Thesis Search




SEARCH RESULTS

Batı Trakya'da dini hayat

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Din Sosyolojisi Bilim Dalı
Araştırmamızda Batı Trakya 'Dedeağaç, Gümülcine ve İskeçe şehir ve köylerinde' yaşayan Müslüman Türk Toplumunun dini ve sosyal hayatı teorik ve pratik yöntemler kullanılarak incelenmiştir. Araştırmamızın örneği; din olgusunun toplumsal yapı ile karşılıklı etkileşiminin incelendiği bir din sosyolojisi çalışması örneğidir. Bu amaçla hazırlanan ankette; sosyal hayat ile dini yaşayış, inanç, ibadet ve davranışları belirleyici sorulara yer verilmiştir. Araştırmamız giriş bölümü ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde; araştırmanın konusu, amacı ve önemi, kapsam ve sınırlılıkları, yöntemleri ve hipotezleri ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde; Batı Trakya'nın sosyal yapısına, iklim, bitki örtüsü ve yeryüzü şekillerine, yüzölçümü ve nüfusuna, sosyo-ekonomik durumuna, tarihsel gelişimi ile adı ve konumuna, kültürel yapısına ve araştırma bölgemizin genel özelliklerine yer verilmiştir. İkinci bölümde; 'Temel Kavramlar' başlığı altında, din, toplum ve din-toplum ilişkisine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; araştırmanın uygulamalı kısmına yer verilmiştir. Anket formunun analizi ve bu bulgulardan elde edilen sonuçlar yer almaktadır. Bu bağlamda araştırmanın olgusal sonuçları, sosyal hayata dair bulguları, dini hayat ile ilgili bulgularından inanç ve ibadet boyutu, dini bilgi boyutu, dini duygu ve etki boyutu ve çeşitli faktörlere göre dini hayat analiz edilmiş ve sonuçlara yer verilmiştir. Son olarak ise sonuç, kaynakça, uygulamada kullanılan anket formuna ve eklere yer verilmiştir.

Batı Türkçesi dönemine ait Kuran tercümelerinde-fiil

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2014 Diğer
Türk Dilinin en önemli eserleri dini içerikli eserlerdir. Bunların içerisinde Kur'an Tercümeleri, müstensihlerin dini sorumlulukları sebebiyle sözcük biçimlerine ve gramer kaidelerine çok dikkat ettikleri eserlerdir. Çalışmamız giriş ve yedi ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Doğu Türkçesi ve Batı Türkçesiyle yazılmış Kur'an Tercümeleri hakkında geniş bir şekilde bilgi verilmiş olup bu dönemlerde yapılmış çalışmalardan söz edilmiştir. Çalışımızın birinci bölümünde Eski Anadolu Türkçesi temel alınarak eserin kendi içerisinde ve Eski Anadolu Türkçesiyle karşılaştırmalı geniş bir ses bilgisi verilmiştir. Çalışımızın ikinci bölümünde Batı Türkçesi Kur'an Tercümelerinde kök fiiller, etimolojik sözlüklerden tanıklanarak konsanant-vokal sistemine göre sınıflandırılmıştır. Çalışmamızın üçüncü bölümü yapım morfolojisi ele almaktadır. Batı Türkçesi Bursa, Manisa ve TİEM 40 Kur'an Tercümelerinde isimden fiil yapım ekleri ve fiilden fiil yapım ekleri tespit edilerek fonksiyonlarına göre ayrılmıştır. Çalışmamızın dördüncü bölümünde Batı Türkçesi Kur'an Tercümelerinde Birleşik Fiiller yapılarına göre değerlendirilerek örneklendirilmiştir. Tezimizin beşinci bölümü Batı Türkçesi Kur'an Tercümelerinde çekim morfolojisini incelemektedir. Bu bölümde Batı Türkçesi Kur'an Tercümelerindeki zaman ve şahıs çekim ekleri açısından incelenmektedir. Batı Türkçesi Kur'an Tercümelerinde Sıfat Fiiller ve Zarf Fiiller tezimizin altıncı ve yedinci bölümlerini oluşturmaktadır. Bu çalışmada, daha önce doktora düzeyinde yapılmış olan üç adet Eski Anadolu Türkçesi tezi, ilk defa Kur'an Tercümelerinde Fiil bakımından ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler Eski Anadolu Türkçesi; Bursa Kuran Tercümesi, Manisa Kuran Tercümesi, Tiem 40 Kuran Tercümesi, Kuran Tercümeleri

Batı Türkçesi dönemine ait Kur'an tercümelerinde-isim

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2014 Diğer
Türk Dilinin en önemli eserleri dini içerikli eserlerdir. Bunların içerisinde Kur'an Tercümeleri, müstensihlerin dini sorumlulukları sebebiyle sözcük biçimlerine ve gramer kaidelerine çok dikkat ettikleri eserlerdir. Çalışmamız giriş bölümü ve sekiz ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Doğu Türkçesi ve Batı Türkçesiyle yazılmış Kur'an Tercümeleri hakkında geniş bir şekilde bilgi verilmiş olup bu dönemlerde yapılmış çalışmalardan söz edilmiştir. Çalışımızın birinci bölümünde Eski Anadolu Türkçesi temel alınarak eserin kendi içerisinde ve Eski Anadolu Türkçesiyle karşılaştırmalı geniş bir ses bilgisi verilmiştir. Çalışımızın ikinci bölümü Batı Türkçesi Kur'an Tercümelerinde isim çekim ekleri, iyelik ve hâl eklerinden oluşmaktadır. Çalışmamızın üçüncü bölümünde ise fiilden isim ve isimden isim yapan yapım ekleri yer almaktadır. Batı Türkçesi Bursa, Manisa ve TİEM 40 Kur'an tercümelerinde isimden isim yapan yapım ekleri ve fiilden isim yapım ekleri tespit edilerek, bu ekler işlevlerine göre ayrılmıştır. Çalışmamızın dördüncü bölümünde Batı Türkçesi Kur'an Tercümeleri, sıfat yapılarına göre değerlendirilerek örneklendirilmiştir. Tezimizin beşinci bölümü Batı Türkçesi Kur'an Tercümelerinde sayılar konusunu incelemektedir. Batı Türkçesi Kur'an Tercümelerinde zamirler ve zarflar ise tezimizin altıncı ve yedinci bölümlerini meydana getirmektedir. Son olarak sekizinci bölümde edatlar konusu incelenmiştir. Bu çalışmada, daha önce doktora düzeyinde Kur'an Tercümeleri hakkında yapılmış olan üç adet Eski Anadolu Türkçesi tezi, ilk defa isim bakımından ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Eski Anadolu Türkçesi; Bursa Kur'an Tercümesi, Manisa Kur'an Tercümesi, TİEM 40 Kur'an Tercümesi

Batı ve Kuzey Afrika ülkelerinde pazar arayışları ve strateji geliştirme: Bir Türk aile işletmesi tecrübesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Küçük ve orta ölçekli şirketlerin uluslararasılaşma süreci (KOBİ'ler) geniş çaplı araştırma çalışmalarının bir hedefi olmuştur ve aile firmalarının genişlemesi önemli bir araştırma alanıdır (Sciascia vd., 2013; Rastorgueva, 2014). Dış pazarları hedeflemeye başlamayı planlayan şirketlerin kapsamlı bir araştırma yapması ve potansiyel uluslararasılaşma için yeterli bir pazarlama stratejisi oluşturması gerekiyor. Bu nedenle, bu çalışmanın amacı doğrultusunda, Türkiye merkezli aile şirketi Özyıl Tuz İşletmeciliği (ÖTİ) seçilmiştir. Söz konusu firma birkaç yıldır Türkiye'de faaliyet göstermekte, müşterilere tuzla ilgili çeşitli ürünler üretmekte ve sağlamaktadır (ÖTİ Gıda Ltd. Şti.). Faaliyetlerini daha da genişletmek isteyen kuruluş, Kuzey ve Batı Afrika bölgelerinde de faaliyete geçmeye karar vermiştir. Kurumun seçilen pazarlarda karlı bir şekilde faaliyet gösterebilmesine yönelik böyle bir uluslararasılaşma için başarılı bir pazarlama stratejisi geliştirmeye ihtiyacı olduğu söylenebilir. Bu şirketin seçilme nedeni; araştırmacının Sakarya Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü'nün yürütmekte olduğu Üniversiteden Pazar Elçiliğine Projesi (UPEP) kapsamında firmada çalışmaya başlamasıdır. Projenin amacı, yabancı uyruklu öğrencilere iş deneyimi kazandırırken ve şirketlere de bu öğrenciler yardımıyla dış pazarlara açılma ve uluslararası ticaretlerini geliştirmede destek olmaktır. Bu kapsamda araştırmacıya ÖTİ'nin Batı ve Kuzey Afrika bölgelerinde uluslararası ticaretini geliştirmesiyle ilgili görevler verilmiştir. Araştırmacı, söz konusu bölgelerde ÖTİ'nin uluslararasılaşması ile ilgili atandığı görevler nedeniyle, şirketin Batı ve Kuzey Afrika bölgelerinde uluslararasılaştırma stratejisiyle ilgili sorunların çoğuna tanık olmuştur. Bu nedenle, eylem araştırması yöntemini araştırma metodolojisi olarak kullanarak, belirli bölgelerde şirketin uluslararasılaşma stratejisini daha etkili kılmak için hangi yönlerin değiştirilebileceği konusunda daha kapsamlı araştırma yapma kararı alınmıştır. Eylem araştırmasının nitel metodolojisi, dünyayı değiştirerek anlamak ve iyileştirmek istediğini varsaymaktadır (Baum vd., 2006: 854). Eylem araştırması genellikle, katılımcıların sosyal durumunda olumlu bir değişim ve iyileşme sağlamak için araştırmalar yürüten ve durum hakkında pratik bilgi yanı sıra teorik ve teorik bilgi ürettiği gibi birçok fayda ile de ilişkilidir (Burns, 2015:187). Araştırmacının kişisel deneyimlerine, önceki araştırmalara ve kapsamlı literatür taramasına dayanarak, bu çalışma ÖTİ tarafından temsil edilen bir Türk aile işletmesinin analizine odaklanmakta ve Kuzey ve Batı Afrika bölgelerini hedef alırken şirketin seçtiği uluslararasılaşma stratejisinin etkili olup olmadığını belirlemektedir. Bu çalışmanın literatür taraması, Aşama Modelinin ve Global Modellerin sunumu ile şirketlerin uluslararasılaştırılmasının nedenleri ve dış pazarlara giriş yapan modlara odaklanmaktadır. Bazı uluslararasılaştırma stratejisi analiz çerçeveleri (SWOT, PES

Batum-Keda ilçesi Kvaşta köyü halk edebiyatı ürünleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Türk Halk Bilimi (Folklor) Bilim Dalı
Bu çalışmada Gürcistan'ın Batum şehri, Keda ilçesi – Kvaşta köyü halk edebiyatı ürünleri derlenip incelenmiştir. Çalışmamızın amacı yüzyıllar içerisinde Kvaşta köyünde biriktirilmiş ve yeni kuşaklara aktarılmış âdet, gelenek, görenek, yaşayış tarzlarını ve uygulamalarını derleyerek halk kültürünün kaybolmaya yüz tutan mirasının kayıt altına alınmasıdır. Bu çalışma bir alan araştırmasıdır. Alan araştırması sırasında gözlem ve görüşme teknikleri kullanarak derlemeler yapılmıştır. Girişi ve üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde araştırma alanının bulunduğu Gürcistan, Batum şehri, Keda ilçesi ve Kvaşta Köyü hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde Kvaşta Köyü Halk Edebiyatı Ürünleri, üçüncü bölümünde ise Kvaşta köyü Halk Bilimi Ürünleri incelenmiştir.

Bazalt fiber katkısının siltli zeminlerde kayma direncine etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Geoteknik Bilim Dalı
Zemin ve betonun mekanik özelliklerini iyileştirmek için lif katkı malzemelerinin kullanımı artan bir şekilde devam etmektedir. Günümüzde büyüyen çevre problemleriyle birlikte, özellikle zemin iyileştirmesi için kullanılacak ek gerecin/malzemenin çevre dostu olma özelliği varsa değerinin de artacağı açıktır. Çelik ve sentetik fiberler beton ve zemin iyileştirmesi için, doğal lifler de çoğunlukla zemin iyileştirmesi için kullanılan katkı malzemelerine örnek olarak verilebilirler. Doğal kökenli fiberlere örnek olarak gösterilebilecek bazalt fiberlerin beton dayanımını artırmaya yönelik yaygın olarak kullanıldığı bilinse de zeminlerin iyileştirilmesinde kullanımı ile ilgili çalışmalar literatürde yok denecek kadar azdır. Buradan hareketle yürütülen bu deneysel çalışmada, bazalt fiber katkısının doygun olmayan ve doygun olan siltli zemin örnekleri üzerinde kayma direncini arttırıcı etkisi araştırılmıştır. Deneysel çalışmada kullanılan silt Adapazarı'nda yüzeyin 3-4 m altından alınmıştır. İki kısımdan oluşan deneysel çalışmanın ilk aşamasında öncelikle doğal zemin 5 farklı su muhtevasında sıkıştırılarak doygun olmayan zemin örnekleri oluşturulmuştur. Çalışmanın ikinci aşamasında ise doygun zemin örnekleri, 100 kPa- 200 kPa ve 300 kPa düşey gerilme altında konsolidasyona tabi tutularak elde edilmiştir. Birinci aşamada kompaksiyondan, ikinci aşamada ise konsolidasyon sürecinden sonra elde edilen her bir numuneden 4'er adet silindirik numune alınarak farklı çevre basınçlarında konsolidasyonsuz drenajsız üç eksenli hücre kesme deneyleri (UU) yapılmıştır. Çalışmanın her iki safhasında doğal numuneler üzerinde deneyler bitirildikten sonra aynı işlemler 6 mm - 12 mm ve 24 mm boylarında bazalt fiberlerin, doğal zemine ağırlıkça %1 - %1,5 ve %2 oranında karıştırılarak elde edilmiş numuneler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında makroskopik görüntüler ve mikroyapı arasında bir korelasyon oluşturmak için, Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) analizleri doğal zemin örnekleri ve bazalt fiberleri ile güçlendirilmiş örnekler üzerinde yapılmıştır. Gerçekleştirilen 320 adet UU deney sonucuna göre, silt zemine bazalt fiber eklenmesiyle doygunluk derecesi farketmeksizin tüm numunelerde drenajsız kayma direncinin arttığı görülmüştür. Fiber uzunluğunun artmasıyla direnç artışı sürekli yükselme eğiliminde iken, fiber oranının ağırlıkça %1,5 seçildiği durumda direnç artışı en yüksek bulunmuş, fiber oranının %2'ye yükseltilmesi durumunda direnç artışı daha düşük olmuştur. Sonuç olarak bazalt fiberin kullanılageldiği beton yanında zemin özelliklerini iyileştirmede de alternatif olabileceği ortaya konmuştur.

Bazı 2-fenoksiasetamit/ 3-fenoksipropanamit türevlerinin sentezi ve biyolojik aktivitelerinin değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Sunulan tez çalışmamızda, fenoksiasetamit türevi 3 bileşik, fenoksipropanamit türevi 2 bileşik ve oksobütanamit türevi 3 bileşik olmak üzere 8 yeni bileşik sentez edildi. Sentezlenen bileşiklerin yapıları, 1H-NMR, 13C-NMR, HRMS ve elementel analiz verileri ile kanıtlandı. Daha sonra, bileşiklerin 10 µM konsantrasyonda asetilkolinesteraz (AKE) ve bütirilkolinesteraz (BKE) inhibitör aktiviteleri in vitro Ellman yöntemiyle değerlendirildi ve %50'nin üzerinde inhibisyon oluşturan bileşiklerin IC50 değerleri hesaplandı. İlave olarak sentezlenen tüm bileşiklerin IL-1ß, IL-6, TNF-? ve NO gibi enflamatuvar belirteçlerin düzeyleri üzerine etkileri incelendi. Ayrıca bileşiklerin sitotoksisite ve metal şelasyon özellikleri değerlendirildi. Son olarak en güçlü AKE inhibitörü bileşik 8'in (IC50 = 0.63 µM) ve en güçlü BKE inhibitör bileşiği 1'in (IC50 = 2.10 µM) bağlanma modlarını belirlemek için moleküler kenetlenme (docking) çalışmaları gerçekleştirildi.

Bazı Afrika ülkelerinde eğitim ve istihdam ile ekonomik büyüme ilişkisinin analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Diğer
Çoğu çalışma, ekonomik büyüme ve eğitim veya ekonomik büyüme ve istihdam arasındaki ilişkiyi araştırmaya çalışmaktadır. Bu çalışma, Afrika'nın dört yönünden seçilmiş ikişer; toplamda da sekiz ülke örneğini incelemektedir. Bu ülkeler, ekonomik büyüme kalıpları, eğitim sistemi ve bir derece, istihdam şartları bakımından benzer özellikler göstermekte olup homojendirler. Bu çalışmanın amacı, eğitim, istihdam ve ekonomik büyüme arasındaki ampirik ilişkiyi incelemektir. Bu bağlamda, çalışma 1960-2014 dönemi için seçilmiş sekiz Afrika ülkesinde, eğitim ve istihdamın ekonomik büyümeye katkısını değerlendirmektedir. Daha özel olarak, okullaşma derecesi ve istihdam seviyelerinin ne derece Afrika'nın daha hızlı büyümesine yardım ettiği analiz edilmektedir. İlk olarak, CADF birim kök testi uygulanarak seriler birim kök açısından test edilmektedir. Daha sonra, Pesaran (2007) tarafından geliştirilen CCEMG, değişkenler arasında uzun dönem ilişki olup olmadığını analiz etmek için çalışmada istihdam edilmektedir. CCEMG sonuçları, istihdam ve sermaye stoku değişkenlerin katsayılarının istatistiki olarak önemli olduğunu ve pozitif bir şekilde Afrika'daki büyümeyi etkilediğini göstermektedir. Fakat düşük eğitim kalitesi, eğitim sisteminin yetersizliği ve Afrika'da uygulanan bu eğitim sisteminin eksikliği sebebiyle; eğitim değişkeniyle ekonomik büyüme arasında anlamsız negatif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada Afrika hükümetlerine ek olarak politika yapıcılarının da ulusal kaynakları yetenekli mezunlar yetiştirebilmek adına lise ve teknik eğitim için harcamaları gerektiğine, Afrika ekonomisini aşırı şekilde etkileyen beyin göçünü engellemek için adımlar atılması gerektiğine ve yurttaki sermaye yatırımını geliştirmeye ihtiyaç duyulduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar kelimelere: Ekonomik Büyüme, İstihdam, Eğitim, Afrika ve Panel Veri Analizi

Bazı aminoasitlerin schiff bazı ile türevlendirilerek HPLC ile tayin

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bu tez çalışmasında, esansiyel amino asitlerden olan valin, izolösin ve triptofan'ın tayini için yüksek performanslı sıvı kromatografi (HPLC) yöntemi geliştirilmeye çalışılmıştır. Çalışmada türevlendirme teaktifi olarak 2-metoksi benzaldehit kullanılmış ve amino asitlerin Schiff bazı yapısında bileşikleri sentezlenmiştir (2-metoksi-N-benziliden-L-triptofan metilester, 2-metoksi-N-benziliden-L-izolösin metilester ve 2-metoksi-N-benziliden-t-butilester). Tez konusu olan amino asitlerin hemen hemen tamamını türevlendirmek için amino asit aldehit oranı 1:400 olarak belirlenmiştir. Derişimi 1,0x10-5 ila 5,0x10-3 mol/L aralığında değişen bir seri Schiff bazı çözeltileri hazırlanmış ve bu çözeltilerin 315 nm dalga boyunda kromatogramları alınmış ve ölçülen pik alanlarına karşı derişim grafikleri (kalibrasyon grafikleri) elde edilmiştir. Bu grafiklerden yararlanılarak 2-metoksi-N-benziliden-L-triptofan metilester 2-metoksi-N-benziliden-L-izolösin metilester ve 2-metoksi-N-benziliden-t-butilester için gözlenebilme sınırı (LOD) ve alt tayin sınır (LOQ) sırasıyla 6,16x10-5 ve 2,05x10-4 ; 5,94x10-5 ve 1,98x10-4 ; 1,41x10-4 ve 4,71x10-4 M olarak hesaplanmıştır.

Bazı aritmetik fonksiyonların istatistiksel limit ve yığılma noktaları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu tezde, temel olarak analitik sayılar teorisinde büyük öneme sahip $a_p(n)) ,~(\gamma(n)),$ ve $~(\tau(n))$ aritmetik fonksiyonlarının istatistiksel limit ve istatistiksel yığılma noktaları kümeleri incelenmiştir. Ayrıca, $\Delta$ ileri fark operatörü kullanılarak özellikle $~\gamma(n)$ ve $~\tau(n)$ aritmetik fonksiyonlarından elde edilen yeni $(Delta \gamma(n))$~ve ~$(\Delta \tau(n))$ aritmetik fonksiyonları ve daha genel olarak $r \in ~\mathbb{N}$ için $(\Delta^{r}\gamma(n)) $ ve $(\Delta^{r}\tau(n)) $ aritmetik fonksiyonlarının istatistiksel limit ve yığılma noktalarının kümesi incelenmiştir. Bu dizilerden$a_p(n)) $ aritmetik fonksiyonun istatistiksel limit ve yığılma noktaları kümesinin doğal sayılara eşit olduğu gösterilmiştir.

Bazı arpa çeşitlerinde ve yabani arpa (Hordeum spontaneum Kosh.)'da soğuğa uyumda etkili genlerin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Bitki Islahı Bilim Dalı
Tahıllarda adaptasyon kapasitesinin farklı bileşenlerin ve onların rolünü tanımlamak amacı ile11 tescilli arpa genotipinin yaprak-su potansiyel (MPa) değişimi olarak hücresel fizyolojik reaksiyonlarının değerlendirilmesi, soğuk stresine karşı kontrol ve soğuk uygulama (+4 °C) koşullarında ve 5 haftalık bitkiler üzerinde, 10 gün boyunca basınçlı bomba PMS aletleri ile yapılmıştır. Soğuk stresinde, bitkilerin yaprak-su potansiyeli (-0.68 MPa) kontrolden (-0,53 MPa) önemli ölçüde farklılık göstermiştir. Soğuğa duyarlı HvCBF1, CBF9, COR14b, DHN8 genlerin 11 kültür ve 2 yabanı arpa genotiplerinde GAPDH kontrol geni ile gerçek zamanlı kantitatif PCR yöntemi ile kontrol ve soğuk alıştırma koşullarındaki transkript değişikliklerin araştırılması sonucunda, HvCBF1 gen transkript miktarının bu bitkideki yaprak-su potansiyel değişimleri ile ilgili olduğu belirlenmiştir. Sonuçlara göre çalışılan genotipler arasında en düşük su potansiyel kaybına sahip olan bitkiler bu genin en yüksek ekspresyon düzeyi göstermiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde elde edilen sonuçlar, HvCBF1 geninin; tahıllarda soğuk ve su stresi toleransını arttırma yönunde etkili bir gen olabileceğini açıklamaktadır. Bu çalışmada; arpada T-DNA transfer potansiyelinin iyileştirilmesi için gen transferi ile ilgili bazı faktörler tekrar değerlendirilip, optimize edilmiştir. Bu faktörler in vitro rejenerasyon, eksplant uygulamaları ve ko-kültivasyon süresi ile ilgili olmaktadır. Bu amaçla, Özen genotipinin, zigotik embriyoları (MS ortamında 24 saat soğuk muamelesi (+4 °C) yapılan embriyolar ve kontrol embriyolar), p35 GUS-INT plazmidini barındıran Agrobacterium tumefaciens GV 2260 suşu ile muamele edilmiştir. Daha sonra 24 ve 48 saat ko-kültivasyona tabi tutulmuştur. En yüksek transformasyon 24 saat soğuk işleme tabi tutulan ve ardından 48 saatlık ko-kültivasyon süresindeki eksplantlardan elde edilmiştir.

Bazı bitki ekstrelerinin antioksidan aktivitesi ve rozmarinik asit içeriği üzerine çalışmalar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Bitkiler sağlık, gıda ve kozmetik alanlarında kullanılma potansiyeline sahip çok değerli sekonder metabolitler içerirler. Bu potansiyellerini ortaya koymak için biyoaktivitelerini ve kimyasal içeriklerini araştırmak gerekir. Bu çalışmada Anadolu karaçamı [Pinus nigra Arn. subsp. pallasiana (Lamb.) Holmboe], nar (Punica granatum L.) ve meyan (Glycyrrhiza glabra L. var. glabra) bitkilerinin farklı kısımlarından hazırlanan metanol ve %30 etanol ekstrelerinin sırasıyla antioksidan aktivitesi ve rozmarinik asit içeriği araştırıldı. Çamın kozalak, yaprak ve odun; narın meyve, yaprak, çiçek ve odun; meyanın yaprak, odun ve meyve tohumu örneklerinden hızlı Soxhlet ekstraksiyonu ile hazırlanan ve kuruluğa kadar buharlaştırılan ham metanol ekstreleri, çözünürlüklerine göre metanol ve dimetilsülfoksit (DMSO) fraksiyonlarına ayrıldı. Metanol ve DMSO fraksiyonları DPPH serbest radikal süpürme ve bakır indirgeyici antioksidan kapasite (CUPRAC) testleri gibi iki tamamlayıcı yöntemle potansiyel antioksidan aktiviteleri için tarandı. Ayrıca her iki fraksiyonun toplam fenolik madde içerikleri Folin-Ciocalteu yöntemi ile belirlendi. DPPH testinde örneklerin IC50 değerleri 0.03-5.279 mg/mL arasında değişkenlik gösterdi. En yüksek akiviteyi nar-meyve ekstresinin metanol fraksiyonu gösterdi (IC50 = 0.030±0.007 mg/mL). CUPRAC testinde örneklerin troloks eşdeğeri antioksidan kapasiteleri (TEAC) 0.124-2.323 mmol TEAC/g kuru ağırlık arasında değişti. En yüksek kapasite 2.323±0.401 mmol TEAC/g kuru ağırlık değerine sahip nar-meyve ekstresinin metanol fraksiyonunda saptandı. Çalışılan örneklerin gallik asit eşdeğeri (GAE) toplam fenolik madde içeriklerinin 26.60-526.85 µg GAE/mg kuru ağırlık arasında değiştiği bulundu. Nar-meyve ekstresinin metanol fraksiyonu 526.85±2.128 µg GAE/mg kuru ağırlık değeri ile en yüksek toplam fenolik madde içeriğine sahipti. Ek olarak metanol fraksiyonlarının balık patojenlerinden Aeromonas hydrophila, Edwardsiella tarda, Lactococcus garviae, Vibrio anguillarum ve Yersinia ruckeri üzerinde antimikrobiyal etki gösterip göstermedikleri disk difüzyon agar testi ile araştırıldı ve etkili olanlarda mikrodilüsyon plaka yöntemiyle minimum inhibe edici konsantrasyon (MİK) tayinleri yapıldı. Nar-meyve ekstresinin metanol fraksiyonu çalışmada kullanılan tüm bakterilere karşı antimikrobiyal aktivite gösterdi. Bu ekstrenin oluşturduğu en yüksek inhibisyon zon çapı (16±1 mm) L. garviea'da gözlenirken, MİK değeri 138 µg/mL olarak hesaplandı. Nar-yaprak ve nar-çiçek örnekleri de A. hydrophila hariç tüm bakterilerin üremesini belli oranlarda inhibe etti. Son olarak, bitkisel materyallerden ultrasonikasyon tekniğiyle hazırlanan %30 etanol ekstrelerinin rozmarinik asit içeriği yüksek performanslı sıvı kromatografisi (HPLC) yöntemi ile araştırıldı. Meyan-yaprak örneğinin tüm örnekler içinde 2.925±0.039 mg/g kuru ağırlık değeri ile en yüksek rozmarinik asit içeriğine sahip olduğu bulundu. Çalışmada elde edilen sonuçlar, aynı bitkinin farklı organların

Bazı bitki uçucu yağları ve anabileşenlerinin depo zararlıları acanthoscelides obtectus say (Coleoptera: Bruchidae) ve Sitophilus oryzae L. (Coleoptera: Curculionidae)'ye karşı kaçırıcı ve böcek gelişimini engelleyici etkilerinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Entomoloji Bilim Dalı
Fasulye tohum böceği, Acanthoscelides obtectus Say (Coleoptera: Bruchidae) ve Pirinç biti, Sitophilus oryzae L. (Coleoptera: Curculionidae) dünyada depolanmış ürünlerde ekonomik kayıplara neden olan önemli zararlılardır. Mevcut mücadele stratejilerinde kullanılan kimyasal pestisitler çevre ve insan sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sahiptirler ve giderek de yasaklanmaktadırlar. Bu nedenle, yukarıda sözü edilen depo zararlılarının mücadelesi için doğal ve güvenli ürünler geliştirmeye ihtiyaç vardır. Bu calışmada, ökaliptus (Eucalyptus camaldulensis), nane (Mentha piperita) ve anason (Pimpinella anisum) uçucu yağlarının ve anabileşenleri (sırasıyla 1,8-cineole, L-menthol ve trans-anethole)'nin, A. obtectus ve S. oryzae'ye karşı kaçırıcı, yumurta ve döl verimini engelleyici etkileri test edilmiştir. Uçucu yağların ekstraksiyonu, hidro-distilasyon yoluyla yapılmış, kimyasal analizleri ise gaz kromatografisi-kütle spektrometrisi (GC-MS) ile belirlenmiştir. Test edilen uçucu yağların ve anabileşenlerinin kaçırıcı etkisi tek ürün uygulaması, ikili (1:1) ve üçlü (1:1:1) kombinasyonlar halinde 3.6, 7.1, 14.3, 28.6 ve 57.1 µl/l hava dozlarında Y-tüp olfaktometre kullanılarak değerlendirilmiştir. Yumurta ve döl verimini engelleyici etkilerinin değerlendirilmesinde ise, A. obtectus için herbirinde 20 g fasulye tanesi, S. oryzae için ise 20 g buğday tanesi bulunan cam kavanozlar kullanılmıştır. Bu testlerde uçucu yağların 2, 4, 8 µl/l hava, anabileşenlerin ise 0.5, 1, 2 µl/l hava dozları kullanılmıştır. Yumurta ve döl verimini engelleyici etki testlerinde, A. obtectus ve S. oryzae erginleri (0-24 saatlik) uçucu yağların ve anabileşenlerinin 123.0 ile 430.7 µl/l hava arasındaki dozlarına ön maruz bırakıldıktan sonra, erginler ön maruz bırakılmış erkekle ön maruz bırakılmış dişi (ÖE x ÖD); ön maruz bırakılmış erkekle ön maruz bırakılmamış dişi (ÖE x GD); ön maruz bırakılmamış erkekle ön maruz bırakılmış dişi (GE x ÖD) ve ön maruz bırakılmamış erkek ile ön maruz bırakılmamış dişi (GE x GD) olacak şekilde farklı kombinasyonlarda çiftleştirilmiştir. Döl verimini engelleyici etki, uygulamadan 60 gün sonra yapılan yeni döl ergin sayımlarıyla belirlenmiştir. Üç uçucu yağın fitokimyasal analizi, ökaliptus içinde 1,8-cineole (%46.74)'ün, nane içinde L-menthol (%64.40)'ün ve anason'da trans-anethole (%89.85)'ün anabileşenler olduğunu göstermiştir. Acanthoscelides obtectus'a karşı kaçırıcılığın (KD50), doza bağlı olduğu görülmüştür. Uçucu yağlar ve anabileşenlerinin kaçırıcılık etkinliğinin sırasıyla anason > ökaliptus > trans-anethole > 1,8-cineole > nane > L-menthol şeklinde olduğu ve KD50 değerlerinin de sırasıyla 8.382, 9.394, 11.266, 11.813, 20.291, 23.585 µl/l hava şeklinde olduğu görülmüştür. Ayrıca, uçucu yağların ve anabileşenlerinin ergin S. oryzae'ye karşı kaçırıcılık etkinliğinin sırasıyla, trans-anethole > anason > 1,8-cineole > ökaliptus > nane > L-menthol şeklinde olduğu görülmüş ve KD50 değerleri ise 11.247, 13.659, 17.704, 18.956, 29.906 ve 48.798 µl/

Bazı börülce populasyonlarının agromorfolojik karakterizasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Bu tez çalışması Ege bölgesi ekolojik koşullarında yetiştirilecek börülce (Vigna unguiculata (L.) Walp.) ekotiplerinin bazı morfolojik özellikleri ile verim ve verim öğelerinin belirlenmesi amacıyla Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümünün üretim ve araştırma alanlarında 2019-2020 üretim sezonunda gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hem yabancı hem de yerel börülce genotipleri deneme alanlarına ekilmiş ve genotiplerin morfolojik ve verim ögeleri karşılaştırılmıştır. Çalışmada yurt dışından getirilen 26 yabancı ve 42 yerel börülce genotipi denemeye alınmıştır. İncelenen agronomik özellikleri çıkış süresi, çiçeklenme süresi, vejetasyon süresi, agromorfolojik özellikleri ise büyüme davranışı ve tipi, hipokotil uzunluğu, bitkide renk, tüylenme durumu ve dal sayısı, yaprakların rengi, şekli ve alanı gibi özellikler gözlenmiş, ayrıca, çiçek özellikleri (ilk çiçeklenme,% 50 çiçeklenme, renk ve çiçek salkımın yeri) incelenmiş, bakla oluşumundan sonra, bakla şekli, rengi, uzunluğu, genişliği ve çapı, tohumlarda ise tohum şekli, rengi, göz rengi, uzunluğu, genişliği, çapı gibi özellikler belirlenmiştir. Hasat ettikten sonra verim ve verim öğeleri (bitkide bakla sayısı, baklada tane sayısı, bin dane ağırlığı ve dekara tane verimi) tespit edilmiştir.

Bazı fenolik asitlerin ultra yüksek performanslı sıvı kromatografisi (UHPLC) ile tayini ve yöntem validasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu çalışmada, bazı önemli fenolik asitlerden olan Protokateşik asit (PCA), p-Hidroksibenzoik asit (p-HBZ), Kafeik asit (CAF), Şirincik asit, (SYR) p-Kumarik asit (p-COU), t-Ferulik asit (t-FER), Rozmarinik asit (ROS) ve t-Sinnamik asit (t-CIN)'in eriklerde ve bazı gıda takviyelerinde tayini için hızlı ve seçici ultra yüksek performanslı sıvı kromatografisi (UHPLC) yöntemi geliştirilerek validasyonu yapılmıştır. Fenolik asitler, Agilent Zorbax Eclipse Plus C8 (3,0 mm×150 mm×1,8 µm) kolonunda ve A (su:metil alkol:formik asit; 88:10:2; h/h/h), B (su:metil alkol:formik asit; 8:90:2; h/h/h) hareketli fazı kullanılarak UV dedektör ile 280 nm dalga boyu değerinde belirlenmiştir. Akış hızı 0,4 ml/dk ve enjeksiyon hacmi 10 µl'dir. Geliştirilen yöntemin kesinlik, doğruluk, gözlenebilme sınırı (LOD), tayin alt sınırı (LOQ) ve kararlılık parametrelerine göre validasyonu yapılmıştır. Çalışılan fenolik asitler için yüksek korelasyon katsayıları (r2= 0,9991-0,9999) ile doğrusal grafikler elde edilmiştir. Gün içi ve günler arası kesinlik deneylerinde %3,82'den küçük %BSS değerleri ile yöntem tekrarlanabilirdir. Deneyler farklı erik türlerinde ve gıda takviye edici olarak kullanılan piknogenol ile supradin tabletlerinde gerçekleştirilmiştir. Erik sularından fenolik asitlerin saflaştırılması için C18-OH kolonu ile katı faz ekstraksiyonu (SPE) yapılmıştır. Anahtar kelimeler: UHPLC, Fenolik asitler, Katı faz ekstraksiyonu, Yöntem geliştirme, Validasyon.

Bazı gelişmiş ülkeler ile Nijer'de sınıf öğretmenlerinin eğitimi ve istihdamı konusunda karşılaştırmalı bir analiz

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Eğitim Yönetimi, Teftişi, Planlaması ve Ekonomisi Bilim Dalı
Bu çalışmada, seçilmiş bazı gelişmiş ülkelerin öğretmen yetiştirme ve istihdam uygulamaları ile Nijer'in sınıf öğretmeni yetiştirme ve istihdam uygulamaları karşılaştırılmıştır. Bu çerçevede, Singapur, Güney Kore, Finlandiya, Polonya, İrlanda, Türkiye ve Nijer'de sınıf öğretmenlerinin yetiştirilmesi, istihdamı ve sürekli mesleki gelişimi konularında temel kaynaklar incelenerek, benzerlik ve farklıkları ortaya konulmuştur. Çalışma kapsamında yer alan OECD ülkeleri, PISA 2012 sınavında yüksek performans gösteren ve öğretmen yetiştirme ve istihdamında başarılı bir politikaya sahip olma ölçütleri göz önünde bulundurularak seçilmiştir. Ayrıca, Türkiye OECD üyesi olarak araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmada seçilmiş ülkeler ile ilgi genel bakış, sınıf öğretmenlerie verilen hizmet öncesi eğitimi, çalışma koşulları ve sürekli mesleki gelişim konuları ile ilgili verilerin elde edilmesi amacıyla doküman incelemesi yapılmış ve elde edilen veriler karşılaştırmalı eğitim analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Analizler sonucunda ülkeler arasında farlılık ve benzerlikler gözlemlenmiştir. Hizmet öncesi eğitimi ile ilgili gelişmiş ülkelerde, öğretmen yeterliliğinin geliştirilmesi için öğretmen yetiştirme kurumlarının yükseköğretime devredilmiştir. Öğretmenlik eğitim programına yüksek nitelikli adayları seçilebilmek için Singapur, Güney Kore ve Finlandiya'da sıkı bir eleme kullanıldığı ve mülakata önem verildiği gözlemlenmiştir. Gelişmiş ülkelerde öğretmenlerin istihdam koşulları kapsamında öğretmenlere işlerinde giderek özerklik tanındığı ve sorumluluk verildiği gözlenmiştir. Öğretmenliğin, toplum nezdinde saygın bir meslek olarak görülmeye devam etmesi için devlet tarafından gereken maddi ve manevi destek sağlanmaya çalışıldığı görülmüştür. Gelişmiş ülkelerde öğretmenlerin sürekli mesleki gelişim katılabilmeleri için haftalık iş yüklerinin azaltıldığı, gereken izin ve maddi desteği sağlandığı saptanmıştır. Çalışmanın sonunda, elde edilen bulgular doğrultusunda Nijer için yukarıda belirtilen uygulamalar ile ilgili öneriler sunulmuştur.

Bazı ilac mikrokirleticilerinin suların yeniden kullanımına etkilerinin sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
daha sonra doldurulacaktır

Bazı ilaç mikrokirleticilerinin suların yeniden kullanımına etkilerinin sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
İklim değişikliği, hızlı kentleşme, sanayileşme ve turizm ile büyük miktarda atık su deşarjı, atık su geri kazanımı, Türkiye'nin çok büyük bir potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Atık suyun geri kazanılması ve yeniden kullanılması, değerli tatlı su kaynaklarını korumak için oldukça önemlidir. Tarımsal kullanım gibi düşük kaliteli suyun yeniden kullanım uygulamaları şu an için yeterli olsa da, gelecekte, geri kazanılan daha yüksek kalitede ki suyun yeniden kullanımı beklenmektedir. Bu nedenle, yüksek kaliteli suyu değerlendirmede ve yeniden kullanımında ileri atıksu arıtımı için optimum çözümü belirlemek adına iki teknik, adsorpsiyon ve nanofiltrasyon çalışmaları incelenmiştir. Giderim potansiyeli, laboratuvarda, ng/L ile µ/L değerleri arasında değişen eser konsantrasyonlarda ve atık su içinde tespit edilen üç refrakter farmasötik (İbuprofen (IBU), Diklofenak (DIC) ve Parasetamol (PARA)) için incelenmiştir. Deneyler, bilinen miktarlarda farmasötik ilavesiyle sentetik atık suda gerçekleştirilmiştir. Membranlar, mikro-kirleticilerin (ilaçların) geri kazanımı sağlanan suya geçişini engellemek için kullanılabilir. Bu çalışmada, seçilen ilaçların sentetik atık sulardan filtrasyonu için iki tip nanofiltrasyon membranı test edilmiştir. pH'ın membran verimliliği üzerindeki etkisi oldukça fazladır. Farklı pH'larda ilaçların davranışının değiştiği gözlemlenmiştir. Sonuçlar, DIC (% 99,7) > IBU (% 81,2) > PARA (% 49) ile birlikte TOK (% 95,3) ve KOİ (% 84) olup, ilaçlar üzerinde etkileyici şekilde giderim olduğunu göstermektedir. IBU tableti içeren atık su ve ilac karışımı için de nanofiltrasyon yapılmıştır. Orta ile yüksek giderim değerleri, sadece ilaçların moleküler boyutlarının değil aynı zamanda ilaçların hidrofobikliğinin de etkili olduğunu göstermiştir. Farmasötiklerin portakal kabuğundan üretilen biyokömür ile adsorpsiyonları test edilmiştir. Biyokömür ile ilaç adsorpsiyon çalışmaları, zaman, pH, ilaç konsantrasyonu ve adsorban dozu gibi farklı koşullar altında gerçekleştirilmiş ve sonuçlar Toz aktif karbon (TAK) ile karşılaştırılmıştır. Adsorpsiyon kinetiği ve izotermleri, dengede maksimum adsorpsiyonu doğrulamak için kullanılmıştır. Portakal kabuğu biyokömürünün karakterizasyonu SEM, XRD, FTIR ve BET (N2 adsorpsiyon) kullanılarak yapılmıştır. Bu çalışma portakal kabuğundan elde edilen biyokömür, ilaçların sulu çözeltilerden gideriminde umut verici, düşük maliyetli, çevre dostu ve aktif karbona alternatif olarak bulunmuştur. Portakal kabuğu biyokömüründen elde edilen ilaçların yüzde giderim verimleri, DIC>IBU>PARA olarak gözlemlenmiştir.

Bazı integral dönüşümlerin genişlemeleri ve kesirli mertebeden kısmi diferansiyel denklemlere uygulamaları üzerine

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Son yıllarda, diferansiyel denklemler, integral denklemler, kısmi diferansiyel denklemler, kesirli diferansiyel denklemler ve bu formlara sahip olan denklem sistemleri fizikçiler, matematikçiler ve mühendisler tarafından büyük ilgi görmektedir. Bu yapılara sahip denklemler, bölünme ve reaksiyon süreçleri, dinamik sistemlerin kontrol teorisi, olasılık ve istatistik, elektrik ağları, sinyal işleme, sistem tanımlama, finansal piyasa ve kuantum mekaniği gibi mühendislik ve bilimin birçok alanında olayları ve süreçleri modellemek için kullanılmaktadır. Bu formlara sahip denklemleri çözmenin etkili yöntemlerinden biri, integral dönüşüm yöntemleridir. Bu nedenle, birçok araştırmacı tam sayı ve kesirli mertebeli kısmi diferansiyel denklemlerin geniş sınıflarını çözmek için yeni integral dönüşümlerini bulmak ve genelleştirmek konusunda büyük çaba göstermektedirler. \par Bazı integral dönüşümlerin genişlemeleri ve kesirli mertebeden kısmi diferansiyel denklemlere uygulamaları üzerine başlıklı bu tez çalışması beş bölümden oluşmaktadır. \par İlk bölümde, kesirli analiz ve bazı önemli integral dönüşümler ile ilgili temel teoremlere ve formüllere yer verilmiştir.\par İkinci bölümde, tek katlı Shehu dönüşümünün iki katlı Shehu dönüşümüne genelleştirilmesi ve bu genelleştirmenin bazı özelliklerine, teoremlerine ve uygulamalarına yer verilmiştir. Ayrıca, bu bölümde kesirli Black-Scholes denklemlerini çözmek için Aboodh ayrıştırma yöntemi kullanılmıştır ve üç katlı Aboodh dönüşümü tanıtılmıştır, Aboodh dönüşümü ile ilgili bazı temel özellikler ve teoremler verilmiştir.\par Üçüncü bölümde, bazı doğrusal uyumlu (conformable) kesirli kısmi diferansiyel denklemleri ve doğrusal olmayan uyumlu kısmi diferansiyel denklem sistemlerini çözmek için uyumlu Laplace dönüşümü ve uyumlu iki katlı Laplace ayrıştırma yönteminin uygulamaları verilmiştir. Bunlara ek olarak, belirli bir türdeki tekillikler ile uyumlu kesirli diferansiyel denklemlere uygulanabilen yeni bir uyumlu integral dönüşümü tanıtılmıştır. \par Dördüncü bölümde ise uygulamalı bilimler ve mühendislikte karışlaşılan çeşitli doğrusal olmayan modellerin tam (exact) ve yaklaşık (approximate) çözümlerini elde edebilmek için uyumlu Sumudu ayrıştırma yöntemi (conformable Sumudu decomposition method) olarak adlandırılan yeni bir yöntem tanıtılmıştır. Ayrıca, uyumlu Sumudu dönüşümü, iki katlı uyumlu Sumudu dönüşümüne genelleştirilmiştir ve bununla ilgi olarak bazı temel özelliklere, teoremlere ve uygulamalara yer verilmiştir. \par Son olarak, beşinci bölümde ise, bu çalışmanın sonuçlarına yer verilmiştir.

Bazı kavun (Cucumis melo L.) genotiplerinin morfolojik ve moleküler karakterizasyonu, haploid bitki eldesi ve heterotik grup oluşturulması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Bu çalışma kapsamında, Kuzey Agripark Firmasına ait seralarda yetiştirilen ve ıslah materyali olarak kullanılan 17 genotipe ait 319 kavun bitkisi kullanılmıştır. Bu genotiplerin 13 ayrı morfolojik karakter açısından gözlemi yapılmıştır. Morfolojik çalışmalar sonucu elde edilen verilerin istatistiksel analizleri, Temel Bileşenler Analizi (TBA) ve Kümeleme (Cluster) Analiz Yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Analizlerde SAS v 9.3 ve Minitab 17.0 bilgisayar paket programları kullanılmıştır. Genotiplerin TBA ve kümeleme analizi ile sınıflandırılması sonucunda donör bitkilere ait 4 farklı grup elde edilmiştir. On yedi genotipe ait bitkilerden elde edilen 76 tane double haploid bitkinin ise 6 morfolojik karakter için gözlemi yapılmış ve elde edilen verilerin istatistiksel analizleri, Temel Bileşenler Analizi (TBA) ve Kümeleme (Cluster) Analiz Yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu analizlerin sonucunda double haploid bitkilere ait 4 farklı grup belirlenmiştir. Moleküler karakterizasyon çalışmalarında 47 adet SSR primeri tüm genotiplerde taranmış ve polimorfik olan 7 adet SSR primeri çalışmada kullanılmıştır. SSR analizleri sonucu elde edilen veriler için binom veri matriksi oluşturulmuştur. SAS v 9.3 ve Minitab 17.0 bilgisayar paket programları kullanılarak Çok Değişkenli Kümeleme Analizi ve Temel Bileşenler Analizi verilerin analizi için kullanılmıştır. Bu analizlerin sonucunda 17 genotipe ait bitkilerin moleküler olarak gruplandırılmasında 5 farklı grup, 76 tane double haploid bitkinin moleküler gruplandırılmasında ise yine 5 farklı grup oluşmuştur. Ayrıca 76 adet double haploid kavun bitkisinin önemli bir fungal hastalık olan Fusarium oxysporum f. sp. melonis'in 0,1 ve 2 ırkları için moleküler testlemesi SCAR ve CAPS markırları kullanılarak yapılmıştır. 33 tane bitkinin her üç ırka da dayanıklı olduğu bulunmuştur.