Thesis Search




SEARCH RESULTS

Türkiye'de ziraat fakültelerinde öğrenim gören Somali uyruklu öğrencilerin girişimci olma ve tarıma yatırım yapma istekliliğini etkileyen faktörlerin analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Tarım Politikası ve Yayım Bilim Dalı
Girişimci kelimesi fırsatları değerlendiren bireyleri tanımlayan bir terim olmakla birlikte fırsatların bireyin bulunduğu fiziki, sosyal ve çevresel ortamlara bağlı bir durumdur. Ekonomi biliminde bir mal veya hizmet üretmek için gerekli olan üretim faktörlerinden birisi olan girişimci, toprak (doğa, doğal kaynaklar), sermaye ve emek faktörlerini birleştiren ve yöneten kişidir. Girişimcide yenilikleri görebilme ve uygulaya bilme, işleri planlama, kişileri örgütleme, yaratıcılık, risk alma gibi birçok farklı şekilde özelliklerin olması gerekmektedir. Girişimcilik, bireylerin kendi işlerini kurma, yönetme amacıyla faaliyette bulunma, devletin ise buna yönelik olarak girişimciye hem maddi hem de manevi destek sağlama gibi durumlar geçmişten günümüze önem kazanmış bir kavram haline gelmiştir. Tarım sektörü ise temel besin ihtiyaçlarını karşılayan önemli bir sektör olmakla birlikte tarım sektöründe tedarik zinciri içindeki bütün faaliyetlerde girişimci bulmak mümkündür. Üretimin başlangıcından tüketime kadar geçen süreçte birçok alanda yeniliklere, risklere, planlamaya, yaratıcılığa gibi birçok etmene ihtiyaç vardır. Bu özelliklerde girişimcide bulunması gereken özellik olarak görülmektedir. Bu çalışmada; Türkiye'de Ziraat Fakültelerinde öğrenim gören Somali uyruklu öğrencilerin ülkelerine döndükten sonra eğitim aldıkları tarım sektöründe yapacakları girişimcilik faaliyetleri etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada ayrıca öğrencilerin girişimcilik özellikleri, eğilimleri belirlenerek sosyal ve ekonomik yapının girişimcilik eğilimini ne yönde etkilediği ve aralarında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının tespitine çalışılmıştır. Türkiye'de ziraat eğitimi alan toplam 77 adet Somali uyruklu öğrenci ile tam sayım yöntemi kullanılarak Covid-19 salgınının ve farklı illerde bulunmalarından dolayı internet üzerinden anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS programı aracılığıyla işlenmiş veriler faktör analizi, frekans analizi ve tanımlayıcı istatistikler yöntemi kullanılmıştır. Faktör analizi sonucunda Türkiye'de Ziraat Fakültelerinde öğrenim gören Somali uyruklu öğrencilerin ülkelerine döndükten sonra eğitim aldıkları tarım sektöründe yapacakları girişimcilik faaliyetleri etkileyen faktörler 8 faktöre indirgenmiştir.

Türkiye'deki Afrikalı göçmenler: İstanbul'daki Senegalli göçmenlerin bir vaka çalışması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Sosyal Politika ve Sosyal Hizmetler Bilim Dalı
TÜRKİYE'DEKİ AFRİKAL GÖÇMENLER: İSTANBUL'DAKİ SENEGALLİ GÖÇMENLERİN BİR VAKA ÇALIŞMASI OMAR N. CHAM İstanbul'daki Senegalli göçmenlerle ilgili bu yüksek lisans tezi, İstanbul'da yaşayan Senegalli göçmen nüfusun betimleyici bir analizinin yanı sıra, belgeli (ikamet izni olan) ve belgesiz (kayıt dışı kalan) Senegalli göçmenlerin durumlarının karşılaştırmalı analizini, karşı karşıya kaldıkları sorunları ve Türk toplumuna uyum süreçlerinin analizini içermektedir. Araştırmanın verileri 7 tanesi belgeli, 11 tanesi belgesiz olan 18 Senegalli göçmen ile yapılmış derinlemesine mülakatlar yoluyla elde edilmiştir. Günlük yaşamlarından karşılaştıkları sorunları incelemek, Türk toplumuna uyum süreçlerini ve İstanbul'da karşılaştıkları sorunlarla başa çıkma stratejileri hakkında bilgi edinebilmek için nitel araştırma yöntemi kullanıldı. Çalışmada öncelikle, ikamet izinli göçmenlerin ülkede yaşadıktan bir kaç yıl sonra, Türk toplumuna entegre oldukları ortaya çıktı. İkamet izni olan göçmenler, Türkçeyi erken öğrenip, kendi uzmanlık alanlarında iş sahip oluyorlar, bir aile kuruyor ve Türklerle arkadaşlık ilişkilerini geliştiriyorlar. Buna karşılık, belgesiz Senegalli göçmenler, Türkiye'de yıllarca yaşamalarına rağmen, belgesiz olmaları, onları birçok açıdan sınırlar, güvensizlikler ve savunmasızlarla dolu riskli bir hayata mahkûm ediyor. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Göç, Bütünleşme, Kayıtlı Göçmenler, Kayıt Dışı Göçmenler

Türkiye'deki Bangsamoro öğrencileri arasında dijital alt-milliyetçilik

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Sosyoloji Bilim Dalı
Son yıllarda, sosyal medyanın politik olaylardaki kullanımında ciddi bir artış görülmektedir. Bu artışın sebebi ise en büyük sosyal medya kullanıcı grubunu oluşturan gençlere bağlanmaktadır. Örneğin, Türkiye'deki Bangsamoro öğrencileri21 Ocak 2019'da Bangsamoro Organik Yasası (BOL) referandumu kampanyasına aktifolarak katıldılar. Bu çalışma kapsamında katılımcıların dijital faaliyetleri, anlam dünyaları, sembolleri ve referanduma etkileri incelenmiştir. Veriler, derinlemesine görüşmeler ve odak grup görüşmeleri yoluyla toplanmıştır. Çalışma, sosyal medya kampanyaları gibi dijital faâliyetlerini, kişilerin evden siyasi faaliyetlere katılımlarını artırması yanında bu faaliyetleri desteklemeye imkan sağladığın ve alt-milliyetçilik duygusunu güçlendirerek kişinin ulusuyla olan bağlarını beslediğini ortaya koymuştur.

Türkiye'deki bankacılık sektörünün performansının veri zarflama analizi ile değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Bu tez çalışmasında, Türkiye'deki 20 farklı kamu, özel ve yabancı sermayeli bankaların 2008-2017 dönemindeki etkinliği Veri Zarflama Analizi ile ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek için ilk adımda, 15 girdi ve çıktı değişkeni içeren 3 farklı model belirlenmiştir. Bunlardan ilk model mevduat modeli, ikinci model kredi modeli ve üçüncü model ise kâr modelidir. Bu üç modelin ortalaması olarak da dördüncü bir modele tanımlanmaktadır. İkinci adımda ise, kâr modeli için pencere analizi kullanılmıştır. Her üç modelde ve pencere analizinde çıktı yönlü CCR modeli kullanılmıştır. İlk model sonuçlarına göre, çalışma dönemi boyunca, kamu sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %112,40, özel sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %136,29 ve yabancı sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %147,25 bulunmuştur. İkinci model sonuçlarına göre ise, çalışma dönemi boyunca, kamu sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %129,49, özel sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %341,9 ve yabancı sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %342,64 bulunmuştur. Üçüncü model sonuçlarına göre de, çalışma dönemi boyunca, kamu sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %104,89, özel sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %119,46 ve yabancı sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %115,05 bulunmuştur. Dördüncü model sonuçlarına göre, çalışma dönemi boyunca, kamu sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %116,33, özel sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %199,22 ve yabancı sermayeli bankalarının ortalama etkinlik skoru %201,64 bulunmuştur. Pencere analizine sonuçlara göre en iyi performansı ortalaması %101,45 ve %2,73 standart sapma ile Akbank'a aittir. En kötü performansı ortalaması ise %152,05 ve % 41,34 standart sapma ile HSBC'ye aittir.

Türkiye'deki bazı geleneksel probiyotik içeceklerin antimikrobiyal etkisinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Temel ve Endüstriyel Mikrobiyoloji Bilim Dalı
İyi beslenmeyi teşvik etmek, sağlığı iyileştirmek ve hastalık riskini azaltmak için geliştirilen fonksiyonel gıdaların tipik bir örneği probiyotik ürünlerdir. Probiyotik ürünler antikarsinojenik, antimutagenik, kolesterol düşürme, laktoz intoleransını azaltma, bağışıklık sisteminin modülasyonuna yardımcı olma gibi özelliklere sahiptir. Bu yararlı faaliyetlerinin yanısıra ticari ürün olarak seçilmelerinde en önemli kriter olan antimikrobiyal aktiviteye sahiptirler. Probiyotik organizmalar organik asitler, hidrojen peroksit ve bakteriyosinler gibi farklı antimikrobiyal metabolitlerin sentezi vasıtasıyla patojenleri inhibe edip faydalı sağlık etkilerini göstermektedir. Dünya genelinde, fonksiyonel gıda pazarının önemli bir kısmını probiyotik gıdalar oluşturmaktadır. Birkaç çalışmada, geleneksel Türk içeceklerinin mikrobiyota bileşimi ve bunların probiyotik özellikleri rapor edilmekle beraber, bu içeceklerin probiyotik içeriğinin antimikrobiyal aktivite değerlendirmelerine yönelik bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle, Çalışmamızda boza, kefir, ayran, şalgam suyu ve hardaliye olmak üzere beş farklı geleneksel fermente Türk içeceğinin mikrobiyal kompozisyonu incelenerek, bu içeceklerden elde edilen mikroorganizmaların bazı standart insan patojenik bakteri ve mantar suşları üzerine antimikrobiyal aktivitesi incelenmiştir. Probiyotik organizmaların izolasyonu için seri sulandırılmış içecek örneklerinden Lactobacillus bakterileri için deMan Rogosa ve Sharpe (MRS) besiyerine; Bifidobakteriler için Bifidobacterium Selective Medium (BSM) besiyerine, Laktik streptokok bakterileri için M17 Agar besiyerine ve mayalar için Sabouraud Dextrose Agar (SDA) besiyerlerine ekim yapılmıştır. MRS ve BSM besiyerleri anaerobik koşullarda 37 °C'de 72 saatlik inkübasyonla izole edilmiştir. M17 ve SDA ise 28-30 °C'de 72 saatlik inkübasyonla aerobik koşullarda izole edilmiştir. Morfolojik olarak karakterize edilen bakteri izolatları Bakteriyel Yapay Kromozom (BAC) DNA'dan veri dizileme ile tanımlanmıştır. Mikrobiyal analizi yapılan içecek örneklerinden izole edilen 22 tane probiyotik organizmanın seçilmiş yaygın insan patojenleri üzerine antimikrobiyal etkisi, spot-on-lawn (nokta-damlatma ekim) ve agar kuyu difüzyon yöntemleri ile değerlendirilmiştir. İzole edilen 18 adet farklı probiyotik izolatın, test edilen patojenlere karşı çeşitli derecede antagonistik etki gösterdiği belirlenmiştir. İzolatlar arasında, en güçlü antimikrobiyal etkiyi boza ve kefirden izole edilen probiyotik suşlar göstermiştir. Antimikrobiyal etkinin belirlenmesinde spot-on-lawn (nokta-damlatma ekim) yönteminin daha etkin olduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan, antimikrobiyal aktivite göstermeleri probiyotiklerin seçilmesinde en önemli kriterlerden biri olmakla beraber, bu organizmaların probiyotik katkı olarak kullanımı için tek başına yeterli değildir. İleri çalışmalarda diğer probiyotik özelliklerinin incelenmesi gerekmektedir.

Türkiye'deki Bodrum tipi gulet konstrüksiyonunun iç mekân tasarımı ile etkileşimi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Endüstriyel Tasarım Bilim Dalı
Bodrum guletleri Türk insanına tanıdık olduğu kadar yabancıdır da. Bodrum Tipi Gulet başta olmak üzere ahşap tekneler Türkiye'de oldukça eski bir tarihe sahip olması ve geniş bir coğrafyaya yayılmasına rağmen yakın zamana kadar hak ettiği itibarı görmemiştir. XX. Yüz yılın ikinci yarısından sonra Türkiye yat turizminin gelişmesiyle beraber Bodrum guletleri kendi değerini bulmaya başlamıştır. Türkiye'de yat veya gemiler üzerinde İTÜ ve YTÜ gibi Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri alanında çalışmalar yürüten üniversiteler ve diğer kurumlar tarafından araştırmalar yapıldıysa da Bodrum tipi ahşap guletler üzerinde yeterince araştırma yapılmadığı görülmektedir. Üstelik Bodrum guletlerini bir endüstriyel tasarım nesnesi olarak ele alındığında yapılan araştırmalar yok sayılacak kadar azdır. Bu tez çalışmasında Bodrum guletlerinin tarihi, gulet çeşitlerinin ayrıntıları, gulet biçimini oluşturan önemli yapısal elemanlar, gulet üretiminde kullanılmakta olan malzemeler, guletlerin genel yerleşimi; saha çalışmasında göz önüne alınan guletlerde ergonomik unsurların tanıtımı ve son olarak da gulet gövdesini oluşturan yapısal unsurların iç mekân tasarımı ve düzenlenmesini nasıl etkilediği araştırılmıştır. Bu çalışmanın başarılı bir şekilde ilerlemesi adına önemli bir yere sahip olan saha çalışması iki hafta sürmüştür. Bu saha çalışma iki aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada, Bodrum İçmeler ve Tavşan burnu tersanelerinden tasarımcı, mühendis, gulet ustaları ve firma yetkilerinden Bodrum guletlerinde yapısal iskeletin oluşumu ve bu iskeleti oluşturan yapı elemanlarının üretim aşamaları üzerinde nitel araştırma ve gözlemler yapılmıştır. İkinci aşamada Bodrum merkez limanındaki çeşitli guletler üzerinde incelemeler yapılarak Bodrum guletlerinin iç mekân yerleşim planları, özellikleri, iç mekân tasarımı ve tasarım üzerinde önemli rol oynayan temel unsurlar üzerinde nicel ve nitel araştırmalar yapılmıştır. Bu araştırmalar sayesinde tez çalışması için gerekli olan veriler oluşturulmuştur. Son olarak toparlanmış bu verilerden hareketle gulet konstrüksiyonlarının iç mekân düzenlemesi ile etkileşimi bağlamında saha çalışmasındaki guletlerin çizimleri yapılarak sınıflandırmış, analize edilmiş ve gulet optimizasyonu yapılmıştır. Tez çalışmasının ana omurgasını Bodrum guletleri üzerindeki saha çalışması oluşturmaktadır. Bu saha çalışmada çeşitli gulet tiplerinin boyutu, iç mekân ve konstrüksiyonlarına göre çeşitlendirme yapılarak sınıflandırılmıştır ayrıca gulet konstrüksiyonlarının iç mekân mimarisi ile etkileşimi bağlamında çeşitli öneriler sunulmuştur.

Türkiye'deki Filipinli göçmenlerin aile yapısı: İki kültürel dünya arasında gezinmek

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Sosyoloji Bilim Dalı
Bu araştırma, tamamen yeni kültürü benimseme sürecindeki Filipinli göçmen ebeveynlerin, ebeveynlik deneyimlerini ve zorluklarını vurgulamayı amaçlamaktadır. Bir başka deyişle Türkiye'deki Filipinli göçmenlerin ilgili kültürler arası ebeveynlik deneyimi de dahil olmak üzere ebeveynlik değerlerini, yöntemini ve kültürel bağlamı anlamayı ve belirlemeyi ve değerler arasında nasıl gezindikleri de dahil olmak üzere mevcut ebeveynlik tercihlerini ve uygulamalarını dile getirmeyi amaçlamaktadır. Türkiye'deki diğer şehirlerden farklı yaşlarda çocukları olan Filipinli göçmenler ile sanal olarak görüşülmüş ve ebeveynlikle ilgili deneyimlerini ve zorluklarını ve kültürler arası uyumun üstesinden gelmek için kullanılan stratejileri araştırılmıştır. Tematik analiz, Filipinli değerlerin ve ebeveynlik kültürünün Filipinli göçmen annelerin kültürler arası ebeveynlik adaptasyonu, zorlukları ve mevcut zorlukların üstesinden gelmek için stratejilerin geliştirilmesi yolculuğunu şekillendirdiğini gösterdi. Son olarak bu araştırmanın, anlam inşa etme çabasıyla iki farklı ebeveynlik kültürüyle benzersiz bir deneyime ses verdiğini söyleyebiliriz. Bulguların konu ile ilgili mevcut araştırma eksikliğine katkıda bulunacağını ve içinde yaşadıkları iki kültür arasında denge bulma konusunda süregelen bir zorlukla karşı karşıya kalan göçmen insanlar hakkında gelecekteki araştırmaları bilgilendirmeye yardımcı olacağını ümit etmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Göç, Ebeveynlik, Filipinli göçmenler, Filipinler, Türkiye

Türkiye'deki imalatçı şirketlerde finansal başarısızlığın genelleştirilmiş lineer modeller ile tahmini

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Bu çalışmanın amacı, çeşitli bağımsız değişken kullanılarak yüksek performanslı finansal başarısızlık tahmin modellerinin oluşturulmasıdır. Seçilen değişkenler muhasebe verilerine dayalı değişkenler (finansal oranlar), makroekonomik büyüklükler ve piyasa değişkenleri olup finansal başarısızlık tahmin modellerinin oluşturulması için, bu değişkenler arasında çeşitli kombinasyon yapılmıştır. Yalnızca muhasebe verilerine ve piyasa değişkenlerine tabi modeller de oluşturulmuştur. Bu bağlamda, beş tür model oluşturulmuştur ve bunlar finansal başarısızlıktan bir yıl önce (t-1), iki yıl önce (t-2) dönemlerine ve çapraz bir dizayna (t-1 ve t-2) tabi tutulmuştur. Dolayısıyla, toplam olarak on beş model oluşturulmuştur ve bu modeller Genelleştirilmiş Lineer Modellerdir (lojistik regresyona tabidir). Aslında, bu istatistik yöntem finansal durum (başarısız veya başarılı) gibi ikili olan bağımlı değişkenler için uygundur. Makroekonomik büyüklükler standart olup kullanılan diğer veriler Borsa İstanbul'da kayıtlı imalatçı şirketlerden temin edilmiştir. Tüm veriler (makroekonomik büyüklükler dâhil) 2009-2013 dönemine aittir. Elde edilen sonuçlara göre, t-1 döneminde en performanslı model, muhasebe verilerine dayalı değişkenler ile sağlanmıştır. Bunun anlamı, bu değişkenlerin finansal başarısızlığın bir yıl önceden tahmin edilmesinde yeterli olmasıdır. Ancak, t-2 döneminde bu değişkenler finansal başarısızlığın tahmininde yetersiz bulunmuştur ve bu dönemde güvenilir bir model elde edilmesi için başka değişkenler (özellikle piyasa değişkenleri) ile bir kombinasyon yapılmıştır. Makroekonomik büyüklüklerin finansal başarısızlığın saptanmasında önemli bir rol oynadığı bulunmuştur. Fakat veri setindeki çoklu doğrusal bağlantı sorunu (korelasyon ve kısmi korelasyona göre) nedeniyle modellerin çoğunda yer almamıştır. Aslında, yalnızca GSYH t-1 döneminde bir modelde yer almıştır. Bu modeldeki diğer değişkenler piyasaya dayalı olmak üzere, piyasa değişkenlere karşı GSYH'in finansal başarısızlık riski ile pozitif ilişkide olduğu saptanmıştır. Bu durum, makroekonomik şokların ve para politikasının imalat sanayi sektörü üzerindeki muhtemel etkilerine bağlanmıştır. Ayrıca, çapraz dizayn modellerin tahmin gücü zayıf bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Finansal başarısızlık, muhasebe verileri (finansal oranlar),makroekonomik büyüklükler, piyasa değişkenleri, Genelleştirilmiş Lineer Modeller (lojistik regresyon)

Türkiye'deki kerpiç inşaat geleneğinin korunması için sıkıştırılmış toprak blok üretiminde farklı stabilizatörlerin kullanılabilirliği üzerine bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Kültürel Mirasın Korunması ve Yönetimi
Anadolu coğrafyası, binlerce yıl önce bu bölgeye gelen toplumların, kültürlerin ve medeniyetlerin etkisiyle zenginleşmiş ve bu çeşitli medeniyetler döneminde inşa edilmiş olan ve günümüzde de hala varlığını sürdüren birçok kerpiç yapıya ev sahipliği yapmaktadır. Büyük bir kültürel değere sahip olan ve bölgede geçmiş ile geleceği canlandıracak olan kerpiç mimari mirasının, bu kültürel ve mimari zenginlik ile korunması gerekmektedir. Diğer bir deyişle, taşınmaz kültürel varlıkların korunması ve sürdürülebilir bir şekilde geleceğe aktarılması önemli bir gerekliliktir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki kerpiç yapıların somut ve soyut miras boyutları ile korunması için uyumlu ve sürdürülebilir bir giriş oluşturmak ve kerpiç yapımın modern tekniklerini kullanarak bu bölgelerde yeni binalar geliştirme olasılığını araştırmaktır. Tezin birinci bölümünde, çalışmanın amacı, kapsamı ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, kerpiç mimari mirasının UNESCO mevzuatı ışığında sürdürülebilirlik ile çevresel ve mimari uyumluluk açısından ele alınmış. bunun yanı sıra, restorasyon ve teknolojinin entegrasyonu açısından kerpiç mimari ve somut miras ilişkisi incelenmiştir. Üçüncü bölümde, toprak bileşenleri ve bunların oluşturan faktörler ve çeşitli kil mineralleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölüm ise, bir yapı malzemesi olarak toprak ve yapım yöntemleri hakkındadır. Beşinci bölüm'de laboratuvar çalışmaları, testler, analizler ve deneylerden elde edilen sonuçları verilmiştir. Altıncı bölümde, üretimin tüm aşamaları, numunelerin mekanik ve fiziki deneyleri ve deneylerin sonuçları ele alınmıştır. Yedinci bölüm, tez konusundaki çalışmalardan elde edilen sonuçları ve ortaya konulan önerileri kapsamaktadır.

Türkiye'deki Kırgız ve Kazak kökenli göçmen girişimciler üzerine bir alan araştırması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2013 Yönetim ve Organizasyon Bilim Dalı
Bu niteliksel araştırmanın amacı İstanbul?daki Kırgız ve Kazak göçmenleri girişimciliğe teşvik eden bireysel özellikleri incelemek ve Waldinger, Aldrich ve Ward?ın ?Etkileşim Modeli çerçevesinde girişimcilik stratejisinin belirlenmesinde önemli değişkenler olan grup karakteristikleri ve fırsat yapılarını incelemektir. Ayrıca, göçmen girişimcilerin gözünden kendi grubuyla yerli halkın girişimciliklerinin değerlendirmesini öğrenmek de bir diğer amaçtır. Araştırma çeşitli kuruluşların yardımı aracılığıyla kartopu yöntemi uygulanarak belirlenen 19 girişimciyle yüz yüze mülakat ve İstanbul?da yoğun yerleştikleri semtte gözlem yöntemleri uygulanarak gerçekleşmiştir. Araştırma sonucunda Türkiye?ye gelen Kırgız ve Kazak göçmenleri göç şartları, göç öncesi ve sonrası süreç ve göçmenlerin özellikleri bakımından 1990 öncesi ve sonrası göç edenler şeklinde iki grupta incelemek gerekliliği görülmüştür. 1990 öncesi gelenler arasında sosyal sermayenin büyük rolü olduğu ancak bu girişimciliği teşvik etme bakımında Kazakların ilk kuşağında büyük rol oynarken, İkinci kuşakta ve Kırgızlarda iş kurmaya pek katkısı olmadığı belirlenmiştir. Türkiyede göçmenlere yönelik ayırım veya dışlama tespit edilmemiştir. Göçmenler uzun süre ev sahibi ülkede kaldıkları için belli oranda asimile oldukları, dil, kültür, çevre vs. bakımından herhangi bir dezavantajlı durumdan söz edilemediği ve yerliler gibi genel pazara hitap eden, aynı piyasada eşit düzenlemelere tabi oldukları görüldü. 1990 sonrası gelen göçmenler açısından ise sosyal, ekonomik veya etnik sermayeden ziyade göç sürecinde edinilen yakın dostlukların katkısı olduğu. Bireysel anlamda ise yüksek eğitim seviyeleri, farklı dil bilmeleri Türkiye ekonomisi ve politikasında uygun düşen iş fırsatlarında avantaj sunmuştur. Devlet düzenlemeleri bakımından yabancıların firma kurma aşamasında değil fakat ona bağlı göçmenlerin girişimcilik seviyesini olumsuz etkileyebilecek hukuksal düzenlemeler görüldü. Her iki grupta kültürü ve yaşam şekli ve tarihsel geçmişten kaynaklanan yerlilerden daha düşük girişimcilik seviyesi tespit edilmiştir. Ancak çevresel faktörlerden kaynaklanarak zaman ve mekâna göre değiştiği belirlenmiştir. Türkiye?deki göçmenlerin genel yapısı aynı çerçevede daha farklı araştırma yöntemiyle veyahut Kırgız ve Kazakların başka ülkelerdeki durumu ve ülkesine katkısı incelenmesi alanda faydalı katkı olacağı düşünülmektedir.

Türkiye'deki kızıl tilkinin (Vulpes vulpes Linnaeus, 1758) moleküler filogenisi ve demografik tarihi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Türkiye, Avrupa, Orta Doğu ve Asya'nın kavşak noktasında yer almaktadır ve farklı hayvan taksonlarının bir dizi türünün / soyunun kaynaklandığı bölgedir. Karmaşık topografyası, iklim koşulları ve tektonik tarihi nedeniyle, Batı Palaearktik'te çok çeşitli tarihsel biyocoğrafik desenler sergileyen önemli bir biyolojik çeşitlilik sıcak noktasıdır. Vulpes, Canidae'nin bir cinsidir ve Kuzey Yarımkürenin çoğunda, Kuzey Amerika, Avrupa ve Hindistan'dan Japonya'ya kadar bulunmaktadır. Vulpes, hepsi gerçek tilki olarak adlandırılan yaklaşık 12 tür içermektedir. Kızıl tilki (Vulpes vulpes) Kuzey Kutbu'ndan Kuzey Afrika, Kuzey Amerika ve Avrasya'ya kadar tüm Kuzey Yarımküre boyunca bulunan en büyük, en bol ve en yaygın Vulpes türüdür. Bu çalışmada, Türkiye genelinden örneklenen 60 ve Kuzey Kıbrıs'tan örneklenen 1 olmak üzere toplam 61 kızıl tilkide mitokondriyal genomun 1555 bç'lik bir bölgesinin dizi analizi yapılmıştır. Yapılan analizler ile dağılımları üst üste çakışan ancak bir dereceye kadar coğrafi bir yapılanma sergileyen dört mitokondriyal soy hattının var olduğu ortaya çıkarılmıştır. Yeterli sayıda örnek içeren bu soy hatlarının demografik geçmişleri de tahmin edilmiş ve karşılaştırılmıştır. Sonuçların ve filocoğrafik yorumlamaların karnivor memeli çalışan biyologların yanı sıra filocoğrafik örüntü ve iklim değişikliğinin türler üzerindeki etkileri üzerinde çalışanlar için de ilgi uyandıracağını ummaktayız.

Türkiye'deki kozmetik endüstrisi ile ilgili sosyal medyada müşteri sadakati oluşturan faktörler: Youtube'u dayalı bir çalışma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Pazarlama Bilim Dalı
Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte günümüzde iletişim sınırları neredeyse ortadan kalkmakla beraber pazarlama alanında da piyasa önemli derecede gelişmiştir. İnsanlar sosyal medyada influencerlar aracılığıyla yeni çıkan ürünler hakkında daha objektif görüşlere sahip olmuş ve bu ürün hakkında daha az endişeye sahip olarak onları satın alıp denemek istemişlerdir. Özellikle Türkiye'de sadece gazete ya da televizyon aracılığıyla yapılan reklamlar kadınlar tarafından güvence oluşturmadığından yeterli satış başarısı elde edememiştir. Sosyal medya ile ağızdan ağıza pazarlama yolu yeni bir boyut kazanmış, bu doğrultuda markalar influencerlarla işbirliğine girmiş ve bu durum satış başarısını olumlu yönde etkilemiştir. Bu çalışmada kozmetik ürünlerin pazarlanmasında sosyal medyanın özellikle kadın müşteriler üzerindeki etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır.Bu bağlamda özellikle Türkiye'deki kadın öğrenciler üzerinde bir araştılma yapılmıştır. Yapılan araştırmada veri toplama yöntemi olarak anket uygulanmıştır. 350 kişi üzerinde uygulanan anket sonuçlarına göre katılımcıların sosyal medyada yapılan reklamları televizyonda yapılan reklamlara kıyasla daha etkili bulmaktadırlar ve ürün satın alımlarında web sitelerinin hızlı ve güvenli servis sağlayıcıları olduğunu düşünmektedirler.

Türkiye'deki mevcut tarihi bir yığma yapı örneğini oluşturan duvarların düzlemdışı deprem etkileri için hasar limitlerinin irdelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Tarihi yığma yapıların birçoğunda rijit diyafram etkisi oluşturacak yapısal elemanlar bulunmamakta, duvar yükseklikleri ve düzlemine dik yönde desteklenmemiş duvar uzunlukları büyük olabilmektedir. Bu nedenle bu tür yapılarda deprem yükleri altında göçme biçimi çoğunlukla düzlemiçi dayanıma ulaşamadan, duvarların düzlemdışı devrilmesi şeklinde gelişmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü ve Vakıflar Genel Müdürlüğü (VGM) işbirliğinde yürütülmekte olan AFAD-UDAP-Ç-16-05 nolu araştırma projesinde, bu duvarlarının düzlemdışı stabilite kaybına öncülük eden hasar limitlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Proje kapsamında, İzmir'in Selçuk ilçesinde 1375 yılında inşa edilen tarihi İsabey Camii'nin birbirine dik konumdaki iki avlu duvarı üzerinden dinamik veriler alınmış, elde edilen veriler Operasyonel Modal Analiz teknikleri ile değerlendirilmiş ve yapının dinamik karakteri tahmin edilmiştir. Bu tez kapsamında ise elde edilen parametreler, kurulan ABAQUS sonlu elemanlar modelinin iyileştirilmesinde kullanılmıştır. İyileştirilmiş sonlu elemanlar modelleri üzerinde doğrusal olmayan zaman tanım alanında analizler gerçekleştirilerek duvarın hasar limitleri belirlenmiştir. Ayrıca, kinematik yaklaşım kullanılarak duvarın düzlemdışı göçme eğilimi incelenmiş ve sayısal analiz sonuçları ile kıyaslanmıştır.

Türkiye'deki özelleştirme çalışmaları ve ekonomik etkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Hükümetler, Sürdürülebilir hizmetleri ve ekonomik istikrarı sağlamak için Serbest piyasayı oluşturmak ve aynı zamanda işsizliği azaltmak ve makroekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla, Tam rekabetin ve özel sektörün güçlendirilmesinin kullanılması yoluyla ekonomik gelişmişliği elde etmek için Kamu İktisadi Teşebbüslerini özelleştirmeyi hedeflemektedirler.Türkiye'deki özelleştirme çalışmaları, ekonomik büyümenin sağlanması, yatırım ve üretimin arttırılması ve bu bağlamda ekonomik gelişme için çok önemli rol oynar.

Türkiye'deki post-Sovyet göçmenlerin kültürel uyum sürecinde medya kullanımının yansımaları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Diğer
Araştırmada Türkiye'deki Post-Sovyet göçmenlerin geleneksel ve yeni medya kullanım eğilimlerinin kültürel uyum sürecine etkisi incelenmektedir. Araştırmada karma paradigmaya dayalı Eş zamanlı/Paralel Yakınsayan model kullanılmıştır. Veriler Türkiye'deki Post-Sovyet göçmenleri arasında çoğunluk teşkil eden Azerbaycanlılar, Ruslar ve Türkmenistanlılardan 2017 yılının Nisan-Temmuz aylarında toplanmıştır. Toplam 219 kişiden veri toplama aracına yanıt alınmış, 30 kişiyle ise yarı yapılandırmış görüşme yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre Türkiyedeki Post-Sovyet göçmenlerin kültürel uyum sürecinde hem geleneksel hem yeni medya araçlarından farklı bileşenler bağlamında ve amaçlara dayalı olarak faydalanmaktadırlar. Medya kullanım sürecinde geleneksel medyanın yerel ve etnik odaklı kullanımında Azerbaycanlı göçmenler daha öne çıkarken; yeni medya kullanımı konusunda Rus göçmenler daha aktif bir profil ortaya koymaktadırlar. Medya kullanım amaçlarına dayalı olarak ise Azerbaycanlı göçmenlerin yerel kültür odaklı geleneksel medya kullanımı öne çıkmakta; Rus göçmenlerin ise daha çok etnik kültürle sosyal etkileşim kurma odaklı olarak yeni medya kullanım amacı öne çıkmaktadır. Sonuç olarak hem geleneksel hem yeni medya araçları Türkiye'deki Post-Sovyet göçmenlerin bir taraftan yerel kültür ile bağ kurmalarına, diğer taraftan ise kendi kültürleri ile bağlarını sürdürmelerine yardımcı olarak ulusaşırı bağlamdaki kültürel uyum süreçlerine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca hem geleneksel hem de yeni medya kullanım sürecinin göç topluluklarının kültürel uyum sürecindeki rolü yerel kültürü tanımaya, anlamaya ve çözmeye yönelik işe koşulması ile doğrudan ilintilidir.

Türkiye'deki sivil toplum kuruluşlarının sosyal yardımlar üzerindeki etkileri: İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Günümüzde gelişmişlikle illiyet bağlantısı kopmuş olan yoksulluk konusu; yaş, bölge, cinsiyet, eğitim durumu gibi değişkenlerin etkilerini de aşmış, her yaştan her statüden bireylere dokunabilir bir hale gelmiştir. Yaygınlığı ve derinliği giderek artan yoksulluk, bir az gelişmişlik sorunu da değildir. Bilakis gelişmiş olarak adlandırılan bazı ülkelerde gelir dağılımındaki sorunlar ile birlikte yoksulluk sorununu bilfiil yaşar hale gelmiştir. Bununla birlikte, dünya üzerinde süren zulüm ve savaşlar, bazı bölgelerin insanlarını hiç yoktan, diğer bir ifade ile daha önce böyle bir ihtiyaç yokken yardıma muhtaç hale getirmiştir. Dolayısıyla yoksulluğa bakış açıları ve yoksullukla mücadelede izlenebilecek stratejilerde gerçekleşecek bir hareketlilik ve dönüşüm zorunlu hale gelmiştir. Bu değişim ve dönüşüm içerisinde yeri ve önemi yadsınamayacak en temel kuruluşlar ise kuşkusuz ki sivil toplum kuruluşlarıdır. STK'lar, toplumsal sorunlara çözüm bulunması yönünde, uzun-dönemli ve etkin bir biçimde aktif katılım gösteren oluşumlar olarak, özellikle temel bir toplumsal sorun olan yoksullukla mücadelede yada yoksulluğun hissedilen etkilerinin azaltılmasında önemli birer aktör haline gelmişlerdir. Bu minvalde tez çalışması kapsamında nitel araştırma yöntemi kullanılarak bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir. Saha araştırmasında; sosyal yardımlar etkisi çerçevesinde, İHH İnsani Yardım Vakfı'nın sosyal yardımlar üzerindeki etkileri keşfedilmiştir ve bu kapsamda Ankara'daki İHH İnsani Yardım Vakfı tarafından yardım alan 20 kişi ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen mülakatlar neticesinde elde edilen bulgular ışığında vakfın yardımlarını yeterli bulmayanların oranı ise %40 tır. Bununla birlikte, vakıftan yardımları almaya başladıktan sonra eğitim, sağlık, koruma konularında herhangi bir değişiklik olmadığına dair cevap verenlerin oranının %70 olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sivil Toplum Kuruluşları, Sosyal Yardımlar, İHH İnsani Yardım Vakfı

Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin entegrasyon sorunları: Türkçe eğitimi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Sosyal Antropoloji Bilim Dalı
Siyaset, din, eğitim, ekonomi ve kültür gibi sosyal kurumlarda modernleşme ve küreselleşme gibi süreçlerin neden olduğu geniş kapsamlı değişimler ve bunların neticesinde ortaya çıkan sorunların analizi genelde sosyal bilimler ve sosyoloji, özelde ise din sosyolojisinde yeni yorum arayışlarını zorunlu kılmaktadır. Müslüman nüfusun yoğun olarak bulunduğu ve elli yılı aşkın bir göç sürecini deneyimleyen Türkiye, gerek Ortadoğu'daki sosyo-politik etki gücü gerekse görece tamamlanmış sivil toplum yapılanması ve uyguladığı göçmen politikalarıyla sosyolojik ilgiyi toplamaya devam etmektedir. Türkiye, söz konusu politikayı Suriyeli mülteciler için de sürdürmektedir. Suriye'deki savaşın ve insani krizin sekizinci yılında Türkiye'de barınan Suriyeli mülteci sayısı 3 milyonu aşmıştır. Söz konusu bu rakam Suriyeli mültecileri topraklarında barındıran ülkelerle kıyaslandığında Türkiye ilk sırayı almaktadır. Tarih boyunca birçok millete kapılarını açan Türkiye, Ortadoğuda çıkan savaşlar sonucu son yılların en kalabalık göçüne ev sahipliği yapmaktadır. Sığınmacı olarak Türk topraklarına gelen Suriyelilere yönelik birçok kurs açılmış onların uyum sürecinde karşılaşacakları sorunlar minimuma indirilmeye çalışılmıştır. Hiç şüphesiz entegrasyon süreci ne Suriyeli sığınmacılar için ne de Türkiye için kolay olmayacaktır. Bunu göze alarak ilk önce Türkçe öğretimine önem verilmiş ve uyum süreci için ilk adımlar atılmıştır. Entegrasyon çalışmalarının başarısıyla Suriyeli sığınmacılar yaşam şartlarını daha da yükseltmiştir. Bu çalışma Suriyeli mültecilerin Türkiye'de sosyal, kültürel, ekonomik ve güvenlik boyutlarını sayısal veriler ölçeğinde inceleyen bir alan araştırmasıdır. Güncel veriler baz alınarak hazırlanan bu tez Türkiye'de hali hazırda hala çözülememiş Suriyeli sığınmacılar konusu ile ilgili sorunlara farklı bir bakış açısı kazandırmayı hedeflemektedir. Suriyeli sığınmacılara sunulan imkânlar ve bu imkânlar içerisinde eğitime verilen önem gözler önüne serilmek istenmiştir. Bu amaca ulaşmak için hazırlamış olduğumuz anket, mülakat ve güncel veriler kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Entegrasyon, Suriyeli Sığınmacılar, Yabancılara Türkçe Öğretimi.

Türkiye'deki ve Endonezya'daki faizsiz bankaların finansal performanslarının analizi ve karşılaştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Daha yüksek bir pazar payına ulaşmak için, faizsiz bankacılık performansını artırarak geleneksel bankacılık ile rekabete hazır hale gelmelidir. Ayrıca, faizsiz bankacılığın faaliyetinin geleneksel bankacılıktan tamamen farklı olduğunu göstermesi gerekmektedir. Dolayısıyla, faizsiz bankacılıkta iyi performans göstermek çok önemlidir. Eğer faizsiz bankacılık iyi performans gösterirse, müşteriler veya yatırımcılar faizsiz bankacılığın ürün ve hizmetlerini talep edeceklerdir. Performans değerlendirme ile ilgili en yaygın ölçüm şekli finansal performanstır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye ve Endonezya'daki faizsiz bankalarının finansal performanslarının analizi ve karşılaştırılmasıdır. Bu çalışmanın türü nicel araştırmadır. Türkiye ve Endonezya'daki faizsiz bankacılığın finansal performansını analiz etmek ve karşılaştırmak için bu çalışmada panel veri analizi ve makâsıdü'ş-şerîa endeksi (ME) kullanılmaktadır. Panel veri analizinde bağımlı değişken olarak aktif karlılığı (ROA) kullanılmaktadır. Bu çalışmada kullanılan bağımsız değişkenler ise banka büyüklüğü, kredi oranı, sermaye oranı, faaliyet gideri oranı, banka yaşı ve enflasyondur. ME'nin analizinde din, hayat, akıl, nesil ve varlık olmak üzere beş kavram bulunmaktadır. Bu çalışmadaki veriler bankaların yıllık raporlarından toplanmaktadır. Ayrıca, bu çalışmada Türkiye'deki 5 faizsiz banka ve Endonezya'daki 11 faizsiz banka örneklem olarak kullanılmaktadır. Çalışmanın sonuçları, Türkiye'deki faizsiz bankalarda banka büyüklüğü, kredi oranı, banka yaşı ve enflasyonun ROA üzerinde önemli ölçüde etkisi olduğunu göstermektedir. Endonezya'daki faizsiz bankalarda ise banka büyüklüğü ve sermaye oranının ROA üzerinde önemli ölçüde etkisi bulunmaktadır. Ayrıca, tüm bağımsız değişkenler her iki ülkedeki faizsiz bankacılıkta ROA'yi önemli ölçüde etkilemektedir. ME'nin hesaplamasına göre, Endonezya'daki faizsiz bankaların ME ortalaması Türkiye'deki faizsiz bankaların ME ortalamasından daha yüksektir. Ancak, her iki ülkedeki faizsiz bankaların ME ortalaması %20'nin altındadır. Demek ki, faizsiz bankaların sosyal-ekonomik gelişmişlik üzerinde büyük etki bırakmaları için makâsıdu'ş-şeria'a dayalı performanslarını artırmaları ve iyileştirmeleri gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Finansal performans, faizsiz bankacılık, aktif karlılığı (ROA), panel veri analizi, makâsıdü'ş-şerîa endeksi (ME).

Türkiye'deki Yemenli topluluğun güncel haberlere ulaşmasında sosyal medyanın kullanımı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Bu çalışma, Türkiye'de yaşayan Yemenliler tarafından sosyal medya platformlarındaki anlık haberlere erişimin güvenilirliğini sağlamak adına yapılmıştır. Bu çalışmada, temel araştırma sorularını yanıtlamak için karma yöntem yaklaşımı kullanılmıştır. Çalışma, Türkiye'deki Yemenliler arasındaki anlık haberlere erişimde sosyal medyanın rolünü belirlemek için tasarlanmıştır. Ayrıca sosyal medya platformlarında haberlere ulaşmadan önce Yemenlilerin göz önünde bulundurduğu faktörler de ele alınmaktadır.Son olarak, bu çalışmada sosyal medya platformları'lerden(SMP) ve geleneksel haber kaynaklarından elde edilen haberlerin etkinliğini karşılaştırmaya odaklanılmıştır. Katılımcılar, başta Ankara ve İstanbul olmak üzere Türkiye'nin büyük şehirlerinde yaşayan Yemenli bir nüfustan rastgele seçilmiştir. Bu şehirlerin dışında yaşayanlar, sağlanan çevrimiçi ankete katılmışlardır. Veri analizi SPSS ve Excel aracılığıyla yapılmıştır. Sonuçlar, SMP'nin Türkiye'deki Yemen haber kaynaklarını eleştirdiğini göstermiştir. Ayrıca SMP'lerin haber kaynakları kadar etkili ve güvenilir görüldüğü ortaya çıkmıştır. Bu, sosyal medya platformlarındaki haberlerin doğası gereği kolayca erişilebilir ve etkileşimli olması gerçeğine dayanmaktadır. Haberin sahte mi yoksa gerçek mi olduğunu seçerken dikkate alınan faktörlere ilişkin sonuçlar, katılımcılar arasında öznellik olduğunu kanıtlamıştır. Anahtar kelimeler: SMP'ler, SMP'lerin Etkinliği, Anlık Haberler, Yemenliler, Güncel Haberler

Türkiye'deki yerel ekonomik kalkınma aktörleri olarak Bölgesel Kalkınma Ajansları: Endonezya için dersleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 İkt. Gelişme ve Uluslararası İkt. Bilim Dalı
Son yirmi yıl, sosyal bilimlerde göze çarpan bir takım önemli gelişmelere sahne olmuştur. Yeni Kurumsal İktisat (YKİ) ve Büyüme Kutupları Teorisi olarak bilinen kuramlar, kalkınmanın kurumsal yapısının belirteç ve etkilerini analiz etmek için tam anlamıyla değerlendirilmemiştir. Diğer yandan, bölgesel kalkınma politikalarının hem ekonomik eşitsizliklerini azaltmak hem ekonomik gelişmelerini tanıtmak olan iki çelişik ekonomik hedefi dengelemek gerekmektedir. Bölgesel kalkınma politika ve kurumsal çerçevesinin küreselleşme faydalarının daha eşitlikçi bir paylaşımı sağlama noktasında oldukça önemli katkılar sunmaktadır. Türkiye, bölgesel kalkınmanın kurumsal çerçeve ve yapısını güçlendirmek suretiylebölgeler arası eşitsizlikleri gidermede önemli bir adım atmıştır. Bu çalışma, Bölgesel Kalkınma Ajansları (BKA) ve BKA'ların ekonomik kalkınmaya olan etkilerine odaklanarak kurumsal kapasite yapısının çeşitliliğinin potansiyelini irdelemekte ve SWOT analizini yöntemiyle Endonezya ile Türkiye'deki kalkınma ajansları arasındaki karşılaştır yapmaktadır. Anahtar Kelimeler : Bölgesel Kalkınma, Büyüme Kutupları Teorisi, Endonezya, SWOT Analizi, Yeni Kurumsal Iktisat, Türkiye