Thesis Search




SEARCH RESULTS

Uluslararası öğrencilerin yükseköğrenime ilişkin görüşleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı
Bu araştırma Türkiye'de bulunan, Marmara Bölgesinde bulunan bir üniversitesinde eğitim gören uluslararası öğrencilerin Türkiye'deki yükseköğrenime ilişkin görüşlerini ortaya koymak amaçlı yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim-öğretim yılının bahar döneminde Marmara Bölgesindeki üniversitede okuyan ve kartopu örnekleme yöntemi ile seçilen 33 uluslararası öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan uluslararası öğrencilerin 16'sı kadın, 17'si erkektir. Veriler uzman görüşü alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları ile toplanmıştır. Görüşmeler araştırmaya katılan 33 öğrenci ile yüz yüze ve telefon ile görüşülerek yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Analiz edilen veriler doğrultusunda şu sonuçlar elde edilmiştir: uluslararası öğrencilerin 13'ünün yükseköğretimin niteliğine yönelik beklentileri karşılanmıştır, sekizinin beklentileri karşılanmamıştır ve 12'sinin beklentisi ortalarda kalmıştır. Ayrıca Öğretim üyelerinin ders içindeki davranışlarına yönelik olumsuz, öğretim üyelerinin ders dışındaki davranışlarına, idari personele, barınma olanaklarına ve sağlık olanaklarına yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları, üniversitede yeteri kadar materyal olduğu ancak gerektiği kadar kullanılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bireysel olarak aktif olan uluslararası öğrencilerin sosyalleşmede sıkıntı yaşamadıkları, aktif olmayanların ise sosyalleşmede sıkıntı yaşadıkları belirlenmiştir. Son olarak, sosyalleşme olanaklarının çoğunlukla belediye ve uluslararası öğrenci dernekleri tarafından düzenlenen etkinlikler ile sağlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan bu araştırma sonuçlarının Türkiye'de uluslararası öğrencilere yüksek öğretim hizmetini çalışmalararına destek olacağı ve alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Uluslararası pazarlarda dağıtım kanalları seçimi ve uygulama

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2006 Diğer
Teknolojinin büyük boyutlarda gelişmesiyle dünya artık global bir köyhaline gelmiştir. Global dünyada iletişim, ulaşım, lojistik daha rahatyapılmaktadır. Bu uluslararası ticareti ve uluslararası pazarlamayı büyük birölçüde etkilemektedir ve önemini artırmaktadır. Son zamanlarda dünyagenelinde dış ticaretin artması bunun bariz bir göstergesidir.Bununla birlikte daralan iç piyasalar, çeşitli yasal ve ekonomik engeller,dış ülkelerin sunduğu çeşitli fırsatlar yurt içindeki şirketleri dış pazarlarayönelmeye zorlamaktadır. Yurt dışı pazarlar ise kısmen yada tamamen farklıçevre, farklı şartlar demektir. Sosyal, ekonomik, kültürel ve yasal çevrelerdefarklılık gösteren bu ülkelere girmenin ayrı bir zorluğu vardır.Yurt dışı pazarlara açılmak isteyen girişimci gideceği ülkeyi çok iyi tanımalıve değişken şartlara göre giriş stratejisini seçmelidir. Küçük ve orta ölçeklişirketlere en uygun giriş yöntemi bir acenta veya distribütörle pazaragirmektir. Yurt dışı pazarlara girerken bunun dışında başka alternatiflerdebulunmaktadır. Dolaysıyla bu çalışma dağıtım kanallarının çeşitleri, özellikleri,avantaj ve dezavantajları, seçim kriterleri üzerinde yoğunlaşacak.

Uluslararası pazarlarda tüketicilerin marka algısı üzerine bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Üretim Yönetimi ve Pazarlama Bilim Dalı
İşletmelerin uluslararası pazarlarda rekabet edebilmesi için, hedef pazarlarla ilgili kapsamlı bir bilgiye ve elde edilen bu bilgilerin etkin bir şekilde kullanılabilme yeteneğine ihtiyaç vardır. Uluslararası pazarlarda fırsat ve avantajları değerlendirmek isteyen işletmeler için tüketicilerin marka algısının bilinmesi son derece önemlidir. Bu araştırmanın amacı, uluslararası pazarlarda tüketicilerin marka algısının marka tercihi üzerindeki etkisinin araştırılmasıdır. Çalışmanın örneklemini farklı ülkelerdeki tüketici grupları oluşturmaktadır. Veri toplama yöntemi olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Anket formundaki marka algısı boyutları ve marka tercihi soruları beşli Likert ölçeğine göre oluşturulmuştur. Araştırma spor ayakkabısı kullanan 420 katılımcı ile yüzyüze ve internet ortamında gerçekeştirilmiştir. araştırmanın güvenilirliği ve geçerliliği analiz edildikten sonra değişkenler arasındaki ilişkileri ölçmek amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmanın marka algısı boyutlarının marka tercihi üzerindeki etkisini tespit etmek amacıyla (hipotezlerin test edilmesinde) çoklu regresyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, güven, imaj ve kişilik faktörleri marka tercihini etkilemektedir.

Uluslararası politikanın yapısal teorisi: Kenneth Waltz ve Alexander Wendt'in uluslararası yapı kavramsallaştırmalarının eleştirisinden yeni bir senteze doğru

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Bu tezin temel amacı sosyal ontoloji ve uluslararası yapının nedenselliği arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın çıkış noktası, Alexander Wendt'in Kenneth Waltz'un yapı kavrayışının sınırlıklarını aşmak üzere ortaya attığı kültürel uluslararası yapı kavrayışının, yapının nedenselliğini aktörlerin öznelerarası anlamlarına indirgediği, dolayısıyla uluslararası yapı kavramının yeniden düşünülmesi gerektiği varsayımıydı. Meta-teori düzeyde benimsenen ontolojik temellerin, yapı-fail sorunsalı konusunda ve dolayısıyla uluslararası politikayı nasıl açıkladığımız ile ilgili önemli sonuçları olduğu varsayımdan hareketle, bu çalışma Roy Bhaskar ve Margaret Archer'in çalışmalarına dayalı bilimsel realizmin yapı-fail sorunsalına sunduğu çözümünün, uluslararası politika teorisinde uluslararası yapı kavramını yeniden düşünmek için önemli olanaklar sunduğunu göstermeye çalışmaktadır. Bu çerçevede bilimsel realizmin sunduğu ilişkisel yapı modeli sayesinde en önemli katkısı, uluslararası yapı kavramının öznelerarası anlamlara dayanmayan nedenselliğini ortaya koyması ve yapının öznelerarası boyutunu uygun bir bağlama yerleştirme imkânını sağlamasıdır. Bu kapsamda, çalışmanın temel argümanı, bilimsel realizmden türetilen sosyal, ilişkisel ve katmanlı bir ontolojinin, Wendt'in ortaya koyduğu gibi öznelerarası bir ontoloji ve dolayısıyla öznelerarası bir uluslararası yapı anlayışına yol açmayacağıdır. Bu sonucun uluslararası politika teorisi açısından en önemli anlamı ise, uluslararası yapının hiyerarşik yönünün ortaya koymasıdır.

Uluslararası sermaye akımlarının etkileri ve bankacılık sektörünün kârlılığı: Türkiye'den ampirik bir kanıt

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 İşletme Bilim Dalı
Gelişmekte olan ülkeler sürdürülebilir ekonomik büyümeyi ve hatta genel olarak sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak amacıyla ulusal kaynakları destekleyecek yabancı sermayenin gerekli olduğunu (oldukça erken) anlamıştırlar. Bu bağlamda, 1980'lerden bu yana gelişmekte olan ülkelerin çoğunda, finansal serbestleşmeye yönelik eğilim, Uluslararası Sermaye Akımları (USA)'nın serbest hareketlerine yol açmıştır. Ancak, yabancı sermaye akımlarının ülke ekonomileri üzerinde olumlu etkileri olduğuna dair genel inanç da, 2008 küresel finansal krizinden alınan dersler (tecrübelerin) sonrasında sorgulanmıştır. Bu çalışmanın temel amacı, uluslararası sermaye akımlarının, 1975-2016 döneminde Türkiye'deki bankacılık sektörünün kârlılığı üzerine etkilerini incelemektir. Önceki çalışmaların çoğu, ekonomik büyüme üzerine etkilerini analiz ederek, uluslararası sermaye akımlarının yalnızca bir veya iki ana bileşenine odaklanmıştır. Bu çalışma beş bileşeni dikkate almaya çalışmakta ve bunların Türkiye'deki bankacılık sektörü üzerine etkilerini incelemektedir. Çalışmada 42 yıl kapsayan ikincil yıllık veriler kullanılmış ve 52 faaliyet gösteren banka incelenmiştir. Bu bankalar 5 türe ayırt edilimiştir. Ekonomik ve/veya finansal krizlerle ayrılan farklı dönemlere de dikkat edilmiştir. Benimsenen model, çoklu bir regresyon modelidir ve dinamik bir panel modeline dayalı olarak, sonuçların sağlamlığı amacıyla iki çift tahmin yöntemi kullanılmıştır: (1) Sabit Etkiler Modeli ile Genelleştirilmiş Panel Momentler Metodu; veya (2) Rastgele Etkiler Modeli ile Genelleştirilmiş Lineer Model. İki bağımlı değişken kullanılmıştır: Aktif Kârlılığı ve Özkaynak Kârlılığı. Bağımsız değişkenler konusunda, uluslararası sermaye akımlarının beş bileşeni, açıklayıcı değişkenler olarak kullanılmıştır. Yani: (1) Doğrudan Yabancı Yatırımlar, (2) Yabancı Portföy Yatırımları, (3) Dış Borç Akımları (Kısa Vadeli ve Uzun Vadeli), (4) Dış Yardımlar ve (5) Kişisel Alınan Para Havaleleri. Buna ek olarak, beş kontrol değişken kullanılmıştır. Genel olarak sonuçlarda, Doğrudan Yabancı Yatırımlar ve Kısa Vadeli Dış Borç Akımları'nın bankacılık sektörünün karlılığı üzerine en olumlu etkilerine sahip olduğu gösterilmiştir. Bu iki sermaye akımlarını takip edenler ise, Yabancı Portföy Yatırımları ve Kişisel Alınan Para Havaleleri olmak üzere ikinci sırada gelmiştir. Finansal serbestleşme ve küreselleşmenin uluslararası sermaye akımlarının önemini artırdığı anlaşılır ve dünyadaki hareketlerini uyandırmıştır. Böylece, bu sermaye akımlarının (ilgili ülke veya ekonominin farklı faaliyet sektörleri üzerine) etkileri ortaya çıkmaktadır. Bu olgular hemen yakın zamanda durmaya hazır değildir. Anahtar Kelimeler: Finansal Serbestleşme, Bankacılık Sektörünün Karlılığı, Uluslararası Sermaye Akımları, Türkiye

Uluslararası sistemde ve Orta Asya devletlerinin sürdürülebilir kalkınması üzerinde göç süreçlerinin etkileri: Kazakistan örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Diğer
Göç, 21 yüzyılın önemli bir olgusudur. Yeni göç eğilimleri küreselleşme bağlamında ortaya çıkmış ve çeşitli etkilere neden olmaktadır. Küreselleşme süreci insanların, sermayenin, fikirlerin, bilginin, kültürün ve bu, modern uluslararası ilişkiler sisteminin yeni bir politik, sosyal ve demografik resmini oluşturur. Bu bağlamda, uluslararası göç hem küresel kalkınma hem de bazı devlet aktörleri için önemli bir meydan okuma haline gelmiştir. Göç olgusu Orta Asya devletleri içinde önemlidir. Orta Asya'daki göçün ana rolü baskın küresel ve bölgesel eğilim olarak emek göçü alır. Orta Asya ülkelerinin çoğunda azalan üretim, düşük ücretler, yüksek işsizlik ve yoksulluk göçün nedeni olarak açıklanabilir. Bununla birlikte, işgücü göçü, ana ülkelerdeki işsizliğin azaltılması, genellikle sosyal refah yardımının güçlü bir etkisine yol açarak ve bu tür sorunların üstesinden gelmeye yardımcı olabilecek göçmen dövizleri nüfusun satın alma gücünü artırarak bu itici ekonomik faktörlere olumlu bir şekilde sonuçlanabilir.Uluslararası göç süreçleri, Avrasya'nın tam merkezinde bulunan ve bir geçiş devleti olan ve bir donör ülke olan ve SSCB'nin dağılmasından sonra, Orta Asya ülkelerinden büyük göçmen akınlarını kabul eden benzersiz özelliklere sahip olan Kazakistan için özel bir öneme sahiptir. Bu araştırmada, Orta Asya ülkelerine ve Orta Asya ülkelerinden gelen göçün, bölgenin ve ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasının sosyo-ekonomik yönlerini nasıl ve ne ölçüde etkileyeceği araştırılacaktır. Öncelikle uluslararası göç ve kalkınma arasındaki ilişkinin bu tartışmalar çerçevesinde nasıl şekillendiğini teorik ve ampirik veriler ışığında incelemeyi hedeflemektedir. Daha sonra uluslararası göç ve kalkınma ilişkisinin 2030 BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, Küresel göç gibi güncel uluslararası belgelerde nasıl ele alındığını değerlendirecektir.

Uluslararası sözleşmeler ışığında kadın istihdamı ve Rusya'da kadınların çalışma koşulları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bilim Dalı
Kadın istihdamının ülkelerde gelişmişlik düzeyinin bir göstergesi olduğu bilimsel çalışmalarda ifade edilmektedir. Toplumlarda kadının rolü, sorunları, çalışma hayatı içinde yeri ve ona tanınan haklar tarihi süreç içinde sürekli tartışılmış ve günümüzde de güncelliğini korumaktadır. Bu anlamda ülkeler bazında kadınlara yönelik çalışmalar farklı coğrafyada bulunan kadınların toplum içinde durumlarını karşılaştırma fırsatı verecektir. Kadınlar Rusya'da toplumsal hayatın her alanında yer almaktadır. Özellikle çalışma hayatında her meslek alanında, ülkenin soğuk veya sıcak şartlarında, ağır veya hafif iş koşullarında kadın işgücüne rastlanmakta ve erkeklerin tercih edildiği birçok meslek ve işlerde kadın işgücü tercih edilmektedir. Bu ise, özellikle çalışma hayatında kadınların çalışma şartlarını, yasayla tanınan hakları, çalışma hayatında kadınlara ilişkin sorunları gündemde tutmaktadır. Rusya'da çalışma hayatında yer alan kadınların korunmasına yönelik çalışma koşullarının düzenlenmesi, yaşına ve cinsiyetine uygun bir iş talep hakkı, işyerinin sağlık koşullarına uygun olması ve diğer haklar ülkede çalışma mevzuatı kapsamında düzenlenmiştir. Nitekim ulusal düzeyde yasalarla sağlanan bu haklar, uluslararası belgeler doğrultusunda daha geniş bir koruma sağlamaktadır. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde kadınların tarihi süreç içinde toplum ve çalışma hayatında yeri, çalışma hayatında konumunu etkileyen faktörler ile kadın istihdamına ilişkin yaklaşımlar ve uluslararası belgelerde kadın işgücünü koruyucu hükümler ele alınmaktadır. İkinci bölümde ise Rusya'da kadının tarihi süreç içinde ve çalışma hayatında yeri incelenerek kadınlara yönelik ayrımcılık kapsamında yasal koruma irdelenmektedir. Üçüncü bölümde de çalışma mevzuatı kapsamında kadınlara tanınan haklar doğrultusunda sağlanan haklar incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Rusya'da kadınlar, Çalışma koşulları, İş Hukuku, İstihdam

Uluslararası ticarete açıklık ve Kenya'da işsizlik ile yoksulluk üzerine etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Uluslararası İktisat Bilim Dalı
Bu çalışmanın amacı, uluslararası ticaret açıklığının Kenya'daki işsizlik ve yoksulluk oranını 1990-2017 dönemleri için nasıl etkilediğini tespit etmektir. Dış ticaret ekonomistlerinin çoğu, ticaret açıklığındaki artışın bir ülkenin ekonomik büyümesine yol açtığına inanıyor. Bu da istihdam olanaklarının artmasına ve yoksulluk seviyelerinin azalmasına yol açmaktadır. Ancak Kenya'da bu durum böyle değildir. Son birkaç on yıldır Kenya'da dış ticaret faaliyetlerinde artış olmasına karşın, işsizlik ve yoksulluk oranı nispeten yüksek kalmıştır. Çalışmamın alaka düzeyi, 2017'de Kenya'nın İnsani Gelişme Endeksi (İGE) açısından 142. sırada yer almasından kaynaklanmaktadır. Sıralama, Kenya'nın hükümeti tarafından işsizlik ve yoksulluk sorununu çözmek için yeterli politikalar üretmediğinin göstergesidir. Bu nedenle, araştırma, uluslararası ticaret açıklığının Kenyalıların yoksulluk ve işsizliğine ne ölçüde katkıda bulunduğunu incelemeye çalışmaktadır. Analizlerden elde edilen sonuçlar, uluslararası ticaret açıklığının işsizlik üzerinde uzun vadeli bir etkiye sahip olduğunu, ancak yoksulluk üzerine uzun vadeli bir neden olmadığını göstermiştir. Çalışma, Kenya'da işsizliğin azaltılması ve yoksulluğun ortadan kaldırılması konusunda azami faydayı sağlamak için hükümetin ticaret açıklığını nasıl etkileyebileceğini önermektedir.

Uluslararası ticari sözleşmeler hukukunun yeknesaklaştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Uluslararası Ticaret Hukuku ve Avrupa Birliği Bilim Dalı
Uluslararası ticaretin gelişimi ve artması dünyadaki bütün devletler tarafından hedeflenen bir amaçtır. Ancak devletlerin ulusal hukuk sistemleri arasındaki farklar bu gelişim için belirli engeller oluşturmaktadır. Bu engelleri aşmak için uluslararası ticaret hukukunun yeknesaklaştırılması, yani aynı uluslararası hukuki işleme uygulanacak iki veya daha çok ulusal hukuk sisteminin farklı kurallarının bir kuralla değiştirilmesi çare olarak görülmektedir. Bu amaçla şimdiye kadar bir çok çalışmalar yapılmış ve bir çok yeknesaklaştırma aracı ortaya konulmuştur. Uluslararası ticaret hukukunun bel kemiğini oluşturan uluslararası ticari sözleşmeler alanında hazırlanmış olan yeknesaklaştırma araçları ise bu bakımdan özellikle önem taşımaktadır. Hukukun yeknesaklaştırılması alanında çalışmalar sürdürülmekle birlikte bu konuya şüpheyle bakanlar ve yeknesaklaştırmanın kendi amacına ulaşamayacağını düşünenler de mevcuttur. Bu yeknesaklaştırma sürecinde ortaya çıkan bir takım sorunlarla ilgilidir. Ancak özellikle de uluslararası ticaret hukuku alanında yapılan yeknesaklaştırma çalışmalarında elde edilen başarılar umut vaat etmektedir. Uluslararası ticari sözleşmeler hukuku alanında yapılmış olan ayrı ayrı yeknesaklaştırma çalışmaları ile ilgili araştırmalar mevcut olsa da, konuyu daha kapsamlı bir şekilde ele alan ve meseleye daha geniş bir perspektiften bakan araştırmaların eksik olduğunu görmekteyiz. Özellikle de Türkiye'de bu tür araştırmalarda bir boşluğun mevcut olduğu hissedilmektedir. Uluslararası ticari sözleşmeler hukukunun yeknesaklaştırılması amacıyla ortaya konulmuş çalışmaların ve hazırlanmış olan araçların daha kapsamlı bir şekilde araştırılması, onların sağladığı faydaları göstermek, bu alanda ortaya çıkan sorunları belirlemek ve gerekli çözüm önerileri sunmak açısından önem arz etmektedir. Bütün bunları dikkate alarak biz bu araştırmamızda uluslararası ticaret hukukunun yeknesaklaştırılması kavramını, onun önemini ve sağladığı avantajları, yeknesaklaştırmanın gerçekleştirilmesi yöntemlerini, uluslararası ticaret hukukunun yeknesaklaştırılması alanında çalışmalar yapan ve bu sürece katkıda bulunan uluslararası kurumları, uluslararası ticari sözleşmeler alanında yapılmış olan ve şu an yapılmakta olan çalışmaları, bu konuyla ilgili ortaya çıkan sorunları ve bu sorunların ortadan kaldırılması için sunulan çözüm önerilerini incelemeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Uluslararası Ticaret Hukuku, Uluslararası Ticari Sözleşmeler, Uluslararası Ticari Sözleşmeler Hukuku, Hukukun Yeknesaklaştırılması, Yeknesaklaştırma Araçları, Lex Mercatoria

Uluslararası ticari tahkimde uluslar üstü kamu düzeninden kaynaklanan doğrudan uygulanan kuralların uygulanması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Özel Hukuk Bilim Dalı
Mevcut tez çalışması, dünya çapında tahkim kurumları, kanun koyucuları ve tahkim kararlarını uygulayan mahkemeler arasında kamu düzeni istisnası ve kamu düzeninden kaynağı olan doğrudan uygulanan kuralların uygulanmasına yönelik temel pratik yaklaşımları incelemektedir. Bu tezde ulusal (seçilmiş ülkelerin mahkeme kararları ve tahkim kararları) ve uluslararası (Avrupa ve uluslar üstü mevzuatı, uluslararası tahkim kurumlarının kararları ve model yasaları) düzeyde modern görüş ve klasik içtihat örnekleri yansıtılmaktadır. Güncel araştırma, kamu politikasının ifadelerini (ambargo, ticaret kısıtlamaları, uluslararası yaptırımları), kamu politikasının kaynaklarının (ulusal, uluslararası, uluslar üstü niteliği taşıyan kaynaklarını ve Avrupa kamu düzeninin bu sistemdeki yerini) ayrıntılarını incelemektedir. Tahkim kurumlarının pratik yaklaşımları bu çalışmanın ana odak noktası olduğundan, uluslararası içtihatta olan örneklere dayanarak mevcut tezinin yazarı, belirli kamu düzeninin tahkim kararını ve daha fazla bu kararın icra edilebilmesini nasıl etkileyebileceğini (örneğin, tahkim yargılamasının reddedilmesi, tahkim kararının icrada bulunmaması, tahkim kararının uygulanmaması veya tahkim kararının iptali) açıklamaktadır. Bununla birlikte, mevcut tez, uygulanacak hukukun seçimi ve tahkim yerinin seçiminde tarafların ve hakemlerin kamu düzenini ve kamu düzeninden kaynağı olan doğrudan uygulanan kuralları dikkate almanın önemini vurgulamakta ve tarafların tahkim kararının uygulanması ve uyuşmazlığın tahkim edebilirliğini güvence altına almaları için olası bir çözüm sunmaktadır.

Uluslarası sözleşmeler ve Afganistan ulusal kanunlarda çocuk hakları bağlamında eğitim hakkı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Kamu Hukuku Bilim Dalı
Bu çalışma, Afganistan'da çocukların eğitim haklarıyla ilgili olarak, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin anlamını ve uygulama sürecini incelemek için ele alınmıştır. Ayrıca, İnsan hakları mekanizmalarının işletilmesi ve bununla ilişkili olarak yükümlülükler, eğitim hakkı bağlamında incelenecektir. Son otuz yıldır savaşın devam ettiği Afganistan'da, yeni hukuk düzeninin kurulması ve uygulanması, Afganistan'ın yeni doğmuş bir devlet olarak tanınmasına neden olmuştur. 2001 tarihinde kurulan yeni hükümet, hukuki sınırlamalar dahil olmak üzere, yeni anayasanın kabulü, yeni insan hakları komisyonunun kurulması ve de insan haklarına ilişkin olarak uluslararası hukuk nezdinde vermiş olduğu taahhütlerle, bir dizi tasarrufa imza atmıştır. Çatışmalardan yeni çıkmış bir devlet olarak, eğitimin geliştirilmesi hususu, hükümetin yeniden yapılandırılması aşamasında atılması gereken ilk adımdır. Tezimizde, çocuğun eğitim hakkı ulusal ve uluslararası hukuktaki gelişimi ve günümüzdeki durumu ile ortaya konmaya çalışılmıştır. Çocuğun eğitim hakkı ulusal ve uluslararası hukukta geçmişten günümüze kadar olan gelişimi ve günümüzdeki durumu detaylı bir şekilde incelenmeye çalışılmıştır. Çocukların eğitim hakkı, uluslararası sözleşmelerde, bölgesel insan hakları sistemlerinde ve devletlerin anayasalarında tanınan güçlendirici bir haktır. Son on beş yıllık süre zarfında, çocukların eğitim haklarının geliştirilmesine dair denemeler mevcut olsa da, halen çocukların eğitime erişimlerinde engeller bulunmaktadır. Bu çalışmada, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin, Afganistan ulusal mevzuatında ne derece uygulandığı üzerinde durulacaktır. Bu çalışma, çocukların eğitime erişim haklarına ilişkin engellerin temel sebeplerini içermekle birlikte, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin Afganistan'daki uygulanmasına dair sorunlarla sona erdirilecektir. Son olarak, çocukların eğitim ihtiyacının giderilmesine yönelik olarak ne gibi olanakların sağlanması gerektiği ve bu hakkın geliştirilmesine dair tavsiyelerde bulunulacaktır.

Ulusmerkezciliğin küresel kültür konumlandırması ile oluşturulan reklamlara yönelik tutuma etkisi: Irak-Türkiye örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Pazarlama Bilim Dalı
Bu çalışma ile tüketicilerin ulusmerkezcilik boyutlarının, küresel tüketici kültürü konumlandırma ile yapılan bir reklama karşı tutumları üzerine kültürlerarası etkileri araştırılmaktadır. Bu etkileri araştırmak için Türkiye ve Irak'ta bulunan toplam 400 hane halkı üzerinden anket yöntemi ile veri toplanmış olup, bu iki ülke karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu karşılaştırma 17 sorudan oluşan ve toplum yanlı olma, Biliş, Tehdit, tepkisellik ve alışkanlık boyutlarını içeren beş boyutlu tüketici ulusmerkezciliği genişletilmiş eğilim ölçeği CEESCALE ile gerçekleştirilmiştir.

Ulus-ötesi göç ve evlilik bağlamında kadın göçü: Türkiye'nin Makedonyalı ve Kosovalı göçmen gelinleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Balkan göçleri, Türk göç yazınında yer alan önemli başlıklardan birisidir. Ele alınan göçler, siyasi ve ekonomik sebeplerle gerçekleşmiş, kitlesel göçlerdir. Oysa sosyo-kültürel nedenlerle gelişmiş göçlerin de var olduğu bilinmektedir. Bunların arasında kadın evlilik göçlerini saymak mümkündür. Kadınlar, Makedonya ve Kosova gibi Balkan ülkelerinden Türkiye'ye evlilik aracılığıyla göç etmektedir. Ancak bu göçler görünmez niteliktedir. Araştırma, Makedonya ve Kosova'dan evlilik aracılığıyla gelen kadınların evlilik göçlerini görünür kılmayı amaçlamaktadır. Bunun için 55 göçmen gelinle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Kadınların evlilik göçlerinde başlıca motivasyonların neler olduğu hususu, araştırmanın konusu itibariyle önemlidir. Bulgulardan elde edilen sonuçlara göre kadınlar, kişisel ve/veya ailevi motivasyonlarla birlikte akraba ve arkadaşların etkisi altında göç kararı alabilmekte, göç etmektedirler. Buna göre, kadınların evlilik göçlerinde iki bölge arasında kurulmuş göçmen ağlarının etkili olduğu görülmektedir. Göçmenlerin, memleketli gelin getirme düşünceleri kadar, gelin göçmenlerin memleketten kız kardeş/akraba/arkadaş getirme düşünceleri de giderek yaygınlık kazanmaktadır. Her yeni göçmen olası yeni göçmenleri tetiklemektedir. Bu noktada şimdilik bireysel güzergâh olarak görülebilen evlilik göçleri, gelin göçmenlerde yaşanabilecek artışla toplumsal bir güzergâh halini alıp almayacağı sorusunu akla getirmektedir. Bu durum, bölgedeki Türk nüfusunu olumsuz yönde etkileyecek önemli bir meseledir. Anahtar Sözcükler: Evlilik göçleri, Göçmen gelinler, Makedonyalı/Kosovalı gelinler, Göçmen ağları.

Umungobi Khuren Tsaw kömür yatağının en uygun ocak tasarımının geliştirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Günümüzde hızla artan ulusal ve uluslararası rekabet koşulları ve daralan kar marjları madencilik şirketlerinin üretim faaliyetlerindeki verimliliğini arttırıcı üç boyutlu modellemeler ve tasarımlar kullanılarak, üretim öncesi proje aşamasında farklı üretim senaryoları üreterek, optimum dizayn ve üretim planlamasının oluşturulması, gelişen bir madencilik anlayışı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bununla beraber, bilgisayar yazılımlarındaki hızlı gelişmeler, madencilik endüstrisine ait yazılımların kullanılmasını kolaylaştırmış ve daha verimli sonuçlar alınmasını sağlamıştır. Dolayısıyla bir madenin tasarlanması, ekipman seçimi, madencilik işlemlerinin kısa ve uzun vadede planlanması, farklı seçeneklerin karşılaştırılması, işlemlerin daha hızlı ölçülmesi ve kontrolü gibi problemlerde üç boyutlu (3B) madencilik yazılımlarının sektör içindeki önemi giderek artmaktadır. Bu tez çalışmasının temel amacı, madencilik sektöründe gelişen teknoloji ile beraber sürdürülebilir bir açık işletme dizaynının bilgisayar destekli olarak yapılmasından sonra üretim için en uygun harmanlama metodunun seçilmesini sağlamaktır. Bu konuda kendini kanıtlamış ve günümüzde gerek yeraltı gerekse açık ocak yöntemi kullanılan birçok kurumsallaşmış maden ocağında kullanılan bir paket programı yardımıyla bir açık ocak kömür madeni işletmesinin üç boyutlu tasarımı gerçekleştirilmiştir. İkinci aşamada ise bu tasarımlardan yararlanarak, optimum kömür harmanlama modeli geliştirmeye çalışılmıştır. Bu tasarım sırasında paket programda yer alan kestirim hesaplarına göre bloklara değer atamaları yapılmış ve sürdürülebilir ekonomik bir üretim için optimum blok karışım oranları belirlenmiştir. Bu çalışma, kömür yatağındaki sondaj verilerinin üç boyutlu dizaynını, rezerv hesaplamalarını, blok model oluşturulmasını, üç boyutlu basamak dizaynını, nihai ocak sınırını, kömür ve ocak özelliklerine dayanarak doğru ekipman seçimini, kaldırılacak dekapaj miktarını, yıllık ve aylık üretim miktarını ve buna bağlı olarak oluşturulan harmanlama metodunu kapsamaktadır. Sonuç olarak kömür kalitesinin sürekliliğinin sağlanması amacıyla incelenen saha için, en uygun kömür harmanlama modeli oluşturulmuş ve bu modelin Monzol işletmesi açısından kullanılabilirliği ortaya konulmuştur.

Umutların ve hayal kırıklıklarının sosyo-kültürel arka planı: Türk erkekleriyle evlenen Kazakistanlı kadınların evlilik memnuniyeti üzerine nitel bir çalışma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Kazakistanlı kadınlar ve Türk erkekleri ile yapılan evlilik, Kazakistan ve Türkiye arasındaki sosyo kültürel, ekonomik, siyasi ilişkilerin gelişmesi ile ortaya çıkmış olan bir evliliktir. Bu evlilikler, birçok yabancı ile yapılan evlilikler gibi eşlerin bireysel farklılıkları, etnik kimlikleri, kültürel özellikleri, eşlerin benimsedikleri değerleri, toplumsal cinsiyet rolleri, yaşanılan coğrafiya gibi birçok iç içe girmiş bir yapıya sahiptir. Bu çalışmada Kazakistan ve Türkiye arasındaki kültür, dil ve sınır farklılıkları dikkate alınarak iki ülke vatandaşları arasında gerçekleşen yabancı evliliklerde evlilik memnuniyeti evliliğin önemli aktörlerinden biri olan ve evliliği deneyimleyen Kazakistanlı kadınların gözünden anlaşılmaya çalışılmıştır. Daha açık bir ifadeyle bu çalışmada Kazakistanlı kadınların Türk erkekleriyle olan evliliğindeki evlilik memnuniyetinde rol oynayan öznel faktörler incelenmiştir. Kazakistanlı kadınların Türk erkekleriyle evlenme nedenleri, evlilikten beklentileri, evlilik deneyimleri, Kazakistanlı kadınlara göre 'Türk erkeğine', 'Türk erkeği ile evli olmaya' ilişkin verilen anlamların neler olduğu hem Türkiye'de yaşayan hem de Kazakistan'da yaşayan Türk erkekleriyle evli Kazakistanlı kadınlar üzerinden anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada Türk erkekleriyle evli olan Kazakistanlı kadınların gözünden evlilik memnuniyetleri anlaşılmaya çalışılırken evlilikteki beklentilerine ulaşıp ulaşamama noktasında 'hayal kırıklıkları' metaforu üzerinden sosyolojik olarak bir yorumlamaya gidilmiştir. Araştırmanın ampirik verileri Kazakistan'da (Astana, Almaty, Şimkent, Atyrau) ve Türkiye'de (Ankara, İstanbul,) yaşayan toplam 22 Kazakistanlı kadınla 2018 – 2019 yıllarında yapılmış olan derinlemesine görüşmeler aracılığıyla derlenmiştir. Derinlemesine görüşmelerle toplanan veriler tematik analiz ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın önemli sonucu Kazakistanlı kadınların Türk erkekleri ile evliliğinde aşk ve sempati dışında rasyonel nedenlerin (kültürel benzerlikler, aile/akraba ve arkadaş onayı, dini ortaklık, dil yakınlığı, yurtdışına çıkma, yurtdışında yaşama, yurtdışını gezme, maddi anlamda rahatlama, yaşı geçmeden evlenme) rolü olduğudur. Ayrıca Kazakistanlı kadınların Türk erkekleriyle evliliklerindeki en önemli beklentisi 'iyi bir erkekle güven veren ve sürdürülen bir aile yaşamına sahip olmaktır'. Hem Türkiye hem Kazakistan'da yaşayan kadınların evlilik beklentilerine ulaştıkları söylenmekte birlikte evlilik nedenleri, beklentileri, evlilik memnuniyetleri onların yaşadıkları ülkeye göre değişmektedir. Buna göre Kazakistan'da yaşayan ve Türk erkekle evli olan kadınların evlilik memnuniyeti kriterleri ile Türkiye'de yaşayan ve Türk erkekle evli olan kadınların evlilik memnuniyetinden daha farklı olduğu anlaşılmıştır. Kazakistanlı kadınların evlilik memnuniyetinde eşler arasındaki ilişkilerde ve dolayısıyla evlilik memnuniyetinde benzer kültürel faktörlerin (inanç, gündelik yaşam uygulamaları, gelenekler, dil) anlamlı rolü olduğu

UN global counter-terrorism strategy: Principles, effectiveness and challenges

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2022 Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Günümüzde terörizm, uluslararası güvenlik ve istikrar için önemli bir tehdit olarak ortaya çıkmıştır. Buna karşılık Birleşmiş Milletler terörle mücadele amacıyla yasal taslaklar geliştirmiş ve uygulanmaları stratejik bir plan ve pratik şeması kurmuştur. Fakat, Birleşmiş Milletler üye ülkelerinin terrorizm üzerine ortak bir vizyonda buluşamamaları, ayrıca karkı karşıya kaldıkları siyasi ve ideolojik iç zorluklar bu yönde pozitif bir gelişimin karşısında en büyük engel olarak ortaya çıkmaktadır. Bu tez, bu problemin daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle terörizm kavramını açıklayarak, yasal olarak terrorizmindiğer şiddet içeren eylemler arasındaki farkı açıklayıp, sonrasında ise Birleşmiş Milletler'in terörle mücadele çabalarının temelini oluşturan yasal temelleri ve ana hatları ortaya koymaya çalışmaktadır. Aynı zamanda terörle mücadele faaliyetlerinde meydana gelen gelişmeleri de kapsayan çalışma, Birleşmiş Milletler uluslararası terörle mücadele stratejisinden başarılarını ve eksikliklerini ortaya koyar.

Understanding and investigating İran's nuclear ambitions:What causes states to pursue nuclear weapons?

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Bu tez üç soruya odaklanmaktadır: İlki, bir devletin nükleeri elde etme isteğini araştırmak için ne tip bir önermenin yardımcı bir çerçeve sağlayabileceğidir. Ikincisi, İran'ın nükleer programı arkasındaki itici güçlerin ne olduğudur? Üçüncüsü, İran'ın uluslararası güvenliğe bir tehdit mi olduğudur? Böylelikle, bu tez İran'ın nükleer programının askeri veya sivil olma yönü, yani programın türü ile ilgilenmemekte, bir nükleer programı takip etmesinin arkasındaki nedenlere bakmaktadır. Buna ek olarak, araştırmacı, hipotezini geliştirmeden ve onu İran örnek olayıyla ilişkilendirmeden önce, uluslararası ilişkilerin güvenlik çerçevesini ana hatlarıyla belirtmektedir. Teorik bir çerçeveye başvurmak, İran'ın nükleeri elde etme isteğini analiz etmek için önemlidir. Bu nedenle, realizm, inşacılık ve Kopenhag yaklaşımı olmak üzere üç teoriden yararlanılacaktır. Ayrıca, bu tez, konuyla ilgili teknik meseleler, İran'ın nükleer programındaki mevcut durum ve İran'ın füze programı üzerinden askeri duruşu hakkında, realizm, inşacılık ve Kopenhag yaklaşımının yorumları ile bağlantılı bir özet sunacaktır. Dar kapsamlı bir tarihsel değerlendirme, örnek olayın siyasi gelişiminin Eylül 2015'e kadar olduğunu göstermektedir. Literatürde, İran'ın ABD'nin ve Avrupa'nın güvenlik ve çıkarları için yakın bir tehdit olabileceği yorumu yaygındır. Aynı şekilde, İran'ın durumu, özellikle nükleer silahsızlanma ve bölgesel güç dengesi göz önünde bulundurulduğunda, dikkate alınacak nedenler yığını ortaya koymaktadır. Nükleer silahlanmanın nedenlerini, karşılaştırmalı bir düzeyde araştırmak gerekmektedir. Bu nedenle, bu çalışmanın odağında olmamasına rağmen, Hindistan, Pakistan, İsrail örnekleri vurgulanacaktır.

Understanding female labor force participation in Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2019 Diğer
Dünyanın belirli bölgelerinde, kadınların işgücüne katılım oranları hala düşük olması ve hatta düşmeye devam etmesi bu büyük sorunun göstergelerinden biridir. Ve Avrupayla Asya'nın kesiştiği noktada, Türkiye, bundan muaf görünmemektedir. Hızlı ekonomik büyümesine ve kadınların eğitimi, evlilik yaşı ve doğurganlık oranlarında gözle görülür iyileşmelere rağmen, ülkedeki kadınların iş gücüne katılımı hala düşüktür. Bu tez, bu olguyu çarpıcı Türkiye örneğinde deşifre etmeye yardımcı olmayı amaçlamaktadır.Türkiye'de kadınların iş gücüne katılımı oranının düşüklüğünün arkasındaki nedenleri belirlemek için çok sayıda çalışma yapılmıştır. Ancak bu tez, ülkenin kadın nüfusunun özellikle ne istihdamda, ne eğitimde, ne de mesleki eğitimde oluşuna odaklanan ilk örnektir. Bazı kadınların, Herhangi bir örgün eğitimin veya mesleki eğitimin dışında kalarak neden ülkenin, diğer türlü güçlü işgücünden uzak durduğunu araştırmaktadır. Her grup için spesifik faktörleri belirlemek ve farklı yaş gruplarına yönelik regresyon analizlerini içermektedir.Bunu yaparken, analizimde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan 2016 yılındaki hane halkı işgücü anketi mikro veri setini kullandım..Analizde, Türkiye'deki düşük kadın iş gücü katılımının arkasındaki nedenleri araştırmak için logit modelleri kullandım. Sonuçlar, kadın olmanın ne eğitimde ne de mesleki eğitimde olmayan bir birey olma ihtimalini arttırdığını göstermiştir. Ayrıca ne eğitimde ne de mesleki eğitimde olmayan bir birey olma olasılığının, çeşitli değişkenlerin kontrolünden sonra daha da yüksek olduğunu buldum. Beklendiği üzere, sonuçlar ne eğitimde ne de mesleki eğitimde olmayan bir birey olma ihtimalini azaltmada eğitimin çok önemli bir rol oynadığını kanıtlamıştır. Kadınların resmi bir işte çalıştırılma ihtimalini arttırdığından, özellikle yüksek öğrenimin önemli olduğu görülmektedir. Ayrıca, evli kadınların ne eğitimde ne de mesleki eğitimde olmayan bir birey olma ihtimali bekar kadınlardan daha fazladır.

Unemployment in Afghanistan, impact of unemployment on economic growth of Afghanistan, causes and socio-economic consequences of unemployment in Afghanistan (2003-2019)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Afganistan, Orta ve Güney Asya ülkelerini bağlayan, stratejik konu ve yer altı zenginliğe sahip bir ülkedir. Afganistan, 2003-2019 yıllar arasında uluslararası toplumlar trafından yaklaşık 75 milyar ABD doları yardım almışken hala bölgedeki en yüksek yoksulluk (%75) ve işsizlik (%37) oranına sahip ülkelerdendir. Afganistan'da İşsizlik korkunç bir sorun olduğu için, Afganistan'da işsizliği, işsizliğin Afganistan'ın ekonomik büyümesi üzerinde etkisi, işsizliğin nedenleri ve sosyo-ekonomik sonuçları 2003-2019 yıllarda çeyrek veriler kullanarak incelemekteyiz. Bu analizler, işsizlik oranı ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştıran Okun yasasının ekonomik modeli ve bahsedilen dönem için Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Sınır Testi (ARDL) istatistiksel modelleri yardımıyla yürütülmüştür. Afganistan'daki işsizliğin nedenleri ve sosyo-ekonomik sonuçları ikincil literatür incelenerek araştırılmaktadır. Analizin sonucunda Afganistan'da 2003-2019 yılları arasında ekonomik büyüme ile işsizlik oranı arasında anlamlı ve uzun dönemli bir ilişkinin olmadığını göstermektedir. İşsizliğin nedenleri ve sosyo-ekonomik sonuçları ile işsizlikle mücadele önerileri sonuç ve tartışma bölümünde ayrıntılı olarak ele alınsa da bazılarına burada değinilmekte; işsizliğin bireyleri, toplumu ve ekonomiyi olumsuz etkilenmesi, yoksulluk ve savaşın artması, uyuşturucu bağımlılığı ve psikolojik hastalıklar, göç, beyin göçü, suç faaliyetleri, aile yıkımı, sivil huzursuzluk, finansal sermaye çıkışı, siyasi istikrarsızlık ve ekonomik bağımlılıklara sebeptir. Öte yandan doğrudan yabancı yatırımı, tasarrufları, yaşam standartlarını, gayri safi yurtiçi üretimi ve devlet gelirini düşürmektedir. Yüksek işsizlikle mücadeleye ilişkin öneriler ayrıntılı olarak verilmiş ve bazılarından burada bahsedilmiştir; Afgan hükümeti ve Taliban grubu barış görüşmelerini hızlandırmalı, Afganistan hükümeti tarım sektörünün gelişimine odaklanmalı, madencilik, tarım ve sanayi sektörlerinde yerli ve yabancı yatırımcılara teşvik etmelidir. Ek olarak, Kapsamlı maliye ve para politikasının hazırlanmasına ve uygulanmasına, hükümet, Afganistan'daki istihdam olanaklarını artırmak için ülke genelinde eğitim sisteminin ve teknik eğitimin iyileştirilmesine vurgu yapmalıdır.

Università degli Studi di Ferrara

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2022 Diğer