Thesis Search




SEARCH RESULTS

Bağımsızlık sonrası Azerbaycan'ın enerji politikası ve Türkiye etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bilim Dalı
Modern zamanların gerçekleri göstermektedir ki, enerji gelişmiş ülkelerde ve daha az gelişmiş ülkelerde, yaşamın çeşitli alanlarında, ekoloji, politika, ekonomi ve diğer alanlarda özel bir ağırlığa sahiptir. Enerji politikaları devlet politikalarının en önemli yanlarından birini oluşturmaktadır. Enerji güvenliği alanında yapılan araştırmalar, farklı ülkelerin bu alanda çeşitli politikaları izlediğini göstermektedir. Azerbaycan Cumhuriyeti'nde de enerji alanında önemli politika yürütülmektedir. Azerbaycan Cumhuriyeti, zengin enerji kaynaklarının verimli kullanılmasıyla uluslararası düzeyde enerji güvenliğinin sağlanmasında kilit aktörlerden biri haline gelmiştir. Tez, esas olarak Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Azerbaycan'ın enerji politikasının oluşumu ve geliştirilmesine ve bu süreçte Türkiye etkisine odaklanmaktadır. Bu doğrultuda enerji politikalarının en önemli araçlarından olan petrol ve doğal gaz politikaları üzerinden Azerbaycan enerji politikası incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı Azerbaycan'ın enerji politikası kapsamında petrol ve doğal gaz politikası analiz etmek ve Azerbaycan'ın enerji politikasında Türkiye'nin rolünü incelemektir. Bağımsızlık sonrası kurulan Azerbaycan Devlet Petrol (neft) Şirketi'nin faaliyeti ve Asrın Anlaşması'nın imzalanması süreci ve petrol ve doğal gaz endüstrisinde yapılan yatırımlar araştırılmıştır. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra belirlenmemiş Hazar'ın hukuki statüsü kapsamında kıyıdaş ülkelerin görüşleri ve Azerbaycan'ın enerji güvenliği kapsamında mevcut tehdit ve tehlikeler araştırılmıştır. Enerji hatları kapsamında Bakü-Novorossisk boru hattı ile başlayan petrol sektöründeki gelişmeler ve Türkiye ile iş birliği kapsamında devam eden TANAP ve TAP gibi doğal gaz projeleri ile yeni bir boyut kazanmıştır. Anahtar kelimeler: Enerji, Siyaset, Azerbaycan, Türkiye, Güvenlik, Asrın Anlaşması, Hazar

Bağımsızlık sonrası Gürcistan – Avrupa Birliği ilişkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Gürcistan hakkında genel bilgiler verilmekle birlikte temel olarak iki yapı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. AB, kuruluşundan bu yana demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğü, temel haklar ve özgürlükler gibi alanlarda sıkı bir politika izlemiştir. 1991'de bağımsızlığını kazanan Gürcistan Cumhuriyeti, her zaman Avrupa ile ikili ilişkileri sürdürmeyi önemsedi. Bu Tez çalışması içerisinde Gürcistan-AB ilişkilerinin 1992 yılından günümüze kadar geçirmiş olduğu aşamalar incelenmiş ve ikili ilişkilerdeki araçlar araştırılmıştır. Bu doğrultuda, Gürcistan'ın AB değerlerine nasıl ve ne kadar uyum sağladığı Avrupa Komşuluk Politikası öncesi ve sonrası ilişkiler olmak üzere incelenmiştir.

Bağımsızlık sonrası Karadağ'da dış ödemeler bilançoları üzerine bir değerlendirme

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 İkt. Gelişme ve Uluslararası İkt. Bilim Dalı
Bu tez, 2006 yılında bağımsızlığına kavuşturan Karadağ'ın dış ödemeler bilançoları analiz edilmektedir. 3 bölümden oluşmaktadır. Birinici bölümde ödemeler dengesi kavramı, metodolojisi ve özelliklerine değinilmektedir.İkinci bölümde genel olarak Karadağ ekonomisinin durumu ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde bağımsızlığından bu yana Karadağ'ın ödemeler bilançoları incelenmektedir.

Bağımsızlık sonrası Kazakistan'da din değiştiren kazaklar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Din Sosyolojisi Bilim Dalı
Kazak toplumu, Rus işgali döneminde Ruslaştırma ve Hıristiyanlaştırma, Sovyetler döneminde ise dinsizleştirme, bağımsızlıktan sonra da dini canlanma süreçlerini tecrübe etmiştir. Bağımsızlıktan sonra İslami canlanmayla birlikte Hıristiyan misyonerlik çalışmaları da artış göstermektedir. Günümüzde misyonerlik faaliyetleri neticesinde din değiştiren Kazaklar toplumda daha fazla görülmeye başlanmıştır. Bu araştırma bağımsızlıktan önce Rus işgali neticesinde din değiştiren Kazakları tarihsel arka plana giriş olarak ve bağımsızlıktan sonra ortaya çıkan misyonerlik çalışmalar sonucunda din değiştiren Kazakları sosyolojik açıdan ele almaktadır. Din değiştirme konusunda yaptığımız bu araştırmada veri toplama sürecinde farklı teknikler kullanılmıştır. Öncelikle, bağımsızlıktan önce Rus İmparatorluğunun yaptığı Hıristiyanlaştırma faaliyetlerini ve tarihsel arka planı anlamak için Çarlık Rusya ve Türkiye'de Osmanlı dönemindeki kaynakları kulanılmaktadır. Günümüzde güncel ve karmaşık olan din değiştirme olaylarını araştırmak için dolaylı gözlem yöntemi, nitel araştırma yöntemlerinden belge tarama ve mülakat teknikleri kullanılmıştır. Yer yer kişisel gözlemlere de yer verilmiştir. Araştırmamızda 25 denekle mülakat yapılıp, onlarla ilgili kişisel bilgilere yer verilmiştir. Deneklerin din değiştirmeden önceki çocukluk ve ergenlik dönemleri ve dinle ilgili ilişkileri incelenmiştir. Din değiştirme süreci ve hangi sebeplerle din değiştirdikleri ele alınmıştır. Son olarak, din değiştirdikten sonraki değişimleri araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kazakistan, Din değiştirme, Rus İşgali, Ruslaştırma, Hıristiyanlaştırma, Misyonerlik, Din Sosyolojisi.

Bağımsızlık sonrası Kazakistan'ın uluslararası terörizmle mücadeledeki tutumu: Hukuki bir bakış

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
Terörizm, modern dünyada ulusal nitelikte karşılaştığımız ciddi bir sorun olmanın yanında küresel bir boyut da kazanmıştır. Terör saldırıları gittikçe daha kapsamlı bir şekilde, modern silahlar kullanılarak insan sağlığına zarar verme ve ciddi yaşam tehdidi oluşturma amacıyla düzenlenmektedir. Toplumsal, milli, dini ve diğer çatışmaları çözmek için yasal yollardan ziyade terör tercih edilmeye başlanmıştır. Bütün bunlar, uluslararası terörizm olgusunun bilimsel alanda daha dikkatli araştırılmasına yol açmıştır. Bugüne kadar evrensel bir ölçekte geçerli tanımı yapılamayan terör ve terörizm kavramları konusunda görüş farklılıklarına rastlanmasının sebebi teknik değil siyasi bir nitelik taşımaktadır. Uluslararası hukukta genel kabul gören bir tanım yapılamamış olması çerçevesinde terör ve terörizm kavramları hakkındaki farklı yaklaşımlara çalışmamızda yer verilmiştir. Terörizm, ulusal sınırları aşarak uluslararası boyut kazanan ulusötesi bir olgu haline gelmiştir. Bu sebeple uluslararası terörizm kavramı da çalışmamızın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Küresel ve ulaşılabilir çok taraflı mekanizmalara sahip olduğu için terörizme karşı alınması gereken önlemler, en çok Birleşmiş Milletler aracılığıyla alınmaktadır. Ayrıca terörizmle mücadele, bölgesel düzeyde Şangay İşbirliği Örgütü, Bağımsız Devletler Topluluğu, Kollektif Güvenlik Antlaşması Örgütü gibi uluslararası örgütlerin işbirliğiyle de yerine getirilmektedir. Çalışmamızda, Birleşmiş Milletler ve Şangay İşbirliği Örgütü bünyesinde kabul edilen terörizmle mücadele ile ilgili antlaşma ve belgeler, konunun temelini oluşturmaktadır. Ayrıca bu belgelere ve antlaşmalara dayanarak, Kazakistan'ın iç hukukundaki terörizmle mücadele alanında yürürlükte bulunan Ceza Kanunu, Terörizmle Mücadele Kanunu, Aşırılıkçılıkla Mücadele Kanunu, Kanun Dışı Yollarla Ele Geçirilen Gelirlerin Yasallaştırılması ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun ile ilgili değerlendirmeler yapılacaktır. Bunun yanı sıra, çalışmamız boyunca ortaya çıkan hukuki zemin çerçevesinde, Kazakistan'ın terörizmle mücadeledeki tutumu ele alınacaktır. Anahtar Sözcükler: Uluslararası Hukuk, Terör, Terörizm, Uluslararası Terörizm, Birleşmiş Milletler, Şanghay İşbirliği Örgütü, Kazakistan iç hukuku

Bağımsızlık sorası Azerbaycan'da Kur'an öğretimi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Kur'ân-ı Kerîm Okuma ve Kırâat Bilim Dalı
İslam dininin kutsal kitabı olan Kur'ân-ı Kerîm'in kendine has bir takım öğretim yöntem ve teknikleri vardır. Kur'ân öğretimi bilindiği gibi ilk vahyin gelmesi ile başlayan bir süreçtir. Bu kutsal kitabın öğretimi için Hz. Peygamber döneminde bazı sahâbîlerin evleri birer mektep niteliği taşımıştır. M. VIII. yüzyıldan başlayarak Azerbaycan'da da Kur'ân öğretim mekanları bulunmuştur. M. XII. asırda medreseler kurulmuş ve Azerbaycan coğrafyası Kur'ân/din öğretimi hususunda orta doğunun en önemli ilim merkezleri arasında yer almıştır. Sovyetler dönemine kadar geleneksel öğretim mekânları olan mektep ve medreseler Kur'ân öğretim faaliyetine devam etmiştir. Sovyetler döneminde Azerbaycan'da bu alanda bir kırılma noktası yaşansa da 1991'de Azerbaycan'ın bağımsızlığını kazanması ile tekrar Kur'ân/din öğretiminde bir canlanma yaşanmış ve yeniden Kur'ân öğretim müesseseleri kurulmuştur. Ancak gerek öğretici, öğretim yöntem ve teknikleri, öğretim materyalleri, müfredat, gerekse öğretim mekânları hususunda bazı eksiklikler bulunmaktadır. Araştırmada başlangıçtan günümüze Azerbaycan'da Kur'ân öğretimin genel durumu, nitel araştırma ve literatür tarama yöntemleri kullanılarak incelenmiştir. Yine Kur'ân öğretim kurumlarının tarihçesi, öğrenci alım kriterleri, okutulan dersler ve mezunların istihdam durumları hakkında bilgi verilmiştir. Kurumlardaki öğreticilerle görüşmeler yapılarak Kur'ân öğretim yöntem ve teknikleri, öğreticilerin vasıfları, öğretim materyalleri, ders müfredatı-içeriği, öğretim mekânı gibi Kur'ân öğretiminde temel meseleler ele alınmış, artı/eksileri tespit edilmiş, bu meselelerle ilgili literatür taranarak bunun sonucunda önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Azerbaycan, Kur'ân, Öğretim, İslam, Kolejler, İlahiyat, Fakülteler, Yöntem, Müfredat, Materyal.

Bağımsızlık sürecinden sonra Tacikistan'da sosyo-ekonomik gelişmeler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 İktisat Bilim Dalı
Tacikistan Cumhuriyeti'nin sosyo-ekonomik yapısının değerlendirilmesi amacıyla hazırlanan bu çalışmada, ülkenin mevcut sosyo-ekonomik yapısı belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca ülkenin gelişmesini engelleyen sorunlar üzerinde durulmuş ve gelişmeye hız verecek öneriler belirtilmiştir. Bunlara ilaveten yeri geldiğinde Tacikistan ekonomisi ile bazı Asya ve Orta Asya ülkeleri karşılaştırılmıştır. Tezin içinde esas olarak ülkenin gelişme ve yenilenme sürecinde sosyo-ekonomik yapımın gösterdiği gelişim ve özelikler incelenmiştir. Hâlihazır duruma baktığımızda Tacikistan Cumhuriyeti hem mutlak hem de görecelik açısından zayıf ve kırılgan bir sosyo-ekonomik yapıya sahiptir. Anahtar Kelimeler: Tacikistan, Geçiş ekonomileri, Orta Asya ekonomileri, SSCB ve Sonrası, ekonomik ve sosyal dönüşüm

Bahreyn – Türkiye ilişkileri: Gelişim, günün koşulları ve gelecekteki beklentiler

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu çalışmada, KİK üyelerinin ve Arap ülkelerinin en küçüğü ülkesi olan Bahreyn ve Türkiye arasındaki ilişkiler, Bahreyn'in bağımsız oluşundan günümüze kadarki dönemi içerecek şekilde ele alınacaktır. Çalışmanın temel varsayımı şudur: Türkiye'de 2002 yılında, AKP'nin iktidara gelişiyle, Türkiye Ortadoğu'ya yönelik bir politikayı izlemeye başlamıştır. Bu sebeplerden dolayı, Bahreyn–Türkiye ilişkileri olumlu bir şekilde gelişme göstermiştir. Çalışmamızda, Bahreyn-Türkiye ilişkilerinin, doğasını ve şeklini ele alıp incelerken, yeni bölgesel değişkenler göz önüne alınarak, bu ilişkilerin akıbeti ile ilgili gelişme ve sonuçlar belirlenmeye çalışılmıştır. Bu ilişkileri, daha iyi anlatabilmek için tez çalışması üç bölüme ayrıldı. Tezin birinci bölümünde, Bahreyn Krallığı'nın ve Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikası ve bu politikayı belirleyen unsurlar incelenecektir. İki ülkenin coğrafi konumu, demografik yapısı, ekonomik ve siyasal sistemi hakkında bilgilere yer verilmiştir. İkinci Bölümde ise, ikili ilişkilerin tarihsel gelişiminin, hükümetler arasındaki ikili antlaşmaların, görüşmelerin ve işbirliğinin boyutları incelenmiştir. Üçüncü bölümde, Bahreyn-Türkiye ilişkilerine etki eden unsurlar anlaşılmaya çalışılmıştır. Sözde unsurları, Bahreyn dış politikasının önceliklerine dayanarak birkaç başlık altında irdelemek mümkündür. Uluslararası unsur olarak, Amerikan hegemonyası, ABD- Bahreyn güvenlik ilişkisi, Türkiye-Bahreyn ilişkisine etki eden faktördür. Bölgesel olarak, ikili ilişkiler, İran'ın, Bahreyn'e karşı politikaları, Suudi Arabistan'ın politikaları ve Katar kriz'inin etkileri görülmektedir. Çalışmada, kaynak olarak Arapça, Türkçe ve İngilizce yazılı kitap, makale ve gazetelerden faydalanılmıştır. Türkiye ve Bahreyn hükümet kurumlarının resmi açıklamaları, her ülke devlet başkanının, dışişleri bakanlarının ve diğer yetkililerinin açıklamaları incelenmiştir. Kurumsal web sayfalardan bilgi ve veriler toplanmıştır. Bunun yanı sıra, Bahreyn Ankara Büyükelçiliğinin raporlarından da istifade edilmiştir.

Bakara Suresi'nin tercümesi çerçevesinde Başkurt-Tatar ve Türkiye Türkçesinin karşılaştırması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bilim Dalı
Edebî eserlerin çevirilerinde kimi zaman çevirmen esere katkıda bulunabilmekte, yorum katabilmektedir. Fakat çevrilen kutsal bir metinse çevirmenler konunun hassasiyetinden dolayı yorum katmaktan uzak durmaktadırlar. Akraba olan dillere aynı kutsal metinin çevirisi ele alındığında bu dillerin tercihleri yani ayrıldıkları ve birleştikleri noktalar daha iyi göz önüne serilmektedir. Bu çalışmada Kur'an-ı Kerim'in Bakara Sûresi'nin Başkurt-Tatar ve Türkiye Türkçesinde çevirileri karşılaştırılmıştır. Böylece aynı dilin üç kolunda çeviride ortaya çıkan ortaklıklar ve farklılıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Bakara Sûresi'nin Tercümesi Çerçevesinde Başkurt-Tatar ve Türkiye Türkçesinin Karşılaştırması adlı tez çalışmamız, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında: Kur'an'ın ilk Türkçeye tercümeleri, Bakara sûresi hakkında bilgi, Başkurt ve Tatar Türklerinin etnik adı, Başkurt ve Tatar Türkçesinin oluşum süreci hakkında bilgi verilmiştir. Ses bilgisi bölümünde: Türkçe kökenli ve Arapça-Farsça kökenli sözcüklerde ses bilgisi açısından değişimler, örnekleri ile ele alınmıştır. Şekil bilgisi bölümünde: ise ekler incelenmiştir ve örnekler verilmiştir. Anahtar kelimeler: Başkurt Türkçesi, Tatar Türkçesi, Bakara Sûresi, ses bilgisi, şekil bilgisi

Bakır (II) iyonunun karışık ligand komplekslerinin in vitro sitotoksik ve genotoksik etkilerinin sağlıklı ve kanser hücre hatlarında belirlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Diğer
Bakır, hem sağlıkta hem de patolojide temel rol oynayan önemli bir eser element olup giderek çok sayıda kanser tipinin moleküler patogenezinde rol oynamaktadır. Günümüzde genel kemoterapötik uygulamalarda koordinasyon komplekslerinde sisplatin'in yerini alma konusunda uygunluğu gösterilmiştir. Bu çalışmada iki yeni suda çözünebilen bakır (II) karışık ligant kompleksi ile adenokarsinomik insan alveoler bazal epitel, A549 ve kanserli olmayan insan bronşiyal epitel, BEAS-2B hücre hatlarında antikanser etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bunun için XTT testi (sitotoksisite), Komet testi (genotoksisite) ve DCFH-DA (ROS) testleri kullanılmıştır. A549'da kompleks 1'in istatistiksel olarak önemli antiproliferatif aktiviteleri gözlenmiştir. Comet ve DCFH-DA analizlerinde, kompleks 2 kompleks 1'e göre kanser hücresinde daha genotoksik etki gösterdiği ve ayrıca kanser hücresinde de yüksek ROS oluşumu indüklerken normal hücrelerde anlamsız derecede düşük bir ROS artışı saptanmıştır. Bu sonuçlar ancak ön hazırlık niteliğindedir ve daha iyi tedavi uygulaması için, bu ajanların hücresel etkisi ve işlevsel etkileşimlerini daha iyi bir şekilde anlamamız için ileri çalışmalar gereklidir.

Bakü'de küreselleşmenin etkisi ile 2009 yılı sonrası yapılan binaların kent ve mimari kimliğe etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Son 9 sene içerisinde sosyal ve ekonomik gelişmeler sonucunda Bakü kentinde küreselleşmenin etkileriyle çeşitli ölçüde birçok bina inşa edilmiştir. Bu binalar Bakü kentinin yeni imajının oluşumunu etkilemiştir. Tezin esas konu alanı olan son dokuz senedeki mimarinin kent kimliğine etkisini açıklamak için, tez çalışmasında ilk olarak mimari kimlik, kent imajı, ikonik mimarlık, mimari kimliğin özellikleri kavramları belirlenmiştir. Bakü kentinden 20.yüzyılda gelip geçmiş mimari akımlardan bahsedilmiş. Son dokuz sene de inşa edilen binalar konumlarına, tamamlanma yıllarına, mimarlarına göre seçilmiş, seçilen binalar geliştirilmiş tasarım kriterlerine göre incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Bakü, Kent kimliği, Küreselleşme, Mimari kimlik.

Balkan Müslümanları özelinde çağdaş dönemde Müslüman azınlıklar fıkhı (Fıkhü'l-ekalliyyât) etrafındaki tartışmalar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 İslam Hukuku Bilim Dalı
Gayrimüslim devletlerde yaşayan müslümanların dini sorunları modern dönemlerde kazâî yönleriyle birlikte kimi açılardan yeni ve farklı bir şekilde ele alınmaya başlanmış ve bu doğrultuda oluşan özel başlığa Müslüman azınlıklar fıkhı (fıkhü'l-ekalliyyâti'l-müslime) adı verilmiştir. Bu çalışmada ilk olarak Müslüman azınlıklar fıkhının tanımı, kapsamı ve dayanakları etrafında ortaya çıkan muhtelif tartışmalar ele alınacak; konuyla ilgilenen günümüz fıkıh bilginlerinin görüş ve yaklaşımları belli bir plan dâhilinde sunulacaktır. Ardından söz konusu tartışmaların Balkanlardaki tezahürleri incelenecek ve bu alanda söz sahibi addedilen Balkan coğrafyasından üç düşünürün konuya yaklaşımları ele alınacaktır. Çalışma, Balkan Müslümanları açısından azınlık kavramının ne anlama geldiğini ve azınlık fıkhı kapsamında ne tür problemlerin yaşandığını teorik ve pratik veçheleriyle ele almaktadır.

Balkan politikalarında Goralıların yeri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2013 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Kosova tarihinde Gora bölgesi ve Gora halkı kendine özgü bir yere sahip olmuştur. Bu tarihin bir parçası olarak Gora'yı ve Goralıları içinde bulundukları stratejik konumları önemli hale getirmiştir. Osmanlı Devletinin buradan çekilmesi sorunların, baskıların, katliamların ve asimilasyonun başlangıcı sayılmaktadır Her şey normal giderken Balkan halklarında yükselen milliyetçi akımlarının yaratacağı tahribatlar Gora halkını ne kadar etkileyecektir?Balkanlarda sahipsiz kalan Müslüman halklar, yeni kurulan devletlerin idaresi altında daha önce karşılaşmadıkları sorunlarla karşılaşmışlardır; ilk karşılaşmalar zaten katliamlarla ve öç alma harekâtları olarak tarihe geçmiştir. Durumdan rahatsız olan Müslüman halkların içinde yer alan Goralı Türklerin de bu baskılardan nasibini almasıyla göç hareketleri başlatmıştır. Goralılar daha sonra sırasıyla bir kaç devletin hükümdarlığını kabullenmek zorunda kalmıştır: Sırbistan hanedanlığından başlayarak, Sırp, Hırvat ve Sloven Krallığı (Yugoslavya Krallığı), Tito Yugoslavyası, Miloşeviç'in kanlı dönemi, UNMİK yönetimi ve Kosova Cumhuriyeti.Bu dönemlerde Goralıların konumunu ve durumunu ele aldıktan sonra, yöneticileri, değişik dönemlerdeki dönüşümleri ve uygulamaları dikkate alınarak Goralıların sorunları ve sıkıntıları karşılaştırılmaktadır. Uluslararası alanda destekçisi olmayan ve boşluk içinde kalan Goralılar üzerinde oynanan oyunların ve stratejilerin neler olduğu, bunların kimler tarafından yürütüldüğünü araştırmak bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır.Sırbistan hanedanlığı ile başlayan plan, önce eğitimi, kültürü, sosyo-ekonomik yapıyı değiştirmeye yönelmiştir. İslam dinini yok etmek ve ateist bir toplum yaratmak hedefi güden devletin resmi politikalarını araştırıp bu konudaki gerçekleri tespit etmek çalışmamızın temelini oluşturmaktadır. Osmanlı sonrası başlayan planlı asimilasyon Tito döneminde doruğa ulaşmıştır, Yönetim kadrolarının oluşturulmasında Goralılar için kimlik sorunu ortaya çıkmıştır. Asimilasyon ve kimliksizleştirme konusunda da en başarılı devlet olarak Sırbistan devletini görmekteyiz. Sırbistan Gora halkını parçalayarak zaman içinde Goralıları kendilerine karşı düşman yapmıştır. Sırbistan tarafından yapılanların ?kazançlı? olduğunu fark eden diğer Balkan ülkeleri de Gora ve Goralılarla kendi çıkarları için ilgilenmeye başlamışlardır. Bu devletler de Gora pastasından pay almaya ve Gora'dan bir şeyler koparmaya çalışmakta ve Balkan politikalarına buna göre şekil vermektedirler.Gora ve halkının bölünmüş konumda olduğu açıktır. Gora, çevredeki devletlere ve onların çıkarlarına hizmet etmekte olup kendi sonunu yavaş yavaş getirmektedir. Çevre devletlerin verdiği vatandaşlık ve pasaportlar, paralel eğitim sistemleri ve kendinin kılma politikaları öyle korkunç sonuçlar ortaya çıkardı ki, artık Gora ve Goralılar kendileri dışında neredeyse tüm Balkan milletlerinin bir parçası haline getirilmiş durumdadır.Anahtar Kelimeler: Gora ve Goralılar, Asimilasyon, Göç, Balkan politikalar ve Manipulasyon

Balkan Savaşlarında İşkodra Vilayeti (1912-1913)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Yakınçağ Tarihi Bilim Dalı
Balkanların önemli şehirlerinden biri olan İşkodra Fatih Sultan Mehmet'in bizzat katıldığı bir sefer sonucu 1479'da fethedilmiştir. Osmanlı döneminde Kuzey Arnavutluk'un kültürel ve ekonomik merkezi haline getirilmiştir. Vilayetin sahip olduğu coğrafi konumu zaman içinde idari askeri ve hukuki yapıda birtakım değişiklikleri beraberinde getirmiştir. Bunun sonucunda vilayet hem idari hem hukuki olarak farklı özelliklere ve ayrıcalıklara sahip yönetim birimlerinden oluşmuştur. Yerel farklılıklara saygı sayesinde bölge halkının Osmanlı Devleti'ne olan bağlılığı korunmuştur. İşkodra'daki Osmanlı idaresi 1912-1913 Balkan Savaşları nihayetinde dramatik bir biçimde son bulmuştur. Osmanlı Devleti savaştan mağlubiyetle ayrılınca bütün Rumeli'yi kaybetmiştir. Tezimizde Balkan Savaşları genel olarak ele alındıktan sonra İşkodra'nın kuşatılması ve şehrin Karadağ askerlerine teslim süreci ele alınmıştır. Ayrıca müttefik ordunun yaptığı katliamlar gözler önüne serilmiştir.

Balkan ülkelerinde yabancı yatırımların borsa endeksi üzerine etkisi, Makedonya örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Bu tez çalışmasının amacı, yapılan yabancı yatırımların Makedonya'daki sosyoekonomik etkisine yapmış olduğu katkıların incelenmesi ve yabancı yatırımların borsaya olan etkisinin hesaplanmasıdır. Avrupa'nın güneydoğusunda, Balkan Yarımadası'nda gelişmiş bir ülke olan Yugoslavya Federal Cumhuriyeti'nin dağılmasıyla, Makedonya, Sırbistan, Kosova, Bosna Hersek, Hırvatistan ve Slovenya olmak üzere yedi devlet ortaya çıkmıştır. Ayrıca, Sancak ve Voyvodina olmak üzere iki özerk bölge de mevcuttur. Bütün bu ülke ekonomilerinin gelişmesi için dış yatırımlar hayati öneme sahiptir. Bu devletlerin en büyük avantajı da en gelişmiş kıta olan Avrupa kıtasında olmaları ve yabancı yatırımların bu bölgelere olumlu bakılmasıdır. Yaptıkları yabancı anlaşmaları ve sosyoekonomik ektileri incelenerek nasıl daha fazla yatırım çekilebileceği ve yatırımcıların hangi alanlara gerekliliğini ortaya konmuştur. Yatırım çekmek, çok zor ve uzun bir zaman gerekmektedir. Ülkeler, yatırımcıları kendi çıkarlarını göz etmek ve onlara istedikleri kolaylıkları sağlamak mecburiyetindeler. Onlara teşvikler vermeli, gerektiğinde kanunlar çıkartmalı ya da kanunları onlara uygun şekilde düzeltmeli ve her türlü bürokratik kolaylıklar sağlamalıdır. Yoksa, yatırımcıları dört gözle bekleyen ve her isteklerini yerine getirebilecek başka rakip ülkeler olduğu unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: Balkan Ülkeleri, Yabancı Yatırımlar, Borsa Endeksleri, Yabancı Anlaşmalar, Teşvikler, Dış Ticaret

Balkanizm, post kolonyal eleştiri ve uluslararası ilişkiler teorisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Uygar Avrupa'nın karanlık tarafı ya da içerideki ötekisini ifade eden Balkanizmi kullanma ve buna karşı çıkmadaki amaç, uluslararası ilişkilerde mevcut eleştirel bakış açıları arasında olan postkolonyal yaklaşıma katkıda bulunmaktır. Ancak benzer eleştirel yaklaşımlar ve özellikle postkolonyal bakıştan farklı olarak, Avrupa'nın dışından ve tam sömürge Ötekiler veya dünyanın geri kalanı biçiminde müdalenin ötesinde, buradaki bu perspektifi içeriden , (anti)-Balkanizm üzerinden geliştiriyor olacağız. Coğrafi anlamda Avrupa'nın bir parçası olan ancak kültürel anlamda yarı-sömürge , yarı-öteki ve yarı-geride kalan olarak düşünülen Balkanlara dair, disiplini kapsayabilen daha derin bir eleştiri biçimi, terimin altında yatan varsayımlara, düşünme biçimleri ve analizi ile bilinç ve yaklaşımına dair bir bakış sunulacaktır. Aynı zamanda eleştirel olarak, Avrupa'nın üzerinde inşa edildiği iddia edilen ve şimdi ana akım bir biçimde evrensel anlamda yücelttiği çoğulculuk, çok kültürlülük, özgürlük, müsamaha gibi değerler ve kavramlar yeniden düşünülecektir. Bölge bu şekilde tüm farklı miraslarıyla eklemlendiğinde, Avrupa ilk kez kapsamlı ve kapsayıcı hale gelir ve bunun da ötesinde, uluslararası alanda itibarı ve imajı da nitel anlamda değişmiş olur. Daha da önemlisi, Avrupa'nın epistemolojik vizyonu ve paradigması, yalnızca hegemonyacı- arınmış soyut ideali ve bir iktidarın biçimini değil, aynı zamanda tabiiyet ve boyunduruk gerçeklerini de içerek biçimde genişlemiş olur. İşte bu sonuçlar alındığında, postkolonyal teorinin ve anti-balkanizmin amaçları verimli ve özgün bir biçimde örtüştürülmüş olacaktır. Anahtar Kelimeler: Balkanlar, Balkanizm, Balkanizasyon, Postkolonyalizm, UI teorisi, Batı, Osmanli Imparatorlugu, Islam.

Balkanlar'da dinî şahsiyetlerle ilgili menkıbeler (Makedonya- Kosova örneği)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Tasavvuf Bilim Dalı
Çalışmanın konusu Balkanlar'da Dinî Şahsiyetlerle İlgili Menkıbeler (Makedonya- Kosova Örneği)'dir. Giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın amacı, önemi, yöntem ve kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde genel olarak menkıbelere değinilmiş; menkıbe ve menâkıbnâmelerin İslam dünyasında ortaya çıkışı hakkında bilgi verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca efsane ve menkıbe arasındaki farkın ne olduğu üzerinde durulmuş ve son olarak tasavvuf ve menkıbe hakkında bilgilere yer verilmiştir. ikinci bölümde Balkanlar'daki tarikatlardan; başlangıcından günümüze kadar, kuruluş ve gelişimi hakkında genel olarak yer verilmiştir. Üçüncü bölüm çalışmamızın ana konusunu teşlil ettiği için; Sarı Saltuk'un Balkanlar'daki menkıbevî hayatı ve etkisi hakkında geniş bilgi verilmiştir. Dinî şahsiyetlerle ilgili menkıbeler esas olarak ele alınmış, tahlil ve görüşlerimizle yorumlanmaya çalışılmıştır.

Bamako (Mali) şehrinde çevresel sorunlar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Coğrafya Bilim Dalı
Çevresel bozulma, her ülkede en büyük tehditlerden biri haline gelmiştir. Mali Cumhuriyeti'nin başkenti ve en büyük şehri olan Bamako, Nijer Nehri vadisinde yer almaktadır. Kent, sunduğu fırsatlar ve avantajlar nedeniyle Mali nüfusunun çoğunun ana istikametidir ve aynı zamanda ülkedeki idari, siyasi, ekonomik, eğitim, sağlık hizmetleri, kültür ve spor gibi temel işlevlere ev sahipliği yapmaktadır. Bu nedenle şehir, yüksek iç göç oranları ile birlikte yüksek doğurganlık oranına (2006 yılında yüzde 6,1) bağlı olarak, son yıllarda çok hızlı bir şekilde büyümüş ve sonuçta, 2006 yılında City Mayors tarafından Afrika'nın en hızlı ve dünyanın altıncı hızlı büyüyen şehri seçilmiştir. Ancak, nüfus önemli bir gelişme kaynağı olmakla birlikte, kaynakların ve destek sistemlerinin yetersiz yönetimi yüzünden Bamako'daki çevresel bozulmanın başlıca kaynağı haline gelmiştir. Sonuç olarak, talep ve arz arasındaki dengesizlik, Bamako'daki çevre kalitesinde arazinin bozulması, biyo-çeşitlilik kaybı ve doğal kaynakların kirlenmesi gibi değişiklikler yaratmıştır. Bu araştırmanın temel amacı Bamako Şehri'ndeki çevre sorunlarını araştırmaktır ve çalışma, bu değişikliklerin en önemli etkenlerini ve hem insan hem de doğa sistemleri üzerindeki olumsuz etkilerini ele almaktadır. Araştırmacı, bu ilişkileri en iyi şekilde açıklamak için, resmi raporlar ve gözlemler içeren birincil kaynaklara ve yayınlar ve web siteleri içeren ikincil kaynaklara dayanan karışık yöntem araştırmaları kullanmıştır. Sonuçlar göstermiştir ki, Bamako'daki çevresel değişimin ana etkenleri artan nüfusla birlikte planlanmamış kentleşmeye ve sanayileşmeye dayanmakta ve çevrenin korunması ve Bölge'de sürdürülebilirlik hedefine ulaşılabilmesi için, insanların tutum ve davranışlarının değişmesi gerekmektedir. Devam eden bu bozulma için iyileştirilmiş bir planlama ve yönetim olmaksızın, bu değişiklikler doğal kaynaklara onarılamayacak derecede zarar verebilecek ve adaptasyon önlemleri olmaksızın da olumsuz etkilerde bir artış olması ihtimali doğacaktır. Anahtar Kelimeler: Bamako, çevre sorunları, çevre yönetimi, sürdürülebilir kalkınma.

Bamsı Beyrek boyunun Alpamıs Destanı ile Deli Dumrul boyunun Er töstik destanı ile mukayeseli incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2014 Türk Halk Edebiyatı Bilim Dalı
Bu çalışmada, Dede Korkut Boyları içerisinde yer alan Bamsı Beyrek ve Deli Dumrul boyları ile Kazak edebiyatında yer alan Alpamıs ve Er Töstik destanları epizot ve motif bazında kendi aralarında karşılaştırılmıştır. Araştırmada öncelikle Dede Korkut mirasını ve Kazak destanlarını inceleyen Kazak ve Türk araştırmacılarının çalışmaları hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Bamsı Beyrek boyu ile Alpamıs Destanı ve Deli Dumrul boyu ile Er Töstik destanlarının epizotları ve motifleri ayrı ayrı incelenmiş, epizot ve motif mukayesesi de yapılmıştır. Epizotlar incelenirken Ali Berat Alptekin'in Halk Hikâyelerinin Motif Yapısı adlı çalışmasından, motifler incelenirken de Stith Thompson'un Motif İndex of Folk Literature adlı eserinden yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Alpamıs, Er Töstik, Deli Dumrul, Bamsı Beyrek, destan,boy, Halk Edebiyatı, Kazak Edebiyatı.

Bandwidth enhancement techniques for CMOS transimpedance amplifier

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2016 Diğer
Bandwidth Enhancment techniques for CMOS Transimpedance amplifier CMOS Transferempedans Kuvvetlendiricinin bandgenisligi basarımını gelistirmeye yönelik teknikler haberlesme teknolojisinde ve uygulamalarında ortaya çıkan hızlı gelismeler ve uygulamalar verilere hızlı eri ¸sim avantajı yanında hızlı hesaplama ve haberlesme tekniklerine imkan veren bir bilgi ça gını ortaya çıkarmıstır. Sürekli artan hızlı bilgi transferi ihtiyacı, hızlı elemanların ve tümdevrelerin tasarımına yönelik ara stırmalara liderlik eden optik haberlesme teknigini dogurmustur. Veri iletimi için mevcut ortamlar arasında optik fiber yapıları en iyi ba ¸sarımı sunmaktadır. Günümüzde optik fiberler çok yogun sayısal veri transferinde geni ¸s kullanım alanı bulmaktadır. Yogun veri aktarımı kilometrelerce uzunlukta optik fiberler üzerinde önemli bir kayıp olmaksızın yapılabilmektedir. Normal ¸sartlarda, isaret aktarımının ışık ile yapılması durumunda ortaya çıkan kayıp elektriksel yolla yapılan aktarıma gore daha düsüktür. Optik fiberler genel basarımı iyilestirmenin yanında düsük maliyet avantajını da sunmaktadır. En yüksek teknolojilerde, optik fiber elemanları ve sistemleri çok yogun veri aktarımı amacıyla kullanılmaktadır. Sonuç olarak optik fiber teknolojisi düsük kayıpla çok yoğun veri aktarımını az maliyetle sunabilen bir teknoloji olarak günümüzde çok önemli bir konuma sahiptir. Genel olarak, optik haberlesme sistemlerinde kullanılan analog devreler Galyum Arsenik (GaAs) veya · Indiyum Fosfid (InP) teknolojileri ile üretilmektedir. Bu prosesler yüksek hızlı devreler için olusturulmakta olup optik haberlesme sistemlerinin ihtiyaç duydugu yüksek band genisligine sahip devreleri üretmek için genellikle tek alternatif olarak karsımıza çıkmaktadırlar. Bununla birlikte, CMOS proseslerinde ortaya çıkan hızlı gelismeler sayesinde daha yüksek ba ¸sarımlara sahip analog devreleri CMOS proses kullanarak tasarlama ve gerçeklestirme imkanları gittikçe artmaktadır. CMOS prosesin tercih edilmesine sebep olan en önemli avantaj maliyetlerde ortaya çıkan büyük düsüstür. CMOS proseslerin maliyetinin düsük olmasının sebebi, büyük alan kullanımı gerektiren sayısal devre gerçeklestirmelerinde çok geni ¸s bir kullanıma sahip olmasıdır. CMOS prosesin diger bir avantajı sayısal ve analog devrelerin aynı taban üzerinde gerçeklestirilmesine imkan vermesidir. Transferempedans kuvvetlendirici (TIA) optik haberlesme alıcılarındaki ilk blok olup girisindeki akımı çıkı ¸sında gerilime dönüstürmektedir. Tipik bir TIA'nın önemli ba ¸sarım ihtiyaçları genis bandgenisligi, yüksek transferempedans kazancı, düsük gürültü, düsük güç tüketimi ve küçük grup geçikme degisim aralıgıdır. Nano teknolojilerdeki güncel gelismeler, optik alıcıların giriş katı uygulamalarında gerekli kolay bir ¸sekilde elde edilemeyen ba ¸sarımları sa glayabilen CMOS Transfer- empedans Kuvvetlendiricinin (TIA) tasarımını ekonomik hale getirmistir. TIA tasarımında dikkat edilmesi gereken iki önemli mesele bandgenisligi ve giris hassasiye