Thesis Number |
level |
Language |
Year |
Bilim Dalı |
|
Yüksek Lisans |
Türkçe |
2016 |
İkt. Gelişme ve Uluslararası İkt. Bilim Dalı |
Göç ve sayısız etkileri hem geleneksel hem de çağdaş küresel ekonomik alanda en önemli konuların başında gelmektedir. 1929 borsa krizi sonrası büyük depresyonun ortaya çıkması ve 1945 yılındaki İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda, fakir ülkelerden hem vasıflı ve vasıfsız işgücünün göçü hızla artmıştır.Göçün işsizliği arttırdığı ve ekonomik büyümeyi yavaşlattığı popüler bir tartışma konusudur. Bu nedenle, bu araştırmanın temel konusu uluslar arası işgücü göçünün nedenlerini, sonuçlarını, tarihsel trendlerini ve OECD ülkelerinde işgücü göçü, işsizlik ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerini ve etkilerini anlamaktır. İşgücü göçü, vasıflı ve vasıfsız bireylerin kendi ülkelerinden ayırıp gelişmiş ülkelere çekmek için hem iç hem de dış faktörlerin bir sonucudur. İşgücü göçünü tersine çevirmek için, her hükümetin istihdam olanakları sağlayacak ve yoksulluğu azaltacak elverişli bir ortam yaratması gerekmektedir. Aynı zamanda, iyi bir kurumsal çerçeve oluşturmalı, yolsuzluğa sıfır tolerans gösterilmeli, gerekli ihtiyaç duyulan altyapıyı (istihdam olanakları, ekonomik ve işlevsel eğitim, iyi sağlık bakım sistemi, güvenlik, iyi yollar ve ulaşım sistemleri) sağlamalıdır. Bu tezin amacı 1985-2013 dönemini kapsayan verilere dayanarak ve panel eşbütünleşme analizi kullanılarak 17 OECD ülkesinde kişi başına GSYIH ve işsizliğin göç üzerindeki etkisini incelemektir. Westerlund ve Edgerton'ın (2008) yatay kesit bağımlılığını dikkate alan yapısal kırılmalı panel eşbütünleşme analizi yardımıyla ele alınan makroekonomik serilerde yapısal kırılmalar endojen bir şekilde tespit edilmiştir. Modeldeki kısa ve uzun vadeli etkiyi belirtmek için hata düzeltme modeli kurulmuştur. Uzun vadede, Avustralya, Kanada, Finlandiya, Hollanda ve ABD'de Panel AMG testi sonuçları kişi başına gelir ve uluslar arası işgücü göçü arasında negatif bir ilişkinin varlığını desteklemektedir. Yüksek kişi başı gelire sahip olan ülkeler, gelirlerini korumak amacıyla göç yolunda kısıtlayıcı ve seçici politikalar uygulamaktadır. Ancak, Avustralya, Almanya, Norveç, İspanya, İsveç, İsviçre ve ABD'de, beklendiği gibi, işsizliğin işgücü göçü üzerinde olumsuz etkiye sahip olduğu anlaşılmıştır. Aksine, kısa vadede kişi başına düşen gelir işgücü göçü üzerinde olumlu bir etkiye sahip iken işsizlik ve işgücü göçü arasında negatif bir ilişki var olduğu görülmektedir.