Thesis Search




SEARCH RESULTS

Bazı metal bazlı nanomateryallerin toksik etki potansiyellerinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2015 Diğer
Nanomateryaller gıda, tekstil, bilişimve metal endüstrisi gibi birçok sektörde kullanılmakta olup, tıp alanında hedefli ilaç molekülünden erken teşhis için görüntüleme ajanı ve biyosensör oluşturulmasına kadar birçok çarpıcı gelişmeye imkan tanımaktadırlar. Her ne kadar günümüzde mucize materyal olarak hayatın vazgeçilmezleri arasına girseler de artan yoğunlukta kullanılan nanomateryaller gerek mesleki gerekse de çevre ve insan sağlığını tehdit eden maruziyet risklerini de beraberinde getirmektedir. Nanoteknoloji alanındaki kullanımları yanı sıra üretim esnasında safsızlık olarak da risk oluşturmaktadırlar. Metal bazlı nanomateryaller de cam ve boya sanayinde, cilalamada, elektronik eşya üretiminde, ilaç ve gıda katkı maddelerinde, kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde, bioteknoloji ve tıp alanında görüntülemede sıklıkla kullanılan materyallerdir ve her insan içtiği sudan, soluduğu havaya, yediklerine kadar çeşitli şekillerde metal bazlı nanomateryallere maruz kalmaktadır. Bu sebeple, ¨Bazı metal bazlı nanomateryallerin toksik etki potansiyellerinin araştırılması¨ başlıklı doktora tez çalışmasında sıklıkla kullanılan kobalt (II, III) oksit (Co3O4), kobalt ferrit (CoFe2O4), bakır (II) oksit (CuO) ve nikel (II) oksit (NiO) nanopartiküllerinin toksik etki potansiyelleri karaciğer (HepG2), sinir (SH-SY5Y), böbrek (NRK-52E), bağırsak (Caco-2) ve akciğer (A549) hücre dizileri üzerine etkileriin vitro olarak değerlendirilmiş olup, partiküllerin boyut ve dağılımları ve hücre tarafından alımlarının tespitini takiben sitotoksik, genotoksik, oksidatif ve apoptotik hasar oluşumu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçların nanopartiküllere çevresel ve mesleki maruziyetlere karşı gerekli önlemlerin alınmasının önemini vurgulamak açısından katkı sağlayacağına inanılmaktadır.

Bazı pestisitlerin sıvı kromatografisi yöntemi ile eş zamanlı analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Diğer
Bu tezin amacı pestisit olarak kullanılan klorotalonil, dinobuton ve buprofezin'in eş zamanlı tayini için hassas ve ekonomik bir sıvı kromatografik yöntem geliştirmektir. Bu sebeple, çeşitli sabit fazlar denenerek maddelerin ayırımları için en iyi sabit faz belirlenmiştir. Diğer taraftan farklı hareketli faz kompozisyonları, farklı derişimlerde tampon çözeltiler, sıcaklık, akış hızı etkileri gibi deney şartları da optimize edilmiştir. Kinetex C 18 (150 mm x 4.6 mm; 5 µm) (Phenomenex, ABD) kolon ve asetonitril: tampon çözelti (10 mM, amonyum asetat; pH 6,54), 75: 25 (h/h) hareketli faz kompozisyonu kullanılarak iyi bir kromatografik ayırıma ulaşılmıştır. Analizler 25°C, 1 mL dk-1 akış hızında ve 254 nm dalga boyunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmalar sonucunda optimum çalışma şartlarında, hızlı, basit, duyarlı, doğru, kesin, çevreci ve tamamen valide edilmiş analiz yöntemi geliştirilmiştir. Önerilen hızlı ve duyarlı ters faz YBSK yöntemi klorotalonil, dinobuton ve buprofezin'in eş zamanlı miktar tayinleri için zaman almayan numune hazırlama işlemine sahip olmasından dolayı kalite kontrol laboratuvarlarında kolayca uygulanabilecektir. Bozunma çalışmalarının da yapıldığı geliştirilen YBSK yöntemi idrar, domates, toprak, içme suyu, çeşme suyu, atık su ve KLO içeren zirai ilaç numunesine de uygulanmıştır. Böylece kompleks matrislerde yöntemin uygulanabilirliği de gösterilmiştir.

Bazı probiyotik bakterilerin wagashi (peulh) peyniri üretiminde destek kültür olarak kullanımı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Süt Teknolojisi Bilim Dalı
Bu çalışmada, farklı probiyotik türlerin Wagashi peyniri üretiminde kullanımı amaçlanmıştır. Bu amaçla, peynir üretimi ve depolanması sırasında özellikle kullanılan türlerin canlılıklarına odaklanılmış ve üretilen peynirlerin fizikokimyasal, tuz, tekstür profil analizi (TPA), renk, proteoliz, asit derecesi değeri (ADV), organik asit, fonksiyonel (antioksidan ve fenolik içerik), mikrobiyolojik ve duyusal özellikleri Wagashi peynirine özgü niteliksel ve niceliksel referans çerçevesinde 30 gün boyunca değerlendirilmiştir. Kontrol peyniri ile Lactobacillus casei 39 (L. casei 39), Lactobacillus plantarum (L. plantarum), Lactobacillus rhamnosus (L. rhamnosus) ve Enterococcus faecium K65E2 (E. faecium K65E2) kültürleri kullanılan peynirler ise sırasıyla Rc, RwLc, RwLp, RwLr ve RwEf ile kodlanmıştır. Isıl işlem sonrası peynirlere probiyotik bakteri ilave edilmiştir. Probiyotik bakteri türü ve depolama süresinden etkilenen yağ, kuru madde, pH ve titre edilebilir asitliğin aksine, probiyotik türlerin eklenmesi depolama sırasında protein içeriğini etkilememiştir. Depolama sırasında probiyotik bakteri sayıları, probiyotik peynirler için kabul gören minimum 7 log kob/g'ın üzerinde bulunmuştur. RwLc hariç tüm peynir örneklerinde maya ve küf sayısı azalmıştır. RwLc dışındaki probiyotik peynir örnekleri, mezofilik laktik asit bakterileri (LAB) sayıları göz önüne alındığında benzer bulunmuştur. Tersine, tüm peynirlere için kaydeden termofilik LAB sayıları göz önüne alındığında farklı bulunmuştur. Tüm peynirler, depolama süresinin sonunda en yüksek değeri sunan RwLp (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil radikal süpürme aktivitesi) ve RwLc (metal şelatlama aktivitesi) ile tüm depolama aralıklarında antioksidan aktivite sergilemiştir. Aynı şekilde toplam fenolik madde içeriği kullanılan kültürlerden etkilenmiş ve depolama süresi sonunda en yüksek değer kontrol örneğinde (Rc) bulunmuştur. ADV, ilk 14 gün boyunca kontrol peyniri (Rc) için beklenen depolama süresinden etkilenmemiş, depolamanın ilk 2 haftasında değerleri artan RwLc, RwLp ve RwLr'nin aksine, RwEf'deki oleik asit konsantrasyonu depolama boyunca sürekli olarak artmıştır. Ek olarak, L. plantarum'un diğerlerine kıyasla daha yüksek lipaz aktivitesi belirmiştir. RwLr'nin depolama boyunca sürekli artan (p<0.05) proteoliz derecesinin aksine, ilk 2 hafta boyunca Rc, RwLc ve RwEf'de proteoliz derecesinin önemli ölçüde arttığı (p<0.05) gözlemlenmiştir. Depolama süresinin sonunda Rc, butirik, formik, sitrik ve laktik asit varlığını ortaya çıkarmıştır. Diğer peynirler, daha önce bahsedilenlere ek olarak propiyonik ve malik asit varlığını göstermiştir. Tuz içeriği depolama süresi, probiyotik kültür kullanımı ile peynirin fiziksel ve kimyasal özelliklerinden etkilenmiştir. Peynirlerin elastikiyet dışındaki dokusal özellikleri, tuz içeriği ile benzer bir etki göstermiştir. L. plantarum ve L. rhamnosus eklenmesi peynirlerin beyazlığını (L*) değiştirmemiştir. Tüm peynirler 5'in üzerinde bir puan almış ve RwLp, RwLr önemli ö

Bazı sübstitüe kinolinlerin yeni bir yöntem ile sentezi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Organik Kimya Bilim Dalı
Heterosiklik bileşikler arasında kinolin türevleri, birçok alanda kullanılmakta olup geniş bir biyolojik aktiviteye sahiptir. Kinolin türevleri, yeni ilaçların geliştirilmesi için önemli bir yapı motifi haline gelmiştir. Bu tez çalışmasında 2-amino-4-(alkoksi)kinolin-3-karbonitril türevlerinin yeni bir yöntem ile sentezlenmesi ve sentezlenen bileşiklerin fiziksel ve kimyasal özelliklerinin bilgisayar destekli kimyasal hesaplamalar ile araştırılması hedeflenmiştir. Tezin ilk aşamasında bazı alkoller ile N-(2-aminobenzoil) benzotriazol reaksiyona sokularak 6 özgün bileşik (S1-S6) elde edilmiştir. Sentezlenen bileşiklerin yapıları, 1H-NMR ve 13C-NMR spektroskopik analiz yöntemleriyle aydınlatılmıştır. Çalışmanın sonraki aşamasında ise sentezlenen bileşiklerin kuantum kimyasal hesaplamaları, Yoğunluk Fonksiyonel Teorisi (DFT), B3LYP 6-31G(d,p) metodu uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Hesaplamalardan, 1H-NMR ile 13C-NMR kimyasal kaymaları, UV-GB spektroskopik özellikleri, HOMO-LUMO enerjileri elde edilmiş ve bu bilgiler deneysel veriler ile karşılaştırılmıştır. Ayrıca, sentezlenen bileşiklerin hesaplanan HOMO-LUMO enerji aralıkları ve LUMO enerji düzeyi, S1-S6 bileşiklerinin biyolojik aktivite potansiyelleri hakkında önemli bilgiler vermiştir.

Bazı tarımsal ve endüstriyel katı atıkların atıksu arıtımında kullanım potansiyelinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Bu çalışmada tarımsal ve endüstriyel bazı atıkların farklı atıksularda arıtım amaçlı kullanılması araştırılmıştır. Birinci bölümde tarımsal atık niteliğindeki dört bitkinin atık su arıtımında kullanıldığı beş farklı çalışma yapılmıştır. Xanthium italicum (XI) sulu çözeltilerden remazol brilliant blue-R (RBBR) giderimi için adsorban olarak kullanılmıştır. Adsorpsiyon süreci, yanıt yüzey yöntemleri (RSM) kullanılarak optimize edilmiştir. Çalışma sonunda elde dilen optimum koşullar (R2=0.992): XI = 3 g, pH = 9, temas süresi = 84 dk, RBBR = 50 ppm olarak bulunmuştur. Centaurea solstitialis (CS) ve Verbascum thapsus L (VTL) bitkileri ile sulu çözeltiden sentetik bir boya olan kristal menekşenin (CV) adsorpsiyon işlemi ile giderimi çalışılmıştır. Adsorpsiyon işlemi sonunda adsorban olarak kullanılan bitkilerin ısıl değerleri ölçülerek boyanan bitkilerin yeniden kullanım potansiyeli araştırılmıştır. Yüzey tepki yöntemi (RSM) kullanılarak deneysel tasarım ve modelleme yapılmıştır. Bu çalışmada, CS ve VTL bitkilerinin sulu çözeltiden CV boya adsorpsiyonunda etkili, ucuz ve kolay temin edilebilen adsorbanlar olduğu kanıtlanmıştır. Adsorpsiyon sonunda elde edilen boyalı adsorban materyallerin kalorifik değerleri CS için 4458.059 kcal.kg-1 ve VT için 4120.330 kcal.kg-1 dır. Bu değerlere göre elde edilen boyalı adsorbanların atık türevli yakıt (ATY) kapsamında kullanılma potansiyelleri bulunmaktadır. Kritik altı su ortamında (SWMM) Quercus coccifera bitkisinden yeşil hidrochar sentezlenmiştir. Hazırlanan hidrochar, sulu çözeltiden bazik kırmızı 18 (BR18) boyasını gidermek için kullanılmıştır. Hidrochar üretiminde hiçbir kimyasal kullanılmadığı için bu yöntem yeşil sentezdir. Ayrıca hazırlama sıcaklığının 2400C'yi geçmemesi ve veriminin %72'ye ulaşmasından dolayı ekonomik bir yöntem olarak değerlendirilebilir. Sonuç olarak SWM yöntemi ile Q. Coccifera'dan elde edilen Hidrochar'ın sulu çözeltiden BR18 boyasının adsorpsiyon işlemi ile gideriminde etkili bir adsorban olduğu bulunmuştur. Yeşil sentezlenmiş sıfır değerlikli demir nanopartiküllerin Verbascum thapsus L. (VTL) bitkisi ile birleştirilmesi ile elde edilen yeni ürünün Cr(VI)'nın indirgenmesinde kullanımı araştırılmıştır. Cr(VI) indirgenmesi, 25mg.L-1 için orijinal pH değerinde (5.2) ve 1g.L-1 dozunda 30 dakika sonra tamamen gerçekleşmiştir. Verbascum thapsus L. (VTL) bitkisinin aktif çamur filtrasyonu için biyomembran olarak kullanılm koşulları araştırılmıştır. KOİ, karbonhidrat ve protin giderimi sırayla %57, %98 ve %90 bulunmuştur. İkinci bölümde ise bazalt atıklarının atık su arıtımında kullanımı incelenmiştir. Azo boyaların Fenton oksidasyonu için kullanılan bazaltın heterojenik katalizör özellikleri araştırılmıştır. Her iki boya (CV ve MG) için maksimum giderim verimi, B-600, orijinal pH (6.0), 1 g/L bazalt dozu ve 12 mM H2O2'de meydana gelmiştir. Bazalt, gerçek tekstil atıksuyunda da araştırılmıştır. Giderim verimi pH 2, 5 g/L bazalt, 400 mM H2O2 koşulları altında %54 bulunmuştur. Sulu ortamda

Bazı tatlı mısır (Zea mays L. saccharata Sturt.) çeşitlerinin Erzurum koşullarına adaptasyonu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Tahıllar ve Yemeklik Baklagiller Bilim Dalı
Tatlı mısır; yüksek birim alan getirisi, kısa vejetasyon süresi ve iyi bir ekim nöbeti bitkisi olması nedeniyle cazip bir üründür. Bu araştırma, Erzurum yöresine uygun tatlı mısır çeşitlerini belirlemek amacıyla, Atatürk Üniversitesi Bitkisel Üretim Uygulama ve Araştırma Merkezi 4 numaralı deneme alanında 2017 yılında yürütülmüştür. Şans blokları deneme planına göre yürütülen araştırmada 11 çeşit kullanılmış; çeşitlerin gelişme, verim ve kalite ile ilgili bazı özellikleri incelenmiştir. İncelenen özellikler yönünden çeşitler arasında önemli farklar olduğu belirlenmiştir. Çeşitlerin olgunlaşma süresi 104,7-120,3 gün, bitki boyu 181,6-218,4 cm, bitki başına koçan sayısı 0,93-1,33, dekara bitki sayısı 6500,0-7833,3, koçan verimi 984,6-1860,8 kg/da, dekara pazarlanabilir koçan sayısı 1277,8-7166,7, pazarlanabilir koçan verimi 286,0-1642,1 kg/da, koçan uzunluğu 16,2-19,3 cm, koçan çapı 42,6-50,9 mm, koçan ağırlığı 185,3-273,2 g, bin tane ağırlığı 288,2-356,6 g, taze tane verimi 144,3-1171,9 kg/da, suda çözünür kuru madde oranı % 13,8-22,3, ham protein oranı % 10,2-20,4, hasıl verimi ise 3301,7-5025,8 kg/da arasında değişmiştir. Koçan verimi, dekara pazarlanabilir koçan sayısı, pazarlanabilir koçan verimi ve taze tane verimi karakterlerinin koçan uzunluğu ve koçan ağırlığı ile olumlu ve önemli; bitki boyu ve ilk koçan yüksekliği ile olumsuz ve önemli ilişkili oldukları belirlenmiştir. Signet çeşidi olgunlaşma süresi, koçan verimi, koçan ağırlığı, taze tane verimi ve pazarlanabilir koçan verimi; Khan F1 çeşidi ise koçan verimi, pazarlanabilir koçan verimi, koçan ağırlığı, dekara pazarlanabilir koçan sayısı ve ham protein oranı yönünden ilk sıralarda yer alarak dikkat çekmişlerdir. Bu araştırmanın ilk yıl sonuçları, Erzurum yöresinde taze tüketim amaçlı tatlı mısır yetiştiriciliğinin yapılabileceğini, bu amaçla ilk tercih olarak Signet çeşidi, ikinci tercih olarak Khan F1 çeşidinin kullanılabileceğini göstermiştir.

Bazı yabancı ot tohumlarının çimlenmesi üzerine etkili olan faktörlerin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Diğer
Bu çalışmada, Amaranthus retroflexus L. ve Chenopodium album L. yabancı otlarının tohum çimlenmesine abiyotik faktörlerin (sıcaklık, ışık, ph ve tuzluluk) etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Farklı sıcaklıkların (5,10,15,20,25,30,35 ve 40 °C), farklı NaCl tuz konsantrasyonunun (0, 25, 50, 100, 150, 200 ve 250 mmol/l) ve pH seviyelerinin (4,5,6, 7, 8, 9 ve 10) A. retroflexus ve C. album'un çimlenmesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmalar 2021 yılında Erciyes Ünüversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Herboloji laboratuvarında yürütülmüştür. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre A. retroflexus'un en yüksek çimlenme oranı 30 °C sıcaklıkta meydana geldiği; 5, 10 ve 40 °C' de ise çimlenme meydana gelmediği görülmüştür. C. album tohumlarında 5, 10 ve 40 °C' de çimlenme olmadığı, 25 °C sıcaklık uygulamasında en yüksek çimlenme oranı elde edildiği tespit edilmiştir. A. retroflexus tohumlarıın, 12 saat aydınlık 12 saat karanlık ortamda tohumlarının % 65'i çimlenirken sürekli karanlık ortamda çimlenme oranı % 50 olmuştur. C. album tohumlarında ise 12 saat aydınlık ortamda çimlenen tohum oranı yaklaşık %35 iken sürekli karanlık ortamda çimlenme oranı ise % 2 şeklinde gözlemlenmiştir. Farklı pH seviyelerinin çimlenme biyolojisine etkisi konusunda yapılan çalışmanın sonuçlarına göre 12 saat aydınlık 12 saat karanlık fotoperiyotta yapılan çalışmada A. retroflexus tohumları pH 7'de en yüksek çimlenme oranı gösterirken, pH 10 uygulamasından en düşük çimlenme oranı elde edilmiştir. Sürekli karanlık koşullarda en yüksek çimlenme oranı pH 7 uygulamasında elde edilmişken, en düşük tohum çimlenme oranı pH 10 uygulamasından elde edilmiştir. 12 saat aydınlık 12 saat karanlık fotoperiyotta farklı pH seviyelerinde C. album tohumlarında yapılan çalışmada pH 10 uygulamasında en yüksek çimlenme oranı elde edilmişken pH 5 uygulamasından en düşük çimlenme oranı elde edilmiştir. Sürekli karanlık koşullarda ise C. album'a tohumlarında pH 4 uygulamasında en yüksek çimlenme oranı elde edilmişken, pH 7 uygulamasından en düşük tohum çimlenme oranı elde edilmiştir. Farklı tuz konsantrasyonlarının A. retroflexus tohumlarının çimlenmesine etkileri konusunda 12 saat aydınlık 12 saat karanlık fotoperiyotta yapılan çalışmada kontrol (0 doz tuzluluk) aydınlık en yüksek çimlenme oranı elde edilmişken 150 mM ve üzeri konsantrasyonlarda çimlenme olmamıştır. Sürekli karanlık koşullarda A. retroflexus tohumları 0 doz tuzluluk uygulamasında (kontrol) en yüksek çimlenme oranı elde edilmişken 50 mM tuz konsantrasyonunda en düşük çimlenme oranı elde edilmiştir. Farklı tuz konsantrasyonlarının C. album tohumlarının çimlenmesine etkileri konusunda 12 saat aydınlık 12 saat karanlık fotoperiyotta yapılan çalışmada 50 mM tuz konsantrasyonunda en yüksek çimlenme oranı elde edilmişken 150 mM tuz konsantrasyonunda en düşük çimlenme oranı elde edilmiştir. Sürekli karanlık koşullarda ise C. albüm tohumlarında tohum çimlenme oranı en yüksek 25 mM tuz konsantrasyonunda olmuştur, e

Bazı yem bezelyesi (Pisum sativum L.) melezlerinin tarımsal özelliklerinin ve uyum yeteneklerinin belirlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Bu araştırma; tane ve ot verimi yüksek yeni yem bezelyesi (Pisum sativum L.) çeşitlerini geliştirmek için uygun başlangıç populasyonunu oluşturacak ebeveyn ile melezleri belirlemek ve oluşturulan melez populasyonların F2 generasyonunda genetik yapıyı araştırmak amacı ile yapılmıştır. Bu amaçla; 4 adet ana (line) (Debrecen3, Sel 3-25, USA5 ve Vesela) ve 5 adet baba (tester) (Ardahan, Gap Pembesi, Kirazlı, Milwa ve USA1) ebeveyn kullanılarak 4x5 LinexTester analiz yöntemine göre melezlemeler gerçekleştirilmiştir. Tüm bitkiler, 2016-2018 vejetasyon döneminde Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi arazilerinde kışlık olarak yetiştirilmiştir. Denemenin ilk yılında ebeveyn ve F1 generasyonlarının ortalamaları, genel ve özel uyum yetenekleri ile heterosis ve heterobeltiosis değerleri belirlenmiştir. Genellikle incelenen tüm özelliklerde melezlerin ortalama değerleri ebeveynlerden daha yüksek olmuştur. Tane verimi ve kes verimi açısından Sel3-25, Ardahan, Gap Pembesi, Kirazlı, Vesela ve USA1 ebeveynlerinin genel uyum yetenekleri, Debrecen3xUSA1, Sel3-25xGap Pembesi, Sel3-25xKirazlı, Sel3-25xUSA1, USA5xArdahan, USA5xGap Pembesi, USA5xMilwa, ve VeselaxKirazlı melezlerinin de özel uyum yetenekleri ve melez güçleri önemli bulunmuştur. Bu melezlerin F2 populasyonları ile ebeveynler ikinci yıl ekilmiş ve araştırılan özelliklerin minimum ve maksimum değerleri ile frekans dağılımları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre melezlerde bitki boyu 5-190 cm, bitkide bakla sayısı 2-299 adet, baklada tohum sayısı 1-9 adet, bitkide tohum sayısı 4-1196 adet, biyolojik verim 3,00-317,50 g/bitki, kes verimi 1,50-166,00 g/bitki, hasat indeksi %1,45-94,29,tane verimi 0,50-151,50 g/bitki ve 1000 tane ağırlığı 27,78-307,69 g arasında değişmiştir. Sonuç olarak; Debrecen3xUSA1, Sel3-25xGap Pembesi, Sel3-25xKirazlı, Sel3-25xUSA1, USA5xArdahan, USA5xGap Pembesi, USA5xMilwa, VeselaxKirazlı melezlerinin tane ile ot verimi açısından ümitvar olduğu ve Sel3-25, Ardahan, Gap Pembesi, Kirazlı, Vesela,USA1 genotiplerinin de melez ıslah çalışmalarında iyi birer ebeveyn olarak kullanılabilecekleri belirlenmiştir.

Bazı yeni N- ,S- ,O- sübstitüe naftakinon bileşiklerinin sentezi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2013 Organik Kimya Bilim Dalı
Bu çalışmada amaçlandığı gibi, halokinonun N-, S-, O-nükleofilleri ile Reaksiyonlarından bilinmeyen yeni kinon bileşikleri sentezlendi. Çalışmanın ilk aşamasında; yeni kinon bileşiklerinin sentezlenmesinde başlangıç maddesi olarak 2,3-dikloro-1,4-naftakinon (1) bileşiği kullanıldı. 2,3-diklor-naftakinon bileşiğinin N-, S-, O-nükleofilleri ile Reaksiyonlarından Michael katılaması mekanizması ile yeni sübititüe naftakinon bileşikleri sentezlenmiştir. 2,3-Diklor-1,4-naftakinon (1) bileşikleri ile N-, S-, O- nükleofillerinin reaksiyonlarından bilinen ve bilinmeyen naftakinon bileşikleri sentezlendi. Elde edilen bileşikleri kolon kromotografisi yardımıya saflaştırıldı ve yapılar; mikro analiz, 1H-NMR, 13C-NMR, FT-IR ve MS teknikleri kullanılarak aydınlatıldı.

Bedayiʿü'l-Lugat'ta geçen Çağatay Türkçesi kelimeler ve örnek beyitlerin incelenmesi (Transkripsiyon-çeviri)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı
Çağatay Türkçesi 14. yüzyılın sonlarından başlayarak 15. yüzyıl Timurlular döneminde yükselip 20. yüzyılın başlarına kadar devam eden Orta Asya Türk yazı ve konuşma dillerinden biridir. Çağatay edebiyatının en önemli şair ve yazarı Alî Şîr Nevâyî'dir. Nevâyî'nin ölümünden sonra onun eserlerinden yararlanmak amacıyla Çağatay Türkçesi'nin yaygın olarak konuşulduğu coğrafyalarda pek çok Çağatay Türkçesi sözlük kaleme alınmıştır. Bu sözlüklerden biri de Bedâyi?ü'l-Lugat'tır. Bedâyi?ü'l-Lugat adlı Çağatay Türkçesi-Farsça sözlük, Timurlular hükümdarı Sultan Hüseyin Baykara (1438-1506) zamanında ve onun buyruğu ile Alî Şîr Nevâyî'nin eserlerini daha iyi anlamak ve anlatmak amacıyla Tâli?-i Îmânî Herevî tarafından Çağatay Türkçesi'yle yazılmıştır. Bu tez, Bedâyi?ü'l-Lugat'ın Tahran-Sipehsâlâr kütüphanesi'ndeki nüshası üzerinden hazırlanmıştır. Tezde, eserde yer alan Çağatay Türkçesi sözcükler ve örnek beyitler ilmî transkripsiyon alfabesi ile günümüz Türkiye Türkçesi alfabesine aktarılmış, ayrıca Çağatay Türkçesi, Çağatay Terimleri, Çağatay Türkçesi'nin dönemleri, Çağatay Türkçesi'nde sözlük geleneği, Çağatay Türkçesi sözlükleri ve eserin diğer nüshaları ve bu nüshanın özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çağatay Türkçesi, Sultan Hüseyin Baykara, Alî Şîr Nevâyî, Bedâyi?ü'l- Lugat, Tâli?-i Îmânî Herevî

Behavior of concrete box-girder bridges exposed to environmental thermal loads: Experimental and finite element study

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2015 Diğer
Dünya çapında mevcut köprü tasarım kodlarının çoğu, günlük ve mevsimsel çevresel değişikliklerin etkisiyle süper köprülerde ortaya çıkan gerilimleri kontrol etmek için hükümler bildirmektedirler. Son zamanlarda, tasarım kodlarının çoğu köprü ortalama sıcaklığındaki maksimum değişim oranları ve sıcaklık dağılımları için modeller önermektedirler. Bu araştırmanın amacı betonarme köprülerin üzerindeki çevresel sıcaklık yüklerinin etkilerini araştırmak ve Türkiye'deki betonarme köprüler için özel tasarım önerileri sunmaktır.Araştırma ağırlıklı olarak dört ana bölümden oluşmaktadır. İlk kısım tam ölçekli betonarme kutu kirişli köprünün inşa edilerek beton sıcaklığı, hava sıcaklığı, güneş radyasyonu ve rüzgâr hızı sensörlerinin yerleştirildiği deneysel bir çalışmadır. İkinci bölümde ise, betonarme kutu kiriş köprünün deneysel sonuçlarla doğrulanmış üç boyutlu sonlu elemanlar ısı transferi analizi yapılmıştır ve ayrıntılı parametrik çalışmalar için kullanılmıştır. Bu sonlu elemanlar modeli, uzun vadeli hava sıcaklığı kayıtları ile birlikte sıcaklığın betonarme köprülerin tasarım hükümlerine etkilerini araştırmak için üçüncü bölümde kullanılmıştır. Son olarak, çevresel ısıl yükler altında beton köprülerin yapısal davranışını incelemek amacıyla termo-mekanik sonlu elemanlar analizi gerçekleştirilmiştir. Deneysel sonuçlar betonun yeni döküldüğü dönemde hidratasyon ısısının sıcaklık dağılımları üzerinde önemli etkileri olduğunu ve bu sıcaklıkların köprünün farklı bölümlerinde çeşitli doğrultularda bir noktadan diğerine değiştiğini göstermektedir. Bir yıldan fazla süreyle kaydedilen en yüksek dikey ve yanal sıcaklık değişimleri sırasıyla yaklaşık 20oC ve 19oCdir. Deneysel kayıtlardan, maksimum düşey ve yatay sıcaklık değişimlerini tahmin etmek için denklemler önerilmiştir. ANOVA parametrik çalışmalarına dayanarak, yüzey emiciliğinin beton sıcaklığı ve değişimi üzerinde çok daha etkili olduğunu gösterirken yoğunluk ve yüzey emisyonunun ihmal edilebilir oranda olduğunu göstermiştir. Bu araştırmanın deneysel istatistiksel ve sayısal çalışmaları, Meteorolojiden temin edilen Türkiye'deki farklı şehirler için uzun dönem aşırı hava verilerine ek olarak ortalama sıcaklık ve sıcaklık değişimleri modellemelerinde kullanılmıştır ve Türkiye'deki beton köprülerdeki ısıl eylemler için tasarım yöntemleri önerilmiştir.

Bekleme sürelerinin ve hizmet sürelerinin hasta memnuniyeti üzerinde etkisi: gazze örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Hasta memnuniyeti, sağlık kurumlarında kaliteli bir sağlık hizmeti sunumu ve bekleme sürelerinin azaltması bakımında önem arz etmektedir. Bu görüşe dayanarak, bu tezin amacı, polikliniklerden hizmet alan hastalara göre bekleme süresi ve hizmet süresinin kabul edilebilirliğinin aldıkları hizmetlerden memnuniyetleri üzerindeki etkisi olup olmadığını belirlemek ve katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre hasta memnuniyeti, hasta perspektifinden kalite ve muayeneye özgü memnuniyette bir farklılık oluşturup oluşturmadığını ortaya koymaktır. Çalışmada veri toplama aracı olarak Larsson ve Larsson (2002) tarafından literatüre dayanılarak geliştirilen Hasta Bakış Açısından Kalite Algısı ölçeği; Marshall ve Hays (1994) tarafından geliştirilen Hasta Memnuniyeti Anketi Kısa Formunu ve Rubin ve arkadaşları tarafından geliştirilen Ziyarete Özel Memnuniyet Anketi kullanılmıştır. Çalışma, Filistin'de faaliyette bulunan yedi hastaneden hizmet alan 396 poliklinik hastası üzerinde gerçekleştirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler, korelasyon analizi, regresyon analizi, bağımsız örneklemlerde t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Analizler %95 güven aralığında gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, hasta memnuniyeti, hasta perspektifinden kalite ve muayeneye özgü memnuniyet arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Hasta perspektifinden kalite, hasta memnuniyeti ve muayeneye özgü memnuniyet üzerinde anlamlı etkiye sahiptir. Ayrıca, hastanın sosyo-demografik özelliklerine göre hasta perspektifinden kalite algısında, cinsiyet bakımından yalnızca genel memnuniyet; yaş grupları ve eğitim durumuna göre birey odaklı yaklaşım bakımından farklılık oluşturduğu bulunmuştur. Hastanın sosyo-demografik özelliklerine göre hasta memnuniyetinde, cinsiyete göre genel memnuniyet, yaş gruplarına göre hasta memnuniyetinin tamamı ve alt boyutlarından teknik kalite, finansal durum ve kişilerarası tutum bakımından; eğitim durumlarına göre finansla durum bakımından farklılık oluşturduğu tespit edilmiştir. Hastanın sosyo-demografik özelliklerine muayeneye özgü memnuniyette cinsiyet, medeni durum, yaş ve eğitim durumu bakımından herhangi bir farklık bulunmamaktadır. Çalışmanın sonucuna göre, hasta memnuniyeti ve muayeneye özgü memnuniyet oluşturmada hasta perspektifinden kalite temel bir ölçü olarak kabul edilebilir. Bu nedenle, sağlık yöneticileri ve çalışanların hasta perspektifinden kalitenin nasıl algılandığına öncelik vermeleri önerilir. Ayrıca hastaların hastanelerden hizmet almada memnuniyetlerini etkileyen önemli faktörlerden biri bekleme süreleridir. Bu sebeple sağlık kuruluşları bekleme sürelerini olabildiğince kısaltmak için tedbirler almalıdır. Nihai olarak sağlık kurumları rekabet şartlarında devamlılık ve üstünlük sağlayabilmek için kalite ve memnuniyeti üst düzeyde tutmak için çalışmalar yapmalıdır.

Bekletilen kan örneklerinde zamana bağlı olarak etanol düzeyindeki değişimin gözlenmesi: Plazma ve serum örneklerinde fark var mıdır?

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Adli Kimya ve Adli Toksikoloji Bilim Dalı
Kanda etanol düzeyi ölçümleri adli olaylarda önemlidir. Adli olaylarda, kan alkol düzeyi ölçümü doğru ve güvenli olmalıdır. Etil alkolün toksikolojik ve Adli Tıp amaçlı tayini adli olayların aydınlatılmasında önemlidir. Kandaki etanol stabilitesini etkileyen en önemli faktörler sıcaklık ve depolama süresidir. Bekletilen kan örneklerinde etanol düzeyi zamana bağlı azalma ya da artma olması adli süreci tamamen değiştirebileceğinden bu konunun aydınlatılması gerekmektedir. Bu çalışmada, örneklerin 4°C'de 48 saat depolanması sırasında serum-etanol konsantrasyonundaki değişiklikleri incelenmektedir. Daha sonra ayrı grup serum örnekleri -80° C'de üç ay saklandıktan sonra analiz ettik. Aynı zamanda, aynı kişilere ait plazma ve serum örneklerindeki etanol düzeylerinin etanol sonucunda matriks etkisinin olup olmadığını tespit etmeyi amaçladık. Literatürde bir serum örneğinden eşdeğer tam kan etanol seviyesinin tahmin edilmesi veya plazma tayini birçok makale tarafından ele alınmıştır. Bu çalışmada kullanılan cihaz Siemens ADVIA 1650-1800 kimya sisteminde yürütülen bir fotometrik enzim aktivitesi ölçüm metodunu özetlemektedir. Aynı yöntem ile yapılmış böyle bir çalışmaya literatürde rastlanmadı. Literatürde bu konuyla ilgili yapılan çalışmalarda LC-MS sistemleri kullanılmış ancak rutinde daha çok etanol ölçümünde spektrofotometrik yöntem kullanılmakatadır ve biz bu yüzden olası etanol düzeyi değişimlerini bu yöntemle bakmaktadır. Spektrofotometrik yöntemle bir tek Roche marka sistemin bir çalışması mevcut olup ayrıca sadece plazma örnekleri çalışılmış olup serum örnekleri çalışılmamıştır; İbn-i Sina Merkez Laboratuarı ve Sağlık Bakanlığı Hastanelerinin bir kısmında kullanılmakta olan Siemens marka sistemlere dair bir çalışma bulunmamaktadır.

Bekri'nin Kitab-ı Mesâlik ve'l-memâlik adlı eserinde Avrasya ülkeleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Tez çalışmamızda, tarih, coğrafya, din, botanik, dil ve edebiyat alanında birçok eservermiş olan, özellikle XI. yüzyıl Arap tarihçi ve coğrafyacısı kimliğiyle öne çıkan Ebu Ubayd Abd Allah İbn Abd Aziz Bekri'nin en önemli eserlerden biri olan 'Kitab-ı Mesâlik ve'l-Memâlik' adlı eserinde Avrasya ülkelerine dair vermiş olduğu malumat tercüme edilerek ele alınmıştır. 1068 senesinde kaleme almış olduğu mezkûr eserde Bekri, Avrupa, Asya, Kuzey Afrika ve Arap yarımadasına dair bilgiler vermektedir. Diğer Arap tarihçi ve coğrafyacılarından farklı olarak Bekri, eserinde bizzat gezip görmemiş olduğu yerler hakkında bilgiler vermiş ve bunu kendisinden önceki gezgin ve tüccarların raporları ve eserlerinden esinlenerek yapmıştır. Bekri'nin istifade ettiği kaynaklar arasında Mesudî'nin 'Murûc ez-Zeheb', Taberi'nin kısaca 'Tarih', Ibn Kuteybe'nin 'Ma'arif', Ibn Hurdazbih'in 'Memâlik', Ibn Rüsteh A'laku'n Nefise', İsfahani'nin 'Egani', Yusuf Varrak'ın 'Mesalik ve'l-Memalik' adlı eserleri bulunmakta olup, tez çalışmamıza konu olan Bekri'nin Kitab-ı Mesâlik ve'l-Memâlik' adlı eseri yukarıda ismini zikretmiş olduğumuz eserlerle mukayese edilerek hazırlanmıştır.

Beled Sûresi ışığında olumlu ve olumsuz insan tipleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Tefsir Bilim Dalı
Kur'ân-ı Kerîm'de 90. sûre olarak yer alan Beled Sûresi, 20 âyetten oluşan kısa bir sûre olmasına rağmen içerdiği konular kapsamlıdır. Bu tezde, sûrenin tefsiri ve onun ışığında olumlu ve olumsuz insan tipleri araştırılmaya çalışıldı. Araştırma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde Beled Sûresi hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. Bu açıklamaları yaparken Kur'ân-ı Kerîm başta olmak üzere, sûre ile ilgili açıklama yapılan diğer eserlere başvurulmuştur. İkinci bölümde sûrede mevcut olan bazı kelime ve ıstılahlar izah edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra mevcut olan Rivâyet ve Dirayet tefsirlerinden faydalanarak sûrenin tefsiri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise, sûre ışığında olumlu ve olumsuz insan tipleri araştırılmaya çalışılmıştır.

Belgesel ve illüstrasyonun gerçekleri üzerine bir örnekleme: Belgesel fotoğraf görüntüleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Her toplumda her gün, farklı katmanlarda, farklı ölçeklerde yaşanmakta olan, toplumun üyesi olan bireylerin ortak geleceğe ilişkin kararlarını, seçimlerini, örgütlenmelerini etkileyen olaylar vardır; bu olaylar farklı iletişim ortamları aracılığıyla, farklı kanallar ve platformlar üzerinden anlatısallaştırılarak temsil edilirler. Öte yandan sözkonusu olaylara ilişkin bilgilerin, temsiliyetten kaynaklanan değişimlerden en az etkilenecek şekilde, orjinal halini koruyarak toplumun üyelerine en doğrudan şekilde iletimi nasıl olabilir? Bilgi iletimi söz konusu olduğunda hangi araç güvenilir olur? Bu soruları sormak bizi gazete, dergi ya da televizyon haberleri gibi bir aracı niteliğinde olan belgesel fotoğrafçılığına götürür. Belgesel fotoğrafa ilişkin tarihsel, retorik, politik, pragmatik alanlardaki sorgulamaların temelinde ise fotoğrafta sunulan gerçeklerin aslına uygunluğu sorusu bulunur. Belgesel fotoğraf, gerçekliğin etkileme gücünü estetize eden bir problematik üzerinden sorgulanabilir. Bu çalışma kapsamında Suriye'deki sivil savaş süresince çekilen Suriyeli mültecilerin belgesel fotoğraf görüntüleri arasından seçilmiş örnekler, gerçekler, estetik ve etki boyutlarıyla analiz edilmekte, belgesel fotoğrafçılığının toplumsal gerçekliğin temsilindeki aracı rolü değerlendirilmektedir. Sonuç olarak Belgesel fotoğraf gerçeğe sadıktır ve okuyucuyu düşünmeye iter, toplumun görüşünü etkilemeyi amaçlar ve tek tek bireyleri ve kitleleri refleks göstermeye iter. Gerçekleri kaydeder, saklar ve yeniden aktarır. Anahtar kelimeler: belgesel, belgesel fotoğrafçılığı, gerçekler, fotomuhabirliği

Belh (Afganistan) Özbeklerinin efsaneleri üzerine bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Türk Halk Edebiyatı Bilim Dalı
Belh (Afganistan) Özbeklerinin Efsaneleri Üzerine Bir Araştırma adlı bu çalışmada, Afganistan'ın kuzeyinde bulunan Belh vilayeti Özbeklerinin kültürel mirası olan efsanelerin unutulmadan kayıt altına alınması hedeflenmiştir. Afganistan Asya ülkelerinden biridir. Bu ülkenin yaklaşık 30 milyon üzerinde nüfusu olup 34 vilayetten uluşur. Bunlardan biri Belh vilayetidir. Belh vilayeti Afganistan'ın en büyük ve önemli şehirlerinden biridir. Bu vilayetin tahminen 1,3 milyon nüfusu olup komşu illerine göre nüfusu çoktur. Belh çok derin bir tarih ve kültüre sahiptir. Belh'in bu tarihi zenginliği ve Türklerin bu bölgeye bıraktığı kültür mirasları, zengin bir araştırma bölgesi olmasının da nedeni olmuştur. Efsanelerle ilgili çalışmaya başlamadan önce sahaya gidilmiş ve yöre ile ilgili bilgiler toplanmıştır. Böylece kaynak kişiler tespit edilerek, derlemeler yapılmıştır. Çalışma Özet, Ön Söz, Giriş, Üç Bölüm, Sonuç, Kaynakça ve Eklerden oluşmaktadır. Çalışmanın Giriş kısmında Belh vilayeti ile ilgili genel bilgiler, Birinci Bölümde efsane ile ilgili kısa bir bilgi verilmiştir. İkinci bölümde efsanelerin incelemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde derlenen efsaneler önce Arap alfabesiyle yazılıp sonra transkripsiyon yapılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afganistan, Belh, Özbek, Efsane, İnanış, Epizot

Belh ilinin beşeri turistik çekicilikleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bu çalışmanın amacı Afganistanın Belh vilayetinin beşeri ve turistik çekiciliklerinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırma, yöntem çeşitliliği bağlamında nicel ve nitel araştırma yaklaşımı ile ele alınmıştır. Bu yöntemde araştırmalar; gözlem, görüşme (mülâkat), anket (sorma, soruşturma) ve araştırma konusuyla ilgili daha önce yapılmış araştırmalar üzerinde fikir, görüş ve düşünce analizleri gibi veri toplama yöntemleri uygulanarak gerçekleştirilmiştir. Bilindiği gibi Afganistan günümüzde savaş ve terör olaylarıyla anılan bir ülkedir ve bu nedenle turizm sektöründe cazibe merkezleri arasında sayılmaz. Ancak bu yargı tamamıyla yanlıştır. Aslında Afganistan halkı dost canlısıdır ve misafirperverdir. Ülke büyük bir doğal güzelliğe, temiz bir doğaya, akarsulara ve yüksek dağlara sahiptir. Bu sebeple aslında Afganistan her türlü doğa sporu için dünyanın en iyi noktalarından biridir. Afganistan aynı zamanda dünyada çok az ülkenin sahip olduğu bir tarihi ve kültürel mirasa da sahiptir. Ülke Hindistan'dan Orta Asya'ya, Çin'den Avrupa'ya uzanan tarihi İpek Yolu üzerinde olması nedeniyle tarih boyunca birçok kavimin geçiş noktasında yer almıştır. Bu sebeple Afganistan'da Hint, Orta Asya/Türk, İran kültürlerinin sentezi meydana gelmiştir. Bu kültürel sentezi Afganistan'ın tarihi mimarisinde, müziğinde, yemek kültüründe vb. görebiliriz. Belh bölgesi ve Mezar-ı Şerif, Afganistan'ın en zengin tarihi ve turistik çekim merkezlerinden biridir. Belh'in Zerdüşt'ün doğduğu ülke olduğuna inanılmakta ve halen de Zerdüşt tapınaklarının izleri görülebilmektedir. Bölgede, Perslerin, Kuşan İmparatorluğunun Sasanilerin eserleri dışında İslami dönemden kalma çok sayıda medrese, camii, türbe yer almakta olup, bunların içinde Belh'in en önemli özelliği dünyaca ünlü şair Mevlana Celaleddin Rumi (Belhi)'nin vatanı olmasıdır. Belh daha birçok şair, mutasavvıfın memleketidir. Bu büyük isimlerin türbeleri halen ziyaret edilmektedir. Tarihi güzellikleri yanında bölgede çok ilginç kültürel özellikler vardır. Kültürel turizm çekiciliklerinin ön planda olduğu araştırma sahasında başta Mezar-ı Şerif olmak üzere vilayette turizmin canlanması açısından en önemli adım tarihi mirasın korunması ve tanıtılmasıyla olacaktır. Anahtar Kelimeler: Mezar-ı Şerif, Belh, tarih, kültür, turizm, inanç turizmi, güvenlik, uluslararası ilişkiler

Beliren yetişkinlerde dini kimlik gelişimi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Eğitim Psikolojisi Bilim Dalı
Bu çalışmada, beliren yetişkinlik dönemi ile dini kimlik gelişimi arasındaki ilişki sınıf düzeyi ve cinsiyete göre farklılıklar olup olmadığı açısından incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Çalışma grubunu Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 215 kadın ve 195 erkek olmak üzere toplam 410 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmada beliren yetişkinlik özelliklerini ölçmek üzere Beliren Yetişkinliğin Boyutları Envanteri (Reiffman, Arnett ve Colwell, 2003); dini kimliği belirlemek üzere araştırmacı tarafından Türkçeye uyarlanan Dini Kimlik Gelişimi Ölçeği (Bell, 2009) ve katılımcılarla ilgili demografik bilgileri topalamak için ise Kişisel Bilgi Formu uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 21.00 programı kullanılarak çözümlenmiştir. Beliren yetişkinlik özelliklerin toplam puanı ile dini kimlik gelişiminin alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığı belirlemek amacıyla Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Beliren yetişkinliğin cinsiyet ve sınıf düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadığının test etmek amacıyla t-testi yapılmıştır. Her iki değişkenin boyutları arasındaki farklılıkları belirlemek için iki faktörlü Anova testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda beliren yetişkinlik özelliklerinin ile başarılı dini kimlik arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken (r=.060, p<.05), beliren yetişkinlik ile moratoryum dini kimlik arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu (r=.104, p<.05) bulunmuştur. Beliren yetişkinlik ile ipotekli dini kimlik (r=-.277, p< .01) ve dağınık dini kimlik (r=-.137, p<.01) arasında ise negatif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Beliren yetişkinlik dönemi özellikleri açısından 1. ve 4. sınıf düzeyleri (t413=-1.057/-1.051, p>.05) ve cinsiyet düzeyleri (t413=1.092/1.090, p>.05) arasında da anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Beliren yetişkinlik boyutları incelendiğinde cinsiyet ve sınıf düzeyine göre farklılık bulunmamıştır. Dini kimlik boyutlarında ise cinsiyet ve sınıf düzeyine göre anlamlı bir fark bulunmuştur. Kadın öğrencilerin erkek öğrencilere göre daha fazla ipotekli dini kimlik (Ortkadın =21.43>Orterkek =20.08), erkek öğrencilerin kadın öğrencilere göre ise daha fazla dağınık dini kimlik özellik gösterdiği (Ortkadın =19.41<Orterkek =20.20) bulunmuştur. 1. sınıf öğrencilerin 4. sınıflara göre daha fazla ipotekli dini kimlik özelliğe yaşadığını görülmüştür (Ort1.sınıf =23.44>Ort4.sınıf =21.78). bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.

Belirlenmiş fayda emeklilik planlarında aktüeryal maliyet yöntemleri ve bir uygulama

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Bireylere emekliliklerinde düzenli bir gelir sağlamak üzere kurulmuş sistemlere emeklilik sistemleri denir. Günümüzde modern emeklilik sistemleri tek başına kamu basamağından oluşmamakta olup dünya bankası tarafından çerçevesi çizilen üç basamaklı emeklilik sistemi sıklıkla kabul görmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de emeklilik sisteminde ikinci basamakta yer alan emekliliğe yönelik taahütte bulunan belirlenmiş fayda (DB) yapıda 3500 üyesi bulunan bir hizmet sunucusunun Aktüeryal Sorumluluk ve Normal Maliyet hesaplamaları Aktüeryal Maliyet Yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiş olup yöntemlerin ürettiği farklı sonuçlar Aktüeryal Denge ekseninde mukkayese edilmiştir. Uygulama sonucunda teori ile pararlel olarak ABM yöntemi ile yapılan Aktüeryal Sorumluluk hesaplamasında diğer yöntemlere göre sorumluluğun küçük olduğu ve dolayısıyla aktüeryal fazlanın bu yöntemle en yüksek değere ulaştığı, CPM\Sabit Miktar yöntemi ile yapılan hesaplamada ise en yüksek Aktüeryal Sorumluluk değerine ulaşıldığı ve dolayısıyla aktüeryal açığın bu yöntemle en yüksek değere ulaştığı görülmüştür. Ayrıca tüm yöntemler dikkate alındığında söz konusu hizmet sunucusunun prim kesintilerinin yeterli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.