Thesis Search




SEARCH RESULTS

Aspergillus ve Rhizopus suşlarından proteaz enzimi üretimi ve özelliklerinin belirlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Diğer
Araştırmada toprak örneklerinden Aspergillus ve Rhizopus izole edilmiştir. Altı Aspergillus niger, 1 Rhizopus oryzae ve Rhizopus sp 2 adlandırılmıştır. Tür tanımak için ITS gen bölgelerinin dizi analizi yapılmıştır. Fungus örneklerinin proteaz enzimi aktivitesi 2 farklı metodla çalışılmıştır. İlk olarak kalsiyum kazeinat agar ve skim milk agar,da proteaz enzim aktivitesi zon çapları tespit edilmiştir. Daha sonra Aspergillus ve Rhizopus suşlarında fermantasyon çalışılmıştır. Fermantasyon sonucunda ham proteaz enzim aktivitesi belirlenmiştir. Daha sonra Anson metodu ile proteaz enzim aktivitesi tespit edilmiştir. Sonuçta Aspergillus niger 2 örneğin proteaz enzim aktivitesi kalsiyum kazeinat agar,da optimum pH 6,6-8,7 arasında en büyük zon çapı oluşturmuştur (10-20 mm). Rhizopus örneklerinin proteaz enzim aktivitesi optimum pH 6,6-8,7 arasında en büyük zon çapı göstermiştir (30-54mm). Fermantasyonun ortamında tuzlu çözelti ve distile su kullanılarak Aspergillus ve Rhizopus suşlarından hazırlanan ham enzimden 50µL, 100µL farklı pH'larda 5, 6, 7, 8 kalsiyum kazeinat agar'da bulunan kuyucuklara ilave edilerek zon çapları ölçülerek proteoliz belirlenmiştir. Aspergillus niger suşlarının zon büyüklüğü pH 5'de 6-14 mm olarak tespit edilmiştir. Rhizopus suşların zon büyüklüğü pH 8.de 2-8 mm arasında belirlenmiştir. Anson metoduna göre proteaz aktivitesi her bir örnek için hesaplanmıştır. Aspergillus niger suşlarının distile su, tuzlu çözelti ve tam buğday unu kullanılarak yapılan fermantasyon sonucunda proteaz aktivitesi 110-265 U/mL aralığında tespit edilmiştir. Rhizopus suşlarının proteaz aktivitesi 167-325 U/mL dir. Daha sonra proteaz ayrılması için Sephadeks G 100 kolonu kullanılmıştır. Aspergillus niger 2 ve Rhizopus oryzae 1 fermantasyonun sonucu (ham enzimi) gel kolonundan geçirilmiştir ve fraksiyonlar toplanmiştir. Fraksiyonların proteaz aktiviteleri Anson metoduna göre belirlenmiş ve jel elektroforezi (SDS-PAGE) yapılmıştır. Aspergillus niger 2 suşlarında üretilen proteazın moleküler ağırlığı ? 33 kDa tespit edilmiştir. Rhizopus oryzae 1 fraksiyonların jel elektroforezi (SDS-PAGE) yapılmıştır jel üzerindeki bantlar net olmadığı için üretilen proteazın moleküler ağırlığı tespit edilememiştir. Sonuçta Aspergillus ve Rhizopus suşlarından proteaz enzim aktivitesi farklı metodlarla belirlenmiştir ve enzimler saflaştırılmıştır.

Assam edebiyatında işlenen insan ile Sezai Karakoçun şiirlerindeki insan düşüncesinin karşılaştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Bu tezin amacı, Assam edebiyatı ile Türk Edebiyatı arasında ilk defa bir fikir alişverişi şağlamaktır. Temel görevimiz, iki edebiyat arasında bir köprü kurmaktır. Assam ve Türkiye halklarının birbirleriyle daha iyi anlaşmalarını sağlamaktır. Amaç Assam dili ve edebiyatındaki meşhur müslüman şairleri Türk halkına ve akademisyenlere tanıtmaktadır. Diğer taraftan, Assam'ın müslüman halkının yeni nesillerine Sezai Karakoç gibi mükkemel Türk şairinin düşünce ve anlatımları tanıtılacaktır. İki ayrı dil ve edebiyat alanının karşılaştırılması için Assam dilinde yazılan şiirlerin Türkçeye tercüme edilmesi ve anlaşılması sağlanacaktır. Bu amaçla çalışmanın giriş kısmında Assama ilk yerleşen müslümanlar ve onların Assam dili ve edebiyatına katkısının önemi kısaca özetlenmiştir. Birinci bölümde, Assam şiirlerinin tercümesi ile o dönemdeki ilgili kavramların açıklamaları ve Assam Dili, Eyaleti hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde ise Assam Şiirleri ile Türk Şair Sezai Karakoç'un seçilmiş şiirleri belirlenen birtakım konular üzerinde karşılaştırılmıştır. Netice itibariyle, Türk diliyle Assam Dili ve Edebiyatına ait şiirleri ve şiirlerin içindeki mahfuz İnsanlık kelimesinin iyi anlaşılması hususunda çalışılmıştır. Bu, geleceğin iki farklı kültürünün dostluğu için bu bir başlangıç olacaktır. Nitekim bu çalışma Assam Edebiyatının Türk halkının aydınlatılması amacına ve ihtiyacına duyulan ilk adımdır.

Assessing measurement invariance with dichotomous items: The case of EGMA from the Zambian sample

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Ölçme değişmezliğinin incelenmesi, psikolojik ölçmede yapı geçerliliğinin önemli bir bileşenidir. Ancak, inceleme süreci veri türüne bağlıdır. İkili maddelerle ölçme değişmezliğinin incelenmesi, sürekli maddelerle değişmezlik testinden kısmen farklıdır. İkili maddelerle, değişmezliğin incelenmesi, her iki parametre de aynı madde dağılım eğrilerini izlediğinden, faktör yüklerinin ve eşiklerinin aynı olmasını gerektirir. Bununla birlikte, birçok çalışma sürekli maddeler veya sıralı politom maddelerle değişmezlik testine odaklanmıştır. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı, ölçme değişmezliğini ikili puanlanan incelemektir. Bu çalışma, ikili puanlanan Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılarak ölçme değişmezliğinin incelenmesini göstermektedir. Çalışmayı 2018 yılında Zambiya'nın farklı illerinden Early Grade Mathematics Assessment (EGMA) katılan ilkokul öğrencilerinin verileri ile analiz ettik. Çalışmada, EGMA'nın üç alt testi için ölçme değişmezliğini cinsiyete göre belirlenmiştir. Toplam örneklem 4698 kişiden oluşmaktadır (% 49 erkek, n = 2305; ve% 51 kadın, n = 2393). Kullanılan yöntem yüksek korelasyonlu üç faktör ile doğrulayıcı bir faktör analizidir: sayı tanımlama, sayı ayrımcılığı ve sayı örüntülerinin tanınması. Bulgular, cinsiyet alt gruplarında üç alt testle (sayı tanımlama, sayı ayrımcılığı ve sayı modellerinin tanınması) tanımlanan EGMA modelinin ölçme değişmezliğini ortaya koymuştur. Bununla birlikte, her bir alt test ile yapılan bireysel analizler, test puanlarının, ölçme değişmezliği olmayan sayı tanımlaması hariç olmak üzere, hem erkek hem de kadın için aynı ölçme birimine iki faktör üzerinde sahip olduğunu göstermiştir. Son olarak, bu sonuçlar EGMA puanlarının ölçme değişmezliğini açısından yapı geçerliliğine ilişkin kanıtlara katkıda bulunmaktadır. Son olarak, çalışma bulguları, analiz ve tartışmalar ölçem değişmezliği çalışmalarında uygulamalı araştırmacıların modelleme kararlarına önemli ölçüde katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, psikolojik değerlendirmede EGMA kullanan araştırmacılara bazı maddelerin geçerliliğinin güçlü bir şekilde yansımasını sağlamıştır. Anahtar Kelimeler: İkili Puanlanan Maddelerle Ölçme Değişmezliği; Early Grade Mathematic Değerlendirmesi; Çoklu Grup Doğrulayıcı Faktör Analizi; Geçerlilik

Assessing quality of place in residential areas: case study of Konya

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
İçinde yaşadığımız mekanın kalitesi, yaşam kalitemizi ve refahı gösterir. Yaşam alanlarının nitelikli ve başarılı mekanlar olarak tasarlanması gerekliliğinden hareketle tez çalışmasında, konut alanlarında mekan kalitesi konusunda araştırma yapılmasına karar verilmiştir. Konut alanları, kentin en önemli alan kullanımlarındandır. Bu alanlar hayatımızın çoğunu içinde geçirdiğimiz yerlerdir. Konut alanlarının sahip oldukları mekan kalitesi, hayatımızı zevkli hale getirebilir veya arzu ettiğimiz yaşam biçimini zorlaştırabilir. mekan kalitesi kavramı, mekanların başarı seviyesini ve yaşanabilirliğini tanımlamak için yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu araştırma, mekan kalitesini etkileyen fiziksel faktörleri irdeleyerek konut alanlarında mekan kalitesinin kritik parametrelerini değerlendirmeye yönelik etkin yaklaşımları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, daha önce mekan kalitesi konusunda yapılan çalışmalar ışığında amacına ulaşmaya çalışır. Bu amaca yönelik olarak çalışmanın yöntemi, kapsamlı bir literatür taramasına ve örneklem alan olarak seçilen Konya şehrinin kuzey koridorunda yer alan Bosna-Hersek mahallesinde gerçekleştirilen alan araştırmaları üzerine kurgulanmıştır. Çalışma kapsamında, mekan kalitesi kavramı ve mekanın duyu sistemimiz tarafından nasıl algılandığı, dış mekan aktivite türleri, konut alanlarında sosyal yaşam, kalite türleri ve mekan kalitesini değerlendirmeye yönelik ortaya konan parametrelere yer verilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda örneklem konut alanın mekan kalitesi, güvenlik, konfor, erişilebilirlik, okunabilirlik, karma kullanım ve estetik parametreleri doğrultusunda ele alınmış ve bu parametreleri değerlendirmeye yönelik bir kontrol listesi oluşturulmuştur. Oluşturulan kontrol listesinde yer verilen altı parametre örneklem alanında hafta içi ve hafta sonu gerçekleştirilen doğrudan gözlem yöntemi ile irdelenmiştir. İrdeleme sonucunda Bosna-Hersek mahallesinin mekan kalitesinin artırılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Assessing the causes of terrorism in Kenya: A study on nairobi county

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Terörizm, yalnızca dünyanın değişken bölgelerinde değil, aynı zamanda bir zamanlar istikrarlı ve barışçıl olarak algılanan bölgelerde de insan güvenliğinin önemli bir yönü haline gelmiştir. Afrika Boynuzu'nda terörizm, toplumun sosyal, politik ve ekonomik yapısı üzerindeki ciddi sonuçları göz önüne alındığında giderek artan bir endişe kaynağı haline geldi. Kenya, 1975'ten bu yana terör endişeleriyle boğuşuyor ve başlangıçta, küçük ve önemsiz düzeylerde olmasına rağmen, ülkenin son üç yılda terörizm yaşadığı ölçek, dünyadaki politika yapıcıların ve akademisyenlerin dikkatini çekmeye devam ediyor. Bu tez, Kenya'daki terörizmin temel nedenini, yardımcının sosyo-ekonomik ve politik itici güçlerini değerlendirerek incelemeyi amaçlamaktadır. Ülkenin kimlik, ekonomik zorluklar ve belirli grupların siyasi marjinalleşmesi arasındaki karmaşık ilişki nedeniyle terörist saldırılara karşı savunmasız kaldığını savunuyorum. Ayrıca, hükümetin terörle mücadele cevap stratejilerinin, etkilenen tarafların ana şikayetlerini ele almadığı için etkisiz ve üretken olmadığını gözlemliyorum. Nairobi İlçesini kozmopolit nitelikte ve terörist gruplar için önemli işe alım alanları verilen örnek olay incelemesi olarak seçtim. Yapısal Teori ve Göreceli Yoksunluk Teorisi, tüm çalışmayı bağlam içine almak için kullanılmıştır.

Assessing the impacts of gender based violence on socio-economic welfare at household level case study of Kisagazi parish Kiboga district

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Afrika Çalışmaları Bilim Dalı

Assessing the optimality of bus stop locations in urban areas using quantitative techniques

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Şehir ve Bölge Planlama Bilim Dalı
Ulaşım kentlerin yaşam kanallarıdır ve nüfusun bütününe hizmet vermek amacı ile kentlerin en uç noktalarına kadar ulaşmak zorundadırlar. Öte yandan kentler sürekli bir değişim içerisindedir ve ulaşım sistemlerinin bu değişime ayak uydurmaları gerekir. Duraklarının yerlerinin yer seçimi, kentiçi otobüs sisteminin etkşnlği açısından son derece önemlidir. Özellikle kullanıcıların harcadıkları zaman açısından, toplu taşım durakların yer seçimi belirleyicidir. Bu çalışma, toplu taşıma araçlarının en yaygın kullanılanlarından birisi olan otobüslerin durak sayılarının ve yerlerinin, yolculuk yapan kişilerin yolculuk için harcadıkları toplam zamanın minimize edilmesi amacı ile belirlenmesine yönelik bir yöntem önerisi niteliğindedir. Çalışma kapsamında, İzmir il merkezinde seçilen bir otobüs hattı için otobüs duraklarının sayı ve konumları, sabit aralıkta ve aralıklara eklemeli olarak iki farklı yöntem ile arttırılmış ve iteratif olarak yolcular tarafından durağa geliş, biniş, yolculuk ve duraktan varış noktasına gidiş olarak toplam süreyi minimize eden durak sayıları tespit edilmiştir. Otobüse binen ve kişilerin durağa girmek için çıkış noktaları ve duraktan indikten sonra vardıkları noktalar, otobüs hattına en fazla 500m. mesafede olmak üzere rastlantısal olarak seçilmiştir. Daha sonra bu çalışma otobüse binen kişi sayıları farklılaştırılarak tekrar edilmiştir. Bu sayede belirlenen hat üzerinde farklı yolcu sayılarına göre optimal durak sayıları ve konumları tespit edilmiştir.

Assessment of accounting recordkeeping practices in Small and Medium-Sized Enterprises in Lasanod, Somalia

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Muhasebe Finansman Bilim Dalı
Bu araştırmanın asıl amacı KOBİ'lerin Lasanod'daki muhasebe kayıt tutma uygulamalarını değerlendirmektir. Çalışmanın hedef kitlesi, 250 KOBİ yöneticisi ve Lasanod belediyesine kayıtlı muhasebecilerdir. Bu 250 KOBİ yöneticisi ve muhasebecisinden yetmiş (70) tanesi bu çalışmanın bir örneklemini olarak alınmıştır. Araştırmada veri toplamak için anket yöntemi kullanılmıştır. Soruların iç tutarlılığını belirlemek için Cronbach Alpha güvenilirlik testi kullanılmış ve bu 0,82'lik bir güvenilirlik katsayısı sağlamıştır. Sakarya Üniversitesi Etik Kurulu anketimizin güvenilir olduğunu belirtti. Beş araştırma sorusu ve hipotezi, çalışma açısından 0,05 anlamlılık düzeyinde test edilmiştir. Araştırma sorularını cevaplamak için frekanslar ve yüzde oranları kullanılırken, bu beş hipotezi test etmek için t-testi kullanılmıştır. Çalışmanın ana sonuçları: Yöneticiler ve muhasebeciler bütçeleme uygulamalarının KOBİ'lerin faaliyetlerini arttırdığını kabul etmişlerdir. Katılımcılar, finansal raporlama uygulamalarının, KOBİ'lerin etkili operasyonları için gerekli olduğu ve yönetimin etkili kararlara ulaşmasına yardımcı oldukları için gerekli olduğu konusunda hemfikirdiler. Kredi alım işlemlerinde finansal raporlama yapılmış işletmeler için kolaylıklar sağladığı anlaşılmaktadır. Yöneticiler ve muhasebeciler, amortismanın eski ekipmanın yerine yenisini almalarında yardımcı olduğu konusunda da fikir birliğindedirler. Çalışmadan çıkan sonuçlara göre politika önerileri: Hükümetin KOBİ'lere ve uygun muhasebe kayıtlarına özel bir muhasebe sistemi oluşturması ve finansal tabloların hazırlanması KOBİ'ler için mevzuat yoluyla zorunlu hale getirilmelidir. Öte yandan, işletme sahibinin ve yöneticilerin etkin bir kayıt tutma sistemi sağlamaları için muhasebe mezunlarını işe almaları ve kolaylık, doğruluk ve hızı nedeniyle manuel muhasebe kullanmak yerine bilgisayarlı bir muhasebe kullanmaları önerilir.

Assessment of adulteration of cough syrup and glycerol with diethylene glycol by means of quantitative NMR and ATR-FTIR spectroscopy combined with chemometrics

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Analitik Kimya Bilim Dalı
Renksiz, kokusuz ve tatlı bir madde olan dietilen glikol(DEG), ilaçlar ve suda hemen çözünmeyen diğer bileşikler için iyi bir çözücü solvent (endostriyel çözücü) olarak bilinir. Doğrudan ya da dolaylı olarak yutulduğunda, dietilen glikol böbrek yetmezliğine ya da merkezi sinir sistemi bozukluklarına yol acabilir. Bu durum daha sonra felce neden olur ve acil tıbbi müdahalede bulunulmadığı takdirde, ölümle sonuçlanır. Dietilen glikol aralarında antifriz, kozmetik ve plastikleştiricilerin de bulunduğu çok çesitli ürünlerde komponent olarak kullanulır. Yıllar içerisinde, dietilen glikol güvenli ve daha pahalı bir ürün olan gliserinin yerine öksürük şurupları ve enjekte edilebilir ilaçlar gibi bir takım tıbbi ilaçlara eklenmiş ve bu durum zehirlenmeye baglı çok sayıda ölümm olayının görülmesine yol açmıştır. Bu çalışmada,öksürlük şurubunun ve bazı hammaddelerinin incelenmesi ve analizedilmesi için, kemometriklerle birlikte niceliksel kızılötesi ve nükleer manyetik rezonans spektroskopisi kullanılarak dietilen glikolu izlemeye yönelik yontemler karşılaştırılmıştır. IR, NMR ve birleşik IR/NMR veri setlerine Uygulanan Temel bilesen analizi (PCA) A.Ş. kismi en kucuk kareler (PLS) toplanan veri setlerine kompleks şurup karışımının 5ml'sinde %0-100 aralığında DEG'i tanınlamak ve ölçmek için iyi ayrım prosedürleri sunmuş olup, PLS ile birleştirilen NMR en iyi sonuçları vermiştir. IR ve NMR veri setinin birleştirilmesi, ilave ayrım gücü ve daha iyi niceliksel tahmin olanağı

Assessment of challenges of the internet of things in supply chain during pandemic using interval-valued neutrosophic analytical hierarchy process

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Nesnelerin İnterneti (IoT) kavramının kapsamlı bir şekilde yaygınlaşması, günümüzde oldukça gündemde olan bir araştırma konusu olmasını sağlamıştır. Nesnelerin internetinin (IoT) günlük yaşamdaki; araç bakımı, gözetim sistemleri, sağlık hizmetleri gibi pratik uygulamaları hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Tedarik zinciri üzerindeki önemli etkisine örnek olarak; perakendecilerin kayıp/hasarlı ürünlerde zamandan ve paradan tasarruf etmesini sağlayan radyo frekansı tanımlama (RFID) etiketleri verilebilir. Kuşkusuz, teknolojinin ve KOVİD-19 pandemisi örneğinde olduğu gibi küresel koşulların sürekli gelişimi, firmaları yeni teknolojileri benimsemeye ve stratejilerini değiştirmeye sevk etmektedir. Dolayısıyla, bunlara tekabül eden çözümleri tespit etmek amacıyla tedarik zincirinde nesnelerin internetinin (IoT) uygulanmasını engelleyen zorlukları tanımlamak azami önem taşımaktadır. En son literatürü gözden geçirdikten sonra, beş ana kriter belirlemiş bulunmaktayız: Maliyet, teknoloji, güvenlik, iş, kalite ve bunlarla ilgili alt kriterler. Aralık-değerli nötrosofik sayılarla birlikte çoklu-kriterli karar verme (ÇKKV) analiz aracı analitik hiyerarşi prosesini (AHP) uygulayarak, bu alandaki önde gelen uzmanlarla görüşmüş bulunmaktayız. Net ve bulanık kümeler ile karşılaştırıldığında, nötrosofik kümeler kesinlikleri ile bilinir; ve, aralıklı-değerli sayı kümelerinin her biri için, yalnızca doğruluk-üyelik fonksiyonu, belirsizlik-üyelik fonksiyonu ve yanlışlık-üyelik fonksiyonu değil, aynı zamanda her biri için bir üst ve alt düzey sağlaması dolayısıyla kriterlerin ağırlıklarını değerlendirme konusunda daha da kesin sonuçlar elde etmemizi sağlarlar. Bu araştırmanın kritik noktası, tüm tedarik zinciri performansı üzerindeki etkisini göz önünde bulundurarak, küresel pandemiden önce ve sonra, cevapları ayrı ayrı değerlendirmiş olmamızdır. Karar vericilerin kararlarının değerlendirilmesi ile, beklenmedik bir şekilde, güvenlik kaygıları asgari önemde iken, işle ilgili endişelerin önceden beri ve hala en önemli endişe olduğu ortaya koyulmuştur.

Assessment of groundwater quality in Idleb city using GIS

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Su, bu dünyadaki en önemli elementtir ve su kalitesi, suyun farklı amaçlar için kullanılmasını etkileyen çok hassas bir konudur. Son dört yılda özellikle Suriye'nin Kuzey ve Doğu bölgelerinde yer altı suyu kalitesindeki bozulma büyük bir endişe kaynağı olarak gündeme gelmiştir. Bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri (GIS) yazılımının Geostatistical Analyst Aracı altında bulunan Olağan Kriging metodu ile vaka çalışması olarak Idlib Şehri için yeraltı suyu kalitesi hakkında değerlendirme yapılmıştır. Idlib kentinde bulunan 13 kuyuya ait kimyasal analiz raporları kullanılarak bu raporlarda bulunan 10 parametrenin mekansal dağılımını gösteren tahmin haritaları oluşturulmuştur. Bu parametreler; Ca (Kalsiyum), Mg (Magnezyum), Cl (Klor), S04 (Sülfat), NO3 (Nitrat), F (Flor), pH, EC (Electrical Conductivity), TDS (Total Dissolved Solids) ve Toplam Sertliktir. Tahmin edilen haritalarda her parametre için üç Model (Küresel, Gauss ve Üstel) uygulanmıştır. Modelleme işleminden önce veri özellikleri de incelenmiştir. Her parametre için üç modelin semivariogram değerleri karşılaştırılarak Root Mean Square Error (RMSE) kriterlerine göre en uygun model seçilmiştir. Daha sonra en iyi seçilmiş model kullanılarak su kalitesi haritaları üretilmiştir. Sonuçlar, on parametrenin kimyasal değerlerinin DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü) ve Suriye standardında olduğu ve Idleb şehrinde yeraltı suyunun içmek için güvenli ve uygun olduğunu göstermektedir.

Assessment of groundwater vulnerability to contaminationusing gis-based drastic method in Mustafakemalpaşa andKaracabey plain, Bursa

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Yeraltı suyu kaynaklarının yönetimi ve korunması büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan, yeraltı suyu hassasiyet değerlendirmesi esastır ve yeraltı suyu koruma stratejisinin ilk adımı olarak kabul edilir. Bu tezde, Bursa ili Mustafakemalpaşa ve Karacabey ovasının yeraltı suyu kirlilik hassasiyeti CBS tabanlı DRASTIC yöntemi ile değerlendirilmiştir. Hassasiyet değerlendirmesine göre, çalışma alanının %16,3'ü ve %18,8'i kirliliğe karşı sırasıyla düşük ve orta derecede hassasiyete, %39'u yüksek hassasiyete ve yaklaşık %25,5'i çok yüksek hassasiyete sahip bir alan olarak belirlenmiştir. Kullanılan her bir parametrenin, elde edilen hassasiyet haritası üzerindeki etkisini hesaplamak için bir duyarlılık analizi yapılmıştır. Duyarlılık analizine göre, net beslenme ve hidrolik iletkenlik en etkili parametreler olarak bulunmuştur. Ayrıca, ortaya çıkan hassasiyet indeksleri ile nitrat konsantrasyonu, TDS ölçümleri, koliform bakteri ölçümleri ve diğer su kalitesi parametreleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Basit doğrusal regresyon analizi, DRASTIC hassasiyet endeksleri ile sülfat konsantrasyonları (R² = 0,648) arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermiştir. Ancak, bu analiz, DRASTIC hassasiyet endeksleri ile TDS ölçümleri veya nitrat konsantrasyonu arasında belirli bir ilişki göstermemiştir. Bazı kuyulardan elde edilen koliform bakteri ölçümleri, akiferin koliform bakteri içerdiğini göstermiştir

Assessment of health-related quality of life among Arabic speaking immigrants in Sultanbeyli–İstanbul

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Amaç: Göç küresel bir olgudur ve ani/hızlı bir çevresel değişim yaratır, toplumu ve bireyleri etkiler. Bu çalışmada İstanbul–Sultanbeyli'de yaşayan Arapça konuşan göçmenlerin arasında Sağlıkla İlgili Yaşam Kalitelrinin (SYK) değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve yöntem: Bu tanımlayıcı çalışma için veriler, İstanbul/Sultanbeyli'deki Mülteciler Derneği'ne kayıtlı Arapça konuşan göçmenlerden, sosyo-demografik özellikler, SYK (SF-36) ve evli kadınların (EK) üreme sağlığı ile ilgili konularını içeren Arapça bir anket kullanılarak yüz-yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Veriler SPSS11.0 kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Bu çalışmada 379 katılımcı ile görüşülmüştür (Yaş aralığı:19-79, Ortanca yaş: 33 yıl). Katılımcıların yarıdan fazlası kadındır (%57,5), katılımcıların çoğunluğu (85,5%) evliydi ve kadınların %29,6'sı dörtten fazla çocuğa sahipti. Katılımcıların üçte-biri (36,7%) ilkokul mezunuydu. Kadınların SYK puanı, fiziksel-fonksiyon alt ölçeğinde erkeklerden daha düşüktü (80,0 vs. 85,0, p:0.033). En genç grup daha yüksek fiziksel-fonksiyon, vücut-ağrısı, genel-sağlık ve rol-sınırlaması-fiziksel puanlarına sahipti (p:0.0001, p:0.0001, p:0.0001, p:0.047). Eğitim düzeyilerine, istihdam durumlarına ve bildikleri dillere göre SYK´lerinde önemli farklılıklar vardı. Evli kadınların yaşayan çocuk sayıları fiziksel-fonksiyon, vücut-ağrısı, rol-sınırlaması-duygusal ölçeklerini önemli ölçüde etkilemekteydi. Sonuç: Bulgularımız, İstanbul-Sultanbeyli'de ikamet eden Arapça konuşan göçmenlerin SYK ölçeklerinin nispeten ılımlı olduğunu göstermektedir. Katılımcıların SYK´in, yaş, eğitim seviyesi, istihdam durumu ve bildikleri dilden önemli ölçüde etkilendiği saptanmıştır. Göçmenler için Türkçe ve mesleki kursların açılmasını öneriyoruz. Mülteci Derneklerinde aile planlaması danışmanlık ve hizmetlerinin sunumuna çok gereksinim vardır.

Assessment of inside ears (CIC) hearing aids device, major issues and solutions.

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
İşitme cihazları, işbirliği içinde çalıştıkları diğer birçok sektörü içeren en geniş tıbbi sektörden gelmektedir. Bir işitme cihazı, işitsel, psikolojik ergonomik ve teknolojik vb. yönlerden başlayarak, kullanıcının kişisel gereksinimlerine cevap vermek için ürünü ileriye taşıyan birçok yönden çalışma gerektirir. İşitme cihazlarının evrimi boyunca, tasarım, hastaların psikolojisine veya rahat tarafına cevap olarak minyatürleştirme eğilimindedir ve piyasada olumlu tepki görmektedir. Maddeleri küçültmek birçok bakımdan çok faydalı olduğu gibi, fakat aynı zamanda kaybolma riski de artar. İşitme cihazını, ürünü geliştirmek ve idealize etmek isteyen endüstriler, gelecekte bu konuların üstesinden gelmek için teknolojileri ve yenilikçi tasarımları eşleştirmek için uzun bir yolculuk olacaktır, eleştirilecek ve üzerinde çalışılacak çok şey ortaya çıkacaktır. Bu çalışma, eşyaların ve onunla veya onsuz kullanıcı üzerindeki etkileri hakkında net bir fikir oluşturmak ve daha iyi kullanıcı deneyimi için potansiyel teknolojiler toplamak amacıyla yapılan bir literatür taramasıyla başladı. Daha sonra nitel çalışmalar, derinlemesine görüşme ve memnuniyet anketleriyle desteklenmiştir. Bu nedenle, kullanıcıların taleplerinin damgalanmasından kaynaklanan işitme cihazlarının minyatürüne pazarlama talebinde bulunmak, pil ömrü, teknolojiler, işitme cihazlarının görünmezliği veya gizliliği ile kaybetme korkusu gibi faktörler ve gerçekler işitme cihazı kullanıcılarının deneyimini arttırmak ve iyileştirmek için dikkate alınmalıdır.

Assessment of the impact of business environment on Small and Medium Enterprises (SMEs) performance in Sudan

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Finans Ekonomisi Bilim Dalı
Bu tezin amacı Sudan'daki iş ortamının küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'ler) performansı üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Dünya bankasına göre, Sudan iş yapma konusunda dünyanın en riskli ve sorunlu bölgelerinden biridir. Bu durum tezin temel motivasyon kaynağını oluşturmaktadır. Tez, Sudan'daki 607 küçük ve orta ölçekli işletme için Dünya Bankası'nın 2014 yılı İşletme Anketi veritabanını kullanmaktadır. Tezde, iş yaşamından kaynaklı çevresel faktörlerin, KOBİ'lerin performansı üzerindeki etkilerini test etmek için çoklu doğrusal regresyon modelinin kesit verisine uygulaması kullanılmaktadır. Tezin sonuçları, dış finansman kaynaklarının istatistiksel olarak anlamlı olduğunu ve KOBİ'lerin performansı üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. İç finansman kaynaklarına dair değişkenler istatistiki olarak anlamlı olarak bulunmuştur. Bu değişkenlere dair sonuçlar daha çok iç finansman kullanımının KOBİ'lerin performansı üzerinde olumlu bir etkiye sahip olduğunu işaret etmektedir. Sonuç olarak, elektrik kesintilerinin KOBİ'lerin performansı üzerinde anlamlı ve olumlu bir etkiye de işaret etti. Ancak elektrik kesintilerinden kaynaklanan satış kayıpları ve iç piyasaya geçişte kırılma veya hasar nedeniyle kaybedilen ürünler, Sudan'daki KOBİ'lerin performansı üzerinde önemli ve olumsuz bir etki göstermektedir. Ayrıca, bürokrasi ve vergi memurları tarafından yapılan ziyaret ve teftişlerin sayısı istatistiksel olarak anlamlıdır. İlgili değişkenler KOBİ'lerin performansı üzerinde olumsuz bir etki göstermektedir. Yolsuzlukla ilgili değişkenler anlamlı olarak bulunmuş ve KOBİ'lerin performansı üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Aksine suç, hırsızlıktan kaynaklanan kayıplar, Sudan'daki KOBİ'lerin performansı üzerinde olumsuz bir etki ortaya koymaktadır. Sonuçlar, girişimcilere ve işletme sahiplerine/yöneticilerine, iş performanslarını etkileyen banka finansmanının yıpratıcı etkisi gibi faktörlerin farkında olarak işlerini nasıl başlatacakları ve yürütecekleri konusunda bilgi sağlamaktadır. Finansal kurumlar ve yabancı yatırımcılar gibi diğer paydaşlar, elde edilen sonuçları Sudan'daki işin yapısını değerlendirmek için kullanabilirler. Fakat bu çalışma, Sudan'ın tüm bölgelerini kapsamadığı için Sudan ekonomisi üzerine daha detay içeren çalışmaların yapılması gerekmektedir.

Assessment of the role of civil society organisations (CSOS) on financing social protection and reducing poverty in zanzibar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Sosyal Politika Bilim Dalı
Bu çalışma, Zanzibar'daki sosyal korumanın finansmanı ve yoksulluğun azaltılması konusunda STÖ'ların rolünü incelemiştir. Çalışma dört araştırma alanını değerlendirmeye odaklandı: 1) tasarım, uygulama ve kapsam açısından müdahalelerin kalitesi; 2) yararlanıcıların hedeflenmesi ve verimlilikleri; 3) kurumsal kapasite ve mali sürdürülebilirlik; ve 4 koordinasyon ve bağlantı. Veri toplama için seçilen dört STÖ'yı (2 İnanç Temelli Organizasyonlar (İTO) (MICO ve ACA) ve 2 Sivil Toplum Kuruluşları (STK) (ZASO ve ZACA)) incelemek için derinlemesine karşılaştırmalı bir vaka çalışması araştırma tasarımı kullandı. Bulgular, birinci bölge ile ilgili olarak, İTO'ların yoksulluğu hedefleyen ancak kötü tasarlanmış birçok programa sahip olduğunu ve yoksulluğu azaltmayı gerçekleştirmek için potansiyel besin maddelerini kaçırdığını göstermektedir. STK'lar proje bazında daha az program uygulamaktadır ancak daha iyi tasarlanmış olup, bağışçılarının kapasitesini yansıtmaktadır. Kapsam çok düşüktür, ancak STK'lar arasında İTO'lardan daha düşüktür ve genellikle zengin alanlarda yoğunlaşmıştır. Yoksul alanlar, yoksulluğu azaltma çabalarına düşük katkı nedeniyle daha az fayda sağladı. İkinci alandaki bulgular, kuruluşların çoğunun yararlanıcıların belirlenmesi ve hizmet sunumuna ilişkin ulusal yönergeleri takip etmediğini göstermektedir. Refahlarının iyileştirilmesine dayalı mezuniyet uygulanmadı ve hizmet sunumunda hayırseverlik ve ihtiyaç temelli yaklaşımlar üzerinde açık bir hakimiyet vardı. Üçüncü alanla ilgili olarak, tüm kuruluşların görevlerini ve hedeflerini net bir şekilde anlayan yeterli sayıda çalışanı olmasına rağmen, etkili programlar tasarlama kapasitesinden yoksundu. Ayrıca, bazı kuruluşlar, Temel İhtiyaçlar Yoksulluk Sınırının% 21,8 ila% 54'ünü kapsayan yeterli yardım düzeyi sağlar, ancak bazı kuruluşlar için faydalar düzenli ve güvenilir değildir. Dış finansmana aşırı bağımlılık çok fazla (% 90'ın üzerinde) ve bu programların mali sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Son alan, Zanzibar'daki STÖ'ler tarafından sosyal koruma faaliyetleri için uygun koordinasyon mekanizmasının bulunmadığını ortaya koymaktadır. STÖ'ler ile hükümet arasındaki ilişki iyidir ancak STÖ'lerin müdahaleleri ile ulusal sosyal koruma sistemi arasında değildir. Bu, STÖ'lerin müdahalelerinin yoksulluğun azaltılması üzerindeki etkisini azaltır. Genel olarak, STÖ'lerin Zanzibar'da yoksulluğun azaltılması ve sosyal korumanın finanse edilmesindeki rolü, programların kötü tasarımı ve uygulanması, gerçek yoksullara ulaşılamaması, programların sunduğu faydaların düzensizliği ve güvenilmezliği ve ulusal yoksulluk azaltma sistemi ile zayıf bağ nedeniyle, diğerleri arasında, çok azdır. Bununla birlikte, STÖ'lerin yeterli altyapı ve kurumsal kapasiteye sahip olmaları nedeniyle belirlenen boşluklar giderildikten sonra yoksulluğun azaltılmasına katkılarını artırabilecekleri de görülmektedir.

Assessment of water and sediment quality in Mustafakemalpaşa Stream, using statistical techniques and geographical information system analysis

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2018 Diğer
Mustafakemalpaşa çayı, Emet ve Orhaneli derelerinin Kütahya'nın Gediz ilçesinde bulunan Çamandar Köyü'nde birleşmesinden oluşur ve Uluabat Gölü'ne dökülür. Emet deresi yaklaşık 180 km uzunluğundadır ve Şahhane dağından doğmaktadır. Orhaneli deresi ise yaklaşık 115 km uzunluğundadır ve Murat dağından doğmaktadır. Bölgenin jeolojisine ek olarak, bor, krom, kömür, gümüş, demir, bakır, manganez ve mermer madenciliğinin, bölgedeki su ve sediment kalitesinin bozulmasına neden olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma kapsamında; Mart, Temmuz ve Ekim 2017'de bölgeden su ve sediment örnekleri toplanmıştır. Ayrıca Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nden (DSİ) hidrolojik ve su kalitesi verileri alınmıştır. Çalışmada, genel su kalitesi durumunu değerlendirmek için su kalitesi indeksi modeli (WQI) uygulanmış ve sonuçların görselleştirilmesine yardımcı olmak için coğrafi bilgi sistemleri (GIS) kullanılmıştır. Sediment kirliliği, kirlilik faktörü (KF), zenginleştirme faktörü (EF), jeo-birikim indeksi (Igeo), Muhtemel Etki Konsantrasyonları (PEC) metotları ile değerlendirilmiştir. Eşik Etkileri Seviyesi (TEL) metodu ise ekolojik risklerin incelenmesi amacıyla sediment kalitesi kılavuzu olarakkullanılmıştır. Ayrıca, çalışma alanı için temel kirletici kaynaklarını tespit etmek amacıyla Pearson Korelasyon Matrisi (PCM), Temel Bileşen Analizi (PCA) ve Hiyerarşik Küme Analizi (HCA) teknikleri de kullanılmıştır. Sonuçlar değerlendirildiğinde, üç izleme periyodu için WQI'lerde anlamlı bir farklılık görülmemiştir (p <0.05). Bölgedeki başlıca kirleticiler arsenik ve bor iken, DO (çözünmüş oksijen) seviyeleri genellikle kentsel yerleşim alanlarında Dünya Sağlık Örgütü'nin (WHO) sınır değerlerinden daha düşüktür. Sediment örneklerinde en fazla kirliliğe B, Cr, Ni, Zn ve As elementlerinin sebap olduğu görülmüştür. As, Cd ve Ni konsantrasyon değerleri sırasıyla 17 mg / kg, 3,53 mg/kg ve 36 mg/kg olarak ölçülmüş ve PEC değerlerini aşmıştır. Sedimentlerdeki ağır metal kaynaklarını termik santraller ve katı atık sahaları oluşmaktadır. Ayrıca Pb, Zn ve Cu için sülfid cevheri minerallerinin ayrışması, Ni için kentsel sanayi atıkları ve madencilik atıkları kaynak olarak gösterilebilir. Cr, As, Cd ve B kirliliği doğal oluşumlara atfedilse de, nehir sedimentindeki varlıkları madencilikle hızlandırılmıştır. İki derede kötüleşen su kalitesi iyileştirilmediği takdirde hem insan sağlığını hem de su yaşamını olumsuz yönde etkileyebilir.

Association mapping for yellow rust resistance in wheat (triticum aestivum l.)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Diğer
Puccinia striiformis f. sp. tritici Westend'in neden olduğu sarı pas, küresel buğday üretimi için önemli bir tehdittir. Dayanıklılık genlerinin dayanıklılığındaki kırılma ve sarı pasın yeni virülans ve daha agresif patotipleri, dünyanın tüm büyük ekmeklik ve makarnalık buğday yetiştirme alanlarında ciddi sorunlara neden olmaktadır. Islah programlarında kullanılmak üzere yeni dayanıklılık genleri ve ilişkili QTL'lerin yeni kaynaklarını araştırmak ve belirlemek için, ICARDA gen bankasında muhafaza edilen sekiz ülkeden 600 ekmeklik buğday yerel çeşidinden oluşan bir ilişkilendirme haritalaması paneli oluşturulmuştur. İlişkilendirme haritalama paneli 2016, 2018 ve 2019 yıllarında İzmir, Türkiyede çok sayıda sarı pas patotipine karşı fide ve ergin bitki dayanıklılığı açısından değerlendirilmiştir. Genom çapında ilişki çalışması (GWAS), Karışık Doğrusal Model (MLM) kullanılarak gerçekleştirildi. 47 SNP, 19 genomik bölgede, hem fide hem de ergin bitki aşaması dayanıklılığı için önemli SNP-özelliği ilişkilerine sahip olarak varsayılmış ve markör-özellik ilişkileri için önem eşiği, hatalı keşif oranı (q) ? 0.05 ile belirlenmiştir. Bu çalışmada tanımlanan üç genomik bölge (QYr.1D_APR, QYr.3A_ve QYr.7D_fide dönemi), daha önce rapor edilen herhangi bir Yr geni veya QTL'den çok uzakta yer almaktadır, böylece etiketlenen yeni genomik bölgelerdir. Yeni QTL bölgelerindeki aday genlerin analizi sonucunda, bitkilerin hastalığa dayanıklılığı ve savunma mekanizması ile ilgili proteinleri kodlayan birkaç aday dayanıklılık geni belirlenmiştir.

Astana EXPO-2017 Fuarı kapsamında Essil idari bölgesinin kentsel dönüşümü

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Kent ve Çevre Bilimleri Bilim Dalı
Bugünlerde yaşadığımız kentsel mekanlarda sanayileşme, neoliberal politikalar ve ekonomik gelişmeye bağlı olarak kentleşme süreçlerinde mekansal, fiziksel, siyasal, çevresel ve toplumsal değişimler meydana gelmektedir. Böyle bir dönüşümün kapsamlı bir alanın olduğunu göz önünde bulundurarak, bu tez çalışmasında gelişmekte olan Kazakistan ülkesinin başkenti Astana'da uygulanacak olan EXPO-2017 Fuarının Essil idari bölgesinin dönüşümüne sağladığı katkısı farklı açıdan ele alınacaktır. Kentin gelişim seviyesini yükseltmek ve dünyaya tanıtmak için Astana EXPO-2017 Fuarı gibi çeşitli uluslararası aktivitielere ev sahibi olmaya aktif bir şekilde başvurmaktadır. Bunun neticesinde kentin en büyük ve modern idari bölgesi sayılan Essil idari bölgesi dönüşüm sürecini yaşamaktadır. 2008 yılı kurulan Essil idari bölgesi bugünlerde Astana kentinin megapolis imajını oluşturmakta kilit rol üstlenmektedir. Ayrıca, bu bölge yenileme ve dönüşüm açısından önemlidir. Cumhuriyet'in yönetişim sistemi ve idari bakanlıklar, uluslararası konsolosluklar, büyük iş merkezleri bu bölgede bulunmaktadır. EXPO-2017 Fuarının düzenlenmesi bu bölgenin fiziksel, mekansal, mimari, sosyal ve iktisadi yapısını etkilemektedir. Fuara hazırlık aşamasında Essil idari bölgesinde yeni lüks konutlarının üretilmesi, işlevsel dönüşüm, arsa değerinin değişmesi, yüksek kaliteli altyapının inşaası, inşaat sektörünün canlandırılması, kültürel aktivitelerin artması gibi dönüşüm olguları gözlenmektedir. Anahtar kelimeler: Kentsel dönüşüm, Astana EXPO-2017 Fuarı, Essil idari bölgesi

Astana uluslararası finans merkezi ve ülke ekonomisine muhtemel etkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Uluslararası İşletmecilik Bilim Dalı
Çalışmada, Astana Uluslararası Finans Merkezi'nin Kazakistan ekonomisine olası etkileri ele alınmıştır. İlk olarak finans merkezi kavramı detaylı olarak incelenmiş, başarılı bir finans merkezinin oluşumu ve gelişimini etkileyen temel faktörler belirlenmiştir. Bu kapsamda köklü bir geçmişe ve başarıya sahip olan Londra ve New York küresel finans merkezleri ile kısa sürede ciddi başarı ve gelişme gösteren Singapur ve Dubai uluslararası finans merkezlerinin ortaya çıkışı, tarihsel gelişimi, bulunduğu ülke ekonomisine katkıları incelenmiştir. Son aşamada ise, Kazakistan'ın bir uluslararası finans merkezi olma potansiyeli SWOT analizi ile değerlendirilmiştir. SWOT analizi ile Astana Uluslararası Finans Merkezinin başarısını etkileyebilecek iç ve dış faktörler belirlenerek analiz yapılmış, elde sonuçlarla mevcut ve gelecek durumlarla ilgili değerlendirmelerde bulunulmuştur. Analiz sonucunda, Kazakistan'ın başarılı bir uluslararası finans merkezi olabilmesi için bazı güçlü yönlerinin ve fırsatların bulunmasına rağmen, ülkenin hedefe ulaşmasında güçlendirilmesi gereken bazı zayıf yönlerin ve önlenmesi gereken tehditlerin bulunduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Sözcükler: Finans merkezi, Uluslararası finans merkezleri, Astana, Kazakistan, SWOT analizi.