Thesis Search




SEARCH RESULTS

Türkiye - Kazakistan ilköğretim 5. sınıf matematik ders kitapları üzerinde karşılaştırmalı bir çalışma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Matematik Eğitimi Bilim Dalı
Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve Kazakistan'daki okutulmakta olan 5. sınıf matematik ders kitaplarının geometri ünitelerinde sunulan problemleri çizimlerin yeri ve kullanımı açısından incelemek ve her iki ülkenin kitapları arasındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktadır. Bu amaçla Türkiye'nin MEB (2013) tarafından ve Kazakistan'ın MEB (2010) tarafından onaylanan 5. sınıf matematik ders kitapları belirlenen ölçütler doğrultusunda analiz edilerek, karşılaştırılmıştır. Bu analiz Çalışma alanlardaki geçişler, Semiyotik temsillerin değişimi ve Farklı kavrayış türleri'' dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, nitel araştırma yönteminin doküman analiz modeli kullanılmıştır. Verilerin betimsel analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, Türkiye'de okutulan kitapta çizim-geometrik nesne geçişini içeren problemlere daha çok sayıda yer verilirken, geometrik nesne-çizim geçişini içeren problemlere daha az sayıda yer verildiği tespit edilmiştir. Kazakistan'da okutulan kitapta ise geometrik nesne-geometrik nesne geçişini içeren problemlere daha çok sayıda yer verilirken, çizim - çizim geçişini içeren problemlere daha az sayıda yer verildiği tespit edilmiştir. Ayrıca, Kazakistan'da okutulan ders kitabındaki geometri problemlerinin belli bir sıralamaya göre verilmediği, yani fiziksel çalışma alanından geometrik çalışma alanına geçişi içermediği tespit edilmiştir. Kavrayış türlerinden iki ülke kitabında da daha çok söylemsel kavrayışı gerektiren problemlere yer verilirken, işlevsel kavrayışın optik değişikliklerini gerektiren problemlere çok az sayıda yer verildiği belirlenmiştir. Ayrıca, Türkiye'de okutulmakta olan kitapta algısal kavrayışı ve işlevsel kavrayışın konumsal işlemini gerektiren problemlere daha çok sayıda yer verilirken, Kazakistan'da okutulmakta olan kitapta sıralı kavrayışı ve işlevsel kavrayışın mereolojik işlemini gerektiren problemlere daha çok sayıda yer verildiği görülmüştür. İncelenen kitaplarda grafiksel gösterim-grafiksel gösterim, doğal dil-doğal dil, sembolik dil-sembolik dil, sembolik dil-doğal dil, sembolik dil-grafiksel gösterim dönüşünü gerektiren problemlere az sayıda yer verildiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada incelenen kitapların geliştirilmesine katkı sağlayabilmek amacıyla, bazı öneriler sunulmuştur.

Türkiye anti-damping uygulamalarının Çin'in ihracatına olan etkilerinin teorik ve ampirik analizi (2000-2006 dönemi)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Uluslararası ticaretin gelişmesiyle birlikte, iç pazardaki adil rekabeti sağlamak ve yerli üretimi korumak için bir dizi ticari koruma yöntemleri geliştirilmiştir. Anti-damping de bunlardan biridir. Geçmişte daha çok gelişmiş ülkeler tarafından kullanılan bir yöntem olsa da, günümüzde anti-damping çok sürekli ve geniş kullanılan bir yöntemdir. Türkiye dünyadaki anti-damping önlemini en çok kullanan 10 ülke listesindedir. Türkiye ve Çin ticareti 1990'lı yıllardan sonra gelişmeye devam ederken, belirli sebeplerden dolayi Türkiye Çin'den ihraç edilen ürünlere yönelik birçok anti-damping soruşturması başlatmıştır. Bu tez Türkiye anti-damping önlemlerinin, Çinli ihracat şirketleri üzerindeki etkisini teorik ve ampirik olarak incelemektedir. Ampirik analizde esas olarak Dünya Bankası'nın anti-damping veri tabanı ve Çin'in Gümrük İthalat ve İhracat Veritabanı kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçları şunlardır: (1) Türkiye anti-damping önlemleri Çin'in ihracatı üzerinde belirli bir engelleyici etkiye sahiptir, bu da esas olarak düşük verimli şirketlerin pazardan çekilmesinden kaynaklanmaktadır; (2) yüksek verimli şirketler, Ticaret şirketleri ve çok ürünlü şirketler, Türkiye anti-dampingine maruz kaldıktan sonra piyasadan kolayca çekilmezler; (3) Hayatta kalan Çinli şirketler, Türkiye pazarındaki ihracat hacimlerini azaltmamıştır ve ihracat fiyatlarını biraz arttırmıştır; (4) Anti-damping soruşturmalarına dahil olan Çin ürünleri üzerinde ticaret saptırma etkisi görülmemiştir.

Türkiye bağlamında Orta Doğu'da istihbarat örgütleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu tezin amacı, Türkiye'yi sarmalayan istihbarat örgütlerinin mevcut durumu incelenerek tespit edilmesi, bahse konu örgütlerin örtülü veya açık operasyonlarının, Türkiye'nin iç ve dış politikasının nasıl şekillendirdiğinin incelenmesidir. Çalışmada nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Buna göre El-muhabart, SEVAK ve MOSSAD'ın yapısı incelenmiştir. Söz konusu örgütlerin faaliyetlerini anlamak adına ise Türk, Arap ve Fars literatürleri taranmıştır. Konuya ilişkin kitap, gazete, dergi, makale ve raporlar incelenmiştir. Ayrıca araştırma sırasında üniversite ve ilgili kurumların arşivleri incelenmiş ve konuyla alakalı belgeler elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini, El-muhabarat, MOSSAD ve SEVAk'ın istihbarat çalışmalarından etkilenen Türkiye Cumhuriyeti oluşturmaktadır. Araştırmanın merkezini ise bahse konu olan örgütlerin, Türkiye'ye yönelik faaliyetleri teşkil etmektedir. Doküman analizinden yararlanan bir araştırma için Arapça, Türkçe ve Farsça belgeler açık kaynaklardan temin edilmiştir. Arapça belgelerin bir kısmı ise konuyla alakalı kurumların arşivlerinden resmi izinlerin alınması suretiyle elde edilmiştir. Ayrıca temin edilen Arapça ve Farsça belgelerin, konuyla ilgili olan bölümleri Arapça ve Farsça aslından Türkçeye çevrilmiş ve istihbarat ile ilgili bölümleri irdelenmiştir. Ayrıca istihbarat servisinde çalışan bazı kişilerle görüşülmüş, fikirleri alınmış ve tezin son şekli oluşturulmuştur. Yapılan incelemeler ışığında istihbarat servislerimize dair kısmen değerlendirmelerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: İstihbarat, Güvenlik, El-muhabrat, MOSSAD, SEVAK.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve Rusya Federasyonu Anayasasında Cumhurbaşkanlarının yetki ve statüsü

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Kamu Hukuku Bilim Dalı
Tez çalışmasında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Rusya Federasyonu Anayasası'nda Cumhurbaşkanlarının statüleri ve yetkileri incelenmiştir. Mevcut devlet yapılarını etkileyen tarihsel durumun analizi yapılmıştır. Buna ek olarak, Rusya ve Türkiye'deki ?umhurbaşkanlığı seçim süreçleri ve Cumhurbaşkanlarının yetkilerini sona erdiren koşullar ard arda gözden geçirilmiştir. Bu çalışma, Rusya Anayasası'nda, ülkenin anayasal sisteminin temelleri ile ilgili birçok önemli değişikliğe yol açacak yeni anayasa reformu hakkında güncel bilgileri içermektedir. Karşılaştırma sırasında, 2017 yılında Türkiye'de yapılan anayasal reformuna dair gerekli açıklamalar da yapıldı. Söz konusu reform ile ülkedeki hükümet sistemi değişmiş oldu. Bu çalışma sırasında hükümet sistemleri ve faaliyetleri hakkında çok ayrıntılı bilgiler verilmiştir. ?umhurbaşkanlığı sistemlerinin tarihsel değişimleri detaylı olarak ele alınmıştır. Bu çalışma, iki ülke yönetim sistemlerinin tarihsel ve modern döneme dair benzer ve ayrımsal yönlerinin karşılaştırılmasına imkan sağlaması bakımından önemlidir. Anahtar kelimeler; Cumhurbaşkanlık, hükümet sistemleri, Rusya Federasyonu Anayasası, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, seçim

Türkiye cumhuriyeti ve Afganistan İslam Cumhuriyeti'nin anayasalarında güçler ayrılığı ilkesi üzerine karşılaştırmalı bir analiz

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Siyaset Bilimi Bilim Dalı
Anayasal-demokratik rejimlerinin temel yapı taşlarından biri olan güçler ayrılığı, insanların hak ve özgürlüklerini korumak ve yönetenlerin despotizme yönelmelerini önlemek için devletin iktidarını tek kişi veya organa değil, yatay biçimde birbirini denetleyen ve dengeleyen üç organa (yasama, yürütme ve yargı) verilmesini esas alan bir mekanizma olarak farklı hükümet sistemleri (Başkanlık, Yarı-Başkanlık ve Parlamenter) biçiminde uygulanmaktadır. Çalışmada bu mekanizmaya göre, Türkiye'de 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan son Anayasa değişikliğiyle getirilen hükümet sistemi ve Afganistan'ın 2004 tarihli son Anayasası çerçevesinde uygulamaya konulan hükümet sistemi, devletin organlarının karşılıklı ilişkileri ve birbirine karşı sahip olduğu denge ve denetim mekanizmaları karşılaştırmalı biçimde ele alınmıştır. Çalışmanın sonucunda, her iki ülkenin hükümet sisteminin hem parlamenter hem de başkanlık hükümet sistemlerinin özelliklerinden esinlendiği ve bu durumdan ötürü sistemin tanımlanması konusunda tartışmalara neden olduğu tespit edilmiştir. Bu bağlamda Türkiye'nin hükümet sistemi daha sert güçler ayrılığına dayandığı, anayasada Başkan kavramının yerine Cumhurbaşkanı kavramı kullanıldığı ve siyasi organların birbirinin hukuki varlığına son verebilme yetkisine sahip olduğu için hükümet sistemine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Türk Tipi Başkanlık Hükümet Sistemi denilmektedir. Türkiye'den farklı olarak Afganistan hükümet sistemiyse daha yumuşak güçler ayrılığına dayandığı için hükümet sistemi teoride Yarı-Başkanlık Hükümet Sistemi pratikte ise Başkanlık Hükümet Sistemi-Afganistan Tipi Başkanlık Sistemi olarak adlandırılmaktadır. Her iki ülkede yasamaya karşı güçlü ve monist yürütme oluşturmanın temel gerekçeleri istikrarlı ve etkin hükümet oluşturma düşüncesi olmuştur. Türkiye'nin hükümet sistemi yeni değişikliğe uğradığı için beklenen sonuçları karşılayıp karşılayamayacağı konusunda değerlendirmelerde bulunmak henüz erkendir. Ancak Afganistan'da uygulanmaya konulan monist yürütme, bırakın istikrarın sağlanmasını, toplumun daha da kutuplaşma/ayrışmasına, demokrasiyi kesintiye uğratmasına, ulus/modern devletin kurulmamasına, siyasi partilerin güçsüzleşmesine, iktidarın tekelleşmesine ve meclisin işlevsizleşmesine neden olduğu bu çalışmada tespit edilmiştir. Siyasi sistem bağlamında Türkiye'nin kazandığı tecrübe ve birikimden faydalanarak Afganistan hükümet sisteminin revize edilmesi konusunda bazı öneriler (geçici olarak Yarı-başkanlık sisteminin kurulması, nüfus sayımının yapılmasıyla meclis seçim sisteminin değiştirilmesi, Cumhurbaşkanı KHK çıkarma yetkisinin sınırlandırılması ve anayasa uygunluk denetimiyle bireysel başvuruları karara bağlayan bir Anayasa Mahkemesinin kurulması) sunulmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti ve Çad Cumhuriyeti anayasalarındaki temel hak ve hürriyetlerin karşılaştırması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Siyaset ve Sosyal Bilimler Bilim Dalı
Günümüzde temel hakları ve hürriyetleri konusu, uluslararası ve ulusal düzeyde en önemli konulardan biri hâline gelmiştir. Bu haklar aynı zamanda dünyadaki tüm halkların temel ve en önemli talebidir. Üstelik halkların haklarını ve temel hürriyetlerini kullanmalarına karşı duran diktatörlük rejimlerinin ana tehdidi olarak sayılmaktadır. Demokratik anayasalara sahip ülkeler, anayasalarında temel hak ve hürriyetlerini temel ilke olarak dâhil edilmesine genellikle büyük önem ve yer vermiştir. Dolayısıyla bu konunun gerek akademik düzeyde gerek siyasal hayat düzeyinde sahip olduğu önem yer almaktadır. Türkiye ile Çad Anayasalarının karşılaştırmalı incelenmesi, konuyla ilgili yapılan ilk çalışmadır. Bu çalışmanın kapsamı iki anayasadır. 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 2018 Çad Cumhuriyeti Anayasası incelenmiştir. Aynı zamanda bu çalışma, Türk ve Çad anayasalarındaki temel hak ve hürriyetlerini yani kişinin haklarının sosyal ve ekonomik hakların siyasi hakların karşılaştırılması yapılmıştır. Ayrıca bu çalışmada daha sağlıklı bir sonuç oluşturulmak amacıyla analitik yöntem, karşılaştırma, tarih yöntemi, tasvir yöntemi kullanılmıştır. Türkiye anayasasının ikinci kısmı temel haklar ve ödevlere tahsis edilmiştir. Anayasanın 12. maddesinden 74. maddesine kadar temel hak ve hürriyetlerin hükümleri ve yaklaşık 62 anayasal maddeler ele alınmıştır. Çad Anayasa'nın 12 maddesinden başlayarak 64. maddesine kadar, Çad Cumhuriyeti yasa koyucusunun temel hak ve hürriyetler için tahsis ettiği anayasal maddelerin toplamı 52 madde olarak incelenmiştir. Bu karşılaştırmaya göre kişinin hakları, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi hak ve hürriyetlerle ilgili anayasal maddeleri yaptığımız karşılaştırmada Türkiye ile Çad anayasalarında temel hak ve hürriyetler arasında çok büyük bir benzerlik olduğunu görülmektedir. Ayrıca iki anayasadaki temel hak ve hürriyetlerle ilgili anayasa maddelerinde farklıklar var olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Türkiye demiryolu ağında yük cinslerine göre başlangıç-bitiş taşıma karakterizasyonu ve modellenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Türkiye Demiryolu Ağında Yük Cinslerine Göre Başlangıç-Bitiş Taşıma Karakterizasyonu ve modellenmesi, yük cinsi ana gruplarına göre farklı zaman dilimleri için başlangıç- bitiş (O-D) etütleri ve modelleme yapılması amaçlanmaktadır. Bu çalışma ile Türkiye için şehirlerarası yük taşıması tahmin edilmeye çalışılmıştır. O-D bazındaki modellemeler ulaştırma politikası paralelinde mevcut güzergahının performans ölcümlerini ortaya çıkararak operasyonel plan ve politikaları destekleyecek önemdedir. Bu tez çalışmasında, taşınan 11 ana yük grupları eşya cinslerine göre T.C.D.D.'nin belirlenen ana gruplar bazında 2002-2010 yılları arası türetilerek analiz edilmiş, modellenerek temel yük taşıma karakteri elde edilmeye çalışılmıştır. Bu tez çalışması ile mevcut veriler ve etütler kullanılarak, Türkiye için istasyonlar arası yük taşımasını veren ulusal Başlangıç-Bitiş matrisi elde edilmiştir. Elde edilen matrislerde birebir veriler kullanılmıştır, karayolunun ampirik matrisinden farklıdır. Elde edilen ve veritabanımız olan yeni matrislerini kullanılarak bölgelerin oluşturduğu yük miktarları sosyoekonomik ve demografik değişkenlere bağlı olarak istasyonlar arasında ki mevcut ilişkilerin karakteriza etmiştir. İstasyonların ürettiği ve çektiği yük miktarları geleneksel çekim modeli kullanılarak istasyonlar arası dağıtılmıştır. Elde edilen başlangış-bitiş matrisi ile modelden elde edilen başlangıç-bitiş matrisi kıyaslanarak çekim modeline herhangi bir kalibrasyonu yapılmamıştır, çünkü her bir istasyon ve her bir yük grubu için üretilen ve çekilen yük taşımaları eşittir. Bu yolla, altyapı ekonomik ömür nedeniyle gereken acil bakım onarım, plan ve programlarına ve ihtiyaç halindeki yeni güzergah veya bağlantı ihtiyaçlarının tespiti ve ihtiyacın giderilmesi için önceliklerin belirlenmesinde taşıma talep ve arz performansına göre ücretlendirme, yükleme/boşaltma depo vb işletim politikalarının matematiksel bir temelde desteklenmesi sağlanacaktır.

Türkiye demiryolu ağında yük türlerine göre yük taşıma karakterizasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2012 Diğer
T.C. Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü (T.C.D.D.) Yük Dairesi Başkanlığı ve yedi adet Bölge Müdürlüğü marifetiyle istasyonlarda yük veya vagonların teslim alınmasından, yükleme ve boşaltma işlemleri dahil, tren teşekkülü, sefer düzenleme ve tarifelendirmeden yük veya eşyanın taşınması ve alıcıya teslim edilmesine kadar gerekli tüm organizasyonu sağlayarak şehirlerarası yük taşımalarını gerçekleştirmektedir. Bu taşımalara ait veriler, her bir yük için birebir kaydedilmekte ve yük veritabanına eklenmektedir.Ayrıca, T.C.D.D. taşınan yük cinsleri, tarımsal ürünler ve canlı hayvanlar, gıda maddeleri ve hayvan yemi, katı yakıtlar, petrol ürünleri, cevherler, metalürji ürünleri, inşaat malzemeleri, gübreler, kimyasal maddeler, araç-makine ve diğer taşımalar olmak üzere onbir ana gruba ayrılmaktadır.Bu çalışmada; 2002-2009 yılları arasında Türkiye demiryolu ağı üzerinde faal 1424 istasyonda gerçekleşen yük taşıma verileri kullanılmıştır. Veritabanında mevcut bilgiler, geliştirilen yazılımlar ile her bir yük ana grubu için taşınan yük miktarı, mesafe, navlun ücreti, sefer adedi ve ton-km birimleri bazında yıl, mevsim, ay, tüm hafta, hafta içi, hafta sonu ve gün gibi farklı zaman dilimleri için türetilerek tablolar halinde düzenlenmiş ve irdelenmiştir.İlaveten onbir farklı yük cinsine göre yıllık, mevsimsel, aylık, haftalık, günlük zaman dilimlerine göre demiryolu yük taşıma karakteri ile birim yük, kilometre, ton-km, ücret ve sefer başına taşınan yük miktarı, taşıma mesafesi, taşıma ücreti ve ton-km birim taşıma değerleri elde edilmiştir.

Türkiye Endemiği Siraz Balığı, Capoeta baliki (Turan, Kottelat, Ekmekçi & İmamoğlu, 2006) (Cyprınıformes: Cyprınıdae) 'nin Helmint faunası

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Şubat, Mart ve Nisan 2017 Ayları sırasında, 65 Siraz Balığı Capoeta baliki, Eskişehir'de Seydi Nehri'nden helmint parazitleri incelenmek üzere toplantı. Bu balıklardan 24'ünde helmint parazit raslanmıştır ve toplam 65 parazit gözlenmiştir. Kaydedilen bu parazitler 1 Digeanea; Allocreadium isoporomu ve 3 nematod türü; Contracaecum sp, Eustrongylides excisus ve Rabdochona denutata'dan oluşmaktadır. Allocreadium isoporom 12 balıkta (% 18.46) bulunmuştur. Balıkların% 12.31'ini oluşturan sekiz balık, Contracaecum sp, Eustrongylides excisus ve Rabdochona denutata ile enfekte olup, sırasıyla % 1.51, % 3.08 ve % 7.69 enfeksiyon yoğunluğuna sahiptir. Capeota baliki üzerinde gerçekleştirilen ilk helmintolojik çalışmadır. Bulunan türler daha önce başka balık türleri üzerinde kayıtlı ancak ilk defa Siraz balığından tespit edilmiştir.

Türkiye Gürcistan arasında siyasal ilişkiler 1918-1921

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2013 Diğer
Gürcistan Rus İhtilalinin birinci dönemi boyunca Rusya?nın diğer halklarıyla aynı kaderi paylaştı ve tüm gücünü Rus ihtilalci cephesinin korunması için harcadı. İhtilalin ilk aylarında bütün Rusya?yı etkileyecek fikirlere sadık kaldı. Sosyal Demokratlar Gürcistan?da ihtilalci hareketin idaresini ellerine aldılar. Fakat bu dönem, Petrograd?da meydana gelen Bolşevik İhtilali?nden itibaren değişti. Özellikle Kafkas Cephesi?nin çökmesi Gürcistan için Bolşevik İhtilali?nin en acı sonucu oldu. Bu yeni dönemle birlikte Gürcistan?ın siyasi hayatına büyük beklentiler, büyük umutlar ve büyük korkular girdi ve her siyasi teşebbüste Gürcistan, bu duygularını aynı yoğunlukla yaşadı. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye?de kuzeydeki komşusunda meydana gelen bu hızlı değişimi ve olayları ilgi ve merakla yakından takip etti ve zamanı geldiğinde, sınırlarına yakın veya uzak, geçmişte iyi veya kötü, tarihi ve kültürel bağları olan veya olmayan, Sovyet Birliği içindeki milletlerin bağımsızlıklarını tanımak girişiminde ilk adımı atan ülkelerden biri oldu.

Türkiye ile Çad ekonomik ilişkileri fırsatlar ve riskler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu çalışmada, 2008-2018 döneminde Türkiye ile Çad arasındaki ekonomik ilişkiler Çad'ın sahip olduğu yatırım firsatları ve riskleri doğrultusunda incelenmektedir. Çad, başta madencilik olmak üzere; petrol, tarım ve hayvancılık sektörüne dayalı bir ekonomiye sahip iken Türkiye ekonomisi, ağırlıklı olarak sanayi ve hizmet sektörüne dayanmaktadır. Sanayi sektörünün az gelişmiş olduğu Çad, tarıma elverişli geniş arazileri ve genç nüfusu ile birçok alanda fırsatlar barındıran bir ülkedir. Ancak Türkiye ile Çad arasındaki ekonomik ilişkiler, iş adamlarının ve yatırımcıların bilgi eksikliği nedeniyle yıllar içinde potansiyel gelişme gösterememektedir. Bu nedenle bu çalışmada, iki ülkenin de sunduğu yatırım fırsatları ile yatırımcıların ve iş adamlarının karşılaştığı risklerin ortaya konulması açısından önem taşımaktadır. Araştırma sonucu, Çad'ın yatırım fırsatları, Türkiye'nin sahip olduğu teknoloji, uluslararası deneyim, finans ve girişimcilik ile birleştirildiğinde oldukça verimli sonuçlar alınabileceği öngörüsü güçlendirmektedir. Anahtar Kelimeler: Çad, Türkiye, Ekonomik İlişkileri, Fırsatlar, Riskler

Türkiye orijinli bazı yabani gernik buğday genotiplerinin (Triticum turgidum Subsp. Dicoccoides) iPBS-retrotranspozon marker yöntemiyle genetik karakterizasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Yabani gernik (Triticum turgidum ssp. dicoccoides) kültürü yapılan tetraploid ve ekmeklik buğdayın yabani progenitörüdür. Türkiye buğday çeşitliliğinin ana merkezidir ve kıtalar arasında çeşitli tahılların dağılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Karacadağ bölgesi emmer buğdayın kültüre alındığı merkezi olarak kabul edilmekte ve bugünlerde halen yüzlerce arazi alanına hâkimdir. Bu araştırmada iPBS-retrotranspozon marker tekniği kullanılarak toplam 29 adet yabani gernik, 4 adet emmer (Triticum turgidum ssp. dicoccum) ve 5 adet makarnalık buğday (Triticum turgidum ssp. durum) genotiplerinin genetik çeşitliliği ve populyasyon yapısı tespit edilmiştir. iPBS primerlerin ortalama polimorfizm oranı ve Polimorfizm Bilgi İçeriği (PBİ) sırasıyla % 87,85 ve 0.660 olarak saptanmıştır. iPBS-retrotranspozon verileri ile elde edilen ortalama etkili allel sayısı (1,961) Shannon'un bilgi indeksi (0,682), Nei'nin gen çeşitlilik indeksi (0,489) populasyonların yüksek düzeydeki genetik varyasyon muhafaza ettiklerini göstermiştir. T17 ve Çermik-1 genotiplerinin buğday ıslah çalışmalarında kullanılabilecek uygun ve çok farklı genetiğe sahip genotipler olduğu saptanmıştır. UPGMA (Aritmetik Ortalamayı Kullanan Ağırlıksız Çift Grup Metodu) metodu kullanılan tüm buğday genotiplerini genetik yapısına ve coğrafi orijinine göre ayırmıştır. UPGMA metoduna göre çizilen dengrogramda makarnalık buğdayı yabani gernik ve emmer buğdayılarından açık bir şekilde ayrıldığı görülmüştür. Elde edilen bu sonuç, Temel Bileşen Koordinat Analizi (PcoA) ve model tabanlı kümeleme algoritması tarafından kuvvetli bir şekilde desteklenmiştir. Burada sunulan bilgiler çeşitlilik ve filogenetik ilişki analizlerinin saptanmasında iPBS-retrotranspozon markerlerinin potansiyelini kapsamlı bir şekilde ortaya koymuştur. Buna ilaveten iPBS-retrotranspozon markerlerinin sergilediği evrensel doğasından dolayı herhangi bir mahsul bitkilerin filogenetik ve taksonomik ilişkilerinin araştırılmasında etkili bir şekilde uygulanabileceği belirlenmiştir.

Türkiye örneğinde muhafazakâr düşüncenin temel sorunsalları muhafazakar düşünürler ve görüşleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2015 Diğer
Siyasal bir ideoloji olarak muhafazakârlık modernleşmenin ürünüdür. Bu kapsamda muhafazakârlık eski düzeni sahiplenerek toplumu aşırı veya köklü değişmelerinden korumak amacıyla ortaya çıkmıştır. Türk muhafazakârlığı, Osmanlı-Türk modernleşme süreciyle paralel olarak şekillenmiştir. Özellikle Cumhuriyetin ilanı Türk muhafazakârlığının ortaya çıkışında belirleyici olmuştur. Dolayısıyla bu dönemden itibaren modernleşme ve batılılaşma denilen olgu(lar) muhafazakâr aydınları da içeren entelektüel çevreler tarafından başlıca tartışma konusu yapılmıştır. Buradan yola çıkarak, elinizdeki çalışmanın ana konusunun, Türkiye'deki muhafazakâr aydınların temel düşünceleri bağlamında Türk tipi muhafazakârlığın temel sorunsallarının incelenmesi olduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Sözcükler: Muhafazakârlık, Modernleşme, Cumhuriyetçi Muhafazakârlık, Medeniyet, Türk Muhafazakâr Düşüncesi

Türkiye topraklarından izole edilmiş bacıllus sp. suşlarından selülaz enzim üretiminin taranması, besinsel optimizasyon, enzimin kısmi saflaştırılması, karakterizasyonu ve yünlü kumaştaki bitki atıklarının giderilmesinde etkinliği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bu çalışmada daha önceden topraktan izole edilmiş toplam 100 adet Bacillus sp. suşları selülaz enzim kapasiteleri bakımından taranmıştır. Toplam 54 Bacillus sp. suşu ekstraselüler selülaz üreticisi olarak bulunmuştur. En iyi selülaz üreten suş 16S rRNA ile tanımlandı ve Bacillus substilis 171ES olarak adlandırıldı. Bu yeni izolat 3 farklı içerikli sıvı ortamda enzim üretim kapasitesi kantitatif olarak test edilmiştir. Besinsel faktörler arasında en iyi karbon kaynağı olarak maltoz, en iyi nitrojen kaynağı olarak yağsız süt tozu ve en iyi metal iyonu olarak LiSO4 olarak belirlenmiştir. 171ES suşu, besinsel koşulları optimize ederek elde edilen modifiye ortamda enzim üretiminde 6,6 katlık artış göstermiştir. Kısmen saflaştırılmış enzimin optimum sıcaklığı ve pH değeri, sırasıyla 50°C ve 7.0 olarak berlirlenmiştir. Termostabilite çalışmaları, enzimin termostabil olduğunu göstermiştir. MnSO4 ve BaCl2, enzim aktivitesi üzerinde aktifleştirici bir etkiye sahipti. Vmax ve Km kinetik değerleri sırasıyla 63,7 U/ml ve 0,0064 mM olarak bulunmuştur. Moleküler ağırlık yaklaşık 73 kDa olarak belirlenmiştir. Ham enzim aktivitesinin -20ºC'de 90 güne kadar stabil kaldığı bulunmuştur. Enzimin yünlü kumaşlardan bitkisel atıkların giderilme potansiyeli araştırılmış ve enzimin etkili olduğu saptanmıştır. Yeni izole edilen 171ES bakterisinin selülazı başta tekstil sanayi olmak üzere diğer sanayilerde kullanma potansiyele sahip olabilir.

Türkiye Türkçesi öğrenen Kazak öğrencilerin sözcük düzeyinde yaptıkları yanlışlar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Bilim Dalı
Bu araştırmanın amacı, Türkiye Türkçesi öğrenen Kazak öğrencilerin sözcük düzeyinde yaptıkları yanlışları tespit etmek ve bu yanlışları dil bilgisi açısından değerlendirerek Kazaklara Türkiye Türkçesi öğretimi konusunda yapılacak çalışmalara katkı sağlamaktır. Araştırmada, bu amaca uygun olarak görüşme ve doküman inceleme yöntemiyle başvurulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu Kazakistan'ın Türkistan şehrindeki Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesinin öğrencileri ve Türkiye'de eğitim almakta olan Kazak öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmayla ilgili veri kaynakları, araştırmacı tarafından 2018-2019 eğitim öğretim yılı Bahar döneminde Kazakistan'ın Türkistan şehrindeki Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerden elde edilmiştir. Araştırmacı ''Türkiye Türkçesi Öğrenen Kazak Öğrencilerin Sözcük Düzeyinde Yaptıkları Yanlışlar'' projesi kapsamında ziyarette bulunduğu Türkistan kentinde, Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesinde öğrenim gören Türk asıllı Kazak öğrencilerin ''Türkiye Türkçesi'' dersi kapsamında yazdıkları yazılı sınav kağıtlarını elde etmiştir. Ayrıca Türkiye'de eğitim alan Kazak asıllı öğrencilere görüşme formu uygulanmıştır. Kazaklara Türkiye Türkçesi öğretiminde katkı sağlayacağını amaçladığımız bu çalışmada, Türkiye Türkçesi öğrenen Kazak öğrencilerinin sınav kağıtları fonetik açıdan değerlendirilmiş olup, görüşme formundan elde ettiğimiz veriler ise ses benzetmesinden kaynaklanan ve ses, anlam açısından aynı olan kelimeler olarak karşılaştırmalı ve açıklamalı şekilde değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kazak türkçesi, sözcük yanlışları, türkistan, türkiye türkçesi, hoca ahmet yesevi üniversitesi

Türkiye Türkçesi öğrenen Ukraynalıların Türkiye Türkçesine yönelik tutumları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu araştırmanın amacı, Türkiye Türkçesi öğrenen Ukraynalıların Türkiye Türkçesine yönelik tutumlarını tespit etmek ve elde edilen verilere dayanarak Ukrayna'da Türkiye Türkçesi öğretim ve öğrenimi konusunda önerilerde bulunmaktır. Bu çerçevede araştırma, taramaya dayalı betimsel araştırma modeli niteliği taşımaktadır. Bu araştırmada anketin uygulanması sonucunda elde edilen veriler nicel ve nitel olarak değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini, 2018-2019 öğretim-eğitim yılında Ukrayna'da Taras Shevchenko Kyiv Millî Üniversitesi, Kyiv Dilbilim Üniversitesi ve Kyiv Yunus Emre Enstitüsünde yabancı dil olarak Türkiye Türkçesi öğrenen öğrenciler ve Ukrayna'da yabancı dil olarak Türkiye Türkçesi öğreten öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise bahsi geçen kurumlarda okuyan 152 öğrenci ve 3 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem basit tesadüfi örnekleme kullanılarak seçilmiştir. Araştırmanın uygulama bölümünde Ukrayna'da yukarıda belirtilen üniversitelerde Türkiye Türkçesi öğreten öğretmenlerle yüz yüze görüşme ve öğrencilerin Türkiye Türkçesi öğrenme sebepleri, Türkiye Türkçesine yönelik tutumları ve öğretim ortamı ile ilgili olumlu ya da olumsuz etkenler gibi konuları kapsayan anketin uygulanması sonucunda elde edilen nicel veriler Excel 2013 programıyla yorumlanmış; nitel veriler ise içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarında Türkiye Türkçesi öğrenen Ukraynalıların Türkiye Türkçesine, Türkiye Türkçesi derslerine, Türkiye Türklerine ve Türkiye'ye yönelik tutumları ve Türkiye Türkçesi öğrenme nedenleri açıklanmış, Türkiye Türkçesi öğretmenlerinden alınan görüşler belirtilmiş, Ukrayna'da Türkiye Türkçesi öğrenim-öğretim ortamı konusunda bilgiler verilmiş, bundan sonra da öğretmen ve öğrencilere yönelik öneriler sunulmuştur.

Türkiye türkçesi ve Azerbaycan türkçesindeki akrabalıkla ilgili atasözleri üzerine bir inceleme

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Yeni Türk Dili Bilim Dalı
Türkiye Türkçesi ve Azerbaycan Türkçesindeki Akrabalıkla İlgili Atasözleri Üzerine Bir İnceleme adını taşıyan tez çalışmasında, Azerbaycan ve Türkiye Türkçesine ait akrabalık adlarına göre sınıflandırılmış 3060 atasözü yer almaktadır. Bu atasözlerinin aynılarını ve benzer olanlarının Türkiye Türkçesindeki karşılıkları vermeye çalışılmış ayrıca, Türkiye Türkçesindeki ve Azerbaycan Türkçesindeki karşılığı bulunmayan atasözleri de çalışmaya dahil edilmiştir. Çalışmamızda her iki Türk lehçesindeki temel atasözü kaynaklarındaki akrabalık konusunu ele alan atasözleri taranmıştır. Giriş bölümünde konu, amaç, kapsam, malzeme ve kullanılan yöntemle ilgili bilgiler verildikten sonra, birinci bölümde temel malzeme olan atasözleri ve atasözlerinin önemi ile her iki lehçedeki atasözü kaynakları, hakkında bilgi verilmiştir. İkinci ve üçüncü bölümler, çalışmanın ana kısımlarını oluşturmaktadır. Bu bölümlerde, iki lehçedeki atasözlerinin cümle türleri ile kelime sıklığı, Azerbaycan ve Türkiye Türkçesindeki atasözleri anlambilimsel açıdan incelenmiş, gerekli görünen yerlerde şemalardan yararlanılmıştır. En son bölümde 3060 atasözünün benzerlik bakımından karşılaştırılması yapılmıştır. Bu bölümde Azerbaycan Türkçesindeki binlerce atasözünün Türkiye Türkçesiyle aynı veya yaklaşık anlama geldiğini, yüzlerce atasözlerinin Türkiye Türkçesiyle harfiyen aynı olduğunu tespit edilmiştir. Sonuç bölümünde ise elde edilen bulgular sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Azerbaycan Türkçesi, Azerbaycan Atasözleri, Türk Atasözleri, Aile, Akrabalık adları, Anlambilim

Türkiye Türkçesi ve Kazak Türkçesi arasındaki yalancı eş değerler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Ana Türkçeden doğduğu varsayılan çok sayıda Türk lehçeleri ya da dilleri vardır. Böyle olunca ana Türkçeden doğan dillerde birçok ortak yanın bulunması beklenir. Bu ortaklıklar biçimbirim, sözcük, deyim ya da sözdizim düzeyinde olabilmektedir. Diğer yandan bu lehçeler çok geniş bir coğrafi alan içine serpilmiştir. Birçok lehçe birbirlerinden coğrafi olarak çok uzak kalmıştır. Bunun yanında zaman içinde çok geniş bir coğrafyada konuşulan Türk lehçeleri arasında zaman içinde farklılıklar da oluşabilmektedir. Örneğin sesbilimsel açıdan çok fazla değişikliğin olduğu birçok araştırmacı tarafından ortaya konulmuştur. Yine sözcüklerin anlamlarında ya da bazı biçimbirimlerin işlevlerinde de değişiklikler olmuştur. Bu çalışmada günümüz Türkiye Türkçesi ile günümüz Kazak Türkçesi arasında yalancı eşdeğerlik gösteren sözcükleri belirleyip, değişimleri ortaya konulmuştur. Yalancı eşdeğerlik, iki ayrı dilde veya bir dilin iki ayrı lehçesinde yer alan bir kelimenin köken, yazılış ve söylenişlerinin aynı, anlamlarının ayrı olmasıdır. Bu tür sözcükler dil öğrenen kişiler için bir tuzak durumundadır. Her iki dilde aynı ya da yaklaşık olarak aynı biçimde yazılan ama anlam açısından farklı olan sözcükler ortaya konulduktan sonra aralarındaki anlamsal farklılıklar ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi, yalancı eş değerler

Türkiye Türkçesi'nde öbek yapılar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Yeni Türk Dili Bilim Dalı
Mevcut çalışmanın çerçevesinde öbeklerin çok nadir dikkat çekilen yanlarını inceleyerek konuya farklı bir bakış açısını kazandırmak ve öbeklerle ilgili sorunları tespit etmek amaçlanmıştır. Öbeklerle ilgili terimler, tanımlar ile tasnifler ele alınmış ve karşılaştırılmıştır. Taradığımız kaynaklarda öbeklerin adlandırılması, açıklanması ve sınıflandırılmasına ilişkin farklı ölçütler bulunmuştur. Evrensel Dilbilgisi diye bilinen söz dizimi kuramına başvurulduğu görülmüştür. Bu kurama göre kaynaklarda çeşitli yöntemlerle isimlendirilen ve sayısı oldukça fazla olan öbeklerin baş ögeye göre adlandırma kuralına uyulduğunda, sayısı oldukça azalmakta ve beş türde öbek ortaya çıkmaktadır. Öbekler ile sözcük türlerinin birbirine bu kadar bağlı olduğundan yola çıkarak sözcüklerde sergilenen dönüşümlerin öbekleri nasıl etkiledikleri incelenmiştir. Bu dönüşümler öbeklerin esnekliği, sınırları ve kuruluşu gibi hususların değişmesine sebep olabilmektedirler. Öbek oluşturan öğelerin tür değişikliğine uğraması ve bu olayın öbeği nasıl etkilediği incelenmiştir. Öbeğin cümle içindeki esnekliğinin derin yapıya ve onun yüzey yapıda bıraktığı izine ne kadar bağlı olduğu irdelenmiştir. Sözcüklerin öbekleşmek üzere bir araya geldiklerinde onların arasında oluşan sözdizimsel bağlar ele alınmıştır. Bu bağlantı türleri öbekleşmenin faktörleri olarak sayılır ve öbeğin yapısını etkilemeketdirler. Yukarıda sıralanan durumları açıklığa kavuşturmak için öbekler ve öbek yapıları örnek cümlelerin içinde incelenmiştir. Öbekler incelenirken altı ölçüt göz önünde bulundurulmuştur: sözdizimsel işlev, öbek türü, sözdizimsel bağlantı, derin – yüzey yapı, evirişimsel belirtiler ve öbeğin özelliği.

Türkiye Türkçesinde örtmeceler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2014 Türk Dili Bilim Dalı
Kökü tarihin derinliklerine kadar giden tabu yani söylenmesi yasaklanan kelime ve ifadeler ile bunları dile getirmek için başvurulan örtmeceler bütün dillerde görülen önemli bir dil olayıdır. Başlangıçta dinî inanç ve korku ile ilgili olarak ortaya çıkan yasaklamalar, zaman içerisinde toplum yaşamının çeşitli sahalarında da görülmeye başlamıştır. Günümüzde ise tabu ifadeler sadece inanç ve korkuyla ilgili olmayıp, konuşma ve yazışma esnasında doğrudan kullanılması uygun olmayan, yani kaba, korkutucu, ürkütücü, iğrenç, müstehcen, ayıp, nahoş ve ahlaka aykırı sayılan, ayrıca söylendiğinde iletişimde sıkıntı yaşatabileceği, insanları rahatsız edebileceği düşünülen kavram ve davranışların daha yumuşak, güzel, kibar, olumlu, uygun söz ve sözcüklerle değiştirildiği görülmektedir.Çalışmada Türkiye Türkçesinde kullanılan örtmece söz ve sözcükler ele alınarak yapısal ve anlamsal özellikleri, örtmecelerin ortaya çıkmasına neden olan sosyolojik ve psikolojik etkenler ve örtmece yapma yolları incelendi. Ayrıca örtmecenin deyim, argo, mecaz ve edebî sanatlarla ilgisi üzerinde duruldu. Türkiye Türkçesi yazı dili esas alındı. Ancak örtmecenin önem ve özelliklerini belirtmek açısından ve bütün dillerde var olan, kullanımına neredeyse her zaman ihtiyaç duyulan evrensel bir dil olayı olmasından hareketle diğer Türk lehçelerinden ve başta Rusça olmak üzere dünya dillerinden benzer örtmece örneklerine yer verildi. Daha güzel konuşmayı amaç edinen, tabu, nezaket ve görgü kuralları çerçevesinde şekillenen örtmecelerin güzel adlandırma alt katmanının tam tersi olan ve kaba, küfürlü, aşağılayıcı ifadeleri içeren kötü adlandırmalardan bahsetmek suretiyle bunların dildeki yeri ve önemi belirlendi. Ayrıca çalışmada insanları kandırmaya, aldatmaya ve olumsuz durumları örtbas etmeye dayalı gizli örtmecelere de yer verildi. Türkiye Türkçesindeki örtmecelerin büyük bir kısmını kapsamayı amaç edinen sözlük çalışması yapıldı. Anahtar Kelimeler: Türkiye Türkçesi, Türk lehçeleri, örtmece, tabu, etnolengüistik, söz varlığı.