Thesis Search




SEARCH RESULTS

Barış kavramının sanatsal uygulamalarda kurgulanması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Seramik ve Cam Bilim Dalı
Geçmişten gu¨nu¨mu¨ze kadar sanat bir iletişim aracı olarak, her do¨nem kendi c¸agˆının sorunlarını ve c¸o¨zu¨m o¨nerilerini dile getirirken, c¸atıs¸maların yogˆun olarak yas¸andıgˆı dönemlere ait izler kalıcı sanat yapıtları ile de sanat tarihine damga vurmuştur. Sanatçı yarattığı sanat yapıtlar ile, çoğu zaman toplumsal bir algı yaratmayı amaçlar. Bu nedenle du¨nya u¨zerinde yas¸anan krizler, savaşlar ve siyasi c¸atıs¸malar sanat yapıtları üzerinden okunabilir. 21. yüzyılda savaşın içeriği, şekli, kapsama alanı ve şiddeti en yakın tarihteki İkinci Dünya Savaş'ı ile kıyaslandığında yepyeni ve kavranması zor bir hale bürünmüş, nerede, ne zaman ve nasıl olacağı bilinmeyen yeni korku ve kaygılara yol açacak kitlesel eylemler ve toplu kıyımlarla insanlığı tehdit eder hale gelmiştir. Bu savas¸ların yarattıgˆı yıkım ve savas¸ esnasında yas¸anılan zorluklar ve kaoslar bu¨tu¨n du¨nyayı etkilemektedir. Söz konusu bu etki çoçukları da kapsamaktadır ve savaşların en ağır bedelin ne yazık ki çocuklar ödemektedirler. Bu bağlamda Barış Kavramının Sanatsal Uygulamalarda Kurgulanması başlıklı bu çalışmada, sanat yolu ile savaşın yaratığı üzüntüye dikkatleri çekebilmek, savaşta çocukların yaşadığı acılara duyulan kaygıyı vurgulamak için bir çocuk oyuncak malzemesi olan balon ele alınmış ve tasarlanan seramik uygulamalar sanat nesneleri halini alarak izleyiciye sunulmuştur. Ayrıca, bir iletişim aracı olarak sanatın savaşlara karşı duruşu ve bunun da getirisi olarak anlatılmak istenen durum karşısında farkındalık yaratabilme gücü üzerinde durulup, bu alanda çalışan sanatçılar ve sanat örnekleri üzerinden konu tartışılmıştır.

Barok dönem ve klasik dönem flüt konçertolarının dil tekniği açısından karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Üflemeli ve Vurmalı Çalgılar Sanat Dalı
Bu çalışmada barok ve klasik konçertolar arasında dil tekniği arasındaki farklılıkları vurgulanmış. Bunun dışında bu iki dönem konçertolarında kullanılan formlar, teknikler ve stiller hakkındaki farklılıkları irdelenmiştir.. Bu araştırma için uzman görüşleri doğrultusunda tipik barok konçertolarından biri olan Vivaldi Rv 439 Flüt Konçertosu Nr: 2 'La Notte' seçilmesinin sebebi bu konçertonun biçim ve dinamik özellilkleri açısından diğer Vivaldi konçertolara göre daha ayrıcalıklı bestelenmiş olmasıdır. Ayrıca bu eserde dil tekniği de farklı çeşitlerini sergiler bir şekilde kullanılmaktadır. Bu Konçerto gerek diğer Vivaldi konçertoların içerisinde tek minor tondaki olması dolayısıyla (sol minör) ve gerekse diğer Vivaldi Konçertolardan daha fazla bölüm sayısına sahip olması nedeniyle (altı bölumlü) flüt konçertoları içerisinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Bu eseri özel yapan diğer unsurlar arasında yalınlık, dinamik farklılıklar, karakter çeşitlilikleri ve ritmik yapının zengin kullanımı gibi özellikler de sıralanabilir. Klasik konçerto olarak ise yine uzman görüşleri doğrultusunda flüt için bestelenmiş Mozart K 314 Re Majör Konçertosu seçilmiştir. Mozart bu konçertoyu başlangıçta obua için ve Do Majör tonununda olan eser bestelemiştir. Mozart bu eseri flüt için yeniden düzenlerken farklı bir tonda (Re Majör) yeniden yazmış ve. Re Majör Konçerto bu şekilde ortaya çıkmıştır. Klasik dönemde konçertolardaki bölüm sayısı, dinamikleri başta olmak üzere konser algısı da değişmiştir. Mozart bu değişimi belirleyen önemli bestecilerden biriydi. Bu eseri yorumlanmadan önce Mozart stilini anlamalıyız. Süslemelerin notalarının kullanılma biçimi, staccato çalma şekli hatta lirik kısımların (örnek; konçertonun ikinci bolumu) virtüözlük ve eğlenceli bir his sağlaması düşünülerek yorumlanması, bu konçertoyu değerli kılan özelliklerin başında gelmektedir. Anahtar Sözcükler Flüt, Barok Konçerto, Klasik Konçerto, Vivaldi, Mozart, Dil Tekniği.

Barriers faced in effective training transfer: A research on foreign students

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Eğitim; insan sermayesinin geliştirilmesi, örgütsel performansın iyileştirilmesi ve değişimi getirmek için sıklıkla kullanılan stratejilerden birisidir. Bununla birlikte, eğitim inisiyatiflerinin odaklandığı konu eğitim içeriklerinin iş çevresine transferi ve kullanımı konusudur. Bu konuda eğitim psikolojisi ve yönetim disiplinleri alanyazını önemlidir. Eğitimin kullanılacağı eğitim transfer çevresi (öğrenme ortamı), eğitim transferinin kolaylaştırıcılığı ya da sınırlayıcılığı yönüyle en önemli belirleyicilerden birisidir. Eğiticilerin (eğitimde görev alanların) eğitim transfer iklimini olumlu algılamaları, eğitim içeriğinin iş çevresine aktarılmasına katkı sağlamaktadır ancak bunun tersi de mümkündür. Bu araştırmanın amacı, yabancı (Türkçe eğitimi alan) öğrencilerin Türkçeyi transferinde, öğrenme ortamında öğrenmeyi engelleyen veya kolaylaştıran faktörleri (karşılaşılan güçlükleri) nasıl algıladıklarını araştırmaktır. Bu süreçte, genel eğitim transferi çıktılarının arttırılmasında eğitim transfer ortamındaki farklı İnsan Kaynakları aktörlerinden alınan destek ön plana çıkmaktadır. Bu araştırmadan elde edilecek deneyimler gelişmekte olan Afrika ülkelerindeki eğitim transferi girişimlerinin iyileştirilebileceği umudunu taşımaktadır. Yoksulluğun azaltılması ve toplumların gelişmeye ilişkin duyarlılıkları adına eğitim projeleri önemlidir ancak eğitim transfer çevresindeki koşullar yüzünden bazen başarısızlıklar da yaşanmaktadır. 2014-2015 yıllarında Gazi TÖMER'de Türkçe Dil eğitimini tamamlayan 40 yabancı öğrenciyle yarı-yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak bireysel görüşme gerçekleştirilmiştir. Bulgular göstermektedir ki, eğitim transfer çevresindeki farklı İnsan Kaynakları aktörleri tarafından sağlanan desteğin bir sonucu olarak temel Türkçe öğreniminin kazanımında olumlu eğitim transfer çevresi önemli bir unsur olarak algılanmaktadır. TÖMER örneği ele alındığında katılımcılar, dilin çevrede tam olarak kullanılabilmesi için dil öğrenim zamanına daha fazla ihtiyaç duyduklarını, katılımcıların özellikleri açışından eğitim tasarım sorunu olduğu bu nedenle akademik Türkçe transferinin düşük düzeyde gerçekleştiğini ifade etmektedir.

Barriers in primary healthcare service utilization among adults in Borama in the northwestern Awdal region of Somaliland

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Birinci basamak sağlık hizmetleri, bir ülkenin genel sağlık sisteminde kilit bir sektör ve temel bir sağlık birimidir. Bu temel birim sadece her birine bakım sağlamadaki önemli görevi yerine getirmekle kalmaz, aynı zamanda iyi işleyen her sağlık sistemi için de bir köşe taşıdır. Bununla birlikte, sağlık hizmetlerinin kullanımını etkileyen ve popülasyonların bakım arama davranışlarını etkileyen çeşitli faktörler vardır. Bu nedenle, bu mevcut karışık tasarım çalışması somaliland'ın borama bölgesinde yetişkinler arasında birinci basamak sağlık hizmetlerinin kullanımında engelleyen faktörleri belirlemektedir. Andersen modelini kullanarak çalışma kırsal-kentsel eşitsizlikleri, bireylerin özelliklerini ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin kullanımını etkileyen diğer faktörleri ele almaktadır. Çalışma sonucu, kırsal ve kentsel arasındaki sosyo-ekonomik eşitsizliklerin mevcut olduğunu ve bu alanda birinci basamak sağlık hizmetlerinin genel kullanımının düşük olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak çalışma, bu düşük kullanım seviyelerinin hem arz hem de talep tarafındaki oluşan engellerden kaynaklanmasını öngörmektedir.

Basel III adoption by G20 members impact on their credit rating

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Bu çalışmada, Basel Bankacılık Denetim Komitesi (BBDK) tarafından hazırlanan benimseme raporunda yer alan ve G20 Ülkelerini de içine alan 27 ülke, Basel III kriterlerinin kredi derecelendirme etkisine göre incelenmiştir. Çalışmada, literatürde daha önce etkisi olduğu ispat edilmiş açıklayıcı değişkenlerin kredi derecelendirmesi üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Bu doğrultuda, BBDK yarıyıllık benimseme raporları, IMF ve Dünya bankası tarafından yayınlanmış diğer makroekonomik göstergeler ve yüksek duyarlılık içermesinden dolayı Standard&Poors'un temel göstergeleri kullanılmıştır. Basel III'deki kriterlerin benimsenmesi (birinci ve ikinci etaplar dahil) ve grubun kredi derecelendirmeleri arasındaki bağlantısını ortaya koyan istatiksel kanıtı çalışmanın en önemli tespitidir.

Basında ülke temsillerinin mukayeseli bir çalışması: Türk basınında Kazakistan, Kazak basınında Türkiye temsilinin içerik açısından karşılaştırılması: (2012-2014 yıllar aralığında Kazakistan-Türkiye gazeteleri Egemen Kazakistan, Aykın, Yeni Şafak, Hürriyet örneğinde)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Gazetecilik Bilim Dalı
Toplumun vazgeçilmezlerinden olan kitle iletişim araçları artık insanların tanım veya temsil dünyasını etkilemektedir. Bu çalışmada, kitle iletişim araçlarından gazetelerde ülke temsilinin nasıl inşa edildiği esas konu olmuştur. Türk basınında Kazakistan, Kazak basınında Türkiye temsilinin söz konusu olduğu bu karşılaştırmalı çalışma, içerik çözümlemesi yöntemi uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma nesneleri olarak Türkiye'den ana-akım merkez sağ politikalara yakın bir yayın politikası sergileyen Hürriyet ve muhafazakâr-sağ söyleme yakınlığı ile bilinen Yeni Şafak gazeteleri seçilmiştir. Kazakistan'dan ise devlet politikasını destekleyen bir yayıncılık anlayışı yürüten Egemen Kazakistan ve daha muhalif - toplumsal bakış açısıyla bilinen Aykın basın organları araştırmaya dâhil edilmiştir. Bu iki ülke basınında yayımlanan haberlerin incelendiği çalışmada, zaman dilimi 2012-2014 yıllar aralığıyla sınırlanmıştır. Yapılan tarama sonucunda 2012-2014 yıllar arasında incelenen gazetelerde Türkiye ve Kazakistan konulu toplam 379 haber analiz edilmiştir. Türk basınında Kazakistan Cumhuriyeti daha çok ekonomi alanında temsil edilirken, Kazak basınında Türkiye Cumhuriyeti daha çok siyasi konular çerçevesinde temsiliyet kazanmıştır.

Başarılı yöneticilik özelliklerine ilişkin algılanan cinsiyet kalıpyargılarının analizi: Kültürlerarası bir karşılaştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Yönetim ve Organizasyon Bilim Dalı
İlgili yazındaki ilk dönem araştırmalarda, başarılı yöneticilik özellikleri ile ilişkili özelliklerin genellikle erkeklere kadınlardan daha çok atfedilmektedir. Mevcut çalışma ile başarılı yöneticilik ile ilişkili özelliklerin algılanan cinsiyet kalıp yargıları ile ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Toplumsal cinsiyet kalıp yargıları sosyal psikolojinin popüler araştırma konularından olmasına rağmen bu konuda kültürlerarası çalışmalarda hala tartışmalar söz konusudur. Buradan hareketle mevcut tez çalışmasında başarılı yöneticilik özelliklerine ilişkin unsurların belirlenerek yöneticilik özellikleri açısından kültürlerarası bağlamda hangi boyutlarda cinsiyet farklılığının yaşandığını görebilmektir. Bu kapsamda araştırmanın örneklemi Uludağ Üniversitesi, İktisadi ve idari Bilimler Fakültesinde öğrenim gören İşletme Bölümü 4. Sınıf Türk, Cibuti ve Somali vatandaşı öğrencileri ile benzer şekilde İşletme bilim dalı programlarında öğrenim gören yüksek lisans öğrencilerinden oluşmaktadır. Mevcut çalışmadan elde edilen bilgiler ışığında yazında incelenen çalışmalardan hareketle mevcut çalışmada başarılı yöneticilik özelliklerine ilişkin algının cinsiyet temelinde farklılaşıp farklılaşmadığını tespit etmek çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Anahtar Sözcükler: Cinsiyet Kalıp Yargılar, Yönetici Özellikleri, Yönetsel Kalıp Yargılar, Schein Betimleyici İndeks

Başka dilde oyunculuk

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2015 Tiyatro Sanat Dalı
Slagjana Vujoshevikj'in Başka Dilde Oyunculuk adlı tez çalışması, ana dili dışında, yıllar sonra öğrendiği başka bir dilde oyunculuk üzerine yapmış olduğu araştırmalar ve kendi tecrübelerinin ürünüdür. Çalışma dört döneme ayrılmıştır. İlk dönemde, başka dilde karakter yaratmakla ilgili çalışmalar yapılmıştır. İkinci dönemde, başka dilde karakter yaratmakla ilgili, tiyatro tarihinden birtakım örnekler araştırılmış ve başka dilde karakter yaratma tecrübesine sahip bazı oyuncularla ve yönetmenlerle görüşmeler yapılmıştır. Üçüncü dönemde, Jean Anouilh'in ?ntigone adlı oyununun sahnelenmesi için hazırlık yapılmıştır. Oyunda, Slagjana Vujoshevikj'le birlikte rol alan Nikola Nastoski, ilk kez Türkçe karakter yaratma deneyimi yaşamıştır. Çalışma sürecinde, daha önceki dönemlerde öğrenilmiş bilgilerin kullanılması amaçlanmıştır. Son dönemde, ?ntigone adlı oyunun çalışma sürecinde elde edilen sonuçlar analiz edilmiştir. Elde edilen tüm bilgilerin uygulamalı olarak hayata geçirilmesi bu çalışmanın günümüz oyuncuları açısından taşıdığı önemi göstermektedir. Başka dilde oyunculukla ilgili yapılan tüm araştırma ve elde edilen deneyimlerin aktarılmasındaki amaç, her oyuncuya, başka dilde karakter canlandırmanın yanı sıra, kendi anadilinde oyunculuk yaparken de yardımcı olmaktır. Bir oyuncu başka dilde oyunculuk sergilerken yaşadığı ve farkına vardığı her şeyi kendi anadilinde oyunculuk yaparken uygulamalıdır. Bu yüksek lisans tezi, başka dilde oyunculuğun, oyuncuyu daha önce öğrenmiş olduğu, fakat zamanla uygulamayı unuttuğu tüm oyunculuk teknik ve kurallarına geri dönmeye zorladığına işaret etmektedir. Başka dilde oyunculuk, oyuncuyu motive eder, konsantrasyonunu ve role olan adanmışlığını arttırır. Başka dilde oyunculuk, oyun metninin detaylı olarak analiz edilmesini ve canlandırılan karakterin tüm repliklerinin dikkatlice incelenmesini gerektirir. Başka dilde oyunculukta, pasif ve kayıtsız olmaya yer yoktur. Oyuncunun sürekli sahnede olması, rol arkadaşını dikkatli ve aktif bir şekilde dinlemesi gerekir. Başka dilde karakter oluşturmak, oyuncuyu, kendini göstermesi bakımından motive eder ve yaratıcılığını ortaya çıkarır. Başka dilde oyunculuk, oyuncunun azami çaba sarf etmesi gereken bir mesele olup aynı zamanda ona unutulmaz bir deneyim sunar. Anahtar sözcükler: Tiyatro, Oyuncu, Oyunculuk Sistemi, Oyunculukta Dil, Çok Dillilik Tiyatro.

Başkanlık sistemi üzerine bir inceleme: Gine ve Türkiye örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bilim Dalı
Başkanlık sisteminde yasama, yürütme ve yargı erkleri birbirlerinden katı bir şekilde ayrılır. Erkler arasındaki katı ayrımın esas nedeni, kuvvetler dengesini sağlama amacından kaynaklanmaktadır. Herhangi bir başkanlık rejiminde yürütmenin tüm gücü, hem devlet başkanı hem de hükümet başkanı olan tek bir kişide toplanır. Dolayısıyla yürütme tek başlı bir görünüm arz eder. Ancak yürütmenin tek başlı bir görünüme sahip olması, her başkanlık sistemi uygulamasının hem yetkiler hem de kurumlar açısından birebir aynı olduğu şeklinde değerlendirilmemelidir. Her ülkenin kendisine has bir siyasal kültürü ve tarihi, yönetim geleneği bulunmaktadır. Bu nedenle başkanlık sistemi uygulamaları da birbirinden farklılaşabilmektedir. Farklılıklar kadar ve belki de daha fazla benzerliklerin olması da tabiidir. Bu çerçevede çalışmada, başkanlık sisteminin farklı uygulamaları olarak değerlendirilebilecek olan Gine ve Türkiye hükümet sistemlerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Söz konusu karşılaştırma yasama, yürütme ve yargı erkleri çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada; uzunca bir süre siyasal sistem arayışı içinde olmuş, halihazırda da siyasal sistemini olgunlaştırma çabası içinde olan Gine ve Türkiye'de mevcut hükümet sistemlerinin her ne kadar başkanlık sisteminin temel özelliklerini içerme noktasında benzeşse de farklı coğrafi şartlara ve tarihsel geçmişe, farklı toplumsal, kültürel ve ekonomik yapılara sahip olmaları nedeniyle önemli farklılıkları da barındırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Başlangıçtan Emevîler Dönemine kadar Benî Süleym kabilesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 İslam Tarihi Bilim Dalı
Başlangıçtan Emevî Dönemine Kadar Benî Süleym Kabilesi adlı çalışmamızda Benî Süleym kabilesinin belirlenen dönem içinde öncelikle kabilenin soyu, alt kolları, kabilenin yönetimi ve yaşadığı coğrafya üzerine durulmuştur. Ayrıca kabilenin sosyal ve dinî hayatı hakkında bilgi verilmiştir. Sosyal ilişkiler başlığı altında kabilenin diğer Arap kabileleri ile olan ilişkilerinden söz edilerek, Kureyş kabilesi ile ilişkilerinin üzerine durulmuştur. Ayrıca kabilenin İslam'dan önceki inancından da bahsedilmiştir. İslam dininin ortaya çıktığı sırada kabilenin bu dine karşı sergilediği tutum, kabilenin İslamlaşma surecisinden ve İslam'daki rolleri ile ilgili bilgi verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Benî Süleym, Kabile, Emeviler dönemi, Hicaz

Başlangıçtan Hz. Peygamberin döneminin sonuna kadar Huzâ'a kabîlesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2013 İslam Tarihi Bilim Dalı
Nesepleri Amr b. Luhayya uzanan Huzâa kabilesi hem Cahiliye döneminde, hem de İslam tarihi sürecinde siyasi, sosyal, dini, iktisadi ve kültürel alanlarda önemli bir rol oynamıştır. Cahiliye döneminde Mekkeye gelerek bu bölgeyi istila ettikten sonra Belkâdan kırmızı akikten yapılmış Hubel putunu getirerek Kâbenin içine yerleştirmek suretiyle Hz. İsmailin tebliğ ettiği tevhid dinini bozan Huzâalılar, bölge halkını putperestliğe zorlayarak puta tapıcılığı hâkim bir inanç haline getirmişlerdir. İslâmla müşerref olmadan önce de, sonra da Hz. Peygamber ile iyi geçinmiş ve gerektiğinde yardımlarını esirgememiş olan Huzâa kabilesi, Hudeybiye Barış Antlaşmasındaki önemli rolleriyle her zaman kendisinden söz ettirmiştir. Anahtar Sözcükler :Câhiliyye, Kabile, Asabiyet, Kudâ'a, Huzâa, Curhûm, Bekr, Mustalîk, Hübel, Belkâ.

Batı Afrika ekonomik topluluğu (ECOWAS) için stokastik yakınsama hipotezinin ekonometrik analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 İkt. Gelişme ve Uluslararası İkt. Bilim Dalı
Bu çalışma, 15 ECOWAS ülkesi için kişi başına GSYİH'nın stokastik yakınsamasını kontrol etmiştir. 15 ECOWAS ülkesi Benin, Burkina Faso, Cabo Verde, Fildişi Sahilleri, Gambiya, Gana, Gine, Gine Bissau, Liberya, Mali, Nijer, Nijerya, Senegal, Sierra Leone ve Togo'dur. Yapısal kırılmalı KPSS testini kullanmadan önce birim kök boş hipotezini ADF, DF-GLS ve KPSS gibi geleneksel testler ile kontrol etmiştir. Bu testler karışık kanıtlar vermiştir, bazı ülkeler için birim kök hipotezi reddedilmiştir. Diğer ülkeler için boş hipotezi kabul edilmiştir. Sonraki aşamada, kişi başına düşen GSYİH stokastik yakınsamasını kontrol etmek için yapısal kırılmalı Carrion-i-Silvestre vd (2005) testi kullanılmıştır. Bulgularımıza göre, kişi başına düşen GSYİH şokları kalıcı değildir ve kişi başına GSYİH, ortalama değerine geri dönmektedir. Panel duraganlık testi, burada çalışmakta olduğu 15 ülke için kişi başına GSYİH oranında birim kökün reddedildiğini göstermektedir.

Batı Afrika para birliğinin: Ekonomik büyümeye etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Uluslararası İktisat Bilim Dalı
Batı Afrika'nın ekonomik büyümesini hızlandırmak ve Euro'nun tek bir para birliği olarak elde ettiği başarı, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu'na (ECOWAS) üye devletler için ortak bir para birimi olarak hizmet etmek üzere eko önermesine ilham verdi. Bu tez, önerilen para birimi Birliğini ve yaratılmasının bölgenin ekonomik büyümesini nasıl etkileyeceğini inceledi. Tez, para birliği teorileri doğrultusunda betimsel bir istatistiksel analiz uygulamış ve aynı zamanda ortak bir para birliğinin öncü olan Avrupa da dikkate alınmıştır. Üye ülkeler arasında GSYİH, enflasyon oranı, faiz oranı ve ticaretler arası para birliği tesis eden faktörler göz önünde bulundurulmuştur. Şu ana kadar bazı ülkeler düşük enflasyon, düşük faiz ve döviz kuru gibi bazı yakınsama kriterleri elde edebilmişlerdir. Bir para birliği alanı oluşturmak için gereken ekonomik eğilimleri ve diğer kriterleri inceledikten sonra, Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu önerilen eko para birliğiyle devam etmemeli ve mevcut dengesizlikleri gidermek için döviz kurunu, ticaret gelişimini, ve ayrica para birliğinin parasal egemenliğini ele geçirmeye çalışan Fransa meselesini dikkate almalıdır.

Batı Afrika ülkeleri tarım sektöründe etkinlik ve toplam faktör verimliliği analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Tarım İşletmeciliği Bilim Dalı
Bu araştırma, bazı Batı Afrika ülkelerinde (Benin, Burkina Faso, Fildişi Sahili, Gana, Gine, Mali, Nijer, Nijerya ve Togo) tarım sektöründe teknik etkinliği ve toplam faktör verimliliğini araştırmayı amaçlamaktadır. Son yıllarda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde tarım sektörünün değerlendirilmesi için teknik etkinliğin ve verimlilik artışının analizi kullanılmaktadır. Bu çalışmada 2005-2016 döneminde seçilmiş ECOWAS ülkelerinde tarım sektörünün verimliliğini ve teknik etkinliğini değerlendirmek için sınır yaklaşımı kullanılmıştır. Ayrıca, incelenen ülkelerde tarım sektörünün teknik etkinliğini ve toplam faktör verimliliğini ölçmek için Veri Zarflama Yöntemi ve Malmquist Toplam Faktör Verimliliği endeks modeli kullanılmıştır. Seçilen ülkelere ait FAO'dan alınan 12 yıllık veriler araştırmanın ana materyalini oluşturmuştur. Tarımsal üretim değeri araştırma modelinde çıktı değişkeni; arazi, gübre, hayvan varlığı (küçükbaş cinsinden hayvan varlığı, kanatlı varlığı), sabit sermaye kullanımı ve tarımsal istihdam oranı değişkenleri ise girdi olarak kullanılmıştır. Seçilmiş ülkelerdeki tarım sektörünün teknik verimliliğini tahmin etmek için kullanılan Veri Zarflama Yöntemi sonuçlarına göre incelenen dönemde teknik etkinlik %2 oranında azalmıştır. Bu sonuç seçilen ülkelerdeki tarım sektörünün dönem boyunca üretimde etkinsiz olduğu anlamına gelmektedir. Sonuçlar ayrıca hiçbir ülkenin 2005-2016 yılları arasında ortalama etkinliği artırmadığını ortaya koymuştur. Malmquist endeksi sonuçlarına göre 12 yıl boyunca tarımda toplam faktör verimliliğinin yıllık ortalama % 2 oranında gerilediği saptanmıştır. Toplam faktör verimliliğindeki bu düşüş, teknolojideki olumsuz değişimden kaynaklanmaktadır.

Batı Afrika'da iklim değişikliği ve göç: Nijer bağlamının sosyolojik analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Sosyoloji Bilim Dalı
İklim değişikliği, 21. yüzyılın en karmaşık ve rahatsız edici olaylarından biridir. İnsanın kaderini ve çevresini belirleyen gezegensel bir fenomendir. Bu nedenle çevre kalitesi ile insan yaşamı arasındaki ilişkiyi sorgulamak gereğinden daha fazladır. İklimsel tehlikelerden kaynaklanan göç hareketleri, nüfusun yaşamayı zor bulduğu karmaşık bir gerçekliği temsil etmektedir. Bu iklim gerçeği şu anda tüm toplulukları savunmasız hale getirmekte ve bireyleri, aileleri, toplulukları ve tüm köyleri hayatta kalmalarını sağlamak için geçici veya kalıcı olarak göç etmeye zorlamaktadır. Batı Afrika'da ve özellikle Sahel'de, iklim sorunları giderek daha ciddi ve meşru endişelere yol açmaktadır. Bu bölgede kuraklıklar, seller, yüksek sıcaklıklar, sağanak yağmurlar, rüzgarlar dünyanın geri kalanından daha şiddetli ve yıkıcı olmaktadır. Bu tekrarlayan doğal afetler, zaten sınırlı olan doğal kaynakları bozmaktadır. Nüfusun hayatta kalması için gerekli olan bu doğal kaynaklar, ekonominin güçlü halkasını oluşturmaktadır. Bu nedenle, bu iklimsel tehditler ve bunların nüfusun yaşam kalitesi üzerindeki sonuçları altında, genellikle bu coğrafi bölgede kontrolsüz göç akışları gözlemlenmektedir. Bu çalışmanın konusu olan, tarımsal-pastoral bir bölge olan Nijer, insan eyleminin birleşik etkisi altında iklimsel tehlikelerden muzdariptir. Nitekim Nijer, dünyadaki en çok tarıma ve hayvancılığa bağımlı ülkelerden biridir. Tarım ve hayvancılık da büyük ölçüde iklim koşullarına bağlıdır. Nijer nüfusunun yaklaşık %85'inin yağmurla beslenen tarım ve hayvancılık tarafından istihdam edildiği düşünüldüğünde çevresel değişikliklerin ülke üzerindeki potansiyel yıkıcı etkilerini anlamak daha kolaydır. Bu çalışma, iklim değişikliğinin Nijer'deki göç üzerindeki etkilerini anlamak için yapılmaktadır. Bu amaçla, ülke genelinde sekiz büyük şehirde, aynı zamanda göç alanındaki özelliği nedeniyle Kantché vilayetinde 49 kişiyle derinlemesine yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sonunda elde edilen veriler ortaya çıkan temalara göre gruplandırılarak yorumlanmıştır. Son olarak, elde edilen veriler QDA yazılımı ile analiz edilmiştir. Bu çalışma, iklim değişikliğinin Nijer'deki göç üzerindeki etkilerini anlamak için yapılmaktadır. Bu amaçla, ülke genelinde sekiz büyük şehirde, aynı zamanda göç alanındaki özelliği nedeniyle Kantché vilayetinde 49 kişiyle derinlemesine yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sonunda elde edilen veriler ortaya çıkan temalara göre gruplandırılarak yorumlanmıştır. Son olarak, elde edilen veriler QDA yazılımı ile analiz edilmiştir. Saha araştırması, yerel nüfusun göç üzerindeki iklim etkilerine ilişkin görüşlerine odaklanmıştır. Bu bölümde iklim değişikliğinin göçü nasıl etkilediğini anlamaya çalışmaktayız. Bu fenomenlerle başa çıkmak için geliştirilen stratejilere özellikle vurgu yapılmıştır. Bu fenomenler nüfusun yaşam tarzlarını ve kültürel tarzlarını nasıl etkilemektedir? Tüm bu veriler, derinlemesine bir görüşme yöntemi ve diğer e

Batı Afrika'da ulusötesi güvenlik sorunları: Nijeria örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Bu tez, ulusötesi güvenlik sorunlarının Batı Afrika, özellikle de bu sorunların çoğalma alanı ve bölgedeki büyük jeopolitik ve jeoekonomik oyuncu olan Nijerya düzeyinde eleştirel bir değerlendirmesini sunmaktadır. Sözü edilen bölge, uyuşturucu kaçakçılığı, küçük ve hafif silahların yayılması, insan kaçakçılığı gibi ulusötesi organize suçlarla karşı karşıya kalarak acil ve kararlı karşı önlemlere ihtiyaç duymasının yanı sıra, siber-suç, deniz korsanlığı ve etno-dinsel çatışmalarla da suç, terörizm ve ayaklanma temelinde ağır sorunlarla baş etmeye çalışmaktadır. Derin bir tarihsel arka planla beraber bu durum, devlet düzeyinde kendi kaderini tayin etmeyi, uluslararası düzeyde ise bölgesel bütünleşmeyi tehlikeye atan bir güvensizlik iklimi yaymaktadır. Birincil ve ikincil kaynaklara dayanılarak hazırlanan bu tez, Batı Afrika'da kalıcı güvenliğin nasıl geliştirileceğine dair öneriler sunmak amacıyla, mevcut bütüncül siyasi karşılıkların çerçevesine yönelik bir incelemeye rehberlik edecek iki hipotezi tanımlamak amacı gütmektedir.

Batı Afrika'nın İslâmlaşması ve Songhai İmparatorluğu (M. 1464- 1591)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 İslam Tarihi Bilim Dalı
Dünya tarihinde önemli yere sahip olan Afrika kıtası İslâm dini ile yeni bir kimliğe bürünmüştür. Tarih kaynaklarında yer aldığı gibi sadece Afrika'da değil, dünyanın pek çok yerinde de İslâm'ın yayılması Müslüman tâcirler ve davetçiler vasıtasıyla gerçekleşmiştir. Bu çalışma Batı Afrika'ya İslâm'ın giriş tarihini, yayılma metotlarını, bölgenin yerlilerinin Müslümanlığı benimseme sürecini konu edinmektedir. Batı Afrika, İslâm tarihinde yer alıp önemli bir Müslüman toplumu haline gelince hem insanlık tarihinde hem de İslâm tarihinde silinmez ve unutulmaz izler bırakmıştır. Buna en iyi örnek gerek Batı Afrika'daki İslâmî ilimler temelleri üzerinde inşa edilen ilim merkezleri gerekse Müslümanların elinde Songhai gibi kurulan devletlerdir. Batı Afrika'da Müslümanlar tarafından vücuda getirilen devletler arasında Gana İmparatorluğu, Mali İmparatorluğu, Osman Dan Fodio Devleti gibi birkaç devlet bulunmaktadır. Songhai İmparatorluğu da bunlardan biridir. Bu çalışma söz konusu bu imparatorluğun doğuşu, gelişmesi, yıkılması ve İslam'a yaptığı hizmetleri konu almaktadır. Anahtar Kelimeleri: Afrika, Batı Afrika, İslâmlaşma, Songhai İmparatorluğu

Batı Anadolu'da dağılış gösteren Dolichophis caspius (Gmelin, 1789) (Serpentes: Colubridae)'un morfolojisi üzerine araştırmalar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Bu çalışmada, daha önceki yıllarda toplanmış ve ZDEU (Zoology Department, Ege University) koleksiyonunda kayıtlı bulunan Hazer Yılanı, Dolichophis caspius'a ait toplam 64 örnek morfolojik (pholidosis, vücut ölçüm ve oranları) olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; Batı Anadolu'da D. caspius'un ortalama vücut boyu 796,27 (321- 1689,2) mm olarak tespit edilmiştir. Ventral plaklar 190-211 arasında değişmekte ve ortalaması 200,06'dir. Subcaudal plak çiftleri 90-113 arasında değişmekte olup ortalaması 104, 57'dir. İncelenen örneklerin tamamında gövde ortası pul sırası 19 olarak sayılmıştır. İncelenen örneklere ait morfolojik karakterlerin ortalama biyometrik değerleri ile önceki çalışmalarda bildirilen değerler arasında anlamlı bir fark yoktur. Bu çalışmada incelenen örneklerin, morfolojik özellikler ve pholidosis bakımından literatür ile uyum içerisinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Batı balkanlar ve AB arasındaki ticaret ilişkilerinin analizi ve perspektifi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Uluslararası Ticaret ve Para Yönetimi Bilim Dalı
Geçmişten günümüze, jeopolitik bir kavşak konumunda olan Balkan bölgesinde hem ekonomik hem de siyasi faktörler önemli bir rol oynamıştır. Avrupa Birliği, bölgenin coğrafi ve siyasi olarak bütünleşmesi için, Soğuk Savaş sonrası çatışma ortamına sürüklenen Balkanlar'ı bünyesine katmayı gerekli görmüştür. AB, dünyadaki bölgesel entegrasyon hareketleri arasında en gelişmiş ve kendine has özellikleri olan bir yapıya sahiptir. Bu anlamda AB'nin Batı Balkanlar'a yönelik politikası da, günümüzde bölge ülkelerinin AB ile bütünleşmesini öngören iddialı bir gündemle ilerlemektedir. Sosyalizm ve savaş sonrası, Batı Balkan ülkeleri ekonomik yapısı oldukça zayıf bir durumda idi. AB ve diğer uluslararası kuruluşlar farklı projeler ve destek programları ile bölgenin ekonomik olarak güçlenmesini sağlamaya çalışmaktadırlar. Batı Balkanlar için bu süreç, refah düzeyinin artması ve demokrasilerinin güçlenmesi anlamında bir fırsattır. Bu çalışmada, Batı Balkanlar ve AB arasındaki ticari ilişkileri analiz etmekte ve geleceğe ilişkin bir perspektif sunmaktadır. Bunun için, Batı Balkanlar ve AB arasındaki ilişkiler ekonomik göstergeler açısından incelenmiş, bütünleşme sürecinin güçlü ve zayıf yanları ortaya konulmuştur. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Batı Balkan ve AB arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin, bölge entegrasyonunu güçlendireceği, geleceğe yönelik ekonomik potansiyellerini artıracağını ve politik ilişkilerini sağlamlaştıracağını ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler:Batı Balkanlar, Bölgesel Entegrasyon, Ticari Entegrasyon, Avrupa Birliği

Batı Trakya azınlık okulları eğitim durumları ve yasal çerçevenin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Eğitim Programları ve Öğretim Bilim Dalı
Bu çalışmada Batı Trakya Müslüman Azınlığa uygulanan eğitim sistemi, yaşanan problemlerin belirlenmesi, Azınlık ilkokullarının eğitim kalitesi ve yeterliliği, Azınlık mensubu öğretmenlerin mezun oldukları kurumun özellikleri, Azınlık ilkokullarında uygulanan iki dilli eğitimin öğrencilerde ne gibi sorunlara yol açtığı ve eğitim sisteminin yasal çerçevesine ilişkin bir durum çalışması yapılması amaçlanmıştır. Bu araştırmada çalışma yöntemi olarak nitel yöntem ve araştırma deseni olarak durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubu amaçlı örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Araştırma kapsamında Yunanistan Azınlık ilkokullarında aktif görev alan 2 öğretmen ve 1 idareci öğretmen, Azınlık ilkokullarından emekli 2 öğretmen ve yine Azınlık ilkokulu mezunu 3 öğrenci olmak üzere toplam 8 görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma kapsamında yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler uzman görüşü alındıktan sonra gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler içerik analizi yöntemi ile incelenmiş, daha sonra tema ve kategorilere ayrılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmelere ek olarak doküman analizi kapsamında Azınlık eğitimi ile ilgili raporlar incelenmiştir. Araştırma sonucu elde edilen bulgularda Yunanistan'da zorunlu eğitim içerisinde anaokulu eğitiminin yer aldığı ve Azınlıklara ait anaokullarının bulunmadığı görülmüştür. Öğrencilerin ikinci dil olan Yunancayı öğretmen kaynaklı nedenler ile eksik öğrenmeleri öğrencilerde kötü etkilere neden olduğu, Azınlık ilkokullarında verilen eğitimin ortaöğretim ve sonrası için yeterli olmadığı, Azınlık ilkokuluna giden öğrenciler ile çoğunluk ilkokuluna giden öğrenciler arasında Yunanca kaynaklı farklar bulunduğu, Azınlık ilkokullarında sorunların bulunduğunu ancak bu sorunların sadece okul kaynaklı olmadığı, Batı Trakya'da bulunan eğitim problemlerinin uzun yıllardır sürmekte olduğu ve çözülemediği, Azınlık ilkokullarına öğretmen yetiştiren tek kurumun Selanik Özel Pedagoji Akademisi olması Azınlık ilkokulu öğretmenlerinin yükseköğretim düzeyinde eğitim alacakları başka bir kurum bulunmamasını eksiklik olarak belirtildiği görülmüştür. Azınlık eğitimini iyileştirmek ve ileriye taşınmak için iki devletin de çabasının olması gerektiği, iki dilli eğitimin zekayı ve öğrencinin yaratıcılığını geliştirdiği, öğrenciye iki kültürü birden öğretmesinin avantaj olduğu, iki dilli eğitimin yeterli ve kaliteli verildiği zaman avantajlı olduğu, Azınlık ilkokullarında verilen iki dilli eğitimde bir dilin eksik kalması durumu dezavantaj olarak nitelendirildiği görülmüştür. Azınlıkların kendi haklarını savunmaları ve kendilerini ifade etmek için gerekli olduğu görülmüştür. Azınlık ilkokullarında okutulan Türkçe programının öğretmenlere belirtilmediği, Azınlık ilkokullarında her iki dilde de izlenen ders programında bazı sıkıntıların bulunduğu, Azınlık ilkokullarında materyal eksikliği bulunması ve ders kitaplarının eksikliği Azınlık öğrencilerinin eğitiminde en önemli problemlerden biri olarak görülmektedir. Azınlık ilkokullarında verilen eğitimi