Thesis Search




SEARCH RESULTS

Vanilya (Vanilla planifolia L.) bitkisinde in vitro rejenerasyonların sağlanması ve hücre süspansiyonlarında metil jasmonat elisitörünün biyokütle üretimine etkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Vanilya, dünya piyasalarında yüksek fiyatla satılan ve çok talep gören bir üründür. Doğal vanilya yüksek ekonomik değere sahiptir ve safranın ardından dünyanın ikinci en pahalı baharatlarından biridir. Ekonomik değerine rağmen, diğer orkide türleri arasında vanilya bitkisi, üzerinde, en az çalışılanlardan biri olmuştur (Arenas and Dressler, 2010). Vanilyanın sentetik formu (vanilin), başlangıç maddeleri (koniferin, guaiakol, öjenol ve lignin) kullanılarak çeşitli kimyasal yöntemler ile fabrikalarda elde edilebilmektedir, ancak vanilya aroması doğal olarak sadece vanilya meyvesinden sağlanabilmektedir (Rao and Ravishankar, 2000). Türkiye'nin bazı bölgeleri vanilya bitkisini yetiştirmek için uygun iklime sahip olmasına rağmen, bu bitki Türkiye'de yetiştirilmemektedir. Bu nedenle tez çalışmasında vanilya bitkisinin in vitro koşullarda rejenerasyonuna yönelik araştırmalar gerçekleştirilmiştir. Tez çalışmasında, olgunlaşmış Vanilla planifolia'nın tohumları, genç yaprakları, nod ve havai kök eksplantları başlangıç materyali olarak kullanılmıştır. Çalışmada nod eksplantlarından en yüksek kallus rejenerasyonu (%80) VK4 besin ortamında (MS+1 mg/L 2,4-D + 1 mg/L BAP) elde edilirken, VK3 (MS+1 mg/L 2,4-D + 0,5 mg/L BAP) ve VK6 (MS+1 mg/L BAP + 0,5 mg/L NAA) besin ortamlarında ise %100 oranında doğrudan sürgün rejenerasyonları sağlanmıştır. Ayrıca VK6 ortamında %50 oranında köklenme yüzdesi elde edilmiştir. VK2 (MS+1 mg/L 2,4-D + 0,5 mg/L KIN) ortamında dolaylı sürgün rejenerasyon oranı %33,3 olarak belirlenirken, VK4 ortamında ise %71,4 oranında dolaylı embriyo oluşumları saptanmıştır. Araştırmada tüm embriyolar globuler aşamada kalmıştır. Tohum ve diğer eksplantlardan elde edilen 0,5 g yaş ağırlıktaki kalluslar, en başarılı kallus rejenerasyonunun sağlandığı sıvı besin ortamı içerisinde kültüre alınmıştır (karıştırma hızı: 100 rpm; inkübasyon sıcaklığı:24±2°C). Kültürler karanlıkta tutulmuştur. Kurulan hücre süspansiyon kültürlerinde büyüme parametreleri belirlenmiştir. 0, 7, 14, 21 ve 42. günlerde gerçekleştirilen analizler sonucunda MeJa uygulamalarında en yüksek yaş ve kuru ağırlık değerleri (0,0519 g/ml; 0,0104 g/ml) 100 µM MeJa uygulamasıyla 21. günde elde edilmiştir. Kültürün 6. haftasında hücre süspansiyon kültürlerinde globuler embriyo oluşumları görülmüş ve en yüksek kuru biyokütle oranına (%30,8) 100 µM MeJa uygulamasında ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Vanilya, Vanilla planifolia L., In Vitro, Hücre Süspansiyon Kültürü, Metil Jasmonat

Vergi adaletinin sağlanmasında vergi politikalarının rolü: Türkiye ve Azerbaycan örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2013 Diğer
Bu çalışmanın genel amacı Türkiye ve Azerbaycan vergi sisteminde, vergi adaletinin sağlanabilmesinde vergi politikalarının rolünü incelemek ve söz konusu ülkelerde vergi adaletinin daha iyi sağlanabilmesi için alınması gereken tedbirleri ortaya koymaktır. Bu tez çalışmamız üç bolümden oluşmaktadır. Birinci bölümde vergi ile ilgili temel teorik kavramlara olan vergi tanımı, vergi fonksiyonları, vergi adaleti kavramı kapsamında faydalanma ve ödeme gücü ilkesi, ödeme gücü ilkesinin sağlanabilmesini mümkün kılan teknikleri ve vergi adaletini etkileyebilecek unsurlar ele alınmıştır. İkinci bölümde, vergi adaleti açısından Türk Vergi Sistemi?nin genel değerlendirmesi yapılmış ve vergi sisteminde ödeme gücü ilkesinin sağlanması incelenmiştir. Üçüncü bölümde Azerbaycan Vergi Sistemi?nin genel değerlendirmesi yapılarak vergi sisteminde ödeme gücü ilkesine ulaşmak açısından kullanılan araçlar incelenmiştir. Sonuçta ise sonuçlayıcı düşüncelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vergi Adaleti, Vergileme İlkeleri, Ödeme Gücü İlkesi, Vergi Yükü, Dolaylı ve Dolaysız Vergiler, Gini Katsayısı, Vergi Oranları

Vergi kaçakçılığı için cezai sorumluluk

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Kamu hizmetlerinin finansmanı için en sağlam gelir kaynağı vergilerdir. Devletler, egemenlik yetkilerine dayanarak koydukları vergilerin, zamanında ve eksiksiz ödenmesini sağlamak için vergi ile ilgili düzenlemelere uyulmaması durumunda uygulanacak yaptırımlar da koymaktadırlar. Bu yaptırımların bir kısmı mali ceza bir kısmı da hapis cezası niteliğindedir. Türk hukukunda vergi kanunlarına aykırı davranışları cezalandırmak için bu iki tür yaptırıma da yer verilmiştir. Vergi kanunlarına aykırı fiiller ve bu fiiller için uygulanacak yaptırımlar sistematik olarak Vergi Usul Kanunu'nda düzenlenmiştir. Vergi kaçakçılığı suçları geçmişten günümüze kadar gelmekle birlikte değişen yaşam koşulları, teknolojik gelişmelerin hızı ve insan nedeniyle her geçen gün suça konu olan eylem ve işlemlerin niteliği değişerek artmaktadır. Ülke ekonomisinde değişmeler de vergi kaçakçılığı suçlarının işlenme oranının artmasına dolayısıyla suç tiplerinin değişmesine de sebep olmaktadır. Bu sebeple günümüz vergi yasalarında düzenlenen vergi kaçakçılığı suçlarını oluşturan eylem ve işlemler üzerinde durulmuştur. Bu çalışma ile vergi kanunlarına aykırı olarak yapılan fiillerden vergi kaçakçılığı suçunun unsurlarına ayrıntılı olarak değinilmeye çalışılacaktır.

Veri madencılığı teknikleri kullanarak suç analizi ve önleme

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Son yıllarda, terörizmin artması ve bu nedenle, küresel güvenlik için artan endişe ile, suçu analiz etmek ve önlemek için kullanılabilecek veri madenciliği gibi etkili tehdit algılama sistemlerinin kurulması zorunlu hale gelmiştir. Potansiyel olarak tehlikeli durumları tanımlamak ve yetkililerin uygun önlemleri almaları konusunda uyarılması gerekmektedir. Suç analizi ve önlenmesinin önemli bir unsuru, polis ve diğer ceza adaleti kurumları tarafından toplanan büyük bilgi veritabanlarının sorgulanmasıdır. Büyük verilerden gizli bilgileri keşfetme süreci olan veri madenciliği, suçun araştırılması, analizi ve önlenmesi için önemli bir araçtır. Uzman ve polise, kalıpları ve eğilimleri keşfetmeleri, suç ve suçlu arasındaki ilişkileri bulmaları için yardımcı olacaktır. Veri madenciliğinde kümeleme ve sınıflandırma gibi belirli teknikler kullanılabilir. Bu yaklaşımlar araştırmacıların büyük veritabanlarını etkili bir şekilde analiz etmelerine yardımcı olacaktır. Yaklaşımımız toplumun iyileştirilmesine katkıda bulunur. Soruşturma kurumlarına suç tespitinde yardımcı olmak ve suçluların kimlik tespiti ve böylece suç oranlarının azaltılması hedeflenmektedir.

Veri madenciliği teknikleri ile meme kanseri tahmini için mammogram görüntülerinin analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Mekatronik Mühendisliği Bilim Dalı
En tehlikeli hastalıklardan biri, genellikle kadınların mağdur olduğu kötü huylu meme kanseridir. Farklı tekniklerle veri madenciliği; makine öğrenmesi ve algoritmaları yardımı ile kümeleme ve sınıflandırma için meme kanseri dijital görüntülerine uygulanmaktadır. MIAS (Mammography Image Analysis Society) veri kümesi görüntüleri, kanserin analizi ve tahmini için kullanılmıştır. Bu çalışma meme kanserini üç ana aşamada analiz edecektir; dijital görüntü işleme araçlarını kullanarak görüntülerin hazırlanması, daha sonra mammogram görüntülerinin bölütlemesi için kümeleme tekniklerinin kullanılması, kanser sınıflandırma tekniklerinin kullanılması için etkilenen bölgenin çıkarılması. Piksel yoğunluğuna bağlı olarak görüntülerdeki anormal bölgenin saptanması için esas olarak K Means (KM) ve Fuzzy C Means (FCM) kümeleme teknikleri kullanılarak meme kanseri görüntülerinin bölümlere ayrılması sağlanmıştır. Analiz için algoritmalar MATLAB'da geliştirilmiştir. Bu uygulamalar sırasında kullanılan kümeleme tekniklerinin performansları karşılaştırılmıştır. Temel olarak üç parametre dikkate alınmıştır; çalışma süresi, küme sayısı, kümelenmiş sonuç görüntülerinin kaydedilmesi ve saklanması için kullanılan bellek alanı. Her iki algoritma da önemli sonuçlar vermiştir. KM'nin çalışma süresi FCM'den daha az, ancak FCM kümelenmiş görüntülerin sonuçlarının bellek alanı KM'den daha azdır. Dört görüntü FCM tarafından kümelenmiş ve beş görüntü KM tarafından kümelenmiştir. Kümeleme algoritmalarının sonuçlarının performanslarının daha fazla denetlenmesi ve değerlendirilmesi için; kümelenmiş görüntülerden ve diğer meme kanseri verilerinden çıkarılan verilerin sınıflandırılması için sınıflandırma algoritmaları kullanılmıştır. Sınıflandırma tekniği, kanser hastalığının kategorik sınıf etiketi tahmini için kullanılmıştır. Sınıflandırma için ana özellikleri kanserden etkilenen piksel sayısı alanı temsil eder. Bu nedenle, sınıflandırma algoritmalarına altı öznitelik atandı. Kanser verilerinin sınıflandırılması ve kanser olasılığının öngörülmesi için Support Vector Machine (SVM), K Nearest Neighbor (KNN) ve Artificial Neural Network (ANN) gibi sınıflandırma algoritmaları kullanılmıştır. Kanser verilerinin sınıflandırılmasında en yüksek doğruluk ANN (97%), ardından KNN (94%) ve son olarak SVM (52%) kullanılarak bulunmuştur.

Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak diyabetik retinopati hastalığının teşhisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2013 Diğer
Son yıllarda hastane bilgi sistemlerinde hastalara ait büyük miktarda tıbbi bilgilere sahip olunuyor. Dijital ortamlarda bilgilere sahip olma amacı hastalara daha kaliteli sağlık hizmeti sunmaktır. Bu tür verilerin arasında muhakkak dikkate değer, saklı kalmış bilgiler mevcuttur. Amaç veri madenciliği yöntemlerini kullanarak elimizdeki saklı kalmış bilgileri ortaya çıkarmaktır.Bu tez çalışmasında, veri madenciliği yöntemlerini kullanarak diyabetik retinopati hastalıkların teşhisi yapılmıştır. Uygulama bölümünde, gerçek veriler kullanılarak K-en yakın komşu, ağırlıklı oylama KNN (Weighted K-nearest neighbor) ve Bayes algoritmaları ile sınıflandırma yapılmış ve elde edilen sonuçlar tartışılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz Polikliniği bölümünden alınmıştır. Veri setinde bulunan bütün parametreler doktorlar tarafından seçilmiş ve bu parametreler baz alınarak hastalığın teşhisi yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Diyabetik Retinopati, Hastalık Teşhisi, Veri Madenciliği

Veri-bağımlı sınırlayıcı kullanan dinamik zaman bükmesi algoritmasının geliştirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2012 Diğer
Zaman serilerinin analizi ve sınıflandırılması için çeşitli teknikler geliştirilmiştir. Dinamik Zaman Bükmesi (DZB - Dynamic Time Warping) zaman sınıflandırma tekniklerinden birisidir ve iki zaman serisinin birbirinin benzeri olup olmadığını belirlemek için kullanılır. Ancak literatürde önerilen DZB yaklaşımlarının iyileştirilmesi gereken iki alan mevcuttur. İlk olarak, ciddi büyüklükteki veri kümeleri ve dolayısı ile sınıflandırma ölçeklenebilirliği sorun olarak kalmıştır. İkinci olarak, sınıflandırma doğruluğunun yükseltilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında veri-bağımlı sınırlayıcı kullanan DZB algoritması geliştirilmiştir ve önerilen algoritma Sakoe-Chiba bandı kullanan DZB algoritması ile karşılaştırılmıştır. Önerilen algoritmanın performansı Sakoe-Chiba bandı kullanan DZB algoritmasına göre daha yüksektir ve elde edilen sonuçlar umut vericidir.Anahtar Kelimeler: Veri madenciliği, dinamik zaman bükmesi, zaman serileri analizi, veri bağımlı sınırlayıcı.

Veriye dayalı bulanık sistem modelleme ve tanımlama

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Diğer
Bulanık mantık insan düşünüş tarzından esinlenerek bulunmuş bulanık küme teorisine dayanan genel bir hesaplama sistemidir. Bu sistem mantıksal ifadeler ve dilsel değişkenler arasındaki bağılantılara dayanmaktadır. Mühendislik açısından en önemli üstünlüklerinden biri ilgilenilen sistemin matematiksel modeline ihtiyaç duymamasıdır. Temel sorun kendisinden beklenilen görevi yapacak şekilde parametrelerinin en uygun değerlerinin belirlenmesidir. Bu çalışmada, yaygın olarak kullanılan Takagi-Sugeno (TS) tipi bulanık sistemin parametrelerinin eldeki giriş-çıkış verilerine dayalı olarak belirlenmesi üzerine çalışılmıştır. Bu çalışmada verilen yöntem ile önce, bulanık sistemin giriş-çıkış değişkenleri belirlenerek girişe ait değişkenler ilgili uzayda yaklaşık olarak homojen dağıtılmış üyelik fonksiyonları ile bulandırılmaktadır. Böylece bulanık sistemin şart/öncül parametreleri belirlenir. Daha sonra, en küçük karesel kestirim (LSE, Least Square Estimation) yöntemi ile eldeki giriş-çıkış örnek verilerine dayalı olarak bulanık sistemin sonuç/kural parametreleri belirlenir. Bu çalışmada, anılan bu yöntem beş farklı denektaşı dinamik sistemin TS tipi birer bulanık sistem ile modellenmesi üzerinde çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlar tasarımcının elinde giriş-çıkış örneklerinin bulunması durumunda yöntemin etkin bir şekilde kullanılabileceğini göstermektedir.

VHF channel modeling for wireless sensor networks

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2015 Diğer
Kablosuz haberleşme sistemleri son yıllarda hayatımızın her alanında çokça yer almaya başlamıştır.Kablosuz haberleşme sistemlerinin performansını ve bant genişliği verimliliğini arttırmak içinhaberleşmenin gerçekleştirileceği kablosuz kanal ortamının iyi bilinmesi gerekmektedir. Bu işlem kanalı dinleme, kestirim ve modelleme ile gerçekleştirebilir. Bu çalışmada Kablosuz Duyarga Ağ Telemetre sistemleri için 145MHz VHF haberleşme bandında simülasyon ve ampirik ölçümler yaparak kanal modellenmesi gerçekleştirilmiştir. Simülasyon ölçümleriWireless InSite elektromanyetik yayılım ışın izleme tabanlı kanal modelleme benzetim yazılımı ile gerçeklenmiştir. Ampirik ölçümleri ise gerçek saha ortamda yapılmıştır. Ölçüm ortamı olarak Ankara'nın Beypazarı ilçesi İnözü vadisi seçilmiştir. Ölçüm için o ortamın seçilmesinin nedeni yoğun kayalık/dağlık özelliğe sahip olmasıdır.Kanalın büyük ölçekli ve küçük ölçekli istatistiksel parametreleri hem ampirik ve ışın izleme tabanlı ölçümler için elde edilmiştir ve birbiri ile karşılaştırmıştır. Elde edilen kanal karakteristikleri tepelik ve düzgün olmayan bölgelerde kullanılabilecek izleme uygulamaları, sınır güvenliği, benzin/gaz boruları gözetim veya kritik altyapılı alanlarda kullanılan haberleşme sistemleri geliştirilmesinde katkı sağlayacaktır.

Vibroacoustic analysis of auxetic stepped bars

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Makine Mühendisliği Bilim Dalı
Hafif ve iyi akustik özelliklere sahip malzemelere büyük talep vardır. Yapılardan yayılan gürültü insan sağlığına ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Son zamanlarda, auxetic malzemelerin gürültü yalıtımında faydalar sağladığı düşüncesi ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada iki tür auxetic(negatif Poisson oranına sahip)malzeme dikkate alınarak, yapıdan yayılan gürültüyü en aza indirmek için Sonlu Elemanlar Yöntemi (FEM) yaklaşımı kullanılmıştır. Değişken kalınlığa sahip auxetic çubuk üzerine sınırlı çalışma mevcuttur. Düzlem içi ve düzlem dışı yükleme etkisi altındaki re-entrant ve anti-tetrakiral kademeli çubuk yapının, çubuklar üzerindeki rastgele uyarmadan ortaya çıkan yapı kaynaklı gürültüyü azalttığı düşünülmektedir. Etrafa yayılı akustik analizden kaçınmak için akustik ortam olarak bir kabin kullanılmıştır. Harmonik ve akustik analizler 0 – 1200 Hz frekans aralığında gerçekleştirilmiştir. Re-entrant yapıda aynı kütle korunurken düzlem içi ve düzlem dışı yüklemede durumlarında, hücre açısı değiştikçe, RSPL'de sırasıyla %21,40 ve %10,75'lik oranlarda önemli bir azalma görülmüştür. Anti-tetrakiral kafes yapıda, hücre yarıçapı değiştiğinden, düzlem içi ve düzlem dışı yönelim durumları için RSPL'de sırasıyla % 6.93 ve % 40.31 oranında önemli bir azalma olmuştur. Bu çalışma, düzlem içi yönelmeye kıyasla, düzlem dışı yönelmenin yayılan gürültüyü azaltmada daha iyi sonuç verdiğini göstermiştir.

Viral içeriklerin sosyal ağlarda iletimini etkileyen faktörlerin analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Viral pazarlama, dijitalleşmenin de etkisiyle her geçen gün daha yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Dijital platformlardaki pazarlama iletilerinin, kişiden kişiye çok hızlı bir şekilde yayıldığı için, bu iletilerin yayılması viral pazarlama olarak adlandırılmaktadır. Şirketler viral pazarlamanın gücü ve potansiyelini fark edip, daha yoğun bir şekilde kullanımya başlamıştır. Bu yüksek lisans tezinde, viral içeriklerin sosyal ağlarda iletimini etkileyen faktörlerinin etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla öncelikle sosyal ağ sitelerinde kullanıcılar tarafından viral mesajların iletilmesini etkileyen faktörlerin etkisinin ve ağırlıklarının belirlenmesi çalışılmıştır. Daha sonra viral mesajların iletilmesini etkileyen faktörlerin ağırlıkları ya da etki dereceleri tespit edilmiştir. Ayrıca yine bu tez çalışmasında cinsiyetin sosyal ağlarda çevrimiçi içerik paylaşmada oynadığı rol belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma kullanılan veriler, sosyal ağ kullanan ve viral mesaj ileten tüketicilerden çevrimiçi anket yoluyla toplanmıştır. Tez çalışmasında yapılan analizler, toplam 558 gözlem üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın hipotezleri, çoklu regresyon analiz yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Araştırmanın sonucunda bağlantı gücü, fayda motivasyonu, gönderici memnuniyeti, kaynak güvenirliği, başkalarını düşünme ve kendini geliştirme faktörleri kullanıcıların viral içeriği iletme niyetini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Bir diğer önemli sonuç ise bilgi kalitesi faktör ile viral içerik iletme arasında negatif bir ilişki çıktığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte belirlenen faktörlerle ilişkin cinsiyet gibi demografik özelliklerine göre kullanıcıların viral içerik iletme niyeti analiz edilmiştir. Bu bağlamda cinsiyet faktörü anlamlı bir etkiye sahip olmadığı görülmüştür.

Virtual and augmented reality based interfaces for choreography generation

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Bilgisayar Mühendisliği Bilim Dalı
Koreografi, hareketi tanımlayan önemli bir süreçtir. Günümüzde dijital uygulamalar koreografların koregrafi üretmelerine yardımcı olmak için büyük bir yol katediyorlar. Bu nedenle araştırmacılar 1960'lı yılların sonlarından itibaren bilgisayar kullanmaya başladılar. İlk günlerde, koreografi uygulamaları, karakterleri temsil etmek için 2D çubuk figürler kullandı. Fakat daha sonraları bilgisayarların da işlem yapma gücü ve grafiklerin geliştirilmesinden dolayı 3D (3 boyutlu) gerçekçi modeller standart haline geldi. Ayrıca teknolojideki bu ilerlemeler, ortaya çıkan bilgisayar sistemleri ile etkileşime girmek için farklı teknikler geliştirdi. Bu etkileşim modelleri insanların doğal olarak etkileşim tarzı olan doğal kullanıcı arayüzleri'nin (NUI'ler) ortaya çıkması ile noktalandı. Bu arayüzler, klavye ve fare gibi geleneksel girdi yöntemlerine olan güveni ortadan kaldırıp, jestlere, dokunmaya ve sese odaklanır. Dahası, Artırılmış Gerçeklik (AG) ve Sanal Gerçeklik (SG) gibi teknolojiler arayüz geliştirmeye odaklandılar. AG, arayüz tasarımı için ilginç bir yol sunar. Kullanıcıların hem gerçek dünya hem de sanal dünyayla aynı anda etkileşime girmelerini sağlar. Oysa SG kullanıcıyı sentetik bir dünyaya sürükler. Bu nedenle, bu teknolojileri koreografi sürecinde benimsemek önemlidir. Bu çalışmada, bir koreografi üreteci için farklı etkileşim tekniklerinin kullanıcı deneyimi üzerindeki etkilerini araştırdık. Koreografide, dokunmatik ekran ve jestler gibi doğrudan girdi yöntemleri olan ve fare ve klavye gibi dolaylı yöntemler gibi farklı interaktif teknikleri değerlendirdik. Ayrıca koreografi araçları için sanal gerçekliği ve artırılmış gerçeği arayüz olarak değerlendirdik. Araştırmamız, aynı uygulamanın farklı etkileşim yöntemlerinin kullanıcı deneyimini nasıl etkilediğini araştırmaya katkıda bulunmaktadır. Ayrıca araştırmamız eğitim uygulamalarında SG ve AG değerlendirilmesini de kapsamaktadır. SG ve AG ile ilgili daha önceki araştırmalar, alandan alana farklılık gösteren sonuçlar ortaya koymuştur. Bu nedenle bu iki teknolojinin koreografi araçları üzerinde değerlendirilmesi gereklidir. Böylece koreografideki yatırımcılar hangi arayüze yatırım yapacaklarını bilirler. Bu nedenle AG temelli bir koreografi üreteci ve SG tabanlı bir koreografi üreteci geliştirdik ve koreografi üretimi için bu üreteçleri bir Kişisel Bilgisayar (PC) tabanlı koreografi üreteci ve dokunmatik mobil uygulama ile karşılaştırdık. PC tabanlı üreteç, klavye ve fare etkileşim teknikleri olarak kullanırken, mobil uygulama dokunmatik ekranı kullanıyor. Artırılmış gerçeklik arabirimi dokunmatik ekran ve hareketleri kullanırken, sanal gerçeklik arabirimi dokunmatik yüzeyi ve hareketleri kullanır. Bu arayüzler, koreografların aynı görevleri yapmalarına izin verir. Koreografi üretecini kullanarak kullanıcılar sahneye aktörler ve diğer sahne parçalarını ekleyebilirler. Uygulamalar koreografın gerçek dünyadaki gibi aktörlerden sorumlu olmasını sağlar, böylece 3 boyutlu (3D) aktörlerin hareke

Visual place recognition with dtw based encoded deep features

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Diğer
Optik Yer Tanımlama (VPR) teknikleri otonom robotların ve sürücüsüz araçların, bir tek görsel girdiler kullanarak ucuz ve doğru bir şekilde yer belirleme imkanı sağlamaktadır. Önceden, Global Konumlandırma Sistemini kullanan algılayıcı tabanlı sistem GPS ve bunun yanı sıra mesafe algılayıcısı sık kullanılmıştır. Ancak, sinyal sonuç çıkarımında maliyet ve korunmasızlık gibi dezavantajlar ve bunula birlikte görsel algılayıcı (Kamera) kalite geliştirmesi gibi sistemlerin, görsel tabanlı sistemlerle değiştirilmesine yol açmaktadır. Bu sistem tabanlı cihazı bilgi ile zengin bir girdi elde edebilir ve VPR dahil, çok çeşitli uygulamalar için dikkate değer bir öneme sahiptir. Sonuç olarak, birçok görüntüleme tekniği incelenmiş ve farklı görüntü tanımlayıcıları yerelleştirme algoritmalarına yerleştirilmiş ve çevredeki ortamın farkında olacak bir sistem tıpkı insan gibi yapmayı amaçlanmaktadır. Bu tezde, yeni bir VPR yaklaşımı gösterilmiş ve Dinamik Zaman Çarpıtma (DTW) tekniği kullanılarak Fisher Vector (FV) vasıtasyla kodlanacak olan Evrişimli Sinir Ağı (CNN) yapısından çıkarılan özellikleri kullanılmıştır. Daha ayrıntılı anlatmak gerekirse, özellikler; önceden eğitilmiş bir CNN'den ihraç edilir, daha sonra kodlanması için FV'ye beslenir, sonunda DTW algoritmasına itilir ve referans görüntüler ve yeni gelen görüntüler arasında (test görüntüleri) en iyi eşleşmeleri bulmak için bu şekilde kullanılır. Ayrıca, DTW'ye en fit olanı bulmak için farklı CNN yapılarının performansı araştırıldı ve tüm yapı katmanlarının performansı karşılaştırıldı. Bundan başka, el yapımı özelliklerin, derin özelliklerle değiştirme avantajı da incelenmiştir. Bu çalışmanın ana hedefi, Hayatın farklı gerçek zorluklarıyla yüzleşebilecek sağlam bir yaklaşım geliştirmek ve FV ile kodlanmış derin özellikleri daha sağlam özellikler elde edilmesine yol açabileceğine inanıyoruz. Basettiğimiz bu girişm diğer klasik yaklaşımlara karşı ters olduğu değerlendirilmişti, Özellikle SVM olanı bizim yaklaşımımızdan ve bilhassa veri kümeleri işlenmesi gerektiğinde daha iyi performans gösterip yalnız açı ve / veya görünüm gibi bazı zorlukları bulunmaktadır

Vitamin D levels in adult patients with hemophilia

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2018 Diğer
Hemofili A ve B, kadın taşıyıcıların erkek çocuklarında görülen X'e bağlı resesif geçen, kalıtsal bir hastalıktır. Koagülasyon FVIII ve FIX eksikliği sonucu kanamalar, özellikle eklemlerde hemarthroz ve hematomlarla seyreden bir kliniğe sahiptir. Biz bu çalışmada hemofili hastalarında kemik gelişim ve yıkımda etkisi olduğunu düşündüğümüz Vitamin D düzeylerini ve kemik metabolizmasında önemli bazı parametreleri ölçerek hemofili ile ilişkisini göstermeyi amaçladık. Bu çalışmaya 18-65 yaş aralığında erkek 40 hemofili olgusu (32 Hemofili A ve 8 Hemofili B) ile 40 sağlıklı yetişkin alınmıştır. Çalışmaya alınan bireylerde Vitamin D (hemofili için 21,86 ± 8,03 ng/mL, kontrol için 25,46 ± 6,09 ng/mL, p<0,05), Ca, P, PTH ve ALP düzeylerini saptadık. Olguların yaş (hemofili için 33,40 ± 11,44 yıl, kontrol için 33,92 ± 10,00 yıl, p>0,05) ve BMI (hemofili için 25,81 ± 5,33 kg/m2, kontrol için 26,43 ± 3,97 kg/m2, p>0,05) saptandı. Hemofili A ve kontrol grupları arasında Vitamin D (hemofili A için 21,74 ± 5,71 ng/mL, kontrol için 25,46 ± 6,09 ng/mL, p<0,05) farklı bulundu. Hemofili B ile Hemofili A ve kontrol arasında Vitamin D arasında anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Bizim çalışmamızda Vitamin D değerleri hemofili A olgularında düşük saptandı. Bu olgularda özellikle diz eklemi kanamaları sık görüldüğünden bu olgular normallere göre daha az hareket ederler. Bu nedenle bu olguların Vitamin D düzeyleri sık aralıklarla takip edilmeli ve eksikliğinde tedavi edilmelidir.

Vladimir Jabotinsky'nin Büyük İsrail düşüncesi ve İsrail dış politikası

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2013 Diğer
Bu tez çalışmasında Sağ-kanat Revizyonist Siyonizmin kurucusu Vladimir Jabotinsky?nin sosyo-politik düşüncelerinin günümüz İsrail dış politikasındaki yansımaları incelenmiştir. Onun Yahudi sorununun çözümü için önerdiği Büyük İsrail düşüncesi günümüz Ürdün ile Filistin topraklarını kapsamaktaydı. Tevrat'ın öğretilerinden yola çıkarak vaat edilmiş toprakların Yahudilere ait olduğunu savunan Jabotinsky, Büyük İsrail düşünü gerçekleştirmek için temel beş ilkenin hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyordu: demir duvar ya da siyasal ve askeri güç; Büyük Güç devletleri ile ittifak; Yahudi göçü ve yerleşimciliği; Yahudilerin çoğunluğu; Araplar ile uzlaşmamak. Bu beş ilke birbirinden ayrı olarak düşünülemez ve birbirini tamamlayıcı özelliğe sahiptir. Birisinin uygulanması ikincisinin de uygulanmasını harekete getirecektir. Hepsi bir arada uygulandığında Jabotinsky?nin sözüyle, ?hiçbir Arap etkisi kıramayacak ?demir duvar? meydana gelecektir. Tezin amacı elde edilen kaynakları iyi bir şekilde kullanarak İsrail Devleti?nin kurulduğundan bu yana izlemekte olduğu dış politikayı ve bu politikaya Vladimir Jabotinsky?nin miras olarak bıraktığı siyasal düşüncelerinin katkısını ve Filistin-İsrail barış süreçlerinin başarısızlıkla sonuçlanma nedenlerini analiz etmektir. Anahtar Kelimeler: Vladimir Jabotinsky, Revizyonist Siyonizm, Büyük İsrail, Demir Duvar, İsrail Dış Politikası

Vladimir Putin'e halk desteğinin başlıca belirleyicileri olarak melez rejim ve medya kontrolü: Uluslararası seçim gözlem misyonları raporlarına dayalı kanıtlar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Bu tez çalışmasında, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin yayınladığı seçim raporlarının analizi, Rusça kanun metinleri ve Rusça seçim anketlerinin analizi yapılarak melez rejim açıklamasını teyit eden bir sonuca ulaşılmıştır. Rusya'daki rejim otoriter değil melez olarak tanınmalıdır. Melez rejim çerçevesinde Putin'e bu desteği sağlayan ana faktör ise, kamuoyunun medya kanalları aracılığıyla manipüle edilmesidir.

VO2 ince film içeren iki boyutlu ve çok katmanlı yapılardaki arayüzey gerilmelerinin termokromik ve fotodetektör performanslara etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Yüksek korelasyonlu malzemelerin elektronik yapıları, manyetik özellikleri, spinleri ve mekanik gerilmeleri birbirleri ile güçlü bir şekilde ilişkilidir. Bundan dolayı metal-yalıtkan geçişleri, spin-yük ayrımı veya yüksek sıcaklık süper iletkenliğe geçiş gibi olaylar gözlemlenebilmektedir. Enerji tasarruflu malzemeler arasında, vanadyum oksit (VO2) yaklaşık 68oC kritik sıcaklığında (Tc) metal yarı iletken geçişi (MIT) sergileyen en basit oksitlerden biri olarak kabul edilir. Elektronik veya opto-elektronik alanlarında ise iki boyutlu geçiş metali dikalkojenit (TMD) malzemeleri elektrik, optik ve ayarlanabilir bant aralığı özellikleri sayesinde kullanılabilmektedir. Tek aktif katmanlı aygıtlarda düşük taşıyıcı hareketliliği veya foto-lüminesans verimlilikleri gibi çeşitli sorunlar performansları sınırlamaktadır. MoS2, MoO3 veya WO3 gibi yüksek korelasyonlu malzeme içeren çok katmanlı yapılarda ise iyileştirmeler görülmüştür. Mevcut çalışmada manyetik alan sıçratma ve kimyasal buhar biriktirme yöntemleri kullanılarak VO2 esaslı çok katmanlı yapıların termokromik akıllı cam ve foto-detektör aygıt performanslarının katman özelliklerinden nasıl etkilendiği araştırılmıştır. Özellikle katmanların stokiyometrisi (Mo/W içeriği veya W katkısı) ve kalınlığının yapıların performanslarına etkisi incelenmiştir. Çok katmanlı malzemelerin karakterizasyonu (SEM-EDS, AFM, XRD, Raman) tamamlandıktan sonra termokromik yapılarda sıcaklığın elektrik özelliklere etkisi, foto-detektör aygıtlarda ise foto-lüminesans şiddeti ve kinetiği takip edilmiştir. Tc = 36oC olarak belirlenen MoWO3/VO2+W/MoO3 yapının optimum termokromik özelliklere sahip olduğu belirlenmiştir. 60 saniye MoS2 büyütme süresiyle hazırlanan MoWO3/VO2/MoS2/Si yapıda ise en verimli foto-deteksiyonun sağlandığı tespit edilmiştir.

Volatility spillover effects from G7 stock markets to E7 stock markets

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2017 İşletme Yönetimi Bilim Dalı
Bu çalışmanın amacı, 1 Eylül 1995 ten 15 Mart 2016'a kadar G7 hisse senedi piyasalarından E7 hisse senedi piyasalarına oynaklık yayılma etkisini VAR-GARCH modeli uygulayarak incelemektir. Ayrıca, bu çalışma Küresel Mali Kriz öncesi ve sonrası ABD hisse senedi piyasalarından E7 hisse senedi piyasalarına oynaklık yayılma etkisini araştırmaktadır. Son olarak, bu çalışma E7 ve G7 hisse senetlerini içeren portföyler için optimal ağırlıkları ve korunma oranlarını hesaplamaktadır. Bulgular, çoğu durumlarda G7 hisse senedi piyasalarından E7 hisse senedi piyasalarına oynaklık yayılma etkisi olduğuna dair önemli kanıtlar göstermektedir. Özellikle, yakından incelenen sabit koşullu korelasyonlar G7 hisse senedi piyasalarının Brezilya, Meksika ve Rusya ile güçlü bir şekilde ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu sonuç, hisse senedi piyasalarında oynaklık yayılımı incelenirken coğrafi yakınlığın dikkate alınması gerektiğini önermektedir. Ampirik sonuçlar Çin, Endonezya ve Hindistan hisse senedi piyasalarının G7 hisse senedi piyasalarının oynaklık yayılmalarından daha az etkilendiğini göstermektedir. Bulgular ayrıca sabit koşullu korelasyonların Küresel Mali Kriz sonrası ABD ve Brezilya, Meksika ve Rusya hisse senedi piyasalarında hızla arttığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, optimal ağırlıkları ve korunma oranlarına ilişkin sonuçlar yatırımcıların risklerini en aza indirmek için portföylerinin daha büyük bölümünü E7 hisse senedi piyasalarından ziyade ABD hisse senedi piyasasına yatırmaları gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Oynaklık Yayılma Etkisi, Küresel Mali Kriz, E7, G7, VAR-GARCH Modeli, Korunma Oranları

Voltage controlled photovoltaic pumping system with a brushless DC motor (BLDC)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Son yıllarda yenilenebilir enerji alanında birçok gelişme meydana gelmiştir ve araştırma faaliyetlerinin büyük bir kısmı güneş enerjisine yöneliktir. Şebekeye bağlı fotovoltaik sistemlerin ve bağımsız PV sistemlerinin yükselişini gördük. Bağımsız sistemler, şebekenin ev içi uygulamalardaki sulama şemaları gibi uygulamalar için kullanılamadığı uzak yerlerde büyük bir uygulama kazanmıştır, ancak şebeke ile bağlantılı sistemlerin aksine, bağımsız güneş sistemleri kararlılık açısından istenmeyen komplikasyonlar sunmaktadır. Bu tez, bağımsız fotovoltaik pompalama sisteminin önerilen optimum tasarımını geliştirerek ve araştırarak bu sorunu ele almayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, yıllar boyunca fırçalı DC motorlara ve endüksiyon motorlarına iyi bir alternatif olduğu kanıtlanmış fırçasız DC motoru (BLDC) kullanmıştır. Amaç, PV dizisinden mümkün olan maksimum gücü kullanırken pompa hızının kontrol edilebilirliği problemini çözmekti. Bu tez, maksimum güç noktası takibi için bir birincil DC aşaması ve voltaj regülasyonu için ayrılmış bir ikincil AC aşaması içeren iki aşamalı bir PV sistemi önerdi. DC kademesi için bir Buck-Boost konvertörü kullanıldı ve AC kademesi için tam bir H köprü invertörü kullanıldı.

Vortioksetin`in insan plazmasındaki tayini için kemometrik olarak optimize edilmiş yeni bir HPLC yönteminin geliştirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Vortioksetin (VOR) yaşam kalitesini önemli ölçüde düşüren zihinsel bir hastalık olan majör depresyon bozukluğunun tedavisinde kullanılmaktadır. Hem seratonin taşıyıcısının inhibisyonu, hem de reseptör aktivitesinin modülasyonu olacak şekilde çift etkiye sahip olması nedeniyle ilgi odağı olmaktadır. Bu tez çalışması sırasında deneysel tasarım yöntemi kullanılarak, VOR'in insan plazmasındaki tayini için yeni bir HPLC yöntemi geliştirilmiştir. Yöntem sırasında Agilent Zorbax Eclipse Plus C18 (4,6 mm x 50 mm, 3,5µm partikül çapı) kolonu kullanılmıştır. Ön işlemlerden sonra iç standart (IS) olarak Klorpromazin (CLP) seçilmiştir. Hareketli faz olarak 30 mM fosfat tamponu (pH=3) ve ACN (65:35, h/h) karışımı kullanılmış, akış hızı 0,9 mL/dak , enjeksiyon hacmi 5 µL ve kolon sıcaklığı 35°C 'ye ayarlanmıştır. 230 nm dalga boyunda saptama yapılmıştır. VOR ve CLP için alıkonma zamanları sırasıyla 4,60 ve 3,63 dakika olarak bulunmuştur. Yöntemin doğrusallık aralığı 0,05-10 µg/mL, saptama ve tayin sınırları sırasıyla 0,004 µg/mL ve 0,013 µg/mL bulunmuştur. VOR insan plazmasındaki tayini için geliştirilen HPLC-DAD yöntemi ile % 100,1-103,9 aralığındaki geri kazanım ve %4'ten düşük bağıl standart sapma değerleri, yöntemin kesinliğini ve doğruluğunu göstermektedir.