Thesis Number |
level |
Language |
Year |
Bilim Dalı |
|
Doktora |
Türkçe |
2019 |
Diğer |
Kil içeriği yüksek topraklarda tekstürden kaynaklanan olumsuz etkilerin toprak yapısını iyileştirmeye yönelik uygulamalarla düzeltilmesi, sürdürülebilir bir tarım için gereklidir. Bu kapsamda ince bünyeli (killi) bir toprağın (% 47,7 kil, % 18,8 silt, % 33,5 kum) yapısal özelliklerinin pratik uygulamalarla geliştirilmesi amacıyla bir çalışma yürütülmüştür. Çalışmada, stabilize arıtma çamurunun farklı dozlarda (50, 100 ve 150 t/ha) killi toprağa karıştırılması sonrası iki farklı su tipiyle (temiz ve arıtılmış atık su) 3 farklı sulama aralığında (4, 8 ve 12 gün) ıslanma-kuruma süreçlerinin, toprağın kimyasal (pH, EC, organik madde, CaCO3), fiziksel (kütle ve tane yoğunlukları, toplam porozite, makro porozite, ıslak agregat stabilitesi) ve hidrolik (tarla kapasitesi, infiltrasyon hızı) özellikleri üzerine etkileri laboratuvar koşullarında araştırılmıştır. Deneme faktöriyel düzenleme tam şansa bağlı deneme planında 3 tekerrürlü yürütülmüştür. Arıtma çamuru içermeyen ve sulanmayan kontrol konusu da, 3 tekerrürlü olarak deneme içerisinde yer almıştır.
Stabilize arıtma çamurunun karıştırılması killi toprağın kimyasal, fiziksel ve hidrolik özelliklerini geliştirmiştir. pH azalırken, organik madde ve CaCO3 içeriği artmıştır. Islak agregat stabilitesi, porozite ve makro porozite, tarla kapasitesi, kararlı ve ortalama infiltrasyon hızlarında artışlar olmuş, kütle ve tane yoğunlukları azalmıştır. En fazla arıtma çamuru uygulama dozu en düşük pH ve tane yoğunluğu sağlarken, bu dozda organik madde, CaCO3, ıslak agregat stabilitesi, tarla kapasitesi, kararlı ve ortalama infiltrasyon hızı değerleri en yüksek belirlenmiştir. Ancak toprak tuzluluğunun da doz artışıyla arttığı görülmüş, en yüksek dozda ortalama 2,476 dS/m değeri tespit edilmiştir. Arıtılmış atık suların uygulanması temiz suya göre tuzlulukta, kireç içeriğinde ve kütle yoğunluğunda artış, porozite ve makro porozitede azalış eğilimine neden olmuştur. Yine sulama aralığının artması da tane yoğunluğunu azaltırken tuzluluk, organik madde, ıslak agregat stabilitesinde artışı teşvik etmiş, daha yüksek kararlı ve ortalama infiltrasyon hızı açısından da 8 günlük sulama aralığı en etkili olmuştur. Sonuçlar, killi topraklara arıtma çamuru karıştırılmasının stabilitenin güçlendirilerek su geçirgenliğinin iyileştirilmesinde uygun bir seçenek olacağını, toprak tuzluluğuna dikkat edilerek özellikle 150 ton/ha dozunun daha da etkili olacağını, arıtma çamuruyla birlikte arıtılmış atık suların da kullanılmasının mümkün olduğunu, sulama aralığının da organik maddenin daha uzun süreli korunarak stabilitenin güçlü kalması adına sık tutulmayabileceğini göstermiştir.