Thesis Search




SEARCH RESULTS

Türkiye'de eğitim gören Türk cumhuriyetleri ve Türk üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım arama tutumları, psikolojik ihtiyaçları ve psikolojik uyumlarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2006 Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bilim Dalı
Bu araştırmada Türkiye'de eğitim gören Türk Cumhuriyetleri ve Türk üniversiteöğrencilerinin psikolojik yardım arama tutumları, psikolojik ihtiyaçları ve psikolojikuyumları bazı değişkenler açısından incelenmiştir. Araştırmaya zmir'deki Ege veDokuz Eylül üniversitelerinde lisans öğrenimi gören 120 (15 kız, 105 erkek) TürkCumhuriyetleri ve 164 (77 kız, 87 erkek) Türk öğrenci katılmıştır. Araştırmada KişiselBilgi Formu dışında Temel Psikolojik htiyaçlar Ölçeği, Yardım Arama Tutum Ölçeğive Kişisel Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin TürkCumhuriyetleri öğrencilerine yönelik güvenirlik çalışması Türk Cumhuriyetlerinden170 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın verileri Varyans Analizi, t testi ve TukeyHSD testleri ile analiz edilmiştir.Araştırmanın sonucunda Türk öğrencilerinin Türk Cumhuriyetleri öğrencilerinegöre psikolojik ihtiyaçlarının daha fazla olduğu; Türk Cumhuriyetleri öğrencilerininpsikolojik uyumlarının ise Türk öğrencilere göre daha iyi olduğu bulunmuştur. Cinsiyetdeğişkeni açısından Türk Cumhuriyetlerinden gelen erkek öğrencilerin her ikicinsiyetten Türk öğrencilere ve Türk Cumhuriyetlerinden gelen kız öğrencilere görepsikolojik ihtiyaçlarının daha az olduğu saptanırken, ailelerinin gelir düzeyine göre,ailesinin gelir düzeyi yüksek olan Türk Cumhuriyetleri öğrencilerinin ailesinin gelirdüzeyi düşük, orta ve yüksek olan Türk öğrencilere ve ailesinin gelir düzeyi düşük veorta olan Türk Cumhuriyetleri öğrencilerine göre psikolojik uyumlarının daha iyiolduğu bulunmuştur. Ayrıca ailesinin gelir düzeyi orta olan Türk Cumhuriyetleriöğrencilerinin, ailesinin gelir düzeyi orta olan Türk öğrencilere göre psikolojik uyumdüzeylerinin daha iyi olduğu saptanmıştır. Öğrenim gördükleri alanlara göre, Fen160Bilimleri Alanında öğrenim gören Türk Cumhuriyetleri öğrencilerinin, Fen BilimleriAlanında öğrenim gören Türk öğrencilere ve Sosyal Bilimler Alanında öğrenim görenTürk Cumhuriyetleri öğrencilerine göre daha olumlu yardım arama tutumu gösterdikleribulunmuştur. Son olarak, yurtta kalan Türk Cumhuriyetleri öğrencilerinin yardım aramatutumları evde kalan Türk Cumhuriyetleri öğrencilerine göre olumlu olduğusaptanmıştır.Türk Cumhuriyetleri ve Türk üniversite öğrencileri psikolojik yardım aramatutumu açısından farklılık göstermemektedir.Türk Cumhuriyetleri ve Türk üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım aramatutumları ve psikolojik uyum düzeyleri cinsiyet değişkeni açısından anlamlı düzeydefarklı değildir.Türk Cumhuriyetleri ve Türk üniversite öğrencilerinin psikolojik yardım aramatutumları, psikolojik ihtiyaçları ve psikolojik uyum düzeylerinde yaş değişkeni anlamlıdüzeyde fark yaratmamıştır.Ailesinin gelir düzeyine göre, her iki grubun öğrencilerinin yardım aramatutumları ve psikolojik ihtiyaçları açısından anlamlı düzeyde fark bulunmamıştır.Türk Cumhuriyetleri ve Türk üniversite öğrencilerinin öğrenim gördüklerifakülte alanlarına göre psikolojik ihtiyaç ve psikolojik uyum düzeylerinin anlamlıdüzeyde farklılaşmadığ

Türkiye'de kamu diplomasisinin uygulanmasına yönelik mekanizmalar Türk dizilerinin Rusya'daki izleyici örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Radyo Televizyon Bilim Dalı
Tez çalışmasının temel amacı, Türkiye'de mevcut iletişim çalışmaları arasında eksikliği hissedilen ülkemizde sınırlı kaynaklara sahip olan kültürlerarası iletişim konusunda literatüre katkıda bulunmaktır. Toplum sürekli bir değişim içerisindedir. Bu değişimde rol oynayan en önemli güçlerden biri de medyadır. Medyanın toplumları etkileme düzeyi aynı olmadığı gibi toplum içerisindeki bireyleri, aile içi ilişkileri etkileme düzeyi de farklılık arz edebilir. Türk televizyon dizileri son yıllarda uluslararası arenada yaratmaya başlamıştır. 5 ile 7 yıl öncesinde, bu sektörün ana alıcıları Asya ve Orta Doğu'daki TV kanalları iken, şimdilerde ise bu fenomenin küreselleştiğinden bahsetmek mümkündür. Bu bağlamda Türk dizileri Rusya'da da popülerlik kazanmaktadır. Bu çalışmada Rusya'da yayınlanan dizilerde en çok hangi temaların popüler olduğu analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlarla da Rus izleyicinin tercihlerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmada aynı zamanda, Türk dizilerinin Rusya'da yaşayan halkların algıları üzerinde ne şekilde ve hangi yönde etki sağladığı araştırılmıştır. Türk dizilerinin Rusya ve Rus dilli konuşulan ülkelerde yoğun talebin hangi yönde olduğu araştırılmıştır. Rusya'daki izleyiciler arasında en popüler olan diziler de dahil olmak üzere Türk dizileri analiz edilmiştir. Diziler (hikayeleri, görselleri vb.) ve diziler hakkındaki izleyici yorumları analiz edilerek ortalama izleyici portresi oluşturulmuştur. Böylece Rusya'da hangi konuların, tipe göre hangi karakterlerin en çok izlendiği ortaya koyulmuştur. Katılımcıların dizileri izlerken Türk kültürüne ve Türk diline olan ilgi oranı da tespit edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, Rusya'da çokça izlenen Türk dizilerinin, Türkiye'nin kamu diplomasisi çalışmalarındaki rolünü araştırmak, bu diziler vasıtasıyla Rusya'da Türkiye algısının nasıl şekil aldığını ve Türk dizilerinin Rusya'daki başarısının sebeplerini ortaya koymaktır.

Türkiyede Kore dizilerinin popüler olmasının nedenleri: Uyarlanan Kore dizileri çerçevesinde bir analiz

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Günümüzde, yüksek teknolojinin ulusal anlamda ilerimesi ile teknoloji kullanılarak sağlanan ulaştırma, iletişim ve çeşitli medyaların sınırları aşması Sınırsız bir dünya, yani Küresel Köy kavramını ortaya çıkarmıştır. Bu küresel köyde meydana gelen çeşitli kül-türel olaylar hızla dünyanın heryerinde tanınabilir ve yine herkes tarafından görülebilir boyutlara ulaşmıştır. Dünya'daki bu değişikliklerin yanı sıra, Kore'nin kültürel öğeleri de, son 20 yılda Avrupa, Kuzey Amerika ve Güney Amerika'da, Çin, Japonya ve Vietnam da dahil olmak üzere Asya'yı geçen Kore Dalgası adıyla yayılmaya devam etmektedir. Bu küreselleşen dünyada, Hallyu hemen hemen her sektöre yayılmıştır ve önümüzdeki dö-nemlerde bu yayılmanın hızla artacağı beklenmektedir. Günümüzdeki, Kore dalgası kav-ramının oluşmasının merkezinde Televizyon dizileri vardır. Özellikle, 20. yüzyılın sonla-rında başlayan küreselleşmeyle, Kore dizisi What is Love? 90'lı yılların sonunda Çin'de popüler olmaya başladı aynı zamanda Çin'de Hallyu olgusu oluştu, ardından Japonya'da Kış Sonatanı büyük bir başarı göstermiştir ve Dae Jang Gum dizisi sayesinde hallyu olgusunun dünyaca başarısı görülmüştür. Bununla birlikte Hallyu(Kore dalgası) başarısı geçici bir trend değil, bir kültür olarak oluşmuştur. Türkiye ve Kore Kankardeş ülke olarak çok eskiden itibaren bir müttefiki ilişkiler içindedir, bu sayede Hallyu(Kore dargası)Türkiye'de sıcak bir olumlu tepki ile karşılaş-mıştır. Özellikle gençler arasında, Kore dizileri gibi k-pop müzikleri de yaygındır bundan dolayı Türkiye sokaklarının ortasında k-pop dinlendiğini görmek zor değildir. Bu şekilde, Türkiye'de Kore Dalgası geçmişi, ilk Kore TV dizisinin 2005'te TRT'de yayınlanmasın-dan bu yana 14 yıl boyunca sevilmiş ve Türk televizyonlarında 20'den fazla Kore dizi uyarlama dizi olarak üretilmiştir. Buna rağmen, Türkiye'deki Kore Dalgası olgusu hak-kındaki araştırmalar hala yetersiz kalmaktadır. Kore dalgasını yalnızca kültürel emperya-lizm açısından değerlendirmek yerine yerel kültürle sorunsuz bir şekilde alışveriş yapabi-lir, birbirlerine yardımcı olabilir yönde geliştirmek ihtiyacı vardır, Türk izleyiciler gö-zünden Kore dalgasının gerçek durumunu değerlendirmek ve iki ülke arasında arzu edilen bir Kore dalgası geliştirme planını oluşturmak gerekir. Hallyu dizilerinin Hallyu etkisi üzerine çeşitli şekillerde çalışmaları yapılmıştır, an-cak uyarlama dizilerde Kore Dalgası etkisi üzerine çok az araştırma vardır. Bunun için, Hallyu dizisinin ve uyarlama dizinin Kore Dalgası etkisini ortaya çıkarmak amacıyla, Hallyu dizisi olan She was Pretty ve bunun uyarlaması Seviyor Sevmiyor dizisini se-çip anket yapıldı. Anket sonucunda, orijinal Kore dizisi sayesinde çeşitli alanların içeriği genişletildi, Kore ürünlerinin imajı ve satın alma niyeti geliştirildi. Ayrıca, Kore'yi ziyaret etme niyetine büyük bir olumlu tepki gösterildi ve Kore eğitimi ve Kore yemeği gibi kül-türel etkilere olumlu tepkiler verildi. Uyarlama dizisi anketinin sonucunda

Türkiye'de marjinal emek dinamikleri, 1988-2017: İş bulma ümidi olmayanlar ve mevsimlik çalışanlar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Son otuz yılda Türkiye işgücü piyasası, yüksek işsizliğin kalıcı hale gelmesine ve işgücüne marjinal bağlı işçi oranının artmasına, özellikle de pozitif büyüme oranlarına rağmen iş bulma ümidi olmayan işçilerin artmasına neden olan yapısal dengesizliklerden zarar görmüştür. Dahası istihdam olasılığının düşük olmasına karşın işgücüne marjinal olarak bağlı olma olasılığı ve işsiz kalma olasılığı yüksektir. Kadınlar ve erkekler arasında işgücüne katılma oranındaki fark büyüktür çünkü kadınlar birçok nedenden dolayı işgücünden ayrılmaktadırlar ve bu nedenlerden en önemlisi ev işleriyle meşgul olmaktır. Türkiye ekonomisi çeşitli finansal ve ekonomik krizlere maruz kalmıştır, özellikle 2000'li yılların başında genel olarak ekonomide özelde işgücü piyasasında yapısal dönüşümler meydana gelmiştir. Bu nedenle çalışmada, 1988-2017 dönemindeki krizlerin işgücüne marjinal olarak bağlı olan istihdam dinamikleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. İşgücü piyasasında farklı durumlar arasındaki geçiş olasılıkları matrisi hesaplanmış ve farklı durumlarda olmanın arkasındaki geçiş faktörlerini incelemek için lojistik regresyon modeli (logit) kullanılmıştır. Özellikle işgücüne marjinal olarak bağlı olmaya teşvik eden faktörler araştırılmıştır. Bu amaçla 2000-2017 dönemi için Hanehalkı İşgücü Anketlerinden (HİA) hem bireysel özellikleri hem de hanehalkı özelliklerini dikkate alan yatay-kesit veri seti derlenmiştir. Sonuçlar, ekonomik krizlerin Türkiye işgücü piyasasındaki yapısal dengesizlikte artışa neden olduğunu göstermektedir. Yüksek işsizlik oranları ve işgücüne marjinal olarak bağlı olan emek hacmi bu krizlerin sonuçlarıdır. Türkiye hükümeti, 2008 yılına kadar tüm kriz rejimleri sırasında Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) 19 stand-by programını uygulamıştır. Bundan sonra Türkiye hükümeti, IMF ile herhangi bir stand-by anlaşması yapmamaya karar vermiştir. Bunun yerine genel olarak ekonomik performansını iyileştirmeye ve özellikle yüksek işsizlik oranını ve işgücüne marjinal olarak bağlı emek hacmini kontrol etmeye yönelik ulusal planlara odaklanmıştır. Fakat ne IMF'in stand-by anlaşmaları ne de ulusal politikalar, işsizliği ve işgücüne marjinal olarak bağlı olma oranını azaltmamıştır. Ayrıca bulgular tüm düzeylerdeki eğitimsel kazanımın, işgücüne marjinal olarak bağlı istihdama geçişi sınırlamada olumlu bir rol oynadığını göstermektedir. Son olarak bölgelerin sosyal ve ekonomik olarak kalkınması, işgücüne marjinal olarak bağlı olma olasılığını azaltmaktadır. Anahtar Kelimeler: İşgücü piyasası, işsizlik, işgücüne marjinal bağlı olma, iş bulma ümidi olmayan işçiler ve krizler

Türkiye'de mikro finanslama

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Finans Bilim Dalı
Mikrofinans, yoksul kesimin finans hizmetlerine ulaşımı için tasarlanmış bir finansman yöntemidir. Yoksulluğun azaltılmasının bir formu olarak mikrofinans kaynak sağlamanın yanı sıra borcun hafifletmesi ve hibe temelli girişimlere bir alternatif olarak tanıtılmaktadır. Türkiye'de ilk kez Diyarbakır'da 2003 yılında uygulanmaya başlayan Grameen Mikrofinans Programı, bugün itibariyle toplam 68 ilde yürütülmektedir. Bu tez çalışması, mikrofinans ile ilgili genel bilgi vermeyi ve Türkiye'de mikrofinans sektörü ile ilgili ampirik çalışma yapmayı amaçlar. TGMP'den (Türkiye Grameen Mikrofinans Programı) elde edilen yaş, medeni durum, coğrafi bölge, tarım kredisi kullanımı, hanehalkı büyüklüğü, geçmiş iş tecrübesi, ödenmemiş kredi tutarı ve daha önceden borç kullanıp şu an kullanmıyor olma durumu (pasif durum), toplam borç tutarı ve toplam kredinin kullanılmayan kısmı verileri kullanılarak mikrofinans kredilerini temerrüt olasılığı öngörülmüştür. Model oluşturmak için 345 gözlem kullanılmış, temerrüt olasılığını tahmin etmek için lojistik regresyon analizi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, mikrofinans kredisi kullanan borçlunun Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu, İç Anadolu veya Marmara Bölgesi'nde yaşıyor olması, ödenmemiş mikrofinans kredilerinin bulunması, kullandığı kredi tutarının yüksekliği, toplam kredinin iş için kullanılmayan kısmı, kredi kullanımı öncesinde bir iş kurmuş olması değişkenleri borçlunun temerrüde düşmesinde etkili olan değişkenler olarak bulunmuştur. Bu tez çalışması, Türkiye'de yapılan birkaç nicel mikrofinans çalışmalardan biri olduğundan Türk politika yapıcılar için ilgi çekicidir. Bu çalışma, mikrofinansı resmi Türk bankacılık sektörüne entegre etme yollarına ilişkin ampirik sonuçlar ve politika önerileri sunmaktadır.

Türkiye'de muhaceret basını: Türkistan (1953) ve Türkistan Sesi (1956-57) dergiler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Genel Türk Tarihi Bilim Dalı
Türkistan ve Türkistan Sesi dergileri Mehmet Emin Buğra tarafından çıkartılmıştır. Türkistan (1953) dergisi, İstanbul'da çıkarılıp 6 ay boyunca yayın hayatına devam etmiş, Türkistan Sesi (1956-57) ise Ankara'da yayımlanmıştır. Türkiye'de yaşayan Türkistanlı muhacir aydınlar tarafından basılan bu dergiler, Sovyet Rusya'ya ve Kızıl Çin'e karşı özgürlük mücadelesini yansıtması bakımından oldukça önemlidir. Bu dergiler sayesinde 1950'li yıllarda Türkistan'da nelerin yaşandığını, Sovyet Rusya'nın Türkistan'a nasıl bir şekil vermek istediğini ve Türkistanlıların Rusya'nın bu siyasetine bakış açılarını öğrenebilme imkanına sahip oluyoruz. Bu iki dergi, Türkistanlıların yaşam tarzı ve komünizmin rejimi altında neler yaşadıkları gerçeğini bilmek adına da son derece önemlidir. Bu kadar önemli olmasına karşın, her iki dergi bugüne kadar da ayrıntılı olarak araştırılmamıştır. Dolayısıyla bu çalışma, dergilerin içeriğini analiz etmek ve muhaceretteki Türkistanlı aydınların ele aldığı meseleleri belirlemek suretiyle Türkistan davasının bu dönemdeki durumunu tüm veçhesiyle ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Türkiye'de SARS-CoV-2'nin tüm genom dizileme

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
SARS CoV-2, hafif ila agresif solunum sistemi enfeksiyonlarından sorumlu olan RNA virüsüdür. Aralık 2019'dan günümüze kadar bu virüs yaklaşık 173 Milyon insanın morbiditesine ve 3.72 Milyon insanın mortalitesine neden oldu. Bu çalışmanın amacı Türkiye'deki hastalardan izole edilen viral suşların tüm genom dizilimini yapmaktadır. Sekanslama işlemi, Illumina Iseq 100'de PARAGON Cleanplex sekanslama paneli kullanılarak gerçekleştirildi. Çalışmamızda 72 örnekler sekanslanabildi ve toplam 84 mutasyon rapor edilmişti. En yaygın görülen nükleotid varyasyonu, genomun ORF1ab, S ve N bölgelerinde mevcuttu. Bu varyasyonlardan bazıları eşanlamlı olmayan amino asit mutasyonları ile sonuçlanmıştır. Çalışmamızda en sık görülen amino asit mutasyonlarından biri olan D614G çoğu örneklerde 14408C>T ve 3037C>T ile birlikte bulunmuştur. Bu birlikte var olan mutasyonlar son zamanlarda Avrupa'da en sık gözlenen varyantlardan birinin karakteristiği olarak tanımlanmıştır. Çalışmamızdan elde edilen veriler, açıklanan mutasyonların ilaca dirençli viral fenotiplerin ortaya çıkmasına neden olup olmayacağını görmek için kullanılabilir. Bu mutasyonlar ayrıca virüsün patojenitesini, geçişini ve replikasyon oranını da etkileyebilir. Bu nedenle, mutasyonların kesin sonucunu analiz etmek ve virüsün devam eden evrimini izlemek için daha fazla değerlendirme yapılması önermektedir.

Türkiye'de tekstil sektöründe girdi fiyatlarındaki dalgalanmaların giyim şirketlerinin performansına etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Farklı sektörlerde girdi çıktı analizi konusunda birçok çalışma yapılmış, ancak bunların hiçbiri, girdi fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye'deki tekstil ve giyim şirketlerinin performansı üzerindeki etkilerine odaklanmamıştır. Buna göre, bu tezde, Türkiye İstatistik Kurumu'ndan (TÜİK) ikincil veriler kullanarak, girdi fiyatlarındaki dalgalanmaların Türkiye'deki tekstil ve giyim şirketlerinin performansı üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. D-OLS model yaklaşımını kullanarak bu çalışmadaki bağımlı değişkenler final tekstil ve giyim ürünlerinin fiyat endeksleridir. Ham petrol, elektrik enerjisi, sanayi için su, final tekstil ürünü fiyat endeksleri ve dolar bazında pamuk ve asgari ücret bağımsız değişkenler olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada D-OLS Eş bütünleşme regresyon modeli E-views 9.0 yazılımı kullanılarak tahmin edilmiştir. Testlerden elde edilen sonuçlar, giyim endüstrisindeki tüm girdilerin, hem Tekstil hem de Giyim sektöründe son ürün fiyatları üzerinde anlamlı etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, girdi ve final ürün fiyatları arasında pozitif ilişki olduğunu iddia eden teorik bulguları doğrulamıştır. Tekstil ve hazır giyim sektörü, Türkiye için stratejik ve en önemli sektörlerden biridir. Türkiye, doğal kaynaklara, altyapıya ve iyi coğrafi konumundan dolayı T&G sektöründe dünya liderlerinden biri olma yüksek potansiyeli vardır. Girdilerin performanslarına etkisi hakkında doğru bilgiye sahip olmak, yönetimin her alanında gelişmesi için kullanılabilir. Tekstil ve giyim Sektörü, dünyanın en küreselleşmiş, en rekabetçi ve dinamik endüstrilerden biri olduğu için değişiklikleri yönetmek şirketlerin başarısı için çok önemlidir. Buna göre, bu araştırmanın amacı, Türkiye'deki tekstil ve giyim şirketlerinin performansını ve yönetimini geliştirmek için bir altyapı oluşturmaktır.

Türkiye'de Türk ve Suriyeli müşterilerin İslami bankacılığa karşı tutumu; tehditleri ve fırsatları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Bankacılık sektöründe rekabet arttığından beri; müşteri perspektifi bankacılık sektöründe önemli bir unsur haline gelmiştir. Dolayısıyla, İslami bankacılık hizmetlerinden yararlanan tarafların İslami bankacılık faaliyetlerine yönelik tutum ve davranışlarının tespit edilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'deki Türk ve Suriyeli müşterilerin tutumu istatiksel yöntemler kullanılarak incelenmektedir. Müşterilerin tutumları demografik özelliklere, eğitimin niteliğine, mesleğe ve yaş gruplarına göre araştırılmaktadır. Bankaların mevcut ve potansiyel müşterileri için İslami bankacılık faaliyetlerinin müşteri algısı anket yöntemi ile belirlenmektedir. Anket sonuçlarına göre, İslami bir banka ile çalışmayı tercih eden, etmeyen ve kararsız olan Türk ve Suriyeli katılımcıların tüm cevapları baz alınarak istatistiksel olarak aralarındaki farklılıklar tespit edilmeye ve anlamlılıklarının test edilmesi amaçlanmıştır. SPSS uygulaması kullanarak katılımcıların İslami bankacılık meselesiyle bağlantılı ifadelere katılıp katılmadıklarını ölçmek için açıklayıcı analiz, Likert Ölçeği, Ki-Kare Testi ve T-testi uygulanmıştır. Çıkan sonuçlara göre, yaş, meslek ve aylık gelir hem Türk hem de Suriyeli müşterilerin üzerinde İslami bankacılık tercihinde etkisi bulunmaktadır. Ancak cinsiyetin İslami bankacılık tercihinde ne Türk ne Suriyeli üzerinde Etkisi vardır. Eğitim düzeyine gelince; Türk müşterilerin üzerinde etkisi yoktur, Suriyeli müşterilerin üzerinde ise etkisi bulunmaktadır. Türkler ile Suriyelilerin sonuçları karşılaştırıldıktan sonra, cinsiyete, eğitim düzeyine, mesleğe ve aylık gelire göre Türkler ve Suriyeliler arasında ilişki bulunmaktadır. Fakat yaşa göre Türkler ve Suriyeliler arasında bir ilişki yoktur. Faktörlere gelince, din faktörü, banka itibarı, müşteri bilinci, hizmet kalitesi ve müşteri davranışı etkisi sonuçlanmaktadır. Kitle iletişim araçları faktörü ise Türklerin üzerinde etkisinin olduğu söylenebilir; Suriyelilerin üzerinde ise etkisi bulunmamaktadır.

Türkiye'de Türkçe-Ukraynaca konuşan öğrencilerin karşılaştıkları dil sorunları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Diğer
Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayan Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkiler hâlen çeşitli alanlarda devam etmektedir. Bu ilişkilere bağlı olarak ortaya çıkan kültürlerarası etkileşim sonucunda Türkçe-Ukraynaca iki dillilik kavramı ortaya çıkmaktadır. İki farklı dil ailesine ait olması sebebiyle, Türkçe-Ukraynaca iki dilli çocukların öğrenim sürecinde, çeşitli dilbilim sorunlarıyla karşı karşıya gelinmesi kaçınılmaz olmaktadır. Dil bilgisi, iletişim aracı olmakla birlikte dile adaptasyonun tam olarak gerçekleştirilmesi için var olması gereken bir beceridir ve göz ardı edilemez. Yaptığımız alan yazın taramasında söz konusu sorunlara değinen araştırmaların yetersiz olduğu görülmüştür. Bu alanda yapılacak olan araştırmaların dil öğretim programlarının hazırlanmasında, her iki ülkenin bilimine katkı sağlayacak dil uzmanlarının yetiştirilmesinde böylece Ukrayna-Türkiye bağımının güçlendirilmesinde önemli rol oynayacağı düşünülerek Türkçe-Ukraynaca iki dillilik konusunun gündemde tutulmasına ve araştırılmaya değer olduğuna karar verilmiştir. Bu çalışmada Türkiye'de Ukraynaca-Türkçe iki dilli ailelerde yetiştirilen ve Türkiye'ye eğitim görmek amacıyla gelen iki dilli çocukların baskın dili ve karşılaştıkları sesletim, sözcük, yazım ve cümle sorunları ölçek yoluyla tespit edilecektir. Araştırma sırasında Alexandra L. Dunn'un ve Jean E. Fox Tree'nin İki Dilliler İçin Hızlı ve Kademeli Baskın Dil Ölçeği ve tarafımızdan hazırlanan Dil Karışması Değerlendirme Testi kullanılacaktır. Elde edilecek sonuçların, Türkçe ve Ukraynaca dilbilim derslerinde kullanılabileceği ve konusu iki dillilik olan çalışmalara katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Türkçe, Ukraynaca, İki dillilik, Baskın dil, Dil karışması.

Türkiye'de üniversite öğrencilerinin, e-ticaret kullanıcı deneyimi bağlamında tasarımını etkileyen faktörler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Görsel İletişim Tasarımı ve Reklamcılık Bilim Dalı
Bu çalışmada, Türkiye'deki E-Ticaret uygulamalarında kullanıcı deneyimini etkileyen faktörlerin belirlenmesi, bu faktörlerin kullanıcı deneyimindeki olumlu ve olumsuz yönlerinin belirlenmesi neticesinde kullanıcı deyiminin geliştirilmesi ve E-Ticaret için uygun bir çerçevenin gözden geçirilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma temel soruyu cevaplıyor: E-Ticaret uygulamalarında kullanıcı deneyimini etkileyen faktörler nelerdir? Araştırmacı, Araştırmanın amacına ulaşmak için tanımlayıcı yaklaşıma güvenmiştir. Anket, veri toplamak için bir araç olarak kullanılmıştır. Türkiye'nin en önemli 10 E-Ticaret uygulaması seçildi, bunlar: Trendyol, Hepsiburada, N11, Dolap, Morhipo, FLO, GittiGidiyor, DeFacto, ModaCruz, Çiçeksepeti Örnek topluluğu, bölgelerin doğasına, siyasi, ekonomik, endüstriyel ve turizme göre dört coğrafi bölgeye ayrılmış üniversite öğrencilerinden oluşmaktadır. Turizm, siyaset, ekonomi ve sanayiyi temsil eden Antalya, Ankara, İstanbul ve Kocaeli'de olan üniversiteler seçilmiştir. Bu bölgelere rastgele dağıtıldı. 4000 anket dağıtıldı; bunların 388 kişi E-Ticaret uygulamalarının kullanıcıları olarak yanıt verdi, bunların% 17.5'i uygulama kullanmadıklarını, geri kalanı ise% 82.5'lik bir oranla evet yanıtı verdi. Kullanıcı deneyimiyle ilgili tüm değişkenler arasında güçlü ve pozitif bir ilişki olduğunu bulduk ve bu ilişkilerin en belirgin olanları, içerik gereksinimleri, bilgi tasarımı, navigasyon değişkeni ile sayfa tasarımı arasındadır. Ayrıca, değişkenler ile ana çalışma değişkeni, kullanıcı deneyimi, arasında ilişkiler ve bağlantılar vardır. Sonuçların Türkiye'de uygulama deneyimini en çok etkileyen faktör navigasyon faktörüdür. Sonuçların, navigasyon faktörünün, 86% oranı ile, çalışmanın ana sorusu ile arasında güçlü bir korelasyon olduğu belirtmiştir. Bunun ardından, %85 korelasyon oranı ile bilgi tasarımı gelmektedir. En az korelasyonu olan ise, 59% zayıf bir oran ile kullanışlılık olmuştur.

Türkiye'de ve Avustralya'da öğrenim gören yabancı uyruklu yüksek lisans öğrencilerinin sosyo-kültürel ve ekonomik sorunları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Diğer
Bu çalışmanın amacı, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Avusturalya Queensland Üniversitesinin üç farklı enstitüsünde (Sağlık Bilimleri, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri Enstitüleri) eğitim alan uluslararası lisansüstü öğrencilerin sosyal-kültürel ve ekonomik anlamda yaşadıkları sorunları belirlemektir. Bu amaca yönelik olarak sosyal-kültürel ve ekonomik sorunlar; insan ilişkileri, ekonomik sorunlar, barınma, ev özlemi, yemek, giyim ve gelenek-görenek temaları altında incelenmiştir. Araştırmada nitel desende maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Yabancı uyruklu yüksek lisans öğrencilerinin sosyal-kültürel ve ekonomik sorunlarına ilişkin görüşlerinin analizinde nitel veri analiz tekniklerinden içerik analizi yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesinin farklı enstitülerinde öğrenim gören 15 farklı ülkeden (Afganistan, Etiyopya, Filistin, İran, Kırgızistan, Nijer, Pakistan, Somali, Suriye, Türkmenistan, Yemen, Tuva, Raunda, Moritanya, Kırgızistan) 15 yabancı uyruklu yüksek lisans ve Avustralya Queensland Üniversitesinin farklı enstitülerinde öğrenim gören 7 farklı ülkeden (Çin, Viyetnam, Japonya, Hindistan, Pakistan, Tayland ve Endenozya) 12 yabancı uyruklu yüksek lisans öğrencisi oluşturmaktadır. Yapılan yurtiçi ve yurtdışı literatür araştırması sonucu yabancı uyruklu yüksek lisans öğrencilerin sosyokültürel ve ekonomik sorunlarının olduğu görülmüştür. Buradan hareketle çalışmanın araştırma bölümünde Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde (Samsun-Türkiye) ve Queesland Üniversitesi'nde (Brisbane-Australia) öğrenim gören yabancı uyruklu yüksek lisans öğrencilerin sosyokültürel ve ekonomik sorunlarını etkileyen faktörler araştırılmıştır. Çalışma sonucunda yabancı uyruklu öğrencilerin kendi kültürleriyle Türk kültürünün benzerlik göstermesi nedeniyle Türkiye'de insani ilişkilerde sorunlarla karşılaşmadıkları ama Avustralya'daki yabancı uyruklu öğrencilerin yerli halkla iletişime geçememe ve dil yetersizliği yüzünden insani ilişkilerde sorunlarla karşılaştıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin önde gelen sorunlarının daha çok ekonomik olup okul harçları, yemek, ulaşım, dil ve barınma gibi konularda yoğunlaştığı belirlenmiştir.

Türkiye'de yaşayan Boşnakların halk müziği ve oyunlarının halkbilimi açısından incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Türk Halk Bilimi (Folklor) Bilim Dalı
Bu çalışmada, Bosna Hersek'te yaşayan halk müziği ve oyunları esas alınarak, çeşitli sebeplerle Türkiye topraklarına yerleşen göçmenler üzerinde yapılan alan araştırmasından elde edilen halk müziği ve oyunları örneklerindeki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla, özellikle 2018 yılında yapılan saha çalışmasında elde edinilen veriler esas alınmıştır. Saha çalışmaları, Bursa: İnegöl (Tuzla Köyü, Turanköy, Esenköy) ve Ankara (Fevziye Köyü) bölgelerini kapsamaktadır. Alan araştırması sırasında en çok derlenen şarkılar 'Sevdalinkalardır'. Araştırma sonucunda Boşnak halk şarkısı türlerinden Ninni, Mani, İlahi, Epik Şarkıların yoğun olarak yaşadığı gözlenmiştir. Halk danslarından ise Türk Halk danslarından Halaya benzeyen ve Türkçe'ye Çember Halayı olarak çevirebileceğimiz oyun ile Boşnak Oyunu (Bosansko Kolo), Titreyiş Halayı gibi oyunlar Türkiye'deki Boşnakların özel günlerinde mutlaka oynanan oyunlardandır. Saha çalışmalarında Türkiye'ye taşınan müzik ve dans kültürünün 1970'li yıllara kadar olduğu gibi sürdürüldüğü ve bu yıllardan sonra Türk müzik ve folkloru etkisinde kalarak değişmeler gösterdiği gözlenmiştir. Türkiye'de yaşayan Boşnaklar, yaşadıkları yerlerin kültürlerinden etkilenmekle birlikte, kendi müzik ve dans kültürlerini yaşatmaktadırlar. Özellikle halk danslarında dikkat çekici hususlardan biri, burada Boşnakça müzik üretiminin devam etmiş olmasıdır. Türkiye'de yaşayan Boşnak toplumunun görenekleri ve gelenekleri söz konusu olduğunda, bunların bazılarının korunduğu, bazılarının ise unutulduğu söylenebilir. Zaman geçtikçe, Boşnak halkı da Türkiye'deki Türk kültürünü benimsemiştir. Sonuç olarak, bu araştırmanın hareket noktasını oluşturan halk müziği geleneği de uzun yıllık bu dönem içerisinde değişmiş, güncellenmiş ve bazı bölgelerde ise unutulmuştur.

Türkiye'de yaşayan Filistinli göçmenlerin sosyo-kültürel adaptasyonu: Entegrasyon deneyimlerine dair bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu Çalışmada, Türkiye'deki Filistinli göçmenlerinin sosyoekonomik entegrasyonları , Türk toplumunda yaşadıkları göç tecrübesi üzerinden gözden geçirir. Sonuçların gündelik yaşama dair açıklamalar sunduğundan emin olmak için örnek veriler olarak kişisel mülakatları kullandık ve sonuçları yaş, cinsiyet, ikamet süresi, sosyal çevre, sosyal ve kültürel bağlantılar bakımından karşılaştırdık ve gördük ki ırkçılık bakış açıları hem Türkiye'ye göç etme fikrinin oluşma sürecini hem de ev sahibi ülkede kalma fikrini ciddi miktarda etkiliyor. Araştırmadan elde olunun bulgular Türkiye'deki genç Filistinli Gençlerin büyük ölçüde yüksek öğrenim payına sahip olduklarını, çevre ile daha çok iletişime geçtiklerini, daha çok sosyal ve kültürel bağlantılar kurduklarını ve yerli halk tarafından daha çok güvenildiklerini ve kabul edildiklerini gösteriyor. Bu etkiler özellikle iş yaşamında ve ikamet edilen bölgede genellikle yerel Türk insanının ve diğer etnik grupların etkisinde kalma ve bu kişilerle çeşitli etkileşimlerde bulunma sebebi ile gerçekleşmektedir. Bunlardan ayrı olarak, her ne kadar Sınırlı etkilerinin olduğunu gözlemlesek de eğitimsel başarılar, iş bulma oranları ve maaşlar ile ilgili de etkiler elde olunun bulgular arasında yer almaktadır. Diğer bir yandan yeni gelen Göçmenler Arasındaki Türkiye'de ikamet etme fikri hala bir belirsizlik faktörü barındırmaktadır , Bu özellikle beş yıldan az süre boyunca Türkiye'de bulunan Filistinlilerin sosyal entegrasyon süreçleri henüz tam olarak Tamamlanmadığının bir göstergesidir. Uzun ikamet süreleri göçmenlerin entegrasyon ve adaptasyon süreçleri üzerinde güçlü bir etkiye sahip Olduğu araştırma bulguları arasında almaktadır. Anahtar Kelimeler: Göç, Entegrasyon, Asimilasyon, Sosyal-Kültürel Entegrasyon,Sosyal Ağ Kurma.

Türkiye'de yaşayan Kazaklar (Kültür ve dil incelemesi)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bu çalışma 1954 yılında can güvenliği nedeniyle ülkelerini terk edip Türkiye'ye yerleşen Kazakların dillerini, kültürlerini ve Türkiye'ye adapte olma süreçlerini konu edinmektedir. Türkiye'ye yerleşen Kazaklarla birebir yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen derleme metinler ışığında Türkiye Kazaklarının dili, Türkiye Türkçesi ve standart Kazak Türkçesi ile karşılaştırılmış; özellikle ses bilgisi düzeyinde tespit edilen ortak ve farklı yönler ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu çalışma Türkiye'deki Kazakların dilini, kültürünü, edebiyatını, Türkiye'ye göç etmelerini ve göç nedenlerini ele almaktadır. Çalışma; Giriş , Kazaklar ve Kazakistan , Türkiye Kazakları , Türkiye Kazaklarının Dili , Derleme Metinler ve Sonuç olmak üzere beş ayrı bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş kısmında Kazak adının oluşması, Kazak tarihi ve Kazak dili hakkında genel bilgiler verilmiştir. Türkiye Kazakları bölümünde Türkiye Kazaklarının tarihi, Türkiye'ye göç etmeleri, yerleşim yerleri, nüfusları, sosyal yapıları, yaşam tarzları, gelenek ve görenekleri, inançları vb. hakkında bilgiler verilmiştir. Türkiye Kazaklarının Dili bölümünde, Türkiye'de yaşayan Kazak Türklerinin dili Türkiye Türkçesi ve standart Kazak Türkçesi ile karşılaştırılmış; ses bilgisi açısından tespit edilen birtakım veriler dikkatlere sunulmuştur. Örnek Metinler bölümü, yirmi bir ayrı derleme metninden oluşmaktadır. Bu metinler, Latin alfabesiyle yazıya geçirilmiş ve Kazak Türkçesinden Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Çalışmanın sonunda faydalanılan eserlerin verildiği bir kaynakça yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Kazak Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Türkiye Kazakları

Türkiyede yaşayan yabancı uyruklu öğrencilerin sosyal uyum sürecine ilişkin görüşlerinin incelenmesi: Nitel bir yaklaşım

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bilim Dalı
-Çalışmada, Türkiye'de yaşayan yabancı uyruklu öğrencilerinin sosyal uyum surecine ilişkin görüşleri incelenmiştir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırma, fenomenoloji deseni ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Görüşme Türkiye'de eğitim almakta olan yabancı uyruklu öğrencilerden yaşları 17-40 aralığında olan genç yetişkinlerle gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda 8 tema ortaya çıkmıştır: Uyum öncesinde Türkiye'de yaşamla ilgili beklentiler, uyum sürecinde meydana gelen değişikler, sosyal uyum sürecinde karşılaşılan zorluklar, sosyal uyum sürecinde duygu-durum, sosyal uyum sürecinde sosyal destek kaynakları, sosyal uyum sorunları ile başa çıkma stratejileri ve sosyal uyum sürecine ilişkin önerilerdir. Elde edilen sonuçlara göre, uluslararası öğrenciler esnek bir zihin elde etmeyi ve sosyal ilişkilerini genişletmeyi başardıklarında olumlu değişiklikler yaşamışlardır. Öte yandan, kültür ve dil engeli farklılıkları uluslararası öğrencilerin ev sahibi üyelerle sosyal etkileşimini ve akademik performansı etkilemiştir. Sonuç olarak, uluslararası öğrenciler aynı dil altyapısına sahip uluslararası ve diğer uluslararası öğrencilerle daha fazla bağlantı kurmaktadırlar. Sosyal uyum süreci sırasında katılımcılar stres ve depresyon, üzüntü ve hayal kırıklığı hissi yaşamaktadırlar. Bu zor durumlarda, katılımcıların çoğu aile üyelerinden ve ortak bir dil altyapısı paylaşan diğer uluslararası öğrencilerden destek almayı tercih etmektedirler.

Türkiye'de yaşayan Yemenlilerin Türk televizyon dizilerini alımlamaları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Radyo-Televizyon ve Sinema Bilim Dalı
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'de yaşayan Yemenliler'in Türk dizilerini izleme pratiklerinin ve bu dizileri nasıl alımladıklarının araştırılmasıdır. Medya mesajları çok katmanlı metinlerden oluşmaktadır ve mesaj alıcı tarafından göndericinin hedeflediğinden farklı şekilde yorumlanabilir. Kültürel farklılıkların da devreye girmesiyle birlikte mesajın anlamının başka kültürlerden izleyiciler tarafından farklı yorumlanması öngörülebilir. Çünkü her izleyici mesajı kendi kültürel, toplumsal, öznel koşulları bağlamında okur ve değerlendirir. Tezin birinci bölümünde Arap coğrafyasında diziler üzerine yapılan araştırmalara yer verilmiş, ikinci bölümde ise diziler hakkında medyada ve kamuoyunda yapılan tartışmalar ele alınmıştır. Tezin üçüncü bölümünde ise Türkiye'de yaşayan ve Türk dizilerinin izleyicisi olan Yemenlilerle derinlemesine görüşmeler yapılmış ve dizileri nasıl alımladıkları anlaşılmaya çalışılmıştır. Dizilerin izleyicilerin gündelik yaşamı yorumlama tarzını şekillendirdiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yemen, Türk televizyon dizileri, izleyici araştırması

Türkiye'de yetiştirilen bazı koyun ırklarında insülin benzeri büyüme faktörü-1 (IGF-1) gen bölgesinde genetik varyasyonun belirlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Diğer
Büyüme hormonunun (BH) büyümeyi hızlandırma işleminde İnsülin Benzeri Büyüme Faktörü-I (IGF-1) büyük yer almaktadır. Doğumdan sonradaki dönemde dolaşımda yeterli seviyelerde bulunur ve insüline benzer oranlarda glukoz düzenleyici özellik gösterir. IGF-I BH'nun kontrolü altında karaciğerde üretilip, kana salınır ve karaciğerin konsantrasyonunda önemli bir role sahiptir. Bu çalışmada Türkiye'nin çeşitli bölgelerinden elde edilen sekiz ırktan koyunun (Akkaraman, Kıvırcık, İvesi, Sakız, Dağlıç, Morkaraman, Malya ve Karayaka) IGF-1 gen bölgeleri polimeraz zincir reaksiyonu^(PCR) ile çoğaltılmıştır. HaeII enzimi ile kesim yapılarak allel ve genotip frekansları belirlenmiştir. Enzim kesimi sonucunda iki allel ve üç genotip elde edilmiştir. Genotipler AA, AB, BB, dir. Frekansları ise sırasıyla 0.59, 0.22 ve 0.19 şeklindedir. Allel frekansları A alleli % 70' B alleli ise % 30' dur. Bu tez çalışması Türkiye'deki koyun ırklarında IGF-I gen bölgesindeki varyasyonun belirlenmesi açısından öncü bir çalışma olma niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Koyun, insülin benzeri büyüme faktörü (IGF), Büyüme hormonu, PCR-RFLP

Türkiye'de yükseköğretim gören Azerbaycan uyruklu öğrencilerin karşılaştıkları sosyo-kültürel uyuma ilişkin sorunlarının incelenmesi: Eskişehir örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Araştırmanın amacı, Eskişehir'de yükseköğretim gören Azerbaycan uyruklu öğrencilerin yaşadıkları sosyo-kültürel uyuma ilişkin sorunlarının incelenmesidir. Araştırma, nitel araştırma yöntemi kullanarak yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2020–2021 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin Eskişehir ilindeki Anadolu Üniversitesi, Eskişehir Teknik Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nde yükseköğretim gören 14 kadın ve 6 erkek olmak üzere toplam 20 Azerbaycanlı öğrenciden oluşmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla çalışmaya gönüllü olarak katılım sağlayan öğrencilerle yarı-yapılandırılmış görüşmeler hazırlanarak araştırmacı tarafından hazırlanan 10 acık uçlu soru sorulmuştur. Elde olunan bulgular içerik analizi incelenerek kodlandırılmıştır, kategori ve alt kategoriler oluşturulmuştur. Azerbaycanlı öğrencilerin Türkiye'de aşılamayacak kadar büyük sosyo-kültürel uyum sorunlarla karşılaşmasalar da öğrenciler aşırı sigara içilmesi ve ayni zamanda kadınlar tarafından da sigara içilmesi, jargon kelimelerin fazla kullanılması, yiyecek ve içecek farkları, yemek medeniyetleri, misafir ağırlama farkı ve bazı olumsuz önyargı ve tutumları gibi farklı özelliklerini belirtmiştiler. Araştırmanın sonuçlarına göre bazı sosyo-kültürel uyum sorunlara ve iş imkanlarından kısıtlığından dolayı yaşadıkları maddi sıkıntıya rağmen genel olarak öğrenciler Türkiye'de ve özellikle Eskişehir'de eğitim görmelerinden memnun olduklarını belirtmiştiler. Öğrencilerin uyum sorunların çözülmesi ve ev özleminin üstesinden gelmesi için arkadaşlık çevrelerini geliştirmelerini ve Eskişehir'de bulunan Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği gibi uluslararası derneklere üye olmaları, düzenlenen etkinliklere katılmaları önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kültür, Uluslararası Öğrenciler, Uyum Sorunları.

Türkiye'de yükseköğretime devam eden Balkan ülkeleri öğrencilerinin kişisel uyum düzeylerinin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2015 Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Bilim Dalı
Bu çalışmada Balkanlardan Türkiye'ye öğrenim görmeye gelen öğrencilerin yaşadıkları dil sorunlarının ve mali sorunların kişisel uyumu etkileyen yönleri incelenmiştir.Balkanlar'dan gelen üniversite öğrencilerinin psiko-sosyal özellikleri, kişisel uyumları ve bu uyumlarına etki eden çeşitli değişkenler incelenerek, Balkanlar'dan gelen üniversite öğrencilerinin yaşadıkları sorunlar hakkında genel bir bakış açısı oluşturulmaya çalışılmıştır. Araştırmada Balkan ülkeleri öğrencilerinin Türkiye'de eğitim süreleri boyunca dil konusunda ve mali ve kişisel uyumda karşılaştıkları zorlukların gösterilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ilişkisel tarama modelleri içinde yer alan ilişkinin varlığı ve derecesini belirlemek amacıyla korelasyon, t-testi, tek-yönlü ya da iki-yönlü varyans analizi ve path analizi kullanılmıştır.Bu araştırmada oluşturulan path modeli ile kişisel uyumun dil sorunları ve mali sorunlar ile ilişkili olduğuna yönelik hipotez modeli geliştirilmiştir. Kişisel uyumsuzluğun ortaya çıkmasında dil sorunu ve mali sorun gibi değişkenler etkili olabilir düşüncesi ile yola çıkılmış, bağımlı değişken olarak kişisel uyum; bağımsız değişkenler olarak dil sorunları ve mali sorunlar alınarak, path analizi yapılmış ve bağımsız değişkenlerin bağımlı değişkenler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmanın değişkenlerine ilişkin bilgi toplamak amacıyla, araştırmacı tarafından, Dil ve Mali Sorunlar Ölçeği geliştirilmiştir. Bu bağlamdaBalkan ülkelerinden gelen 440 yükseköğrenim öğrencisine Dil ve Mali Sorunlar Ölçeği ve Hacettepe Kişilik Envanteri (HKE)nin kişisel uyum alt ölçeği uygulanmıştır. Ölçme araçlarından elde edilen veriler öğrencilerin yaşı, cinsiyeti, medeni durumu ve maddi durumu gibi özelliklerine göre ayrı ayrı değerlendirilerek, yorumlanmıştır. Veriler SPSS (Standart Program for Social Sciences) for Windows 16.0 paket programı aracılığıyla işlenmiş ve analizi yapılmıştır. Path modeli ile ilgili olarak dil sorunlarının ve mali sorunların Balkanlardan gelen üniversite öğrencilerinin kişisel uyum düzeylerini pozitif açıdan yordadığı sonucu elde edilmiştir. Araştırma sonucunda; Türkçe konuşma noktasında bazı sorunlar yaşayan ve mali sıkıntılar çeken öğrencilerin kişisel uyumlarının yükseldiği saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar literatürışığında tartışılmış ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Eğitim Sorunları, Dil Sorunları, Mali Sorunlar, Kişisel Uyum, Balkanlar, Yükseköğretim.