Thesis Search




SEARCH RESULTS

Türkiye ve Afganistan özelinde ülkeler arası finansal içerme durumu karşılaştırması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 İşletme Bilim Dalı
Finansal içerme (Fİ) bir toplumdaki tüm bireylerin özellikle yoksul ve mahrum olan grupların finansal hizmetlere erişimini ve bu hizmetleri kullanma kolaylıklarını sağlayan bir süreçtir. Fİ ekonomik büyüme ve kalkınma, finansal istikrar ve diğer ekonomik değişkenler üzerinde etkili olduğu için, son zamanlarda araştırmaların ve politikaların odaklandığı konulardan biri olmuştur. Bir ülkede Fİ düzeyi sabit bir olgu değil, sürekli değişen bir olgu olup, ülkeden ülkeye de farlılıklar göstermektedir. Bu araştırmayla, Türkiye ve Afganistan'daki Fİ mevcut durumunun karşılaştırmalı bir şekilde incelenmesi ve finansal içerme düzeyi belirleyicilerinin anlaşılması amaçlanmaktadır. Araştırmada veriler anket yöntemi ile elde edilip, tanımlayıcı analiz metodu ve Probit regresyonu kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları olarak; Türkiye'de Afganistan'dan daha yüksek hesap sahipliği, resmi tasarruf ve resmi kredi kullanımı ile ortaya çıkan yüksek düzeyde finansal içerme durumu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Türkiye'de finansal dışlanma, yani bir hesaba sahip olmama, çoğunlukla gönüllüdür; Afganistan'daki durum fon yetersizliğine ilaveten, çoğunlukla piyasa yetersizliğinden kaynaklanmaktadır. Aile veya arkadaşlardan borçlanma davranışı her iki ülkede de kredi almanın en yaygın yoludur. Türkiye'de bir hesabı kullanarak tasarruf etme yaygın iken, Afganistan'da geleneksel olarak evde tasarruf etme daha yaygındır.Her iki ülkede bireylerin daha yüksek geliri, daha iyi eğitimi daha yüksek düzeyde resmi hesaplar ve resmi tasarruflar, finansal içerme düzeyi ile ilişkili çıkmıştır. Ayrıca, gelir düzeyi Türkiye'de resmi kredi ile de anlamlı pozitif ilişkilidir. Bireylerin yaşı Türkiye'de sadece hesapların kullanımı ile ilişki olup, Afganistan'da anlamlı ilişkisi bulunmamıştır. Türkiye ve Afganistan'da bireylerin cinsiyeti finansal içerme ana göstergelerini anlamlı olarak etkilememektedir. Her iki ülkede, bireysel özellikler arasında yer alan eğitim düzeyi, Fİ'nin en etkili belirleyicilerindendir.

Türkiye ve Almanya'nın doğrudan yabancı yatırımlarının Sahra Altı Afrika ülkelerine etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Finansal İktisat ve Bankacılık Bilim Dalı
Birçok çalışma, doğrudan yabancı yatırımın (DYY) dünyadaki büyümeye etkisini tahmin etmeye çalışmıştır, ancak çok azı Sahra altı Afrika'ya odaklanmıştır. Buna göre, bu tez, Türkiye ve Almanya'nın Doğrudan Yabancı Yatırımının, Türkiye ve Almanya'nın Merkez Bankası ve Afrika ülkelerinden ikincil verileri kullanarak Sahra altı Afrika ülkelerinin ekonomik büyümesine etkisini araştırmaktadır. ARDL modeli yaklaşımı kullanılarak, bu çalışmada değişken Ekonomik büyüme ve bağımsız ise Toplam DYY, Türkiye'nin DYY, Almanya'nın DYY, Ticaret ve finansın değişkenler olarak kullanmaktadır. E-views 10.0 yazılım programı kullanılarak, Türkiye ve Almanya'nın DYY'larının SAA ülkeleri ekonomik büyüme üzerinde uzun dönemli etkisi olup olmadığını eş bütünleşme ilişkisini araştırıp sınır testi ele alınmıştır. ARDL modelden elde edilen sonuçlar, Türkiye DYY'nin katsayı uzun dönemde istatistiki olarak anlamlı bulunamamıştır. Bu sonucu teorik açısından ters olup teorik bulgularına göre Türk şirketlerinin geniş yayılımı ve farklı sahra altı Afrika ülkelerindeki yatırımlardan kaynaklanmaktadır ve ayrıca altyapıdaki Türk yatırımı büyümeyi artırmaktadır. Doğal kaynaklara daha fazla yoğunlaşan diğer birçok ülkenin yatırımcılarının aksine, Türk yatırımcılar ekonomik büyüme için etkili olan ve ev sahibi ülkelere yeni teknoloji veya bilgi getirecek daha fazla altyapı sektörüne yoğunlaşmaktadır. Öte yandan, Dünya'daki DYY, Ticaret, Finans ve Almanya'nın DYY uzun dönemde ekonomik büyüme üzerindeki etkisinin pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Bu sonuç önceki literatürle uyumlu olduğunu gösterip Alman DYY'lerinin ise nedeni belirli ülkelerdeki Alman şirketlerinin yoğunlaşması ve aynı zamanda SAA ülkeleri ve Almanya arasındaki ticaretin türü değerini Türkiye'nin karşılaştığı zaman farklı ve büyük olduğunu ifade edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Doğrudan Yabancı Yatırım, Türkiye, Almanya, Sahra Altı Afrika, GSYİH, Ticaret.

Türkiye ve Arnavutluk'taki doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını etkileyen faktörlerin karşılaştırmalı olarak analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Üretim Yönetimi Bilim Dalı
İlgili tez çalışmasında, Türkiye'ye ve Arnavutluk'a yönelik doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ve 2001-2019 yıllarındaki ekonomik göstergeleri analiz edilmiştir. Söz konusu tez, Türkiye'deki ve Arnavutluk'taki doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını etkileyen faktörleri karşılaştırmalı olarak analiz etmek amacıyla yapılmıştır. Küreselleşen dünyada gelişmekte olan ülkelerin refah düzeyinin artmasında yabancı sermaye yatırımları önemli bir role sahiptir. Ülkelerin büyüme kriterlerinde ve büyümenin sürdürülebilirliğinde bu ülkelerin çekebildikleri doğrudan yabancı sermaye yatırımı miktarı önemli bir kriter olarak kullanılmaktadır. Bu bakımdan Türkiye'ye ve Arnavutluk'a yönelik doğrudan sermaye yatırımlarının miktarı, sektörel dağılımı, gelişim trendi ve bu sermaye akımlarının giriş sebeplerinin açıklanmasında önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Türkiye ve Arnavutluk'un 2001-2019 yılları arasındaki gerçekleşen doğrudan yabancı yatırım düzeylerini etkileyen iktisadi değişkenler çerçevesinde enflasyon, GSYİH, döviz kuru, ithalat ve ihracatın etkilerine bakıldığında Türkiye için doğrudan yabancı yatırımları üzerinde enflasyon, döviz kuru ve ihracatın etkilerin olduğu, GSYİH ve ithalatının etkilerinin olmadığı, Arnavutluk'un doğrudan yabancı yatırımları üzerinde GSYİH ve ihracatın etkisi olduğu diğer veriler olan enflasyon, döviz kuru ve ithalatın etkilerinin olmadığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yatırım, Doğrudan Yabancı Yatırım, Türkiye, Arnavutluk

Türkiye ve Avrupa ülkelerinde nesiller arası eğitim hareketliliği ve fırsat eşitsizlikleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 İktisat Bilim Dalı
Bu çalışma, Türkiye ve Avrupa ülkelerinde, okul eğitimi seviyesinin bir nesilden diğerine ne ölçüde aktarıldığını ve bu aktarımı hangi faktörlerin belirlediğini analiz etmektedir. Analiz, 2011 yılında yapılan Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'nın Dezavantajların Kuşaklararası Aktarımı modül anketinden elde edilen veriler kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Gelir ve Yaşam Koşulları araştırması, Avrupa ülkelerinde yapıldığı gibi, Türkiye'de de, her yıl düzenli olarak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yürütülmektedir. Bu tez çalışmasında, ebeveyn ile çocukların eğitim seviyesi arasındaki ilişki doğrusal regresyon tekniklerinin yanı sıra sıralı tepki modelleri kullanılarak tahmin edilmiştir. Ebeveynlerin eğitim geçmişine göre çocukların ne oranda bir üst eğitim seviyesine geçebildiklerini incelemek için, öngörülen olasılıklar ve risk oranları da hesaplanmıştır. Elde edilen bulgular, Türkiye'de ebeveynler ve çocukların eğitimi arasındaki ilişkinin, Avrupa ülkelerine kıyasla daha kuvvetli olduğunu göstermektedir. Diğer bir ifade ile Türkiye'deki eğitim hareketliliği Avrupa'ya göre daha düşüktür. Ebeveynleri üniversite ve üzeri eğitim seviyesine sahip olan çocukların yaklaşık %70'i üniversite ve üzeri eğitim seviyesine ulaşırken, ebeveynleri lise seviyesinden daha az eğitimli olanların sadece yaklaşık %9'u üniversite ve üzeri eğitim alabilmektedir. Bir üst eğitim seviyesine geçme olasılığı, kız çocuklarında ve kötü finansal koşullar altında yaşayan çocuklarda özellikle düşüktür. Düşük ve yüksek eğitimli ebeveynlerin çocuklarının bir üst eğitim seviyesine geçme olasılıkları arasındaki fark, Avrupa ülkelerinde ve özellikle İskandinav ülkelerinde, Türkiye'ye göre daha küçüktür. Ayrıca, Avrupa ülkelerinin bir çoğunda kız çocuklarının yüksek eğitime ulaşma bu olasılığı erkek çocuklara göre daha yüksektir. EKK (En Küçük Kareler) tahminlerinden elde edilen yüksek korelasyon katsayıları, sıralı tepki modelleri ile uyumludur. Bu sonuçlar, iyi ve kötü sosyo-ekonomik duruma sahip çocuklara eğitimde eşit fırsatların sunulmadığını göstermektedir. Türkiye'deki bu sorunun nedenlerini ortaya çıkarmaya çalışan bu tez çalışmasının, nüfus eğitim politikaları ve yoksulluğu azaltma stratejilerine faydalı bir yol gösterici olacağı düşünülmektedir.

Türkiye ve Azerbaycan açısından kamu tüzel kişiliği kavramının incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Gerçek kişiler denildiğinde insanlar anlaşılır. Beşer tarihinin türlü dönemlerinde fertler arasında tartışmalar, mübarize ve hatta müharibeler olmuştur. İnsanlar arasında ayırımların mevcut olması, bir kesim şahıslara hak ehliyetinin tanınmaması o kabilden olan insanların kendi hakları uğrunda savaşa kalkışına v.s neden olmuştur. Sonuç olarak artık günümüzde yukarıda ifade ettiğimiz ayrımlar ortadan kalkmıştır. Kadim Romada ve diğer kadim devr ve orta asır devletlerinde mevcut olan kölelik ve bu takımdan olan insanlıkdışı kavramlar uluslararası sözleşmelerle yasaklanmıştır. Hem Azerbaycan hem de Türk Hukuk düzeni söz ettiğimiz uluslararası antlaşmalara taraf olarak onların hükümlerini geçerli kılmaktadırlar. Tüzel kişiler ise belli bir amacın gerçekleştirilmesi için bir araya gelen şahıs veya bir amaç için tahsis edilen malvarlığı topluluklarıdır. Onların bünylerinden, oluşum ve işleyiş esaslarından, amaçlarından kaynaklanan türleri bulunmaktadır. Tezimizde de önemle üzerinde duracağımız gibi tüzel kişiler oluşum, işleyiş esaslarına ve tâbi oldukları hukuk kurallarına göre Kamu ve Özel Hukuk tüzel kişilerine ayrılmaktadır. Özel Hukuk tüzel kişileri gerçek veya tüzel kişilerin serbest iradesi ile, Kamu Hukuku tüzel kişileri ise kanunla veya kanunun açıkca verdiği yetkiye dayanılarak bir idari işlemle kurulmaktadır. Azerbaycan idari mevzuatında devletin ve belediyelerin tüzel kişiliği konusu açık tutulmuş ve yeni kabul edilen Kamu Tüzel Kişileri Hakkında Kanunu'nda kamu tüzel kişilerinin tanımı belirlenirken devlet ve belediye devre dışında kalmıştır. İsmi geçen kanun ancak kamu kurumlarını kamu tüzel kişileri olarak görmektedir. Buna karşılık Türk Anayasası'nın türlü maddelerinde devlet ve diğer kamu tüzel kişilerinden bahsedilmekle devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin dairesi genellikle belirlenmiştir.

Türkiye ve Azerbaycan Hukuku'nda kadın ve çocuk iş hakları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Bilim Dalı
Çalışmamın temel amacı Türk ve Azerbaycan Hukukunda kadın ve çocukların iş haklarının tespit edilmesidir. Bu konudaki çalışmam ikiye ayrılmıştır. Birinci bölümde Türk Hukukunda kadın ve çocuk haklarının tarihsel gelişimi ve süreçleri, kadın ve çocukların iş hakları, çalışma yerleri, kadın ve çocuk işçilerin cinsel tacizden, her türlü şiddetten korunmasına yer verilmiştir. Aynı zamanda çalışmamızda eşitlik kavramının hukuksal düzeyde hangi sonuçlara yol açtığı ve bu konuda uluslararası hukukun hangi düzeyde olduğuna da yer verilmiştir. İşe girişte ve çalışma koşullarında cinsiyet ayrımı yasağına, ücrette cinsiyet ayrımına, kadın işçilerin çalışma yasağına, gebe işçilerin çalıştırılma koşullarına, doğumdan önce ve sonra işçi kadınların hak ve hukuklarına yer verilmiştir. Aynı zamanda çocuk kavramı ve çocuk işçiliği, İş Kanunu'nda çocuk işçiliğine ne gibi düzenlemeler getirildiğine, çocuk işçilerin, çırak çocukların tüm haklarına açıklık getirilmiştir. Bildiğimiz üzere Türkiye'de çalışma yaşı kural olarak, 15'dir ve 15 yaşından aşağı çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak mevzuatta bazı istisnalar vardır ki, 14 yaşını doldurmuş çocukların çalışma koşullarına hukuksal yaklaşımı ve yer altı veya su altında yapılan işlerde çalışılmasına değinilmiştir. Çocukların da kadınlar gibi birçok işlerde çalıştırılmasına ilişkinİş Hukuku'nda yer alan düzenlemelere de değinilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde Azerbaycan Hukukunda kadın ve çocuk haklarının tarihsel gelişimi ve süreçleri ele alınmıştır. Ayrıca Azerbaycan İş Hukuku'nda, Sovyetler dönemi ve sonrası, kadın ve çocuk iş hakları, çalışma yerleri, onların çalışma şartları ve haklarına yer verilmiştir. Bölümün sonunda ise Türk ve Azerbaycan Hukuku'nda kadın ve çocuk iş hakları karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Azerbaycan, Anayasa, İş Hukuku, Kadın, Çocuk.

Türkiye ve Azerbaycan'da kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bilim Dalı
Dünyada devam eden kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi süreci, Türkiye'de ve Azerbaycan'da da farklı aşamalardan geçmiş ve bu süreç devam etmektedir. Bu doğrultuda, Türkiye'de ve Azerbaycan'da kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi sürecinin mevcut durumu incelenmiş ve her iki ülkenin e-Devlet sistemi değerlendirilerek e-Devlet sisteminin geliştirilmesi için önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın birinci bölümünde, Geleneksel Kamu Yönetiminden Yeni Kamu Yönetimine geçit süreci incelenerek, süreç hakkında kısa bilgi verilmiştir. Bu bölümde Geleneksel Kamu yönetimi teorileri, onları sorgulayıcı yaklaşımlar, 1973 Petrol Krizinin ve geleneksel yapının hantallığı sonucu İngiltere'de ve ABD'de ortaya çıkan, daha sonra dünyaya yayılmış Yeni Kamu Yönetimi süreci ve onun özellikleri ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, e-Devlet sistemi ve onun dünya ülkelerinde uygulamalarından bahsedilmiştir. Bu doğrultuda ilk kısımda e-Devlet kavramı, onun boyutları, oluşum aşamasında karşılaştığı sorunlar, onun kamu hizmetleri sunumuna getirdiği faydalar; ikinci kısımda ise Amerika, Avrupa ve Asya-Pasifik bölgesi ülkelerinde kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi süreci incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, Türkiye'de ve Azerbaycan'da kamu hizmetlerinin dijitalleşmesi süreci değerlendirilerek gelecekte yapılabilecek geliştirmeler için önerilerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda ilk olarak Türkiye'nin 20. yüzyılın sonlarından başlayarak bugüne kadar e-Devlet geliştirme projeleri, stratejileri, planları ve kalkınma planlarında e-Devlet projeleri ele alınmıştır. İkinci kısımda, Azerbaycan'da e-Devlet sisteminin oluşturulması için 21. yüzyılın başlarından bu yana hukuki düzenlemeleri, stratejiler, planlar, ASAN Hizmet merkezleri ve onların Azerbaycan'da kamu hizmetlerinin dijitalleşmesindeki rolü ele alınmıştır. Daha sonra her iki ülkedeki sistemin eksik ve iyi tarafları gösterilerek bazı önerilerde bulunulmuştur.

Türkiye ve Çin'deki işletmelerin satiş ve pazarlama personelinde aradıkları özellikleri̇n iş ilanları üzerinden karşılaştırmalı anali̇zi̇

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Günümüz iş dünyasında sadece müşteri pazarında değil, işgücü pazarında da yoğun rekabet yaşanmaktadır. İşletmelerin yetenekli çalışanları kendilerine çekmek için kullandıkları önemli araçlardan biri iş ilanlarıdır. İş ilanlarının amacı ise işletmelerin ih-tiyaç duyduğu niteliklere sahip çalışanlara iş ile ilgili bilgi vermek ve onların işletmeye başvuru yapmalarını sağlamaktır. Bununla birlikte, bu yoğun rekabet zamanında satış ve pazarlama işletmecilik için çok önemli bir faaliyet alanı haline gelmiştir. İşletmelerde satış ve pazarlama faaliyetlerinin yürütülmesinde nitelikli pazarlama meslek elemanlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Küreselleşme dünyada satış ve pazarlamanın evrensel kuralları geçerli olmaya başladığı için işletmelerin niteliklere sahip satış ve pazarlama personeline sahip olmayı isteyecekleri varsayılabilir. Bu araştırmanın amacı, iki farklı kültüre sahip olan ülkelerin gazetelerinde yer alan iş ilanlarını içerik yönünden karşılaştırarak ben-zerliklerini ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Bu araştırmada, Türkiye'de Hürriyet Gazetesi haftalık İK ekinden ve Çin'de Urumçi Gece ??gazetesindeki satış ve pazarlama alanında yayımlanan iş ilanlarının içerikleri analiz edilmiştir. İş ilanı içinde işletmelerin adaylara sunduğu olanaklarla ilgili bilgi verip vermemenin ve bu bilgiyi tüm bir ifadeyle veya ayrıntılı bir şekilde vermenin, adayların iş ilanına yönelik tutumlarında ve ilanda belirtilen pozisyona başvuru yapma niyetinde nasıl etkileri olduğu irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İş İlanları, Satış, Pazarlama, Satış ve Pazarlama Alanındaki İşlet-meleri, İçerik Analizi.

Türkiye ve Endonezya Cumhurbaşkanlarının siyasal iletişim stratejilerinin sosyal medya üzerinden kıyaslamalı analizi: İnstagram sayfalarının incelemesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 İletişim Bilim Dalı
İnternet ve yeni medya, iletişim teknolojisinin olağanüstü gelişimi ve sağladığı faydalar sayesinde, artık sosyal yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. İnternet ve yeni medya, kamusal alan haline gelen internet medyasında bilgi ve kamuoyu paylaşımı açısından önemli bir rol oynamaktadır. İnternet kullanımı, son yirmi yılda önemli ölçüde artmıştır. İnternetin daha geniş kullanımı siyasi, sosyal ve kültürel alanlara yansımış ve küresel alanda demokratik bir ortam haline gelmiştir. Son yirmi yılda internet, demokrasi de dahil olmak üzere insan yaşamının çeşitli yönlerini etkilemiştir. Endonezya ve Türkiye bağlamında, 1990'larda, internetin gelişinden bu yana, çevrimiçi siyasal iletişim olarak bilinen yeni bir fenomen ortaya çıkmıştır. Bu, geleneksel medyanın aracılık ettiği, geleneksel politik iletişim pratiğini önemli ölçüde değiştirmiştir. İnternet ayrıca, insanların gerçek ve olgusal bilgiler bulmak için interneti kullanmayı tercih ettikleri, siyasal iletişimde potansiyel bir ortam haline gelmiştir. İnternet kullanımı artık küresel düzeyde daha yaygındır. Böylece internet, siyasi ortamda çok popüler hale gelmiştir ve diğer siyasal iletişim yöntemlerini kullanmanın yanı sıra politik bir iletişim aracına dönüşmüştür. İnternetin halk tarafından kullanımı, sosyal medya kullanımından ayrılamaz. Bunları birbirine bağlanmak için çeşitli platformlar kullanılır. Bu noktada, İnstagram önemli bir yer tutar. Çünkü, kullanım oranları her yıl önemli ölçüde artmaktadır. Sosyal medyanın halk tarafından yaygın olarak kullanıldığını gören çeşitli ülkelerdeki başkanlar, İnstagram'ı siyasi faaliyetlerini ve anlatılarını güçlendirmek için kullanmaya başlamıştır. Ülke liderlerine bilgi aktarmada İnstagram sosyal medyasının önemli bir rolü olduğu yadsınamaz. Fotoğrafların, videoların görünümünü vurgulayan ve altyazıların eşlik ettiği özelliklerle İnstagram, çeşitli gruplar tarafından en kolay kabul gören platform olarak değerlendirilmektedir. Endonezya ve Türkiye'de yaşayan nüfuslar, yüksek düzeyde İnstagram kullanımına sahiptir. Endonezya Cumhurbaşkanı Joko Widodo ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hesaplarına yüklenen fotoğraf ve videolar ile İnstagram'da aktif olarak yer almaktadır. Her iki cumhurbaşkanının İnstagram'ı kullanmak için politik stratejileri bulunmaktadır. Bu tez araştırmasında, içerik analizini kullanarak iki başkanın İnstagram platformundaki siyasi iletişimini karşılaştıracağız. Anahtar Kelimeler: Strateji, siyasal iletişim, sosyal medya, İnstagram, Türkiye Cumhurbaşkanı, Endonezya Cumhurbaşkanı.

Türkiye ve Endonezya: Yabancı medya temsilinin karşılaştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 İletişim Bilimleri Bilim Dalı
Türkiye-Endonezya ilişkileri Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar uzanabilir. Uzun yıllar ikili iş birliği dışında Türkiye ve Endonezya, uluslararası ve bölgesel örgütler çerçevesinde birlikte çalışmaya devam etmektedir. Medya çalışmalarının iki ülke arasındaki artan ilişkide katkı sağlanması beklenmektedir. Bu nedenle, Endonezya ve Türkiye'de medya temsilciliğinin birbiri ile ilgili imajı nasıl oluşturulduğunun analiz edilmesi dikkat çekici olmuştur. Türkiye ve Endonezya'nın medya temsilciliğini anlamak için medyanın imajını ve haber değerini incelenmiştir. Bu çalışma aynı zamanda yabancı medya temsilciliği için üç alan üzerine bir çerçeve geliştirdi; haber eylemi, haber aktörleri ve yazar değerlendirmesidir. Bu çalışmada Türkiye basınında Endonezya'nın ve Endonezya'da Türkiye'nin nasıl temsil edildiği incelenecektir. Spesifik olarak, teorik perspektifler, haber üretim ve anlama süreçlerini anlamak için kullanılır. Bu perspektifler, bu çalışmanın araştırma yaklaşımı olarak Eleştirel Söylem Analizi (CDA) ile ilgilidir.

Türkiye ve filistin arasındaki iktisadi ilişkiler: Tarihçe, gelişim ve yapısal bir analiz

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 İktisat Bilim Dalı
Bu çalışmada genel olarak ülkeler arasındaki dış ticaretin önemi vurgulanarak özellikle Türkiye ile Filistin arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerinele alınması amaçlanmaktadır. Çalışmada, Türkiye ile Filistin arasındaki ilişkiler tarihsel olarak incelemiş ve 2008-2016 döneminde iki ülke arasındaki dış ticaret verilerine dayanılarak, Ticarette Yoğunlaşma Endeksi (TII) elde edilmiştir. Çalışmanın en önemli sonuçlarından birisi, Filistin ile Türkiye arasında ihracat/ithalat yoğunlaşması olmadığıdır. Türkiye'nin iseFilistin ile ihracat/ithalat yoğunlaşması içerisinde olduğu görülmüştür. Ancak, bu dönem içinde görülen değişiklikler, iki ülke arasında gerçekleşen ticaret eğiliminin arttığını göstermektedir. Çalışmanın sonuçları iki ülke arasındaki ticaretin serbestleştirilmesi yoluyla iki ülke arasındaki ticaret değişimini arttırmak ve ticaret hareketinin önündeki engelleri kaldırmak için daha fazla uygulama yapmak gereğini göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Filistin, Türkiye, Dış Ticaret, İktisadi İlişkileri, Uluslararası Ticaret .

Türkiye ve G20 ülkelerinin tahvil piyasalarının karşılaştırmalı analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Son yıllarda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde özel sektör tahvil piyasası gelişimi hız kazanmıştır. Türkiye'de ise 1998-2005 yılları arasında özel sektör borçlanma senetlerinin ihraç edilmediği görülmektedir. Devletin kamu harcamalarının artması sonucunda iç piyasadan aşırı borçlanmaya gitmesi ve özel sektöre göre faiz oranlarının yüksek olması özel sektörün borçlanma piyasasından dışlanmasına neden olmaktadır. 2005 yılı sonrası tekrar özel sektör tahvil piyasası gelişmeye başladığı görülmektedir. Dünya ekonomisinin temelini oluşturan G20 ülkeleri, küresel çapta ekonomi ve sermaye piyasasına yön verici niteliktedir. Türkiye ise gelişmekte olan bir ülke olarak bu grupta yer alan önemli oyuncular arasındadır. Bu çalışmada birinci amaç özel sektör ulusal ve uluslararası tahvil piyasası ile ekonomik büyüme arasında ilişki olup olmadığı, ikinci amaç G20 ülkelerinin özel sektör tahvil piyasasının niteliksel karşılaştırmalı analizi ve üçüncü amaç G20 ülkelerinin özel sektör tahvil piyasasının ARDL ekonometri testleri ile niceliksel karşılaştırmalı analizinin yapılmasıdır. Dördüncü amaç dünyada Türkiye tahvil piyasasının konumunun tespit edilmesi ve beşinci amaç ise Türkiye tahvil piyasasının performans değerlendirmesi ve gelişimi için önerilerde bulunmasıdır. Diğer taraftan konu niteliksel bakımından incelendiğinde her ülkenin ekonomik yapısına özgü tahvil türlerine ve terminolojiye sahip olduğu; finansal okuryazarlık, hukuki düzenlemeler ve vergi düzenlemelerinin bulunduğu görülmektedir. G20 bünyesinde özel sektör tahvil piyasaları ülkelerin kendilerine özgü yapılarına göre farklı performans sergileyebilmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde ve ekonomisi sorunlu olan ülkelerde bu piyasaların ekonomiye katkı sağladığı görülmektedir. Türkiye'de ise yapısal sorunlarının halen devam ettiği görülmektedir. Türkiye'de özel sektör tahvil piyasası talep ve arz yönlü geliştirilebilir. Tahvil piyasasının esnek yapısı ve gelişimi ile ülke ekonomisi kırılganlıktan çıkabilir ve finansal sistemi daha etkinleştirilebilir. Anahtar Kelimeler: Tahvil Piyasası, Özel Sektör Tahvilleri, Ekonomik Büyüme, G20

Türkiye ve Güney Kore'de kalkınma sürecinde kırsal alanların ve köylülüğün dönüşümü: Karşılaştırmalı bir analiz

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Günümüzde Güney Kore, dünyanın başlıca ekonomilerinden birisidir. Bu ünvanın nasıl elde edildiğine dair birçok önerme ve tartışma bulunmaktadır. Birçok akademisyen veya düşünüre göre, Saemaul Undong, Han Nehri Mucizesinin başlıca nedenlerinden birisidir. Saemaul Undong ya da diğer adıyla Yeni Köy Hareketi ilk etapta 1970'lerin başında köyleri canlandırma projesi olarak uygulamaya konulmuştur. Bununla birlikte Saemaul Undong Park rejiminin 1960'ların sonunda gerçekleşen siyasi-ekonomik krize otoriter bir cevabı olarak rejimin başlıca kırsal kalkınma politikası haline gelmiştir. Özünde bir köy yenileme projesi olan hareket, köylerin temel altyapısal inşai projelerinden daha sonraki evelerinde tam ölçekli bir tarımsal endüstriyel üretim hamlesine dönüşmüştür. Sosyo-ekonomik hedeflerinin yanı sıra, Saemaul Undong, Park'ın otoriter rejiminin köylü topluluklarının günlük yaşamlarını etkilemede rejimin en etkili aracı olmuştur. Güney Kore'nin kırsal kalkınmadaki tecrübelerine benzer şekilde, Türkiye'de resmi olarak 1940'ta uygulamaya konulan Köy Enstitüleri hareketi gelişmlekte olan ülkeler için hızlı kalkınma noktasında önemli bir girişim örneği teşkil etmiştir. Her ne kadar Türkiye'de muhtemel kırsal kalkınma politkaları arayışında bulunulduysa da Köy Enstitüleri bunlardan ayrılarak esasen iki amaç gütmüştür; köylülerin okur-yazarlık sorununu çözmek ve köy kökenli ziraat öğretmenleri aracılığılıyla köylülere modern tarımsal üretim tekniklerini öğreterek tarımsal üretimi arttırmak. Enstitüler diğer taraftan Kemalist rejimin köylere inerek köylülerin desteğini alma da başlıca politika olmuştur. Dolayısıyla rejimin köylülerin günlük yaşamlarına etki etmede başlıca politikası ve Köycülük fikrinin sembolü olan Köy Ensitüleri, özellikle Türkiye'nin 1929 Büyük Ekonomik Buhran ile girdiği sosyo-ekonomik ve sosyo-politik krize Kemalist rejimin bir cevabı olarak uygulamaya konulmuştur.

Türkiye ve Gürcistan'daki ilk okuma yazma öğretim programlarının karşılaştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Sınıf Eğitimi Bilim Dalı
Bu araştırmanın amacı; Türkiye ve Gürcistan'daki ilk okuma yazma öğretim programlarını amaç, kazanım, alfabe türü, öğrenme-öğretme süreci, araç gereçler, ölçme ve değerlendirme süreci boyutları açısından karşılaştırmak, benzerlik ve farklılıkları tespit etmektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın kaynak ve materyallerini Türkiye ve Gürcistan'daki ilk okuma yazma öğretim programları oluşturmaktadır. Veriler doküman incelemesi yöntemiyle elde edilmiştir. Verilerin analizinde, bir nitel araştırma tekniği olan betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak araştırmada ele alınan öğretim programları incelendiğinde Türkiye'de okumayazma öğretimi için ses esaslı cümle yöntemi, Gürcistan'da ise analiz-sentez yöntemi kullanıldığı belirlenmiştir. Türkiye ve Gürcistan'da ilk okuma ve yazma öğretim sürecinin basamakları arasında benzerlikler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye ve Gürcistan'da, ilk okuma yazma programındaki kazanımların arasında birçok ortak nokta bulunduğu tespit edilmiştir. İki ülkenin alfabe yapısı incelendiğinde aralarında önemli farklılıklar ortaya konmuştur. Türkiye ve Gürcistan'daki ilk okuma yazma öğretim programlarındaki araçgereçler ve ölçme değerlendirme araç ve yöntemleri açısından da benzerlikler olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İlk okuma yazma, okuma, yazma, program karşılaştırma

Türkiye ve Haiti'de sağlık ekonomisi: Bir karşılaştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
İnsanların isteklerin sınırsız bu isteklerin karşılanacağı kaynaklar ise sınırlıdır. Ekonomi, bu sınırsız isteklerin karşılanmasında sözkonusu kıt kaynakların en doğru şekilde nasıl kullanıllanıması gerektiğiyle ilgilidir. Bir başka ifadeyle ekonomi, kıt kaynakların mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılmak üzere en doğru seçiminin ne olması gerektiği ve üretilen mal ve hizmetlerin tüketim amacıyla bireyler arasındaki dağıtımını inceler. Türk Dil Kurumu ekonomiyi insanların yaşayabilmek adına üretme ve ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu eylemlerinden doğan ilişkilerin tümünü inceleyen bilim dalı olarak tanımlamaktadır. Son zamanlarda ekonomi sağlık hizmetlerinde de önemli bir olgu haline gelmiştir. Toplumun giderek artan sağlık hizmeti talebi, en temel ihtiyaç olan sağlık hizmetini ekonomik bir olgu haline getirmiştir. Sağlık ekonomisi, sağlık hizmetinin sunumunda insan kaynakları, malzeme ve finansal kaynaklar gibi ekonomik kaynakları etkin ve verimli bir şekilde kullanım ile ilgilidir. Bu çalışmanın amacı, Haiti ve Türkiye'de sağlık ekonomisini karşılaştırmak ve Türkiye ile Haiti arasında sağlık ekonomisine ilişkin olarak politikalar ve uygulamalar arasında farklılık olup olmadığını araştırmaktır. Bu amaçla çalışmada Türkiye için 1992-2016 ve Haiti için 1995-2016 yılları sağlık ekonomisi politikaları ve uygulamaları arasında farklılık olup olmadığı test Bağımsız Örneklemler T-testi ve Mann Whitney U testi ile analiz edilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre hem nominal rakamlarla hem de satınalma gücü paritesine göre kişi başına sağlık harcaması ile kamu sağlık harcamalarının GSYİH'ye oranı Türkiye'de daha yüksek iken hem nominal rakamlarla hem de satınalma gücü paritesine göre toplam sağlık harcamalarının ve özel sağlık harcamalarının GSYİH'ye oranları Haiti'de daha yüksektir. Anahtar Kelimeler: Ekonomi, Sağlık, Sağlık Ekonomisi

Türkiye ve İran'ın Suriye ve Irak politikası: Neoklasik realizm çerçevesinde bir analiz

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Türkiye ve İran, 2011'den beri süregelen ve bölgesel, hatta küresel sonuçları olan Suriye ve Irak savaşlarında, önemli aktörlerin başında gelmektedirler. Bu çalışma, Türkiye ve İran'ın bu zaman diliminde Suriye ve Irak krizlerine yönelik politikalarını, Neoklasik Realizm (NKR) kuramı bağlamında kronolojik bir şekilde analiz etmektedir. Dolayısıyla bu tez, her iki aktörün izlediği stratejilerin okunmasında önemli bir adımdır. Neoklasik realizmin temel varsayımı, uluslararası sistemin, iç politika üzerinden dış politika çıktılarını etkilemesidir. Bu anlamda bu tezin ileri sürdüğü varsayıma göre, sistemik uyaranlarla paralel olarak iç politika dinamikleri, her iki devletin dış politika davranışlarını ciddi bir şekilde etkilemektedir. Bu sebeple uluslararası denklemlerin yanı sıra, iç faktörlerin incelenmesi kaçınılmazdır. Türkiye ve İran'ın iç politikasındaki bu krizlere yönelik politikasını etkileyen ana unsurların ne olduğu ve bu faktörlerin politikaya dönüşme şekli tezin asıl sorunsalıdır. Bu nedenle, çalışmanın genel sonucuna göre, iki ülke liderlerinin dünya hakkındaki tamamen farklı olan algıları, diğer yerel faktörlerle birlikte, dış politika sonuçlarını da derinden etkilemiştir. Ayrıca iki aktör, ortak ve ciddi tehditle karşılaştıkları zaman işbirliğine giderek birlikte tehdidi ortadan kaldırmaya, aksi takdirde rekabete yönelmektedirler.

Türkiye ve Kazakistan polis teşkilatlarının karşılaştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2014 Diğer
Bu çalışmanın amacı Türkiye ve Kazakistan polis teşkilatlarının karşılaştırılmasıdır.Karşılaştırma iki ülkenin polis teşkilatlarının örgütsel kurulumu bakımından yapılmaktadır. Türkiye ve Kazakistan Polis Teşkilatlarının karşılaştırılmasının yapılması için de öncelikle iki ülkenin kamu yönetiminin detaylı irdelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle her iki ülkenin kamu yönetimi incelenmiştir. İkinci bölümde Türkiye ve Kazakistan Polis Teşkilatları ayrı ayrı incelenmiş, üçüncü bölümde önce iki ülkenin kamu yönetimi bakımından karşılaştırılması yapılmış, sonra polis teşkilatlarının kıyaslanması yapılmıştır. Çalışmanın neticesinde, iki ülkenin polis teşkilatları arasında çalışma şartları açısından benzerlikler olduğu görülmüş olup, örgütlenme, eğitim ve rütbe terfi bakımından birtakım farklılıklar arz ettiği saptanmıştır.

Türkiye ve Kazakistan'daki öğretmenlik mesleğinin statüsünün karşılaştırılması (Ankara ve Nur-sultan illeri örneği)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Eğitim Bilimleri Bilim Dalı
Bu araştırmanın amacı; Türkiye ve Kazakistan'daki öğretmenlerin toplumsal statülerini öğretmen ve öğretmen adaylarının görüşleriyle karşılaştırmaktır. Araştırmanın evrenini, Türkiye ve Kazakistan'ın başkentleri olan Ankara ve Nur-Sultan illerinde görev yapan öğretmenler ve aynı yerleşim yerlerindeki Ankara için Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi; Nur-Sultan için Avrasya devlet üniversitesinin eğitim bölümlerinde öğrenim gören öğretmen adayları oluşturmuştur. Türkiye ve Kazakistan'daki öğretmenlerin mesleki statülerinin öğretmenlerin ve öğretmen adaylarının görüşleriyle karşılaştırılmasının amaçlandığı bu araştırma nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma modele göre tasarlanmıştır. Araştırmanın amacına dönük nicel veri toplama amacıyla Öğretmenlik Mesleğinin Statüsüne Yönelik Algı Ölçeği adlı ölçek geliştirilmiştir ve aynı ölçeğin Kazak diline çeviri çalışması yapılmıştır. Araştırmanın amacına dönük nitel veri toplamak için ise Öğretmenlik Mesleğinin Statüsüne İlişkin Görüşler adlı görüşme formu hazırlanmış ve aynı görüşme sorularının Kazakçaya çevirisi yapılmıştır. Nitel veriler toplanarak okullarda görev yapan öğretmenlerin öğretmenlik mesleğinin toplumsal statüsüne ilişkin görüşlerinin neler olduğu incelenmiştir. Araştırma kapsamında, her iki ülke için belirlenen örneklem büyüklüğü 1) ölçek geliştirme aşamasında Türkiye için öğretmen ve öğretmen adayı olmak üzere toplam 319 katılımcı ve 2) uygulama sürecinde farklı örneklem olacak şekilde Türkiye için 606 öğretmen ve 344 öğretmen adayına nicel veri toplama aracı uygulanmıştır. Kazakistan'daki esas uygulamaya 619 öğretmen ve 354 aday öğretmen katılmıştır. Araştırmanın nitel kısmına Ankara'da görev yapan 14 öğretmen ve Nur-Sultan'da görev yapan 14 öğretmen olmak üzere toplam 28 öğretmen katılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel verinin analizi sonucunda, Türkiye'deki öğretmen ve öğretmen adayların algılarına göre öğretmenlik mesleğinin statüsünün iyi derecede olduğu belirlenmiştir. Türkiye'deki öğretmen ve öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğinin statüsüne ilişkin görüşleri karşılaştırıldığında öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği statüsüne yönelik görüşlerinin daha olumlu olduğu görülmüştür. Kazakistan'daki öğretmen ve öğretmen adayların görüşlerine göre öğretmenlik mesleğin statüsü iyi derecede olduğu söylenebilir. Kazakistan'daki öğretmen ve öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğinin statüsüne ilişkin görüşleri karşılaştırıldığında öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleği statüsüne yönelik görüşlerinin daha olumlu olduğu görülmüştür. Türkiye'deki ve Kazakistan'daki öğretmenlerin öğretmenlik mesleğinin statüsüne ilişkin görüşleri karşılaştırılmasında Türkiye'deki öğretmenlerinin görüşleri daha olumludur sonucuna varılmıştır. Benzer şekilde Türkiye'deki öğretmen adaylarının ve Kazakistan'daki öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğinin statüsüne ilişkin görüşleri karşılaştırıldığında Türkiye'de öğretmen adaylarının hem öğretmenlik mesleğini etkileyen hususlar ko

Türkiye ve Kazakistan'daki üniversitelerde öğrenim gören Türk ve Kazak öğrencilerin sosyal medya kullanımı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu araştırmanın amacı, Türkiye ve Kazakistan'da eğitim gören Türk ve Kazak üniversite öğrencilerinin sosyal medya kullanım durumlarını kültürlenme açısından incelemek ve öğrencilerin sosyal medya kullanım davranışlarının farklılaşıp farklılaşmadığını saptamaktır. Çalışma ilişkisel tarama modeli kullanılarak yürütülmüş ve katılımcılara kolaylıkla bulunabilen örnekleme yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırmaya Ankara ve Almatı'da öğrenim gören 810 üniversite öğrencisi (120 Türk, 690 Kazak) katılmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla Sosyal Medya Kullanım Ölçeği, kişisel bilgileri ve bazı değişkenleri ölçmek için Anket Formu kullanılmıştır. Bu araçlardan Sosyal Medya Kullanım Ölçeği'nin Kazakistan uygulaması için uyarlama çalışması yapılmıştır. Çalışma sonucunda Sosyal Medya Kullanım Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu görülmüştür. Elde edilen veriler SPSS programı ile çözümlenmiştir. Öğrencilerin sosyal medya kullanım davranışlarını belirlemek ve araştırmadaki değişkenlerin demografik değişkenlere göre karşılaştırılması amacıyla frekans, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), t-testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Sonuçta, Türkiye'de öğrenim gören Türk, Türkiye'de öğrenim gören Kazak ve Kazakistan'da öğrenim gören Kazak öğrencilerin en sık kullandıkları sosyal medya platformlarının birbirinden farklı olmadığı, Kazakistan'daki Kazak öğrencilere sosyal medya kullanım nedeninin Türkiye'deki Türk ve Kazak öğrencilere göre farklılaştığı, Kazakistan'daki Kazak öğrencilerin Sosyal Medya Kullanım Ölçeği puanlarının Türkiye'deki Türk ve Kazak öğrencilerine göre daha yüksek olduğu, üç grup öğrencileri arasında Sosyal Medya Kullanım Ölçeği puanlarının sosyal medya platformlarını ne kadar süredir kullandıkları ve üniversitelerde öğrenim gördükleri süreye göre farklılaştığı bulunmuştur. Türkiye'deki Kazak öğrencilerin Sosyal Medya Kullanım Ölçeği puanlarının ikamet ettikleri süreye göre farklılaşmadığı da araştırmanın diğer bir bulgusudur. Sosyal Medya Kullanım Ölçeği puanlarının üç öğrenci grubu arasında cinsiyet, yaş, internet ve sosyal medyayı günlük ortalama kullanım süresine göre farklılaşmamaktadır. Elde edilen bulgular, alanyazın kapsamında tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

Türkiye ve Nijer Cumhuriyetlerinde Arapça öğrenme kitapları (Karşıtsal çözümleme)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Arapça 2013 Arap Dili Eğitimi Bilim Dalı
Bu Çalışma ,Türkiye'de İmam Hatip Liseleri'nde ve Nijer Cumhuriyeti'nde okullarda okutulan Arapça ders kitapları ile sınırlandırılmıştır.Birinci bölümünde Arap dili ile ilgili bilgiler verilmiş ,özellikleri ,klasik ve modern Arapça gibi konular üzerinde durulmuştur .İkinci bölümünde Türkiye'nin tanıtımı ve Türkiye'de Arapça öğretiminin tarihçesi, İmam Hatip liselerinde Arapça öğretimi, Nijer Cumhuriyetinin tanıtımı ile Nijer'de Arapça öğretimi ve okul kitapları ile ilgili ayrıntılar yer almıştır.Tezin son bölümünde Türkiye'deki İmam Hatip liselerdeki kitaplarının incelemesi ve bu kitapların karşılaştırması yapılmıştır.Çalışma sonunda ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir . Anahtar Kelimeler: İmam Hatip Liseleri, Arapça?nın Yabancı Dil Olarak Öğretimi, Okul Kitapları.