Thesis Search




SEARCH RESULTS

Bipolar membranlı elektrodiyaliz ile sodyum klorür çözeltilerinden hcı ve naoh üretiminin incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Kimyasal Teknolojiler Bilim Dalı
Bu çalışmada üç odalı bir elektrodiyaliz hücresinde anyon değiştirici, katyon değiştirici ve bipolar membranlar kullanılarak sodyum klorür (NaCl) çözeltisinden sodyum hidroksit (NaOH) ve hidroklorik asit (HCl) üretilmektedir. Çalışmanın amacı, tuzdan (NaCl), NaOH ve HCl üretimine başlangıç tuz konsantrasyonları ve uygulunan akım/potansiyel farkı etkisini araştırmaktır. Çalışmada, üretilen asit ve baz miktarı, ürün temelli tuz dönüşümü, membranlardan transfer olan iyonların akıları, akım verimi ve ürün saflığı performans parametreleri olarak incelenmiştir. Başlangıç tuz konsantrasyonu ve akım /potansiyel farkı ise bu çalışmanın deney parametreleridir. Altı farklı başlangıç tuz konsantrasyonu (30, 60, 90, 120, 150, 180 g/L) ve dört farklı akım/potansiyel farkı (3/12, 3.5/13, 4/14, 4.5/15 A/V) kullanılmış ve deneyler yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, oluşan ürün miktarı, akı ve akım verimi en etkili parametre 180 g/L başlangıç tuz konsantrasyonu ve 4,5 A/15 V olup, buna karşın ürün temeli tuz dönüşüm ve ürün saflığı üzerine en etkili parametre 30 g/L tuz ve 4,5 A/15 V olduğu tespit edilmiştir.

Bir alternatif sinema uygulaması olarak Filistin sinemasının kamuoyu oluşumundaki etkisi: İstanbul, Ege ve Siirt Üniversitesi tarih bölümü öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Diğer
Gelişen ve değişen dünyamızda kitle iletişim araçları her geçen gün bilgiye ulaşmak ve yaymakla sınırlı kalmayarak var olanı değiştirme ve yenileme, kitleleri aynı anda organize edebilme, siyasi ve toplumsal düzeni sorgulayarak farkındalık yaratma rollerini üstlenmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalar da kitle iletişim araçlarının kamuoyunu etkilemede güçlü bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bir kitle iletişim aracı olan sinema da anlatıcısına kendini ifade edebilme gücü verebilirken kalıplara bağlı kalmaksızın ve sınırlama olmadan izleyicisine doğrudan ulaşabilme olanağı sağlamaktadır. Örneğin alternatif sinema yaklaşımları anaakım sinemanın basmakalıp ve medya patronlarının tekelinde sınırlandırılmış kurallar çerçevesinde yapılan filmlerinin aksine yeni ve farklı seçenekler sunarak sinemada önemli bir kitleye ulaşmaktadır. Alternatif sinema yaklaşımları ulaştıkları kitlelere anlatıcısının fikir, düşünce ve hayallerini aktarırken yaşanmış veya yaşanmakta olan, yanlış bilinen, saklı olan ya da yansıtılmak istenen ölçüde sınırlandırılan olay örgülerini gerçekçi bir bakış açısıyla aktarabilmekte; toplumun dışlanmış, kabul görmeyen gruplarının seslerini duyurabildikleri bir platform olarak kamuoyu üzerindeki etkisini gösterebilmektedir. Bu filmlerin, toplumun ihtiyaçları gözetilerek, sosyal ve siyasi hayatın şekillenmesi adına üretildiğinde, bireylerin ve buna bağlı olarak toplumun kanaat ve fikirlerini değiştirebildiği çeşitli çevrelerce ifade edilmektedir. Çalışma bu varsayımdan yola çıkarak, bir alternatif sinema uygulaması olan YouTube filmlerinin, kamuoyunda Filistin'in İsrail'e toprak sattığına yönelik oluşmuş olan yaygın görüşün değiştirilip değiştirilemeyeceğini sınamaktadır. Tezin alan araştırması olan dördüncü bölümünde bu çerçevede seçilen YouTube filminin gösterimi öncesi ve sonrasında seçilen üniversitelerde öğrencilere iki anket uygulanarak ölçümler yapılmıştır. Bulgular, örneklemin bilgi araştırmalarında kitap ve ders kaynaklarına oranla medya araçlarından daha fazla yararlandığını ve gruplar arasında özellikle YouTube kullanımının daha sık olduğunu göstermektedir. Ayrıca seçilen YouTube filminin film gösterimi sonrasında örneklemin mevcut fikir ve düşüncelerini belirli bir düzeyde ve kısa süreli etkilediğini ortaya koymuştur. Öte yandan çalışmanın yağın görüşün doğru olup olmadığını ispat etmek gibi bir derdi yoktur.

Bir bakır flotasyon tesisi atığının karakterisazyonu ve optimum susuzlandırma koşullarının belirlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Cevher Hazırlama Bilim Dalı
Madencilik endüstrisinin hemen hemen her aşamasında özellikle cevher zenginleştirme tesislerinde çok fazla miktarda su kullanılmaktadır. Genellikle ince taneler ve sudan oluşan atıksuya katı-sıvı ayırım yöntemleri uygulanmakta; ince taneler tiknerlerde, flokülasyon yöntemi ile çöktürülmekte ve temizlenen su, tesiste yeniden kullanılmaktadır. Tiknerlerin kapasitesi ve tesise geri beslenecek suyun miktarı ve berraklığı, flokülasyon yöntemi ile bir araya getirilen tanelerin/flokların çökme hızına bağlıdır. Bu bakımdan bir cevher zenginleştirme tesisinde ortaya çıkan atığın flokülasyon yöntemi ile çökelme davranışının belirlenmesi oldukça önemlidir. Bu çalışmada, bir bakır zenginleştirme tesisi atığının optimum flokülasyon koşulları ve çökme davranışını tespit etmek amacıyla flokülasyon deneyleri yapılmıştır. Deneysel çalışmalarda, fokülant tipi ve dozajının, pH'ın, karıştırma süresi ve hızının, katı oranının, flokülasyon deneyi uygulama şeklinin ve kullanılan suyun flokülasyona etkisi araştırılmıştır. Deneysel çalışmaların sonucunda, 20 gr/t dozajında, noniyonik flokülant hariç diğer flokülantlar ile hedeflenen 20 NTU bulanıklık değerinden daha düşük bulanıklık değerlerine ulaşıldığı; çökme hızı için ise hedeflenen 6 m/h'ten büyük çökme hızı değerlerine, 20 g/t flokülant dozajında, sadece iki flokülant (Magnofloc 5250 ve SPP 355) ile ulaşıldığı belirlenmiştir. En iyi flokülasyon başarısı, Magnofloc 5250 ile 50 gr/t dozajında en düşük bulanıklık değeri 1,1 NTU ve en yüksek çökme hızı değeri 11,49 m/h olarak elde edilmiştir. Aynı zamanda, Magnofloc 5250 ile atığın, serbest çökme süresi yaklaşık 11 dakikadan 1 dakikaya dürürülmüştür. Anyonik flokülant (Magnofloc 5250) ile en düşük bulanıklık (1,26 NTU) pH 11,11'de, en yüksek çökme hızı ise pH 8,35 değerinde 10,3 m/h olarak bulunmuştur. En uygun karıştırma koşulları, 200 dev/dk karıştırma hızı ve 1 dakika karıştırma süresi olarak belirlenmiştir. Flokülasyon performansı açısından en uygun katı oranı değerleri, %5 ve %10 katı olarak bulunmuştur. Jar testleri ile daha düşük bulanıklık değerleri elde edilirken, mezürde yapılan deneylerde ise daha yüksek çökme hızları elde edilmiştir. Son olarak tesis suyuna göre çeşme suyu ile daha iyi flokülasyon sonuçları elde edilmiştir.

Bir çözgü boyama-desenlendirme tekniği olarak 'ikat' ve çağdaş uygulaması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 Diğer
Dokuma kumaşlar dokuma işlemi bittikten sonra veya dokuma işlemi sürecinde desenlendirilmektedirler. İkat dokuma işlemi başlamadan önce çözgü ve atkı ipliklerinin desenlendirilme tekniğidir. Yalnızca çözgü, atkı veya hem çözgü-hem atkı iplikleri dokuma işleminden önce hazırlık aşamasında boyanarak desenlendirilir. Boyamak istemediğimiz motif kenarları veya içleri desene göre iplik ile bağlanır veya mumlama tekniği ile kapatılıp açıkta kalan yerler boyanır. İkat kumaşların başlangıç tarihi ve çıkış bölgesi kesin olarak belli değildir. Ancak genel olarak boyama tekniği iplik ile sararak bağlayıp boyamaktır. Günümüzde bir zanaat (geleneksel el üretimi) olarak Özbekistan, Endonezya, Hindistan, Türkiye ve İran gibi ülkelerde üretimi sürdürülmektedir. Yapılan araştırmalar, denemeler ve sözlü konuşmalar doğrultusunda bu tez üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, ikat sözcüğü tanımlanmaktadır. Tarihçesini araştırırken dünyadaki farklı müzelerden yararlanılmıştır. Yerinde araştırma yapılabilen Türkiye ve İran'daki ikat atölyelerine giderek sözlü görüşmeler ve araştırmalar yapılmıştır. Özbekistan ve Endonezya ikatları ile ilgili kütüphane araştırması yaparak ikat desenlendirme ve boyaması ile ilgili ülkelerin bağlama-boyama tekniğinde kullanılan farklılıklar ve benzerlikler ele alınmıştır. Bu bölümde ikata genel bir bakış sağlamak istenmiştir. İkinci bölümde, ikat'ın uygulama çeşitleri ve boyama teknikleri ele alınmıştır. İkat dört değişik uygulama çözgü İkat, atkı İkat (Enlemesine İkat), çözgü-atkı İkat (double ikat) ve kadife İkat olarak ele alınmıştır. Araştırmalar sırasında çözgü ikatın daha fazla uygulanmakta olduğu görülmüştür. Diğer uygulamalar özellikle çözgü-atkı İkat zor ve zaman alıcı aşamalardan oluştuğu için daha az yapılmaktadır. İkat'ta diğer bir önemli başlık; boyama teknikleridir. Geleneksel üretimde boyamak istemediğimiz bölgeler iplik ile sarılıp bağlama yapılarak boyama işlemi yapılmaktadır. Diğer bir kapatma tekniği bal mumu-parafin karışımı ile boyamak istemediğimiz bölgelerin kapatılmasıdır. Baskı yapılarak da boyama işlemi yapılmaktadır. Yeni boyama tekniklerinden; bir diğeri ise kumaşa batik uygulanarak boyama işlemi yapılması ve kumaşın çözgü veya atkısının ipliğini sökerek tekrar dokumak üzere kullanılmasıdır. İkinci bölüm kapsamında yeni deneysel boyama teknikleri ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise kişisel olarak deneysel ve sanatsal çalışmalara yer verilmiştir. Dört doğal lif olan ipek, pamuk, keten ve bambu aynı teknik, desen ve renk kullanılarak boyanmış ve üç ana dokuma örgü raporu ile dokunmuştur. Ayrıca hangi dokunun ikat tekniklerini daha iyi gösterdiği, hangi lifin daha iyi boya aldığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak ikat kumaşların incelemesi yapılmıştır. Bu kumaşların yöresel üretimlerinden elde edilen örnekler üzerinden, tasarım olarak ticarete ve sanata katkıları teknik ve görsel olarak değerlendirilmiştir.

Bir dörtpervanelinin gürbüz uyarlamalı güdümü ve kontrolü

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Makine Mühendisliği Bilim Dalı
Bu çalışmada, dörtpervaneli bir İHA için yeni gürbüz uyarlamalı kontrolcünün tasarımı gerçekleştirilmiştir. İlk önce dörtpervaneli modele uygun yeni bir Lyapunov fonksiyonu tanımlanmıştır. Sonra bu Lyapunov fonksiyonundan, analitik işlem sonucunda yeni gürbüz uyarlamalı kontrol kuralı elde edilmiştir. Bu sayede sistemin kararlılığı da sağlanmıştır. Daha sonra Lyapunov esaslı Corless-Leitmann yaklaşım ile hatanın sıfıra yaklaştığı analitik olarak gösterilmiştir. Bu çalışma, bilgisayar benzetimi gerçekleştirilerek doğrulanmıştır. Ayrıca, önerilen kontrolcünün parametre belirsizliklerine, iç ve dış bozuculara dayanıklı olduğu analitik ve benzetim olarak farklı uçuş yörüngeleri üzerinde doğrulanmıştır. Böylece, sistemin kararlılığı garanti edilmiş, iç ve dış bozucuların üstesinden gelmek için performansının artırılması, uçuş yörünge izleme hatasını en aza indirerek kanıtlanmıştır. Bu yaklaşım, analitik yöntemler ve sayısal benzetimler kullanılarak gerçek bir dörtpervaneli modele uygulanmış ve desteklenen bir proje olarak gerçekleştirilmiştir. Benzetim sonuçları, önerilen gürbüz uyarlamalı kontrolcünün arzu edilen farklı uçuş yörüngelerini takip ederken, belirsizliklere ve dış etkenlere rağmen başarılı olduğunu göstermiştir. Elde edilen deneysel sonuçlar incelendiğinde de gürbüz uyarlamalı kontrolcünün etkili olduğu anlaşılmıştır.

Bir hadis terimi olarak ihtisar Sahîh-i Buhârî Kitâbu's-salât örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Hadis Bilim Dalı
Hadis rivayet geleneğinde ihtisar ve taktî yönteminin önemli yeri vardır. Hadis tarihi incelendiğinde çeşitli sebeplerden dolayı hadis eserlerinde, rivayet lafızlarında, usûl çalışmalarında ve daha da önemlisi hadis metinlerinde ihtisar yönteminin büyük ölçüde kullanıldığı görülmektedir. Bu minvalde ihtisarın müelliflere önemli ölçüde kolaylıklar sağladığı gibi bazen müellifin metodunu bilmeden ihtisar ettiği rivayetler yanlış anlaşılabilmektedir. Aynı zamanda rivayetlerin uzun kısmını bir arada değerlendirilmediği zaman ehil olmayan kişiler tarafından yanlış manalara kayabilmektedir. Bunun için müellifin eserinde ihtisar ettiği rivayetlerin kâmil kısmının tespit edilmesi ehemmiyet arz etmektedir. Çalışma Buhârî'nin el-Câmiu's-sahîh adlı eserinin salât bölümündeki muhtasar rivayetler ve hadisin uzun kısımları İbn Hacer'in Fethu'l-bârî'si ve Bedrüddîn el-Aynî'nin Umdetü'l-kârî adlı şerh eserleri üzerinden belli kavramlar kullanılarak tespit etmeyi hedeflemiş ve ayrıca onun söz konusu yöntemine dikkat çekilmiştir.

Bir hindu akımı olan arya samaj ile müslümanlar arasındaki dinî diyalog ve tartışmalar

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Dinler Tarihi Bilim Dalı
Hint Alt Kıtası, tarihin farklı dönemlerinde birçok medeniyet ve kültüre ev sahipliği yapmış olan kadim bir coğrafyadır. Hâlen bu bölgede, başta Hinduizm ve İslam olmak üzere birçok din ve ideolojiye mensup milyonlarca insan yaşamaktadır. Hint Alt Kıtası'ndaki dinlerin bilinen en eskisi olan Hinduizm, bu bölgede farklı zamanlarda zuhur eden dinlerin etkisi altında gelişmiş bir din ya da bir hayat tarzı olarak değerlendirilebilir. Bu din, Kıtaya daha sonra gelip yayılan İslam ve Hristiyanlık gibi dinlerle etkileşim içinde olmuştur. Bu etkileşim neticesinde Hinduizm içinde birçok din ve reformcu hareket ortaya çıkmıştır. Hinduizm de ortaya çıkan önemli reformcu hareketlerinden biri de, XVIII. yüzyılda Svami Dayananda Sarasvati tarafından kurulan Arya Samaj Hareketi'dir. Bu hareket, Hinduizm'i batıl inanç ve uygulamalardan ve yabancı dinlerin etkisinden arındırmayı hedefleyerek Veda merkezli bir din anlayışını savunmaktadır. Bu hareketin kurucusu Svami Dayananda, kendisinin başyapıtı olan Satyarta Prakaş adlı eserinde farklı dinlerin ve mezheplerin yanısıra İslam'ı da eleştirmiştir. Doğal olarak, dönemin büyük Müslüman âlimlerden Kâsım Nanevtevî ve Senâullâh el-Amritsarî gibi âlimler bu eleştirilere hem sözlü hem de yazılı yollarla cevap vermişlerdir. Çalışmamızda, Hinduizm'in tarihsel gelişimi, Hindu-Müslüman ilişkileri, Arya Samaj Hareketi ve İslam karşıtı faaliyetleri ve bunlara Müslüman âlimlerin tepkileri üzerinde durulmuştur.

Bir İslâm şehri olarak Gazne (338/949-492/1099)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2018 İslam Tarihi Bilim Dalı
Gazne, Horasan ve Hindistan sınırında yer aldığından stratejik açıdan önemli bir şehirdir. Bu yüzden tarih boyunca farklı devletler tarafından ele geçirilmeye çalışılmıştır. Üç asır İslâm ordusuna, ciddi bir şekilde direnen Rutbil'in hâkimiyeti alanında yer alan Gazne'nin kesin fethi ise Alp Tegin tarafından 351/962 tarafından gerçekleştirilmiştir. İslâm hâkimiyetine girmesi şerhin tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Zira bu dönemden sonra şehir siyâsî, sosyal, kültürel ve ilmî alanlarda, etkileri günümüze kadar süren gelişmelere sahne olmuştur. Bu çalışma, Gazne'nin yaklaşık bir asırlık zaman dilimini, İslâm Tarihi ve Coğrafya kaynaklarıyla biyografi alanında yazılan eserlerin verilerine dayanarak Gazne şehrini Alp Tegin döneminden Sultan İbrahim döneminin sonun kadar çok yönlü bir şekilde ele almaktadır. Gazne çalışmamızın kapsadığı dönemlerde Gazneli Devletinin başkenti olduğundan siyâsî ve Hint kıtasına devamlı yapılan seferlerin merkezi olduğu için de askeri karakterisiyle ön planda olan bir şehirdir. Şehir söz konusu birikimleriyle kısa sürede bölgenin gözde merkezlerinden birisi haline gelmiştir. İstikrar ve güvenliğe sahip olan şehir hem ticari ve hem de kültürel bakımından gelişme göstermiştir. Çok sayıda ulemanın uğradığı şehir İslâm Dinî ve kültürünün Hint kıtasına yayılmasında önemli rol oynamıştır. Gazne, çeşitli mezhep ve görüşlerin ortaya çıkıp aklî ilimlerin etkisinin hayli fazla olmaya başladığı bir dönemde Ehl-i Sünnet ekolünün yaygınlaştırılmasında ve savunulmasında önemli bir yere sahiptir. Bu yönüyle şehir bölgede bir takım sapık düşüncelerin engellenmesinde adeta bir baraj görevi ifa etmiştir. Şehrin, tarih boyunca bir dizi yıkıcı saldırılara maruz kalmış olması ve klasik kitaplarda hakkında yeterince bilgi bulunmaması özellikle fizikî anlamda sahip olduğu birikimlerinin, tam anlamıyla anlaşılmasına imkân vermemektedir.

Bir Japon Türkolog Prof. Dr. Masao Mori: Hayatı ve Türkolojiye etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Bu tezin amacı 20. yüzyılda yaşamış Japon Türkolog Prof. Dr. Masao Mori'nin hayatını, akademik kariyerini, yaptığı çalışmalarını ve eserlerini biyografi araştırmaları yöntemi aracılığıyla inceleyerek Mori'nin Türkoloji literatürüne olan etkisini ve katkısını ortaya koymaktır. Prof. Dr. Masao Mori, Eski Çağ Kuzey ve Orta Asya'daki Türklerin tarihi üzerine uzman ve bu alanda dünyaca ünlü ve seçkin bir araştırmacıdır. Mori'nin eserlerinin çoğu Japonca olduğu gibi onun hakkında yapılan çalışmalar da Japoncadır. Bu nedenle Türkiye Türkolojisinde hakkında yeterince bilgi bulunmamaktadır. Bu çalışma, Japonya Türkolojisinin en önemli isimlerinden Masao Mori'yi Türkiye Türkolojisine tanıtmayı amaçlamaktadır. Bu amaçla tezin birinci bölümünde Masao Mori'nin hayatı biyografik biçimde çizilmiş; akademik kariyeri ve akademik faaliyetleri anlatılmıştır. İkinci bölümde Masao Mori'nin Kuzey Asya Türkleri ve Anadolu Türkleri sahalarında yaptığı akademik çalışmaları ve çalışmalarını temsil eden eserleri değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise Masao Mori'nin çalışmalarının önemi ve Türkolojiye olan etkisi ve katkısı üzerinde durulmuştur. Onun katkıları ışığında, Japonya'da Anadolu Türkleri üzerine yapılan araştırmaların başlangıcı ve gelişim süreci hakkında bilgi verilmiştir. Bu çalışmada, Masao Mori'nin Kuzey ve Orta Asya Türkleri tarihi üzerine başarılı çalışmalarıyla ve temelini oluşturduğu Tokyo'da bulunan Toyo Bunko'nun (the Oriental Library) Türkçe arşiv koleksiyonuyla genç araştırmacıların yetiştirilmesinde ve Japonya Türkolojisinin gelişmesinde büyük rol oynadığı, ayrıca Türkiye'deki üniversitelerde çalıştığı süre boyunca Türkiyedeki Türkolojiye ve Japonca eğitiminin temelinin kurulmasına katkıda bulunduğu ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.

Bir kalkınma stratejisi olarak mikrokredi uygulaması: Burundi örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Finansal İktisat ve Bankacılık Bilim Dalı
Mikrofinans uluslararası kalkınma politikaları sahasında dünya çapında yoksulluğun azaltılmasına oldukça büyük bir katkısı olabilecek bir araç olarak ortaya çıkmıştır. Mikrokredi sektörü, geleneksel küçük birikimler ve kredi ürünlerinden yoksun kimselerin kendi şirketlerinin sahibi olmak için sermaye olarak yararlanabileceği geniş bir hizmet ve ürün yelpazesine sahiptir. Mikrokredi sektörü, giderek birikim hizmetleri ve ticaret geliştirme programları gibi hizmetler sunan büyük kuruluşlar biçiminde organize olmaya başlamıştır. Mikrofinans kuruluşlarının performansı finansal ve toplumsal olmak üzere iki unsurdan oluşmaktadır. Burundi'deki mikrokredi uygulamaları, hem kırsal hem de kentsel kesimlerin yoksullukla, özellikle kadınların yoksulluğuyla savaşılmasına, çocukların bakımı ve daha sağlıklı hayatlar sürüp eğitim olanaklarına sahip olmalarına, aynı zamanda toplumun güçlenmesine destek olmuştur. Buna ek olarak, Mayıs 2005 ile Ocak 2007 süresince mikrofinans kuruluşu işletme sayısı 20'den 32'ye çıkmıştır. Burundi'de mikrofinansın popüler olmasının doğrudan sebebi, Burundi halkının yaşam koşullarını kötüleştiren geçtiğimiz 14 yılın sosyo politik krizinde yatmaktadır. Daha derin bir analiz, daha derine inen sebepleri aydınlatmaktadır; Burundi'de ekonomi politikalarının yapısal zayıflığı, özelikle de para ve kredi politikalarının hatalı uygulanması yoksulluğu daha da derinleştirmektedir. Mikrofinans Brundi için bir umut olmuştur. Bu tez, Burundi için bir kalkınma stratejisi olarak mikrokredi uygulamasının belirleyici faktörlerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmanın amacı Burundi'de mikrokredinin yoksullukla savaşmak için yoksul kişilerin hayat koşullarını ve gelirlerini arttırmada olumlu bir etkisi olup olamayacağını analiz etmektir. Çalışma ortaya koyduğu soruları cevaplamak için niteliksel ve niceliksel yaklaşımlar benimsemiştir. 2010 ile 2015 yılları arası iki yıl tecrübeye sahip 500 çalışanın örneklemi üzerinden panel veriler kullanılmıştır. Analizin ortaya çıkardığı sonuçlara göre üç kurum (FENACOBU, COSPEC, CECM); üye sayısı, hizmet puanı, birikimlerin ve kredilerin hacmi bakımından yüksek büyümeye sahiptir. Bu göstergelere göre, daha önce finans sektöründen faydalanamayan yoksul kesimin, mikrofinans uygulamalarıyla önemli fırsatlar elde ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Yoksulluk böylece bu denli çok boyutta olmaz ve mikrokredi yoksullukla mücadele için iyi bir yöntemdir. Sonuç olarak, mikrokredi hizmetlerinin desteklenmesi ve gerçekleştirilmesi Burundi'de yoksulluğu ortadan kaldırmak için bir araç olarak katkıda bulunabilmektedir. Burundi halkının sosyo-kültürel yapısı ve ekonomisinin gerçekleri göz önüne alınarak dünya genelindeki uygulamalar yakından takip edilmeli ve uygulanmaya çalışılmalıdır. Ayrıca, güçlü bir mikrofinans sektörünün gerçekten gelişebilmesi, ekonomik istikrarı güçlendirici ve ticareti geliştirici fonksiyonları da yerine getirerek dünya çapında yoksulluğun azalmasına yardımcı olacaktır. Anahtar kelimeler:

Bir Kaşkay Türk şiiri antolojisi: Kaşk'i Şi'ri ya Aşar-i Şu'ara-yi Kaşka'î

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2011 Diğer
Tezimizin konusunu, Şahbaz Şahbazî'nin derleyip hazırladığı XIX. yüzyıla ait Kaşkay şairlerinin Türkçe şiirlerini kapsayan Kaşk?'i Şi'ri y? ?s?r-i Şu'ar?-yi Kaşk?'î adlı eserin çeviri yazılı metni, dizini ile bu şairlerin edebî yönleri ile şiirlerinin özelliklerinin incelemesi oluşturmaktadır.Söz konusu eser, XIX. yüzyılda, İran'ın güney bölgelerinde, Vilâyet-i Kaşk?'i denen sahada konuşulan Kaşkay Türkçesinin özelliklerini görebileceğimiz, günümüze kadar yaklaşık 200 yıllık süre içerisinde dillerindeki gelişim ve değişimlerini takip edebileceğimiz son derece önemli bir yazılı belge niteliğindedir. Ayrıca, XIX. yüzyıldaki Kaşkay şiir zevki, dünya görüşü ve sanat anlayışı hakkında fikir vermesi bakımından son derece önem taşımaktadır.Şahbaz Şahbazî'nin otuz beş yıllık bir derleme faaliyetinin sonucu olan Kaşk?'i Şi'ri y? ?s?r-i Şu'ar?-yi Kaşk?'î kitabı, Mirza Me'zûn, Karakanlı Yûsuf Ali Beg, Karakanlı Hüsrev Beg, Muhammed İbrahim, Karaçaylı Mesih Han, Kul Oruc, Şaylı Ali, Bayatlı Hüseyin Ali Beg, Rahimli Nimetullah Beg, Hemrah ve Köroğlı adlı Kaşkay şairlerinin klasik ve halk nitelikli şiirlerini kapsamaktadır.?Bir Kaşkay Türk Şiiri Antolojisi: Kaşk?'i Şi'ri y? ?s?r-i Şu'ar?-yi Kaşk?'î? adındaki tezimiz yedi bölümden oluşmaktadır: Birinci Bölümde, Kaşkay Türklerinin kökeni, sosyal ve siyasal hayatı, nüfusu ve dili üzerine ana hatları ile durulmuştur. İkinci Bölümde, Şahbaz Şahbazî'nin hayatı ve onun hazırladığı Kaşk?'i Şi'ri derleme kitabı hakkında kısaca bilgi verilmiştir. Üçüncü Bölümde, Kaşkaylarda manzum edebiyat geleneğinin temsilcileri olan ve Kaşk?'i Şi'ri kitabında yer alan şairlerin hayatı üzerine kısaca duruluştur. Çalışmamızın Dördüncü Bölümünde, şiir metinlerinin ses ve imlâ özellikleri incelenmiş, ünlü ve ünsüz düzenleri ve ses olayları araştırılmıştır. Beşinci Bölümde, eserin şekil bilgisi özellikleri incelenmiş ve eserde yer alan sözcüklerin yapım ve çekim bilgileri ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Tezimizin Altıncı Bölümünde, eserin transkripsiyonlu metni yer almaktadır. Yedinci Bölümde ise, eserin gramatikal dizini hazırlanmıştır. Tezin sonunda yararlandığımız kaynaklar ile Türkçe ve İngilizce özetler bulunmaktadır.

Bir konvansiyonel raylı sistemin elektrifikasyon süreci

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
ÖZET Açık olduğu gibi, her ülkenin ve toplumun ekonomik büyümesinde, ulaşım sistemi vardır. Bu sistemler karayolu, demiryolu, hava ve su taşımacılığını içermektedir. Bu sistemlerin her birinin kendine özgü özellikleri vardır. Bu ulaşım sistemleri arasında demiryolu sisteminin önemi her geçen gün artmaktadır. Enerji kaynağına göre, demiryolu sistemleri farklı tiplere sahiptir. Buhar, dizel, elektrik ve hibrid sistemler, enerji türlerine göre demiryolu tipleridir. Günümüzde bu sistemler arasında buharlı demiryolu çok az ülkede kullanılmaktadır ve bazı ülkelerde turistik amaçlı kullanılmaktadır. Dizel sistem bazı ülkelerde ve konvansiyonel demiryolu ağlarında kullanılmaktadır. Bu sistemler arasında elektrikli demiryolu yaygın olarak kullanılmaktadır ve tüm yüksek hızlı hatlarda (YHT) enerji kaynağı elektriktir. Bazı ülkelerde konvansiyonel hatlar, yüksek hızlı hatlara yükseltilir. Bu nedenle dizel lokomotifler, elektrikli lokomotiflere dönüştürülür. Bu tür sistemler, hibrid sistem olarak adlandırılan elektrik ve dizel kaynakları tarafından çalaştırılmaktadır. Elektrik kaynağı demiryolu elektrifikasyonu için AC ve DC sistemleri şeklindedir. Bu sistemlerin herbiri olumlu ve olumsuz yönlere sahiptir. Tramavay, Metro ve diğer şehir içi demiryolu sistemleri için DC ve hızlı ve yüksek hızlı hatıları için AC sistemi önerilmektedir. DC sistemi bir havai hatı (katener sistemi) veya üçüncü bir ray ile çalışır ancak AC sistemi sadece havai hatı sistemi tarafından beslenir. Elektrikli raylar, diğer raylı sistemlere göre daha avantajlıdır. Tez çalışmam sırasında konvansyonel demiryolu hatlarının elektrifikasyonunun çeşitli önceliklere sahip olduğu çıkarımına varmış bulunmaktayım, söz konusu çıkarımlar arasında yer alan öncelikler şu şekildedir: Çevre kirletmeyen, daha dayanıklı ve daha uzun süreli kullanım, enerji tasarrufu ile çok yüksek bir hız, daha kısa ve daha rahat bir seyahat ile ağır yüklü taşınmasını vb. Anahtar kelimeler: AC sistem, DC sistem, Üçüncü ray, Kateneri , Yükek hızlı tren

Bir kurum olarak sosyal medyanın insan kaynakları yöneticilerinin iş gören tedarik seçim ve işe alma kararları üzerindeki etkisi: Tunus örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Bu çalışmanın amacı, bir kurum olarak sosyal medyanın insan kaynakları yöneticilerinin iş gören tedariği, seçimi ve işe alma kararları üzerindeki belirleyiciliğini ortaya koymaktır. Bu amaç çerçevesinde araştırmada şu sorulara cevap aranmıştır. 1-) Bir kurum olarak sosyal medya, insan kaynakları yöneticilerinin bireysel tercih, karar ve eylemlerinde nasıl bir şekillendirici etkide bulunmaktadır? 2-) Bir kurum olarak sosyal medya, insan kaynakları yöneticilerinin iş gören tedariği, seçimi ve işe alma süreçlerinde nasıl bir etkide bulunmaktadır? Sosyal medyanın normatif bir eşbiçimliliğe neden olduğundan bahsedilebilir mi? 3-) İş gören adaylarının sosyal medya paylaşımlarını şekillendiren bir meşruiyet ölçeğinin varlığından bahsedilebilir mi? 4-) İnsan kaynakları yöneticileri, iş gören adaylarının ya da iş görenlerinin paylaşımlarında yoğun olarak hangi paylaşımlara odaklanmakta ve hangi tür bilgiler edinmek amacıyla sosyal medya paylaşımlarını incelemektedirler? İfade edilen araştırma soruları bağlamında bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kurumsal kurama ilişkin bir inceleme yapılmış ve Tunus temelinde makro kurumsal bir analiz gerçekleştirilmiştir. İkinci bölümde ise, yine araştırmanın amacı ve odak soruları doğrultusunda iş gören tedarik-seçim ve işe alma süreçlerine ilişkin bir literatür incelemesi yapılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise, belirtilen araştırma soruları temelinde Tunus ölçeğinde toplanan verilerin analizine yer verilmiştir. Araştırmada ihtiyaç duyulan verilerin toplanmasında biçimsel mülakat yöntemi kullanılmıştır. 12 insan kaynakları yöneticisi ile mülakatlar yapılmıştır. Toplanan veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonuçları, bir kurum olarak sosyal medyanın insan kaynakları yöneticileri tarafından hem siyasal hem de sosyal yaşamı şekillendirebilen bir kurum olarak görüldüğüne işaret etmektedir. Bunun yanında sosyal medyanın, iş gören tedarik kaynağı olarak kullanıldığı, iş gören seçimi ve işe yerleştirme süreçleri ile bu süreçlerle ilgili kararların alınmasında önemli bir belirleyici etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, sosyal medyanın insan kaynakları yönetimi uygulamaları ve bazı pozisyonlar için ideal nitelikleri oluşturma bağlamında normatif bir eş biçimliliği neden olduğu da tespit edilen bir diğer husustur. Bunlara ek olarak, insan kaynakları yöneticileri bazı sosyal medya paylaşımlarını uygun görmediklerini ifade ederek sosyal medya paylaşımları ile ilgili olarak bir meşruiyet ölçeğinin zihinlerinde var olduğunu ve bu ölçeğin dışında paylaşımda bulunan iş görenlere çok olumlu yaklaşmadıklarını ima etmişlerdir. Son olarak araştırmada elde edilen veriler insan kaynakları yöneticilerinin genel olarak iş gören adaylarının kişilik ve psikolojik özellikleri hakkında bilgi veren ve iş görenlerin potansiyellerine açığa çıkaran paylaşımlarına daha fazla odaklandıklarına işaret etmektedirler.

Bir Kuşak Bir Yol Projesi kapsamında Türkiye-Tacikistan dış ticareti: İstanbul ve Duşanbenin lojistik üs olma potansiyeli üzerine bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Son yıllarda lojistik sistemi dünyada büyük bir ilerleme katetmiştir. Özellikle dünyada büyük limanlara ve geniş ulaşım sistemine sahip olan ülkelerde de gelişmiştir. Bu ülkelerin gelişmiş lojistik üs olma potansiyeline rağmen Avrupa ve Çin Halk Cumhuriyeti bu ülkeler arasında dış ticaret sağlayabilmek amacıyla Çin'in Bir Kuşak Bir Yol Projesi Türkiye-İstanbul ve Tacikistan-Duşanbe illerinin coğrafi konumuna ve transit koridorlara sahip olmasına rağmen Karayolu, Demiryolu ve Denizyolu ile bu proje kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti Avrupa ülkeleri ile ithalat ve ihracatını kolay ve avantajlı bir şekilde sağlayabilmektedir. Bu tez çalışmasının birinci bölümünde Türkiye ve Tacikistan lojistik sektörü hakkında genel bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Türkiye-Tacikistan Dış ticareti ve İstanbul-Duşanbe illerinin lojistik üs olma potansiyeli. Son bölümde ise İstanbul-Duşanbe illerinin 'Bir Kuşak Bir Yol' projesi kapsamında swot analizi yoluyla değerlendirilmesi yapılmıştır. Yapılan tez çalışmasında İstanbul ilinde mevcut denizyolu ve üç tane köprü avantajı ile Duşanbe ilinin denizyolu olmamasına rağmen BKBY proje kapsamında önem derecesi, Swot analizi ile ortaya konularak bir karşılaştırma yapılmıştır.

Bir kuşak bir yol projesinin Türkiye'ye etkileri ve proje güzergâhındaki bölgelerin muhasebe standartlarına uyum süreci

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Muhasebe Finansman Bilim Dalı
2013 yılında Çin'in önerdiği Bir Kuşak Bir Yol projesi uluslararası çapta büyük ilgi görmüştür. Proje, bir tarafında aktif bir Doğu Asya ekonomik çemberi, diğer tarafında gelişmiş bir Avrupa ekonomik çemberi ile Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarını kapsamaktadır. Ortadaki geniş ülkeler büyük ekonomik gelişme potansiyeline sahiptir. Türkiye, üç kıtayı birbirine bağlayan ehemmiyetli bir bölgesel güçtür ve Bir Kuşak Bir Yol projesinin güzergâhında diğer ülkelere kıyasla benzersiz avantajlara sahiptir. Son yıllarda Türkiye ve Çin arasında özellikle ekonomik alandaki iş birliği giderek derinleşmiştir. Projenin geliştirilmesi ile Bir Kuşak Bir Yol projesi güzergâhındaki ülkelerin ticaret ve yatırım iş birlikleri genişlemeye devam etmektedir. Uluslararası bir dil olan muhasebe, çeşitli ticari alışverişlerin ve iletişimin temelidir. Güzergâh üzerindeki ülkelerin kaynaklarının verimli bir şekilde tahsisini sağlamak ve piyasaya derinlemesine entegrasyonunu teşvik etmek için, bu ülkelerdeki muhasebe standartlarının uyum durumunun incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışma Bir Kuşak Bir Yol projesi güzergâhındaki ülkelerin durumlarını göz önüne alarak, farklı bölgelerin muhasebe standartlarına uyum süreçlerini ve mevcut sorunlarını değerlendirerek, muhasebe uyum sürecinin eğilimini ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Üç bölümden oluşan bu çalışmada Bir Kuşak Bir Yol projesinin genel içeriği incelenmiş ve bu projenin Türkiye'ye olası etkileri araştırılmıştır. Daha sonra proje güzergâhındaki bölgelerin muhasebe standartlarına uyum sürecine değinilmiştir. Çalışmada Bir Kuşak Bir Yol projesi güzergâhındaki ülkelerin muhasebe standartlarının nispeten yüksek bir genel uyumlaştırma düzeyine sahip olduğu, ancak bölgesel uyum sürecinde farklılıklar olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bir Kuşak Bir Yol projesinin, güzergâhındaki ülkelere belli düzeyde kontrol edilebilir risklerle beraber çeşitli fırsatları da getirebileceği görülmüştür. Ülkelerin bu fırsatları iyi değerlendirebilmeleri için çeşitli araştırmalar yapmaları ve çeşitli yollar bulmaları önerilebilir. Ortak bir dil kullanma adına muhasebe standartlarına uyumun yüksek düzeyde olmasının da bu fırsatlara ulaşılabilecek bir anahtar olabileceği düşünülmektedir.

Bir Kuşak, Bir Yol projesinin Avrasya turizmine potansiyel etkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Eski İpek Yolu Avrasya'yı geçerek, Doğu ve Batı kültürlerinin ve ticaretinin yayılmasını teşvik ederek, zengin bir tarihi ve kültürel kaynak çeşitliliği bırakıyor. Bugün, Bir Kuşak, Bir Yol stratejik, güzergah boyunca ülkeler ve bölgeler arasında turizm gelişimi için nadir bir fırsat sunmaktadır. Daha da önemlisi, Bir Kuşak, Bir Yol teklifi, Avrasya'daki turizm endüstrisi için hem bir fırsat hem de bir meydan okumadır. Bir Kuşak, Bir Yol güzergah boyunca, dünya kültürel mirası küresel toplamın yaklaşık% 74'ünü, tabiat rezervleri yaklaşık% 53'ünü, doğal miras ise% 34'ünü oluşturmaktadır. Bir Kuşak, Bir Yol üç büyük ekonomik gelişme modeline ve Doğu ve Batı kültürel kemerlerine yayılmıştır. Orta Asya'dan Avrupa'ya, Güneydoğu Asya'dan Güney Asya ve hatta Afrika'ya kadar. Bir Kuşak, Bir Yol farklı medeniyetleri, farklı sistemleri ve farklı dini inançları içeren düzinelerce ülkeyi kapsamaktadır. Turizm endüstrisi, karşılıklı kabul, karşılıklı takdir ve karşılıklı hoşgörü için bir fırsat sağlamaktadır. Belirgin kültürel özellikler turistler tarafından yayılır ve bölgeler arası turizm işbirliği kültürel refahın geliştirilmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Bir Kuşak, Bir Yol un temel stratejik kavramı, yeni bir bakış açısı ve turizm gelişiminin yeni odak noktasıdır. Bu stratejik konsept, İpek Yolu turizmine yurtiçinde ve yurtdışında yoğun ilgi uyandırdı ve ayrıca İpek Yolu boyunca turizm gelişimi için nadir bir tarihsel fırsat sağladı. Böylesine geniş bir stratejik altyapıya sahip olan Avrasya turizm endüstrisi, yeni fırsatlar ve zorluklarla başlamıştır ve Avrasya'da turizmin gelişmesine de önemli bir etki sağlamıştır. Bu nedenle, bu makale turizmin Avrasya'daki etkisini Bir Kuşak, Bir Yol bağlamında analiz edecektir. Anahtar Kelimeler: Bir Kuşak, Bir Yol , Avrasya Turizmi, Potansiyel Etkileri

Bir Osmanlı kazası Nevrokop (1839-1913)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2012 İslam Tarihi Bilim Dalı
Nevrokop 1839-1913? konulu çalışmanın giriş kısmında öncelikle araştırmanın amacı ve hedefi belirtilmiş, konu ile alakalı olarak kaynak tanıtımı yapılmış ve Osmanlı Hâkimiyeti öncesi Nevrokop'un tarihi hakkında bilgi verilmiştir.Çalışmanın birinci bölümünde Nevrokop kazasının idarî ve sosyal yapısı, yerleşim ve nüfûsu, sosyo-etnik bağlamında söz konusu dönemde var olan yapı incelenmiştir. İkinci bölümde ise Tanzimat çağında başlayan değişim hareketinin yerele yansıması konu edilmiş; sosyal, ekonomik, dinî, mimarî ve kültürel boyutundan bahsedilmiştir. İkinci bölümünün sonunda Nevrokop Kazası'nın, gelişen bağımsızlık ve milliyetçilik hareketleri gölgesinde yeri araştırılmış, I. Balkan Savaşı sonrası Osmanlı Devleti'nden ayrılması konusunda bilgi verilmiştir.Nevrokop, bugün Bulgaristan'ın güneybatı kısmında bulunmakta ve Gotse Delçev ismini taşımaktadır. Tez, söz konusu döneme ait birincil kaynaklar kullanılarak hazırlanmış olup çalışmada, Osmanlı Devleti'nin son yüzyılında yaşanan hızlı değişim ve dönüşümün Nevrokop üzerindeki etkisi incelenmiştir.Anahtar Sözcükler: Osmanlı, Bulgaristan, Nevrokop, Gotse Delçev, Değişim

Bir sekülerleşme teorisi olarak varoluşsal güvenlik teorisinin analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Din Sosyolojisi Bilim Dalı
Din ve benzeri yapılanmaların modernleşme sürecinde tedrici olarak gücünü yitirerek kaybolmasını öngören klasik sekülerleşme teorileri, genelde iki ana sosyolojik damardan beslenmektedir: Birincisi, Weberyan olarak da nitelendirilebilen Weber'in rasyonelleşme tezinden esinlenen teorilerdir. İkincisi ise Durkheim'in farklılaşma tezine dayanan teorilerdir. Fakat bu iki farklı sosyolojik damara dayanan klasik sekülerleşme teorilerine, çağdaş modern toplumlardaki dini değişimi, özellikle dini canlılığı açıklayamadığından dolayı eleştiriler yöneltilmiştir. Bu bağlamda tezin ana çerçevesini oluşturan varoluşsal güvenlik teorisi, bahsedilen eleştirilere cevap niteliği taşıma iddiasındadır. Zira varoluşsal güvenlik teorisi, klasik teorilerden farklı olarak sekülerleşmenin ana katalizörünün rasyonelleşme ve farklılaşma değil, güvenlik olduğunu belirterek küresel anlamda sekülerliği ve dini canlılığı açıklayabileceğini ileri sürmektedir. Bu çalışma, varoluşsal güvenlik teorisinin söz konusu iddialarının teorinin beslendiği ve geliştiği vasat itibarıyla klasik teorilerden farklı olmadığını ve küresel anlamda dindarlığı açıklayacak tek bir perspektiften bahsetmenin güç olduğunu iddia etmektedir. Bu sebeple çalışma, varoluşsal güvenlik teorisinin iddialarını eleştirel bir biçimde ele alarak sosyolojik veriler ve analizler ışığında kendi iddialarını ortaya koyacaktır.

Bir tren çekiş sisteminin bağ grafikleri yöntemi ile modellenmesi ve benzetimi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Kontrol ve Kumanda Bilim Dalı
Yapılan tez çalışmasında, bir tren setinin çekiş sistemi bağ grafiği yöntemi ile modellenmiştir. Bağ grafiği yönteminin, tren çekiş sistemi gibi çoklu fiziksel etki alanlarından oluşan (multi domain) karmaşık sistemlerin homojen ve esnek modellenmesinde etkin bir araç olduğu gösterilmiştir. Model, TCDD'de kullanılan E23000 tipi elektrikli tren dizisi üzerinden oluşturulmuştur. Çekiş sisteminde çekiş gücünü sağlayan üç fazlı asenkron cer motorları, serbest uyarmalı doğru akım motorlarındaki gibi motorun rotor akı ve elektromanyetik momentinin ayrık bir şekilde vektör kontrol yöntemi ile kontrol edilmiştir. Motor, durağan ve senkron olmak üzere iki farklı referans çatılarında modellenmiştir. Kontrol birimindeki üç fazlı evirici bacaklarına değişik PWM görev döngüleri uygulanmış ve değişik elektromanyetik moment değerleri elde edilmiştir. Model, MS1 modelleme ve simülasyon programı ile simüle edilmiştir.

Bir turistik ürün çeşitlendirmesi olarak kış turizmi ve kış turizmi açısından Azerbaycan'ın Guba ? Haçmaz turizm bölgesinin arz potansiyeli

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2009 Turizm İşletmeciliği Bilim Dalı
Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler, son yıllarda turizmi kalkınmanın bir aracı olarak görmekte, turizm sektörüne büyük bir önem vermektedirler. Ayrıca söz konusu ülkeler turizm arz potansiyelini değerlendirerek, mevcut kaynaklarını kullanarak, turizm aktivitesine katılmayı ön planda tutmaktadırlar. Özelikle turizm faaliyetinin 12 aya yayılma çabasına önemli açılımlar sağlayan kış turizminin önemi artırmaktadır.Guba ? Haçmaz bölgesinin kış turizmi arz potansiyelinin ortaya koyulması bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Çalışmada öncelikle kış turizmi hakkında genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra genel olarak Azerbaycan'ın ve Guba ? Haçmaz bölgesinin turizm pazarındaki yeri ve Guba ? Haçmaz bölgesinin kış turizm arz potansiyeli ortaya koyulmaya çalışılmıştır.Son olarak kış turizmi açısından Guba ? Haçmaz bölgesinin nitel analizinin sonuçlarına dayanarak bölgede kış turizminin geliştirilmesi için mevcut potansiyel imkanlar değerlendirilmiş ve günümüzde Azerbaycan'da büyük önem taşıyan ?Şahdağ Kış Turizm Merkezi? projesi ile ilgili bilgiler verilmiştir.