmadan ilaç kullanmadığı, doktora danışmadan en çok kullanılan ilacın ağır kesici-ateş düşürücü olduğu gözlenmiştir. Katılımcıların onda birinden fazlasının yakınların tavsiyesiyle ilaç kullandığı ve beşte birinin kendisine iyi gelen ilacı başkasına tavsiyede bulunduğu saptanmıştır. %23,2'i reçetesiz ilaç kullanımını doğru bulduğunu belirtmiştir. Kişilerin dörtte birinin ilacın yan etkilerini yaşadığı, dörtte üçünün yan etki yaşadığında doktora başvurduğu, %33,9'unun ilacın prospektüsünü okumadığı saptanmıştır. Kişilerin yarısından fazlasının ilacın tavsiye edilen dozunu okuduğu saptanmıştır. Katılımcıların dörtte üçünden fazlasının reçetesiz ilacı kullandıktan sonra iyileştiği, doktora gitmeye vakit bulamama, muayene ve tetkik ücret vermek istememe ve daha önceki benzer durumlarda doktorun vermiş olduğu ilacı kullanma gibi nedenlerden dolayı reçetesiz ilaç kullanımının arttığı saptanmıştır. Öneriler: Doktor ve eczacı tarafından hastalara ilaçların nasıl, hangi dozda, hangi sıklıkta, ne kadar süre kullanılacağı ve hangi koşullarda saklanacağı tam olarak anlatılmalı ve anlatılanlar hastalar tarafından eksiksiz olarak uygulanmalıdır.

Ankrajlı ve fore kazıklı iksa duvarlarının deprem davranışının şartnameler ve sonlu elemanlar yaklaşımına dayalı yöntemler ile incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Günümüzde şehirlerde nüfus yoğunluğunun giderek artması ve inşaat alanlarının kısıtlı olması nedeniyle, yapılarımız büyük oranda çok katlı olarak inşa edilmeye başlanmıştır. Bu durum aynı zamanda yapı temellerin daha derinde olması anlamına gelmektedir. Özellikle kentsel yerleşim alanlarında inşaat sahasının kısıtlı olması ve çevrede başka yapıların varlığı, düşey kazı çalışmaları yapılmasına neden olmaktadır. Bu durum kazıların fore kazıklı perde, palplanş, zemin ankrajı gibi yapısal elemanlar ile desteklenmesi gereksinimini ortaya çıkarmaktadır. Proje kriterlerine bağlı olarak bazı durumlarda geçici iksa sistemleri tasarlanabilmekte ancak pek çok durumda da kalıcı iksa sistemleri ile çözümler üretilmektedir. Bu sistemler, uzun yıllar boyunca zeminleri destekleyecek şekilde projelendirilmektedir. Uzun bir kullanım ömrü olması dolayısıyla bu süreçte bir deprem etkisi ile karşılaşabilmektedir. Yapı ve zemin etkileşiminin de ön plana çıktığı destekli iksa sistemlerinin depreme karşı tasarımı da oldukça karmaşık bir geoteknik mühendisliği konusu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma kapsamında farklı özelliklere sahip zeminlerde yapılacak ankrajlı destekleme sistemlerinin depreme karşı tasarımının yapılmasında hâlihazırda yürürlükte olan yönetmelikler doğrultusunda analizler yapılmış, elde edilen sonuçlar sonlu elemanlar yöntemine dayalı bir yazılım ile elde edilen bulgularla karşılaştırılarak kıyaslamalı olarak değerlendirilmiştir. Bu tez çalışması kapsamında TDY-2018 kapsamında yer alan toprak dayanma (istinat) yapılarının depreme karşı tasarımı ile ilgili kriterler incelenerek Avrupa Tasarım Kodu (EuroCode-8) ile karşılaştırılmıştır. Karşılaştırmalar, bir takım parametrik analizler üzerinden gerçekleştirilmiştir. Yapılan parametrik çalışma sonuçları karşılaştırma amaçlı tablolar ve şekillerde sunulmuştur. Çalışmanın ikinci aşamasında daha önceden tasarımı yapılmış ve uygulanmış bir ankrajlı iksa projesi üzerinde TDY-2018 kriterleri doğrultusunda deprem tasarımı yapılmıştır. Bununla birlikte örnek iksa sistemi, iki boyutlu sonlu elemanlar yazılımı olan PLAXIS 2D (v.8) ile modellenerek bulgular elde edilmiştir. Analizler statik ve dinamik olarak iki aşama halinde gerçekleştirilmiştir. Dinamik analizlerde inceleme alanına ait PEER (Pacific Earthquake Engineering Research Center) web sitesinden gerçek deprem kayıtları 2018 Türkiye Deprem Yönetmeliğinde (TDY-2018) tarif edilen esaslara uygun olarak iksa sistemlerine etki ettirilmiştir. Sonlu elemanlar yöntemine dayalı olarak elde edilen yanal toprak basınçları, 2018 Türkiye Deprem Yönetmeliği başta olmak üzere çeşitli şartnamelerde iksa duvarları için önerilen veya hesaplanabilen değerler ile karşılaştırılmış olup elde edilen sonuçlar doğrultusunda TDY-2018 kapsamında iksa sistemlerinin deprem davranışı ile ilgili esasların geliştirilebilmesi hedeflenmiştir.

Anlaşmazlıklarımızı Çözebiliriz çatışma çözümü eğitim programının sonuçları: Batı Trakya ilköğretim örneklemi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Psikoloji Bilim Dalı
Bu çalışmanın temel amacı, Anlaşmazlıklarımızı Çözebiliriz çatışma çözümü eğitim programının etkililiğini, Yunanistan Batı Trakya Azınlığı ilköğretim örneklemi üzerinde sınamaktır. Sözkonusu eğitim ile öğrencilere arkadaşları ile yaşayabilecekleri anlaşmazlıkları yapıcı yollar ile çözme becerilerinin kazandırılması, duygu düzenleme becerilerinin geliştirilmesi, sosyal davranış becerilerinin artırılması ve davranış sorunlarının azaltılması hedeflenmiştir. Araştırmada ön-test son-test konrol gruplu araştırma deseni kullanılmış olup, uygulama grubu 103; kontrol grubu ise 74 öğrenciden oluşmuştur. Toplam 21 oturumdan oluşan eğitim kapsamında uygulama grubundaki öğrencilere duyguları tanıma, öfke kontrolü, empati ve yapıcı çatışma çözümü eğitimi verilmiştir. Kontrol grubundaki öğrencilere ise böyle bir eğitim verilmemiştir. Eğitimin öncesinde ve sonrasında her iki gruptaki öğrencilerin çatışma çözme becerileri, duygu düzenleme becerileri, sosyal davranış becerileri ve davranış sorunu düzeyleri ölçülmüştür. Bulgular, Anlaşmazlıklarımızı.Çözebiliriz .çatışma çözümü eğitim.programının öğrencilerin yapıcı.çatışma çözme becerileri, duygu düzenleme becerileri ve sosyal davranış becerilerini artırdığını; davranış sorunu düzeylerini ise azalttığını göstermiştir. Anahtar kelimeler: Çatışma çözümü eğitimi; duygu düzenleme; sosyal davranış; davranış sorunu; Batı Trakya

Anomaly based detection of DDoS attack using discrete transform and machine learning techniques

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Dağıtılmış Hizmet Reddi (DDoS) saldırıları, internetteki herhangi bir çevrimiçi hizmet için ciddi bir tehdittir. Diğer geleneksel tehditlerin aksine, DDoS HTTP GET sel saldırısı, kurbanını kullanılmayan ağ trafiğiyle sel tarafından herhangi bir çevrimiçi hizmetin etkin bir şekilde inkar edilmesi için meşru HTTP istek mekanizmasını kullanabilir. Bu yazıda DDoS HTTP GET isteklerini ve yasal isteklerin davranışsal özelliklerin bir kombinasyonunu kullanarak ayırt edilmesine yönelik yeni bir anomaliye dayanan teknik tanıtılmaktadır. Seçilen ana özellikler, istenen nesnelerin çeşitliliği, istenen tüm nesneler için oranlar talep edilmesi ve istenilen nesne için en yüksek frekansla talep oranıdır. Bu parametreler önerilen sistemde etkin ayrımcılık için birlikte kullanılacak önerilen özellikler olarak seçilmiştir.

Anomaly based network intrusion detection using machine learning

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Telekomünikasyon Bilim Dalı
Dünyanın internete bağımlılığı son 20 yıldır keskin bir şekilde artmaktadır; ve bu yıl pandemiden dolayı neredeyse her türlü yaşam internete taşınmış durumdadır. Buna paralel olarak, internette gerçekleşen saldırı sayıları ve suç faaliyetleri de sürekli olarak artmaktadır. Suçlulara karşı ağ altyapısını korumak üzere çeşitli güvenlik sistemleri uygulanmaktadır. Kullanılan en popüler güvenlik sistemlerinden biri ağ saldırı tespit sistemidir (NIDS). Bu sistem imza tabanlı veya anomali tabanlı olabilmektedir. İmza tabanlı ağ saldırı tespit sistemleri bilinen saldırıların önlenmesinde etkili olmalarına rağmen sıfır-gün saldırılarında etkisizdir. Yeni saldırıların tespit edilmesinde anomali tabanlı sistemlerin etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bu çalışmada, ağ anomalilerinin tespitinde makine öğrenimi teknikleri kullanılmıştır. Bu amaçla referans veri seti CSE-CIC-IDS2018 kullanılmıştır. Bu set ön-işleme tabi tutulmuş ve önemli öznitelikler rasgele orman regresyon algoritması ile belirlenmiştir. Ayıklanarak düzenlenen veri seti seçilen özniteliklerle sekiz farklı makine öğrenimi algoritmasında kullanılmıştır. Gerçekte 80 olan öznitelik sayısının 17'ye düşürülmesiyle makine öğrenimi algoritmalarının başarı oranları şu şekilde elde edilmiştir: Naif Bayes 36%, QDA 50%, Rasgele Orman 94%, ID3 94%, AdaBoost 94%, MLP 77%, En Yakın K Komşu 95% ve Hızlandırılmış Gradyan 95%.

Anomaly detection in industry 4.0 environment

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2021 Diğer
Fabrikada üretim devamlığı süreçlerinin sürekliliği esastır, çünkü istem dışı duruş ürün teslimatında gecikmeye, maliyetli bakım ücretlerine, memnun olmayan müşterilere vb. neden olabilir. Bu yüzden, olası hataların önceden tespit edilmesi ve zamanında uygun aksiyonların alınması gerekmektedir. Sorunu çözmenin geleneksel yolları vardır. Bununla birlikte, üretim biriminin boyutu büyüdükçe sıkıcı, zaman alıcı ve daha az güvenilir oldukları kanıtlanmıştır. Dolasıyla, bu sorun endüstri 4.0'ın fabrika otomasyonuna zeka katarak çözmeye çalıştığı sorunlardan biridir. Endüstri 4.0 ortamında, gelecekteki arızaları tahmin etmek için veriler toplanır ve analiz edilir. Endüstri 4.0 teknolojilerini kullanmanın bilinen faydaları olmasına rağmen, birçok şirket bunları benimsemekte zorlanmaktadır. Bunun arkasındaki temel nedenlerden biri, kademeli olarak akıllı üretime geçmelerine yardımcı olacak net bir kılavuza sahip olmamalarıdır. Bu boşluğu doldurmak için değerlendirme modelleri konusu ile ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Bununla birlikte, bu çalışmaların çoğu, genel olarak endüstri 4.0 teknolojilerinin benimsenmesi için yöntemler, kılavuzlar ve olgunluk modelleri geliştirmeye odaklanmıştır. Üretimde başarının anahtarı olduğuna inanılan bakım stratejileri üzerine fazla çalışma yoktur. Bu nedenle, bu çalışma akıllı bir bakım olgunluk modeli geliştirerek bu boşluğu doldurmaya çalışmaktadır. Geliştirilen model, bir vaka çalışmasıyla dört şirkete uygulanmıştır. Anomali sezinleme konusunda literatürde de pek çok çalışma yapılmıştır. Ancak, çoğu, endüstri 4.0 spesifikasyonlarının kullanılmasını gerektiren endüstrideki yeni eğilimi hesaba katmadan istatistiksel ve makine öğrenimi tekniklerini kullanmıştır. Bu çalışma, endüstri 4.0 vizyonuna uygun olarak anomali sezinleme için son teknoloji makine öğrenimi tekniklerini araştırıp uygulayarak boşluğu doldurmaya çalışacaktır. Özellikle bu çalışma, endüstri 4.0 ortamında akıllı bakım uygulamasına odaklanmaktadır.

Anomaly detection in software-defined networking using machine learning

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Son yıllarda, bilgisayar ağlarını daha esnek bir hale getirmeyi amaçlayan Yazılım Tanımlı Ağ yaklaşımı ortaya çıkmıştır. Google'ın iç ağındaki Yazılım tanımlı ağ uygulaması, Yazılım Tanımlı Ağ (SDN) yaklaşımının kullanışlılığını ve gelecek vadeden bir teknoloji olacağını kanıtlamasına rağmen güvenlik konusu göz ardı edilemeyecek hayati bir sorundur. SDN mimarisinde, Veri Düzlemini Kontrol Düzleminden ayrıldığı için saldırganlar artık üç düzlemden herhangi birinden ağa saldırabilirler. Makine öğrenimi algoritmaları, bilgisayar ağlarına yapılan saldırıları ve izinsiz girişleri tespit etmede kullanılan yöntemlerdir ve Yazılım Tanımlı Ağlar için de kullanılabilir. Bu çalışmada Yazılım Tanımlı Ağlarda anomali tespiti için yeni bir test ortamı oluşturulmuştur. Oluşturulan test ortamının POX denetleyici, POX içerisinde geliştirilmiş bir IDS modülü ve eğitilmiş makine öğrenimi algortiması gibi çeşitli bileşenleri vardır. Sistem OpenFlow anahtarı tarafından gönderilen akış istatistiklerini inceleyerek bu akışa ait yararlı ya da zararlı kararını verir. Zararlı bir akış tespit edilmesi durumunda Yazılım Tanımlı Ağ denetleyici saldırganın ağ ile iletişiminin kesilmesi için anahtara akış düzenleme mesajı gönderir. Geliştirilen test ortamının doğrulanması için ping saldırısı uygulandı ve zararlı akışların sistem tarafından başarıyla tespit edilerek engellendiği görüldü. Elde edilen deneysel sonuçlar, makine öğrenimini kullanarak, Yazılım Tanımlı Ağlarda akış tabanlı anomali tespitinin gerçekleştirilebileceğini göstermektedir.

Antalya ilindeki besi sığırı işletmelerinin yapısal özellikleri üzerine bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu çalışma, Antalya ilindeki besicilik faaliyetleriyle ilgili olarak mevcut durumu ortaya koymak ve çözüm önerileri üretmek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla, çeşitli ilçelerde bulunan ve Kırmızı Et Üreticileri Birliği'ne üye olan işletmeler ve bu işletmelerde yetiştirilen besi sığırları materyal olarak kullanılmıştır. Hazırlanan anket yardımıyla yetiştiricilerin eğilimi ve motivasyon kaynakları ile barınak özellikleri, yem kaynakları, yem kullanımı, ürün-girdi fiyatları gibi konularda işletmeleri tanımlayıcı bilgiler elde edilmiştir. Anket uygulanan işletme sahiplerinin genellikle uzun süredir besicilik yaptıkları, ancak bu süre içinde besicilikle ilgili eğitimlere katılma konusunda yetersiz kaldıkları belirlenmiştir. Besiciler arasındaki örgütlenme düzeyi de oldukça düşük bulunmuştur. Kullanılan yemler genellikle satın alma yoluyla temin edilmekte olup alım fiyatları arasında da büyük farklar olduğu belirlenmiştir. Meradan yararlanan herhangi bir işletme de bulunmamıştır. Çok çeşitli yaşlardan ve ırklardan hayvanların bulunduğu işletmelerin bazılarında, tüm hayvanların bir arada tutulduğu da tespit edilmiştir. Gerek çok kısa aralıklarla zemini temizlediğini beyan eden, gerekse bu işi otomatik sıyırıcılar aracılığıyla yaptığını belirten işletmelerde, zeminin oldukça kirli olduğu gözlenmiştir. Yetiştiriciler tarafından en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının pnömoni ve pastorella gibi solunumla ilgili sorunlar olduğu ve bunları ayak-tırnak sorunlarının izlediği belilenmiştir.

Antalya Körfezi'nde kılıç balığı avcılığında kullanılan paraketaların av verim ve kompozisyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Kılıç balığı (Xiphias gladius Linnaeus, 1758) eti lezzetli ekonomik olarak değerli bir balıktır. Bu nedenle bütün dünyada yoğun bir av baskısı altındadır. Kılıç balığı üzerine dünya kapsamında çok sayıda araştırma bulunmaktadır. Fakat Antalya Körfezi çevresinde bu balık üzerine çalışmaları ile ilgili eksik olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle yaptığımız araştırma, kılıç balığı hakkında daha sağlıklı bilgi kaynakları sağlamak amacıyla yürütülmüştür. Bu çalışmada 9 Aralık 2015-3 Şubat 2017 tarihleri arasında Antalya Körfezi 12 mil açıklarında toplam 122 balıkçılık operasyonuna çıkılmıştır. Toplam 221 adet kılıç balığı yakalanmıştır. Diğer balıklar Gempylidae, Lamnidae, Scombridae, Dasyatidae, Istiophoridae ve Coryphaenidae olmak üzere 6 familyaya ait 7 balık türü hedef dışı olarak yakalanmıştır. Yakalanan kılıç balığının birim çaba başına düşen av verimi olarak CPUEN 5,99±0,43 birey/1000 iğne ve CPUEB 134,23±11,53 kg/1000 iğne bulunmuştur. Yakalanan kılıç balıklarının boy-ağırlık ilişkisi W = 0,0000005 LJFL3,65, R² = 0,967 olarak bulunmuş ve pozitif bir allometrik büyüme saptanmıştır. Ayrıca paraketa ile bir kılıç balığı av operasyonu için yaklaşık olarak 574 TL gibi bir gider hesaplanmıştır. Bu giderin %57'lik gibi büyük bir oranını yem gideri oluşturmaktadır. Yapılan gelir (943,95 TL) ve gider (574 TL) ekonomik analizinde bir operasyon için yaklaşık 369 TL gibi bir gelir elde edildiği hesaplanmıştır.

Antalya'da alışveriş merkezleri için rekabet analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Günümüzde alışveriş sadece doğal ihtiyaçları karşılayan bir eylem değil, aynı zamanda faaliyetlerin kalitesini de beraberinde getirmektedir. Bu psikolojik doyum ve serbest zaman değerlendirme sağlamaktadır. Eğlence, sanat, kültürel ve sportif etkinlikler özellikle perakende satışta bir araya getirilmektedir. Alışveriş merkezleri, insanların gündelik işlerinden sıyrılarak deşarj oldukları, gün içerisindeki yorgunluklarını merkezlerin içerisinde bulunan olanaklar ile attıkları ve birkaç saatliğine de olsa gündelik rutinlerinden ayrılarak keyifli vakit geçirmek istedikleri mekânlardır. İnsanların alışveriş merkezlerinde geçirdikleri zamanlar göz önüne alındığında bu durum bilhassa alışveriş merkezi yöneticileri için önem arz etmektedir. Yapılan bu çalışma, alışveriş merkezlerinin günümüz ekonomik hayatının önemli bir gerçeği olmasıdan hareketle tüketici hayatındaki yerini göstermektedir.Yöneticilerin alışveriş merkezlerinin varlığı ve yokluğu durumunda görüşlerini yansıttığı için literatüre önemli bir katkı sağlamaktadır ve aynı zamanda Antalya'daki alışveriş merkezlerinin arasındaki rekabetin nasıl olduğu incelenmektedir. Ayrıca bu çalışmada Porter'ın Beş Güç Modeli, rekabet analizinin endüstriyel ve pazarlama boyutları, işletmelerin birbirlerine göre rekabetçi pozisyonları ve uyguladıkları temel rekabet stratejileri araştırılarak sistemli bir şekilde ortaya konulmuştur.

Antalya'da eğitim alan uluslararası öğrencilerin mobil reklamlara yönelik tutumları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
Bu çalışmanın temel amacı, Antalya'da eğitim alan uluslararası öğrencilerinin mobil reklamcılığa yönelik tutumları belirleyen faktörleri anlamaktır. Gerekli bilgileri toplayarak araştırmayı ilerletmek için, bu araştırma gerçekleştirilmesi gereken iki alt araştırma hedefini vurgulamaktadır. Araştırma hedefleri aşağıdaki gibidir: 1. Antalya'daki eğitim alan uluslararası öğrencilerin mobil reklamcılığa maruz kalma derecelerini bilmek. 2. Antalya'daki uluslararası öğrencilerin mobil reklamcılığa yönelik tutumlarını belirleyen faktörleri araştırmak.

Antalya'da örtü altı üretim yapılan lokasyonlardan toplanan Frankliniella occidentalis (Pergande) (Thysanoptera: Thripidae) popülasyonlarının formetanate (karbamatlı) ve Acrinathrin (Piretroit)'e karşı direnç düzeylerinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Frankliniella occidentalis (Pergande), dünya çapında yaygın olan önemli bir tarımsal zararlıdır. Bu türde insektisit direnci çok ciddi ve yaygın bir problemdir. Antalya'nın ilçelerindeki sera lokasyonlarından 8 F. occidentalis popülasyonu elde edilmiştir. Bu popülasyonların formetanate ve acrinathrin'e karşı duyarlılık seviyeleri araştırılmıştır. Tüm popülasyonlar kontrollü yetiştirme odalarında fasulye meyveleriyle üretilmişlerdir. LC değerlerinin tespiti için yaprak daldırma biyoesseyi kullanılmıştır. Ayrıca, popülasyonlarda direncin kalıcılığı ölçülmüştür. Bunlardan başka, davranışsal direnç tespiti için duyarlı ve dirençli popülasyonlarda seçeneksiz ve seçenekli testlerdeki ölüm oranları tespit edilmiştir. Sera popülasyonlarında formetanate için LC50 değerleri 12.1 ile 57.4 mg (et.m)/l aralığındadır. Popülasyonlarda formetanate'a direnç seviyeleri düşüktür (1-5 kat). Popülasyonların formetanate için LC90 dozları 44.3 – 397.1 mg (et.m)/l bu ilacın etiket dozundan (500 mg et.m/l) daha düşüktür. Bu bulgulara göre Antalya sera popülasyonlarında formetanate direnci oldukça düşüktür ve popülasyonların toplandığı yerlerde formetanate uygulamaları başarılı olabilir. Acrinathrin için popülasyonların LC50 değer aralığı 397 – 3642 mg(et.m)/l'dir. Popülasyonlarda acrinathrin'e direnç yüksek seviyelerdedir (5–936 kat). Popülasyonların tamamının LC90 dozları acrinathrin'in etiket dozundan oldukça yüksektir. Bu sonuçlara göre acrinathrin örnek alınan tüm lokasyonlarda başarısız kalabilir. Acrinathrin-dirençli sera (Aksu) popülasyonunda 36426 mg et.m/l olan LC50 doz değeri 6 ay sonrasında yapılan testlerde 681 mg (et.m)/l'ye düşmüştür. Bu popülasyonda direnç seviyesi de 936 kattan 17.5 kata kadar gerilemiştir. Fakat 6 ay sonrasında bile Aksu popülasyonunun LC50 değeri acrinathrin'in etiket dozundan yüksektir. Bu sonuçlar acrinathrin direncinde önemli düşüş olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte direnç seviyesindeki bu düşüş miktarı başarılı bir mücadele için yeterli görünmemektedir. Formetanate seçeneksiz testlerde duyarlı ve dirençli popülasyonun tamamını öldürmektedir. Seçenekli testlerde ise duyarlı ve dirençli popülasyonlarda sırasıyla %81 ve %80 ölüme yol açmıştır. Bu bulgulara göre formetanate'a karşı popülasyonlar kısmen davranışsal direnç göstermiştir. Acrinathrin ile seçeneksiz testlerde duyarlı popülasyonun tamamı ölmektedir. Seçenekli testlerde ise duyarlı popülasyonun %63 kadarı ölmektedir. Acrinathrin, dirençli Serik popülasyonunda seçeneksiz ve seçenekli testlerde sırasıyla %86 ve %44 ölüme yol açmıştır. Bu sonuçlara göre popülasyonlar acrinathrin'e bir düzeyde davranışsal direnç göstermiştir.