Thesis Number |
level |
Language |
Year |
Bilim Dalı |
|
Yüksek Lisans |
Türkçe |
2018 |
Diğer |
Geçmiş yıllarda endüstriyel uygulaması ankonvansiyonel hidrokarbon kaynakları, enerji üzerine yapılan köklü değişikliklerde önemli bir rol oynamış ve önemli bir derecede de dünyanın enerjiye olan bakışını değiştirmiştir. Bilindik enerji kaynaklarının kullanımındaki azalma, artan enerji talebini karşılamak için ülkeleri alternatif kaynakları bulma arayaşına yönlendirmiştir. Bunun sonucunda da, dünya doğalgaz kaynaklarının tedariğini artırma amacıyla Kaya Gazı Yeniliğinin devreye girdiğinin farkına varmıştır.
Bu yüksek lisans tezinin esas amacı, Türkiye'deki mevcut kaya gazının gelişimini analiz etmektir. Ülke doğal kaynaklarının taşınmasında önemli bir stratejik konuma sahip olduğundan, kaya gazı kullanımındaki gelişmeler olumlu bir şekilde ülkelerin gelişmişlik düzeyini ve haliyle ülkenin de enerji tedariğini etkileyebilmektedir. Yine de kaynakla ilgili yeterli verilerin olmamasından dolayı kaya gazı rezervleri açısından niceliğini ve kaynağın özelliklerini belirleyen net bir veri yok, yabancı kaynakların yaptığı son değerlendirmelerden, ülkedeki çoklu havzalarda kaya gazının olduğu tahmin ediliyor. Kaya gazının olduğu bölgeler, Trakya, Güneydoğu Anadolu, Tuz Gölü, Sivas ve Gurun Havzalarıdır. Tahminler, özellikle Trakya ve Güneydoğu Anadolu'daki havzaların umut verici olduğunu belirtiyor. Trakya'daki Hamitabat ve Mezardere bölgeleri teknik olarak 34'ü riskli Tcf (1 Tcm), 6'sı da işlenebilir Tcf (0,2 Tcm) havzaları içine alıyor. Aksine, Güneydoğu Anadolu'daki Dadaş bölgesi (ülkedeki en yüksek rezerve sahip bölge) 130'u riskli Tcf (3,68 Tcm), 17'si işlenebilir Tcf (0,5 Tcm) havzalardan oluşuyor. Bu tez aynı zamanda farklı ülkelerdeki kaya gazı gelişimini de kuşbakışı olarak gözlemlemektedir.
Anahtar Sözcükler: Kaya gazı, enerji, Türkiye, ankonvansiyonel gazı, fracking.