Thesis Search




SEARCH RESULTS

Bangladeş antik kenti Mahasthangarh'ın miras alanı yönetimi; yeniden değerlendirme problemleri, beklentileri ve önerileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Arkeoloji Bilim Dalı
Kültürel miras ve arkeoloji, geçmiş insan kültürüne, sosyal ve teknolojik gelişmeye dair anlayış seviyesini uzatan geçmişe açılan bir kapı açar. Arkeolojik alanlar veya mirasların korunması ve uygun yönetimi, profesyonellerin, akademisyenlerin, özellikle arkeologların ve genel olarak halkın, şimdiki ve gelecek nesillerin yararına olduğunu anlamasını sağlamak için kaçınılmazdır. Miras Yönetiminin (Heritage Management: HM) rolünün kabul edilmesi, dünya çapındaki birçok kültürel mirasın mevcut kritik durumunun iyileştirilmesine sayısız katkı sağlayabilir. Ulusal ve uluslararası alanda tanınmış miras alanlarının hem akademik hem de kültürel ilgisini çektiği Bangladeş'te, maddi ve manevi miras farklı sorunlardan muzdariptir. Mahasthangarh, Bangladeş'in kuzeybatı kesiminde şimdiye kadar keşfedilen en eski kentsel miras alanlarından biridir ve 1999 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne kaydedilmiştir. Örenyeri, Bengal uygarlığının geçmiş insan faaliyetlerinin kültürel gelişimi ile birlikte kronolojik tarihin anlaşılmasına yardımcı olan farklı antik hanedanların kültürel dizilimi, Ortaçağ İslam dönemi ve sömürge dönemi kalıntıları ile birlikte içerir. Son zamanlarda, Mahasthan miras alanı, vandalizm, hazine avcısı, cehalet, yağma, çeşitli koruma sorunları, yasadışı arazi kullanımı, tarım arazilerinin genişlemesi, turizm ve kalkınma baskısı gibi nedenlerden kaynaklanan çeşitli tehdit türleri ve ciddi yıkım zorluklarıyla karşı karşıyadır. Bangladeş hükümetinin Arkeoloji Departmanı'nın (DoA) yerel bir site sorumlusu, site bakım ve yönetim politikalarını yürütmektedir. Ne yazık ki, yönetim sürecini sistematik olarak yürütmek için kapsamlı bir Miras Alanı Yönetimi (HSM) planı ve politikası veya yönergesi bulunmamaktadır. Yerel topluluk, sitenin önemli bir parçası haline gelmiştir, çünkü site, topluluğun çoğunun miras alanları çevresinde bir tarım toplumu olduğu kırsal bir bölgede bulunmaktadır. Mahasthan'daki arkeolojik peyzajın çoğunun yer aldığı kale bölgesi bile yerel topluluklara aittir ve potansiyel alanları sürekli olarak yıkılmaktadır. Araştırma, Mahasthangarh'ı bir vaka çalışması olarak kullanarak, somut ve somut olmayan mirası korumak ve yönetmek için Miras Yönetimi'ni bir araç olarak kullanma olasılıklarını gösterecektir. Araştırma, Mahasthangarh bölgesinin hem somut hem de somut olmayan mevcut miras yönetimi senaryoları ile birlikte miras alanlarının mevcut koşullarına genel bir bakış sağlamıştır. Bu araştırmanın eleştirel tartışmaları teşvik edeceğini, Arkeoloji Departmanının (DoA) kapasitesini geliştireceğini ve artıracağını, daha fazla araştırmaya ilham vereceğini ve ulusal ve uluslararası düzeyde sürdürülebilir kültürel miras yönetimini ilerleteceğini umuyoruz. Anahtar Kelime: Arkeoloji; Miras; Site Yönetimi; Koruma; Paydaşlar; Turizm; Mahasthangarh; Bangladeş.

Bangladeş basınında Türkiye imgesinin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu çalışmada Türkiye ve Bangladeş'in toplumsal, ekonomik ve siyasal ilişkileri tarihsel süreçte ortaya konarak 2010 yılında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Bangladeş ziyaretleri ekseninde Bangladeş basınında Türkiye imgesi analiz edilmektedir. Araştırmanın temel amacı Bangladeş basınını inceleyerek Türkiye'nin siyasi liderleri üzerinden Türk/Türkiye imgesini ortaya koymaktır. Bu araştırma kapsamında tarihsel bir yaklaşımla, öncelikle imgenin ne olduğu tartışılıp, sonra Bangladeş ve Türkiye kültürlerinin erken dönemlerinde Türk imgesinin tarihsel kökenleri açıklanmaya çalışılarak Türkiye tahayyülü ele alınmaktır. Dolayısıyla İmge , Bangladeş , Türkiye , Bangladeş-Türkiye ilişkileri ve Bangladeş Basını kavramları bağlamında daha önce yapılan çalışmalardan faydalanmak için literatür taraması yapılmıştır. Ancak bu konuda yapılan ilk çalışma olması sebebiyle oldukça kısıtlı bir literatür mevcuttur. Fakat Türkçe'de Bangladeş basın tarihi üzerinde güncel bir akademik çalışma bulunmaması sebebiyle bu çalışma, dünden bugüne Bengal ve Bangladeş basınını merak eden ve bu konu üzerinde araştırma yapmak isteyen akademisyenler için önemli bir kaynak olacaktır. Çalışma kapsamında Bangladeş'in günlük gazetelerinden dokuz tanesi: Dainik Ittefaq, Dainik ProthomAlo, Dainik Samakal, Dainik Bhorer Kagoj, Dainik Jugantor, Dainik Janakantha, Dainik Inqilab, The Daily Star ve Bangladeş Observer incelenmiştir. Söz konusu gazetelerin içerikleri 2010 yılının şubat ve kasım ayı ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın bulgularında, niteliksel içerik analizi yöntemiyle incelenen, söz konusu ziyaretlere yönelik yazıların (haberler, başyazılar ve köşe yazıları) tamamı olumlu bulunmuştur. İki ziyaret ekseninde belirlenebilen en baskın beş haber teması ticaret, işbirliği, ekonomi, ziyaret ve ikili ilişkidir. En önemlisi Bangladeş basınında Türkiye imgesinin olumlu bir eğilim içinde olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün ve başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti Bangladeş basınında olumlu karşılanmıştır.

Bangladeş Medeni Hukukunun gelişimi ve İslam hukuku açısından değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 İslam Hukuku Bilim Dalı
Hukuk, toplumda barış ve refahın sağlanması için kurulmuş olan sistemlerden biridir. Tezimizde inceleme konusu yapacağımız Bangladeş dünya haritasında küçük bir ülke olmasına rağmen, 160 milyon nüfusunun % 90.4'ü Müslüman ülkedir. Bangladeş'in medeni hukuk kanunlarında Müslüman halklara yönelik kanunlar uygulanmaya devam etmektedir. Bu çalışmamız Bangladeş'te yürürlükte olan medenin hukukun tarihsel gelişimi ve İslam hukukuna göre değerlendirilmesi için hazırlanmıştır. Bu çalışmada, Bangladeş'in siyasi ve coğrafi yapısı, dini nüfusu ve İslamlaşması hakkında genel bilgiler verildikten sonra Bangladeş'teki hukuk sisteminin tarihsel gelişimi dönemler halinde incelenmiş ve Bangladeş'teki medeni hukuk sistemi İslam hukuku açısından değerlendirilmiştir.

Bangladeş ve Amerika Birleşik Devletlerinden seçilmiş kıyı alanlarında çevreden kaynaklanan göç

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Kent ve Çevre Bilimleri Bilim Dalı
21. yüzyılda meydana gelen doğal afetler, küresel çevresel değişim ve özellikle iklim değişikliğini tetikleyerek iç göç başta olmak üzere insanların zorunlu yer değiştirmelerine yol açan güçlü bir etmen haline gelmiştir. Çevresel baskı karşısında bir tepki stratejisi olarak hareket söz konusu olduğunda, değişimdeki hız çevreden kaynaklanan olası, zorunlu ya da acil göçün farklı türlerini etkilemektedir. Bu tezde kullanılan literatür taraması yöntemi ve karşılaştırmalı örnek çalışma tekniği ile yer değiştirmeye ve göçe yol açan itici nedenler, ulusal ve yerel düzeyde politik yaklaşımlar, hakları, dirençliliği ve yeniden yerleşimi vurgulanmıştır. Bangladeş kıyı alanı ve ABD'deki Louisiana kıyı alanlarından seçilmiş deniz seviyesi yükselişi, kıyı erozyonu ve kasırga örnekler ayrıntılı bir şekilde ele alınarak, insanların doğayla iç içe kalmalarını sağlayarak, yer değiştirme planlaması yolunu teşvik ederek ve direnç odaklı gelişme, sigorta, vergi politikalarıyla teşvikleri içererek göçün önüne geçilmesi gibi farklı müdahaleleriyle ilgili konular vurgulanmaya çalışılmıştır. Bu hususları vurgulayarak uluslararası düzeyde yasal gayretlerin gerekli olduğu, çalışmada ortaya konulmuştur. Devlet politikaları kapsamında geliştirilen yasal uygulamaların yanı sıra ulusal düzeyde yeterli politik yaklaşımlar ve önlemlerinin geliştirilmesinin önemi vurgulanmıştır. Mevcut politikalar ve haklar ile dirençlilik ve yeniden yerleştirme konuları entegre edilerek göçü önlemenin ne kadar doğru bir yaklaşım olduğu anlatılmış, yerel yönetim otoritelerine yönelik kapasite geliştirme çalışmaları ile seçilen örneklerde insanların yerinden olmasının azaltılabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, sadece farklı çevre ve iklimsel olaylarla başa çıkabilme yeteneğini incelenmekle kalınmayıp, ekolojik adalet ve toplumsal hareketler yoluyla doğa olayları ile başa çıkılabilineceği ve doğa olayları sonucunda kıyı alanlarında yaşanılabilir bir çevre oluşturulabileceği işaret edilerek, toplumsal dayanışmanın ve örgütsel hareketin önemi ifade edilmiştir.

Bangladeş'te mikro finansman: İslami mikro finans üzerine bir vaka çalışması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bu tez çalışması Bangladeş'teki mikro finans faaliyetlerini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca çalışma, genel çerçevede İslami mikro finansın vaka çalışması odaklı temel düzeydeki etkisini incelemektedir. Bu tez ikincil verilere dayalı nitel yöntemle analiz edilmiştir. Bangladeş'in bağımsızlığından bu yana, ülkenin ekonomik hareketliliğinde birçok iniş ve çıkış yaşandığı görülmektedir. Özellikle bu bağlamda son yıllarda ülkenin kişi başına düşen milli geliri yaklaşık iki bin ABD dolarını aşmakta olduğu gözlenmektedir. GSYH'de tüm kalkınma göstergeleri yukarı yönlüdür. Ekonomik büyüme istikrarlı biçimde yüzde 7'den fazla gerçekleşmektedir. Gelişmekte olan ülke statüsünde olan Bangladeşin ekonomik büyümesinde, mikro finansman konusu önemli yer tutar. Bangladeş'te 1980'lerden bugüne kadar mikro finans hizmetlerinin gelişmesiyle yoksulluk oranı düşmekte ve olumlu sonuçlar gözlenmektedir. 1991 yılında %57 olan toplam yoksulluk, yıllık ortalama %120 oran düşüşle 2018 yılına kadar % 21'e kadar inmiştir. Bu tezde Bangladeş'in son otuz yılda mikro finans alanında büyük bir ilerleme kaydettiği gösterilmektedir. Son yirmi yıl boyunca, İslami mikro finans birçok ülkede geleneksel mikro finansın yanı sıra sosyo-ekonomik kalkınmada önemli rol üstlenmiştir. Bu tezde İslami mikro finansın zekât, sadaka ve vakıf gibi yardım finansman araçlarıyla yoksulluğun azaltılmasındaki rolü açıklanmıştır. İslami mikro finans kurumları ayrıca karz-ı hasen, murabaha, mudarebe, tekafül, ijarah ve selem gibi İslam hukuku prensiplerine dayanarak çeşitli yöntemler vasıtasıyla mikro kredi sunmaktadır. İslami mikro finans girişimcileri finanse ederek ekonominin güçlendirilmesini desteklemekte ve muhtemel riskleri paylaşmaktadır. Bu doğrultuda 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ulaşmada İslam mikro finans için büyük bir potansiyel bulunmaktadır.

Bangladeş'te tasavvufun ve tarikatların değerlendirilmesi, sosyal gelişimleri ve oynadıkları rol: Yirmi birinci yüzyılda bir vak'a incelemesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Tasavvuf Bilim Dalı
Bangladeş'te farklı dini topluluklar barış içinde birarada yaşamaktadırlar ve bu kültür eski zamanlardan beri bu şekilde devam edegelmektedir. Nüfusunun yaklaşık %90'dan fazlasını Müslümanların oluşturduğu Bangladeş'te ayrıca %9,5 oranında Hindu, %0,6 oranında Budist, %0,3 oranında Hristiyan nüfus yaşamaktadır. Öte yandan bunların yanında az sayıda da Kadıyani ve Şii gruplar bulunmaktadır. Her dini grubun farklı dini günleri ve kutlamaları vardır ve hepsi özel günlerini özgür bir şekilde kutlamaktadırlar. Bangladeş'teki her dinin mensuplarının kendi dini etkinlik ve bayramlarına olan yoğun katılımı, dini plüralizmin ve dini hoşgörü kültürünün dünya çapındaki istisnai bir örneğini oluşturmaktadır. Bangladeş'teki farklı dini toplulukların barışçıl bir şekilde birarada yaşaması ve varolan dini hoşgörü, Tasavvuf'un toplumdaki etkisinin bir sonucudur. Öte yandan, Bangladeş'teki Tasavvuf, doğrudan Bangladeşli Müslümanların inançlarına, tarihine ve kültürüne bağlıdır. Çünkü Tasavvuf Bangladeş'te 1000 yıldan fazla bir geçmişe sahiptir. Tasavvuf, Bangladeş halkı arasında her türlü dini nefreti, fanatizmi ve köktendinciliği azaltmaya katkıda bulunmuştur. Halk üzerinde de sosyal ve ekonomik etkileri vardır. Aynı zamanda Bangladeş'te tasavvufun gelişimiyle ve orada yaşayanlar arasında barışçıl ilişkilerin kurulmasıyla ilgilenen ünlü Sufiler'in tarihine odaklanmaktadır. Bu çalışma, Bangladeş'te farklı dine ve görüşe mensup kişilerin birleşmesi için yol bulmaya yönelik bir girişimdir. Tasavvufun çeşitli tarikat liderleri, bölgelerde tasavvuf aracılığıyla İslam'ı tanıtmak için ilk organize faaliyetleri yürütmüştür. Bununla Birlikte, Aziz figürler ve efsanevi öyküler, Bangladeş'in kırsal köylerinde Hindu kast topluluklarına ilham kaynağı olmuştur. Günümüzde ilahi maneviyat ve kozmik uyum kavramlarının algılanışı ve bugün sufi adıyla ortaya çıkan bazı grupların faaliyetleri halkla çatışmaya başlamıştır ve bu durum hala devam etmektedir. Bu tez Tasavvufun ve İslam'ın mistik bir anlayışa kavuşmasına yardımcı olan, Bangladeş'i bugün Sufi kültürü için çağdaş bir merkez üssü haline getiren sayısız etkiyi tartışmak için tematik bir yaklaşımı benimsiyor. Bu anlamda, çalışmamın sonucu, Tasavvufun kitleler arasında statü eşitliği, sevgi ve kardeşlik sağladığını ve insanlara Bangladeş'te birbirlerinin dinine, duygularına ve uygulamalarına saygı duymalarını öğrettiğini gösteriyor. Araştırmamda, 11. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar Bangladeş'te dini uyumun ve hoşgörünün sağlanmasında Tasavvuf'un etkisinin ortaya konulması amaçlanmaktadır.

Bangladeş'teki İslâm bankacılık uygulamasının fıkhî açıdan incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 İslam Hukuku Bilim Dalı
İslâmî bankacılık ve finans sistemlerinin kurulması ve işletilmesi, İslâm hukukunun temel ilkelerine dayanmaktadır. Bu prensipler, şer'î ölçüleri esas alan iktisadi hayata yeni bir boyut kazandırmıştır. İslâmî bankacılık sisteminin resmî finans şekli yaklaşık 50 yıl önce başlamış ve çağdaş İslâm âlimleri, bunun modern dünya için alternatif bir bankacılık sistemi olduğunu kabul etmişlerdir. Günümüzde İslâmî bankacılık endüstrisindeki bu hızlı büyümenin sebepleri arasında, İslâm ülkelerindeki finansörlerin şer'î usül ve hükümlere uygun olan iktisadi ilkeleri uygulamayı benimsemeleri olduğu söylenebilir. Bu çalışmada, Bangladeş'te İslâmî bankacılık sisteminde uygulanan iki temel işlem incelenecektir: Bunlardan birincisi, bankanın müşterilerden vedîa ve mudâraba sözleşmesi ile para toplaması; ikincisi ise, toplanan paranın murâbaha, bey' müeccel, bye' istısnâ‘, bey' selem, müşâreke gibi çeşitli akitlerle yatırımcıya fon olarak kullandırılmasıdır. Dolayısıyla bu fon toplama ve yatırımın çalıştırılmasının fıkıh ilmine göre tahlil edilmesi çalışmamızın temel konusunu teşkil etmektedir. Bunun için ilk olarak, İslâmî bankacılık sistemiyle ilgili temel kavramlar ele alınmış, ardından tezle ilgili konular fıkıh ilimi açısından incelenmiş, son olarak klasik ve son dönemdeki fakihlerin görüşleri klasik fıkıh literatürü sistematiği esas alınarak karşılaştırılmıştır.

Bank selection- a measure of the religious sensitivity of retail banking customers in the Gambia

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Uluslararası Finans ve Katılım Bankacılığı Bilim Dalı
Bu çalışma, Gambiya'daki müşterilerin banka seçiminde dinin etkisini incelemektedir. Snowball örnekleme kullanarak, 123 müşteri arasında yürütülen örneklemede ve analizin sonucunda banka çeşidi ve dini hassasiyet indeksi arasında zayıf bir korelasyon gözlenmiştir. Ayrıca, değişken sıralaması açısından din, kolaylık, uluslararası ödeme hizmetleri ve personel kalitesinin müşterilerin banka seçiminde önemli olduğu kanıtlanmıştır. Bu araştırmanın sonuçları, Gambiya'daki bankaların mobil ve internet bankacılığı gibi teknolojilere yatırım yapmalarını, uluslararası ödeme hizmetlerini ve personelinin niteliğini geliştirmelerini tavsiye etmektedir. Ana Kelimeleri: Banka seçimi, Din Hassasiyeti, Teknoloji, Gambiya

Banka etkinliklerinin veri zarflama analizi yöntemi ile karşılaştırmalı ölçümü: Türkiye örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
Ekonomide kaynak dağılımını sağlayan bankaların kaynaklarının ne kadar etkin kullanıldığını ölçmek önem arz etmektedir. Bankaların etkinlik ölçümlerine yönelik akademik çalışmalarda son yıllar Veri Zarflama Analizi (VZA) Yöntemi yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'de faaliyet gösteren 24 mevduat bankası DEA Solver programı ile, çıktıya yönelik VZA modelleri kullanılarak sermaye yapılarına ve aktif büyüklüklerine göre karşılaştırılmıştır. Çalışmadaki girdiler toplam mevduat, karşılık giderleri ve personel giderleri iken, çıktılar toplam krediler ve faaliyet karıdır. 2015-2017 yıllarında Türkiye'de faaliyet gösteren mevduat bankalarına ait verilere dayanarak yapılan analizde kamu sermayeli bankaların tüm yıllarda %100 etkin olduğu tespit edilmiştir. Özel sermayeli bankaların ortalama etkinliği yabancı sermayeli bankalardan yüksektir. Ayrıca aktif büyüklüğüne göre yapılan analizde büyük ölçekli bankaların etkinlik ortalaması en yüksek, orta ölçekli bankalarınki ise en düşük bulunmuştur.

Banka kredilerinin belirleyicileri: Türkiye'deki ticari bankalarda uygulama

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Finansal sistemin en önemli kurumlarından bankalar, reel sektörün finansman ihtiyacını karşılaması bakımından önemli bir fonksiyon icra etmektedir. Bankaların fonlama kapasitelerini etkileyebilecek ülkeye özgü makro faktörler olduğu kadar firma ve bankalara özgü mikro faktörler de bulunmaktadır. çalışmada, varlık kalitesini ifade etme anlamında, bağımsız değişkenlerin bankaların kredi verme davranışı üzerinde etkili olup olmadığı Türkiye'deki mevduat bankaları üzerinde analiz edilmiştir. 2010-1Q ile 2019-4Q periyodunda mevduat bankalarının verileri (TBB, TÜIK ve TCMB)'inden temin edilmiştir. Çalışma değişkenlerini analiz etmek için çeşitli istatistiksel yöntemler uygulanmıştır. Çalışmada uygulanan istatistiksel analiz yöntemleri Birim Kök Testleri ve Panel Veri Analizi'dir. Sonuçlar, likidite oranının tüm ticari bankalarda kredi verme üzerinde olumlu ve önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Mevduat hacmi oranının özellikle özel ve yabancı bankalarda kredi verme üzerinde olumsuz ve anlamlı bir etkisi olmuştur. Ayrıca enflasyon oranının ve faiz oranının özellikle kamusal ve yabancı bankalarda kredi verme üzerinde önemli bir etkisi olmamıştır.

Banka kredilerinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi:Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinde uygulama

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
Dünyanın bütün ülkesi sürdürülebilir ekonomik büyüme hedeflemektedir. Bu hedefe ulaşmak için iç finansmanın en önemli iç kaynağı olan ve kalkınma projeleri ile ekonomik büyümeye ekonomik sektörlere banka kredisi vererek katkıda bulunan bankacılık ve finans sektörüne ilgi artmaktadır. Körfez ülkelerinin ekonomisi, GSYIH 'nın%50 ' a varan gelirleri için petrole bağımlıdır ve 2014 yılında ekonomik büyümesi, düşen petrol fiyatları nedeniyle düşüş başlamıştır. Bu yüzden daha güvenli ve sürdürülebilirlik iç finans kaynakları aranmasına neden olan, Körfez ülkelerinde bankacılık sektörü en iyi finansman kaynağı olarak ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın amacı, banka kredisinin Körfez İşbirliği Konseyi Ülkelerinin (Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Umman) ekonomik büyüme üzerindeki etkisini 2008-2017 dönemi için bir bütün olarak ekonomi düzeyde ve ekonomik sektörler düzeyinde tanımlamak ve ölçmektir. hangi ekonomik sektörlerin ekonomik büyümeye en büyük katkısı olduğunu bilmek, ekonomik büyüme ile bu büyümenin banka kredisi üzerindeki etkisini bilmek amaçlı yapılan araştırma, değişkenlerin periyodik verilerine ve çalışmanın örnekleminin ölçülmesi ile (kredi fonksiyonu - üretim fonksiyonu) Cobb-Douglas üretim fonksiyonuna dayanarak, nicel standart yöntemler Panel Verileri yöntemi, özellikle Sabit ve Rastgele Modalar yöntemi, Birim Kök Testlerinde ve Panel Eşbütünleşme Testleri uygulanmıştır. Çalışma, bir bütün olarak banka kredisinin ekonomik büyüme (GSYİH- petrol dışı) üzerinde olumlu bir etkisinin olduğunu ve GSYİH'daki değişimin%44'ünü oluşturduğunu göstermiştir.ve pozitif etkiye rağmen, hala istenen orana ulaşamamıştır, ancak sektör düzeyinde, sonuçlar inşaat ve hizmet sektörlerinde banka kredisinin GSYH'ye etkisini gösterirken, tarım ve sanayi sektörlerinde herhangi bir etkisi olmamıştır. Aynı zamanda çalışma, bir bütün olarak ekonomi düzeyinde banka kredisinde değişiminin% 34'ünü oluşturan GSYİH'nın (petrol dışı) banka kredisi üzerinde olumlu bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur, ancak Sektör düzeyinde, petrol dışı GSYİH'nın inşaat sektöründeki banka kredisine etkisi varken, diğer ekonomik sektörlerde etkisi yoktur. Banka kredisinin ve GSYİH'nın karşılıklı bir ilişki içinde olduğunu görmekteyiz, yani banka kredisinin GSYİH'nın daha büyük bir bölümünü etkilemesine rağmen birbirlerini etkilediğini anlamaktayız. Çalışma, Sektörlerin hangisi en fazla GSYİH'ya katkıda bulunmasıyla ilgili, hizmetler ve sanayi sektörlerinin, ekonomik büyümeye katkıda bulunan en önemli sektörler olduğunu göstermiştir. Araştırma, Körfez bankacılık sektörünün ekonomik büyümeye katkısının iyileştirilmesine katkıda bulunabilecek bir dizi öneri sunmaktadır.

Bankacılık sektöründe müşteri ilişkileri yöntemi uygulaması: Trade&Development Banka (Moğolistan) üzerinde bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Bankacılık Bilim Dalı
Bugün dünyanın hemen her yerinde, işletmelerin karşı karşıya kaldıkları en temel sorun, giderek azalan müşteri sadakatidir. Bu bakımdan, bankalar ve diğer finans kurumları küresel rekabetin de içinde olduğu çeşitli zorluklarla uğraşıyor; artan müşteri talepleri, azalan kar marjları ve yeni teknolojilere ayak uydurma ihtiyacı sorunu daha da karmaşık hale getirmektedir. Araştırma sonuçlarına göre; cinsiyet açısından, çalışanların banka hizmetlerinden memnuniyet düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı (p=0,601>0,05); yine medeni durumları açısından, personelin MİY yeteneklerinin istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı; (p=0,453>0,05); Çalışanların görev durumları aısından MİY yetnekleri istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. (p=0,000<0,05). Anahtar Kelimeler: Müşteri ilişkileri yönetimi, Bankacılıkta Müşteri İlişkileri Yönetimi

Bankacılık sektöründe risk odaklı kamu denetimi ve Azerbaycan üzerine uygulama

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2013 Diğer
Mevcut kaynaklar dikkate alınmakla günümüz bankacılık sektöründe etkin bir kamu denetiminin gerçekleştirilmesi giderek zorlaşmaktadır. Bu açıdan etkinliğin sağlanması için risk odaklı denetim yaklaşımının benimsenmesinin önemini göstermek çalışmada başlıca amaç edinmiştir. Bu nedenle eksik denetim sorunları seçilmiş bankacılık krizi örnekleri ile aydınlatılmış, kriz sonrasında çözüm amacıyla geliştirilmiş ulusal ve uluslararası düzenlemeler irdelenmiştir. Bankacılık sektöründe kamu denetiminin etkinliğinin sağlanması kapsamında klasik denetim yöntemleri risk odaklı denetim yaklaşımları ile kıyaslanmış, eksik ve üstün tarafları belirtilmiştir. Çalışmada risk odaklı kamu denetimi kapsamında Bankalarda Risk Yönetimi Sisteminin Değerlendirilmesi (BRYSD) yaklaşımı önerilmiş ve Azerbaycan bankacılık sektöründe uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bankacılık sektöründe Denetim otoritesi olan Azerbaycan Merkez Bankasının ilgili birimi tarafından gerçekleştirilen incelemeler esnasında önemli bulgular edinilmiş, uygulama öncesinde belirtilen hedeflere ulaşılmıştır.

Bankacılık sektörünün ekonomik büyüme ve sürdürülebilir ekonomik gelişme üzerine etkisinin analizi: Haiti örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Kalkınma İktisadı ve İktisadi Büyüme Bilim Dalı
Bankalar, büyük sermayeyi tasarruf olarak harekete geçirmek ve daha sonra onları reel ekonomide uzun vadeli üretken yatırımlara yöneltmek konusundaki yaratıcılıkları ile biliniyorlar. Ardından, istikrarlı ve sağlam bankacılık sisteminin, tasarruf sağlayarak ve en verimli ve verimli işletmelere çeşitli finansal hizmetler ve krediler sunarak ekonomik büyümeyi ve ekonomik kalkınmayı canlandırmada hayati önemi olduğu kabul edilmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada Haiti davasını merkez alan Bankacılık sektörünün büyümeye ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmaya katkısı üzerinde durduk. Bankaların ekonomide özel sektöre vermiş oldukları krediler, uzun vadede üretimi olumlu etkilemek açısından oldukça önemsiz ve verimsiz olmakla birlikte, krediler daha zayıf katma değerli verimsiz sektörlere (ticaret, hizmetler, tüketim, vb.) geçtikçe olumsuz etkilemektedir. Bu mevcut sistemde, bankalar tarafından özel sektöre verilen kredi miktarı ne kadar fazla olursa, Haiti'nin Büyüme üzerinde kısa bir etkisi olması nedeniyle uzun vadede daha az büyüme gösterebilir. Bu kredilerin %63'ü ticaret, nihai tüketim ve diğer taraftan ucuz ithal ürünlerle beslenen bankaların kredileri uzun vadeli ekonomik büyümeyi olumsuz yönde etkiliyor. Sonuç, finansal aracılık derinliğinin çok düşük olduğunu (2015 yılında özel sektör kredisi / GSYİH = %20,7) ve ekonomide verimsiz kullanıma finansal kaynak dağıtmanın yetersiz olduğuna işaret etmektedir. Böylece, politikacılar, ekonomiyi yeniden canlandırmak ve daha sonra sürdürülebilir ekonomik kalkınmayı teşvik etmek amacıyla kredi akışları ve uzun vadeli üretken yatırımlarındaki yapısal kısıtlamaları gevşetmek, kurumsal sektör yapısını güçlendirmek ve artan kredi arzını özel sektör kalkınmasına yönlendirmek için uygun stratejiyi uygulamalıdır.

Bankaların karlılık ve sermaye yeterliliğini etkileyen faktörlerin analizi: Batı Afrika Ekonomik ve Parasal Birliği bankacılık sektörü uygulaması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Diğer
Bankalar, en önemli mali aracılar olarak ülke ekonomisinde hayati bir rol oynarlar. Bu çalışma, banka karlılığı, banka sermaye yeterlilik oranı (CAR) etkileyen faktörleri incelemektedir. Çalışmada, statik ve dinamik panel veri teknikleri kullanılarak, 2006-2014 dönemleri üzerinden Batı Afrika Ekonomi ve parasal Birliği'ni oluşturan sekiz ülkede faaliyette bulunan 86 bankanın örneklemesinden faydalanılmıştır. Statik çerçevede karlılık ve CAR modellerinin belirleyenleri için büyüklük etkisi araştırılırken, dinamik çerçeveye zaman etkisi dâhil edilmiştir. Banka kârlılığını etkiliyen faktörlere ilişkin sonuçlara bakıldığında, bankaya özgü faktörlerin yanı sıra banka endüstrisinin (sektörünü) ve makroekonomik faktörlerin WAEMU'daki kârlılık üzerindeki belirgin etkileri olduğu görülürken, bankaya özgü faktörlerden Likit Aktif/Toplam Medvuat oranı, Takipteki kredilier oranı hariç diğerleri anlamsızdır. Ayni zamanda, bankacılık sektöründe daha az rekabet nedeniyle, sonuçlar yıldan yıla önemli bir kâr kalıcılığını göstermektedir. Banka büyüklüğü etkisinin analizi bankacılık sektörü ölçek ekonomileri ve olumsuz ölçek ekonomilerini teyit etmektedir. Dinamik model statik modele göre daha tutarlı anlamlılığı olan ve güçlü etkiye sahip değişkenleri göstermektedir. Banka sermaye yeterlilik oranının belirleyicileri ile ilgili sonuçlar, özsemaye kârlılığı, net faiz marjı ve risk ağırlıklı varlık oranları haricinde anlamsiz iken, karlılık, sermaye, likidite, etkinlik ve varlık kalitesi değişkenlerinin CAR üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca, WAEMU'da yıldan yıla banka sermayesinin önemli derecede sürekli olduğuna dair kanıtlar vardır. CAR üzerindeki büyüklük etkisinin analizi, ölçek ekonomilerini anlamsız gosterirken olumsuz öleçek ekonomilerinin tutarlığını ve anlamlığını ortaya koymaktadır. Statik model sonuçları dinamik modellerle hemen hemen aynıdır, ancak ikincisi en güçlü katsayı büyüklüklerini göstermektedir.

Banking regulation and the basel accords: a comparative investigation on capital-risk relationship in Turkey and WAEMU

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2017 Diğer
Küresel bankacılık sisteminde düzenleyici standartlar olarak kabul edilen Basel Anlaşmalarının geliştirilmesinin ardından, banka risk alma davranışlarının üzerinde sermaye yükümlülüğünün etkilerini araştırmayı tespit etmeye olan ilgi artmıştır. Nitekim, önemli miktarda araştırma yapılmış olsa da hem teorik hem de ampirik bulgular karışık kanıtlar sunarken, tartışma henüz halledilmemiştir. Bununla birlikte önceki araştırmalarda bu konunun hangi tür Basel anlaşması ile ilişkilendirildiği pek fazla işlenmemiştir. Sermaye gereksinimlerinin uygulama kısıtlamaları, BBDK üyesi ve üye olmayan ülkeleri arasında ciddi farklılık gösterebileceğinden, bu tez, karşılaştırmalı bir analizle hem Türkiye hem de BAEPB bankacılık sistemlerinde sermaye-risk ilişkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Daha belirgin bir biçimde, bu çalışma, Türkiye ile BAEPB bankacılık sektöründeki sermaye-risk ilişkisinin eğilimlerini karşılaştırmaktadır. Ayrıca, daha sıkı kuralların uygulanması ile birlikte değişen sermaye düzenleyici standartların ve ülkelerin üyelik durumlarındaki değişiklerin sermaye-risk ilişkisi üzerindeki etkileri incelenmiştir. Shrieves & Dahl (1992) tarafından geliştirilen Simultane Denklem Modellemesi kapsamında üç aşamalı en küçük kareler metodu kullanarak, elde edilen bulgular, 2002-2006 dönemi için banka risk alma davranışları ile sabit sermaye oranı (CAP) arasında negatif bir ilişki olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Nitekim Cooke oranı, düşük riskli varlık portföylerine sahip olan Türk ve WAEMU bankalarının yüksek sermaye pozisyonlarına sahip olduklarını göstermektedir. 2007-2015 döneminde, ağırlıksız sermaye oranı, hem Türk hem de WAEMU bankalarının risk davranışlarını açıklamakta geçersizken, riske dayalı sermaye Türk bankalarının risk profilleri için risk göstergesi olarak algılanmaktadır. Yani yüksek riskli yatırımları olan Türk bankaları daha yüksek sermaye pozisyonlarına sahiptir. Ayrıca, 2007 yılından itibaren Türkiye'de düzenleyici standartlarda meydana gelen değişiklikler sermaye-risk ilişkisinin eğilimlerini etkilemektedir. Bununla birlikte, üyelik statüsündeki değişim sermaye pozisyonlarını etkilememekte, Türkiye'de bankaların risk alma davranışlarını azaltmaktadır. Son olarak, bulgular, bankaların spesifik özelliklerinin (büyüklük, kârlılık, likidite ve bilanço dışı faaliyetler) ve makroekonomik göstergelerin (enflasyon ve GSYİH büyümesi) sermaye düzenlemelerini ve banka risklerini de etkilediğini göstermektedir.

Banking sector and new economy in Ghana

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Günümüzde, yeni ekonomi sürecindeki devrimci gelişmeler, tüm dünyada finansal sektörü geliştirip, şekillendirirken, finansal yenilikler sektörü daha üretken hale getirmektedir. Dolayısıyla, bankacılık sektörünün etkili ve verimli olması daha düşük maliyetle daha fazla hizmet sunmayı sağlayan yeni teknolojiler ile yakından ilişkilidir. Bu gelişmelere bağlı olarak, Gana'da bankacılık sektörü finansal sistem ve ekonomide önemli bir rol oynamaktadır. Bu sektörün GSYİH içindeki payı, 2015 yılında yüzde 54,6'dan 2016'da 56,5'e yükselmiştir. Bankacılık sektörü, tasarruf sahiplerinden borç alanlara fon sağlayarak ekonomik büyümeyi desteklemede önemli bir rol oynarken, bankacılık sisteminin verimlilik düzeyi; tüm ekonominin daha etkin çalışmasında büyük önem taşımaktadır. Bu bakış açısından hareketle, bu tez, bankaların faaliyetlerini eleştirel bir şekilde incelemek ve aynı zamanda bilgi ekonomisi, ağ ekonomisi ve bilgisayar çağı olarak adlandırılan yeni ekonomi sürecinde somut önerilerde bulunma çabasını içermektedir. Tezde aynı zamanda, Gana'da genel kamuoyunun bankacılık sektörü ve yeni ekonomi ile ilgili görüşlerini araştıran bir anket çalışması kullanılmıştır. Anket kapsamında ADB, GCB, Fidelity Bank, Access Bank ve Bonzali Kırsal Bankası müşterileri, bankacılık sektöründen uzmanlar ve girişimciler ile görüşülmüştür. Araştırmanın bulguları, bankacılık sektöründe yeni ekonominin benimsenmesinin önünde yüksek işlem maliyetleri ve yüksek fiyatlar, siber suç ve dolandırıcılık gibi birçok zorluğun büyük önem taşıdığını göstermektedir. E-bankacılık hizmetlerini benimseme konusundaki zorluklarla başa çıkma yolunda, bankaların adli bankacılık sistemi kurmaları ve bunun için yüksek işlem fiyatlarını azaltmaları ve siber riskten kaçınmak için sıkı kontroller, düzenleyici kurallar geliştirmeleri tavsiye edilmektedir. Sahtekârlık ve Ponzi bankacılık programlarının denetlenmesi makroekonomik istikrara da katkıda bulunacaktır. Sonuçta, bu tür zorluklar olsa da, müşteriler ve uzmanlar ağırlıklı olarak nakit çekmek, hesap bakiyesini ve banka hesap özetini kontrol etmek amacıyla mobil bankacılık, internet bankacılığı ve ATM hizmeti gibi yeni ekonomi ürünlerini kullanmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, yeni ekonominin bankacılık sektörünün faaliyetlerini Gana'da etkilediği ve bankaların faaliyetlerini en son teknoloji ile donatmaya başladığı görülmektedir.

Barack Obama'nın başkanlık döneminde ABD dış politikası

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Barack Obama'nın başkanlığı ABD tarihinin kritik dönemine denk geldi. Soğuk Savaş'tan sonraki ABD tek kutuplu sistem kurma çabaları Obama'dan önceki ABD Başkanı George W. Bush döneminde başarısızlıkla sonuçlandığı gibi başta ekonomik olmak üzere ABD'nin dünya liderliği büyük bir zarar gördü. Bu çalışmada Barack Obama'nın ABD'nin liderliğini yenilemeye ve küreselleşen dünyada ortaya çıkan yeni eğilimleri kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye dönük politikaları ele alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: ABD, ABD dış politikası, Barack Obama, dünya liderliği

Barış eğitimi programının ilköğretim öğrencilerinin ayrımcılık eğilimlerine etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı
Bu araştırmada, barış eğitimi programının ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin ayrımcılık algıları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Araştırmacının Barış Eğitimi programı öğretmeni olarak görev aldığı 2016 – 2017 eğitim öğretim yılında Kocaeli ili Gölcük ilçesinde Şirinköy İlkokulu dördüncü sınıflarının tamamı (8 şube) deney grubu, Barbaros İlkokulu dördüncü sınıflarının tamamı (7 şube) ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Programın uygulandığı 139 öğrenciden oluşan deney grubu ve programın uygulanmadığı 136 öğrenciden oluşan kontrol grubu olmak üzere toplam 275 ilköğretim 4. sınıf öğrencisi bulunmaktadır. Barış eğitimi programı, haftada bir ders saati olmak üzere on dört haftalık bir sürede uygulanmıştır. Kontrol grubuna ise herhangi bir işlem yapılmamıştır. Deneysel işlem öncesinde ve sonrasında, deney ve kontrol gruplarına araştırmacı ve Polat, Halçe ve Arslan (2017) tarafından geliştirilen Ayrımcılık Ölçeği uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde SPSS 21.0 programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlemesinde .05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular incelendiğinde, barış eğitiminin ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin ayrımcılık algılarının azalmasında etkili bir program olduğu görülmüştür.

Barış gazeteciliği perspektifinden Türkiye gazetelerinde Suriye sorunu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
Kitle iletişim araçlarından biri olan gazetelerin günümüzdeki önemi herkes tarafından kabul gören bir gerçekliktir. Bu bağlamda gazeteler dünyamızda baş veren olayları geniş kitlelere aktarmakta üzerine düşen görevi yapmakla, insanları bilgilendirmek adına çok önemli işlevi icra etmektedir. Son yıllarda literatüre dahil olan barış gazeteciliği kavramı bu alanda çalışan insanlar tarafından tartışılmaktadır. İster sahada, isterse de teorik olarak barış gazeteciliğinin uygulanabilirliği konusunda farklı görüşler mevcuttur. Bazı kesimler kesinlikle barış gazeteciliğinin yapılması gerektiğini ve bunun mümkünlüğünden bahsederken, bazı kesimler de gazetecinin üzerine düşen görevi gerektiği gibi yapacağı takdirde zaten barış gazeteciliğine gerek kalmayacağına ve barışa hizmet edileceğini bildirmektedirler. Biz bu çalışmada 2010 yılında ortaya çıkan Arap Baharı sürecinin Suriye Arap Cumhuriyeti'ni nasıl etkilediğini ele aldık. Arap Baharı sürecinin 2011 yılında Suriye'ye sıçramasının temel nedenleri ve günümüzdeki yansımaları hakkında bilgiler vermeye çalıştık. Çalışmanın analiz kısmında içerik analizi metoduyla Suriye haberlerinin Türk yazılı basınında nasıl ele alındığını göstermeye çalıştık. Oluşturduğumuz tablolarla haber yansımalarını, haberlere konu olan Suriye sorununun ulusal basında verilme şeklini değerlendirdik. Anahtar kelimeler: Barış Gazeteciliği, Savaş Gazeteciliği, Suriye Sorunu, Cumhuriyet, Hürriyet, Yeni Şafak