Thesis Search




SEARCH RESULTS

Türkmenistan'ın bağımsızlık döneminde kentsel yeniden yapılanma: Aşkabat örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2014 Diğer
Türkmenistan'ın Bağımsızlık Döneminde Kentsel Yeniden Yapılanma: Aşkabat Örneği konulu araştırmanın temel amacı, Türkmenistan'ın bağımsızlığını kazandığı ilk gününden günümüze kadar, başkent Aşkabat'ın kent bazında geçirdiği evreleri, yeniden yapılanma sürecini tespit etmektir. Araştırma, bağımsızlığın kazanıldığı 1991 yılından günümüze (2014) kadarki 23 yıllık sürüveni dönemin yöneticileri bazında ele alacaktır. Aşkabat kentindeki bu hızlı kentleşmenin nedenleri ortaya konulmaya çalışılarak olumlu, olumsuz etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Niyazov'la başlayan ve Berdimuhamedov'la devam eden reformlar ele alınmaktadır. Literatür taramasına dayalı olarak yazılan bu çalışmada Aşkabat'ın bağımsızlığını aldığı günden günümüze kadar olan döneminde kentsel yeniden yapılanmasına odaklanılmaktadır. Türkmenistan'ın bağımsızlığını nasıl kazandığını, bağımsızlık sonrası nasıl bir politika izlendiğini, başkent Aşkabat'ın yeniden yapılanma sürecinde ne tür faktörlerin etki ettiği soruları üzerinden bir tartışma yürütülmektedir. Anahtar Sözcükler: Planlama, Yeniden Yapılanma, Merkezi Yönetim, Kalkınma

Türkmenistan'ın enerji politikası

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Türkmenistan, enerji kaynağı açısından zengin bir ülkedir. 19. yüzyılın son çeyreğinde Türkmenistan topraklarında bulunan petrol, özel yabancı şirketler tarafından sanayi boyutunda üretilmeye başlanmıştır. Türkmenistan'ın Sovyetler Birliği'ne katılması ile petrol millileştirilmiştir ve bu yolla ülkede petrol endüstrinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. 20. yüzyılın ikinci yarısında ülkede zengin doğalgaz yataklarının keşfedilmesi ile petrol üretimi ikinci plana atılmıştır. Türkmenistan SSCB üyesi olduğu dönemde, ürettiği doğalgazın büyük çoğunluğunu ham madde olarak (SSCB'nin diğer ülkelerine) ihraç etmekteydi. Sovyetler döneminde Türkmenistan'ın enerji sektörü gelişme gösterdiyse de potansiyelinin oldukça altında kalmıştır. Ülkenin SSCB'den ayrılma kararı aldığı günden bu yana ihracatının büyük kısmını oluşturan petrol ve doğalgaz endüstrisinin geliştirilmesinde çeşitli adımlar atılmıştır. Kanıtlanmış doğalgaz rezervi açısından %10.1 oranı ile Türkmenistan dünyada dördüncü sırada yer almaktadır. Ancak Türkmenistan'ın doğalgaz üretimi dünyadaki toplam üretimin sadece %1.7'sini karşılamaktadır. Türkmenistan yeni enerji politikasıyla petrol ve doğalgaz üretimini yükselterek sadece ham maddede satışı yapmayı değil aynı zamanda ihracatta hazır (işlenmiş) petrol ve doğalgaz ürünlerine yer vermeyi de hedeflenmektedir. Bu tezde, Türkmenistan'da bulunan petrol ve doğalgaz yatakları ve bu yataklardan sağlanan enerjinin üretim ve tüketim oranları yıl bazında karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Enerji sektörünün ülke içindeki yapılanması, yabancı petrol ve doğalgaz şirketlerinin ülkedeki konumu, ülkeler arası doğalgaz ticareti ve yabancı ortaklı projeler (boru hatları) hakkında bilgi verilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca Türkmenistan'ın Hazar üzerindeki politikası ve enerji durumu analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türkmenistan, Enerji, Petrol, Doğalgaz, Boru hattı

Two-dimensional DOA estimation using arbitrary arrays

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Kablosuz iletişim, bant genişliği kapasitesinde bir daralmaya neden olan çok sayıda uygulama ile popülerlik kazanıyor. Bu, daha yüksek spektral kullanılabilirliğe sahip daha yüksek frekans bantlarının kullanılmasını gerektirmiştir. Bununla birlikte, daha yüksek frekanslar, daha yüksek kullanıcı yoğunluğu ile daha yüksek veri hızları ile sonuçlanır ve bu da çok yollu zayıflamaya ve bit hata oranını (BER) azaltan çapraz kanal girişimine yol açar. Bu araştırma, kullanıcı sinyallerinin geliş açısı kestiriminenin (DOA) tahmini yoluyla bu zorlukların ele alınmasına yönelik teknikler önermektedir. Spesifik olarak, araştırma, rastgele diziler kullanarak iki boyutlu (2D) DOA dayanmaktadır. DOA tahminini etkileyen faktörlerle birlikte uyarlanabilir anten dizisinin tanımı kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Sonuç olarak, DOA tahminini yürütmek için, çoklu sinyal sınıflandırması (MUSIC) algoritması kullanılarak ortak dizi düşünülür. İki tek boyutlu (1D) DOA tahmin yöntemi; ayrıştırmak ve birleştirmek (DECOM) ve açılmamış eş asal doğrusal dizi (UCLA) ve ardından 2D DOA tahmin yöntemleri önerilmiştir, bunun için; eş asal L-şekilli dizi (CLSA) ve Katlanmamış eş asal L-şekilli dizi (UCLSA) yöntemleri, yeni bir düşük karmaşıklıklı 2D MUSIC algoritması ile birleştirildi. Son olarak, nükleer norm minimizasyonunu kullanan sanal dizi enterpolasyon tekniği, fiziksel sensör elemanlarını artırmadan dizinin serbestlik derecesini (DoF) artırmak için ortak asal dizinin fark eş dizisindeki delikleri enterpolasyon yapmak için kullanılır. UCLA'nın DECOM'dan daha iyi performans gösterdiği tespit edildi. Aynı şekilde, UCLSA, CLSA'dan daha iyi performans gösterdi. DECOM ve CLSA, her bir asal alt diziyi ayrı ayrı ele alır ve böylece dizinin içsel karşılıklı bilgisini kaybeder; bu, UCLA ve UCLSA'da korunan bir özelliktir. Sanal enterpolasyonlu dizi, daha fazla DoF sergileyerek 2MN-N kaynaklarını yalnızca M+N-1 sensörlerle çözer.

Uçucu kül tabanlı geopolimer harçlarda silis dumanı ikamesinin fiziksel ve mekanik özellikleri üzerine etkilerinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Bu çalışmada sabit Na oranında uçucu kül tabanlı geopolimer harç numuneleri esas alınarak silis dumanı ikamesi yapılmıştır. Üretilen harç numunelerine %2,%4,%6,%8,%10 oranınlarında silis dumanı ikame edilerek 60°C, 75°C ve 90°C sıcaklıklarda 24,48,72 saat ısıl küre maruz bırakılmıştır. Isıl kür süresini tamamlayan geopolimer harç numunelerininin eğilme dayanımı, basınç dayanımı ve aşınma dirençleri incelenmiştir. Daha sonra mekanik dayanımları göz önüne alınarak sadece 48 saatte 60°C, 75°C ve 90°C sıcaklıklarda ısıl küre tabi tutulan geopolimer harç numunelerinin yüksek sıcaklık dirençleri incelenmiştir. 300°C, 600°C ve 900°C sıcaklıkta geopolimer harç numuneleri yüksek sıcaklığa maruz bırakılmıştır. Yüksek sıcaklık sonrası geopolimer harç numunelerinin eğilme ve basınç dayanımları incelenirken FESEM görüntülemesi ve EDX analizleri yapılmıştır. Geopolimer harç numunelerinde ısıl kür süresi ve sıcaklığına bağlı olarak silis dumanı ikamesi dayanımı arttırdığı ve dayanımı olumsuz etkilediği yerler görülmektedir. 60°C sıcaklıkta 72 saat kür edilen geopolimer harçlarda en fazla basınç dayanımı artışı %4 oranında silis dumanı içeren numunede olmuştur. En yüksek dayanım artışı sağlanan bu durum 75°C de 48 saat ısıl kür de %2 silis dumanı içeren numunede olurken, 90°C sıcaklıkta da benzer şekilde 48 saat ısıl kür de %2 silis dumanı içeren numunede gözlemlenmiştir. Ayrıca yüksek sıcaklık dirençlerinde geopolimer harç numuneler silis dumanı ikamesiyle birlikte 300 °C ve 600 °C de basınç dayanımında düşüşler olurken, 900 °C de basınç dayanımında artış gözlemlenmiştir. Bu mekanik saonuçlar hem yüksek sıcaklık öncesi, hemde yüksek sıcaklık sonrası FESEM görüntüleri ile de desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Geopolimer, uçucu kül, silis dumanı, mekanik özellikler, yüksek sıcaklık direnci, içyapı

Uçuş kısıtlı bölgelerde insansız hava araçları için rota optimizasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
İnsansız hava araçlarının (İHA), özellikle de dronların gerek askeri gerekse sivil alanlarda her geçen gün daha da yaygın olarak kullanıldığı görülmektedir. İHA'ların görev planlaması söz konusu olduğunda ilk anlaşılan hareket-rota planlamasıdır. Bu çalışmada uçuş kısıtlı bölgelerde İHA'ların başlangıç noktasından bitiş noktasına uçuşu için en uygun rotanın belirlenmesi konusu araştırılmıştır. Uçuş kısıtlı bölgeler dikdörtgen veya daire ile değiştirilmiş ve problem, matematiksel olarak verilmiş doğru parçaları ile dikdörtgenin veya dairenin kesişimi ile tanımlanmıştır. Problemin çözümü için mevcut yaklaşımlardan farklı olarak dışbükey dörtgenin özelliklerine göre bir matematiksel model geliştirilmiş ve bu modeli kullanılarak optimuma yakın mesafeyi hesaplayabilen bir yazılım geliştirilmiştir. Bunun için Karınca Kolonisi Algoritması uygulanmıştır. Klasik Karınca Kolonisi Algoritmasından farklı olarak her bir karıncanın hücreye girişinin serbest veya yasak olduğunu belirten özel bir tabulist matrisi dahil edilmiştir. Tabulist matrisinin dahil edilmesi karıncanın bir sonraki hücreyi seçme olasılığı da dikkate alındığı için engellere girip girmediğini kontrol etmeye gerek kalmaz. İterasyon sonunun sağlanması için karıncaların olduğu hücre ile başlangıç ve son noktayı birleştiren kırık çizgiye kadar olan en kısa mesafenin tersi – karıncanın hedefe ulaşma parametresi dahil edilmiştir. Her iki algoritma için yazılım geliştirilmiş ve hesaplama deneyleri yapılmıştır. Yapılan hesaplama deneylerine göre birinci algoritma ile ikinci algoritma arasındaki fark 4 birim olmuştur. Bu fark engellerin geometrisine, boyutuna, hizasına ve sayısına bağlı olarak artabilir veya azalabilir

Uganda Polis Teşkilatında dijital imza uygulamasının geliştirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Teknolojik ilerlemeler gerek devlet gerekse özel kurumların işlerini hızlandırmış ve kolaylaştırmıştır. Uganda gibi gelişmekte olan ülkelerde henüz bir çok devlet kurumunda olduğu gibi, Polis teşkilatındada günümüz teknolojilerini kullanma ve uygulamada geri kalmıştır. Bu durum kaynak yetersizliği ve teknolojinin sağlayacağı iyileştirmelerin anlatılamaması gibi sebeplerden dolayıdır. Bu çalışmada, mevcut bürokratik engellerin olduğu Uganda Polis Teşkilatı ele alınmıştır. Güvenlik için son derece önemli olan bu devlet kurumunda verimliği artırmak ve iyi bir performans göstermesini sağlamak için dijital imza uygulaması için bir simülasyon çalışması yapılmıştır. Bu nedenle, dijital imza alanlarını tanımlayan, mevcut bürokratik çalışma biçimini en aza indiren kavramsal bir model önerilmektedir. Bu çalışmada Arena programının öğrenci sürümü kullanılmıştır. Klasik olarak insan gücüne ve kağıt üzerindeki kayıt sistemine dayalı çalışma şeklinin yerine, elektronik ortamda kayıt ve işlemlerin yürütülmesini gerçekleştiren bir modelin uygulanması durumunda ortaya koyacağı verimlilik ve yararlar araştırılmıştır. Çalışma Uganda polis Teşkilatının dijital imzaya geçişinde referans bir çalışma olacak niteliktedir.

Uganda süt sığırcılığının ekonomik analizi ve sorunları ile çözüm önerileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Uganda süt sığırcılığı işletmelerinin ekonomik performansı hakkında sınırlı bilgi, Uganda'nın süt sığırcılığı endüstrisinin yaşadığı zorluklara kalıcı çözümler bulmayı amaçlayan girişimlerin önündeki en büyük engellerden biridir. Bu çalışma ile Güneybatı Uganda'daki süt sığırcılığı işletmelerinin ekonomik yapısını analiz ederek ve bu işletmelerin yaşadığı sorunlara olası çözümler önererek bu bilgi eksikliğini kapatmayı amaçlanmıştır. Çalışmada, 2019/20 üretim yılı verilerini toplamak için Mbarara, Kiruhura, Lyantonde, Ibanda ve Isingiro ilçelerindeki 100 adet süt sığırcılığı işletmesinde veri derleme formları kullanılarak üreticiler ile görüşme yapılmıştır. Veriler Microsoft Excel 2019'a kaydedilip analiz için IBM SPSS 26,0'ya aktarılmıştır. Sütün birim üretim maliyeti 0,20 ABD$/litre olmuştur. Veteriner masrafları %24,94 ile üretim maliyetleri içinde en büyük paya sahip olurken, bunu sırasıyla %14,11; %12,46; %11,96 ve %11,41 oranında katkı sağlayan işçilik maliyetleri, envanter kıymet azalışı, diğer giderleri ve yem masrafları izlemiştir. Diğer maliyetler arasında süt üretimine katılan canlı demirbaşların amortismanları, elektrik ve su maliyetleri, binalar ekipman ve makine amortisman ve bakım-onarım masrafları ve genel idare giderleri yer almaktadırlar ve bu maliyetler toplam üretim maliyetlerine sırasıyla %9,95; %7,86; %2,54; %2,29 ve %2,48 katkıda bulunmuştur. Çalışma alanındaki süt işletmelerinin net karı 5353834,57 UGX iken, mali rantabilitesi 0,59, rantabilite faktörü ise 12,20 ve fayda masraf oranı 1,06 olmuştur. Çalışma alanındaki süt sığırcılığı işletmelerinin yaşadığı zorluklar arasında süt fiyatlarının düşük olması, sığır başına düşen süt veriminin düşük olması, düşük kar, süt pazarlama imkanlarının sınırlı olması, yüksek üretim maliyetleri, yetersiz ulaşım imkanları, kaliteli damızlık boğaların olmaması ve var olan damızlık sığırların düşük verimi, kurak mevsimlerde meraların kıtlığı, yetersiz süt sığırcılığı yapan çiftçilerin eğitim olanakları, veterinerlik hizmetlerine sınırlı erişim, hayvan hastalıklarının yüksek oranda görülmesi, işletmeleri büyütmek için sınırlı finansman ve kredi desteği olanakları sıralanabilir. Bu zorlukların üstesinden gelmek, süt hijyeni ve işleme, hayvan yetiştirme, beslenme ve sağlık yönetimi, yem bitkileri üretimi koruma makineli sağım gibi teknolojilerin kullanımı gibi konularda süt sığırcılığı yapan çiftçilerin eğitim hizmetleri sağlaması gibi girişimler gerektirecektir. Veterinerlik hizmetlerinin inek sütü üreticilerine yaygınlaştırılması, sübvansiyonlu maliyetlerle sunulması ve süt sığırcılığı işletmelerini büyütmelerini sağlamak için kredi ve finansman olanakları sağlanması da bu zorlukların üstesinden gelmesinde önemli rol oynayacaklardır.

Uganda, Kampala Mulago hastanesinde beş yaşın altındaki çocuklarda malnütrisyon ile ilişkili çocuk bakımı uygulamalarının değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
ÖZET JALIA NAMUGGA, Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Halk Sağlığı Anabilim Dalı Uganda, Kampala Mulago Hastanesinde Beş Yaşın Altındaki Çocuklarda Malnütrisyon ile İlişkili Çocuk Bakımı Uygulamalarının Değerlendirilmesi GİRİŞ: Çocuklarda malnütrisyon gelişmekte olan ülkelerde önde gelen hastalık ve ölüm nedenidir. Halen, 3,5 milyon çocuk malnüstrisyon nedeniyle ölmektedir; beş yaşın altındaki çocuklarda hastalık yükünün % 35'inden malnütrisyon sorumludur. Uganda'da anlamlı gelişmelere rağmen malnütrisyon, ülkedeki tüm bölgeleri ve nüfusun çoğunu etkileyen önemli sorundur ve Uganda'nın sosyal ve ekonomik gelişimini engellemektedir. Bu çalışmada, beş yaşın altındaki çocuklarda malnütrisyon ile ilişkili çocuk bakımı uygulamalarının (beslenme, aşılama, sağlık arama davranışı, hijyen, sağlık durumu) değerlendirilmesi amaçlanmıştır. YÖNTEM: Nisan-Haziran 2018 tarihleri arasında Mulago Hastanesinde yapılan bir olgu-kontrol çalışmasıdır. Gerekli örnek büyüklüğü OpenEpi programı kullanarak hesaplandı; olgu ve kontrollerde çocuk bakım uygulamaları açısından orta düzeyde (W=0.30) bir etki büyüklüğü, %5 hata payı, %80'lik bir güç ile her bir grupta en az 87'şer kişi olarak belirlendi. Katılmaya gönüllü olmayan oranı (%10) da hesaba katıldığında örnek büyüklüğü en az 98 olgu ve 98 kontrol olarak belirlendi. Bu çocukların anneleri/bakımverenleri ile görüşülerek çocuk bakım uygulamalarını (demografik ve sosyoekonomik özellikler, emzirme, beslenme, hijyen, annenin bakım arama davranışı) içeren anket formu doldurulmuştur. Toplanan veriler SPSS 22,0 paket programında değerlendirilmiş; ki-kare ve lojistik regresyon analizi yapılmıştır. BULGULAR: Çalışmaya malnütrisyon tanısı almış 102, malnütrisyonu olmayan 102 beş yaş altı çocuk alınmıştır. Olgu ve kontrol grubundaki çocukların yaş ortalaması sırasıyla 13.95±9.34 ve 15.32±11.50'dır. Olguların %45.1, kontrollerin %46.1'i kız çocuktur. Lojistik regresyon analizi sonrasında, düşük doğum ağırlığının 15.05 (%95GA:2.39-94.78) kat, düşük aylık gelirin 10.84 (%95GA:3.41-34.47) kat, hala emzirmemenin 6.95 (%95GA:2.34-29.64) kat, annelerin yetersiz el yıkama davranışının 4.38 (%95GA:1.65-11.66) kat, son iki hafta içinde ateş varlığının 3.64 (%95GA:1.36-9.76) kat, çocuğun aşısız/eksik aşılı olması 10.80 (%95GA; 2.59-45.00) kat anlamlı olarak malnüstrisyon riskini artırdığı belirlenmiştir. SONUÇ: Bu çalışmada beş yaş altı çocuklarda malnütrisyonun düşük doğum ağırlığı, düşük aylık hane geliri, emzirmeme, son iki haftada ateş varlığı, yetersiz el yıkama alışkanlıkları ve eksik aşılı/aşısız olma ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Uganda'da birey ve toplum düzeyinde, genel olarak, çocuk beslenmesini iyileştirmeyi amaçlayan stratejik girişimler öncelenmelidir. Anahtar sözcükler: Malnütrisyon, çocuk bakım uygulamaları, beş yaşın altı çocuklar, olgu-kontrol çalışması

Uganda'da bebeklerde ek besine erken başlama durumu ve etkileyen etmenler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Giriş ve Amaç: Anne sütü doğumdan sonraki ilk altı ay boyunca bebeğin beslenme ihtiyacını karşılayan en iyi besin kaynağıdır. DSÖ ve UNİCEF tarafından bebeklerin doğumdan sonraki ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmesi, yedinci aydan itibaren ise ek gıdalara başlanması ve iki yaşına kadar emzirmeye devam edilmesi önerilmektedir. 2006 yılı Uganda Nüfus ve Sağlık Araştırması (UNSA) sonuçlarına göre on bebekten altısı ilk altı ay sadece anne sütü ile beslenmektedir. Ek besine erken başlama, doğumdan sonraki ilk üç gün içinde bebeğe anne sütü dışında herhangi bir sıvı ya da gıda maddesi (ilaç dışında) verilmesidir. Bu araştırmanın amacı, Uganda'da 2006-2011 yılları arasında beş yaş altı çocuklarda ek besine erken başlama sıklığı ve ek besine erken başlamayı etkileyen etmenlerin belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Araştırma kesitsel tiptedir. Araştırma yeri Uganda'dır. Araştırmada 2011 yılında yapılmış olan UNSA'nın verileri kullanılmıştır. Araştırmanın evreni, UNSA 2011'e katılan 15-49 yaş grubu 8674 kadından oluşmaktadır. UNSA verileri yazılı izin alınarak elde edilmiştir. Beş yaş altı çocuğu olan ve veri tabanında araştırma için gerekli verileri tam olan 4,774 kadın araştırma grubunu oluşturmaktadır. Bu araştırma için Dokuz Eylül Üniversitesi Girişimsel Olmayan Araştırmalar Etik Kurulu'ndan izin alınmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni beş yaş altı çocuklarda ek besine erken başlama, bağımsız değişkenleri ise annenin yaşı, eğitimi, dini inancı, ekonomik ve çalışma durumu, yaşadığı yer, sigara, babanın eğitimi, evdeki kişi sayısı, yaşayan çocuk sayısı, doğum öncesi ve sonrası bakım alma, doğumun yapıldığı yer, doğuma yardım eden kişi, doğum şekli, çoğul doğum, çocuğun doğum sırası, doğum ağırlığı, cinsiyeti, çocuğun birlikte kaldığı kişi ve emzirmeye başlama zamanıdır. İstatistiksel analizde sınıflanmış değişkenlerin sayı ve yüzdesi hesaplanmıştır. Tek değişkenli analizlerde kikare ve bağımsız gruplarda t-testi, Pearson korelasyon, çok değişkenli analizde lojistik regresyon analizi kullanılmıştır. İstatistik anlamlılık düzeyi p<0.05 kabul edilmiştir. Bulgular: Kadınların %40.3'ünün çocuklarına ek besine erken başladıkları saptanmıştır. Annenin 15-19 yaş grubunda olması, eğitiminin ortaokul/lise düzeyinde olması, evli olmaması, kentte yaşaması, ekonomik durumunun orta düzeyde olması, Müslümanlık ve Hristiyanlık dini dışındaki diğer dini inancının olması, babanın eğitim düzeyinin ortaokul ve üstünde olması ek besine erken başlamayı anlamlı olarak artırmaktadır (p<0.05). Yanında hiç kimse olmadan kendi kendine doğum yapan, yaşayan çocuk sayısı bir-iki olan annelerde ek besine erken başlama anlamlı olarak daha fazladır (p<0.05). Sezaryenle doğan, ikiz doğan, doğum sırası ikinci sırada olan, emzirmeye geç başlanan bebeklerde ek besine erken başlamanın anlamlı olarak daha fazla olduğu saptanmıştır (p<0.05). Ek besine erken başlama ekonomik olarak en yoksul dilimde olan annelere göre orta düzeyde olan annelerde 2.15 kat (OR:2.1 %95 GA= 1.38-3.3

Uganda'da bugisu kahve pazarlama kooperatifi faaliyetlerinin ve ortak ekonomileri üzerine yaptığı etkilerin analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2012 Diğer
Uganda'da kahve üretimi temel ekonomik faaliyetlerden birisidir. Bu çalışmanın ana amacı Bugisu Kooperatif Birliğinin faaliyetlerinin ve üye ekonomileri üzerindeki etkilerinin analiz edilmesidir. Diğer amaçlar, kahve yetiştiricilerinin kooperatife üyeliğinin belirlenmesi, yetiştiricilerin ticari faaliyetleri için tercih ettiği işletme türünün tespit edilmesi, kooperatif tarafından yetiştiricilere sunulan kooperatif hizmetlerinin türünün ve kalitesinin ortaya çıkartılması, yetiştiriciler tarafından tercih edilen kooperatif hizmetlerinin tespit edilmesi, bazı yetiştiricilerin kooperatifle birlikte çalışmasını engelleyen nedenlerin öğrenilmesi ve Uganda'da Manafwa ilçesinde Lwakhakha bölgesindeki ekonomik olmayan kriterler için bu kooperatifin rolünün tespit edilmesini sağlayan etkenlerin belirlenmesidir.Bu tezde Bubutu, Magale, Namboko, Bumbo, Bukokho, Bumwoni, Bukiyabi ve Lwakhakha bölgesindeki Lwakhakha Belediye Meclisinden oluşan sekiz bucaktaki 146 çiftçi anket ile ele alınmaktadır. Bu etkenler, yetiştiricilerin kooperatife üyelik seçimlerini belirleyen etkenlerin keşfedilmesi için İkili Lojistik Regresyon analizi; her bir işletmenin yüksek kar elde etme, en düşük riske maruz kalma oranı sağlamaya ve yetiştiricilere pazarlama fırsatları sunma kabiliyeti temel alınarak işletmelerden (kooperatifler, aracılar ve özel tüccarlar) birisinde çiftçilerin tercihlerinin belirlenmesi için Analitik Hiyerarşi İşlemi kullanılarak analiz edilmiştir ve kahve yetiştiricilerine sunulan kooperatif hizmetlerinin analiz edilmesi için bulanık mantık kullanılmıştır. Sonuçlar chi-kare testi ve Kruskal-Wallis testi kullanılarak yorumlanmıştır.Sonuçlar, kahve yetiştiriciliğinde daha fazla deneyimi olan ve kahve satışlarından daha fazla gelir elde eden yetiştiricilerin Bugisu Kooperatif Birliğine üye olma ihtimalinin daha fazla olduğunu, örgütlenmede kooperatifler en çok tercih edilen işletmeyken çiftçilerin yüksek karlılık sağlanmasında etikli olduklarını ortaya koymuştur. Kooperatif tarafından sağlanan iki hizmet arasında çiftçiler pazarlama hizmetini teknik yardımdan daha fazla tercih etmiştir. Genel olarak, yetiştiriciler girdi sağlamayı kredi temini, pazarlama ve teknik hizmetlerden daha fazla tercih göstermiştir. Ekonomik olmayan kriterlerde kooperatifin rolü orta seviyede olmuştur. Bu nedenle Bugisu Kooperatif Birliğinin yetiştiricilere ve toplumun tamamına hizmet sunumunu geliştirmek için daha fazlasını yapmasını gerektirmektedir.Son olarak, yetiştiricilerin gelirlerini belirleyen başka etkenler olduğunu ortaya koyduktan sonra ortaya çıkan sonuç kooperatif faaliyetlerinin Lwakhakha bölgesindeki üye ekonomiler üzerindeki etkisinin az olduğu görülmüştür.Anahtar kelimeler: Çiftçi tercihleri, Bugisu Kooperatif Birliği, BCU üyesi, Üye olmayanlar, Kahve, Etken Analizi, İkili Logistik Regresyon, Analitik Hiyerarşi İşlemi ve Bulanık Mantık.

Uganda'da dini anlayış

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Temel İslam Bilimleri Bilim Dalı
Bu araştırmanın konusu, Uganda halkları aralarında dini anlayıştan oluşmaktadır. Bu tezin amacı Ugandalılar ne kadar dini ve Yüce Yaratıcı ile ilgili kavramları hem yabancı dinler gelmeden önce hem de geldikten sonra düşüncelerini incelemek. Ama bu araştırma'ya göre Ugandalılar diğer toplumlarda olduğu gibi aklında dini kavramları vardı fakat yabancı dinler öğrettiği gibi değilmiş çünkü onlarda kutsal kitabı ya da yazısı bulunmamaktadır. Bu çalışmamızda Ugandalılar din ile ilgili düşünceleri ve dini durumu konusu yabancı dinler gelmeden önce günümüze kadar Uganda'daki din ile ilgili kitaplara, gazetelere, hikâyelere vb. ve yurtdışındakilere bakarak incelenmiştir. Çalışmamız giriş, üç bölüm, sonuç ve ekten oluşmaktadır. Girişte din önemi ve bazı araştırmacılar tarafından verilmiş olan tanımlar genel bakışı yer almaktadır. Birinci bölüm Uganda tarihi kısacası ve yabancı dinler gelmeden önce dini durum nasıldı yanı geleneksel dini ve sonrasında yabancı dinler nasıl etkilediğini yer almaktadır. İkinci bölüm ise 1800 sonrasında yanı yabancı dini gelişi ile Uganda durumu nasıl olduğunu açıklanmaktadır. Bu bölümde İslam ve diğer yerli olmayan dinlerden bahsedilmekte fakat İslam büyük önemi verilip daha ayrıntılı açıklanmaktadır. Diğer dinler Hristiyanlık, Yahudilik ve Hinduizm gibi özetlenerek bilgileri verilmektedir. Üçüncü bölümde de Uganda'da dinsel arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu bölümde bütün Uganda'daki dinler yani geleneksel, İslam, Hıristiyanlık vb. anlaşmazlıkların nedenleri ve çatışmalarından bahsedilmiştir. Tezin ek kısmında ise Uganda'da dini hayatı resimler yer almaktadır.

Uganda'da finansal sistem ve finansal istikrar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Uluslararası Ticaret ve Para Yönetimi Bilim Dalı
Uganda, 39 milyon nüfusu, Gayrisafi Yurtiçi Hasılası 26,37 milyar USD olan Doğu Afrika'nın az gelişmiş ülkelerinden biridir. Dünya bankası 2015 verilerine göre Uganda'nın Kişi başına GSYİH: 675,57 USD'dir. Dünya bankası verilerine göre (2015) Uganda 2006-2011 yılları arasında %10 oranında bir büyüme sergilerken general olarak GSYİH büyüme oranı; yıllık %5'tir. Finansal istikrar gelişmiş ekonomilerde önemli olduğu kadar gelişmekte olan ekonomiler ve küçük ekonomiler için de önemlidir. Para politikasının sadece enflasyon istikrarı için yeterli olmadığı, finansal istikrarın da dikakate alınması gerektiği global kirizden çıkarılan bir ders olmuştur. Bu nedenle merkez bankalarının rolü günümüzde daha büyük bir önem kazanmıştır. Finansal istikrar bankacılık sisteminde yüksek derecede rekabet ve verimliliği, hizmet ve ürünlerde inovasyonu ve hane halkı ile firmaların finansal hizmetlere erişimine katkı sağlar. Bu açıdan finansal istikrar Uganda için ekonomik büyümeyi ve kalkınmayı getirecektir. Anahtar Kelimeler: Finansal istikrar, Makro ihtiyati politikalar, Uganda'da Finansal Sistemi.

Uganda'da kamu yayıncılığı ve siyaset: Ugandalı gazeteci Abdul Nsereko'nun hayatının biyografik açıdan analiz edilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Genel Gazetecilik Bilim Dalı
Bu çalışma, siyaset ve kamu yayıncılığı arasındaki ilişkiyi biyografik perspektiften incelemektedir. Siyaset ve kamu yayıncılığı arasındaki bağlantıyı kurmak için yaşanmış olayların nasıl uygulandığını araştırmaktadır. Çalışmada hem siyaset hem de kamu yayıncılığı için önemli bir değer olan güç, üç açıdan ele alınmıştır. Bunlar; ağırlığı (karar verme sürecine katılımın derecesi), kapsamı (şekillendirme ve eğlencenin kontrol edildiği değerler) ve onun etki alanıdır (gücün uygulandığı kişiler). Siyasetçiler medyayı nasıl algılıyor? Medya hakkında ne düşünüyor? Medyayla nasıl etkileşime giriyorlar? Bu sorular üzerine birçok araştırma yapılmıştır. Ancak medya deneyimleri, medya sosyalleşmeleri ve medya biyografileri nadiren tahlil edilmiştir (Birkner ve Kramer, 2016). Bu nedenle siyasetçiler ve medya çalışmalarıyla ilgili bir araştırma eksikliği vardır. Abdul Nsereko ile yapılan bir görüşmelerde, kamu yayın faaliyetleri alanındaki diğer kişilerin düşünce ve algıları da edinilmiştir. Abdul Nsereko'nun radyo programları da dinlenmiş, ayrıca internetten ve bazı dergilerden veriler tahlil edilmiştir. Bu bulgular sayesinde siyaset ve kamu yayıncılığı arasındaki yakın ilişki ortaya çıkarılmıştır. Araştırma bulgularının, biyografi, siyaset ve kamu yayıncılığı alanlarındaki araştırmacılar ve siyaset oluşturuculara fayda sağlamaktadır. Anahtar kelimeler: Kamu Yayıncılığı, Siyaset, Biyografi, Medya Siyaset, Uganda.

Uganda'nın Jinja bölgesindeki arazi çatışmalarının toplumsal cinsiyet perspektifiyle değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Günümüzde Afrika'da arazi çatışmaları önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Özellikle sömürge sonrası dönemde Afrika'da birçok ülke bu konuda çözüm bulmaya çalışmaktadır. Uganda da bu ülkelerden biridir. Uganda 1962 yıllında bağımsızlığını kazandıktan sonra ülkenin birçok bölgesinde arazi çatışmalarının yoğun olarak yaşandığı bir gerçektir. Jinja da o bölgelerden biridir. Uganda'nın sosyo ekonomik açıdan gelişmiş, önceleri göç alan günümüzde ise arazi çatışmaları nedeniyle göç veren bir bölgesi olan Jinja'da toplumun tüm kesimleri bu sorundan etkilenmektedir. Arazi çatışmalarının yaşandığı yerlere ilişkin yapılan çatışmalarda çoğu zaman kadınların bu sorun karşısındaki durumları ve etkilenme düzeyleri gözardı edilmiştir.Bu tez çalışmasında amaçlanan günümüzde arazi çatışmalarının yoğun yaşandığı Jinja bölgesinde kadınların siyasi, sosyal ve ekonomik durumların analiz ederek, arazi anlaşmazıklarından etkilenme düzeylerini ortaya koymaktadır. Toplumsal cinsiyet perspektifi bir analiz kategorisi kullanıların bu çalışmada, kadınlar, yerel meclis üyeleri ve bölgede çalışan sivil toplum örgütü temsicileri ile görüşülmüştür. Jinja bölgesinde yaşayan kadınların arazi çatışmalarından birincil derecede etkilendikleri ve yaşadıkları sorunların ortadan kalkmayacağını görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Jinja, arazi çatışması, kadınlar, toplumsal cinsiyet, Uganda

Ukrayna krizi sonrasında değişen Nato-Rusya stratejileri çerçevesinde Nato-Rusya ilişkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Ukrayna krizi sonrasında uluslararası ilişkiler sisteminde yoğun bir tartışma yaşanmıştır. Bu kriz dış dünya ile Rus ilişkilerinde bir sarsıntıya neden olmuş, NATO'nun stratejilerini yenilemesine neden olmuştur. Bu nedenle, makalenin amacı Ukrayna Krizi çerçevesinde ortaya çıkan NATO stratejilerindeki dönüşüm çerçevesinde Rusya ve NATO ilişkilerinin incelenmesidir. Rusya, Vladimir Putin'in Rusya Güvenlik Konseyi'nde yaptığı bir görüşmede açıkça ortaya koyduğu gibi ekonomik diplomasi ve yumuşak güç yöntemlerini kullanarak uluslararası arenada aktif bir politikayı sağlamak ve sürdürmek ile ilgilenmektedir. Ancak, Ukrayna krizinden sonra 2014-2015 yılları arasında dünyada Rus pozisyonu çarpıcı şekilde değişmiştir. Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve Moskova arasındaki ilişkinin tarihi tam olarak sorunlar, güvensizlik ve yanlış anlamalar şeklinde yorumlanabilir. Ukrayna çatışması, Rusya-Batı ilişkilerini Soğuk Savaşın bitiminden bu yana ilk defa çatışma sınırına getirdi. NATO Soğuk Savaşın bittiğinden bu yana yeni bir stratejik vizyon arıyor. Şu anda, yeni bir siyasi-askeri atmosfer Rusya'nın eylemleri tarafından tehdit edilmekle birlikte, bu yeni iklimin tüm tarafların menfaatine olmadığı açıktır; bir takım güvenlik tehditleri hem Avrupa Atlantik hem de Avrasya için ciddi zorlu olmuştur. Birinci bölümde Tarihsel süreç ve stratejiler, İkinci bölümde soğuk savaş'tan günümüze NATO ile Rusya arasındakı İlişkinin değerlendirilmesi, Üçüncü bölümde Ukrayna krizi ve sonuncu bölümde ise Ukrayna Krizinden sonra NATO-Rusya arasındaki yeni ve değişen stratejiler tanımlanacaktır. Anahtar Kelimeler: Ukrayna krizi, Vladimir Putin, İkili ilişkiler, strateji, Dış politikası, güvensizlik ve yanlış anlamalar.

Ukrayna tarihi romanlarında Türkçe alıntı sözcüklerin kullanımı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Türk Dili Bilim Dalı
Hazırlamaya çalıştığımız Ukrayna Tarihî Romanlarında Türkçe Alıntı Sözcüklerin Kullanımı adlı yüksek lisans tezinde yetmiş eserden hareketle tespit ettiğimiz alıntı sözcüklerin etimolojik açıklamaları ve Ukraynacadan Türkiye Türkçesine aktarılan örnek cümleler beraber verilmiştir. Ayrıca bulduğumuz 468 tane alıntı kelime, unvan ve meslek adları, askerî terimler, dinî terimler, yemek isimleri, giysi adları, yer adları, hayvan adları ve diğer egzotik alıntılar sekiz grup olmak üzere tasnif edilmiştir. Kabul edilebilir etimolojik izahlara sahip olmayan sözcüklere etimolojik listede yer verilmemiştir. Fakat dilbilimciler tarafından Türkçe alıntı olarak kabul edilen Arapça, Farsça, Yunanca ve İtalyanca gibi dillerden Türkçe aracılığıyla Ukraynacaya girmiş kelimelere bu çalışmada yer verilmiştir. Günümüz Türkçesinde ve lehçelerinde kullanılmayan ya da nadiren kullanılan alıntı sözcükleri tespit etmek için birçok Türkçe sözlükten yararlanılmıştır. Analiz bölümünde romanlarda yer alan alıntı kelimelerinin geçirdiği ses değişikliklerine de değinilmiştir. Seçtiğimiz romanların çoğunda da tarih boyunca Ukrayna-Türk ilişkilerinin en önemli temas noktaları hakkında bilgilere yer verilmiştir. Araştırma kısmının dışında Ukrayna tarihi ve Ukraynaca, Ukrayna tarihî roman yazarları, UkraynaTürkiye ilişkileri konusunda kısa bilgiler sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Ukraynaca, Türkçe, tarihî roman, alıntı sözcük, etimoloji, ödünçlenme, kaynak dili.

Ukrayna ve Türk kültüründe kutsal mekan olarak ev

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Türk Halkbilimi Bilim Dalı
Ev çoğunlukla maddi kültürünün unsuru olarak görüldüğü için, genellikle mimarlık, etnografya ve arkeoloji gibi bilimler tarafından araştırılmaktadır. Ancak, Halk Bilimi evi tamamen farklı bir açıdan ele almaktadır. Çünkü ev sadece barınma ihtiyacına bir cevap değildir. Evin mimari bir yapı olduğu gerçeğine ek olarak, bunun ontolojik bir önemi vardır. Her insan evinde doğar, yaşar, hayatının büyük bir kısmını orada geçirir ve ölür. Her insanın dünyaya yolculuğu evinin kapısından başlar ve herkesin sonunda geri döneceği yer de onun doğduğu evidir. Bu nedenle, hem Türk hem de Ukrayna kültüründe ev kutsal bir mekan olarak kabul edilmektedir. Ev ve evin iç unsurları kutsal anlamını, bunlarla ilişkili çeşitli inançlar, gelenekler ve ritüeller sayesinde kazanmaktadır. Böylelikle bu tez çalışması, evi manevi kültürünün bir parçası olarak ele alıp hem Türk hem de Ukrayna kültüründeki evle ilgili inanç ve uygulamaları karşılaştırmalı olarak araştırmaktadır. Söz konusu araştırma giriş, iki temel bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Yazılı kaynaklara dayanan tezin birinci bölümünde, Ukrayna ve Türk kültüründe ev kavramı, geleneksel evinin kökeni, plan özellikleri, geleneksel evinde kullanılan malzeme ve uygulanan yapım teknikleri, geleneksel odanın iç düzen özellikleri gibi konular incelenmektedir. Tezin ikinci bölümünde, Ukrayna'da ve Türkiye'de yapılan saha araştırması sırasında tespit edilmiş evle ilgili inançlar, gelenekler ve ritüeller yer almaktadır. İkinci bölüm üç ana alt başlıktan oluşmaktadır. Birinci alt bölümünde Ukrayna'da ve Türkiye'de ev inşasına eşlik eden uygulamalar ve inançlar karşılaştırılmaktadır. Söz konusu alt bölümü, Ukrayna ve Türk kültüründe ev için yer ve yapı malzemesi seçimi ile ilgili inançlar ve gelenekler, ev inşası sırasında ugulanan ev kurbanı ritüeli, yardımlaşma ve dayanışma geleneği, evin inşasının sonuna eşlik eden uygulamalar gibi konulardan ibarettir. İkinci alt başlıkta evin eşik, kapı, ve ocak gibi unsurları ile ilgili inançlar, gelenekler ve uygulamalar incelenmektedir. Üçüncü alt bölümünde Ukrayna ve Türk kültüründe evde yaşadığına inanılan doğaüstü varlıklarına dair inançlara yer verilmektedir.

Ukrayna ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Uluslararası Ticaret ve Para Yönetimi Bilim Dalı
Çalışmada Ukrayna ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler incelenmektedir. Türkiye ve Ukrayna'nın ortak bir geçmişi bulunmaktadır. İkisi de yakın ilişkilere önem vermekte ve gelişmesi için çalışmaktadır. İki ülke arasındaki iş ilişkileri, iş ortaklıklarının gelişmesi ile zaman gittikçe daha belirgin bir yer tutmaya başlamıştır. Ukrayna ve Türkiye arasındaki son yıllarda siyasi, ekonomik, kültürel ve ticari ilişkiler yoğunluk kazanmaya başlamıştır. Bu çalışma ile iki ülkenin ilişkilerinin tarihsel gelişimi ve geleceği irdelenmektedir. Ayrıca sürdürülebilir bir işbirliği kurmak için önerilerde bulunmaktadır. Ukrayna ile Türkiye arasında ekonomi alanında sağlıklı işbirliğinin gerçekleştirilebilmesi için, ikili ilişkilerin gelişmesini frenleyen teknik özelliğe sahip sorunlar giderilmelidir; ileri teknoloji ürünlerinin üretilmesi gibi konularda ortak Ukrayna-Türkiye projelerinin gerçekleştirilmesi için iş çevreleri özendirilmeli ve devlet desteği verilmelidir. Tarım, sanayi ve turizm alanlarında Ukrayna-Türkiye şirketleri arasında ortak fuar organizasyonları yapılmalıdır. Türk iş çevrelerini Ukrayna'da temsil eden mevcut birliklerle sistematik ilişkiler kurulmalı ve geliştirilmelidir. Benzer biçimde iki ülke arasında ticaret ve sanayi Odaları, ticari birlikler ile ilişkiler güçlendirilmeli ve tarih ve kültür miraslarının tanıtılması için Ukrayna-Türkiye arasında ortak turizm güzergâhlarının gerçekleştirilmesi konularındaki çalışmalar desteklenmelidir.

Ukraynalı tüketicilerin Türk giyim perakendeci markalarına yönelik satın alma kararlarını etkileyen faktörlerin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 İşletme Bilim Dalı
Günümüzde Türkiye küresel hazır giyim sektöründe en büyük ihracatçılar arasında yer almaktadır. Son 8 yıl boyunca hazır giyim ürün kategorisinde Türkiye Ukrayna'nın en büyük üç tedarikçisinden biri olmaktadır. Ukrayna'nın kendi hazır giyim imalatı yetersiz seviyede olduğundan yerel nüfusunun giyim ihtiyaçlarını çeşitli yabancı markalar karşılamaktadır. Özellikle Türk giyim perakendeci markaları Ukrayna'daki giyim piyasasında büyük bir hız ile pazar payını artırmaktadır. Ayrıca söz konusu Türk markaları Ukraynalı tüketiciler tarafından çeşitli sebeplerden dolayı büyük talep görmektedir ve beğenilmektedir. Ukrayna giyim piyasasında büyümesini sürdürmek ve alıcıların memnuniyetini artırmak için Ukraynalı tüketicilerin Türk giyim perakendeci markalarının ürünlerine yönelik satın alma niyetlerini ve kararlarını etkileyen faktörlerin hangi olduklarının anlaşılması gerekmektedir. Mevcut tez, literatürde bu konuyu araştırmış ilk çalışmadır. Kuramsal bulgulara dayanarak tüketicilerin yabancı giyime yönelik satın alma kararını etkileyen bazı faktörler dikkate alınmıştır. Ardından araştırma modeli oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemi olarak Ukrayna'nın başkenti Kiev'deki bir kolejde okuyan 181 öğrenci olmuştur. Veriler yüz yüze anket yöntemi ile toplanmış ve IBM SPSS, AMOS programlarında gerekli istatistiksel analizleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Ukraynalı tüketicilerin Türk giyim perakendeci markalarına yönelik satın alma kararını algılanan kalite, tasarım ve fiyat faktörlerinin etkilediğini bulunmuştur. Fakat tüketici etnosentrizmi faktörünün etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca Ukraynalıların düşük bir tüketici etnosentrizm düzeyi sergiledikleri bulunmuştur.

Ukrayncadaki Türkçe alıntılar üzerine bir inceleme

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Yeni Türk Dili Bilim Dalı
Bu tez çalışmasında Ukrayncadaki Türkçe alıntılar ve onların etimolojik incelemesi yapılmıştır. Bu doğrultuda hazırlanan çalışma: Giriş, Sözlük ve Sonuç olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Tezin Giriş bölümünde Ukrayna-Türkiye tarihi ilişkilerine yer verilmiştir. Sözlük bölümünde, Ukrayn dilinde bulunan Türkizmler ve onların etimolojisi yazılmıştır. Temel kaynağımız Ukrayncanın 6 ciltlik etimolojik sözlüğüdür: Etımologiçnıy Slovnık Ukrayinskoyi Movı. Bu kaynaktan Türk yazı dillerinden Ukrayncaya alıntılanmış sözler araştırmış ve dolayısıyla sadece kaynak dil değil, aracı dil olan bu yazı dillerinden alıntılanmış Türkçe kökenli olmayan sözler de çalışmaya dahil edilmiştir.