Thesis Search




SEARCH RESULTS

University website design with multivariate statistical techniques in kansei engineering

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Bu ileri teknoloji çağında, her üniversite programlarını destekleyen ve dünya etrafındaki öğrencileri kendi fakültelerinden birine katılmaya teşvik eden bir web sitesine sahiptir. Bununla birlikte, üniversiteler web sitelerinin işlevselliğine ve kullanılabilirliğine çok öncelik verir ve duygularını tatmin eden görsel açıdan çekici web sitelerine yönelik kullanıcının talebini karşılamak için daha az dikkat verirler. Bu tez, Türkiye üniversitelerindeki 18 - 37 yaş aralığında öğrencilerine duygusal açıdan çekici gelen, web sitesi tasarımı unsurlarını belirlemek için Faktör Analizi (FA), Kısmi En Küçük Kareler (PLS) regresyon istatistik yöntemlerini ve Kansei Mühendisliği'ni önermektedir. Türkiye'deki üniversitelerinden 9 örnek web sitesi ve 22 Kansei kelimesi araştırılmak üzere seçilmiştir, 84 kadından ve 88 erkekten oluşan 172 öğrenciye Kansei kelimeleri (KW'ler) kullanarak seçilen web sitelerini değerlendirmeleri için sorular sorulmuştur. Web sitesi unsurları ve KW arasındaki ilişkiyi değerlendirmek için 5 noktalı semantik farklılık ölçeği kullanılmıştır. FA ve PLS regresyon gibi çok değişkenli istatistiksel yöntemler en etkili KW'leri ve ilgili web sitelerini açıklamak için tercih edilmiştir. Sonuç öğrencilerin Kansei üzerinde olumlu ve olumsuz etkisi olan web sitesi kategorilerinin en yüksek ve en düşük derecelendirmedeki web sitelerini göstermiştir. Web sitesinin tasarımında kullanıcının isteğini tatmin açısından bu çalışmadaki FA ve PLS regresyon ve Kansei Metodolojisinin çok önemli bir rol oynadığını bu tezdeki sonuç ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Faktör Analizi; PLS regresyon; Kansei Mühendisliği; Görsel tasarım; Kansei kelimeleri.

Unmanned aerial vehicles based 3D city modeling data collection, processing and analysis the case of Yavuz Sinan neighborhood

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2019 Şehir Planlama Bilim Dalı
Birleşmiş Milletler'in Sürdürülebilir Kalkınma Stratejileri Raporu'na (URL-17) göre, kentsel nüfusun 2030 yılına kadar küresel nüfusun %60'ını kaplaması bekleniyor. Bu büyümeyi sürdürülebilir, kapsayıcı ve esnek kılmak için kentsel alanlarda nüfusun büyümesine ilişkin stratejiler geliştirilmiştir. Bununla birlikte, kentsel alanlardaki nüfus artışı zorlayıcı değildir, ancak kaynakların gelişimi, yenilikçilik ve yaratıcılık üzerine daha fazla yoğunlaşan, iyi tasarlanmış ve iyi yönetilen kentsel alanlarda bir fırsat haline dönüşebilir (URL-17). Bu doğrultuda akıllıca düzenlenmiş teknolojik gelişmelerin ve bu tür stratejilerin etkinliğini en üst düzeye çıkarmasındaki rolü ve önemi ortaya çıkmaktadır. Son yıllarda, insansız hava araçları (İHA) sivil uygulamalarda rol almak için askeri amaçla kullanım alanından uzaklaşma evresine girmiştir ve daha küçük dronlar kullanılmaya, satın alınabilir hale gelmiştir. Bu tür İHA'lar farklı şekilde adlandırılabilmektedir. Bunlar; dronlar, insansız hava taşıtı ve uzaktan kumandalı hava taşıtı gibi adlandırmalardır. Bunların dışındaki diğer isimlendirmeler farklı sınıflandırmaları tanımlayan uzaktan kumandalı uçabilen araçlarla eş anlamlıdır. Çeşitli sınıflandırmalar (büyüklüğü ve ağırlığı, çeşitliliği, teknik sınıflandırması, otonomi düzeyi), zengin gelişen tarihi (uçurtmadan araştırma aracına) ve karmaşık kompozisyonu (MPCS, araç, taşıma yükü, iletişim, navigasyon sistemleri) ile İHA'lar son zamanlarda sivil uygulamalar konusunda çeşitli alanlarda önemli rol almaya başlamıştır. Yerel, ulusal ve uluslararası hükümetler ve politika yapıcılar, kalkınma ve teknolojiye bir engel teşkil etmeden İHA'lara ilişkin sosyo-teknik kaygıları önlemek için etkili yasal çerçeveler yoluyla strateji ve düzenlemelerin geliştirilmesi konusunda endişe duymaktadır. Araştırma ve akademik veritabanlarında (Scopus, WOS), çeşitli eğitim alanlarını kapsayan (mühendislik, bilgisayar bilimi, sosyal bilimler, çevre bilimleri, vb.) yayınlarda önemli bir artış gözlendiği tespit edilmiştir. Öte yandan, 3D şehir modelleri (3DCM) özellikle bilgisayar grafikleri ve depolama yeteneklerinin gelişmesinden sonra farklı araştırma alanlarında önemli bir yer almıştır. Manuel bir şekilde modellenen şehir modelleri, maliyet ve zaman sorununu çözmek için bulunan veri girişine, özniteliklere ve kurallara bağlı olarak, uygun şehir modellemesi sağlanıncaya kadar zaman ve işgücü maliyeti açısından uygun bulunmuştur. 3DCM, gerçek dünyaya uygulanmadan önce gelecek senaryoları simüle etme becerisine sahip güçlü bir temsil, görselleştirme ve analiz aracıdır. City GML, çeşitli görselleştirme yetenekleri, yönleri ve sınıfları ile depolanacak ve paylaşılacak modeller için teorik veya gelecekteki tasarımları analiz etme, görselleştirme becerisine sahip birden fazla disiplin uzmanı sağlayan ortak bir uluslararası taban sağlamaktadır. CityGML, 3DCM kullanım amacı ile detay seviyesinin daha uyumlu bir şekilde ayarlanmasını sağlayan aynı nesnelerin sunumu için birden fazl

Unsuccessful peace agreements in peacebuilding and conflict resolution process: The case of mali republic (2006-present)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Araştırmacılar Afrika'daki çatışma çözme mekanizmalarını sürekli olarak analiz etmişler ve kıtadaki çatışmaları, sosyoekonomik ve politik gelişimini zayıflatan karmaşık etkenlerden biri olarak görmüşlerdir. Kıtanın barış ve güvenliğini güçlendirecek her türlü çözüm önerisinin başarısı bu çatışmaları etkili şekilde yönetmeyi ve, barış inşasını içermek zorunda gibi görünmektedir. Çatışmalar farklı tipte olup, arabuluculara veya uluslararası topluluğa çözümünde hangi mekanizmaların uygulanacağı konusunda yardımcı olmak için bu çatışmaların niteliğinin belirlenmesi gerekmektedir. Araştırmacılar, Masli'deki çatışmalara tüm Afrika ulusunu kapsayan tarihi bir perspektifle bakmaktadır ancakMali'nin tarihi ve kültürü çoğu yabancı tarafından bilinmemektedir. Bu boşluğu doldurmak için bu çalışma Mali'nin krizini kültürel ve tarihi bağlamda tanımlamayı ve daha sonra ülkedeki mutlak barışı geri getirme sürecinde geçmiş barış anlaşmalarının başarısız olmasının ardındaki olası nedenleri belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ana araştırma sorusu: Mali'de barış inşası ve çatışma çözme süreçlerinde barış anlaşmaları neden başarısız oldu? sorusudur. Bu tez kapsamında bu soruya cevap bulmak adına resmi ve kurumsal dokumanların incelenciği niteliksel bir çalışma yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan veri toplama yöntemi, Mali Çatışması'na dahil olan belirli popülasyonların değerleri, görüşleri, davranışları ve sosyal bağlamları hakkında bilgi toplamaya yardımcı olan nitel yöntemdir. Sonuçlar çatışma çözüm sürecinde, barış anlaşmalarının, çatışmadaki sosyal / grup kimliklerini dikkate almadıkları çatışma çözme sürecindeki arabulucuların kimlik sorunlarını yönetemediğine işaret etmektedir. Anahtar kelimeler: Afrika; Çatışma çözümü; Mali; Barış Anlaşmaları; Sosyal kimlik

Urban image branding: The case of Istanbul

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2017 Diğer
Günbegün, küreselleşme ekonomik kriz ortamı ile birlikte rekabetçi bir yer pazarı yaratmakta; küresel rakabet ortamında, kentin öneminin farkındalığı kent pazarlaması konusunu gündeme taşımaktadır. Kentler can alıcı ekonomik birimler olarak küresel bağlamda rekabetçi imgeler olarak öne çıkarken artık salt yeni ya da iyi kent imgeleri yeterli değildir. Öngörülen imgelerin farklılığı ve özgünlüğü bugünün küresel ekonomisi içinde giderek önem kazanmaktadır. Bu gelişmeler zamanla kent markalaşması kavramını ortaya çıkarmıştır. Sözkonusu kavramla birlikte yaratılan imgelerin hedef kitlesi de -kent sakinleri ya da dışarıdan gelenler, iş adamları, öğrenciler, tursitler- çeşitlenmektedir.. Aslında kent/yer markalaşması hem akademik hem de uygulama alanında, bilinçli ya da biliçsiz, bölgesel ya da küresel ölçekte hep varolmuş bir kavramdır. Ancak son yıllarda bu konuya giderek artan ilgiyle birlikte kavramın stratejik yer markalaşması adı altında günümüz politikalara uyarlandığını ve giderek geliştiğini görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, yer markalaşması kavramını önerilen kavramsal çerçevenin üç aşaması: inşa etme, tanıtma ve algılama üzerinden analiz etmektir. Tasarlanan karmayöntemli (niceliksel ve niteliksel) araştırma uyarınca sözkonusu çerçevenin her bir aşaması İstanbul'u markalaştırmayı hedefleyen megaprojeler üzerinden toplanan güncel veriler ışığında incelenecek ve değerlendirilecektir. Bir başka deyişle çalışma kapsamında, 'yer markalaşması' olgusunun kenti tanıtmak üzere tasarlanan görsel imgeleri nasıl inşa ettiği ve ilettiği, ve kent sakinlerinin bu imgeleri nasıl algıladığı ve onlara nasıl karşılık verdiği araştırılacaktır. Bu bağlamda kent imgesi, 'yer'i markalaştırmayı öngören politikalar ile kent sakinlerinin algı ve düşüncelerini birarada değerlendiren bir yaklaşımla ele alınacaktır. Önerilen kavramsal çerçevenin üç aşaması arasındaki ilişkilerin, farklılık ve uyumsuzlukların tartışılması da çalışmanın önemli çıktılarındandır. Araştırmanın bulgularının Istanbul özelinde, sürdürülebilir bir yer/kent markalaşması hedefleyen performans ve aktivitelerinin geliştirilmesine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yer Markalaşması, Kent Markalaşması, Kent imgesi, Mega Projeler

Urban resilience of the historical bazaar area in medina of Tunis

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Kentsel Dayanıklılık kavramı literatürde genellikle bir sistemin iç ve dış değişim karşısında işlevlerini ve yapısını sürdürme yeteneği ve mevcut kaynakları ve becerileri yeni durumlara ve çalışma koşullarına uyarlama yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Kentlerin tarihleri boyunca karşılaştıkları tüm yıkıcı de değiştirici etkilere karşı nasıl direnç gösterdikleri birçok araştırmanın konusu olmuştur. Tunis kentinin tarihi kent merkezinde (medina) yer alan tarihi çarşı bölgesi tarihi boyunca karşılaştığı sosyal, ekonomik ve kültürel değişim süreçlerine karşın günümüzde halen varlığını ve işlevini devam ettirmektedir. Tarihi kent merkezinin (medina) karşılaştığı savaşlar, krizler, pandemiler ve diğer tüm felaketler tarihi çarşı bölgesinin gelişiminde ve dönüşümünde belirleyici olmuştur. Ancak, bütün bu süreçlere ragmen, Çarşı bölgesi kurulduğu 7. Yüzyıldan bugüne kadar çağlar boyunca mekansal bütünlüğü ve morfolojik yapısını korumaya devam etmiştir. Bu çalışmanın amacı Tunis tarihi kent merkezinde (medina) yer alan çarşı bölgesinin dayanımının ardındaki nedenleri tartışmaktır. Bu tartışmanın yapılabilmesi için çalışma kapsamında kentsel dayanım kavramı araştırılmıştır. Bu kavrama ilişkin literatürde kabul gören temel göstergeler ortaya konmuştur. Bu göstergelerden çeşitlilik, bağlantı, modülerlik, fazlalık ve uyarlanabilirlik Tunis kentindeki çarşı bölgesinin dayanımını araştırmak için seçilmiştir.

Urbanization, environmental degradation and urban disaster risks: Current situational analysis in the four cities of Malawi (Blantyre, Zomba, Lilongwe and Mzuzu)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Kentleşme ve Çevre Sorunları Bilim Dalı
Bu yüksek lisans tezinin amacı, Malawi kentlerinde afet olaylarının devam etmesinin nedenlerini ortaya koymaktır. Böylece, afet riskini azaltmayı ve afet olaylarına hazırlık sürecini sağlamayı amaçlamaktadır. Özellikle, Malavi'nin dört şehrinde hem doğal hem de antropojenik felaketlerin tekrar oluşmasının etkisini ortadan kaldırmayı veya azaltmayı hedefliyor. Afet oluşum mağdurları, belediye meclisi yetkilileri ve afet yönetimi alanındaki hükümet yetkilileri ile görüşülmüştür. Bu röportajlar, Malawi kentlerinde hızlı kentsel nüfus artışının etkisinden kaynaklanan sorunları ele almak için gereken aciliyeti göstermektedir. Kentleşmenin çevresel bozulma üzerindeki etkileri bu yazıda zararlı olarak belirlenmiştir. Malavi kentlerinde, yaygın çevresel bozulmaya ve doğal ve antropojenik felaketlerin meydana gelmesine neden olan şehir yoğunluklarında ve yasadışı yerleşim yerlerinde çok hızlı bir değişim var. Araştırmada elde edilen sonuçlar, kentleşme ve çevresel bozulma arasındaki ilişkinin, varsayıldığından çok daha kötü olduğunu göstermektedir. Malawi gibi gelişmekte olan bir ülkede kentleşmenin ekonomik olmayan yaşayabilirliği; afet riskinin azaltılması ve yönetimi için hükümetlerin ve diğer paydaşların politikalarının zayıfça yayılması; hükümet tarafından Afet Riskini Azaltma ve Yönetimi faaliyetlerine yönelik yetersiz bütçe desteği; afet Riskini Azaltma Yönetiminde şehir konseyleri gibi kilit paydaşların hariç tutulması; yoksul ve yönetilmeyen kentsel planlama ve arazi kullanımı ve felakete dirençli olmayan toplum özellikleri, afetlerin devam etmesini sağlayan ana etkenlerdir.

Urum Türkçesinde fiil çekimleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Türk Dili ve Lehçeleri Bilim Dalı
Urum Türkçesinde Fiil Çekimleri adlı bu çalışmada, Uknayna'nın Azak Denizi kıyılarında yaşayan Urum Türklerinin kullandığı dildeki fiil çekim ekleri incelenmiştir. Tezimiz giriş, inceleme ve sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Urumların adı, tarihi, yaşadıkları coğrafyalar ve şimdiki nüfusları ile ilgili bilgiler verildikten sonra, Urum Türkçesinin tarihî özellikleri anlatılmıştır. Girişin son kısmında Urum Türkçesinin dört farklı ağız grubu sınıflandırılması gösterilmiş olup çalışmamızın amacı, uyguladığımız yöntem ve sınırlılık konuları açıklanmıştır. İnceleme bölümü, çalışmamızın ana kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde, Ukraynalı Türkolog Aleksandr Garkavets'in yayınladığı Kuzey Azak Urumları: tarihi, dili, masalları, halk şarkıları, bilmeceleri, atasözleri, yazılı eserleri kitabındaki derleme metinlerinde geçen fiil çekimleri, şekillerine göre zaman ve kip olarak ikiye ayrılmış ve tasnif edilmiştir. Sınıflandırmasını yaptığımız bu ekler, örnek cümleleri içinde gösterilmiş olup karşısında Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında ise Urum Türkçesinde bulunan fiil çekimleri değerlendirilmiştir. Yaptığımız çalışmaya dayanarak Urumcanın ağız özellikleri açıklanmış ve Urumcadaki ağızların birbirleri arasındaki fark, tablo şeklinde gösterilmiştir. Bu bölümün sonunda Urum Türkçesinin Türk lehçeleri arasındaki yeri ve önemi anlatılmış olup genel olarak Urum Türkleri üzerine yapılması gereken incelemer ile ilgili öneriler sunulmuştur. Çalışmamız için kullanarak yararlandığımız eserler, kaynakça bölümünde yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Urum Türkçesi, Urumlar, Fiil Çekimleri, Türk Lehçeleri

Usage of remote sensing and geographic information sciences in gold-silver exploration

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2019 Diğer
Uzaktan Algılama Teknikleri ve Coğrafi Bilgi Sistemlerinin uygulanması, minerallerin keşfedilmesini büyük ölçüde geliştirmiştir. Bu çalışmada; bant oranı dikkate alınarak jeoloji, değişmiş mineral ve çalışma alanının arazi örtüsünün spektral tepkisini alarak İzmir'de altın-gümüş maden sahaları için hidrotermal alterasyon mineralleri belirlemek için önerilmiştir. Elde edilen hidrotermal alterasyon bölgeleri daha sonra potansiyel altın lokasyonlarını tahmin etmek için litoloji ve faylar gibi diğer jeolojik bilgilerle birleştirilmiştir. Bu İllit endeksi, çıkarılan görüntü spektrumları ve İllit'in USGS spektrumları incelenerek geliştirilmiştir. İllit endeksi ASTER görüntüsü kullanır ve 7 bandının 6 bandına oranıdır. Temel bileşen analizleri, İllit endeksinden elde edilen hidrotermal alterasyon sonucunu doğrulamak ve karşılaştırmak için de gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanının altın potansiyel haritasını üretmek için kanıt ağırlıkları ve bulanık mantık modeli kullanılmıştır. Ovacık Altın Madeni, yüksek oranda derecelendirilen potansiyel altın lokasyonlarını içerisinde tanımlanmış ve haritalanmıştır. Potansiyel altın modelleme ve İllit endeksi mineral keşif çalışmalarının fizibilite çalışmalarında hedef alanlarının daraltılması ile keşif çalışmalarına büyük katkı sağlayacaktır.

US-China military rivalry in Djibouti: The territory for a proxy war?

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bilim Dalı
21. yüzyılın yükselen yeni dünya düzeni, Afrika Boynuzunda istikrarsızlık yaratmakta ve militarizasyonda bir artışa tanıklık etmektedir. Artan devletlerarası çatışmalar ve bunların bölgeye yayılan etkileri, silah tahsisi ve askeri güçlerin bir araya getirilmesinin önem kazandığı bölgenin militarizasyonunu ortaya çıkarmıştır. ABD ile Çin arasındaki küresel rekabet Cibuti'de artmakta ve bu küçücük ülkede dış politikanın militarizasyonu gerçekleşmektedir. Ortadoğu'daki güç dengesi ve ülkenin stratejik konumu devletlerin davranışlarını şekillendirmekte ve Cibuti'yi Afrika Boynuzunda garip bir konuma yerleştirmektedir. Bu nedenle, bu tez, Cibuti'de ABD ve Çin arasında artan gerilimi ve askeri üslerin kurulmasını incelerken, dış güçlerin ekonomik ve güvenlik çıkarlarını korumak için bölgeye müdahale ederken, bölgedeki kırılgan devletleri daha da düşkün hale getireceğini savunmaktadır. Cibuti'deki ABD ve Çin askeri rekabeti -devam etsin ya da kısa ömürlü kalsın, minimum siyasi kurumsallaşmaya sahip toplumları militarize etmiş ve bu toplumlar ordunun tahakkümüne sürüklenmiştir.

Users motivation to take part in the sharing economy in Turkey: A chaperone to sustainable consumption

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Üretim Yönetimi ve Pazarlama (İngilizce) Bilim Dalı
Son iki yüzyılda dünyada bilim ve teknolojide daha önce hiç görülmeyen bir büyüme görüldü. Bu büyüme, seri üretimin ve küreselleşmenin herkese piyasa açtığı Endüstri Devrimi ve capitalist ekonomilere yol açtı. Zengin ekonomiler daha da zenginleşti ve yeni talepler doğdu. Dahası, tıp biliminin ve beslenmenin gelişmesi, küresel nüfusu, dünyanın kuruluşundan bu yana hiç görmediği bir orana yükseltti. Bu aşırı nüfuslu nesil güçlü satın alma gücü ve yoğun tüketim seçenekleri kazanırken, aşırı tüketim yaşam tarzını oluşturdu (Giljum ve ark., 2009). Yalnızca ihtiyaç duyulan şeyleri tüketmek yerine, ürün ve hizmetleri tekrar tekrar satın almak bir yaşam tarzına dönüştü. Sonuç olarak aşırı tüketim, herkesi sosyal ve ekonomik olarak etkiliyor, ancak en önemlisi, gezegeni çevresel olarak etkiliyor. Dolayısıyla, sürdürülebilir tüketim, bu kuşak için zorunlu bir ihtiyaç haline geldi; bu esnada, paylaşım ekonomisi adı verilen yeni bir kavram, son on yılda en hızlı büyüyen fikirlerden biri olarak ortaya çıktı. Ekonomiyi paylaşmak, tüketicilerin ve üreticilerin birbirlerinin ihtiyaç ve arzularını yerine getirmek için nesneleri, becerileri veya hizmetleri paylaştığı bir platform sunar. Ekonomiyi paylaşmanın bu gelişen fikri Türkiye'de de uygulanmaktadır ve popülerliği de artmaktadır. Bu potansiyeli göz önünde bulundurarak yapılan bu çalışma, Türk vatandaşının paylaşım ekonomisine katılma motivasyonunu tanımaya çalışmaktadır. Ek olarak, bu çalışma diğer literatür ve istatistiklerle olan bağlantılarını da analiz ederek, son günlerde çokça dikkat çeken sürdürülebilir tüketim ve paylaşım ekonomisi arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalıştı.

Uses of artificial intelligence and big-data for election campaigns in Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Radyo Televizyon Bilim Dalı
Çalışma, yeni iletişim teknolojisi, Yapay Zeka ve Büyük Veri'nin Türkiye'de siyasal iletişim için olası kullanımlarını ve etkilerini bulmaya yönelik bir girişimdi. Çalışmanın amacı, Ortadoğu'da mücadele eden bir demokrasi için yeni iletişim teknolojisinin olası artılarını ve eksilerini değerlendirmekti. Büyük Veri ve AI ile ilgili artan bazı endişeler de bunların gerçek mi yoksa abartı mı olduğunu ve buna karşı ne yapılabileceğini değerlendirmek için ele alındı. Çalışma, derinlemesine görüşmelerin ve mevcut literatürün gözden geçirilmesinin yapıldığı nitel metodoloji ile yürütülmüştür. Çalışma, belirli teknik ve yapısal nedenlerden dolayı ülkenin teknolojinin etkili kullanımı için daha fazla beklemesi gerekeceğini, ancak belirli zamanlı adımlar nedeniyle önümüzdeki birkaç yıl içinde işler yolunda giderse ülkenin dijitalleşmede başarılı olacağına dair umudun olduğunu ortaya koyuyor. siyasal iletişimin, Yerel oy verme davranışı, geleneksel siyasi iletişim özellikleri, seçim kampanyaları ve yeni teknolojilerin uluslararası kullanımı incelenerek paydaşlar için bazı öneriler ve tavsiyeler de eklenmiştir. Ayrıca güvenlik paradigmasından ziyade teknolojiye bağlı hümanist anlatıya sahip olunması tavsiye edilmiştir. Ayrıca, önde gelen uluslararası ve yerel bilim adamlarının bulgularına göre dezenformasyon kampanyaları, farkındalık, yasal adımlar ve güvenliğe karşı olumlu sivil anlatılardan bireysel güvenlik rehberi de önerilmiştir.

Using foreign policy as a tool for spreading Ideology: The case of Iran in Ghana (1979-2016)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Dini ideolojiler günümüz siyasi şartlarında çok önemli hale gelmektedir. Uluslararası siyasette dini ideolojinin tartışılmasında İran İslam Cumhuriyeti merkezi konumdadır. Bunun nedeni, 1979'dan beri devletin iç ve dış politikası, Safevi döneminden miras kalan 12 Şii ideolojisi tarafından kolaylaştırılmasıdır. Şiiliğin yaygınlaşması, dünyanın birçok yerinde Afrika da dahil olmak üzere yabancı diplomatların ve İslam Cumhuriyeti'nin diğer diplomatik kollarının gündemi haline geldi. Afrika'nın Fas, Sudan ve Komoros gibi bazı bölgelerinde Şiiliğin yayılması güçlü bir dirençle karşılaştı ve nihayetinde bu bölgelerdeki İslam Cumhuriyeti'nin elçiliklerinin kapatılmasına neden oldu. Bununla birlikte, Gana ve diğer bazı Batı Afrika ülkeleri Şiiliğin yayılması için üreme alanı haline geldi.1979'da İran büyükelçiliğinin ve kültür konsolosluğunun kurulmasından bu yana, Gana Müslümanlarının dikkatini Şiiliğe çekmek için Kudüs Günü kutlamaları, Devrim Günü kutlamalarının yanı sıra Mevlid kutlamaları gibi çeşitli programlar da düzenlenmektedir. Elçilik ve kültür konsolosluğu, Şiiliğin Ganalı Müslümanlar arasında yayılmasında rol oynamıştır. İran devletinin avantaj sağlamak için geleneksel okul (Havza) eğitim, sağlık ve mesleki tesisler gibi yapılar kurmuştur. Bu tesisler şimdi İran devletinin Şiilik yayma gündeminde bir aracı görevi görmektedir. Diplomatik misyon da Şiilikle alâkalı programlar düzenlemek için bu yapılarla işbirliği yapmaktadır. Ganalı Sünni Müslüman öğrencilere Sünni Müslümanların yoğun oluğu olan topluluklarda Şii inancını yaymak amacıyla ajanlık teklif edilmekte, onlara maddi destek sağlanmakta ve eğitim verilmektedir. İslam Cumhuriyeti tarafından kurulan İslam Üniversitesi, Şii ideolojisini Şii olmayan Müslüman öğrencilere ve işçilere tanıtan bir platform da sunmaktadır. Gana'da, hem İran Klinik hem de İran devletleri tarafından başlatılan Tarım ve Kırsal Kalkınma, Şiiliğin yayılmasına yardımcı olmaya devam ediyor. Diplomatik misyon, Gana'da Şiiliğin yaygınlaştırdığını reddetse de araştırmalardan elde edilen kanıtlar diplomatik misyonun bu işi yürüttüğünü ortaya koymaktadır.

Using machine learning techniques to enhance teaching and performance prediction of students with autism spectrum disorders

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2016 Diğer
Otizm Spektrum Bozukluğu (ASD – Autism Spectrum Disorder) teşhisi alan çocuk sayısı son zamanlarda büyük artış göstermiştir. Internet Teknolojileri'ndeki ilerlemeler sayesinde ise bilgisayarla öğretim sistemlerinin kullanımı ve dolayısı ile bu yolla toplanan verilerin çeşitliliği, miktarı ve kalitesi artmıştır. Bu tez kapsamında, öncelikle ASD'li çocukların öğretiminde kullanılabilecek web tabanlı bir yazılım üretilmiştir. Daha sonra öğrencilerle yapılan öğrenim uygulamalarından elde edilen veriler üzerinde aktif yapay öğrenme, gürültülü verileri giderme, sınıfları dengeleme yapay öğrenme teknikleri kullanılmıştır. Tez kapsamında geliştirilen yeni bir aktif yapay öğrenme tekniği ile önceki öğrenme oturumlarının verileri kullanılarak bir sonraki oturumda ne öğretilebileceği belirlenmiştir. Yine tez kapsamında geliştirilen ve gürültü temizleme ve sınıf dengelemeyi aynı zamanda yapan bir yöntemle, öğretim sırasında öğrenci başarım ve süre performansını tahmin eden bir yöntem geliştirilmiştir. Bu tez otizm spektrum bozuklukları (ASD – autism spectrum disorders) olan çocukların eğitiminde yapay öğrenme (ML – machine learning) teknikleri kullanılarak çocuklara bir nesne tanıma görevi öğretilirken performanslarının öngörülmesine yönelik ilk girişimi yansıtmaktadır. Otizm genelde öğrenme bozukluğuyla ilişkilendirilir. ASD'li insanların yaklaşık %70'inde belli bir dereceye kadar öğrenme bozukluğu mevcuttur. Dolayısıyla bu kişiler çoğu insanla aynı şekilde öğrenemez ve bir kavramı öğrenmeleri için eğitimlerinde özel yöntemlerin izlenmesine ihtiyaç vardır. Bu tezde davranış modelleri ile ML modelleri birlikte kullanılarak bu çocukların daha iyi öğrenmeleri için ML tekniklerinden faydalanmalarının mümkün olup olmadığı araştırılmıştır. Aktif makine öğrenimi (AML – Active Machine Learning) teknikleri, ML modelinin öğrenme sırasında kullanılacak örnekleri seçmesine olanak tanıyarak modelin daha az sayıda etiketli eğitim verisi ile daha iyi işlev görmesini sağlamaktadır. AML, video etiketleme ve internet sayfası sınıflandırması gibi farklı alanlarda kullanılmış olsa da, insan öğrenmesi üzerindeki uygulamalarına yönelik araştırmalar kısıtlıdır. Bildiğimiz kadarı ile ASD'li çocuklara eğitim vermek için AML tekniklerinin kullanılması üzerine bir araştırma mevcut değildir. Bu tezin ilk kısmında ASD'li çocuklara eğitim verilmesi konusunda bir AML yaklaşımı benimsenmesi önerilmiş ve bu çocuklar için nesne tanınmasının öğretilmesinde pasif öğrenme (PL - Passive Learning) ve AML tekniklerinin etkililikleri karşılaştırılmıştır. AML yaklaşımı çocuklara bir dizi nesnenin öğretilmesi için, çocuğun daha önceki eğitim seanslarında aynı kategoride ya da zorluk seviyesinde olan nesneler tanıma sırasında gösterdiği performansı hesaba katan bir yöntem sunmaktadır. Önceki eğitimler sırasındaki performans, çocuğun bilip bilmediği, ne kadar sürede cevap verdiği ve kaç defa yönergenin sesli olarak tekrar edilmesini istediği bilgilerinin hepsini içerecek şekilde değerlendiril

Using multi-variable vulnerability indices in water resources management in order to prevent diseases associated with poor water and sanitation

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Diğer
Alt havza ölçeğinde su kaynaklarının kırılganlığı ile bunun insan sağlığına muhtemel etkisi arasındaki ilişki üzerine kurulmuş çok faktörlü indeksler su kaynaklarının planlaması ve yönetiminde hayati öneme sahiptir. Bu çalışmada, kalitesiz su ve sanitasyon ile ilgili hastalıklara hassasiyeti ve duyarlılığı anlamağa yardımcı olabilecek sistematik hassasiyet indeksleri üzerine bir teknik geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Çeşitli jeo-referanslı veri setlerinden yararlanılarak, dört adet çok değişkenli coğrafik indeks geliştirilmiştir. Bunlar; dörtlü su tutma havzasının düzeyinde üç arazi kullanım türünü temsilen Su Kaynakları Hassasiyet İndeksi (WRVI) , mikrobiyolojik açıdan su kalitesini değerlendirebilmek için Mikrobiyal Su Kalitesi İndeksi (MWQI) , Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF)'nun iyileştirilmiş ve iyileştirilmemiş su kaynakları ve sanitasyon teknolojisi kriterlerine ve tanımlarına göre Su ve Sanitasyon Erişim İndeksi (WSAI) , ve son olarak, su ve kanalizasyon hizmetlerine erişimi engelleyen faktörler ve salgının potansiyel etkilerini değerlendirilmek amacıyla sosyo-ekonomik özelliklere dayalı Demografik Hassasiyet İndeksi (DVI) dir. Çok değişkenli coğrafi indeksleme tekniğini açıklamak amacıyla örnek bir çalışma Güney Afrika'daki Limpopo bölgesi için yürütülmüştür. Geliştirilen bu teknikden, tarım, kentsel yerleşim ve atık tahliyesinin su kaynaklarının mikrobiyal bütünlüğüne olan potansiyel etkilerini değerlendirmekte yararlanılmıştır. 206 dörtlü su tutma havzalarını kategorize etmek için 3 değişken 9 kategorili Su Kaynakları Hassasiyet İndeksi kullanılmıştır. Su ve Sanitasyon Erişim İndeksi 2892 alt bölümü 10 puanlık bir ölçekte kategorize etmek için kullanılmıştır. İşsizlik oranı, bağımlılık oranı ve nüfus yoğunluğundan yararlanılarak, 25 adet Belediyeyi 5 farklı değerlendirme eşelinde kategorize etmek için Demografik Hassasiyet İndeksi oluşturulmuştur. Su kaynaklarına kırılganlık indeksinin uygulanabilirliğini değerlendirmek için 4'lü su kullanım niteliği olan 3 puanlı Mikrobiyal Su Kalitesi İndeksi kullanılmıştır. Sonuçta, 10 puanlık bir su kaynakları - sağlık duyarlılık değerlendirme indeksi geliştirilmiştir. Çok değişkenli indeksler büyük bir ölçüde sistematik olarak hassasiyetin değerlendirmesinde ve karar vermeğe destekte kullanılabilmektedir. Su kalitesinin örneklenmesi ve konumsal korelasyon yaparak önerilen tekniğin su kaynakları yönetiminde pratik uygulanabilirliği geliştirilebilir. Geliştirilen kavram, alt bölüm seviyesinde bilgi, tutum, davranış ve uygulamaya ait konumsal veri ilavesiyle daha da iyileştirilebilir. Sonuç olarak, kabul edilebilir bir düzeyde konumsal olmak koşuluyla, indeksleme su kaynaklarının hassasiyetini ve duyarlığını değerlendirmede kullanılabilir. Bu, su kaynakları yönetiminin iyileştirilmesinde ve dolayısıyla su ve sanitasyona erişim ile demografik profilin değişken olduğu bölgelerde su ve sanitasyon kaynaklı hastalıkların yayılmasının azaltılmasında

Using of nanofiber based electrodes for detection of organic molecules

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Ülkemizde kullanılan diyabet sensörlerinin kullan-at formundaki elektrotları, ithal edilme zorunluluğu nedeniyle dışa bağımlılık oluşturmaktadır. Ayrıca bu tip elektrotlar, sadece kandaki glukozu ölçebilecek duyarlılıkta olup, diğer analitlerin ölçümü için kullanılmaktadır. Etanol, metanol ve glukoz seviyelerinin tayini için, yüksek duyarlılıkta ve seçicililikte elektrotların geliştirilmesi zorunlu hale gelmiştir. Son derece küçük çap ölçüleri nedeniyle, yüksek yüzey/hacim oranına sahip olan elektroeğirilmiş nanolifler, aynı zamanda yapısal olarak sağlam ve esnek yapılardır. Bu özelliklerine bağlı olarak, elektroeğirilmiş nanolifler, biyomolekül tespiti için uygun malzemelerdir ve enzim tabanlı biyosensör uygulamalarında sıklıkla kullanılmaktadırlar. Bu tez çalışması, organik polimer nanolif – karbon nanotüp (CNT) nanokompozit malzemelerin glukoz biyosensör uygulamasını içermektedir. Bu çalışmada, yeni bir yaklaşımla yüzey aktif nanolif malzemelerin sentezi ve bu malzemelerin elektrokimyasal sensör platformunda kullanılması araştırılmıştır. Çalışmada, glukoz oksidaz ve alkol oksidaz enzimleri kullanılarak farklı beş sensör elektrodunun, glukoz, metanol ve etanol algılama aktivitelerine göre karşılaştırmalı olarak çalışılması amaçlanmıştır. Fakat glukoz oksidaz temelli amperometrik enzim elektrotları, kan şekeri testi için basit, kullanımı kolay sistemler arasında başı çekmektedir ve glukozun devamlı izlenmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu sebeplerden dolayı ve laboratuvar koşullarımızın kısıtlı olmasından ötürü, çalışmamızda yanlızca glukoz oksidaz enzimi kullanılmıştır. Çalışma sırasında geliştirilen elektrotlar: a) Glukoz oksidaz (GOks) içeren elektroeğirilmiş PVA elektrot; b) Glukoz oksidaz (GOks)-Çok katmanlı karbon nanotüp (MWCNT) içeren elektroeğirilmiş PVA elektrot; c) Glukoz oksidaz (GOks) ve poli dialil dimetil amonyum klorür (PDDA) ile modifiye edilmiş çok katmanlı karbon nanotüp (MWCNT) içeren elektroeğirilmiş PVA elektrot; d) Glukoz oksidaz (GOks)-poli dialil dimetil amonyum klorür (PDDA) ile modifiye edilmiş tek katmanlı karbon nanotüp (SWCNT) içeren elektroeğirilmiş PVA elektrot; e) Arayüzey çapraz bağlanmış ve Glukoz oksidaz (GOks)-poli dialil dimetil amonyum klorür (PDDA) ile modifiye edilmiş çok katmanlı karbon nanotüp (MWCNT) içeren elektroeğirilmiş PVA elektrot olarak hazırlanmıştır. Elektroeğirme tekniği ile organik bazlı bazı polimerler kullanılarak üretilen nanofiberlerden elektrot üretimi gerçekleştirilmiştir. Elektroeğirme nanoliflerin fiziksel morfolojisi ve ortalama çap uzunlukları, taramalı elektron mikroskopu (SEM) kullanılarak incelenmiş olup, nanoliflerin ortalama çap uzunluğu 100 nm olarak belirlenmiştir. Elektrotların glukoz algılama aktiviteleri amperometrik olarak -0.5 V potansiyel fark uygulanarak, 0.1 M fosfat tampon çözeltisi (PBS, pH 7.4) içerisinde gerçekleştirilmiştir. Üretilen c-d sensör elektrotlarının glukoz algılama limitleri 0.024 mM olarak, glukoz algılama hassasiyetleri ise sı

Using ordinary least squares to measure the impact of the factors affecting underground economy: a comparison between Bangladesh, India, Pakistan and Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Kayıt dışı ekonominin, tüm ekonomilerde hem ekonomik yapı hemde ekonomi politikaları üzerinde olumsuz etkileri gözlenmektedir. Günümüze kadar yapılan çalışmalarda ve araştırmalarda ağırlıklı olarak gelişmiş ülkelerdeki kayıt dışı ekonomilere odaklanılarak büyüklüğü ölçülmüştür. Ancak aynı zamanda gelişmekte olan ülkeler içinde kayıt dışı ekonominin ölçülmesine takip edilmesine ve öneriler getirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışma gelişmekte olan ülkelerin kayıt dışı ekonomi boyutlarının neden büyük oranlarda olduğundan yola çıkarak: birinci bölümde kayıt dışı ekonomi kavramının tanımı, nedenleri ve önemi ile birlikte bu çalışmanın amaçları ele alınmış, çalışmanın ikinci bölümünde ise literatür taraması yapılmıştır. Üçüncü, dördüncü ve beşinci bölümde; 2000-2013 yıllarını kapsayan ikinci kaynaklardan elde edilen veri kullanılarak en küçük kareler yöntemine göre; vergi gelirinin, işsizlik oranının, ekonomik özgürlük endekslerinin, nüfusun ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla büyümesinin, enflasyonun ve internet kullanıcılarının Bangladeş, Hindistan, Pakistan ve Türkiye'nin kayıt dışı ekonomileri üzerindeki etkisi test edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise, ele aldığımız, ülkeler karşılaştırıldığında, ekonomik özgürlük endekslerinin bu çalışmadaki tüm ülkerler için önemli olduğu ve kayıt dışı ekonominin boyutunun azaltılmasında yüksek kurumsal niteliklerin kaçınılmaz olduğunu göstermiştir. Geniş bir vergi tabanı ve basit vergi sistemi Bangladeş, Hindistan ve Pakistan'a yardımcı olurken bilişim ve iletişim teknolojileri kullanımında şeffaflık Bangladeş, Pakistan ve Türkiye'de kayıt dışı ekonomilerinin boyutunu azaltmaya yardımcı olacaktır.

Usnea filipendula Stirt.'in kolon kanseri hücre soyları üzerine sitotoksik aktivitesinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Dünyada ve ülkemizde önemli sağlık sorunlarından biri olan kolorektal kanseri tedavisinde halen tam olarak başarı elde edilememiştir. Bu nedenle yeni tedavi rejimlerinin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Son zamanlarda, mantar ve alglerin (veya siyanobakterilerin) simbiyotik ortaklıkları sonucu oluşan likenler, kanser araştırmalarında oldukça ilgi çekmektedir. Bu çalışmada, Usnea filipendula Stirt. liken türünün methanol ekstraktının insan kolon kanser hücre soyları (HCT-15 ve HT-29) üzerine sitotoksik etkisi ve mekanizmaları araştırılmıştır. Sitotoksik aktiviteyi belirlemek için SRB ve ATP testleri kullanılmıştır. Sitotoksik etkiden sorumlu olan hücre ölümü (apoptozis/nekrosiz) belirlenmesi için, kaspazla-kırılmış sitokeratin 18 (M30) yöntemi ve floresans boyama yöntemleri (Anneksin-V ve Hoechst 33342 ve propidyum iyodür boyama) kullanılmıştır. Ayrıca hücre ölüm kinetiği parametreleri (Kaspaz-3/7 ve Mitokondri Membran Potansiyeli) akım sitometri ile belirlenmiştir. Sonuçta, Usnea filipendula metanol ekstraktının HCT-15 ve HT-29 hücrelerinde doza ve zamana bağlı olarak hücre büyümesini engellediği belirlenmiştir. Usnea filipendula ekstraktının IC50 değeri HCT-15 ve HT-29 hücrelerinde sırayla 17,20 µg/ml ve 40,94 µg/ml olarak belirlenmiştir. Ekstraktın her iki hücre soyunda da apoptozisi arttırdığı özellikle HCT-15 hücrelerinde Kaspaz-3/7 artışının gözlenmesi hücrelerin kaspaz bağımlı yolak üzerinden apoptozise gidebileceği belirlenmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma kapsamında Usnea filipendula ekstraktının HCT-15 ve HT-29 insan kolon kanser hücre soyları üzerinde apoptozisi (erken ve geç apoptozis) indükleyerek sitotoksik etkiye neden olduğu belirlenmiştir.

uT-convergence in locally solid vector lattices

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2018 Diğer
x? yerel katı vectör örgüsü (X, ? ) da bir net olsun ; Eg^ er her w ? X+ için |x? - x| ? w › 0 oluyorsa, bu durumda x? neti x ? X vektörüne sınırsız ? -yakınsaktır diyecegiz. Bu tezin amacı sınırsız norm yakınsamanın bir genellemesi olan sınırsız ? -yakınsaklıg^ ın (kısaca, u? -yakınsaklıg^ ın) genel özelliklerini calıs¸acag^ ız. Ayrıca, multi normlu vectör örgülermde u? -yakınsamanın önemli çes¸iti olan sınırsız m-yakınsaklık veya (kısaca um-yakınsaklık) çalıs¸ılmıs¸tır. Sınırsız sıra yakınsaklıg^ ının aksine, u? - yakınsaklıg^ ı ve um-yakınsaklıg^ ı topolojik oldug^ u ve bunlara kars¸ılık gelen topoloji- lerin sınırsız norm topolojinin genellemelerine kars¸ılık geldig^ i gösterilmis¸tir.

Utilization of commercial adjunct culture in the manufacture of ultrafiltrated white cheese and its effects on the cheese properties

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2017 Diğer
Bu çalışmada, Lactococcus lactis subsp. lactis ve Lactococcus lactis subsp. cremoris içeren CR-319 ticari kültürün tam yağlı ultrafiltre (UF) beyaz peynirin mikrobiyal, kimyasal, biyokimyasal, tekstürel ve duyusal özellikleri üzerine etkisi incelenmiştir. UF peynir starter kültür (kontrol peyniri) veya starter kültüre ilave olarak CR-319 ek kültürü kullanılarak üretilmiştir (deneme peyniri). Peynir örnekleri 120 günlük olgunlaşma süresince analiz edilmiştir. Ek kültür ilavesinin tüm kimyasal bileşimi, peynir verimini, laktik asit bakterilerinin sayısını, proteolizi, lipolizi, organik asit ve şeker miktarlarını, uçucu bileşenleri, tekstürel ve duyusal karakteristikleri değişik düzeylerde etkilediği bulunmuştur. Biyokimyasal değişiklikler olgunlaşmanın 60. günde belirgin hale gelmiştir. Ticari kültür CR-319'un yüksek aminopeptidaz aktivitesine bağlı olarak, özellikle olgunlaşmanın 120. gününde ikincil proteolizin yüksek seviyede olduğu tespit edilmiştir. Bununla beraber, deneysel peynirlerde birincil proteolizde etkilenmiştir. Bu sonuçlar üre-PAGE ve RP-HPLC ile de desteklenmiştir. Toplam serbest yağ asidi miktarı da ek kültür ilavesinden etkilenmiştir. Fakat bu etki sınırlı düzeyde olmuştur (P > 0.05). Deney peynirlerinde kalıntı laktoz seviyesi (~%1.54) kontrol peynirlerinden yüksek bulunurken kalıntı galaktoz seviyesi (~%0.15) kontrolden düşük bulunmuştur. Ek kültür içeren UF peynir örneklerinin diasetil,2,3-pentadion, asetoin gibi ketonları daha yüksek düzeylerde içerdiği bulunmuştur. Deneme peynirlerinin duyusal özellikleri ek kültür ilavesi ile pozitif yönde etkilenmiştir ve bu peynirlerde toplam kabul edilebilirlik, kontrol peynirlerine göre daha yüksek düzeyde bulunmuştur. Ek kültür kullanımı aroma intensitesinde kısmi düzelme sağlarken acılaşmayı azaltmıştır. Sonuç olarak, CR-319 ek kültürü dengeli aroma için önemli olan proteolizi, lipolizi, tat ve koku karakteristiklerini iyileştirirken acılaşmayı azaltmıştır. UF peynirlerinde kısmen daha kremimsi bir yapı oluşturmuştur. Ancak, bu etkiler olgunlaşmanın 60. veya 90. gününe kadar sınırlı düzeydedir. Anahtar kelimeler: Ultrafiltre beyaz peynir, ek kültür, acılık, proteoliz, lipoliz, organik asit, uçucu aroma bileşikleri

Utilization of Mongolian traditional Ger's spatial configuration in modern housing

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Mimari Tasarım Bilim Dalı
Bu çalışmada, Moğolistan geleneksel GER evlerinin mimarı özelliklerinin ve mekan konfigürasyonunun, modern yerleşimlerde ve güncel konutlarda kullanım olanakları incelenmektedir. Metot olarak, GER evleri ile ilgili literatür taraması ve yerinde incelemeler yapılmıştır. Bu analizler ile konutların iç mekan örgütlenmesi ve taşınabilirlik, kolay kurulum gibi strüktürel özellikleri elde edilmiştir. Tezin özgün önerisinde, GER'in iç mekan örgütlenmesini yansıtan 6 adet tekrar edebilen poligon plan önerilmiştir. Buna ek olarak, bu planların tekrar etmesi ile kentsel konut yerleşimler elde edilmiştir. Sonuç olarak, yüzyıllar içinde gelişip bügünkü şeklini alan GER mekan tasarım konsepti, günümüzün konut tipolojileri olan toplu sosyal konutlar, acil durum barınma evleri, öğrenci yurtları tasarımı için veri sağlamaktadır. Geleneksel GER evlerinin sadece Moğolistan'ın başkentinin sürdürülebilir gelişimi için değil, bütün diğer şehirlerinin gelişmesi ve ayrıca dünya çapındaki toplu konut ve acil durum barınma gereksinimine mimari bir çözüm bulabilmek için katkı sağlayabileceği ve GER'in şehir yaşam tarzına göre geliştirebileceği ve uyarlanabileceği sonuçlarına varılmıştır.