Thesis Search




SEARCH RESULTS

Bending behavior of hybrid fiber reinforced concrete beams

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Lif katkılı beton, çeşitli beton uygulamalarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada beton karışımında farklı tip liflerin kullanılmasıyla elde edilen lif hibritleşmesinin beton kirişlerin eğilme davranışı üzerine olan etkileri incelenmiştir. Bu amaçla 2500x500x50 mm boyutlarındaki sekiz kiriş çiftler halinde dört farklı çelik lif içeriğiyle dökülmüştür. Aynı çelik lif içeriğine sahip iki numuneden birine polivinil alkol (PVA) lifler eklenmiştir. Numuneler önce üç noktalı eğilme deneyine tabi tutulmuştur. Bu deneylerin sonrasında açıklık ortasından tek bir çatlakla göçen numuneleriki parçaya ayrılmış ve gözle görünür bir hasarı olmayan yarı parça, sabit moment bölgesi durumunda davranışı görmek amacıyla, tekrar dört noktalı eğilme deneyine tabi tutulmuştur. Her bir numune için taşıma gücü ve yük-yer değiştirme davranışı incelenmiştir. PVA lif eklenmesiyle elde edilen lif hibritleşmesinin üç noktalı eğilme deneylerinde olumsuz etki yaptığı görülmüştür. PVA lif eklenmiş numuneler sadece çelik lif içeren numunelere göre daha düşük taşıma gücü ve yer değiştirme kapasitesi göstermişlerdir. Ancak aynı numuneler dört noktalı eğilme deneylerine tabi tutulduklarında lif hibritleştirmesi olumlu etkide bulunmuştur. Çelik ve PVA liflerin hibritleştirilmesinin yayılı moment dağılımı oluşturan yükleme durumlarında eğilme davranışında olumlu etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır Ancak üç noktalı eğilme durumunda olduğu gibi tek bir çatlağın davranışı belirlediği durumlarda hibrit liflerin etkili olmadığı, hatta olumsuz etkiye sahip olduğu görülmüştür.

Benefits of biogas usage as a supplementary fuel in solid waste combustion

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Kentleşme ve kişi başına gelirdeki hızlı büyüme, yüksek bir MSW (2016'da 0,34 kg/kişi/gün) yaratımı ve 0,70 kg/kişi/gün tahmini bir oran önermek zorundadır. Birçok yoksul ülkede katı atıklar kaynağında toplanır ve açık çöplükle bertaraf edilir. Açık dampingde nispeten az muamele ve insan denetimi vardır. Açık damping ayrıca büyük bir olumsuz çevresel etkiye sahiptir ve atık bertaraf yeri olarak bol miktarda alan tüketir. Bu nedenle, bu soruna daha etkili bir çözüm gereklidir. Pek çok yoksul ülkede, biyoreaktör sahaları da dahil olmak üzere çeşitli yaklaşımların verimli olduğu kanıtlanmıştır, ancak bunlar geniş bir zemin alanı ve yüksek düzeyde işletme ve bakım maliyetleri gerektirir. Ayrıca bu teknolojiler yoğunlaştığı için yüksek nakliye maliyetlerine maruz kalmaktadırlar. Dünyanın birçok ülkesinde yakma işlemi verimli bir şekilde kullanılmaktadır. Atık malzemelerin yüksek ısı değerleri, daha sonra elektrik dönüşümü için kullanılabilecek termal enerji üretmek için kullanılır. Baca gazları arıtılabilir ve kirletici yükü kolayca kontrol edilebilir. MSW bileşimindeki son eğilimler, organik malzeme yüzdesinde düşüşler ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yanma potansiyelini araştırmak için kullanılabilecek malzemede bir artış göstermiştir. Günümüzün araştırması, belediye katı atıklarının ısı değeri için bir yakma sisteminde ek yakıt olarak biyogazın kullanılmasıyla amaçlanmaktadır. Deney üç bölüme ayrılmıştır: MSW'nin temel özellikleri tanımlanır ve MSW'nin ısıl değeri biyogaz ve hava kombinasyonundan sonra farklı oranlarda belirlenir. Yakma sisteminde daha fazla verim sağlamak için atıklara %20 & %30, %40, %50, %60 ve %70 oranında biyogaz harmanlanmıştır.

Bengal bölgesinde İslâmiyet'in yayılışı ve sosyal etkileri (1203-1757)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 İslam Tarihi Bilim Dalı
Bu araştırmanın asıl amacı Bengal'de İslamlaşma konusunda Batılı tarihçiler tarafından ortaya konulan teorilerin bir analizini yapıp ortak bir sonuca ulaşmaktır. Ayrıca bu çalışmanın diğer amacı ise Türkçe'de bu başlık üzerine akademik çalışmaların olmaması nedeniyle konuyla ilgili tarihsel olayları veya ifadelerin hepsini bir araya getirerek yeni bir tezin ortaya sunulmasıdır. Bu araştırma yapılırken Bengalce ve İngilizce ana kaynakların yanında ikincil kaynaklar da kullanılmaya çalışılmıştır. Bengal bölgesinin İslamlaşması ve Müslümanların tarihi, 1203'te Bengal bölgesini fetheden İhtiyaruddin Muhammed b. Bahtiyar Halacî döneminden önce başlamıştır. Çok önceden Müslümanlar ticaret amacıyla Bengal bölgesine geliyordu. Diğer taraftan sûfilerin gelmesi ile Bengal halkının müslümanlaşması ortaya çıkmıştır. Bazı doğal sebeplerin yanında bir taraftan Müslüman yöneticilerin yumuşak davranışıyla, diğer taraftan da sûfiler ve âlimlerin sayesinde Müslümanların sayısı artmaya başlamıştır. Ancak XVI. yüzyıldan sonra hem sûfilerin bir kısmı Brahmanların İslam dışı din ve sosyal etkilerinden etkilenmiştir. Hem de Hindu dininden İslam'a geçen yeni Müslümanlar eski sosyal ve kültürel adetlerini devam ettirmeye çalışmıştı. Sûfiler de eski sosyo-kültürel adetleri için Bengal halkına mâni olmamıştır. Son olarak, Bengal Müslümanların sosyo-kültürel probleminin ortaya çıkışı nasıl ve nereden olduğunu bahsetmeye çalışılmıştır.

Bengal dilinde tefsir çalışmaları ve değerlendirmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Tefsir Bilim Dalı
Bu çalışma;Ekrem Han'ın Kur'an Şerif, Şamsulhak Faridpûrî'nin Hakkânî Tefsir ve Muhammed Aminul İslam'ın Tefsir-i Nûr'ul-Kur'an adlı eserlerinden hareketle Bengalce tefsir çalışmalarını, tarihi ve metodolojisi bakımından incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmamızda, bahsi geçen eserler, başlıca kaynakları ve özellikleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Yapılan çalışmayla Bengalce tefsirlerde takip edilen yöntemler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmamız, Bengalce tefsir çalışmalarını tartışmaya açmayı hedeflemektedir. Bunun yanı sıra Bengalce tefsirlerde nelerin etkili olduğunu net bir şekilde tespit edebilmek amacıyla Bölgenin dinî, siyasi, sosyal ve eğitim tarihi de araştırmamızda inceleme konusu olmuştur. Yaptığımız analiz ve değerlendirme sonucunda;Şamsulhak Faridpûrî ve Muhammed Aminul İslam'ın, kaleme aldıkları tefsirlerde, Bangladeş başta olmak üzere Hint Alt Kıtası'nda etkili olan klasik dinî akıma sadık kalmaya çalıştıklarını; buna karşın Ekrem Han'ın, biraz İngilizlerin etkisiyle Hindistan'a giren Batılı çağdaş dinî tartışmalardan, biraz da İslam dünyasında Reşid Rıza, Muhammed Abduh, Cemâleddîn-i Efgâni, Şah Veliyyullah ve benzerleri tarafından başlatılan fikrî bağımsızlık hareketlerinden etkilendiğini; yazarların eserlerinde düşüncelerini bu çerçevede aktarmaya çalıştıklarını tespit ettik. Anahtar kelimeler: Tefsir, Hint Alt Kıtası, Bangladeş, Bengalce, Ekrem Han, Şamsulhak Faridpûrî, Muhammed Aminul İslam.

Bengalce Kur'an-ı Kerim çeviri çalışmaları ve değerlendirmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Tefsir Bilim Dalı
Kur'an-ı Kerim; Peygamber efendimize gönderilmiş insanlığın en son hidayet rehberidir. Bu rehberi okumak anlamak hayata uygulamak her Müslüman için ilahi emirdir. Aksi takdirde hem ilahi emri yerine getirmemiş olur hem de insanlar kendi hayatında, dünya idaresinde doğru bilgiden yoksun oldukları için zarara uğramış olurlar. Nasıl ki bugünkü dünyada insanlığın haline bakıldığında bu durumu daha net bir şekilde anlamış oluyoruz. O yüzden dünya ve ahirette güzel hayatı elde etmek için yaratan Allah'ın emirlerini okumak, anlamak ve uygulamaktan başka çaremiz kalmadığına bu asırdaki insanlar olarak hepimiz şahit olmuşuzdur. Ancak Kur'an-ı Kerim Arapça gönderilmiş bir kitap olduğu için diğer coğrafyalardaki insanların okuması ve anlamasını sağlamak için çeviri önem taşımaktadır. Konuşanların sayısına bakıldığında Bengalce dilinin dünyada önemli bir yeri olduğu aşikârdır. Kur'an-ı Kerim çevirisi diğer dillerde olduğu gibi Bengalce için de çok eskiden başlamış ve halen çeşitli yönleriyle çevirileri devam etmektedir. Bu çevirilerin birkaç tanesi kurumsal olup çoğunluğu âlimlerin şahsi çabalarıyla gerçekleştirilmektedir. Dünyanın en ünlü Arapça tefsirlerinin çoğu Bengalce 'ye çevrildi. Halihazırda Kur'an-ı Kerim'in elliden fazla Bengalce çevirisi bulunmaktadır. Ancak tüm bu çeviriler üzerinde değil Türkçe, Bengalcede bile akademik faaliyetler çok nadirdir. Bu çalışmada Bengalce Kur`an çeviri çalışmaları değerlendirirken Bengalce'nin tarihi gelişimini, Bangladeş'in İslamlaşmasını ve Bengal tarihini, Bangladeş Medrese eğitim sistemini ve İlahiyat fakültelerini de değerlendirmiş olduk. Bengalce Kur`an çeviri çalışmaları kapsamında İngiliz sömürge zamanındaki çevirileri, Pakistan zamanındaki Kur'an çeviri çalışmalarını ve Bangladeş zamanındaki çeviri çalışmalarını zikrederek değerlendirmeye çalıştık. Sonuç olarak, Allah'ın kelamını tercüme edenlerin, tercümede ne kadar vasıflı olduklarını ve Arapçada yetkin olsalar da Bengalce dilini okuyucuya aktarmak noktasında yetersiz kaldıklarını gördük. Biz bu çalışmada ulaşabildiğimiz kadar çevirileri toplayarak hem çeviri çalışmalarını hem de çevirmenleri değerlendirmeye çalıştık. Anahtar Kelimeler: Bangladeş, Bengalce, Kuran, Çeviri, Çalışmalar, Değerlendirme.

Bengalce'de ve Bangladeş'te yapılan Kur'an ve tefsir çalışmaları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Tefsir Bilim Dalı
İnsanoğluna doğru yolu gösteren yol haritası olan yüce Kur'an-ı Kerim'in mesajlarını İndirildiğinden bu yana dünyanın her tarafında yayılmaktadır. Önce Peygamberimiz (s.a.v), sonra sahabileri daha sonra da tâbiîn ve tebe-i tâbiîn ve âlimleri bu Kitabın tefsir ve te'vil faaliyetlerini devam ettirmiştir. Müslüman nüfusu olarak dünyanın ikinci ülkesi olan Bangladeş'te de ülkenin anadili Bengalce ile ülkedeki alimler Kur'an-ı Kerim'in tefsir ve te'vil faaliyetlerini devam ettirmektedir. Bangladeş'te yapılan Kur'an ve tefsirin bu faaliyetler üzerine tezimiz hazırlanmıştır. Tezimiz bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte çalışmanın konusu, amacı, önemi, ve kaynakları hakkında bahsedilmiştir. Birinci bölümde Bangladeş'te İslâmlaşmanın kısa tarihi, İslamlaşmasında rol oynayan faktörler, ülkede var olan İslâmi ekoller ve ülkenin İslâmî eğitim sistemi hakkında yazılmıştır. İkinci bölüm Bengal dilinde tefsir çalışmalarının menşei, gelişmesi, meal, tam tefsir ve klasik tefsirlerin çeviriler çalışmaları hakkında ve bölgedeki tefsir çalışmalarının geri kalma sebepleri hakkındadır. Anahtar Kelimeler: Bangladeş, Bengalce, Müfessir, Tefsir, Tercüme

Benin on the axis of the law of the primate city: The case of Cotonou

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bilim Dalı
Jefferson'un Tek Büyük Kent Kuramı, bir ülkenin ana kentinin nüfus açısından daima oransız olduğunu; ulusal kapasitenin ve duygunun istisnai bir şekilde temsilcisi olduğunu belirtir. Benin, gelişmekte olan bir ülke olarak konumlanmaktadır. Bu bağlamda tezin amacı Benin'de kentsel öncelik olgusunun saptanmasıdır. Böylece, bu tez Jefferson'un görüşü bağlamında Cotonou kentini incelemeyi amaçlamaktadır. Cotonou'nun Benin'deki en kalabalık ve en önde gelen ekonomiye sahip şehir haline nasıl geldiğini göstermek için, Cotonou'nun konumu ve tarihsel-coğrafi durumu ile ilgili bazı faktörler vurgulanmıştır. Cotonou'nun oransız derecede büyük olduğu ve ülkenin ekonomik kapasitesinin önemli bir bölümünü temsil ettiği göz önünde tutulsa da, Cotonou'nun gerçekten ulusal duyguları temsil edip etmediği konusunda bazı belirsizlikler olduğu açıktır. Bu belirsizlikleri netleştirmek ve böylece Cotonou'nun ulusal duyguyu ne ölçüde temsil ettiğini değerlendirmek için; ülkenin kültürel peyzajının bir açıklaması, bir literatür taraması ve Benin sakinleriyle mülakat yapılmıştır. Benin modernleşmeye devam ettikçe ve Cotonou Benin'in diğer bölgelerinden daha fazla insanı çekmeye devam ettikçe, Cotonou sonunda ülkenin kültürel kimliğini daha fazla temsil edebilir.

Benin tıbbı bitkilerinin antimikrobiyal etkili nanopartikül sentezleme yeteneklerinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Biyoteknoloji Bilim Dalı
Nanopartikülün bitki kaynaklı sentezi, nanoteknoloji ve biyoteknolojiyi birbirine bağlayan yeşil kimya yaklaşımıdır. Günümüzde hemen hemen tüm antibiyotiklerin mikroorganizmalara karşı direnç kazanmış olduğu göz önüne alındığında, az gelişmiş ülkelerde enfeksiyöz hastalıklara karşı sıkça kullanılan tıbbi bitkiler önem arzetmektedir. Bu çalışmada, Benin'de geleneksel tedavide kullanılan altı şifalı bitkinin su, etanol ve metanol ekstreleri antimikrobiyal etkili gümüş nanopartikülleri (AgNP) sentezlemek amacıyla kullanılmıştır. İndirgeyici ajan ve stabilizatör olarak sentezlenen AgNP'lerin antimikrobiyal aktiviteleri hastane enfeksiyonu etmenleri olan bakterilere ve Candida türü mayalara karşı araştırılmıştır. Sentezlenen AgNP'lerin karakterizasyonu UV-vis spektroskopisi, X-ışını kırınımı (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve Fourier dönüşümü kızıl-ötesi (FTIR) analizi ile gerçekleştirilmiştir. AgNP'ler, Gram-pozitif ve Gram-negatif bakterilere ve Candida türü mayalarda büyümeyi önemli ölçüde inhibe etmiştir. Ayrıca, bu bitkilerden elde edilen uçucu yağların antimikrobiyal etkisi hastane ortamından izole edilmiş metisilin dirençli Staphylococcus aureus strainlerine karşı da araştırılmıştır. Bu çalışma, altı bitkinin de yapraklarından elde edilen su, etanol ve metanol ekstreleri ile uçucu yağlarının ve bunlardan sentezlenen AgNP'lerin geniş spektrumlu antimikrobiyal aktiviteye sahip olduğunu ve optimizasyon çalışmaları ile enfeksiyonel hastalıkların tedavisinde alternatif çözümler sunabileceğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Gümüş nanopartikül, Antimikrobiyal, Hastane enfeksiyon etmeni bakteriler, Candida

Benin'de hanelerin sezaryen harcamalarının değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Yıllarca süren çabalardan sonra, Sahra-altı Afrika, anne ve yenidoğan sağlığı göstergelerinde çok az iyileşme görmüştür. Tüm kadınların acil obstetrik bakıma erişiminin sağlanması, anne ve yenidoğan ölümlerini azaltmak için kabul edilmiş etkili bir stratejidir. Ancak bu bakım pahalıdır ve obstetrik bakıma erişimde bir engel teşkil etmektedir. Benin bu tıkanıklığı ortadan kaldırmak için ücretsiz sezaryen uygulamasını hayata geçirmiştir. Ancak, bu politikaya rağmen, haneler sezaryen sırasında ödeme yapmaya devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Benin'de hanelerin sezaryen harcamalarını değerlendirmek ve hanelerin sezaryen harcamalarını karşılamak için gerekli kaynakları temin etme stratejilerini belirlemektir. Littoral bölgesindeki 3 hastane ve 505 hane örneklenmiş ve kadına refakat eden kişilere anket uygulanarak veriler toplanmıştır. Hanelerin sosyo-ekonomik durumu, temel bileşen analizi ile oluşturulmuş bir servet endeksi kullanılarak değerlendirilmiştir. Harcama ile önemli ölçüde ilişkili faktörler, çok değişkenli doğrusal regresyon analizi kullanılarak belirlenmiştir. Yürürlükte olan ücretsiz sezaryen politikasına rağmen, haneler sezaryen için ortalama 152 € (99.705 FCFA) harcamakta olup, bunun %76'sı doğrudan, %17'si dolaylı maliyet ve %7'si fırsat maliyetidir. Harcamalar hane halkı ikamet bölgesine, komplikasyonun varlığına, sağlık sigortasının varlığına, hanelerin sosyoekonomik sınıfına, kadının öğrenim düzeyi ve çalışma durumuna bağlı olarak önemli ölçüde değişmektedir. Son olarak, sezaryen faturasını ödemek için haneler 11 kaynak seferberliği stratejisini birleştirir. Yoksul haneler dış yardımlara, varlık satışlarına ve/veya cari harcama kesintilerine başvururken, zenginler kazandıkları gelir ve/veya tasarruflarını sezaryen harcamalarını karşılamak için kullanmaktadır. Sonuçlar, yürürlükteki ücretsiz sezaryen politikasına ek olarak, en yoksul haneler tarafından ödenecek sezaryen maliyetlerinin doğrudan muaf tutulmasına yönelik bir mekanizmanın kabul edilmesi lehindedir. Anahtar kelimeler: Acil obstetrik bakım; Anne ölümü; Sağlık harcamaları; Sezaryen

Benin'de tüketicilerin domates satın alma fiyatını etkileyen faktörlerin analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Tarım İşletmeciliği Bilim Dalı
Yaş Meyve ve Sebze (YMS) üretim ve pazarlamasının gelişmekte olan pek çok ülkede olduğu gibi özellikle Batı Afrika'da da sosyo-ekonomik kalkınmaya önemli etkileri vardır. Bu çalışmanın genel amacı, Benin'de tüketicinin domates satın alırken üstlenmeyi kabul ettikleri fiyat (fiyat primi eklenmiş piyasa fiyatı) üzerine temel sosyoekonomik ve ürün kalite özellikleri ile gelir düzeyinin etkisinin incelenmesidir. Cotonou'da (Benin) basit tesadüfi örnekleme çerçevesinde belirlenen 223 domates tüketicisi ile yüz yüze anket uygulaması yapılmış ve elde edilen birincil veriler analiz amacıyla kullanılmıştır. Dolayısıyla, tüketicinin organik/konvansiyonel domates, yerel/ithal domates ve Akikon L.esculentum var. pyriforme (en çok tercih edilen domates çeşidi) için ödemeyi kabul etikleri fiyat üzerinde pazar faktörleri, kalite özellikleri, tüketim dönemi tercihi ve sosyo-ekonomik faktörlerin etkileri Hedonik Fiyatlama yöntemi aracılığıyla incelenmiştir. Sonuç olarak, yerel, organik ve Akikon çeşidi (L.esculentum var. Pyriforme) için yüksek fiyat primi ortalamaları sırasıyla 0.30 Dolar; 0.32 Dolar ve 0.28 Dolar'dır. Buna göre, çalışmada 400 gramlık domates için standart 200 FCFA (0.36 Dolar) piyasa fiyatına, bulunan primi eklediğimizde kabullenilebilen nihai fiyat düzeyleri sırasıyla 0.66 Dolar, 0.68 Dolar ve 0.64 Dolar olmuştur.Yerli domates için üstlenilen fiyatı etkileyen önemli faktörlerin, tüketicilerin yaşı, geliri ve mesleği gibi kişisel özellikleri, domatesin kalite ve şekil özellikleri ile yerli tercihi olduğu anlaşılmıştır. Organik domates için kabul edilen fiyat üzerinde etkili olan önemli faktörler kalite özelliği, şekil, mevsimsel tercih ve organik ürün tercihi iken, Akikon L.esculentum var. pyriforme çeşidi için kabul edilen fiyatı etkileyen faktörlerin ise, şekil, renk ve tazelik, ebat, tür tercihi ve gelir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Benzimidazol türevi platin komplekslerinin sentezi, yapılarının aydınlatılması ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Sisplatinin antikanser etkisinin keşfiyle, metal bazlı komplekslerin kemoterapide kullanımına ilgi artmıştır. Sisplatinin yan etkileri araştırmacıları yan etkileri daha az olan yeni platin kompleksleri sentezine itmiş ve böylece ligandlar değiştirilerek daha az yan etkili ikinci, üçüncü kuşak platin kompleksleri sentezlenmiştir. Azot taşıyan heterosiklik halka benzimidazol, medisinal ve farmasötik keşiflerde önemli rol taşımaktadır. Bu çalışmada, 5(6)- klorobenzimidazol (L1), 5(6)-metilbenzimidazol (L2), 5(6)-kloro-2- metilbenzimidazol (L3) ve 5(6)-metil-2-metilbenzimidazol (L4) taşıyıcı ligandlarını içeren [PtL1 2Cl2], [PtL1 2I2], [PtL2 2Cl2], [PtL2 2I2], [PtL3 2Cl2], [PtL3 2I2], [PtL4 2Cl2] ve [PtL4 2I2] gibi çeşitli platin(II) komplekslerinin sentezi araştırılmıştır. Taşıyıcı ligandlar Phillips yöntemiyle sentezlenmiş ve etanol-su içerisinde çözülerek üzerine sırasıyla, potasyum tetrakloroplatin veya potasyum tetraiyodoplatin reaksiyon ile Kompleksler (1-8) sentezlenmiştir. Kimyasal yapıları, elemental analiz, infrared (IR), 1Hidrojen Nükleer Manyetik Rezonans (1H-NMR) yöntemleri ile aydınlatılmıştır. Komplekslerin biyolojik aktiviteleri pBR322 DNA plazmidinin agaroz jel elektroforezinde kullanılmasıyla, pBR322 DNA plazmidinin form I ve II bandındaki elektroforetik hareketlilik yeteneğine bakılarak ve BamHI ve HindIII enzimleriyle kesilerek belirlenmiştir. Sonuç olarak Kompleks 6 ve 8 hariç tüm bileşikleri çeşitli konsantrasyonlarda aktivite göstermiştir ve kompleks 3 plazmid DNA'nın hareket ve yoğunluğunda değişiklik gösteren en etkili kompleks olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: benzimidazol, platin kompleksleri, pBR322 plazmid DNA, agaroz jel elektroforez

Benzin tanklarından hafif hidrokarbonların buharlaşma oranını azaltmak için çevre dostu ve düşük maliyetli organik bileşik sentezlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Çevre Mühendisliği Bilim Dalı
Rezervuar ve benzin tanklarından hafif hidrokarbonların buharlaşması, herhangi bir sıcaklıkta ve tüm çevre koşullarında meydana geldiği için hidrokarbon buharlaşmasının azalmasını kontrol etmek oldukça önemlidir. Söz konusu buharlaşma çevreyi kirletir, çalışanların ve toplumun sağlığını, fiziksel ve kimyasal özellikler açısından benzinin kalitesini ve ülke ekonomisini etkilemektedir. Bu nedenle benzin hidrokarbonlarının buharlaşma hızının azaltılması için etkili çözüm yolları aranmaktadır. Bu tez çalışmasında, benzin tanklarında hafif hidrokarbonların buharlaşma oranını azaltmak için yeni bir yöntem olarak yer değiştirme tepkimesi uygulanarak, KOH ve EDTA kullanılarak farklı oranlarda (1:1, 1:2, 1:3, 1:4) dört organik bileşik (OB) hazırlanmıştır. Elde edilen OBler kendi tasarımımız olan buhar basıncı ölçer haznesinde benzin ile beraber uygulanmış ve doymuş buhar basınçları ölçülmüştür. Testler sonunda herbir OB için optimum konsantrasyon, buharbasıncını azaltma yüzdesi ve tank içinde benzinin çekme-ekleme işlemleri sırasındaki etkili kalış süresi belirlenmiştir. Buna göre yüksek oktanlı (95 oktan) benzin içeren tank içine bir defa OB I, II, III ve IV bileşiklerinin ilave edilmesi durumunda tank içinden hafif hidrokarbonların buharlaşma oranlarının sırasıyla %71.8, 73.6, 75.6 ve 77.1 olduğu görülmüştür. OBlerin (I, II, III ve IV) optimum konsantrasyonlarda (1, 3, 4 ve 2 mg/kg) tanklara ilave edildikten sonra benzinin çıkarma-ekleme işlemleri sırasındaki etkinliklerinin sırasıyla 21, 19, 23 ve 27 kez devam ettiği görülmüştür. Elde edilen bulgulara göre OB-IV bileşiği en etkili bileşik olarak belirlenmiştir. OBlerin tank içindeki konsantrasyonları benzin, ham petrol ve türevlerinin kimyasal özelliklerini etkilemeyen düzeyde olup, hafif hidrokarbonların buharlaşma oranını azaltacak yüzey etkisine sahiptir.

Berdikoca Batır Destanı'nda söz yapımı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Türk Dili Bilim Dalı
Ural-Altay grubunda olan Türkçe, sondan eklemeli zengin bir dildir. Kendine ait fiil düzeni ve şekil yapısı olan Türkçe, Hint-Avrupa Dillerinden farklıdır. Türklerin geçmişte geniş coğrafyalara göç etmesi, Türkçenin de geniş topraklara yayılmasına neden olmuştur. Türkçe kendi içinde Kıpçak, Karluk, Oğuz gibi gruplara ayrılır. Kazak Türkçesi de bu Kıpçak grubu ailesine mensup olan bir dildir. Kazak Türkçesi, tarihin ilk dönemlerinden beri yapısının çoğunluğunun korunması sebebiyle kelime haznesi bakımından zengin Çağdaş Türk lehçelerinden biridir. Bir dilin kendi zenginliğini tanımlamakta söz yapımı çok önemlidir. Söz yapımı, bir dilin kendi zenginliğinin betimleyicisi olarak görülen ve dilin gelişmesindeki en önemli unsurlardan biridir. Bu tez çalışmasında, Kazak Türkçesiyle yazılmış olan Berdikoca Batır Destanı'nın söz yapımını inceledik. Kazak Türkleri, Kazakistan kurulmadan önce Sovyetler Birliği rejiminde yaşamış ve çeşitli ayrımcılıklara maruz kalmıştır. Buna rağmen destanın yazıldığı zamanın Kazakçası ile günümüz Kazakçası arasında çok fazla bir fark yoktur. Bu çalışmada söz yapımının gelişmesine, Kazak Türkçesi ve Türkiye Türkçesi arasındaki ilişkinin arttırılmaya çalışılmasına ve Kazak Türkçesi üzerinde yapılan bu söz yapımının incelenmesi Türk diline bir katkı sağlanmasını amaçlamaktadır. Çalışmamızda kelimelerin ne kadar sıklıkla kullanıldığını tespit edip manalarını tetkik ettik. Destanda bulunan bütün isim ve fiilleri Türk dilinin dörde ayrılan yapım eklerine göre sınıflandırdık. Destanda geçen kelimelerin anlamlarını Kazak Türkçesi ve diğer Türk lehçeleri ile karşılaştırarak gösterdik.

Beşeri sermaye, teknoloji sınırına uzaklık ve verimlilik ilişkisi: Ampirik bir inceleme

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 İktisat Bilim Dalı
Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin büyük kısmı, verimlilikte sağladıkları artışlar neticesinde dikkate değer bir büyüme performansı elde etmişlerdir. Verimlilik artışlarında, inovasyonlar sonucu ortaya çıkan ileri teknolojilerin yanı sıra mevcut teknolojilerin taklit edilmesi veya benimsenmesine dayalı teknoloji düzeyi önemli bir belirleyicidir. Konuyla ilgili literatürde, ülkelerin sahip oldukları teknoloji düzeyine bağlı olarak, beşerî sermayenin verimlilik değişimlerinde oynadığı role ilişkin güncel bir tartışma alanının olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, beşerî sermayenin verimlilik üzerindeki etkisini, ülke teknoloji düzeyi ile referans bir teknoloji sınırı arasındaki uzaklığı dikkate alarak incelemektir. Çalışmada, 1994–2017 dönemi için yüksek gelirli ülkeler ile orta ve düşük gelirli ülkeleri kapsayan iki ayrı veri seti kullanılmıştır. Analizde, teknoloji sınırına uzaklığa ilişkin olası içsellik sorunundan hareketle, araç değişken tekniklerinden birisi olan Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi tercih edilmiştir. Elde edilen sonuçlarda ilk olarak, verimlilik artışlarının hem yüksek hem de orta ve düşük gelirli ülkelerdeki önceki dönem verimlilik düzeyine bağlı olarak gerçekleştiği görülmüştür. İkinci olarak, teknoloji sınırına uzaklığın orta ve düşük gelirli ülkelerde verimlilik artışlarını olumsuz etkilediğine dair kısmi bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Üçüncü olarak, orta ve düşük gelirli ülkelerde teknoloji sınırına uzaklıktaki artışa bağlı şekilde, beşerî sermayenin verimlilik üzerindeki pozitif etkisinin arttığına dair önemli bulgular elde edilmiştir. Bu durum, teknoloji açığı görece fazla olan ülkelerde, beşerî sermayenin taklit ve benimsemeye dayalı teknolojik kabiliyetler yoluyla verimlilik artışlarına katkı sağladığına işaret etmektedir. Son olarak, beşerî sermayenin verimlilik üzerindeki etkisinin, ülkelerdeki teknoloji açığının kapatılmasına bağlı olarak pozitif ve anlamlı olduğu görülmektedir. Buradan hareketle, verimlilik odaklı beşerî sermaye yatırımlarının hem yüksek hem de orta ve düşük gelirli ülkeler için etkin bir politika aracı olduğu söylenebilir.

Beşeri sermayenin iktisadi etkileri: Orta Asya ülkeleri üzerine bir analiz

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 İkt. Gelişme ve Uluslararası İkt. Bilim Dalı
Klasik iktisatçılardan itibaren farkında olunsa da, özellikle 1960'lı yıllardan itibaren beşeri sermaye kavramı önem kazanmaya ve iktisadi gelişmedeki önemi araştırılmaya başlanmıştır. Yapılan araştırmalarda beşeri sermaye ve iktisadi büyüme arasında güçlü bir bağ olduğu bulgusuna varılmıştır. Sanayi ötesi toplumda beşeri sermayenin önemi daha da artmış durumdadır. XXI. yüzyıl, bilim, bilgi ve teknoloji çağı olarak anılmaktadır. Böyle bir çağda ülkelerin küreselleşme sürecine ayak uydurabilmeleri, rekabetçi ve sürdürülebilir yüksek büyüme performansına sahip olabilmeleri için, nitelikli insan gücüne yani beşeri sermayeye sahip olmaları gerekmektedir. Aksi halde, iktisadi alanda sistematik başarı sağlanamazdır. Bu çalışma, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan ekonomisinde beşeri sermayenin iktisadi etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Seçilmiş ülkelerin beşeri sermaye potansiyeli, iktisadi gelişmedeki önemi ve ekonomik büyüme göstergesi, dışa açıklık oranı ile anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı araştırılacaktır. Orta Asya ülkeleri gibi gelişmekte olan ülkelerin iktisadi kalkınması ve sürdürülebilir büyüyebilmesi, özellikle beşeri sermaye faktörünü geliştirmelerine bağlıdır. Üç bölümden oluşan çalışmanın Birinci Bölümü'nde beşeri sermaye kavramı detaylı bir şekilde ele alınmakta; İkinci Bölüm'de, dört Orta Asya ülkesinin ekonomik durumu ve beşeri sermaye potansiyeli incelenmekte ve Üçüncü Bölüm'de, beşeri sermayenin iktisadi büyüme ve dış ticarete etkileri ekonometrik yöntemlerle analiz edilmektedir.

Beş-fazlı asenkron motor sürücülerinin kontrol yöntemi ve arıza toleransı çalışması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Elektrik Bilim Dalı
Çok-fazlı elektrik motorlar, arızalı durumlarda kullanılabilmesi, yüksek sistem güvenilirliği, faz başına göre güç azaltma, azaltılmış moment dalgalanması avantajları gibi nedeniyle üç-fazlı motorlarla karşılaştırıldığında daha cazip bir alternatif olarak değerlendirilmektedir. Bu tezde beş-fazlı asenkron motor sürücü sistemi incelenmiştir. Çok-fazlı asenkron motorların endüstrinin farklı alanlarındaki uygulamalarda tercih edilmesi, bu araştırma çalışmasının önemini net bir şekilde göstermektedir. Son yıllarda bu konuyla ilgili birçok bilimsel araştırma yapılmaktadır. Tezin metodolojisi temelde analitik ve karşılaştırmalı olmaktadır. İlk olarak beş-fazlı asenkron motrun matematiksel modeli ve beş-fazlı gerilim beslemeli inverter (Voltage Source Inverter - VSI) modeli incelenmiştir. MATLAB/Simulink'te beş-fazlı asenkron motorun alan yönelimli kontrol (Field Oriented Control - FOC) yöntemi oluşmaktadır. Simulink modeline göre, beş-fazlı asenkron motorun performansını analiz etmek amacıyla normal modunda ve arızalı çalışması durumlarda beş-fazlı elektrik sürücünün simülasyonu gerçekleştirilmiştir. Dengesiz gerilim sisteminden etkilenen farklı ariza durumları için simülasyonlar yapılmıştır ve elde edilen stator faz akımları, rotorun hızı ve elektromanyetik moment sonuçları detaylı olarak analiz edilmiştir. Ayrıca, beş-fazlı asenkron motorla karşılaştırmak amacıyla üç-fazlı asenkron motor sürücüsü incelenmiştir. Bu araştırma çalışmasının temel amacı, üç-fazlı asenkron motordan daha iyi arıza tolerans kabilyetine sahiptir ve daha güvenilir olan beş-fazlı asenkron motorun avantajlarını sunmaktır.

Beşşâr bin Burd ve döneminin şiirindeki yeri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2011 Arap Dili ve Belagatı Bilim Dalı
?Beşşâr b. Burd ve Döneminin Şiirindeki Yeri? adlı tez, üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, şâir Beşşâr'ın içinde bulunduğu Abbâsîler dönemindeki belli başlı şaîrler ile nesir yazarları hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra, bu dönemde hangi şiir türlerinin işlendiği belirtilmiştir. İkinci bölümde de, Beşşâr'ın doğumundan vefâtına kadar olan hayat hikâyesi anlatılmıştır. Son bölüm olan üçüncü bölümde ise, Beşşâr'ın şâirliği, şiir temaları ve özellikle hiciv şiiri, edebî şahsiyeti ve eserleri hakkında detaylı bir şekilde bilgi verilmiştir. Sonuç olarak Beşşâr'ın, Muvelledûn akımını başlatan büyük bir şâir olduğu ve hacimli bir dîvânın bulunduğu ortaya çıkmıştır.

Beton elemanların yapısal sağlık izlemesi için geliştirilen çimento esaslı sensörlerin kendiliğinden algılama kapasitelerinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Yapı Malzemeleri Bilim Dalı
Amaç: Bu çalışmada karbon fiber, nano nikel tozu ve çok duvarlı karbon nanotüp (MWCNT) içeren çimentolu kompozitlerin sensör olarak Yapısal Sağlık İzlemesinde kullanımı incelenmiştir. Yöntem: Bu çalışma başlıca dört kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım, literatüre dayalı olarak iletken malzemelerin homojen dağılımını sağlamak için çeşitli karıştırma ve üretim yöntemlerini, ikinci kısım; çimento kompozitlerinin farklı kürlenme yaşlarındaki elektriksel özelliklerini, monotonik ve periyodik basınç yüklemesi altında piezorezistif (kendiliğinden algılama) davranışı ve gerilme/deformasyonu ölçümlerini, üçüncü kısım; XRD, BET, MIP testleri yapılarak çimento kompozitlerin mikroyapısının incelenmesini, dördüncü kısım, yapının gerilme/deformasyon davranışını incelemek için yapı elemanına piezorezistif sensörlerin gömülerek kullanımını içermektedir. Elektriksel ve piezorezistif özelliklerin belirlemesinde hacimce %0.1, 0.25, 0.5, 0.75 ve 1 oranlarında toplam 50 grup kompozit üretilmiştir. Gömülü sensörler çalışmasında toplam 4 grup beton eleman üretilmiştir. Bulgular: Deney sonuçları, karıştırma yöntemlerinin, iletken malzemelerin çimento hamurunda homojen dağılımını sağlamak için çok önemli olduğunu göstermektedir. Kullanılan malzeme oranı, karıştırma metodu, kürleme metodu ve elektriksel direnç ölçüm metotları gibi birçok faktör, çimento kompozitlerinin elektriksel özellikleri üzerinde etkili olmuştur. kullanılan gruplar arasında KNT ve KFKNT0.75 grupları, uygulanan basınç yükleri altında iletken malzemeli kompozitler en iyi kendiliğinden algılama özelliği göstermiştir. İletken malzemelerin kullanımı, kompozitlerin XRD, BET ve MIP analiz sonuçlarını etkilemiştir. Sonuç: KNT ve KFKNT'li kompozitlerin piezorezistif özelliklerinin KF ve NNi'li kompozitlerden daha etkili olduğu belirlenmiştir. Gömülü sensörler, monotonik ve periyodik basınç yükleri altında yapının gerilme/deformasyon algılama kapasitesini geliştirdiği bulunmuştur. KNT0.75, KNT1, KF0.1KNT0.5 ve KFKNT0.75 grupları gömülü sensörlerde en iyi kendiliğinden algılama kapasitesi göstermişlerdir.

Beton yol üstü asfalt kaplamaların sonlu elemanlar yöntemi ile mekanistik analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Ulaştırma Bilim Dalı
ÖZET Beton üstü asfalt kaplama, gerilmelere bağlı olarak bozulmuş Portland çimentolu beton (PCC) yolların rehabilitasyonu için en yaygın yöntemdir. Bununla birlikte, asfalt kaplamanın performansı, asfalt kaplamanın altındaki derz bölgesinde oluşan aşırı gerilmeler ve şekil değiştirmelerden kaynaklanan yansıma çatlakların oluşması nedeniyle kısmen sınırlandırılmış olunmaktadır. Bu çalışma, trafik yükleri altındaki beton üstü asfalt kaplamaların mekanistik davranışlarını incelemek için mevcut beton üstü asfalt yol kaplaması geliştirilen üç boyutlu sonlu elemanlar (FE) modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Analizlerde değişken parametreler olarak, asfalt kalınlığı, asfalt elastisite modülü, asfalt / beton ara yüzü teması, PCC elastisite modülü, derz boyutu ve kayma donatı göz önünde bulunduruldu. Analizlerde asfalt kaplamanın altındaki maksimum çekme gerilme ve şekil değiştirme tepkimeleri incelendi. Çalışmanın sonuçları, çalışılan parametrelerdeki değişimlerin, asfalt kaplamada çekme gerilmeler ve şekil değiştirmelerde önemli değişikliklere yol açtığını göstermiştir. Kaplamanın altındaki yatay doğrultudaki çekme gerilmeler ve şekil değiştirmeler, sırasıyla 22 KPa ve 1683 KPa ve 25.10-6 ve 460.10-6 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Asfalt kaplamada çekme gerilme ve şekil değiştirme en fazla etkileyen parametrelerin sırasıyla asfalt kalınlığı, asfalt / beton ara yüz temas durumu, kayma donatıların kullanımı ve asfalt modülü olarak tespit edilmiştir. Asfalt kaplama altındaki çekme gerilme ve şekil değiştirme beton yol üzerindeki asfalt kaplamalarda yansıma çatlakların oluşumunu öngörmede uygulanabilir bir yöntem olduğu görülmüştür.

Betonarme binalarda perdelerin performansa etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Diğer
Bu çalışmada perde duvarların betonarme bina performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Farklı yerleşim planına sahip konut türü betonarme binaların deprem performansları doğrusal elastik olmayan çözüm yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Can güvenliği hedef performans seviyesini sağlayan bina plan ve perde kesit boyutları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla minimum perde boyutlarından başlanarak can güvenliği hedef performans seviyesi sağlanıncaya kadar bina boyutları değiştirilmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar şekil ve tablolarla karşılaştırmalı olarak verilmiştir.