Thesis Search




SEARCH RESULTS

Araştırmacı gazetecilikte veri gazeteciliği kullanımı : Panama belgeleri konusunda bir analiz çalışması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Gazetecilik Bilim Dalı
4 nisan 2016'da Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumunun (UAGK) ve 100'den fazla medya kuruluşunun üzerinde ortaklaşa çalıştığı araştırmalar sonucunda Panama Belgeleriyle ilgili haberler dünya genelinde yayınlanmıştır. Panama merkezli bir hukuk firması olan Mossack Fonseca'ya ait 40 yıllık belge ve dökümanın sızdırılmasıyla birlikte, deniz aşırı hesaplarda paralarını saklayan siyasi liderler, sanatçılar ve birçok ünlü isim deşifre olmuştur. Panama Papers (Panama Belgeleri) adı verilen dökümanlarda ülkelerinden vergi ve para kaçıranların listesi ortaya dökülmüştür. Tempo Endonezya'da büyük, bağımsız ve ünlü bir medya kuruluşu olmakla birlikte Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (UAGK) ve 76 ülkeden 370 gazeteci (100'den fazla medya) ile Panama Belgeleri davasını inceleyip daha sonra da elde ettiği sonuçları paylaşmıştır. Panama Belgeleri incelemesinde Tempo, UAGK ve diğer medya grupları 11,5 milyon döküman üzerinde çalışmıştır. Bu veriler, veri gazeteciliği kavramının içeriğine uygun olacak haberler haline getirilmek üzere analiz edilmiş ve işlenmiştir. İnceleme haberlerinin oluşturulma sürecinde bu medya grupları (özellikle Tempo gazetesi) çeşitli yöntemleri haber odasında kullanmaktadır. Açık verilerin dışında kalan veriler araştırmacı gazeteciliğin kavramına dahil olmaktadır ve daha sonra üzerinde çalışılacak inceleme haberleriyle alakalı olarak düzenlenmektedirler. Bu çalışmada genel adıyla Karma Yöntem Araştırmaları olarak bilinen birleştirmeli araştırma metodu kullanılmıştır. Nitel yönteminde, araştırmacı, Panama Belgeleri Araştırma haberlerinin oluşturulmasında emeği geçen gazeteciler ile yapılan derinlemesine röportajlar aracılığıyla elde edilen verileri bir araya getirmiştir. Kullanılan yöntemlerden bir diğeri ise Tempo tarafından Panama Belgeleri haberleriyle ilgili Nicel İçerik Analizidir. Bu çalışmadaki karma metod araştırma faaliyetleri yürütülürken yalnız bir yaklaşımdan faydalanmak yerine nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarının birleştirilmesiyle Panama belgeleri haberleri üzerine uygulanan veri gazeteciliği içeriğinin daha net bir şekilde anlaşılacağı görülmektedir ve bu durum temel esas olarak dikkate alınmaktadır. Panama Belgeleriyle ilgili bu veri gazeteciliği kavramındaki haberler dünya genelinde bir şeffaflık hareketi başlatmıştır. Özellikle mali saydamlık dikkate alındığında, çoğu kişilerin vergi ödeme konusunda kanun ihlalleri gerçekleştirdikleri ve mal varlıklarını gizli tuttukları gözlenmektedir. Mesela Endonezya'daki yaklaşık 800 politikacı ve işadamı Mossack Fonseca' nın müşteri listesine girmiştir ve vergi ödemedikleri görülmüştür. Bundan dolayı bu Panama Belgeleri haberi Endonezya siyasetine ve Endonezya Hükümeti' nin durumuna etki etmiştir. Tempo bu haberleri paylaştıktan sonra Endonezya hükümeti tarafından vaziyeti takip etmek için çeşitli önlemler alınmıştır.

Arazi yönetimi ve arazi kaynaklarının sürdürülebilir kullanım politikası: Burkina Faso örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Bu araştırmanın amacı; arazi kaynaklarının mülkiyeti ve arazi yönetimi ilişkileri, arazi yönetiminde görevli ve/veya yetkili kuruluşların tespiti ile bu kurumların görev ve yetki alanları, temel arazi yönetim araçları ve uygulamaları ile arazi kaynaklarının sürdürülebilir kullanımlarına yönelik politikalarının hem genel olarak, hem de Burkina Faso'daki uygulamaları çerçevesinde irdelenmesidir. Araştırmada ikincil veriler, odak grup çalışmaları ve kontrol çizelgesi ile toplanan veriler birlikte kullanılmıştır. Toplanan verilerin analizi ile arazi yönetiminin ana hatları irdelenmiş ve daha sonra Burkina Faso'da toplam arazi, kırsal arazi ve kentsel arazi kullanımındaki değişimin nedenleri, arazi sorunları ile hızlı nüfus artışı da dikkate alınarak temel arazi yönetim kararları ve başarı olanakları irdelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre Burkina Faso tarımsal arazi varlığı ve işlenen arazi varlığındaki değişimin daha çok sosyal değişkenlerden nüfus, ekonomik değişkenlerden tarımsal ihracat ile mekânsal değişkenlerden orman arazisi ve diğer sektörlerin kullanımına ayrılan arazi varlığı gibi değişkenlerden etkilendiği ve tarımsal katma değer veya verimlilik artışı gibi faktörlerin arazi kullanımında önemli bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Model sonuçlarına göre nüfus artışına karşılık tarım arazi varlığı artmakta ve bu sonuç tarımsal faaliyetlerin ekstansif ve düşük teknoloji ile yapıldığı değerlendirmesini güçlendirmektedir. Bununla birlikte matematiksel modelde kullanılan verilerin yetersizliği ve güvenirliğinin zayıf olması da kentsel ve kırsal arazi kullanımındaki değişimin ayrı ayrı ve birlikte analizine yönelik çalışmalar sınırlı düzeyde yapılabilmiştir. Özellikle biyo-fiziksel faktörler, arazinin tarım dışı amaçlarla kullanımı ile sosyo-ekonomik göstergelere ilişkin kapsamlı verilerin toplanması ile arazi kullanımının ülke ve bölge ölçeğindeki değişimi ve arazi yönetimi politikasının sürdürülebilirliğinin rasyonel analizinin yapılabilmesinin mümkün olacağı vurgulanmalıdır. Burkina Faso'da 1984 yılında başlayan Tarım ve Arazi Reformu (Réforme Agraire et Foncière, RAF) uygulaması ile arazi geliştirme politikaları sürekli gündemde olmuştur. Ancak kamuda arazi yönetiminin örgütlenmesi, arazi kaynaklarına erişim, arazi geliştirme, arazi piyasası oluşturma ve altyapı yatırımları gibi konulara yönelik sürdürülebilir yönetim modeli ve politika araçlarının tespiti ve uygulamasında başarı derecesinin sınırlı düzeyde kaldığı dikkati çekmektedir. Ülkede arazi mülkiyeti ve kullanımı ile kırsal ve kentsel gelişme alanlarına yönelik önemli yasal düzenlemeler yapılmış ve birden fazla kuruluş; merkezi, bölgesel ve yerel düzeylerde faaliyete geçmiştir. Ancak yapılan birçok yasal ve kurumsal düzenlemenin uygulanmasında sorunların olduğu, yasal düzenlemelere uygun olarak yapılması gereken planlama çalışmalarının büyük ölçüde tamamlanamadığı ve yapılan çalışmaların ise hakkaniyete uygunluk yönünden tartışmalı olduğu görülmektedir. Ülkede toplam arazi varlığı 2

Architectural design thought between heritage and contemporary Arab architecture (Case study of Doha/Qatar)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2014 Mimari Tasarım Bilim Dalı
Yaşadığımız an, yarın için geçmiştir ve şimdi modern olarak gördüklerimiz ise yarına miras kalacaktır. Bu, gelecekte ele alınacak önemli bir meseledir. Bu araştırmada, mimarinin gelecek vizyonunu anlamak amacıyla bize miras kalan ile modern Arap mimarisi arasındaki ilişkinin ana hatları belirlenmeye çalışılmaktadır. Modern ile miras arasındaki ilişki tartışmalı bir konu olmakla birlikte, genelde kültürel düzeyde özelde ise mimari meseleler açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu tez çalışmasının temel hedefi, sürdürülebilir bir mimariyi gerçekleştirmek adına mimari deneyimlerden yararlanmak için doğa ve kültür açısından yerel verileri kullanmanın önemini araştırmaktır. Bu tez çalışması, hızlı kentsel dönüşümleri ve değişmekte olan sosyal yapı tarafından etkilenen 'Doha/Katar' canlı örneğini kullanarak meseleyi açıklamaktadır. Bu araştırma, gelecek vizyonu için mimari tasarım konusunu değerlendirmek amacıyla mimari mirasın sürdürülebilirliğini nasıl sağlayabileceğimizi sorgulamaktadır. Çalışma ayrıca, Doha/Katar'daki mimarinin, hızlı kentsel dönüşümden nasıl etkilendiğini araştırmaktadır. Bu mütevazı çalışma, modern Arap mimarisi, mevcut ihtiyaçları karşılamadığından dolayı gerçekleştirilmektedir. Miras kalan mimariyi analiz etmek ve bileşenlerini modern mimaride çalışır duruma getirmek suretiyle amaçladığımız modern bir mimari meydana getirmek mümkün olacaktır. Bununla birlikte, mimari deneyimlerinden yararlanmak için doğa ve kültür açısından yerel verileri kullanmak, sürdürülebilir bir mimariyi gerçekleştirmek açısından çok önemlidir. Bu çalışma, Doha kentindeki modern mimari ve konut tasarımı için en iyi ve uygun standartları geliştirmeye çalışan bazı çıkarımları, sonuçları ve önerileri ortaya koymaktadır. Bu ayrıca, günümüz ve gelecekteki mesleki uygulamalarımızda yararlı olabilecek dersler çıkarmamızı sağlayacaktır. Mimari, her devrin vesikası olarak kabul edilmektedir. Onu araştırmak, mimarların bu etkileme unsurlarıyla nasıl başa çıkacağı ve çeşitli faktörlerin etkileri ile ilgili net bir fotoğraf görmemizi sağlamaktadır. Mimari ayrıca, sosyal yaşamları ve bireylerin istekleri ile birlikte toplumları yansıtmakta ve bir mirası ifade etmektedir. Mimarın çalışmalarını ve üslubunu doğrudan etkileyen bu değerler, onu oluşturan şartlara göre uygun ve arzu edilen bir mimariyi meydana getirmektedir. Günümüzde, en son mimari gelişmeleri ve dünyadaki ilerlemeyi yansıttıkları için batı mimari motiflerini benimsemekle temsil edilen küresel mimariye doğru güçlü bir yakınlaşma bulunmaktadır. Bu yakınlaşma, yerel mimarimizin kendine özgü karakteristik özelliklerinin kaybolmasına ve bizim için hem doğal hem de kültürel düzeyde uygun olmayan ithal bir mimari şekille değiştirilmesine neden olmaktadır. Arap Körfezi, yaratıcı ve köklerine bağlı olmayı teşvik eden çok sayıda tarihi başarının yaşandığı yüzyıllar boyunca süregelen miras ve medeniyetin bulunduğu yerdir. Modern mimari uygulamalarda miras ikilemi, göz ardı edilemeyecek derecede kendini göste

Argin Ulusal Park'ndaki geleneksel balıkçılık

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Argin Ulusal Parkı, coğrafi olarak Moritanya'nın batısında yer almaktadır. Bu park, Nouakşot bölgesinin kuzeyindeki Ras timris ile Nouadhibou bölgesinin güneyindeki Ras lebyad arasında 180 km'lik bir mesafe kadar uzanmaktadır. Park, Dünya Mirası alanları arasında yer almaktadır. Bu Park'ın çevre uzunluğu 180 km'dir ve 12.000 km2 bir alanı kapsamaktadır. Bu Park, karasal (5.700 km2 ) ve kıyısal ( 6.300 km2 ) olmak üzere iki alanı kapsamaktadır. Argin Ulusal Parkı, birçok nadir bitki türünün yanı sıra çok sayıda endemik ve göçmen kuş içerdiği için büyük bir ekolojik çeşitliliğe sahiptir. Bölgedeki kuşların sayısı yaklaşık iki milyondur. Bu alan, 24 haziran 1976 yılında çıkarılan 76 147 sayılı kararname ile Doğal Ulusal Park ilan edilmiştir. Öte yandan Argin Parkı'nda, binlerce yıldır yaşayan yereli akinler İmragin olarak bilinmektedir. İmragin topluluğu, geleneksel araçlar kullanarak gelneksel balıkçılık yapan bir grup balıkçıdır. Bu insan topluluğu çok zengin bir coğrafi alanda bulunmasına rağmen, hastane, okul ve yol gibi sosyo-ekonomik yapıyı doğrudan etkileyen kurum ve faktörlerin eksikliğinin yanı sıra zor ekonomik koşullardan mustariptir. Anahtar Kelimeler: Argin Ulusal Park, ekoloji çeşitlilik, İmragin topluluğu, geleneksel balıkçılık.

Argon DC taşınımsız ark plazma torçunun üç boyutlu simülasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Bu çalışmada taranan literatür sonucunda özgün argon DC taşınımsız plazma torcu geometrisi oluşturulmuştur. Amaca uygun plazma torçu için şekilsel olarak, basit ve parametrelerin sıkça değişimine uygun olması, analizlerde düzenli hücre yapısı kullanılabilmesi için, üretiminin kolay olması gibi etkenler göz önünde bulundurulmuştur. Torç üç boyutlu modellenmiştir. Akış türü türbülanslı ve sıkıştırılabilirdir. Zamandan bağımsız olarak çözümlemeler yapılmıştır. Daha sonra oluşturulan bu geometri içerisindeki elektromanyetik alan ve gaz akışı arasındaki etkileşimi çözebilmek için ANSYS Fluent ve MHD modülü birlikte kullanılmış, akım ve gaz hacimsel debisi değiştirilerek sonuçlar elde edilmiştir. Alınan sonuçlar literatürde daha önce yapılmış olan çalışmalarla karşılaştırması yapılmış ve uyum içinde olduğu görülmüştür. Değişen parametrelerle sıcaklık, hız, ortalama çıkış sıcaklığı, ortalama çıkış hızı ve ark oluşumu noktası, ark boyunun nasıl değiştiği üzerine çalışılmıştır. Sıcaklık, hız, ark boyu, ark kökü oluşum noktası ve ortalama sıcaklık ve hız dağılımları verilmiştir. Artan akım ve hacimsel debiyle nozul çıkışındaki sıcaklığın arttığı görülmüştür. Artan akımla ark bağlantı noktasının nozul girişine doğru kaydığı ve artan hacimsel debiyle ark bağlantısının nozul çıkışına doğru kaydığı görülmüştür.

Arhavi ilçesi için dron verisine dayalı sel ve taşkın modellemesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Bu tezde; Arhavi İlçesinde meydana gelen sel ve taşkınların araştırılması hedeflenmiştir. Araştırma; Dron, Uzaktan Algılama ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojileri kullanarak gerçekleştirilmiştir. Arhavi Belediyesine ait olan drone kullanarak elde edilen yersel verilerle, yüksek çözünürlüklü Dijital Yüzey Modelemesi (DYM) üretilmiştir. Çalışma alanına ait hava fotoğraflarının çekimi Dron aracılığı ile yapılmıştır. Yüksek çözünürlüklü DYM'nin oluşturulabilmesi için de fotogrametrik yazılımlar kullanılmıştır. Ayrıca, 47 yıllık; günlük yağış verileri, 2, 5, 10, 25, 50 ve 100 yıllık tekrarlama peryodu ile Weibull metodu kullanarak, 24 saatlik yağış tekrarlama peryodu hesaplanmıştır. Daha sonra akış hidrografı; SCS Sentetik Hidrograf yöntemi kullanılarak sentezlenmiştir. Sentezleme hidrografı üç akarsu havzasını; Musazade Havzası, Yukarı Hacılar Havzası ve Aşağı Hacılar Havzasını içermektedir. Daha sonra, sel-taşkın felaketinden etkilenen bölge için HEC-RAS yazılımı kullanarak analizler yapılmıştır. Analizde; tez sahasına ait DYM ve Akış hidrografı, çalışma alanının fiziksel faktörleri dikkate alınmıştır. Sonuç olarak; drone ve fotogrametrik işlem kullanarak, 3,2 km2 lik alanı için piksel başına 20 cm'lik yüksek çözünürlüğe sahip DYM oluşturulmuştur. Tez sahasına ait 3,2 km2 lik alanı için simülasyon sonuçlarından; tez sahasında, 2 yıllık tekrarlama periyodunda, yağış düştükten sonra 3 saat 10 dakika sürede sel afetlerinin gerçekleşeceği anlaşılmıştır. 100 yıllık dönem için simülasyon sonucu; selden etkilenecek alan 0,221 km2 lik bir alan olacaktır. En çok etkilenen alan, Yukarı Hacılar ile Aşağı Hacılar deresi arasındaki alan ve üç akarsudan gelen suyun birleştiği Özay Hotel'in arkasındaki yerleşim alanıdır. Yapılan analizler su kütlesinin 65 saat içinde Karadeniz'e tahliye olacağına işaret etmektedir.

Arı ürünlerinin hayvancılık sektöründe kullanım olanakları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Hayvan Yetiştirme Bilim Dalı
Son yıllarda, doğal ürünlerle beslenme bilincindeki artış, arı ürünlerinin popülaritesini giderek arttırmaktadır. Dünyada, arı ürünlerinin gıda, tarım ve hayvancılıkta kullanımına yönelik çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bununla birlikte, gelişmekte olan ülkelerde, hayvansal proteinden yararlanabilmek için kümes hayvanlarına ve hayvansal ürünlere talep artmaktadır. Hayvan yemlerinde antibiyotiklerin kullanımına yönelik artan endişeler sebebi ile 2006 yılında Avrupa Birliği tarafından antibiyotiklerin ve büyümeyi teşvik eden yem katkı maddelerinin kullanımının yasaklanmasına karar verilmiş ve diğer doğal yem katkı maddelerinin kullanımına önem verilmiştir. Bu nedenle araştırmacılar, hayvancılık sektöründe büyüme parametreleri, yem kullanımı, et kalitesi ve bağışıklık sistemine etkileri bakımından büyük bir öneme sahip doğal ürünlerin kullanımının geliştirilmesi konusunda büyük çaba sarf etmişlerdir. Yapılan çalışmaların ışığında, arı ürünleri de hayvanların performansını ve bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için sentetik kimyasallar yerine kullanılabilecek doğal ürünlerdendir. Arı ürünlerinin önemi ve arı ürünlerinin üretimindeki, işlenmesindeki, pazarlanmasındaki ve kullanım aşamalarındaki güvenirliliği, sadece beslenme aşamasında değil, aynı zamanda Apiterapi (arı ürünlerinin sağlığın korunmasında ve tedavisinde kullanılması) uygulamalarında da son yıllarda önem kazanmıştır. Organik ürünlere duyulan ilgi, özellikle gelişmiş toplumlarda önemli ölçüde artmaktadır. Arı sütü, propolis, polen, arı zehiri, bal ve apilarnil, beslenmenin yanı sıra çeşitli hastalıkların önlenmesinde ve tedavisinde de etkili bir şekilde kullanılmaktadır. Bu tez, hayvancılık sektöründe kullanılan farklı arı ürünlerinin fonksiyonel özelliklerinin ve arı ürünlerinin hayvan beslemede ve hayvan sağlığını korumada kullanımı üzerine yapılmış olan bilimsel çalışmaların incelendiği bir derleme çalışmasıdır.

Arı̇stoteles düşüncesinde hafıza kavramı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Diğer
Aristoteles'te hatırlama, hafızadan ayrı bir yeti olarak kars¸ımıza c¸ıkar. Hem hatırlama hem hafıza nefsin en o¨nemli yetileri olarak is¸lev go¨ru¨r. Hafıza ile hatırlama sadece basit, gu¨ndelik hayatın bir parc¸ası olmayıp, du¨s¸u¨nebilmeyi mu¨mku¨n kılan bir yetidir. Herhangi bir canlı hafızaya ve bir du¨s¸u¨nme bic¸imi olan hatırlamaya sahip degˆilse bilinc¸li olarak herhangi bir harekette bulunamaz. Hafıza ve hatırlama arasında kesin olarak bir ayrım vardır. Hafıza konum itibariyle mu¨s¸terek hisse ait olması bakımından hem dıs¸ duyulara hem de akla bagˆlı kalmaktadır, hatırlama ise is¸levinden dolayı du¨s¸u¨nceye benzemektedir bu da dogˆal olarak digˆer canlılarda bulunmamasını ac¸ıklamaktadır. Hatırlamadan ayrı olarak hafızanın sadece insanda degˆil aynı zamanda bas¸ka canlılarda da bulunması mu¨mku¨ndu¨r. Genel olarak hafıza olmadan ne hatırlama kalır ne de du¨s¸u¨nce; ikisinin de temeli hafızadır. Hafıza olmadan ne zaman ne de hareketin farkına varılır ve ne de bir s¸eyi bildigˆimizi biliriz. Hafıza olmadan kendi benligˆimizi dahi bilemeyiz ve farkına varamayız. Hafıza olmadan yas¸anılır fakat insan olarak yas¸anılamaz. Hafıza olmadan insan ne var oldugˆunu ispatlayabilir ne de ahla^ki^ bir yas¸am su¨rdu¨rebilir. S¸ayet hafıza ortadan kalkarsa her s¸ey anlamını yitirir, zaten bir s¸eyi anlamıs¸ olmak ic¸in o s¸eyin hafızada bulunması zorunludur. Her s¸ey hafızadadır ve onun dıs¸ında hic¸bir s¸ey yoktur ki zaten hic¸in anlamı da hafızanın konusudur. Anahtar Kelimeler: Hafıza, hatırlama, zaman, hareket, ruh, duyumlama

Arıtma çamuru karıştırılmış ince bünyeli bir toprakta farklı aralıklarla atık su uygulamalarının toprak özelliklerine etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
Kil içeriği yüksek topraklarda tekstürden kaynaklanan olumsuz etkilerin toprak yapısını iyileştirmeye yönelik uygulamalarla düzeltilmesi, sürdürülebilir bir tarım için gereklidir. Bu kapsamda ince bünyeli (killi) bir toprağın (% 47,7 kil, % 18,8 silt, % 33,5 kum) yapısal özelliklerinin pratik uygulamalarla geliştirilmesi amacıyla bir çalışma yürütülmüştür. Çalışmada, stabilize arıtma çamurunun farklı dozlarda (50, 100 ve 150 t/ha) killi toprağa karıştırılması sonrası iki farklı su tipiyle (temiz ve arıtılmış atık su) 3 farklı sulama aralığında (4, 8 ve 12 gün) ıslanma-kuruma süreçlerinin, toprağın kimyasal (pH, EC, organik madde, CaCO3), fiziksel (kütle ve tane yoğunlukları, toplam porozite, makro porozite, ıslak agregat stabilitesi) ve hidrolik (tarla kapasitesi, infiltrasyon hızı) özellikleri üzerine etkileri laboratuvar koşullarında araştırılmıştır. Deneme faktöriyel düzenleme tam şansa bağlı deneme planında 3 tekerrürlü yürütülmüştür. Arıtma çamuru içermeyen ve sulanmayan kontrol konusu da, 3 tekerrürlü olarak deneme içerisinde yer almıştır. Stabilize arıtma çamurunun karıştırılması killi toprağın kimyasal, fiziksel ve hidrolik özelliklerini geliştirmiştir. pH azalırken, organik madde ve CaCO3 içeriği artmıştır. Islak agregat stabilitesi, porozite ve makro porozite, tarla kapasitesi, kararlı ve ortalama infiltrasyon hızlarında artışlar olmuş, kütle ve tane yoğunlukları azalmıştır. En fazla arıtma çamuru uygulama dozu en düşük pH ve tane yoğunluğu sağlarken, bu dozda organik madde, CaCO3, ıslak agregat stabilitesi, tarla kapasitesi, kararlı ve ortalama infiltrasyon hızı değerleri en yüksek belirlenmiştir. Ancak toprak tuzluluğunun da doz artışıyla arttığı görülmüş, en yüksek dozda ortalama 2,476 dS/m değeri tespit edilmiştir. Arıtılmış atık suların uygulanması temiz suya göre tuzlulukta, kireç içeriğinde ve kütle yoğunluğunda artış, porozite ve makro porozitede azalış eğilimine neden olmuştur. Yine sulama aralığının artması da tane yoğunluğunu azaltırken tuzluluk, organik madde, ıslak agregat stabilitesinde artışı teşvik etmiş, daha yüksek kararlı ve ortalama infiltrasyon hızı açısından da 8 günlük sulama aralığı en etkili olmuştur. Sonuçlar, killi topraklara arıtma çamuru karıştırılmasının stabilitenin güçlendirilerek su geçirgenliğinin iyileştirilmesinde uygun bir seçenek olacağını, toprak tuzluluğuna dikkat edilerek özellikle 150 ton/ha dozunun daha da etkili olacağını, arıtma çamuruyla birlikte arıtılmış atık suların da kullanılmasının mümkün olduğunu, sulama aralığının da organik maddenin daha uzun süreli korunarak stabilitenin güçlü kalması adına sık tutulmayabileceğini göstermiştir.

Aristoteles ve Plotinos'ta ruh teorisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Felsefe ve Din Bilimleri Bilim Dalı
Bu tez, genel olarak Antik Çağ felsefesini konu edinmektedir ve bu çerçevede söz konusu çağın büyük iki düşünürü olan Aristoteles ile Plotinos'un ruh anlayışları incelenmektedir. Konunun analizi ve işlenişi tarihsel açıdan ele alınarak felsefi bir resim sunulmaya çalışılmıştır. Bu nedenle teze Sokrates öncesi doğa felsefesiyle başlandı ve sonra Sokrates'le birlikte bu dönemlerdeki ruha dair felsefi görüşlerin dönüşümü Platon'a kadar getirilerek birinci bölüm tamamlandı. İkinci bölümde ruhla ilgili Aristoteles'in görüşlerine yer verildi. Aristoteles'i ele alırken hem öncekilerle benzerliği hem de onlardan farklı olan özgünlüğü ortaya koyulmaya gayret gösterildi. Sonra Yeni Platonculuk ışığında Plotinos irdelenmiş ve bu doğrultuda Platon'un felsefesi Aristotelesçi nedenselliğe uygulanıp uygulanamadığı sorgulanmıştır.

Arkeolojik alan müzeleri üzerine bir inceleme: Istanbul Arkeoloji Müzesi ve Ürdün Arkeoloji Müzesi örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Son yıllarda, hem Türkiye hem de Ürdün'deki arkeolojik kazıların sayısında muazzam bir artış görülmüştür. Söz konusu kazılar sonucunda çok sayıda arkeolojik materyal ve kalıntı bulunmuştur. Yeri doldurulamaz ve önemli bu materyaller ve kültürel kalıntıların her iki ülkenin çeşitli müzelerinde sergilenenleri bile bakım ve kaydı yapılmazsa hasar görme ve yok olma tehlikesi altındadır. Ne var ki, örneğin hem Türkiye hem de Ürdün, hala, kazılardan çıkan nesnelerin ele alınmasına ilişkin prosedürleri geliştirme aşamasındadır. Hem Türkiye hem de Ürdün'deki arkeolojik sit alanlarının ne kadar önemli ve değerli olduğunu fark etmek gereklidir ; çünkü bunlar, antik medeniyetler ve kültürler hakkında zengin kanıtlar ve kesin bilgiler sağlamaktadır. Her iki ülkedeki her bir arkeolojik sit alanı, sonuç olarak müzelerde depolanacak veya sergilenecek olan arkeolojik nesneler ve eserlerle doludur. Bu nedenle, bu iki ülkenin de, söz konusu zengin arkeolojik hazinelerin hak ettikleri biçimde ele alınması, muhafazası, korunması ve sergilenmesi için gerekli bilgi ve uzmanlığa sahip olması gerekmektedir. Bu tezde; hem Türkiye'deki hem de Ürdün'deki iki örnek arkeolojik müzenin, gelecek nesiller için eserlerinin ve tarihi kanıtlarının güvenli bir ortamda saklanması amacıyla, ayrıntılı tanımlaması yapılarak ve şimdi oynadıkları ve gelecekte oynayacakları önemli rol ele alınarak tartışması ve değerlendirmesi gerçekleştirilecektir. Ayrıca bu iki müzenin birbirlerinden öğrenebilecekleri dersler, değerler ve avantajlar ele alınacak ve son olarak bina iç mekan kontrolleri, önleyici koruma, müze yönetimi ve ziyaretçiler açısından gelecekte faydalanabilecekleri temel öneriler verilecektir. Anahtar Kelimeler: Arkeoloji, Kazılar, Eserler, Çevre kontrolü, Muhafaza, Müze yönetimi, Türkiye, Ürdün, Karşılaştırma, Arkeoloji Müzesi.

Arkeolojik ve tarihi açıdan Doğu Kazakistan'daki Türk dönemi anıtları (VI-XII. yy)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Erken Orta Çağ dönemi, Orta Asya nüfusunun ve bitişik bölgelerin etnik-kültürel oluşumundaki ana dönemlerden biridir. M.S. I. binyılın ikinci yarısında Orta Asya ve Güney Sibirya topraklarında Gök-Türk, Uygur Kağanlıkları, Yenisei'deki Kırgız ve İrtiş'teki KimekKıpçak konfederasyonu ve diğer bir dizi devlet düzeyindeki birlikleri ortaya çıktı, zirveye ulaştı ve yıkıldılar. Sayısız çeşitli arkeolojik anıtlar bırakmış Doğu Kazakistan kavimleri de bu devlet birliklerinin oluşturulmasında önemli yer aldılar. Bölgenin görkemli anıtları arasında kurganlar, taş heykeller, dörtgen ritüel yapılar, steller ve kaya resimleri bulunmaktadır. Coğrafi olarak, Doğu Kazakistan bölgesi bozkır ve orman-bozkır bölgesidir, kuzeyde güney Sibirya ile sınırlıdır. Doğu Kazakistan her zaman insan yaşamı için son derece elverişli bir bölge olmuştur. İrtiş ırmağının geniş vadileri, verimli toprakları, muhteşem çeşitli otlakları, sayısız demir dışı metal yatakları, çeşitli av hayvanları ile buzul sonrası dönemden beri insanları cezbetmiştir. Sibirya ve Altay'ı Yedisu ve tüm Orta Asya ile bağlayan bu bölge, kuşkusuz halkların tarihsel gelişiminde önemli bir rol oynadı. Ancak bu geniş mekânda Orta Çağ'da gerçekleşen tarihi olaylar ve insan kültürünün gelişim aşamaları hakkında bilgilerimiz eksik ve henüz daima bir kronolojik tablo oluşturmak için bilgiler yetersizdir. Kısmen bu araştırmada, bu kronolojik tablodaki en önemli tarihsel dönemlerden biri için bu boşluğu doldurumaya çalışırız. Tezin ana amacı, Orta Çağ Doğu Kazakistan topraklarında bulunan ve kronolojik ölçekte tahsis edilen Erken Türk Dönemi ve Kimek-Kıpçak kültürlerinin arasındaki sürekliliği maddi kültür verileri üzerine analiz yaparak göstermektedir. Araştırma süreci geniş bir kronolojik aralığı kapsamaktadır (M.S. I binyılın ortsası – M.S. II binyılın başlangıcı) ve bölgesel bir nitelikte yapılan çalışmadır. Temel araştırma yöntemleri, karşılaştırmalı-tipolojik ve retrospektif analiz unsurlarını içerir. Ek olarak, alan araştırmaları yöntemi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Doğu Kazakistan, Türk kültürü, Kimek-Kıpçaklar, Orta Çağ Anıtları, Erken Demir Çağı Anıtları

Arnavut alimleri ve akaid eserleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2011 Kelam Bilim Dalı
Bu çalışmada ?Arnavut Âlimleri ve Akaid Eserleri? konusu ele alınıp incelenmeye çalışılmıştır. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır.Girişte çalışmanın önemi, kullanılan yöntem ve amaçları belirtilmiştir. Birinci bölümde Arnavutluk'un ve Arnavut halkının eski çağlardan başlayarak günümüze kadarki tarihi ana hatlarıyla anlatılmaya çalışılmıştır. Ayrıca bu bölümde Arnavutluk topraklarında eskiden günümüze kadar büyük taraftar bulan dinlerin durumu da incelenmiştir.İkinci bölümde ise Arnavutluk'ta 19. ile 20. yüz yılda yaşamış olan iki âlim Hafız İbrahim Dalliu ile Hafız Ali Korça'nın hayatları, İslam Dinine hizmet etmek için sarf ettikleri mücadeleleri ve özellikle ortaya kuydukları iman konulu eserleri ele alınmıştır. Çalışma süresince özellikle bu iki âlimin şahsiyetinin hayatları ve eserleri incelenirken asıl kaynaklar kullanılmaya özen gösterilmiştir.Yapılan incelemelerin sonucunda yukarıda zikredilen âlimler ortaya koydukları eserleriyle ve sarf ettikleri mücadeleleriyle Arnavutluk Müslüman halkına din, kültür ve medeniyet adına büyük hizmetlerde bulunmuşlardır.

Arnavutça yapılmış Kur'an çalışmaları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Tefsir Bilim Dalı
Nesilden nesile aktarılan sözlü kaynaklar hem sosyal hem de tarihi açıdan çok önemli bir yere sahiplerdir. Ancak bu kaynkalar zamanla değişebilir veya unutulabilir. Nesilden nesile yazılı olarak aktarılan kaynaklar ise daha kolay korunabilir ve zamana karşı daha dayanaklıdır. Kur'an-ı Kerim zaman ve mekana bağımlı olmayan evrensel ve kutsal bir kitaptır. Sosyologlara, psikologlara ve toplum her ferdine her zaman ve her mekanda hitap etmektedir. Herkes ne aradığını bu kutsal kitapta bulabilir ve ondan faydalanabilir. Balkanlardaki İslam dini, Osmanlı döneminde hızlı bir şekilde yayılmıştır. Arnavutların islamlaşması süreci oldukça hızlı ve devamlı bir şekilde gelişmiştir. Arnavutların İslamlaştırılmasını etkileyen faktörler siyasi, ekonomik, sosyal ve psikolojik nitelikteydi. Arnavutlar Kur'an-ı Kerim'in kurallarına göre yaşamakla birlikte onu Arnavutçaya da tercüme ettiler. Bu tez çalışmasında Arnavutça tevcit kitapları, Arnavutça Kur'an-ı Kerim tercümeleri ve Kur'an-ı Kerim'in tamamı ve bazı süreleri Arnavutça tefsir edildiği kitaplar değerlendirilmiştir.

Arnavutların İstiklal sürecinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Yeniçağ Tarihi Bilim Dalı
XIX.Yüzyılda Arnavut coğrafyasında geri dönüşü olmayan bir dönem başlamıştır. Bu Yüzyılda yaşanan değişimlerin kaynağı ise, başta Avusturya-Macaristan olmak üzere, Avrupa Devletleridir. Bu değişim, sadece Arnavut halkı için değil, bütün Balkan milletlerini kapsayan bir sürecin başlamasına da sebep olmuştur. Bu tez çalışmasında, XIX.Yüzyılda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun, özellikle Arnavut coğrafyasında, yürüttüğü misyonerlik faaliyetleri ele alınmıştır. Ayrıca Osmanlı-Arnavut ilişkileri ile bölgenin siyasi ve kültürel durumuda incelenmiştir. Arnavut coğrafyasında, Avusturya-Macaristan İmparatorluğunun Katolik rahipler ile yürüttüğü dinsel ve dilsel misyonlar da bu çalışmanın konuları arasındadır. Avusturya-Macaristan tarafından Arnavutlara yapılan desteklere de ayrıca yer verilmiştir. Tez çalışmasında Katolik kilisesi'nin işleyişi ile ilgili bilgiler de detaylıca irdelenmiştir. Ayrıca bu çalışmada Arnavut okulların açılması ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu tarafından getirilen latin harfler ve kitaplar da değerlendirilmiştir.

Arnavutluk Guri-Bardhe köyü halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Türk Halk Bilimi (Folklor) Bilim Dalı
Bu araştırmada, Arnavutluk'un Mat İli'nin sınırları dâhilinde yer alan Guri-Bardhe köyünün Halk Edebiyatı ve Folklor ürünlerinin derlenmesi ve incelenmesi üzerinde durulmuştur. Derlenmiş olan bu ürünler, yazılı kaynaklarda yer almayan fakat halk arasında varlığını sürdüren kültürel unsurlardır. Kuşaktan kuşağa aktarımını sağlayabilmek için halk edebiyatı ve halk bilimi ürünlerinin sistematik bir şekilde derlenip kayda alınması, bu tezin yazılma amacıdır. Bu çalışma bir alan araştırmasıdır. Tezde yer alan bilgilerin çoğu genel olarak sözlü kaynaklara derlenmiştir. Kaynak kişilerimiz belli bir yaş ortalamasının üzerinde olan kişilerdir. Çalışma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte çalışmanın yöntemi ve niteliği hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde araştırma alanının bulunduğu Arnavutluk, Mat ili ve araştırma alanı (Guri-Bardhe Köyü) hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde Guri-Bardhe köyü Halk Edebiyatı Ürünleri, üçüncü bölümde ise Guri-Bardhe köyü Halk Bilimi Ürünleri incelenmiştir.

Arnavutluk ve İslâm Miras Hukuku'nun mevzuatları arasındaki benzerlik ve farklılıkların hukuki tahlili

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2011 İslam Hukuku Bilim Dalı
Bu çalışmada, Arnavutluk Miras Hukuku ile İslâm Miras Hukuku mukayeseli olarak ele alınmaktadır.Çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır.Birinci bölümde, Miras Hukukun mahiyeti, tarihte ve günümüzde bulunan miras sistemleri, Arnavutluk ve İslâm Miras Hukuku'nun kısa bir değerlendirilmesi yapılmıştır.İkinci bölümde, Arnavutluk ve İslâm Miras Hukuku'nun benzerlikleri ve farklılıkları tespit edilerek, mirasın rükünleri, sebepleri, mirasçı olma şartları ve mirasa engel olabilecek durumlara yer verilmiştir.Üçüncü bölümde, mirasın taksimi ve taksim türleri, taksimin iptalini gerektirecek durumlar, mirastaki vasiyetin konumu ve evlat edinme, erkeğin kadından fazla hisse alması gibi konular iki hukuk sistemi açısından karşılaştırılmalı olarak ele alınmaya çalışılmıştır

Arnavutluk, Berat şehri, Gorica mahallesi'ndeki geleneksel konutların mimari özellikleri ve koruma sorunları üzerine bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Rölöve-Restorasyon Bilim Dalı
Arnavutluk'ta en eski ve önemli şehirlerden biri olan Berat'ın geçmişi MÖ 4. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Ülkenin orta güneyinde yer alan şehir 2400 yıllık geçmişi ile İliryalılar, Bizans, ve Osmanlı hakimiyetinde farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu durum şehre tarihi, mimari ve kültürel anlamda çeşitlilik kazandırmıştır. Kale, Mangalem ve Gorica tarihi mahalleleri ise kültürel ve mimari mirasının yoğun olarak bulunduğu alanlardır. Gorica Mahallesi, Osumi Nehri'nin güneyinde yer alan tek yerleşim alanıdır. 4. yüzyılda inşa edilen Gorica Kalesi'nin kalıntıları, 18. yüzyılda Ahmet Kurt Paşa'nın yaptırdığı taş köprü, iki kilise ve geleneksel konutlar mahallenin özgün mimari dokusunu oluşturmaktadır. Çoğunlukla 18.-19. yüzyıllar arasında inşa edilen konutlar mahallenin ana mimari yapı grubudur. 19. yüzyılda sosyo-ekonomik kaynaklı nedenler ve özellikle 1851 depremi konutların plan ve cephe biçimlenişi ile yapım tekniği ve malzemelerinde değişikliklere neden olmuştur. Tez çalışması kapsamında Gorica Mahallesi'ndeki tescilli 144 yapı incelenmiş ve 15 konut detaylı olarak belgelenmiştir. 8 bölümden oluşan yüksek lisans tezinde Gorica Mahallesi ve geleneksel konutlar bütüncül bir yaklaşımla irdelenmeye çalışılmıştır. Birinci bölümde tez ile ilgili literatür özetine yer verilmiş, çalışmanın amacı ve yöntemi anlatılmıştır. İkinci bölümde ise genel olarak Berat'ın coğrafi durumu, tarihsel gelişimi, sosyal ve ekonomik yapısı değerlendirilmiştir. Bu bölümde bir bütün olarak ele alınan Berat'ın kronolojik olarak kuruluşundan günümüze kadar değişen durumu aktarılmıştır. Üçüncü bölümde Berat'ın kentsel gelişimi ele alınmıştır. Antikite döneminden modernleşmeye kadar kentleşme süreci genel hatlarıyla anlatılmış, tarihi mahalleler hakkında ise daha ayrıntılı bilgilere yer verilmiştir. Kale ve Mangalem mahalleleri ile İslami Ortaçağ Merkezi'nde yer alan bazı önemli yapıların tanıtıcı bilgileri tablo şeklinde sunulmuş, Gorica Mahalle'sindeki anıtsal yapılar hakkında ise kısa bilgilendirme yapılmıştır. Dördüncü bölümde çalışma sahası olan Gorica Mahallesi'ndeki tüm yapılar için mimari doku analizleri hazırlanmıştır. Bir bütün olarak değerlendirilen kentsel sit alanı geleneksel / yeni yapı, kat adedi, işlev, özgünlük durumu, strüktürel durumu, yapım sistemi ve malzeme ile tescil durumu yedi başlık altında irdelenmiştir. Beşinci bölümde ise Gorica Mahallesi'ndeki geleneksel konutlarının mimari özellikleri değerlendirilmiştir. Detaylı incelenen 15 konut bağlamında yapı-parsel-sokak ilişkileri, plan, cephe tipolojisi, yapı elemanları, yapım tekniği ile malzemeler görsel ve çizimlerle desteklenerek anlatılmıştır. Gorica konutlarında görülen koruma sorunları doğal, sosyal, ekonomik, siyasi ve kullanıcı kaynaklı koruma sorunları olarak çevre ve tek yapı ölçeğinde tezin altıncı bölümünde değerlendirilmiştir. Yedinci bölümde ise mahallede bulunan geleneksel mimarinin korunması için koruma yaklaşım önerileri geliştirilmiştir. Bütüncül bir anlayış

Arnavutluk'ta Hıristiyanlık ve İslamiyetin tarihçesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2011 Dinler Tarihi Bilim Dalı
?Arnavutluk'ta Hristiyanlık ve İslamiyet'in Tarihçesi? konulu çalışma ile başlangıçlarından bugüne ana hatlarıyla Arnavutluk'taki Hristiyanlığın ve İslamiyet'in tarihsel gelişimleri ele alınmıştır.Elde edilebilen imkânlar ölçüsünde yapılan bu araştırmaya göre Arnavutluk'taki Hristiyanlığın kökleri apostolik döneme ait olmasa da eskilere uzanan bir tarihe sahiptir. Arnavutluk, doğu ile batı Hristiyanlığının kesiştiği bir noktada olması hasebiyle Hristiyanlığın 11. y.y'da yaşadığı büyük skizma (bölünme) sırasında hem Ortodokslar hem de Katolikler açısından önemli fonksiyona sahip olmuştur.İslam dininin hoşgörüsü gereği Osmanlı Devleti herkese adil davranıp tüm dinlerin mensuplarına eşit haklar tanımıştır. Dolayısıyla Arnavutluk'ta gerek Katolik Kilisesi gerekse Ortodoks Kilisesi bu haklardan yararlanarak bu dönem içerisinde tam anlamıyla en parlak dönemlerinden birini yaşayarak faaliyetlerini yoğunlaştırmıştır.Hristiyanlar, Arnavutluk'ta sayı açısından Müslümanlardan sonra ikinci sırada yer almaktadırlar. İslamiyet'in tarihçesi ise, 13.-14. y.y. arasında Osmanlıların Arnavutluk'u tamamen fethetmesine uzanmaktadır. Osmanlıların gelip adaleti, özgürlüğü, yatırımı v.b hizmetlerini gören Arnavut halkın çoğunluğu, kendi rızası ile Hristiyanlık'tan İslamiyet'e geçmiştir. Böylece hem Arnavut halkına hem de genel Osmanlı coğrafyasına büyük katkılarda bulunan çok önemli şahsiyetler ortaya çıkmıştır.Enver Hoxha rejimi döneminde tüm inançların kanunen yasaklanmasından sonra herhangi bir Hıristiyan ve İslamî faaliyetten bahsedilemez ancak 1990 yılında rejimin çökmesi ile din Arnavutluk'ta yeniden yükselen bir değer olmuştur. Arnavutluk, dinler arasındaki uyumu ile tüm dünyaya örnek olacak bir mahiyet taşıyarak dünyanın dört bir yanında her kesimden insanın taktirini toplamıştır.1990 yılında rejimin yıkılmasının ardından hem Hıristiyanlar hem de Müslümanlar her alanda faaliyetlerini sürdürmektedirler. İslam Komitesi, Arnavutluk'un her bölgesinde bulunan müftülüklerle birlikte hizmet vermektedir.

Arnavutluk'ta İslâm – Hıristiyanlık karşılaşması (1385-1600)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Bu doktora tezi, Arnavutluk'taki İslamiyet ile Hıristiyanlık dinlerinin 1385-1600 yılları arasındaki genel durumunu inceleyen bir çalışmadır. Ortodoksluk ve Katoliklik iki Hıristiyan mezhebi olmaları sebebiyle, Arnavutluk'un sosyal, politik ve teolojik tarihi açısından önemli bir yere sahiptir. Arnavutların İslâm dinini benimsemeleri, şu hususlara önemli ölçüde ışık tutar: Osmanlı'nın topografyadan daha önce demografyaya önem verme ve insan fethetme anlayışına; topografik ve coğrafya olarak da Arnavutluk, Osmanlı'nın yeni diyarları fethetme hususunda model üs olmasına. Öyle görünüyor ki; bu konu ve durum, Osmanlı'ya beş asra yakın bölgede varlığını ve hâkimiyetini sürdürebilme imkânını sağlayan sebeplerin başında gelmektedir. Coğrafî konumu sebebiyle Arnavut bölgeleri tarih içerisinde değişik işgallere maruz kalmış ve büyük alt-üst oluşların odağında kalmıştır. Kültür ve medeniyetlerin harmanlandığı bu topografya, üzerinde yaşayan farklı sosyal faktörlere ve inançlara birlik ve yeniden diriliş ufku vermiş; tarihe sosyo-kültürel modeller ve tarihî-teolojik tecrübe örnekleri bırakmıştır. Anahtar Kelimeler: Arnavutluk, Tarih, Din, Hıristiyan, Hıristiyanlık, Ortodoks – Katolik Kilisesi, Osmanlı, İslâm, İslâmiyet, Müslüman, Din Değiştirme, İhtidâ