Thesis Search




SEARCH RESULTS

Türkiye ve Orta Afrika ülkeleri (CEMAC) arasındaki dış ticaret ilişkisi üzerinde ampirik çalışmalar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Uluslararası Ticaret Bilim Dalı
Türkiye, 2000'li yılların başından beri Afrika ülkeleriyle siyasi ve ticari ilişkileri geliştirmek için çaba göstermektedir. Bu çalışmanın odak noktası, Türkiye ile Kamerun, Orta Afrika Cumhuriyeti, Çad, Kongo, Ekvator Ginesi ve Gabon olmak üzere altı ülkeden oluşan ekonomik bir organizasyon olan Orta Afrika Ekonomik ve Parasal Birliği (CEMAC) arasındaki ticari ilişkilerine bakılmasıdır ve deneysel bir bakış açısından. Bu kapsamda ABD Doları / TL kur oynaklığının Türkiye ile CEMAC arasındaki ticaret hacmi üzerindeki etkisi incelenmiştir. Döviz kuru oynaklığı, GARCH modelleri ve uzantıları kullanılarak tahmin edildi. Yeniliklerin sekiz farklı olasılık dağılımına sahip olduğu on bir farklı GARCH genişletme modeli, yani toplamda 88 model bilgi kriterleri ve olabilirlik değerlerine göre karşılaştırılmıştır. Yeniliklerin çarpık normal dağılıma sahip olduğu Üstel GARCH (EGARCH) modelinin en uygun oynaklık modeli olduğu görülmüştür. Daha sonra döviz kuru oynaklığı ile ticaret hacmi arasındaki ilişki ARDL Sınır Testi ile araştırılmış ve uzun vadede iki değişken arasında eşbütünleşme olduğu ortaya çıkmıştır. ARDL Hata Düzeltme Modeli sonuçlarına göre iki değişken arasındaki denge bozulduğunda, 1.93 ay sonra tekrar dengeye geldiği görülmektedir.

Türkiye ve Özbekistan Cumhuriyetlerinin spor teşkilat yapısı ve kurumsallık yapılarının karşılaştırmalı analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Spor Yönetim Bilimleri Bilim Dalı
Araştırmada Türkiye hemde Özbekistan spor sistemindeki spor teşkilatlarının tarıhtan günümüze kadar bulunan durumları, belirli görevleri, devletle olan alakaları denetimleri, yapılanma şekillerini ve her iki ülkenin benzerlikleri ve farklılıklarını ortaya konulması üzerinedir. Araştırmanın kapsamında dokumanları analiz etmek, gözlem yapmak gibi nitel verileri toplama yöntemlerinden faydalanıldığı, algı ve olayların kendi ortamında gerçek olarak hemde bütünüyle her iki ülkenin arasında bulunan farklılık ve benzerliklerin meydana cıkması sağlanmıştır. Çalışmanın amaçı olarak hem Türkiye hem Özbekistan ülkelerinin mevcut spor sistemi, spor teşkilatlerinin biçimleri, denetimleri, iki devletin de Spor Bakanlıkları, Milli Olimpiyat Komiteleri, spor federasyonları, onların arasında büyük farklılık göstermedikleri fakat niteliksel taraftan karşılaştırılmasına yönelik bir tarama modeli yöntemiyle ele alınması gözlenmiştir. Toplanan veriler tetkik edildiğinde her iki ülkenin spor teşkilatları bağlı olduklaru mevzuatlar acısından benzerlıkleri görülmektedir, diğer tarafdan iki devletin de milli Olimpiyat Komiteleri ve spor federasyonları dışında, spor sistemi yönetimindeki devletin yer aldığı kısmında Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakalığı ve Özbekistan Beden Eğitimi ve Spor Bakanlığı adları ile bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye spor yapısının yönetiminde gerekli hallerde Spor Genel Müdürlüğü spor federasyonlarının taahhütlerini yerine getirip getirmediklerini takip edebilir. Özbekistanda ise bu prosedür sadece Adalet Bakanlığına ait olup her yılın sonunda spor federasyonları Adalet Bakalnığına raporlama formunda yıllık bilgi vermeleri gerekmektedır. Anahtar Kelimeler: Spor teşkilat yapısı, kurumsallık yapı, spor federasyon, Özbekistan ve Türkiye, spor okulu.

Türkiye ve Pakistan arasındaki kamu diplomasisi pratiklerinin mahiyeti ve eğilimlerinin bir analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Bu çalışma, Pakistan ve Türkiye arasındaki kamu diplomasisi etkinliklerine odaklanmaktadır. Dünyadaki teknolojik değişimlerle birlikte, diplomasinin mahiyeti de değişmiştir. Önceleri yalnız hükümetler arasında kurulan ilişki biçimleri, günümüzde hükümet ile toplum ve toplumlar arası ilişkilere doğru evrilmiştir. Pakistan ve Türkiye Pakistan'ın kuruluşundan itibaren iyi ilişkiler geliştirmiş ve iki ülke halkı arasında eşi benzeri görülmemiş bir dostluk tesis edilmiştir. İki ülkenin kamu diplomasisini yürütenlerle gerçekleştirilen görüşmelere ve bu ülkelerin dışişleri bakanlarının gerçekleştirdiği etkinliklerin analizine dayanan bu çalışma, Pakistan ve Türkiye arasındaki kamu diplomasisinin mahiyetini ve 2012-2016 yılları arasında geçen eğilimleri açıklamayı amaçlamaktadır. Yine bu çalışma, her iki ülkenin de bu alanda çabaları olmasına rağmen, bu çabaların yeterli olmadığını iddia etmektedir. Söz konusu zaman diliminde etkinliklerde bir nebze artış gözlenmiştir. İlgili kurumların yetersizliği ve finansal sınırlar kamu diplomasinin amaçlarının gerçekleşmesi önündeki esas engellerdir. Ana akım medya ve sosyal medyanın gücünden yararlanarak kültür sanat ve öğrenci değişim programları gibi etkinlikler düzenlemek iki halkı birbirine daha da fazla yaklaştırabilir.

Türkiye ve Rusya ekseninde Avrasyacılık

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2011 Diğer
En genel tanımlaması ile Avrasyacılık, Avrasya olarak görülen olguya (ki bundan ne kastedildiği farklılıklar göstermektedir) dair geliştirilen bir (Weltanschauung) dünyagörüştür. Avrasyacı dünyagörüş hem Rusya'daki hem de Türkiye'deki görüntüsü itibariyle Avrasya'ya dair büyük bir vizyon sunmaktadır. Bu çalışmadaki sorunsalımız, Avrasyacı metinlerde Avrasya'daki halkların ve devletlerin tutum, davranış ve duygularına yönelik geliştirilen değerlendirmelerde şekillenmektedir. Bu doğrultuda Rus Avrasyacılığına ilişkin olarak temel görüşümüz, Avrasya'nın mekânsal bütünlüğünün korunması adına imparatorluk oluşumunu organik bir yapı olarak görmesi ve etnik unsurları da bu bağlamda değerlendirmesidir. Çünkü Rus Avrasyacılığı imparatorluk olgusunun içsel çeşitliliğine vurgu yapmakta ve imparatorluğun bu özelliğini yüceltmektedir. Bu görüşe göre, emperyal bilinç farklı etnik unsurlara hoşgörülüdür ve beraber yaşamanın da uygun şartlarını oluşturmaktadır.Türkiye ekseninde ise temel görüşümüz, Avrasyacı düşüncenin bütün çeşitlemelerine rağmen ulus-devleti varoluş nedeni olarak gördüğüdür. Bu bağlamda Rus ve Türk Avrasyacılıkları savundukları nihai tezler açısından birbiriyle çelişmektedirler. Nitekim Rus ve Türk Avrasyacılıklarında sıkça vurgu yapılan Avrasya'da bütünleşme arayışları düşünsel anlamda birbirine anti-tez olmaktadır.Çalışmanın amacı Rus Avrasyacı düşünceyi Türk Avrasyacılığı ile bir diyalektik içerisinde analiz etmektir. Çünkü her iki düşünce akımı da hem tarihsel temelleri hem de Avrasyacı düşüncenin evrimi üzerinde etkili olan politik-kültürel olaylar bakımından benzerlikler göstermektedir. Bu doğrultuda, düşünce tarihi kapsamında ele alınacak olan Avrasyacı metinler, tarihsel arka planları göz önünde bulundurularak mukayeseli bir yöntemle çözümleneceklerdir. Kullanacağımız bir diğer yöntem ise içerdiği tematikler açısından Avrasyacı düşüncenin sosyal-siyasal teorinin kavramları üzerinden bir değerlendirmesini yapmaktır. Bu kapsamda çalışmanın bir diğer amacı da günlük siyasete eklemlenen Avrasyacı kavramların ne tür bir yorumlanmaya tabi tutulduğunun açıklığa kavuşturulmasıdır.

Türkiye ve Somali'nin siyasî kültürü: Karamürsel ve Waberi örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Siyaset ve Sosyal Bilimler Bilim Dalı
Siyasi kültür, geçmişten gelenlerin ilerleme ve farklılaşmasıyla oluşan siyasi kurumları, normları etkileyen bir kavramdır. Siyasi kültür, toplumların ve ferdlerin siyasete ilişkin inançları, değerleri, normları, kuralları ve davranış tarzları bütünüdür. Uygulanan anketlerle Karamürsel ve Waberi ilçelerinin siyasi kültürünün siyasi karar alma, siyasi yapım süreci ve siyasi yetkinlik unsurlarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Karamürsel ve Waberi ilçelerinin siyasi kültürlerinin karşılaştırmalı incelenmesi daha önce hiç yapılmamış olması ve bir ilk temsil etmesi açısından önemlidir. Çalışmanın bulguları, iki halkın ihtiyaçlarını anlamak için Somali ve Türkiye ve diğer ülkeler için büyük önem taşınmaktadır. Arştırmada, elde edilen bulgular daha fazla araştırma yapmak isteyen potansiyel araştırmacılar da bir yolunu açacağını umut etmektedir.Araştırmada nicel yöntem kullanılmıştır. Tez, daha çok uygulamalı bir araştırmadır. Anket sonuçları, SPSS ve teorik kaynaklarla raporlandırılmıştır. Bazı istatistik teknikleri, t-test, ANOVA ve Ki-kare testi, verilere uygulanmıştır. Sonuçlar, analiz edilmiş, değerlendirilmiştir. Farklı ülkelerin illerindeki Karamürsel ve Waberi ilçelerinin birbirlerinden farklı siyasi kültürlerinin olduğu belirlenmiştir. Siyasi kültürü, belirli açıdan araştırmak için uygulanan anketler sonunda cevapların analizleri yapılmış ve karşılaştırılmıştır.Araştırma, Karamürsel ve Waberi katılımcıların bazı siyasî kültür unsurlarının demokratik sistemin işleyişini kuvvetle belirleyici olduğunu göstermektedir. Demokratik düzenin ihtiyaçlara cevap verebilen etkinlikte kurulması gerekir. Siyasî kültürün ve siyasî kültürün unsurlarının olgunlaşması, halkın siyasi katılıma erişmesiyle mümkün olabilir. Sonuç olarak, Karamürsel ve Waberi halkının siyasi kültürün bazı unsurları açısından hipotezler doğrultusunda bakıldığında benzer ve farklı yönleri olduğu ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Siyasi Kültür, Karamürsel ,Waberi

Türkiye ve Ürdün'de öğretmen yetiştirme sistemlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Eğitim Programları ve Öğretim Bilim Dalı
Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve Ürdün'deki öğretmen yetiştirme sistemlerinin karşılaştırmalı olarak incelenerek, Ürdün'ün öğretmen yetiştirme sistemlerinde yapılacak olan yeniliklere katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni ve yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında eğitim veren Türkiye ve Ürdün'de devlet-vakıf ve özel üniversitelerinde görev yapmakta olan 10 öğretim üyesinden oluşmaktadır. Araştırmada veri doküman incelemesine dönük veriler, Ürdün ve Türkiye'deki resmî kurumlardan -Eğitim Bakanlıkları, Üniversiteler, Eğitim Kurumları vb. ve uluslararası raporlardan yararlanılarak elde edilmiştir. Öğretim üyelerinin görüşlerine dönük veriler ise, yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi yöntemi ve betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen bulgular aşağıda verilmiştir: 1. Türkiye'de öğretmen yetiştirme politikalarına ilgi yüzlerce yıldır devam etmekte ve zamanımıza kadar sürmektedir. Türkiye'deki öğretmen yetiştirme sisteminin politikası, sürekli değişen bir politika olarak görülmektedir. Ürdün devleti, başlangıcından bu yana eğitim mevzuatı öğretmen yetiştirme politikaları ile ilgilenmektedir. 2. Türkiye'deki eğitim fakültelerine öğrenci seçiminde öğrencilerin ÖSYM tarafından hazırlanan Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nı geçmesi gerektir. Ürdün'de ise sadece lise diplomasına veya eşdeğeri bir diplomaya sahip olmalıdır. 3. Türkiye'de ilköğretim ve ortaöğretim aşamasına yönelik çeşitli alanlar ile ilgili 4 yıllık 25 öğretmenlik programı bulunurken Ürdün'de ise sadece ilkokula yönlenen 4 yıllık 5 öğretmenlik programı bulunmaktadır. İki ülkede öğretmen eğitim programlarında öğretmenlik uygulaması 9-12 saat arası bulunmakta ve benzerlik olduğu görülmektedir. 4. Türkiye'de Öğretmenlerin atanması için ilk olarak Eğitim Fakültesi mezunu ya da diğer fakültelerden mezun olmakla pedagojik formasyon diplomasına sahip olmak gerekmektedir. Kişi ÖSYM tarafından yapılan sınavlarını başarıyla geçtikten sonra sözlü sınava davet edilmektedir. Ürdün'de, öğretmenlerin atanabilmesi için Eğitim fakültesinden veya diğer fakültelerden mezun olması gerekir. Öğretmen ataması, adayların mezuniyet kıdemi, başvuru kıdemi, lise diploması, lisans derecesi, rekabetçi sınav ve kişisel mülakat gibi rekabet kriterlerine dayanmaktadır. 5. Türkiye ve Ürdün'de hizmet içi eğitimin, büyük önem taşıdığı ve çeşitli alanlarında farklı programlar ile yapılarak; verimli, etkili olduğu görülmektedir. Hizmet içi eğitim Türkiye'de zorunlu olarak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülmektedir. Ürdün'de zorunlu değildir ve Eğitim Bakanlığı, Ürdün Öğretmen Sendikası ve Kraliçe Rania Öğretmen Akademisi arasında işbirliği ile yürütülmektedir. 6. Türkiye ve Ürdün'ün öğretmen yetiştirme sisteminin güçlü yönleri: İki ülkede ortak güçlü noktalar olarak öğretmen yetiştirme politikalarının değişimi ve

Türkiye ve Ürdün'deki ilköğretim fen bilimleri dersi öğretim programlarının ögelerine göre karşılaştırması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Bu araştırmanın amacı; Türkiye'de ilköğretimde okutulan Fen Bilimleri Dersi ile Ürdün'de ilköğretimde okutulan Fen Bilimleri Öğretim Programlarını programın ögeleri açısından karşılaştırılarak incelenmektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji yöntemi kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından oluşturulan görüşme formu aracılığıyla ve ayrıca belge (doküman) tarama ile elde edilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2020–2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'de MEB'e bağlı Ankara İli Yenimahalle ilçesinde bulunan 102 okul (54 ilkokul ve 48 ortaokul) arasından 12 ilkokul ve 13 ortaokul toplam 25 okulda görev yapan 25 Fen öğretmeni ile Ürdün'ün İrbid İli Beni-Ebeid İlçesinde bulunan 44 okuldan (26 ilkokul ve 18 ortaokul) 20'sinde görev yapan 25 Fen öğretmeni olmak üzere toplamda 50 öğretmen çalışma grubu olarak belirlenmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu için öncelikle alan yazın taramasına dayalı olarak 25 soru oluşturulmuş, daha sonra 2 fen bilgisi (1'i Türk diğeri Ürdünlü) ve 2 Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim dalı öğretim üyesinin değerlendirmesine sunularak 6 soru daha eklenmiş ve 31 sorudan oluşan görüşme formuna son hali verilmiştir. Görüşme formu aracılığıyla toplanan veriler betimsel analiz yapılarak belge taramalarından elde edilen bilgilerle desteklenmiştir. Elde edilen bulgularına göre Türkiye'de Fen Bilimleri öğretim programının temel eğitimin üçüncü sınıfından itibaren, Ürdün'de ise birinci sınıftan itibaren verilmeye başlandığı görülmüştür. Her iki programda yer alan hedeflerin öğrenci ihtiyaçlarına ve konu alanının özelliklerine uygun ve hedeflerin birbirleriyle tutarlı olduğu görülmüştür. Her iki programda da hedeflerin yeterince açık ve anlaşılır bir şekilde olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra Türkiye'de ilköğretimde okutulan Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında dört temel alan bulunduğu Ürdün ilköğretim Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programında ise beş temel alan bulunduğu görülmüştür. Türkiye'de Öğretim Programında Fen Bilimleri Dersi (3, 4, 5, 6, 7. ve 8. Sınıf) için kazanım sayısı 302 iken Ürdün'de ise Öğretim Programında Fen Bilimleri Dersi (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. ve 8. Sınıfları) için kazanım sayısı 510'dur. Elde edilen görüşlere göre Türkiye'de programın içeriğinin hedeflerle istenilen düzeyde tutarlı olduğu, Ürdün'de ise orta düzeyde tutarlı olduğu Buraya birkaç öneri de ifade edilebilir. Türkiye'de fen derslerine haftalık toplam 22 saat ayrılırken Ürdün'de ise haftalık toplam 20 saat ayrılmıştır. Ürdün fen dersleri birinci sınıftan itibaren veriliyor olsa da Ürdün'de fen dersine ayrılan saat sayısı Türkiye'dekinden daha az olduğu görülmüştür. Bunu yanı sıra her iki ülke programlarında öğrencilerin değerlendirilmesi için önerilen ölçme-değerlendirme araçlarında çeşitlilik olduğu görülmüştür. Türkiye'de programlarda ölçme-değerlendirmenin bir dönemde iki kere yapıldığı belirtirlerken Ürdün'deki programda ölçme-değerlendirmenin bir dönemde dört kere yapıldığı tespit edilmiştir. Her iki

Türkiye ve Yunanistan'da yetişkin eğitimi sistemi: Karşılaştırmalı bir inceleme

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Eğitim Yönetimi Bilim Dalı
Bu araştırmada Türkiye ve Yunanistan'ın yetişkin eğitimi sistemleri incelenerek, benzerlik ve farklılıklarının neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Yetişkin eğitimi ile ilgili bazı temel kavram ve yaklaşımlara değinilmiş, yetişkin eğitimi sistemlerinin tarihsel gelişim aşamaları, yasal dayanakları, amaç ve hedefleri, finansal kaynakları, yetişkin eğitimi uygulamaları ve bu uygulamalara katılım oranları karşılaştırılmış, bulgulara dayalı olarak yorumlar yapılmış ve elde edilen sonuçlara dayalı öneriler geliştirilmiştir. Bu çalışma, bir karşılaştırmalı eğitim araştırmasıdır. Araştırmada, nitel araştırma modeline dayalı doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Veriler bu tekniğe uygun olarak toplanmış, araştırma soruları çerçevesinde elde edilen veriler, betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda; yetişkin eğitimi sistemlerinin tarihsel gelişimi açısından Türkiye'nin daha eski bir geçmişe sahip olduğu, yetişkin eğitiminin finansmanının büyük bir kısmının her iki ülkede de devlet tarafından sağlandığı, Türkiye ile kıyaslandığında, Yunanistan'ın Avrupa Birliği fonlarından daha fazla yararlandığı bulunmuştur. Yetişkin eğitimi uygulamalarının, ağırlıklı olarak, her iki ülkede de kamu kesimince finanse edildiği ve gerçekleştirildiği, uygulama türlerinin her iki ülkede de önemli oranda benzerlikler taşıdığı ve bu uygulalamaların ağırlıklı olarak mesleki eğitime yönelik olduğu bulunmuştur. Uygulamalar Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki kurumlar aracılığıyla gerçekleşirken, Yunanistan'da uygulamaların büyük bölümünün Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı bünyesinde yer alan kurumlarca gerçekleştirildiği saptanmıştır. Yetişkin eğitimine katılım oranları her iki ülkede de, Avrupa Birliği ortalamasına göre, oldukça düşük düzeydedir. Her iki ülke için de, yetişkin eğitimine erişim fırsat ve olanaklarının çoğaltılması, kamu kaynaklarının arttırılması ve yerel birimlere daha fazla destek ve teşvik verilmesi, iki ülkenin birikim ve deneyimlerinden yararlanılabilmesi amacıyla karşılıklı görüş alışverişi ve işbirliğine gidilmesi önerilmiştir.

Türkiye vergi sistemi ile Afganistan vergi sisteminin karşılaştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Vergi tarihsel süreç içerisinde kavram ve anlam olarak çeşitli evrelerden geçmiş bir olgudur. Mali, iktisadi, politik, sosyal, hukuki hatta ahlaki yönleri ile kurumsallaşmış sağlam bir düşünce sistemine kavuşmuş bir kavramdır. Ülkelerin ekonomik ve sosyal yapıları ile ilişki içerisinde bulunan vergi sistemleri söz konusu ekonomik ve sosyal amaçlarını gerçekleştirmek için vergiyi birer mali araç olarak kullanmışlardır. Afgan Vergi Sisteminde vergi kanunu ilk olarak 1965'te yürürlüğe girmiştir. Kanun 2004 yılında önemli oranda değiştirilmiş ve 2005 yılında son halini almıştır. Gelir Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca, Afganistan sınırları içerisinde tüm gerçek kişileri, limitet şirketlerin ve diğer yasal kurum ve kuruluşların bir mali yıl içerisinde elde ettiği gelirler bu kanuna tabidir. Türk Vergi Sistemi Cumhuriyetin ilk yarısında genellikle Latin (Fransa) ekolün etkisinde kalmıştır. 1950 yılından sonra bu ekolden ayırılarak gelir ve beyana dayalı çağdaş bir vergi sistemi benimsenmiştir. Ayrıca Türk Vergi Sistemi üzerinde değişen siyasi rejimlerin vergi politikalarının etkisinden söz etmek mümkündür. Türk Vergi Sistemi ve Afgan Vergi Sistemi teorik olarak aynı yapıda olsa da uygulama ve pratikte farklılıklar görülmektedir. Türk Vergi Sistemi ve Afgan Vergi Sisteminin bu kapsamda benzer ve farklı pek çok yönü bulunduğu görülmektedir. Bu benzerlik ve farklılıkların karşılaştırılması tezin ana tartışma konusudur.

Türkiye, İran, Azerbaycan, Alaçuval ve Mafraş desenlerinin irdelenmesi ve yorumu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Göçebeler sürekli göç halinde oldukları için çeşitli saklama eşyalarına ihtiyaç duyarlar. Yörüklerde saklama dokumaları arasında alaçuval ve mafraşlar has bir yere sahiptiler. Göçebelerde günlük kullanılmayan örtüler, giysi ve değerli eşyaların alaçuval ve mafraşlarda saklandığı bilinir. Üç boyutlu olan mafraş, İran'da göçebelik hayatını devam eden ve yarı yerleşik Türk kökenli Şahsevenler, Kaşkay, Afşar gibi topluluklar, göçebe Kürtler, Farsça konuşan Bahtiyari ve Lorlar, Azerbaycan göçebeleri ve Doğu Anadolu özellikle Kuzeydoğu Anadolu Kürtleri, alaçuval ise Orta Asya, İran, Azerbaycan ve Anadolu göçebeleri ve yarı yerleşik toplumlar, özellikle Türkler tarafından dokunmaktadır. Araştırma kapsamında yer alan ülkelerde alaçuval ve mafraş farklı telaffuzla edilmektedir. Mafraş, coğrafi bölgelere göre mafraş , mafrac , maşraf , fermeş , merfec olarak telaffuz edilirken; alaçuval ise desenlerine, renklerine ve kullanım alanına göre güzüngü çuval , dolaşık asmalı çuval , aklı kıvrımlı çuval , çakmak nakışlı çuval kırkbudak , alyanak , kızılala , zülüflü , göklü , kızıl çuval , esvab çuvalı , çamaşır çuvalı , gelin çuvalı , farda çuval , kilitli çuval , vb. telaffuz edilmektedir. Alaçuval ve mafraş motiflerine bakıldığı zaman geometrik olduğu gözlenmektedir. Baklavalar, eşkenardörtgenler, altıgenler, sekizgenler, çengeller, sitilize edilmiş bitkisel (yaprak, çiçek, meyve), geometrik haline getirilmiş hayvan ve kuş figürleri (kartal, tavus, kuş, yılan vb.) olarak kullanılan motiflerdir. Desen düzenlemesi bakımından üç ülkede ortak olarak genelde motifler yatay şeritli ve diyagonal şekilde yerleştirilmiştir. Bununla birlikte Anadolu alaçuvallarında dikey şeritli, Şahseven mafraşlarında madalyonlu ve tekrar eden motifler dikkat çekmektedir. Malzeme halkın kendi beslediği koyun, keçi, yün ve kılından geleneksel yöntemlerle elde edilir. Bunun yanısıra tarama, bükme ve eğireme de bölgelerde göçebelerin kendileri tarafından yapılmaktadır. Teknik olarak düz dokuma tekniğinden; ilikli ve iliksiz kilim, atkı takviyeli (zili ve cicim), sumak tercih edilir. Bununla beraber İran'ın Türkmen ve Afşar aşiretlerinde halı tekniği ve Kaşkay toplumunda çerh denilen alternatif atkı takviyeli de uygulanmaktadır. Üç ülkede tespit edilen alaçuval ve mafraşlarda kırmızı, mavi, sarı, kahverengi, yeşil ve beyaz en çok kullanılan renklerdir. Renk düzeni bakımından diğer dokumalardaki renk sıralamaları (yatay, dikey, diyagonal) hemen alaçuval ve mafraşlarda da gözlenmektedir. İncelenen eski örneklerde doğal boya ve yakın zamanlara ait olanların bazılarında sentetik boya kullanıldığı tespit edilmiştir. Tezgah çeşitleri; Yatay ve dikey olmak üzere iki çeşittir. Eğirme, tarama, bükme aletleri de bölgelere göre küçük farklılıklar göstermektedir.

Türkiye-Benin arasında dış ticari ilişkilerine dayalı gıda ve içecek sektöründeki Türk küçük ve orta ölçekli işletmelerin satış performansının değerlendirilmesi: 2010-2016 arasında satış değerleri üzerine bir çalışma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 İşletme Bilim Dalı
9 Temmuz 2012 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti ile Benin Cumhuriyeti arasında diş ticaretin daha iyi bir haline getirilmesi için ticari işbirliği anlaşması imzalanmıştır. Bu çalışmanın, imzalanan ticari işbirliği anlaşmalarına dayanarak Benin'e ihracat yapan Türk KOBİ'lerin performansı irdelenmek temelli amacıdır. Başka bir ifadeyle, ticari işbirliği anlaşmasının esası olan fuar, sergi, ziyaret, seminer gibi ticari etkinliklerin düzenlenmesi, ticaret heyetleri ve işadamları ziyaretlerinin gerçekleştirilmesiyle Türk KOBİ'lerin ihracattaki performansı açısından başarı olup olmadığını ortaya koyulmaktadır. Bu amaca ulaşılmak için ilk olarak altı (6) hipotezi kapsayan bir araştırma modeli oluşturulmuştur. Araştırma gıda ve içecek ürünleri sektöründeki İstanbul ihracatçı birliklerinde Benin Cumhuriyeti'ne en az bir defa ihraç eden KOBİ'lerin tesadüf örneklem yöntemiyle seçildiği üzerinde yapılmıştır. Verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılarak 332 KOBİ ihracatçı seçilip adres e-mail yöntemiyle gönderilmektedir. 332 firmadan toplamda 172 (yanı % 52 ) kullanılabilir anket elde edilmiştir. Araştırmanın hipotezleri test edilmek için Ki kare, Bağımsız gruplar t- testi, histogramlar (analiz deskriptif ), Tek yönlü varyans (ANOVA) yöntemiyle uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, Türk KOBİ'lerin sahip olduğu yabancı diller (Fransızca ve İngilizce) ile Benin'de ticaret fuar ve ticaret heyetlere katılması arasında bağımlı bir anlam olmadığı bulunmuştur. Bunun ardından, Benin Cumhuriyeti'ne ticaret fuarlar ve ticaret heyetlere katılan Türk KOBİ ihracatçının olumlu (pozitif) hem finansal hem de finansal olmayan ihracat performansa sahip oldukları ortaya çıkmıştır.

Türkiye-Benin özelinde, merkezi yönetim düzeyinde kamu özel ortaklığı karşılaştırması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
1990'larda kamu özel ortaklığının ortaya çıkışı, Devletler tarafından büyük ölçekli projelerin finansmanını kolaylaştırmıştır. Kamu ve özel sektör arasındaki işbirliğinden kaynaklanan kamu hizmetlerinin finansmanına yönelik bu mekanizma, vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamak için projelerin uygulanmasını mümkün kılmaktadır. Benin ve Türkiye, vatandaşlara kaliteli ve etkin kamu hizmetleri sunabilmek için birçok devlet gibi altyapı ve kamu hizmetlerinin finansmanında kamu-özel işbirliğini kullanmaktadır. Böylece kamu-özel ortaklığı sayesinde sağlık, ulaşım, enerji ve eğitim alanlarında vatandaşların günlük hayatını kolaylaştıracak birçok proje hayata geçirilmiştir. Ancak, projelerin gerçekleştirilmesinde ülkelerin deneyimlerine bağlı olarak kamu özel ortaklığına ilişkin teşkilat yapısı ve yasal çerçevesi farklılık göstermektedir. Türkiye'de kamu ve özel sektör arasındaki işbirliği Birinci Dünya Savaşı öncesi döneme dayandığından, 1992 yılından itibaren birçok kamu-özel ortaklığı projesi başarılı bir şekilde uygulanmıştır. Dolayısıyla Türkiye kamu özel ortaklığı projelerinin uygulanmasında en deneyimli ülkelerden biridir. Kamu özel ortaklığı yoluyla birçok proje hayata geçirilmiş olsa da, Türkiye'de uygulanan kamu özel ortaklığı türlerine ilişkin genel kanun ve proje yönetiminden sorumlu merkezi bir kurum henüz bulunmamaktadır. Benin'de ise ilk kamu özel ortaklığı projeleri 2000'li yıllarda gerçekleştirilmiştir, ancak kamu özel ortaklığına ilişkin genel bir kanun ve kamu özel ortaklığının yönetimine ilişkin merkezi bir kurum olmasına rağmen çok az sayıda proje hayata geçirilmiştir.

Türkiye-Çin Halk Cumhuriyeti ilişkileri (1976-2012)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bu çalışmada Deng Xiao Ping Döneminden Hu Jin Tao Dönemine kadar Türkiye ve ÇHC'nin politikaları; askeri, siyasi ve ekonomik ilişkileri ele alınmaktadır. Kenan Evren'in Çin ziyareti sonrası Çin'e kapısını açmış olan Türkiye, Çin ile ekonomik ilişkilerini geliştirme hedefi için barışçıl iş birliğiyle yol izlemeyi tercih etmektedir. Türkiye ile Çin arasındaki askeri iş birliğine bu dönemde ivme kzandırılmaya çalışılmaktadır. İkili ilişkileri boyunca mevcut olmakta olan sorunlar ekseninde ise genel çıkarların önemi öncülük kazanarak herhangi bir unsurun sorun oluşturması önlenmektedir. Diğer önemli nokta ise iki ülke ticaret dengesinin bozulmasıdır, ayrıca bu sorunların çözümü hakkında öneriler verilmiştir. Dünyanın en stratejik konumunda yer alan Türkiye ile yeni süper güç adayı Çin'in, ortak projeleri başlatmasının ilk damgasını vuran Deng Xiao Ping Dönemi, Türkiye-ÇHC ilişkileri stratejik ortaklığın başlangıcı olmuştur. Jiang Ze Min döneminden başlayarak çeşitlenmeye yüz tutan ikili ilişkiler Hu Jin Tao dönemine geldiğinde karşılklı üst düzey ziyaretlerin de katkasıyla hızla gelişmektedir. Anahtar Kelimeler: Türkiye, ÇHC, Siyasi-Ekonomik-Askeri-Kültürel ilişkiler, Stratejik Ortaklık

Türkiye'de açık erişim, kurumsal arşivler ve akademik kütüphaneler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2009 Diğer
Bilimsel literatürde `açık erişim' gerek kütüphanelerin gerekse araştırmacıların bilimsel yayınlara serbest erişmesini sağlayan yeni bir model olarak tanımlanmaktadır. Kurumsal arşivler ise bir kurumda görev yapan kişilerin yayınlarının kaydedilmesi, arşivlenmesi ve yönetimi için yeni bir yöntemdir. Kurumsal arşivlerin gelişimi açık arşiv çalışmalarının hızlanmasına neden olmuştur. Bu nedenle kurumsal arşivler ile açık arşiv girişimleri birbirleriyle yakından ilgilidir.Bu araştırmada Türk üniversitelerinde açık erişim kaynakların ve açık kurumsal arşivlerin durumunu saptamak, bu kaynaklarla ilgili hizmetleri ve bu hizmetlerin üniversitelerin web sitelerinin etki faktörleri üzerindeki etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda araştırmamızın temel hipotezi: `Türkiye'de açık erişim kaynaklardan bilgi hizmetleri sunan üniversitelerin Web Etki Faktörleri (WIF) daha yüksektir' şeklindedir. Betimleme yöntemi kullanılarak veri toplandı ve hipotezi kanıtlamak için webometrik tekniklerden ve MarketLeap'in LPC servisinden yararlanıldı.Çalışmamızın sonucunda elde edilen bulgular hipotezimizi desteklemektedir. Üniversitelerin yayımladıkları açık erişim dergi sayısı ve kurumsal arşivlerdeki kaynak sayısıyla WIF sıralamaları arasında bir ilişkinin olduğu ortaya çıkmıştır. Açık erişim bilgi kaynakları kütüphanelerin web siteleri aracılığıyla etkin bir biçimde hizmete sunulmamaktadır. Akademik kütüphanelerde açık arşiv oluşturmaya yetecek kadar dijital kaynak bulunmamaktadır. Türk üniversiteleri tarafından yayımlanan açık erişim dergiler değişik e-rehberlerde listelenmediklerinden görünürlük (dışarıdan olan bağlantı sayısı) sıralamaları çok düşüktür. Açık erişim dergilerin e-rehberlerde listelenmesinin üniversitelerin görünürlüklerini artırdığı saptanmıştır. Çalışmada Türk arşivlere bağlantıların sayısı az olmasına rağmen, bu arşivlerin kullanımı oranının yüksek olduğu ortaya çıkmıştır.Sonuç olarak kurumsal arşivlerin kurulması kütüphanelerin yanı sıra YÖK, rektörlükler, enstitüler, fakülteler, bölümler ve bilgi işlem merkezleri tarafından desteklenmeli, bütün üniversiteler tarafından yayımlanan açık erişim kaynakları harmanlayan bir arama motoru geliştirilmelidir.

Türkiye'de aile sosyal politikası: Bir değerlendirme çalışması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Sosyal Hizmet Bilim Dalı
Türkiye'de Aile Sosyal Politikası: Bir Değerlendirme Çalışması isimli doktora tezi Türkiye'de aileye yönelik mevcut sosyal politikalar ve uygulamaların eleştirel bir bakışla değerlendirilmesine odaklanmaktadır. Bu araştırmada aile politikalarını görünür kılmak için, Anayasa, aile ile ilgili yasalar, kalkınma planları, yıllık programlar, hükümet programları ve bütçe yasaları gibi ulusal mevzuat ve araçları; içerik çözümlemesi yöntemiyle incelenip aile politikasının göstergeleri belirlenmiştir. Ayrıca Türkiye'de aile politikasının geliştirilmesi ve uygulamasında etkili olan uluslararası bildirgeler, sözleşmeler ve anlaşmalar incelenmiştir. Aile politikasını değerlendirmek amacıyla alanyazından esinlenerek bir çözümleme modeli geliştirilmiş aile politikasının kimliği (amacı, kapsamı, doğası), gelişim süreci, uygulama alanları ve etkileri ele alınmıştır. Ardından, nitel araştırma yöntemiyle bu alanda çalışan ve deneyim sahibi olan bürokratlar, uygulayıcılar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları ve politikacılar ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre, Türkiye'de genelde dezavantajlı ve sorunu olan aileler, aile politikasının kapsama alanına girmektedir. Aile politikası toplumun ihtiyacına yönelik gelişmemektedir ve yurttaşların bu konuda katılımı söz konusu olmamaktadır. Ayrıca ailelere verilen hizmetler ve yardımlar bir lütuf gibi algılanmaktadır. Aynı zamanda, aile politikası aile bireylerini birbirlerine ve devlete bağımlı hale getirmekte ve geleneksel aile değerleri, işlevleri ve kadınların geleneksel rollerini korumaya çalışmaktadır. Devlet, aile politikası geliştirme sürecinde yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası örgütlerle, fikir alışverişinde bulunmaktadır ancak uygulamada mevzubahis kuruluşların etkili olmadığına rastlanmıştır. Diğer taraftan, Türkiye'deki mevcut aile politikası ağırlıklı olarak sosyal yardımlar üzerine yoğunlaşmıştır. Türkiye'de mevcut aile politikasının gelişimi, uygulanışı ve özelliği ise araştırmaya katılan özneler tarafından eleştiri konusu olmuştur. Anahtar Sözcükler Sosyal Devlet, Sosyal Politika, Aile Politikası, Politika Değerlendirilmesi.

Türkiye'de Covıd-19 pandemisi sırasında tıbbi cihazlarda iyi yönetim uygulamalarının hastane performans düzeyi üzerindeki etkilerinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Biyomedikal Mühendisliği Bilim Dalı
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de COVID-19 Pandemisi Sırasında Tıbbi Cihazlarda İyi Yönetim Uygulamalarının Hastane Performans Düzeyi Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması. Tıbbi cihazların bakımını, kalibrasyonunu yapmak ve çeşitli işletmenlerini yönetmek için alt yapı, programların ve insan gücünün yeterince olup olmadığını ortaya koymaya çalışmak amaçlanmıştır. Araştırma, 01 Mart 2021 – 01 Temmuz 2021 tarihleri arasında Türkiye'de 20 ilde dağıtılan 45 hastanede (29 devlet hastanesi ve 16 eğitim ve araştırma hastanesi) tıbbi cihazların yönetimi ve bakımında çalışan 145 grup üzerinde uygulanmıştır. İstatistiksel analiz ve hesaplamalrda SPSS programı kullanılmıştır. Tıbbi cihaz bakım ve kalibrasyon programlarının performansının olumsuz etkilendiği, hastanede tıbbi cihazların yönetiminde ve bakımında çalışan personel sayısının yeterli olmadığı, tıbbi cihazların kalibrasyonu için gereken ekipman sıkıntısının olduğu kaydedilmiştir. Elde edilen sonuçlara bakıldığında, hastanelerde tıbbi cihaz yönetiminin performansının iyileştirilmesi için, ekipmanın, çalışan saysının ve altyapının eksikliklerinin giderilmesine yönelik gerekli tedbirlerin alınmasının faydalı olacağı önerilmektedir. İlerideki calışmalarda, sadece devlet ve üniversite hastaneleri değil özel hastanelerin de kapsama alınması önerilebilir. Böylece yapılacak araştırmalarda kamu-üniversite, kamu-özel, üniversite-özel ile hastaneler boyutunda karşılaştırma yapma imkânı bulunabilecektir.

Türkiye'de Cumhuriyet Döneminde eğitim müfettişi yetiştirme yollarının incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Bu araştırmada Cumhuriyet döneminde eğitim müfettişi yetiştirme yolları incelenmiştir. İncelenen zaman dilimi kendi içinde dört döneme ayrılmıştır. 1923- 1950, 1950- 1980, 1980- 2002 ve 2002'den günümüze kadar bu dönemlerde eğitim sisteminde teftiş tarihi, müfettişlerin nasıl yetiştirildikleri ve bu süreçte ne tür programlardan ve uygulamalardan geçtikleri incelenmiştir. Aynı zamanda yetiştirme şeklinin bilimsel anlamda müfettiş yetiştirme süreci ile uyumlu olup olmadığı, müfettiş yetiştirme sürecinde hangi yöntemlerin kullanıldığı, müfettişlerin hangi yetiştirme programlarından daha verim alabildiğini ve müfettişlerin yetiştirilmesinde hangi sorunlarla karşılaşıldığı araştırılarak ortaya konmuştur. Bu çalışmada daha güvenilir bilgi elde edebilmek için nitel araştırma yöntemi ve doküman analizi kullanılmıştır. Çalışma konusuyla ilgili alanyazın taraması yapılmış, toplanan veriler amaca uygun bir şekilde incelenmiş ve yorumlanmıştır. Söz konusu dönemlerde teftiş sisteminde çıkarılan yasalar, yönetmelikler ve genelgelerle birçok değişiklik yapılarak sistemin gelişmesi sağlanmıştır. Böylece eğitim sisteminde teftişin amacına ulaşması için bilimsel ilke ve yöntemlere göre yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda dönemin ilk yıllarında eğitim sisteminde geleneksel teftiş yaklaşımı uygulanmış ve müfettişler hizmet öncesi ve hizmet içinde eğitim ile yetiştirilmiştir. Cumhuriyet döneminde müfettiş yetiştirme alanında çeşitli yollar denenmiştir. Bu süreçte başvurulan yetiştirme yollarının ayrıntılı biçimde araştırılarak bir bütünlük içinde analiz edilmesine önem gösterilmiştir. Teftişin tarihsel süreci incelendiğinde Türk eğitim sisteminde müfettişlerin büyük bir kısmı, öğretmenlik yapmış olan adaylardan seçilerek atanmıştır. Müfettişlerin yetiştirilmesi daha çok hizmet içi eğitim kurslarına tabi tutularak sağlanmıştır. Günümüzde eğitim teftişi, eğitim alanının bir bilim dalı olarak kabul edilmiş ve eğitim müfettişliği profesyonel bir meslek haline gelmiştir. Bugün müfettiş yetiştirme konusunda genel görüş, üniversitelerin lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde hizmet öncesi eğitimle müfettiş yetiştirme programları açılarak müfettişlerin daha nitelikli yetişmeleri sağlanmıştır. Sürekli gelişim ilkesi doğrultusunda eğitim denetimi ve müfettiş yetiştirme konusunda etkililiği ve verimliliği artırıcı uygulamalar üzerinde çalışılmaya devam edilmiştir.

Türkiye'de dış borç sürdürülebilirliğinin yapısal kırılmalı birim kök testi ile analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 İktisat Bilim Dalı
Gelişmekte olan ülkelerin gerek artan cari açıklarını karşılamak, gerekse yatırımlarını finanse etmek ve ekonomik büyümelerini sağlamak için dış borç aldığı gözlenmektedir. Dolayısıyla tüm bu nedenler bir araya getirildiğinde dış borcun sürdürülebilirliği konusunun önemi ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de dış borçların sürdürülebilirliliğini incelemektedir. Çalışmada birim kök testleri ile dış borcun sürdürülüp sürdürülemediğinin finansal göstergeler çerçevesinde analizi yapılmıştır. Analize konu olan finansal göstergelerin sürdürülemezliğine göre yapısal kırılma testi ile sürdürülemezlik araştırılmıştır. Diğer bir ifadeyle Türkiye'deki dış borçların makro iktisadi durumun kırılma yıllarını nasıl oluşturduğu ve bu durumun sürdürülebilirliği nasıl etkilediği sorusuna cevap bulunmaktadır. Bu çerçevede çalışmanın amacı Türkiye'de dış borcun sürdürülebilirliğinin hem ödeyebilirlik hem de dış borç göstergeleri ile konjonktürden nasıl etkilendiğini test etmektir. Çalışma, 1980-2014 dönemini kapsamaktadır. Söz konusu dönemde dış borçların sürdürülebilirliğini analiz edebilmek için kullanılan veriler; dış borç stoku/Gayrisafi Yurt içi Hasıla (GSYH), dış borç stoku/ ihracat, dış borç servisi/ihracat ve indirgenmiş dış borç stoku serileridir. Bu seriler oluşturulurken Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF)'ndan yararlanılmıştır. Ampirik bulgular, Türkiye'de indirgenmiş dış borç stoku ve dış borç stoku/ihracat serilerine göre borçların sürdürülebilir olduğunu işaret etmektedir. Ancak dış borç stoku/GSYH serisi için Philips-Perron (PP) sonucu çerçevesinde sürdürülemez, dış borç servisi/ihracat serisi de Augmented Dickey Fuller (ADF) ve PP için sürdürülemez çıkmaktadır. Borçlu bir ülke olarak Türkiye açısından bu bulguların daha temkinli değerlendirilmesinde yarar vardır. Anahtar Kelimeler: Dış Borç, Sürdürülebilirlik, Birim Kök, Yapısal Kırılma,Türkiye Ekonomisi

Türkiye'de doğal yayılış gösteren Muscari aucheri (Boiss.) Baker (Asparagaceae)türüne ait popülasyonların genetik analizleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Diğer
Bu çalışmada, Türkiye'ye özgü Muscari aucheri (Boiss.) Baker türünün popülasyonlarının genetik analizleri yapılmıştır. Bu proje kapsamında türlerin popülasyonları temsil eden bireyler doğal alanlardan toplanmıştır. M.aucheri türüne ait popülasyonların genetik yapısının karakterizasyonu için kloroplast DNA (cpDNA) iki gen bölgesi (trnL intron ve rpl32-trnL) kullanılmıştır. Türün popülasyonları, her iki gen bölgesi için de yüksek haplotip çeşitliliği ve düşük nükleotid çeşitliliği göstermiştir. Coğrafi olarak uzak popülasyonlar arasındaki gen akışı yüksektir. Popülasyonların her iki gen bölgesi için genetik varyans, popülasyon içi ile karşılaştırıldığında popülasyon arasında yüksek varyasyon oranı göstermiştir. M.aucheri popülasyonları insan etkisiyle değil, doğal nedenlerle tehlike altındadır veya yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Türlerin korunması için, in vitro koruma ile ex-situ koruma önlemleri uygulanmalıdır.

Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımların belirleyicileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Bölgesel Kalkınma İktisadı Bilim Dalı
Gelişmekte olan ülkelerin ekonomik kalkınması önünde ciddi bir engel sermaye yetersizliğidir. Gelişmekte olan ülkelerin sermaye yetersizliğini gidermesinin bir yolu doğrudan yabancı sermaye yatırımlardır. Bu çalışmada 1998-2016 çeyreklik veriler kullanılarak Türkiye'de doğrudan yabancı sermaye yatırımların belirleyicileri araştırılmıştır. Bu amaçla önce serilerin durağan olup olmadığını test etmek için ADF testi ve PP testi kullanılmış, sonra da eş-bütünleşme testi, Granger nedensellik testi ve VAR metodu uygulanmıştır. Ampirik bulgularda GSYİH, dışa açıklık oranı, reel efektif döviz kuru ve faiz oranı ile doğrudan yabancı sermaye yatırımlar arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur, diğer taraftan tüketici fiyat endeksi ile doğrudan yabancı sermaye yatırımlar arasında negatif yönlü bir ilişki çıkmıştır.