Thesis Search




SEARCH RESULTS

Arnavutluk'ta komünizm'den kapitalizme geçiş sürecinde reklamın gelişimi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Reklamcılık ve Tanıtım Bilim Dalı
Kral Ahmet Zogu döneminden itibaren radyo ile tanışan Arnavutluk, reklam ile çok daha geç tanşımıştır. Ama Kral Zogu'nun Arnavutluk'tan ayrılmasıyla, savaşta olan bu ülke mevcut iktisadi bunalımlar ve az gelişmişlik ile mücadele etmek zorunda bırakılmıştı. Tüm bu karışıklığı kendi lehine kullanan ve Fransa'daki eğitimini yarım bırakıp Arnavutluk'a dönen Enver Hoca, ülkeye yeni ve bambaşka bir nefes getirmiştir. Arnavutluk'ta 50 seneyi aşkın devam eden komünizm döneminin ilk adımları bu zamanda atılmış, bu dönemde her şeyde olduğu gibi tüm medyada da bu sisteme yani komünizme geçilmişti. Ekonomik faaliyetlerin devletin elinde olması ve serbest piyasanın olmaması, reklamı, bu sistemin ideolojisini yaymakla yükümlü olan bir araçtan başka bir şey olmamaya zorlamıştır. Komünizm döneminden sonra Arnavutluk yeni bir yönetim sistemi ile karşı karşıya gelir. 1990'lı yıllarda komünizm sisteminden demokrasiye geçiş yapılır. Demokratik sistemin gelmesiyle birlikte her alanda olduğu gibi medya ve reklam alanında da özgürlükler ve değişiklikler söz konusu olur. Artık ekonomik faaliyetler devletin elinde değildir. Serbest piyasa ve özel mülkiyet anlayışı ortaya çıkar. Artık reklam bir sistemin ideolojisini benimsetmek için değil bir malın ya da bir hizmetin tanıtımı için yapılmaktadır. Bu çalışmada Arnavutluk'taki reklam anlayışı, tarihsel süreç içerisinde analiz edilmeye çalışılmış ve bu analiz esnasında göstergebilim ve literatür yöntemlerinden faydalanmıştır.

Aromatik karbonil bileşiklerinden türeyen çok dişli tiyosemikarbazon ligandları ve geçiş metal komplekslerinin sentezi ve karakterizasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Anorganik Kimya Bilim Dalı
Çok dişli ligand olarak davranan tiyosemikarbazonlar ve metal komplekslerinin kimyası, umut verici biyolojik özellikleri, değişken bağlanma türleri ve yapısal çeşitlilikleri açısından birçok araştırmanın odağı haline gelmiştir. Biyolojik aktivitelerinin tiyosemikarbazon türevlerinde yer alan aldehit yada keton dışında, sübtitüenlerin yapısı ve konumuna, metal atomu ve oksidasyon sayısına bağlı olarak değiştiği bilinmektedir. Tez kapsamında N2O2 tipinde, tetradentat N1,N4-diariliden-S-alkiltiyosemikarbazonlardan türeyen simetrik olmayan kalıp komplekslerinin sentezi, yapısal karakterizasyonu ve antioksidan özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada dört farklı karbonil bileşiği ve iki farklı alkil halojenür türevi kullanarak, piridoksal S-metiltiyosemikarbazon, dehidroasetik asit S-metil/krotil-tiyosemikarbazon, 2'-hidroksipropiyofenon S- metiltiyosemikarbazon, ve salisilaldehit S-krotiltiyosemikarbazon ligandları olmak üzere beş yeni S-alkiltiyosemikarbazon başlangıç maddesi olarak sentezlenmiştir. Elde edilen S- alkiltiyosemikarbazonlar ve ikinci ligand olarak salisilaldehit türevlerinin demir(III), nikel(II) ve çinko(II) tuzları varlığında kalıp reaksiyonu ile N2O2 tipinde kompleksler sentez edildi. Yeni bileşikler, analitik ve spektroskopik yöntemler (elemental analiz, IR, UV-Vis, 1H-NMR ve ESI-MS) kullanılarak karakterize edildi. Uygun kristal formdaki komplekslerin moleküler yapıları, tek-kristal X-ışını kırınımı yöntemi ile aydınlatıldı. Bileşiklerin toplam antioksidan kapasite ve serbest radikal süpürme aktiviteleri sırasıyla CUPRAC ve DPPH yöntemleri kullanılarak belirlendi.

Aronya (Uronia melanocarpa) meyve türünde in vitro rejenerasyon

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Diğer
Aronya (Aronia melanocarpa (Michx.) Elliott), Rosaceae familyasına ait, üzümsü meyveler grubuna ait çok yıllık çalı formunda bir bitkidir. Meyvesi çok yüksek miktarda antosiyanin ve flavonoidler içermektedir. Bu çalışmada farklı bitki büyüme düzenleyici madde kombinasyonları kullanılarak aronyada in vitro mikroçoğaltım çalışmıştır. Çeşit olarak Türkiye'de son yıllarda yaygınca yetiştirilmeye başlanılan Viking kullanılmıştır. Sürgün uçları 6-benziladenin (BA) ve a-naftalenilsetik asit (NAA) içeren 6 farklı (1,2 mg/L BA, 1 mg/L BA + 1 mg/L NAA, 2 mg/L BA + 1 mg/L NAA, 1 mg/L BA + 0.2 mg/L NAA, 2mg/L BA + 0,4 mg/L NAA) kombinasyonu içeren Murashige ve Skoog (MS) ortamında kültüre alınmıştır. Sürgün ortamlarında eksplant başına sürgün sayısı, boğum sayısı, sürgün boyu parametreleri incelenmiştir. Eksplant başına en yüksek sürgün sayısı (12,8 adet/sürgün) 1mg/l BA kullanılan MS ortamında gerçekleşmiştir. En yüksek sürgün uzunluğu (3,03 cm) ve en yüksek boğum sayısı (14,5 adet/boğum) 1 mg/l BA + 0.2mg/l NAA kullanılan MS ortamında gerçekleşmiştir. Köklendirme için 3 farklı indol bütirik asit (IBA) konsantrasyonu denenmiştir. En yüksek kök oluşum (%90) MS + 2 mg/l IBA'da, en yüksek kök uzunluğu (37 mm) MS + 1 mg/l IBA'da ve en yüksek kök kalınlığı (0,32mm) MS + 3mg/l IBA içeren besin ortamından elde edilmiştir. Sonuç olarak çalışmada Viking aronya çeşidinde in vitro mikroçoğaltım protokolü oluşturulmuştur. Anahtar kelimeler: Aronya, Mikro çoğaltım, BA, IBA, köklenme

Arşiv belgelerine göre Niş Sancağı (1839-1878)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 İslam Tarihi Bilim Dalı
Bu çalışmada eski ve çok önemli bir yerleşim yeri olan Niş Sancağının XIX. asırdaki genel durumu, idarî, eğitim ve sosyal yapısı ve Niş'i etkileyen siyasî, sosyal ve uluslararası hadiseler ele alınmıştır. Çalışma giriş ve sonuç dışında üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı, önemi, muhtevası, yöntemi ve kullanılan kaynaklar hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümün ilk kısmında Niş sancağının konumu, tarihçesi ve ikinci kısmında ise genel olarak Niş'in idarî yapısı bilhassa Tanzimat dönemindeki gelişmeler detaylı bir şekilde ele alınmıştır. İkinci bölümde Tanzimat döneminde Niş sancağının eğitim durumu, basın yayın haberleşme ve sosyal yapılarına değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise XIX. yüzyılda Niş sancağını doğrudan etkileyen ve Osmanlı Devleti'ni yıkmak için yapılan isyanlar, çeşitli projeler, savaşlar, sürgün ve uluslararası antlaşmalar ele alınmıştır. İncelemede başta Osmanlı Arşivi olmak üzere salnâmeler ve farklı matbu eserlerden, seyyahların eserlerinden ve çeşitli dillerde yapılmış araştırmalardan istifade edilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Niş Sancağı, Sırbistan, Balkanlar, Osmanlı, Tanzimat.

Artemis ve Apollon kültündeki Pers etkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Arkeoloji Bilim Dalı
Artemis ve Apollon, Yunan dünyasının en çok saygı gören tanrılarından sayılmaktadırlar. M.Ö. 546'da Akhamenid İmparatorluğu'nun Anadolu'yu fethetmesinin ardından, adı geçen tanrıların kişilikleri, sorumlulukları ve kültleri ciddi bir şekilde Pers etkilerinin altındaydı. Bu etkilerin en önemli sebebi, Pers pantheonunun Anadolu'ya girmesiydi. Akhamenid İmparatorluğu kurulduktan sonra, Anadolu'nun farklı bölgelerinde Pers pantheonunun kutsal alanları ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu çerçevede, Yunan-Anadolulu ve Persli kültler birbirlerine yakınlaşmıştır ve bu yakınlaşmanın sonucunda bazı Yunan-Anadolulu ve Persli tanrılar sinkretize edilmişlerdir. Artemis ve Apollon da sözü geçen süreçte, bazı Pers tanrılarıyla özdeşleştirilmişlerdir. Bu olay, Artemis ve Apollon kültündeki Pers etkilerinin ortaya çıkmasını hızlandırmıştır. Antik edebiyat ve arkeolojik buluntular, yan yana Artemis ve Apollon kültündeki Pers etkilerini kanıtlamaktadır. Adı geçen etkilerin izleri, daha eski dönemlerde, daha çok antik edebî eserler aracılığıyla takip edilebilir. Ama Orta Akhamenid Dönem'den itibaren Artemis ve Apollon kültündeki Pers etkilerinin kanıtları hem antik metinlerde, hem de arkeolojik kanıtlarda görülebilir. Bu yüzden de sözü geçen etkileri ortaya çıkarmak için kronolojik bir sınıflandırma gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, arkeolojik kanıtlar ve antik edebî eserler ışığında, Artemis ve Apollon kültündeki Pers etkileri ortaya çıkarılmıştır. Önceden belirlediğimiz gibi bu araştırma kronolojik bir yöntem çerçevesinde düzenlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Artemis, Apollon, Pers, Yunan, Anadolu, Akhamenid.

Arteria profunda femoris'in klinik anatomisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Amaç: A. profunda femoris; femur'u çaprazladığı yer ve varyasyonlarından kaynaklanan öngörülemeyen komşuluklarından ötürü, özellikle ortopedik cerrahi operasyonlarda komplikasyonlara yol açmaktadır. Bu komplikasyonun önüne geçilebilmesi için bazı önlemler almak, önlem almanın mümkün olması için de a. profunda femoris anatomisi ve varyasyonlarının detaylı olarak incelenmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, klinisyenlere risk bölgesi kılavuzu oluşturmak hedeflenmiştir. Bu amaçla; a. profunda femoris'in çıkış noktası, femur'u çaprazladığı yerle ilgili morfometrik ölçümler planlanmıştır. Bu ölçümlere ek olarak, yine a. profunda femoris ile femur'a yakın komşuluk ilişkisi gösteren a. circumflexa femoris lateralis ve a. circumflexa femoris medialis çıkış yerleri ile varyasyonları da mercek altına alınmıştır. Yöntem: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı Makroskobi Laboratuvarında kullanılan toplam 31 erişkin kadavra incelenmiştir. Kadavraraların tamamı formaldehit çözeltisi ile korunmaktaydı. Tümü erişkin yaşta olan kadavraların yaşı 25 ilâ 75 yaş arasındaydı. Kadavraların 31'i de erkekti. Muayene ve disseksiyonlar gövde supine pozisyonda, ekstremiteler serbest nötral pozisyonda iken gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada; Trochanter major, trochanter minor, femur ile a. profunda femoris'in kesişme başlangıç ve bitiş noktalarına olan uzaklık değerleri, ayrıca a. profunda femoris, a. circumflexa femoris medialis'in ve a. circumflexa femoris lateralis'in ayrılış biçimleri incelenmiştir. Bulgular: A. profunda femoris, a. femoralis'in arka dış yüzünden lig. inguinale'nin yaklaşık 1.2 ilâ 6.3 cm aşağısında ayrılmaktaydı. Trochanter major'un a. profunda femoris ile femur'un medialiyle kesiştiği noktaya olan uzaklığı 6.8 ilâ 13.1 cm olarak hesaplanmıştır. Trochanter major'un a. profunda femoris ile femur'un lateralinden çıktığı noktaya olan uzaklığı 14.7 ilâ 24.6 cm olarak ölçülmüştür. Trochanter minor'un a. profunda femoris ile femur'un medialiyle kesiştiği noktaya olan uzaklığı 2.5 ilâ 7.6 cm olarak bulunmuştur. Trochanter minor'un a. profunda femoris tarafından femur'un lateralinden çıktığı noktaya olan uzaklığı 9 ilâ 19.1 cm olarak tespit edilmiştir. A. circumflexa femoris lateralis ve medialis, sıklıkla a. profunda femoris'ten ayrılmaktaydı. Sonuç: Ortopedik çivileme ameliyatlarında riskli bölge olarak belirlenen bu parametrelere ait özellikle dikkat edilmesi gereken değerlerden ilki trochanter major'un a. profunda femoris ile femur'un medialiyle kesiştiği noktaya uzaklığına ait en küçük değer olan 6.8 cm, ikincisi trochanter major'un a. profunda femoris ile femur'un lateralinden çıktığı noktaya uzaklığına ait en büyük değer olan 24.6 cm arası; dikkat edilmesi gereken olası kör nokta sınırlarıdır. Trochanter minör baz alındığında dikkat edilmesi gereken değerlerden ilki trochanter minor'un a. profunda femoris ile femur'un medialiyle kesiştiğiF noktaya uzaklığına ait en küçük değer olan 2.5 cm, ikincisi trochanter minor'un a. profunda fem

Artımlı mekân-zamansal kümeleme algoritmasının geliştirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2012 Diğer
ARTIMLI MEKÂN-ZAMANSALKÜMELEME ALGORİTMASININ GELİŞTİRİLMESİIsmael Shakir SHUKURErciyes Üniversitesi, Fen Bilimleri EnstitüsüYüksek Lisans Tezi, Temmuz 2012Danışman: Yrd. Doç. Dr. Mete ÇELİKÖZETVeri madenciliğinde kullanılan mekân-zamansal kümeleme algoritmalarından birisi olan ST-DBSCAN, yoğunluk-tabanlı kümeleme algoritmasıdır. ST-DBSCAN algoritması her ne kadar statik veri kümelerinde verimli gözükse de, gerçek-zamanlı dinamik veri kümelerinin analizi için yetersiz kalmaktadır.Bu çalışmada gerçek-zamanlı veri kümelerinin artımlı olarak analizi için bir algoritma önerilmiştir. Önerilen, Artımlı ST-DBSCAN, algoritmasının performansı klasik ST-DBSCAN algoritmasının performansı ile gerçek veriler kullanılarak karşılaştırılmıştır.Yapılan deneyler sonucunda geliştirilen algoritmanın dinamik verilerin analizinde büyük başarı sağladığı tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Veri Madenciliği, Mekân-Zamansal Kümeleme, Artımlı ST-DBSCAN, Gerçek-Zamanlı Veri Analizi.

Artificial bee colony (ABC), harmony search (HS) and particle swarm optimization (PSO) based discrete and continuous optimum design of steel trusses

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Çelik yapısal tasarımlar, inşaat mühendisleri ve ilgili alanda çalışan araştırma enstitüleri tarafından gerçekleştirilen süren gözlemlere dayanarak yapılır. Bu tez çalışmasında, göz önünde tutulan tasarım kuralları, Amerikan Çelik Konstrüksiyon Enstitüsü'nün (AISC) yayınladığı, Güvenlik Katsayıları ile Tasarım Kuralları (GKT) ve Yük ve Dayanım Katsayıları ile Tasarımı (YDKT), yönetmenliklerine uygun yapılmıştır. Yapıların dayanımını kontrol etmek için kullanılan eleman iç kuvvetleri, inşaat mühendisliği alanında kullanılan farklı yöntemlerle yapılabilir ancak Sonlu Elemanlar Yöntemi (SEY) bunlar arasında en yaygın olan ve inşaat mühendisliği alanındaki geliştirilen bilgisayar programlarında da kullanılandır. Bununla birlikte, yapısal tasarım sadece sağlamlık ve güvenilirlik koşullarını tatmin etmekle kalmaz, aynı zamanda en verimli ve ekonomik tasarımı da bulmayı gerektirir. Bu tezde, 2 boyutlu ve 3 boyutlu çelik kafes sistemlerin ayrık ve ayrık olmayan (sürekli) tasarım değişkenleri ile optimizasyonu üç farklı meta sezgisel algoritma kullanılarak; Yapay arı Koloni (ABC), Harmoni Arama (HS) ve Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO), gerçekleştirilmektedir. Analiz yöntemi için SEY kullanılmakta, gerilme ve yer değiştirme sınırlayıcıları uygulanmakta ve problemler iki farklı yöntemle çözülmektedir. Birincisi, tamamen MATLAB'de kodlanan bir program ile, ikincisi SAP2000'den analiz sonuçlarını alarak ve Açık Uygulama Programlama Arayüzü (OAPI) özelliği aracılığıyla, MATLAB üzerinde optimizasyon gerçekleştirir. Çeşitli örneklerle uygulanılan algoritmaların etkililiği, sağlamlığı ve yakınsama hızı gösterilmektedir.

Artificial intelligence in the context of defense industry: The comparative study on Russian and the US national ai strategies

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2022 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Uluslararası sistemde başvuru yapacak bir üst merci olmadığı için her devlet kendi güvenliğini sağlamak zorundadır. Bu üst otorite boşluğu, algılanan sorunları kendi başlarına çözme eğiliminde olan devletlerin anarşisini oluşturmaktadır. Bu anarşi ortamında devletler güvenliklerini sağlamak ve varlıklarını sürdürmek için birçok yeni girişimde bulunmuştur. 21. yüzyılda teknolojinin gelişmesiyle birlikte devletler güvenliklerini tehdit eden unsurlara karşı savunma sanayine yönelik yatırımlarını artırmışlardır. Bu çalışmada, Rusya'nın yapay zeka ile bütünleşik savunma sanayiindeki potansiyelini belirlemek için yapay zeka konusundaki Rus ve Amerikan ulusal stratejileri analiz edilecektir. Çalışma, ABD ve Rusya'nın yapay zeka ulusal stratejilerini analiz etmekle sınırlıydı. Çin'in yapay zeka yarışmasında önemli bir uluslararası aktör olması nedeniyle genel bir değerlendirme yapılacak ancak bu durum çalışmanın kapsamı dışında tutulacaktır. Ayrıca, bu araştırma, Rusya'nın AI ile entegre savunma sanayiindeki kapasitesine genel bir bakış sunmakta ve Rusya'nın bu alanda uluslararası arenada lider bir devlet olma isteklerini açıklamaktadır.

Asal-Ghoubet'de (Cibuti) yer alan volkanizmanın petrolojisine genel bir bakış

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Asal riftinin orta kesimde yer alan Asal-Ghoubet çöküntü alanı, hiyaloklastitler ve gölsel kalkerler ve bunların da üzerinde yeralan güncel bazaltlarla kaplanmıştır. Bu bölgede bulunan volkanik birimler pahoehoe tipi ve aa tipi lavlar ile karakteristik özellik gösterirler. Bu lavlar porfirik ve afirik doku özelliği gösterirler ve fenokristaller plajiyoklaz, olivin ve klinopiroksen bileşimlidir. Ayrıca matriks (hamur) içinde de aynı mineraller bulunmaktadır. Opak mineraller, manyetit ve ilmenit bileşimli olup; hamurda yeralmaktadır. Manyetitler hamurda kalıntılar halinde, ilmenitler ise ince taneli kristaller olarak görülmektedir. Tüm volkanik kayaçlar normalize edilmiş N-MORB diyagramlarında MORB'a göre LILE ve HFSE'de zenginleşme gösterirler. Kondrite göre normalize edilmiş volkanik kayaçların REE değerleri ise N-MORB ile E-MORB değerleri arasında geçişli bir trend göstermektedir. Bu örnekler, LREE'ce zenginleşme ve HREE'ce hafif tüketilme gösterirler. MORB ya da geçişli MORB özelliklerine sahip olan bu kayaçlar; LILE'ce zenginleşme gösteren mantonun kısmi ergimesi ile oluşan magmadan itibaren türemiş olabilirler.

ASEAN'ın Türk medyasındaki imajı: 2015 yılından 2017 yılına kadar Türk gazetelerinde çıkan haberler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu araştırma içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Içerik analizi, metin içindeki belirli kelimelerin veya kavramların varlığını belirlemek için kullanılan bir araştırma aracıdır. Araştırma, Türkçe ve İngilizce olan gazetenin diline göre iki kategoriye ayrılabilen toplam 5 Türk gazetesinde içerik analizi metodolojisi kullanılarak gerçekleştirilecektir. Hürriyet, Sabah ve Cumhuriyet gazeteleri örneklem olarak seçilmiştir. Öte yandan, İngiliz yapan Daily Sabah ve Hürriyet Daily gazeteleri de ele alınmıştır. Gazeteler Ocak 2015 ile Aralık 2017 yılları arasında taranmıştır. Bu araştırmanın sonucunda, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Güneydoğu Asya ülkelerine yönelik uluslararası politikası da belirlenmeye çalışılmıştır. . Bu araştırmanın verilerinin gelecekteki araştırmalarada ışık tutması umulmaktadır.

Asetilen-LPG karışımlarının buji ateşlemeli bir motorda performans ve emisyonlara etkisinin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Günümüzde içten yanmalı motorların sürdürülebilirliği ve gelişimi, fosil yakıtların tükenmesi ve çevre kirliliği olmak üzere iki tür tehdide maruz kalmaktadır. Bu durum, araştırmacıları içten yanmalı motorlar için alternatif yakıtlar aramaya yönlendirmektedir. Dünyadaki önemli çabalar, geleneksel yakıtların yerine kısmen ya da tamamen değiştirmek için alternatif gaz yakıtlarını aramaya ve geliştirmeye sarf edilmiştir. Bu çalışmada LPG yakıtlı çalışan buji ateşlemeli motoruna asetilen eklenmesinin etkisi incelenmiştir. Sırasıyla 500, 750 ve 1000 g/h kütlesel debilerinde asetilen LPG yakıtına ilave edilmiştir. 4 zamanlı, 4 silindirli, su soğutmalı buji ateşlemeli bir motorda sabit hızda (1500 d/d) ve %25 yükte deneysel bir araştırma yürütülmüştür. Ayrıca, performans ve emisyon parametreleri farklı hava fazlalık katsayılarında (? = 0.8, 1, 1.2 ve 1.7) test edilmiştir. Sonuç olarak, LPG-asetilen karışımının neredeyse %41'ini oluşturan 750g / h asetilen ilavesinin (? = 1.2) 'de, saf LPG işleminden daha yüksek bir fren termal verimi ile sonuçlandığı ve elde edilen tepe basınçlarında önemli bir artış olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, hidrokarbon (HC) ve karbon monoksit (CO) emisyonları azalırken, NOx emisyonları, saf LPG operasyonuna kıyasla artmıştır. Anahtar Kelimeler: Asetilen, LPG, Buji ateşlemeli motor, performans

Asetilkolinesteraz inhibitörü olarak flavonoidlerin moleküler kenetleme çalışmaları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Kantaron bitkisi içindeki flavonoid bileşiklerinin AChE inhibitörü olarak etkili olduğu in vitro çalışmalar ile bulunmuştur. Ancak, kantaron favonoidlerinin AChE enzim aktivitesi çalışmaları tam seri için yapılmamıştır. Ayrıca, AChE enzimi ile flavonoidlerin bağlanma modları konusunda da literatürde tam seri halinde çalışma mevcut değildir. Amacımız, teorik doking çalışmaları ile kantaron flavonoidlerinin tam serisi (12 bileşik) için AChE inhibitör aktifliği hakkında önemli bilgiler edinmektir. Çalışmanın ilk kısmında, AutoDock Vina programının validasyonu 4EY6 kodlu insan AChE enzimi için yapılmıştır. Hesaplama sonucunda RMSD değeri 1.8 Å olarak bulunmuştur. RMSD değeri 2 Å 'dan küçük olduğundan dolayı AutoDock Vina programının seçilen sistem için uygun olduğu belirlenmiştir. İkinci aşamada, 12 kantaron flavonoidinin tam serisinin insan AChE enziminin aktif bölgesine bağlanması AutoDock Vina programı kullanılarak incelenmiştir. İlk kez yapılan bu çalışma sonucunda, flavonol grubu üyesi mirisetinin en aktif bileşik olduğu ve bağlanma enerjisinin -10.9 kcal/mol olduğu bulunmuştur. Bu çalışma aşamasında kantaron flavonoidlerinin aktiflik sıralamalası; mirisetin> >luteolin> epikatekin> kuersetin> kaemferol> katekin > rutin> hiperozid> astilbin> mikuelanin> izokuersitrin> kuersitrin bulunmuştur. Hesaplanan aktiflik sıralaması deneysel sıralama ile uyumludur. Çalışmanın son aşamasında, flavon grubu üyesi mirisetin yapısından yola çıkarak ZINC15 veri tabanı kullanılarak 978 bileşik ile görsel ligand taraması yapılmıştır. Yapılan hesaplamalar sonucunda en iyi bağlanma enerjisini gösteren ilk 20 yapının da ümit verici aday inhibitör olabileceği bulunmuştur. En umut verici aday ZINC140669683' tür. Bu tezde yapılan araştırmalar sonucunda elde ettiğimiz veriler, AChE inhibitörü olarak etkili olabilecek yeni aday inhibitörlerinin tasarlanmasına katkıda bulunacaktır.

Asetilkolinesterazin farkli polimerik yüzeylere immobilize edilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Biyokimya Bilim Dalı
Asetilkolinesteraz (AChE; EC 3.1.1.7), bir nörotransmitter olan asetil kolinin, kolin ve asetatata dönüşümünü katalizleyen bir hidrolazdır ve yaşam için büyük bir önem taşır. Pestisitlerde kullanılan etken maddeler kuvvetli AChE inhibitörleridir ve bu maddelerin eser miktarları bile canlılar için tehlike oluşturabilir. AChE inhibisyonu ölçülmesi, pestisitlerin tarımda çalışanlara ve çevreye verdiği zararı belirlemek için önemli bir biyobelirteç olarak kullanılmaktadır. Hızlı ve hassas AChE ölçümü için biyosensör tasarımının ilk ve en kritik basamağını, AChE enziminin bir elektrot yüzeyine immobilizasyonu oluşturmaktadır. Bu çalışmada AChE enzimini immobilize etmek için hızlı ve tek basamaklı bir yöntem geliştirilmesi amaçlanmıştır. Tasarlanan sistemde pirolün ve tiyol-en bileşenlerinin eş zamanlı polimerizasyonu ile elektriksel olarak iletken ve fonksiyonel gruplara sahip polimerik yüzeylerin elde edilmesi planlanmıştır. İletken tiyol-en kürlenebilen için öncelikle pentaeritritoltetrakis (3merkaptopropiyonat) (4SH), 1,3,5-Trialil-1,3,5-triazin-4,6 (1H,3H,5H)-trionTTT) ve alil glisidil eter (AGE) ve pirol belirli oranlarda karıştırılıp fotobaşlatıcı ve UV ışığı eşliğinde polimerleştirilmesiyle elde edilen filmlere epoksi grupları üzerinden AChE immobilize edildi. Ayrıca ikinci bir yol olarak, bu reaksiyona girmemiş serbest epoksi grupları polietilenimin (PEI) ile modifiye edilip ardından glutaraldehit ile enzim immobilizasyonu gerçekleştirildi. İmmobilizasyon öncesi ve sonrası filmlerin Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FT-IR) tekniği ile fonksiyonel grupları incelendi. İmmobilizasyon ile enzimin optimum sıcaklığı her iki polimer için serbest enzime göre 30°C'den 50°C'ye çıkarken, optimum pH değeri 8.0 den, 8.5'a çıkmıştır. Serbest enzim için Michaelis-Menten sabiti (Km) ve Vmaks değerleri sırasıyla 1.25 mM, 1.53 mM/dakika bulunurken, epoksi grupları taşıyan polimere immobilize edilen enzim için 0.182 mM, 0.416 mM/dakika, PEI modifiye polimer için 0.5 mM, 0.018 mM/dakika bulunmuştur. İmmobilize edilen enzim üzerine Mn+2,Mg+2,Cu+2,Zn+2,Ca+2 metallerinin etkisi araştırıldığında en fazla inhibisyona Cu+2'ın sebep olduğu anlaşılmıştır. 10 deneme sonrasında polimerik desteklere immobilize edilen enzim ilk aktivitesininin %51'ini korumuştur. 60 günün sonunda serbest enzim aktivitesini tamamen kaybederken, immobilize enzim aktivitesinin %29.1'ini kaybetmiştir. Sonuçlarımıza göre her iki polimer üzerine immobilize edilen enzimin kararlılığı ve dayanıklılığı arttığı görülmektedir. Ürettiğimiz bu polimerler sağlam, kullanışlı ve düşük maliyetli bir AChE biyosensör tasarımında kullanılabilir.

Âsımzâde Hâmid'in şerh-i Mezâmînü'l-Emsâl'i (İnceleme-metin).

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
Önsöz, giriş, dört bölüm, sonuç, kaynakça ve dizinden oluşan bu çalışmada XVIII. yüzyılın son çeyreği ile XIX. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Âsımzâde Hâmid'in Şerh-i Mezâmînü'l-Emsâl adlı eserinin incelenmesi ile Arap harfli olan metninin çeviri yazımının ortaya konması amaçlanmaktadır. Tezin birinci bölümünde öncelikle genel olarak mesel ve onun etrafında dönen kavramlar üzerinde durulmuştur, ardından Klasik Türk Edebiyatında Arapça ve Farsça mesellerin derlenip tercüme ve şerh edildiği birkaç esere ışık tutulmuştur. Tezin ikinci bölümünde Âsımzâde Hâmid'in hayatı, edebî kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda tezkireler, ansiklopediler gibi kaynaklardan yararlanmıştır. Tezin üçüncü bölümünde, asıl konumuzu teşkil eden Âsımzâde Hâmid'in Şerh-i Mezâmînü'l-Emsâl'i farklı açılardan incelenmiştir. Bu bağlamda, eserin yazılış tarihi ve sebebi ile ilgili bilgi verildikten sonra içinde geçen meseller zaman, yapı, gerçeklik, çıkış yeri ve konularına göre sınıflandırılmak amacıyla farklı metotlar izlenmiştir. Bu metotlar yeri geldikçe ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Yine bu bölümde şârihin yararlandığı kaynaklar üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda mesel ile ilgili olan ve olmayan kaynaklar derlendikten sonra onların hakkında genel bilgiler verilmiştir. Yine bu bölümde şârihin takip ettiği şerh stratejisini belirlemek için hem eserinin giriş kısmında yazdığı manzumeye bakılmış hem de bütün meseller ile şerhleri okunarak önem verdiği bütün hususiyetler incelenmiştir. Tezin dördüncü bölümünde ise Âsımzâde Hâmid'in Şerh-i Mezâmînü'l-Emsâl adlı eseri günümüz alfabesine aktarılıp içinde geçen Arapça ve Farsça cümleler Türkçeye çevirilmiştir.

Asidik ve bazik boyar maddelerden kaynaklanan rengin doğal ve aktive edilmiş fıstık kabuğu ile adsorpsiyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Yüksek lisans tez çalışmasında, tekstil endüstrisinde kullanılan Basic Blue 41 ve Acid Violet 17 boyar maddelerinin ham ve aktive edilmiş Antep fıstığı kabuğu kullanılarak adsorpsiyon ile uzaklaştırılması incelenmiştir. Denge çalışmalarında temas süresi, partikül boyutu, pH değeri, adsorban dozu, başlangıç konsantrasyonu, sıcaklık, iyon etkisi, rejenerasyon döngüleri ve adsorbentin yeniden kullanılabilirliği gibi adsorpsiyonu etkileyen önemli faktörlerin etkileri araştırılmıştır. İki boyar madde için de tek tek bu parametrelerin etkileri ve optimum deney şartları belirlenmiştir. Ham fıstık kabuğu ile denge anında BB 41 için % 85.36 verim alınmıştır. Ancak denge anındaki AV 17 giderimi % 24.35 olduğu için fıstık kabuğuna önişlem uygulayarak verimin artırılması hedeflenmiştir. Bu amaçla farklı kimyasal maddeler kullanılmıştır. En iyi sonuç 10 N H2SO4 ile önişlem uygulanan fıstık kabuklarından elde edildiği için (% 93.04) AV 17 boya adsorpsiyonu için çalışmalara 10 N H2SO4 ile aktive edilmiş fıstık kabukları (AAFK) ile devam edilmiştir. Adsorbent karakterizasyonu için sıfır yük noktası, FTIR, SEM ve EDX incelemeleri yapılmıştır. Belirlenen optimum şartlarda yapılan deneysel çalışmalarda farklı kinetik ve izoterm modelleri uygulanmıştır. Basic Blue 41 ve Acid Violet 17 için yalancı ikinci dereceden kinetik model ve Langmuir adsorpsiyon modellerine uygun olduğu görülmüştür. Maksimum adsorpsiyon kapasiteleri Basic Blue 41 ve Acid Violet 17 için sırasıyla 21.834 mg/g ve 26.455 mg/g'dır. Termodinamik çalışmalar sonucunda ise Basic Blue 41 için doğası gereği spontane ve endotermik olduğu, Acid Violet 17 için de endotermik olduğu ve sıcaklık artması durumunda arıtımın artacağı belirlenmiştir. Basic Blue 41 ve Acid Violet 17 boyar maddeleri için sürekli sistem kolon çalışmalarında yatak yüksekliği, akış hızı ve başlangıç boya konsantrasyonları etkilerine bakılmış ve optimum şartlarda çalışması yapılmıştır. Sürekli sistem çalışmalarında Adams- Bohart, Thomas ve Yoon-Nelson gibi farklı modellerin incelenmesi yapılmıştır. Modeller sonucunda iki boyanın da Thomas ve Yoon-Nelson modellerine uygun olduğu görülmüştür. Basic Blue 41 için 41.77 mg/g, Acid Violet 17 için 14.32 mg/g adsorpsiyon kapasiteleri elde edilmiştir. Yukarıdaki bulgular, Antep fıstığı kabuğunun yüksek bir adsorpsiyon potansiyeline sahip olduğunu ve boya içeren atık suların arıtılmasında kullanılabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Antep fıstığı kabuğu, Basic Blue 41, Acid Violet 17, Adsorpsiyon, Kimyasal Önişlem, İzotermler, Kinetikler, Kolon Çalışması

Asismik temel izolasyonun verimliliği üzerine deneysel ve sayısal çalışmalar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu çalışmada, yapıların mevcut pasif kontrol sistemlerinden kurşun çekirdekli kauçuk yalıtım örneğinde sonlu elemanlar metodu ile MATLAB ve SIMULINK ortamında modelleme özelliklerinin araştırılması ve karşılaştırılması yapılımıştır. Karşılaştırmada, SIMULINK'te modellenen yapıların taban ve üst kat ivmelerinin sonuçları ile MATLAB'den elde edilen sonuçlar arasında sırasıyla yaklaşık % 4.14 ve % 3.98 ortalama farkı bulunmuş olup, bu iki tür modelleme sonuçları iyi uyum sağladığı için, ikisinden biri kullanılabilmektedir. Ayrıca, Horasan harcı sürtünme ara yüzü kullanılarak basit sürtünmeli yalıtım örneğinde sonlu elemanlar metodu ile MATLAB ortamında modelleme özelliklerinin araştırılması ve ölçeklendirilmiş deneysel sonuçlar ile karşılaştırılması yapılıp karşılaştırmada, MATLAB ortamında modelleme ve deneysel çalışmadaki yapının taban kat ivmeleri girdi deprem ivmesinden yaklaşık % 28 - 31 daha az olup, yapının taban hız ve yer değiştirmelerinin sonuçları ise sırasıyla yaklaşık 0.33 - 0.45 m/sn, 0.035 - 0.056 m olup bu çıkan tepkiler güvenli bir aralıkta düşerek horasan harcının sürtünme ara yüzü olarak iyi performans sağlayıp herhangi bir ülkede basit sürtünme yalıtım sistemlerinde etkili bir sürtünme ara yüzü olabileceği belirtilmiştir.

Asitretin ve metotreksat verilmiş ratlarda akciğer hücre hasarına αlfa lipoik asidin koruyucu etkilerinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bu çalışmada, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan ve tedavi sonrasında akciğer hücrelerinde hasar oluşturabilen Acitretin (ACT) ve Metotreksat (MTX)'ın yan etkilerine karşı Alfa Lipoik Asit (ALA)'in koruyucu etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, toplam 50 tane Wistar albino erkek rat kullanılmıştır. Çalışma grupları; Kontrol grubu (K), ALA grubu, ACT+MTX grubu ve ACT+MTX+ALA grubu olarak oluşturulmuştur. Ratlar enjeksiyon öncesi 24 saat aç bırakılmıştır. Enjeksiyon işlemleri her sabah aynı saatte gerçekleştirilmiştir. ACT, MTX ve ALA %0.9'luk NaCl'de çözülmüştür. ACT (20mg/kg/gün), MTX (20mg/kg/hafta), ALA (50mg/kg/gün) ve bunların kombinasyonları da vücut ağırlığı düzeyinde intraperitonal enjeksiyon ile ratlara verilmiştir. Ratlar, servikal dislokasyon ile sakrifiye edilmiş ve kalp perfüzyonundan sonra akciğerleri çıkarılmıştır. Akciğer dokusunda Malondialdehit (MDA) miktarı, Süperoksit Dismutaz (SOD) ve Glutatyon Peroksidaz (GPx) enzim aktivitelerinin analizleri spektrofometrik yöntem ile belirlenmiştir. ACT+MTX grubu ile ACT+MTX+ALA grubu karşılaştırıldığında ALA'in ilavesiyle SOD ve GPx enzim aktivitesinin azaldığı gözlenmiştir. Ayrıca oksidatif stres belirteci olan MDA miktarı da incelendiğinde ALA uygulanmasıyla, ACT+MTX+ALA grubunun MTX+ACT grubuna göre MDA miktarının daha düşük olduğu belirlenmiştir. Çalışmamızın sonuçları değerlendirildiğinde; ratlarda ACT ve MTX kombin kullanımına ALA'in ilavesinin ACT ve MTX kaynaklı akciğer hücre hasarına karşı koruyucu bir etkisi olduğu söylenebilir.

Aspect-based sentiment analysis in Arabic for healthcare

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2017 Diğer
Bu tezde, hastaların hastane hakkında Arapça yazılmış yorumlarından özellik-tabanlı duygu durum analizi için denetimsiz bir yaklaşım önerilmektedir. Duygu durum analizi problemini iki ana aşamada değerlendirildik: özellik yakalama ve kutuplaşmanın belirlenmesi. Özellik yakalama için sözdizimi-tabanlı bir yaklaşım kullandık ve özyükleme algoritmasını noktasal karşılıklı bilgi yöntemiyle iyileştirdik. Kutup analizi için sözlüğe dayalı bir yaklaşım kullandık. Duygu durum analizi için iki yaklaşım kullandık: cümle ve belge seviyelerinde olmak üzere, sözlük tabanlı ve sözdizimi tabanlı. Cümle seviyesi için, duygu durum değeri ve belge kutuplaşması için toplam altı farklı yöntem önerilmiştir. Deney sonuçları cümlelerin belge içindeki yerinin sonucunu yakından etkilediğini göstermiştir. İlk ve son cümleye ekstra ağırlıklar verilmesinin genel sonucu etkilediğini gözlemlendiği için, yeni bir ağırlıklandırma yaklaşımı önerdik. Bunların yanında, bu tez Arapça metinlerde cümle ve belge seviyesinde sözlük tabanlı duygu durum analizi için yeni bir iki aşamalı bir kök bulma yaklaşımı da sunar. Bu yaklaşım, duygu içeren sözcüklerin bulunmasında kök-tabanlı ve hafif kök bulma yaklaşımlarını birlikte kullanımında dayalıdır. Elde ettiğimiz sonuçlar, iki aşamalı kök bulma algoritmasının Arapça metinlerden duygu durum analizinde kök tabanlı ve hafif kök bulma algoritmalarına göre daha iyi doğruluk oranına sahiptir. Özellik tabanlı duygu durum analizi yaklaşımımızı değerlendirmek için, Twitter, hastane ve kitap yorumları olmak üzere farklı alanlardan veri setleri kullandık. İlave olarak, çeşitli Ürdün hastanelerinden gelen hastane yorumlarını derledik ve elle özellik kategorisi ve duygu durumu için etiketleyerek yeni bir veri seti yarattık. Deneysel sonuçlar, yaklaşımımızın literatürde var olan benzer tekniklerden daha iyi performans gösterdiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, yaklaşımımız herhangi etiketlenmiş bir veriye bağlı olmadığından, başka herhangi bir alana kolaylıkla taşınabilir.

Aspen Hysys ile ham petrol damıtma ünitesinin simülasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Diğer
Petrol Rafinerileri çok uzun bir süreden beri dünyada akaryakıt ve kimyasal maddelerin başlıca üretim yerleridir. Rafinerilerin yaptığı en önemli işlemlerinin başında ham petrolün damıtılmasıdır. Ham petrol damıtılmasında ham petrol içinde bulunan çok çeşitli hidrokarbon bileşikleri, kaynama aralıklarına göre belirli kesimlere ayrılır. Bu ham petrol kesimlerinin her biri, rafinerilerin pazarladığı benzin, dizel v.b. ürünleri üreten, üretim ünitelerine besleme akımı olarak beslenir. Bu tez çalışmasında ATAŞ rafinerisinde yapılan çeşitli test-run çalışmalarından elde edilen saha değerleriyle, ASPEN Hysys programı kullanılarak yapılan simülasyon değerleri karşılaştırılmıştır. Aspen Hysys Simülasyon programında çeşitli termodinamik modeller denenememiştir. Peng Robinson hal denklemi modeli ile test-run sonuçları hata sınırları içerisinde olumlu sonuçlar vermiştir. Kerkük ham petrolü ile ATAŞ ham petrol kulesinde 370 °C giriş sıcaklığında farklı ham petrol debileriyle (50, 60, 70, 80, 90, 100, 110 TBD (bin varil/gün) Aspen Hysys programı kullanılarak simülasyon çalışması yapılmıştır. 50 TBD(bin varil/gün) altında kulenin çalışmadığı test edildi, 100 TBD(bin varil/gün) üzerindeki şarjlarda Kerkük haptrolüyle 110 TBD(bin varil/gün) ye kadar çalışılabildiği görülmüştür. Bu değerlerin rafinerinin fiili çalışma kapasiteleriyle uyumlu olduğu bulunmuştur. 100 TBD şarj sabit tutularak ham petrol fırını giriş sıcaklığı 360 °C, 370 °C ve 380°C olmak üzere farklı sıcaklıklarda ham petrol damıtma kulesinin simülasyonu yapılmıştır. Sıcaklık arttıkça resid miktarının azaldığı ve beyaz ürün miktarının arttığı görülmüştür. Simülasyonda gasoil'in renginin kararması ölçü olarak tespit edilemediği için, rafineri tecrübesiyle tespit edilen 370 °C ham petrol kulesi giriş sıcaklığının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Aspen Hysys, Damıtma, Optimizasyon, Simülasyon, Test-run.