Thesis Number |
level |
Language |
Year |
Bilim Dalı |
|
Yüksek Lisans |
Türkçe |
2016 |
Avrupa Birliği Hukuku Bilim Dalı |
Engellilik ve ayrımcılık yasağı, Avrupa Birliği (AB) hukukunda önemli bir mesele haline gelmiş ve üç temel evrede gerçekleşmiştir. İlk evrede, Amsterdam Antlaşması yürürlüğe girdiği zaman, ayrımcılık yasağının türlerine engellilik kavramı dahil edilmiştir. İkinci evrede, ayrımcılık yasağının türlerine engellilik kavramı dahil edilmiş olması nedeniyle, engellilerin istihdama erişimi, refah ve sosyal güvenliğe erişimi, mal ve hizmet alımlarına erişimi, adalete erişimi ve ayrımcılıktan korunması garanti edilmektedir. Dolayısıyla, üçüncü evrede, engellilerin topluma katılması amacıyla, engellilere makul uyumlaştırma, düzenleme kapsamına alınarak çerçeve genişletilmiştir.
Engellilerin korunması, AB'nin Birincil ve İkincil Hukuk mevzuatında düzenlenmiştir. Fakat, AB'nin Birincil ve İkincil hukuk mevzuatında engellilik tanımı bulunmamaktadır. Bu bağlamda, AB hukukunda engellilik tanımı olmamasına rağmen; Avrupa Birliği Adalet Divanı (ABAD) yargı kararları ile engellilerin korunması kavramının uygulama alanını genişletip, kelime kavramının anlamını adil bir şekilde doldurarak yorumlayabilir.
AB hukukundaki engellilerin korunmasının temel amacı, bireyin topluma katılmamasına neden olan bariyerlerin kaldırılmasıdır. AB hukukunda çevresel bariyerlerin kaldırılmasına odaklanan; sosyal ve fiziksel bariyerlerin kaldırılmasına odaklanan, daha da temele indiğimizde engelliliği açıklayan medikal ve sosyal model düzenlenmiştir. Bu bağlamda AB, bariyerleri kaldırarak, engellilerin diğer insanlar gibi toplumda üretime katmak suretiyle katkı sağlamasına yüce bir ilke olarak inanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, engellilerin topluma sağladığı katkının oranı, diğer insanların katkısı ile aynı oranda beklenmemektedir. Ancak, AB burda esas olarak, engellileri topluma ve istihdama katarak; engelleri, bu durumla yaşamak durumunda olan bireyler ve toplum için bir yük olmaktansa katkı, fayda ve semere haline getirmeyi kendine amaç bilmiştir.