Thesis Search




SEARCH RESULTS

Boyuna donatısı hasar gören kirişlerin frp donatı ile onarımının deneysel incelemesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 Diğer
Bazı nedenlerle betonarme kirişlerin gövdesinde farklı şekil ve boyutlara sahip boşluklar oluşturulabilmektedir. Bu tez çalışması kapsamında, betonarme kiriş elemanlarda çekme donatıları da kesilerek oluşturulan bu boşlukların davranış üzerindeki etkisi ve onarımda kullanılacak farklı tekniklerin etkinliği incelenmektedir. Çalışma kapsamında toplamda 8 adet kiriş deney numunesi üretilmiştir. Kiriş numunelerinin 150 mm × 300 mm dikdörtgen kesit boyutlarında ve 2700 mm uzunluğunda hazırlanmıştır. Tüm kiriş numunelerinin açıklık ortasında dörtgen boşluk bırakılmıştır. Kiriş numunelerde boşluk oluştururken boyuna donatılar tamamen kesilerek kirişe hasar verilmiştir. Daha sonra kirişlerin, farklı detaylarla FRP kumaş ve donatılar kullanılarak onarımı sağlanacaktır. Tüm deney numunelerinin dört noktalı eğilme deneyi yapılmıştır. Deneyler sırasında meydana gelen hasarlar gözlenmiştir. Ayrıca numuneye uygulanan yükün altındaki yer değiştirme değerleri de okunmuştur. Kirişler için elde edilen yük-yer değiştirme eğrileri karşılaştırılarak her bir numunenin yük taşıma kapasitesi, rijitliği, sünekliği ve enerji tüketme kapasitesi değerleri hesaplanmıştır. Elde edilen tüm sonuçlar kıyaslanarak ilgili yöntemlerin kirişlerin onarılmasındaki etkinliği yorumlanmıştır.

Bozkır kavimlerinde inanç (başlangıçtan XIII. yüzyıla kadar)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2021 Eskiçağ Tarihi Bilim Dalı
Bu çalışmanın konusu, Eski Bozkır Kavimleri'nde İnanç olarak belirlenmiştir. Bozkır topluluklarının kadim unsurlarından biri olan inanç düşüncesinin ortaya koyulduğu bu çalışma, giriş kısmının haricinde dört bölümde ele alınmıştır. Eski Bozkır Kavimleri'nin İnanç Düşünceleri üzerine yapılan çalışmalaın tahlil edildiği giriş bölümünde, çalışmanın çerçevesini belirleyen konu hakkında yazılmış olan kitaplar ve araştırmalar incelenmiş olup, özellikle eski metinleri içeren birincil kaynaklar üzerinde durulmuştur. Eski Bozkır Kavimleri'nin inanç düşüncesindeki gelişimler ele alınıp, incelenmeye ve değerlendirmeye çalışılmıştır. Bu hususta incelenen ve üzerine çalıştığımız birinci ve ikinci bölümde, Bozkır Kavimleri'nin inanç düşüncesinde kültlerin ne şekilde yer aldığı, misyonu, inançların anlatılardaki rolleri detaylı bir şekilde analiz edilmeye çalışılmıştır. Arkeolojik araştırmaların yanısıra yabancı milletlerin kaynakları ve sözlü kaynaklardan başlayıp, özellikle yazılı kaynaklar üzerinde durulmuştur. Bozkır Kavimleri'nin inançları kapsamında, halk arasındaki inanışlar ve eski toplulukların sosyal hayatında yer alan çeşitli inanç ve geleneklerin yeri ve önemi hakkında tespitler ve değerlendirmeler dikkate alınmıştır. Bunun yanında farklı dönem ve coğrafyalardaki örnekler ile söz konusu değerlendirmeler üçüncü bölümde detaylı bir şekilde izah edilmeye çalışılmıştır. Bozkır Kavimleri'nin inançları haline gelen, kültürü ile içiçe geçmiş olan gelenekleri ile ilgili hatrı sayılır miktarda tören ve uygulamalar, konunun daha iyi anlaşılması için gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Yaygın kanaate göre, Eski Bozkır Kavimleri'nin inanç sisteminin başlangıcının daha Eskiçağlar'a ait bir kültür unsuru olarak düşünülmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu yaygın düşüncenin örneklerle ispatlanmaya çalışıldığı tezin son bölümünde; Orta Asya'daki Eski Bozkır Kavimleri'nden olan Hun, Türk, Uygur ve Moğol Dönemleri'ne ait bazı arkeolojik araştırmaların sonuçları üzerine ortaya çıkan durum ve düşünceler vurgulanmıştır. Çalışmanın ana amacı Eski Bozkır Kavimleri'nin inanç sistemi üzerine bugüne dek yapılan çalışmalar ışığında incelemelerde bulunarak farklı bir bakış açısı getirmektir. Bu doğrultuda, Eski Bozkır Kavimleri arasında yüzyıllar boyunca uygulanmış olan çeşitli dini gelenekler ve törenler üzerine değerlendirmeler yapılmıştır.

Bölge alimlerine göre İdil-Ural bölgesindeki yatsı namazı vakti sorunu

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2013 İslam Hukuku Bilim Dalı
İslam?ın temel şartlarından olan ve dinin direği olarak nitelenen namaz ibadetinin nerede, ne zaman, nasıl eda edileceği Kur?an ve Sünnet tarafından belirlenmiştir. Namazın, vakitlere bağlı bir ibadet olduğu ve günde beş defa kılınması gerektiği açık bir şekilde ifade edilmiştir. Bu beş adet namazın vakitleri ise belli şart ve alametlere bağlanmştır. İslamiyetin indiği ve ilk yayıldığı coğrafyalarda bu şart ve alametlerin düzenli olarak tekrar etmektedir. Ancak İslamiyetin kutuplara yakın bölgelere kadar yayılması ile birlikte daha önce tartışılmayan namazların vakitleri ve dolayısıyla sayıları hususunda ihtilaflar çıkmıştır. Bu çalışma, kuzey kutbuna yakın bir bölge olan İdil-Ural bölgesindeki yatsı namazı hususundaki ihtilafları ele almaktadır. Bu meselenin uygun çözüme kavuşması için bölge ulemasının yaptıkları ictihadlar, dayandıkları deliller kendi eserlerinden veya ikinci kaynaklardan hareketle ele alınmıştır.İlk olarak, namaz vakitlerinin astronomik ve coğrafi şartlara göre belirlenmesine binaen İdil-Ural bölgesinin coğrafi özellikleri hakkında bilgi verilmiştir ve ihtilaf mevzu olan akşam vaktindeki şafağın durumu üzerinde durulmuştur. İhtilaf mevzu olan bölge ve özellikleri anlatıldıktan sonra mevzu hakkında görüş belirten bölge âlimlerinin biyografileri ve bölge âlimleri arasında ortaya çıkan kadimci-ceditci şeklinde ortaya çıkan ayrışmaya da yer verilmiştir. Çalışmanın omurgası olan üçüncü bölümde bölge âlimlerinin görüşleri ve delilleri yorumlama farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmamızın sonuç bölümünde âlimlerin genel görüşleri kısaca sunulmuş ve bölge halkının geçmiş ulemanın konuyla ilgili tartışma ve görüşleri hakkında bilgi sahibi olmaları amaçlanmıştır. Anahtar Kavramlar: İdil-Ural Bölgesi, Yatsı namazı, Vakit, Şafak, İhtilaf, Mezhep

Bölgesel güvenlik çerçevesinde Afganistan'ın yalıtıcı (Insulator) konumunun çok taraflı dış politika ile aşılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Afganistan, Güney Asya ve Orta Doğu bölgesel güvenlik bileşenleri (kompleksleri) arasında yalıtıcı bir devlettir. Zayıf olan yalıtıcı devletler, çevresindeki güvenlik bileşenlerinin güvensizliğinden etkilenir; ancak bu devletler var olan konumlarını değiştirebilirler. Güvenlik tehditleri üzerine yükselen bölgesel endişeler, Güney ve Orta Asya bölgesindeki ekonomik projeler ve bu projelerin gerçekleştirilebilmesi açısından Afganistan'ın kilit konumu, bu ülkeyi yalıtıcı bir devlet olmaktan çıkarabilir. Bu faktörler aynı zamanda bölge ve Afganistan'daki güvenlik sorunlarının çözümü için Kopenhag Okulu çerçevesinde bölgesel bir uzlaşma (konsensüs) mekanizması oluşturma şansını da ortaya çıkartabilir. Afganistan'da kurulacak güçlü bir hükümet, toplumsal ve siyasal güvenlik sorunlarını çok taraflı bir dış politika ile aşabilmesi durumunda Afganistan'ı yalıtıcı pozisyondan çıkarıp ülkenin güvenliğini ve ekonomisini geliştirebilir.

Bölgesel güvenlik dengeleri bağlamında Rusya-İran ilişkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2014 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Soğuk Savaşın bitmesi ve Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından, uluslararası sistem yeni yapılanma sürecine girmiştir. Bir yandan sistem tek kutuplu hal alırken, diğer yandan Doğu Avrupa, Orta Asya ve Güney Kafkasya'da yeni bağımsız devletler oluşmuş ve bu bölgelerde güç boşlukları meydana gelmiştir. Böylelikle Ortadoğu bölgesine ek olarak, Orta Asya ve Kafkasya bölgeleri de istikrarsızlık alanlarına eklenmiştir. SSCB'nin varisi olarak Rusya da bu durum karşısında dış politikasını yeniden belirlemek zorunda kalmıştır. İlk başlarda, Batı eksenli olarak yürütülen Rus dış politikası, zamanla yeniden büyük güç olmayı hedefleyen çok taraflılık ve çok kutupluluk politikaları üzerine oturtulmuştur. Bu politikalar çerçevesinde Rusya, Uzak Doğu, Güney Asya ve Ortadoğu bölgelerine yönelik aktif politikalar izlemeye ve bu bölgelerde ortaklıklar kurmaya çalışmıştır. Bu bağlamda Orta Asya, Kafkasya ve Ortadoğu bölgelerinin kesiştiği noktada önemli jeostratejik pozisyona sahip olan İran, Rus dış politikası açısından önemli bir ülke olarak görülmüştür. Nitekim nükleer programı nedeniyle ABD/Batı dünyası tarafından giderek yalnızlaştırılan İran da ulusal gücünü artırmak ve bölgesel güvenlik dengelerinin sağlanması açısından Rusya ile işbirliğine önem vermiştir. Böylelikle, Rusya ve İran, bölgesel dengeleri doğrudan etkileyen enerji, nükleer ve askeri teknoloji alanlarında işbirliğine gitmiş; Orta Asya, Kafkasya ve Ortadoğu'daki bölgesel sorunlar karşısında ortak politikalar izlemeye yönelmişlerdir. Bu bağlamda iki ülke de ABD/NATO'nun bu bölgelerde etkinliğini artırmasını temel güvenlik tehdidi olarak görmüş ve önlemeye çalışmışlardır. Anahtar Sözcükler:Rusya, İran, Güvenlik, Dış Politika, ABD

Bölgesel sorunların çözümünde diplomasi: Doğu Afrika topluluğu (EAC) örneği: 2000-2013

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Diplomasi en tartışmalı uluslararası araştırma gündemlerinden biridir. Son dönemde barışa yönelik proaktif çabalar bölgesel ve yerel yaklaşımlı bir barışı tesis gündemiyle nitelendirilmektedir. Afrika'daki deneyim, kıtanın büyük ölçüde dayanışma ve egemenliğe saygı mantığının belirlediği çatışma çözümü ve sorun çözme yaklaşımlarında sürekli aşama kaydettiğini göstermektedir. Bu çalışma özellikle Doğu Afrika Topluluğu'na (EAC) ve topluluğun bölgesel sorunlarda diplomasiyi kullanış tarzına odaklanacaktır. 21. Yüzyılda Afrika ülkeleri çeşitli karmaşık sosyo-ekonomik, politik gelişim sorunları ve güvenlik tehditleriyle karşı karşıyadırlar. Bunların en yıkıcı olanlarından biri iç savaşların bölgeselleşmesinin sebep olduğu, iç savaş ve sorunlardır. Afrika ülkeleri ihtilaf önleme, yönetme, çözüm ve barış tesisi için gerekli deneyim, birikim ve kapasiteden yoksundur. Bu yüzden fikir ayrılıkları, şiddet kıvılcımını ateşlemekte, ülkeleri istikrarsızlaştırmakta, yatırımları, üretkenliği ve büyümeyi engellemektedir. Afrika ülkelerindeki şiddetli iç savaşlar ve pekçok güvenlik tehdidi ekonomik entegrasyona ulaşılması, gelişim ve demokratik bütünleşme hedeflerini önemli ölçüde baltalamaktadır. Doğu Afrika Topluluğu (EAC) Doğu Afrika'nın gelişimini hızlandırma mücadelesi ve çabasıyla bunun bilincindedir. Anahtar Kalimeler:Diplomasi, Entegrasyon, Bölgesel Entegrasyon, Doğu Afrika Topluluğu, Doğu Afrika

Brezilya ve Türkkiye'de yüksek öğrenim (1989-2016): Genişletme ve özelleştirme politikası

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Kamu Yönetimi Bilim Dalı
Üniversiteler ve yükseköğretim sistemi neoliberal özelleştirme politikalarının merkezinden gelmektedir. Neoliberal özelleştirme politikaları, toplumun bazı kesimlerinin direnişine rağmen 2000'lerde yer edinmeye başlamıştır. Bu direnişe karşın bu politik model, Brezilya ve Türkiye gibi pek çok gelişmekte olan ve yükseköğretim açısından son on yıllarda özelleştirme politikalarında baskı hissetmiş ülkeler tarafından sahiplenilmiştir. Bu ülkeler, bu seviyede bir eğitim için talepte bulunan öğrenci sayısındaki artış ve bu talebi karşılayacak kaliteli eğitim sorunuyla karşılaştılar. Bu karmaşık sorunların arasında tespit edilebilecek yönlerden biri, yükseköğretimde büyümek için özelleştirme yapmaktır. Bu konu çerçevesinde, bu araştırma, Brezilya ve Türkiye'nin yüksek öğretimdeki özelleştirme sürecinde gerçekleşen genişlemeyi kamu ve özel alanın gelişimi açısından bakarak, 1989 ile 2016 yılları arasında yükseköğretimin ilerlemesi açısından analiz etmiştir. Analizde yer alan dönem, 1980'lerin sonundan itibaren iki ülkede neoliberalizmin canlılığını ve özellikle de AKP hükümetinin 2002'de, Lula hükümetinin 2009'da görev süresinin başlamasıyla birlikte, söz konusu yükseköğretim sistemlerindeki değişikliklerin düşünülmesini haklı çıkarmaktadır. İncelenen her bir ülkede üniversitenin özgün bakış açılarından yola çıkarak, yükseköğretim sisteminin evrimindeki benzerlikler ve farklılıklar aranmıştır. Çalışma odağı, kamu ve özel yüksek öğrenim yaklaşımını dikkate alarak iki ülkenin eğitim sisteminin karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Yükseköğretimdeki genişleme ve özelleştirme süreçlerinin analizinde gözlenen değişkenler; yükseköğretim kurumlarının niceliksel büyümesi; kamu ve özel kuruluşlarda kayıt ve erişim; yükseköğretim sisteminde sonuç; kamu finansmanı ve her iki ülkede de yükseköğretim için bazı programlar olarak saptanmıştır. Araştırma, Brezilya ve Türkiye'deki yükseköğretim sistemlerini tarihsel farklılıklar ve mevzuattaki ilgili düzenlemeler ile kapitalist bir mantıktan etkilenen yüksek öğrenim kurumlarının yeniden yapılandırılmasını doğrulamayı amaçlamıştır. Üniversitenin tarihsel yapılanmasının her iki ülkede karşılaştırılması, Brezilya'daki yükseköğretimdeki özel inisiyatifin orijinal varlığının Türkiye'den çok daha baskın olduğunu gösterdi. Bu, ilgili yükseköğretimde elitist ve kitlesel özelliklerin yanı sıra, kamu ya da özel bir ya da bir başka hukuki nitelikteki bir karşıtlığı gösterir. Karşılaştırılan değişkenlerin analizinde, özellikle 1990-2006 yılları arasında, her iki ülkede de yükseköğretimde daha büyük bir özelleştirme etkisi görülmektedir.

Brezilya'da kozmetik endüstrisi ile ilgili sosyal medyada müşteri sadakatı oluşturan faktörler: Instagram'a dayalı bir çalışma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Pazarlama Bilim Dalı
Bu tez, Brezilya'daki Instagram aracılığıyla kozmetik endüstrisinde hangi faktörlerin müşteri sadakati oluşturduğunu anlamak için Pazarlama kavramlarını içermektedir. Pazarlama kavramları incelenmiş, Brezilyalı kozmetik endüstrisinin analizi yapılmış ve bunu oluşturan ana şirketler incelenmiş, müşterinin satın alma öncesi, sırasında ve sonrasındaki davranışlarını tanımlayan çeşitli yönleri göstermektedir. Son olarak, kavramlarin sosyal medyada nasil çalistiği ele alınmıştır. Birinci bölümde internet kavramları, sosyal medyaya giriş ve pazarlama uygulamalarına sosyal medyanın kullanımı hakkında bilgi verilmiştir. İlk bölümde pazarlama ve sosyal medya bu uygulamaları anladıktan sonra, ikinci bölümde müşteri sadakati ve müşterileri ile güçlü bir ilişki kurmak için önemli kavramları getirdi. Ayrıca sadakat programları ve müşterinin davranışların memnuniyeti hakkında da konuşulmaktadır. Bu noktaların incelenmesi sonucu, Brezilya'da kozmetik sektöründeki müşteri sadakatine ilişkin olarak ilgili literatür ve nicel çalışmanın geliştirilmesi yoluyla, bu çalışmada incelenem olan faktörler (Tüketici güven, Reklamcılık için duygusal tepki, Marka Değerlendirme, Sadakat, Memnuniyet gibi) arasında bir ilişki olduğunu doğrulamak olmuştur ve bu faktörlere tepki etkileşimi müşteri sadakati oluşturma yeteneğine sahip olduğu anlaşılmıştır. Üçüncü bölüm Brezilyalı kozmetik endüstrisine ve bu pazarı anlamak için stratejik analize daha fazla önem verilir. Dördüncü ve son bölüm, bu araştırmanın Brezilya'daki kozmetik endüstrisinde sadakat üzerindeki sosyal medya etkisini birleştiren kanıtlamak için verilerin toplanmasıdır.

British - Soviet intervention in Persia: Iran in the context of world imperialism in World War II

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2015 Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bilim Dalı
İkinci Dünya Savaşı dünya küresel sisteminde aktif merkezlerin kaymasında çok önemli bir rol oynamıştır. Dünya sistemi kapsamında, bir taraftan eskiden oluşmuş, diğer taraftan da yeni oluşan ve ortaya çıkan merkezler arasındaki mücadele, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında gerçekleşme imkanı bulmuştur. Bu dönemde dünya aktif bir sürece girmiştir. Bu dönem aynı zamanda yüksek dinamik seviyesi ve merkez-kenar dengesinde kaymalar ve değişmeler dönemidir. İran, bu dönemde bölge olarak çok büyük bir öneme sahip olmuştur; zira içerisinde bulunduğu bölge dünya emperyalizminin buluşma ve kesişme noktası olmuştur. Böylelikle, jeopolitik oyunların tam ortasında bulunan ve bütün dünya-sistemi hareketlerinde yer alan İran, net bir şekilde bütün bu hareketleri yansıtmaktadır. Yüzyıllarca merkez güçlerinin emperyalist mücadele için odaklama noktalarından biri olup, İkinci Dünya savaşı esnasında bu bölge aynı şekilde dünya güçlülerinin stratejik ayrılık ve ilgi savaşımı noktasını oluşturmuştur. Ayrıca İran, uzun zaman sürecek olan, bütün dünya kapsamına dağıtılmış, dünya-sistemi bünyesini ve uluslararası ilişkiler prensiplerini önemli derecede etkilemiş ve Soğuk Savaş dönemini başlatan Batı-Sovyet mücadelesinin de başlangıcına sebep olmuştur.

Bronşektazi hastalığının serum telomeraz ve dubs düzeylerine etkisinin araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Bronşektazi, alveollerin aşırı hava ile dolması ve genişlemeleri, geri dönüşümsüz olarak ilerleyen alveol kaybı, alveolar epitel hasarı ve hasarın derecesine bağlı olarak solunum yüzey alanının azalması ile karakterize edilen bir akciğer hastalığıdır. Alveoller alanda harabiyet, genellikle proteaz–antiproteaz dengesizliği, elastik fibril yıkımı ve dokunun elastikiyetini kaybetmesi nedenleri ile oluşabilmektedir. Bronşektazili hastalarda soluk alırken göğüs sürekli genişler, akciğerler aşırı gerilir ve her soluk vermeden sonra rezidüel hacim ve total akciğer kapasitesi artar. Sonuçta dispne, büzük dudak solunumu, fıçı göğüs ve kaşeksi gibi semptomlar gözlenir. Hastalık ilerledikçe gelişen aktivite kısıtlaması, hareketsizlik, sosyal izolasyon, hafıza kaybı ve bilişsel işlevlerde kötüleşme, hipoksemi ve hiperkarbiye neden olabilir. Kalp, böbrek gibi vücudun en önemli organlarına kan ile taşınan oksijen azalacağından bu organların işlevi sekteye uğrar. Yüksek mortaliteye sahip Bronşektazi hastalığında kesin tedavi yöntemi olmamakla beraber amaç; yaşam kalitesini artırmak, hastalığın ilerlemesini önlemek ve mortaliteyi azaltmaktır. Kromozomların stabil kalmasını uzunluğunun korunmasını kendine ait RNA ve proteinleri bulunan telomeraz enzim kompleksi sağlar. Ayrıca yaşlanmayla oluşan bazı doku bozukluklarının telomeraz genlerinin aktivasyonu ile geri döndürülebileceği ileri sürülmüştür. DUBs 'un ana görevi ubiquitinin substrattan uzaklaştırılmasıdır. DUBs çeşitli düzenleyici proteinin lokalizasyonunun aktivasyonu ve deaktivasyonunu kontrol eder. Hücresel proteinlerin ayrılmasında büyük rol oynar. DUBs aktivitesi kanser gibi pek çok patolojik olayla ilgilidir. Hücresel DNA hasarnnda önemli rol oynar. Bu çalışmada hastalarda Telomeraz ve DUBs düzeylerinin ölçülerek, hastalığın tanı ve tedavisi ile ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yaptığımız literatür taraması sonucunda, çalışmamızdaki bulgular ilk verileri oluşturacaktır.

Broyler rasyonlarına kızılçam (pinus brutia) yaprağı ilavesinin performans ve et kalitesi üzerine etkileri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Broyler Rasyonlarına Kızılçam (Pinus brutia) Yaprağı İlavesinin Performans ve Et Kalitesi Üzerine Etkileri Son yıllarda araştırıcılar kanatlı beslenmesinde hayvan performansı ile birlikte eti besin madde yönünden zenginleştiren, lipid oksidasyonunu azaltan ve raf ömrünü arttıran doğal yem katkı maddeleri araştırmasına çaba göstermektedirler. Bu amaçla çeşitli bitkiler hayvan besleme denemelerinde yem katkı maddesi olarak kullanılmıştır. Ancak Çam yaprakları vitamin C, karotenler, protein ve bazı yararlı fenolik maddeleri açısından zengin olmasına rağmen kanatlı beslenmesinde bunların kullanımı kapsamlı bir şekilde araştırılmamıştır. Bu araştırma Türk kızılçam (Pinus brutia) yaprağının alfa-linolenik asit bakımından zenginleştirilmiş karma yemlere ilave edilmesinin broylerlerde performans ve et kalitesi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Toplam 210 adet günlük Ross 308 erkek broyler civciv her biri 42 civcivden oluşan bir kontrol grubu ve dört deneme grubuna ayrılmıştır. Gruplar her birinde 7 adet civciv bulunan 6 adet alt grubu kapsayacak şekilde düzenlenmişlerdir. Kontrol grubu karma yemine çam yaprak tozu katılmamıştır. Diğer deneme gruplarına %0.25, 0.5, 0.75 ve 1 düzeylerinde çam yaprak tozu ilave edilmiştir. Deneme 6 hafta sürdürülmüştür. Broyler karma yemlerine %0.25, 0.50, 0.75 ve 1 düzeylerinde Pinus brutia yaprağı tozunun ilave edilmesi 42 günlük deneme süresince canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketim, yem dönüşüm oranı, yaşama gücünü etkilememiştir (P>0.05). Araştırma sonunda karaciğer, dalak, kalp ve taşlık relatif ağırlık yüzdesi, göğüs eti kuru maddesi, protein, yağ ve kül yüzdesi ve abdominal yağı birikimi bakımından da deneme grupları arasında farklılıklar görülmemiştir (P>0.05). Çam yaprak tozu katkısı göğüs eti yağ asidi bileşiminde farklılığa yol açmamasına rağmen %0.50 PNP grubunda yüksek konsantrasyonda oleik asit ve sonuçta yüksek konsantrasyonda MUFA olduğu görülmüştür. Çam yaprağı tozu katkısının karkas randımanı, bursa Fabricius gelişimi, serum trigliserit ve serum IgG düzeyi, göğüs eti pH'sı ve yağ asidi bileşimine etkisi belirsiz olup daha fazla araştırmaya gereksinim duyulmaktadır. Broyler karma yemlerine %0.5 Pinus brutia yaprak tozunun ilavesi 4oC'de muhafaza edilen göğüs etlerinde MDA düzeyinin düşük olmasına (P<0.05) yol açmak ile birlikte kan eritrositlerinde SOD aktivitesini de arttırmıştır. Araştırmada PNP'nin %0.50 düzeyinde ilavesi birçok açıdan en iyi umut verici sonuçları sağlamıştır. Sonuç olarak biyolojik aktif maddeler bakımından zengin olan Pinus brutia yaprak tozu tavuk beslenmesinde sağlığı iyileştirici katkı maddesi olarak kullanılabilir. Tavuk beslenmesinde doğal antioksidan olarak çam yaprağının potansiyel etkilerinin belirlenmesi için daha fazla çalışmaya gereksinim duyulmaktadır.

Brushless direct current motor control methods and applications

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Motor kontrolü, endüstriyel sistem mühendisliği alanındaki en ilginç çalışma konularından biridir. Günümüzde, endüstriyel bilişim, mekanik ve elektronik alanındaki enerjinin kullanımıyla ilgili zorluklarla birleştiğimiz gelişmelerle birlikte, yeni motor türlerinin geliştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Çok fazla enerji tüketmeden ve bakım maliyetini düşürmeden en iyi şekilde çalışabilme. Bu, fırçasız motorların nasıl geliştirildiğinden dolayı, arıza ve bakım riskini önemli ölçüde azaltan yoksundurlar. Daha sonra, bu tip motor oldukça yüksek motor torku geliştirir ve bu da asenkron motor için iyi bir alternatiftir. Bobin içindeki elektrik akımını değiştirmek için fırçalar ve mekanik anahtarlarla donatılmamış, bu eyleme izin vermek için yeni elektronik sistemler geliştirilmiştir. Bu sistemler sadece anahtarlamaya izin vermekle kalmaz, aynı zamanda motorun kendisini de kontrol eder. Bizim görevimiz, bu motorların farklı kontrol tiplerini sunmak ve hassas bir fırçasız motor durumu için bir hız kontrol sistemi gerçekleştirmektir. Fırçasız motorlar sensörler kullanılarak kontrol edilebilir. Kontrolü sensörsüz kullanacağız çünkü bu durumun olmaması, sensörlerin ve sensörlerin beslendiği elektrik kablolarının neden olacağı sorunların riskini azalttığı için daha avantajlıdır. Aynı zamanda motorun büyüklüğü üzerinde avantaj sağlayan etkileri olan motorun büyüklüğü azalır.

Budizm'de ve Tibet Budizmi'nde inanç esasları

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2013 Dinler Tarihi Bilim Dalı
Bu çalışmada ilk olarak Budizm?in bir din olarak ortaya çıkışı ve Budizm?in kurucusu olan Buda?nın kısaca hayatı ele alınmıştır. Buda?nın vefatından sonra onun görüşleri ve düşünceleri tüm dünyaya yayılmıştır. Bu yüzden bugünkü dünyanın her köşesinde Budizm?e mensup insanları görebilmekteyiz. Aynı zamanda çalışmamızda kısaca Budizm?in kollarını ele almaktayız. Çalışmamızda daha ağır nitelikte Tibet Budizm?i incelenmektedir. Tibet?in dini ve siyasi hayatında önemli rol oynayan Dalay Lamalar hakkında da bilgi bulunmaktadır. Ayrıca çalışmamızda Tibet Budizm?inin inanç esaslarında önemli yer alan ölü gömme adetleri araştırılmıştır. Anahtar kelimeler: Budizm, Tibet Budizm?i (Lamaizm), Buda, Dalay Lama, inanç esaslar, ölü gömme adetleri.

Buğday samanı ve inokulant katkısının yonca silaj kalitesi ve besin madde kompozisyonu üzerine etkilerinin belirlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2015 Diğer
Bu çalışmada, yonca bitkisine buğday samanı (tane içerikli) ve inokulant(Basillus subtilis) katkısının yonca silajı besin madde kompozisyonu, silaj kalitesi ve uçucu yağ asitleri üzerine etkileri araştırılmıştır. Doğranan yonca materyalleri; katkısız yonca (kontrol), kontrol + 2 veya 4 g/kg inokulant, % 90 yonca + % 10 saman, % 90 yonca + % 10 saman+ 2 veya 4 g/kg inokulanttan oluşan gruplara ayrılmıştır. Araştırma sonunda elde edilen bulgular, yonca kontrol grubu ile kıyaslandığında, inokulant katkısı silajların KM, HK, ADF, NDF içeriğini genel olarak etkilemezken, HP düzeyini artırmıştır (P < 0.05). Saman katkısı ise KM, ADF ve NDF içeriğini artırırken, HP düzeyini azaltmıştır (P < 0.05). Saman ve inokulant katkısı silajların pH düzeyinde arzu edilen bir iyileşmeye neden olmazken, sadece saman katkısı silajların Fleig puanında yeterli olmasa da arzu edilen bir artış sağlamıştır. Fiziksel ve duyusal değerlendirme puanı ve amonyak azotu düzeyleri üzerine yine katkıların belirgin bir faydası tespit edilememiştir. Silajların in vitro kuru madde sindirimi (İVKMS) değerleri üzerine inokulant katkısı etki etmezken, saman katkısıyla birlikte IVKMS değerlerinde azalma tespit edilmiştir. Laktik asit düzeyinde % 0.4 inokulant katkısı artışa sebep olurken, saman katkısı silajların laktik asit seviyelerini azaltmıştır. Bu çalışmada, silajlardan sadece inokulant içeren gruplarda düşük düzeyde propiyonik asite rastlanmıştır. Arzu edilmeyen bütrik asit ise silajlarda tespit edilememiştir. Çalışma sonunda, Basillus subtilis inokulant kaynağının yonca silajı yapımında arzu edilen katkıyı sağlamadığı ve buğday samanının ise özellikle silajın KM içeriğini ve Fleig puanını artırması nedeniyle kısmen katkısının olduğu kanısına varılmıştır.

Building energy management system design by using internet of things

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2021 Elektronik Bilim Dalı
Bina Enerji Yönetim Sitemleri (BEYS) binalar içerisindeki ısıtma, havalandırma, iklimlendirme ve ışıklandırma sistemlerinin optimum enerji tüketimi yapmalarını temin etmek üzere denetlenmesini amaçlarlar. Bu öneride gerçekleştirilmesi düşünülen sistem ile nesnelerin interneti, Yazılım Tanımlı Ağ ve Makine Öğrenimi yaklaşımları kullanılarak enerji tüketimini mümkün olan en az seviyeye indirmeyi sağlayan bir Bina Enerji Yönetim Sisteminin geliştirilmesi düşünülmektedir. Önerilen sistem ile iki temel hedefe ulaşılması beklenmektedir. - Bina içerisindeki odalar istenen konfor düzeyine mümkün olan en kısa sürede ve en az enerji tüketimiyle getirilecektir. - Bina Enerji Yönetim Sistemi gerçekleştirilirken, Neslerin İnterneti ve Yazılım Tanımlı Ağ yaklaşımlarından faydalanılarak, birimler arasındaki haberleşme sisteminin enerji tüketim oranının azaltılması, güvenlik denetimlerinin kolaylaştırılması, ağ kurulum ve konfigürasyon karmaşıklığının azaltılarak öçeklenebilir tasarım seçeneklerine olanak verilmesi sağlanacaktır. Bu hedeflere ulaşmak için: - ANSI/ASHRAE 55 standardına göre kullanıcı konfor düzeyleri belirlenecektir. - Kullanıcı tercihlerine göre ortamın istenen konfor düzeyine en az enerji harcanarak getirilmesine olanak sağlayacak bulanık mantık algoritmaları içeren merkezi denetim sistemi geliştirilecektir. - Ortamın konfor düzeyini algılayarak karar destek sistemine gönderen ve ortamı istenen konfor düzeyine getirmek için gerekli denetim işaretlerini ilgili eyleyicilere ileten Yazılım Tanımlı Ağ destekli Nesnelerin İnterneti (Makineden Makineye, M2M) yaklaşımını kullanan yeni bir haberleşme sistemi geliştirilecektir.

Bulanık doğrusal regresyon uygulaması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2009 Diğer
Regresyon, istatistikte kullanılan etkili araçlardan biridir. Açıkça ortadadır ki, muhtemel yapılar yerine bulanık niceliklerden kaynaklanan belirsizlik açıklanmak istendiğinde yeni bir yapı altında kesin olmayan parametreleri tahmin etmeyi sağlayacak başka araçlar yaratmak gerekir.Bulanık doğrusal regresyon, gözlem sayısı az ve bunlar arasındaki etkileşim belirsiz olduğunda değişkenler arasındaki ilişkinin tahmini için kullanılabilecek bulanık parametrelerin hesaplanmasında kullanılan bir yöntemdir.Yaşam kalitesi, Zeka testi vb. gibi kavramlar üzerinde konuşurken, klasik ve kesin tanımlamalar mevcut değildir. Klasik kümeler teoreminde bu kavramların kesin şekilde belirlenmesini sağlayan araçlar yoktur. Bu çalışmada, araştırmanın amaçlarına riayet ederek, kalp hastalıklarının yaşam kalitesi üzerine etkili faktörleri belirlemek için Tanaka tarafından geliştirilmiş bulanık doğrusal regresyon kullanılarak bulanık parametreler tahmin edilmiştir.Anahtar Kelimeler: bulanık mantık, bulanık doğrusal regresyon.

Bulanık doğrusal regresyon yöntemi ile talep tahmini : Medikal Asistans firmasında bir uygulama

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2014 İşletme Bilim Dalı
İşletmelerin geleceğe yönelik iş talep tahmini, işletme üst düzey yöneticilerinin stratejik karar vermesi ve bu kararların finans, insan kaynakları, sabit varlık yatırımı gibi önemli alt bileşenlere yansıtması sürecindeki en önemli etkenlerden biridir. Günümüzde yaygın kullanılan talep tahmin yöntemlerinden birçoğu geçmiş verilere dayanarak yapılmakta ve tahminin kesin bir sonuca varacağı varsayımını sözel olarak açıklama yapmasada kısıtlarda yansıtmaktadır. Ancak bu tahminler genellikle güncel hayatın da özelliği itibariyle oldukça karmaşık ortamlarda gerçekleşebilmektedir. Çevremizdeki kaçınılmaz belirsizliklerden veya tahmin edicinin kesin bilgiye sahip olamamasından kaynaklanan bu karmaşık durumlara araştırmacıların farklı çözüm yaklaşımları üzerine yoğunlaşmasına yol açmıştır. Matematik bilimindeki paradigma kaymalarından birisi de belirsizlik kavramı ve buna karşı bulanık çözüm yaklaşımları ile ilgilidir. 1965 yılında L. A. Zadeh tarafından, belirsizliği incelemek için kullanılan ve olasılık teorisinin ötesinde çoklu mantığa dayalı olan, bulanık küme teorisi geliştirilmiştir. Bu teorinin karar verme problemlerinde kullanıma ilişkin tarihteki ilk çalışma 1970 yılında L. A. Zadeh ile R. E. Bellman tarafından beraber yapılmıştır. Bulanık teorisinin uygulamadaki yerini bir üst kademeye taşımak adına, H. J. Zimmermann bulanık doğrusal programlama ile ilgili ilk çalışmasını 1974 yılında L.A. Zadeh ve R. E. Bellman'ın yukarıda bahsedilen çalışmasına dayanarak yapmıştır. Bulanık doğrusal regresyon metodolojisi tahmini ile gözlemlenen değerler arasındaki sapmanın, tahmin gerçekleştirilen sistemin yapısından veya kusurlu gözlemlemeden kaynaklanan belirsizlik olduğunu savunmakta ve bu nedenle de tahmin sonuçlarının somut bir sayı olmasının gerçek şartlara uygun olmadığını öne sürmektedir. Bunun yanı sıra, kurumsallaşmaya yeni adım atan firmalarda geçmişe dönük fazla veri birikimi ve tecrübe olmadığından, klasik doğrusal regresyon yöntemleri ile tahmin yapılarak işletmelerin stratejik yönünün büyük ölçekte etkilenmesi büyük bir risk içermektedir. 1982 Yılında Tanaka, Uejima ve Asai tarafından geliştirilen bulanık linear regresyon yöntemi, az miktarda veri seti kullanarak tahmin modeli kurulabilme ve etken faktörler ile beklenen tahmin sonucu arasındaki bulanık ilişkiyi göz ardı etmeme özelliğiyle, klasik sabit katsayılı doğrusal regresyona karşı üstünlük sağlamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'deki bir medikal asistans firmasının dosya talep tahmin problemini ele alınarak, Tanaka'nın bulanık doğrusal regresyon yaklaşımıyla matematiksel tahmin modeli geliştirilmiştir. Geliştirilen matematiksel tahmin modeli ile klasik doğrusal regresyon modelinin tahmin sonuçlarını karşılaştırılmış ve benzeri işletmelerde uygulanmasının uygunluğu tartışılmıştır.

Bulgaristan Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin üye profilindeki değişimi ve azınlıklar üzerindeki etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2010 Diğer
Soğuk Savaş'ın bitimiyle, dünya üzerindeki düzen değişmiş ve Bulgaristan da budeğişim sürecinden etkilenen ülkelerden biri olmuştur. Ülke, dünyada meydana gelendeğişikliklere ayak uydurmaya çalışarak, tek partili otoriter rejimi ortadan kaldırmış vebu sistemden çok farklı olan parlamenter demokrasiye geçmiştir. Böylesine köklü birdeğişim, doğal olarak ülkeyi ekomomik ve siyasal açıdan sancılı bir döneme sokmuştur.2007 yılından beri Bulgaristan'ın Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen, geçiş süreciolarak adlandırılan bu sürecin sona erip ermemesiyle ilgili tartışmalar devametmektedir.Totaliter rejimin sonunu hazırlayan gelişmelerin yaşandığı dönemde ve burejimin hemen sonrasında süren siyasi istikrarsızlık ortamında, Bulgaristan'ın siyasalhayatında önemli yer edinecek ve etkileyecek olan HÖH partisi oluşturulmuştur. Tekpartili dönemin sonlarında meydana gelen sözde Yeniden Doğuş Süreci'nde,Bulgaristan'daki Türk azınlığına karşı yapılan insan hakları ihlallerine karşı illegalörgüt olarak kurulan HÖH, demokratik sisteme geçişten sonra ülkedeki büyük siyasalpartilerden biri olarak varlığını devam ettirmiştir. Demokratik değerlerin henüzaşılamaya başlandığı Bulgar toplumunda, HÖH, ülkedeki azınlıkların hak veözgürlüklerini garanti altına almayı siyasi amaç ve parti imajı olarak edinmiştir.Kuruluş sebebi Türklerin haklarının savunması olması, kurucuların ve sonradanparti bünyesine katılan üyelerin etnik Türk olmaları ve parti amacınınazınlıkların/Türklerin haklarının korunması olması, HÖH'ün Türk partisi imajını kalıcıolarak edinilmesinin başlıca sebepleri olmuştur.Sonraki yıllarda meydana gelen siyasal başarılar ve partinin sürekli büyümesi vegelişmesi neticesinde ve özellikle Bulgaristan'ın Avrupa Birliği'nin bünyesinekatılmasından sonra, HÖH, partinin kuruluş sebebi olan azınlık haklarının korunmasıgörevini tamamlamış kabul edip, partinin siyasal çizgisi ve imajında önemli değişiklikleryapmış ve etnik Türk partisi imajından kurtulmayı başlıca görevi haline getirmiştir. Buçalışmada, HÖH'ün kuruluşu, gelişimi ve son yıllarda meydana gelen partinin siyasalçizgisindeki ve üye profilindeki değişimler incelenmiştir.Anahtar kelimeler: 1) Bulgaristan 2) Azınlıklar 3) HÖH

Bulgaristan'da yaşayan müslüman azınlığın fıkhî problemleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2012 İslam Hukuku Bilim Dalı
Bu çalışma Bulgaristan Cumhuriyeti'nde yaşayan müslüman toplulukları ve fıkıh sahasında karşılaştıkları sorunları konu edinmektedir.Günümüzde çok uluslu ve bünyesinde değişik kültürleri barındıran bir topluma sahip olan Bulgaristan'da azımsanmayacak sayıda müslüman bir nüfus yaşamaktadır. Azınlık durumundaki müslümanlar, böyle bir toplumda yaşamanın getirdiği sosyal, kültürel ve dinî birçok problemle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu problemleri farklı ortam ve şartları ürünü olarak geliştirilen klasik fıkıh hükümleri ve yaklaşımları ile çözüme kavuşturmak her zaman mümkün olmamaktadır. Dolayısıyla bu tür problemlerin mevcut şartlara uygun yeni bir bakış açısıyla ele alınması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır.Çalışma, bir giriş ve üç ana bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmında, araştırılan konunun önemi, amacı, takip edilen yöntem ve istifade edilen kaynaklar özet halinde açıklanmıştır. Birinci bölümde, ortaya çıkan sorunları doğru anlayabilmek ve uygun cevap sunabilmek için, müslümanların yaşadığı ülkenin çok yönlü özellikleri ortaya konulmuştur. Bu amaçla, Bulgaristan'ın tarih, coğrafya, toplum, din, ekonomi, idari yapılanma gibi özellikler hakkında kısa bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, günümüzde Bulgaristan'da ikamet eden müslüman toplulukların oluşumu ve yapısından bahsedilmiştir. Aynı bölümde müslümanların karşılaştıkları problemlerin meydana gelmesinde rol oynayan faktörler ve meselelerin çözümündeki temel yaklaşımlardan söz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise, ibadet, gıda, sağlık, ekonomi ve aile ilgili problemler ve çözümleri yer almaktadır.Sorunlar araştırılırken ilk önce söz konusu problemin mahiyeti tespit edilmiş, daha sonra devlet kanunları çerçevesinde ele alınmakla beraber, İslâm hukuku açısından detaylı bir şekilde incelenmiştir. Nihayet yapılan değerlendirmelerden sonra, elde edilen sonuçları gözönünde bulundurmak suretiyle, farklı çözümler önerilmiştir.Anahtar Sözcükler: Bulgaristan, İslâm Hukuku, Sorunlar, İbadet, Gıda, Sağlık, Aile

Bulut CBS teknolojisi ile turizm haritalarının oluşturulması: Tanzanya örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2016 Diğer
Tanzanya ekonomisi içerisinde turizm önemli bir potansiyele sahip olmasına rağmen, yeterince tanıtım yapılamadığı için istenilen düzeyde ekonomiye katkı sağlayamamaktadır. Turizm sürdürülebilirliği açısından Tanzanya turizm kaynaklarının internet ortamından kullanıcılara daha iyi bir şekilde tanıtımı sağlanması ihtiyacı vardır. Turizm alanında turistik mekanların çekiciliği yanısıra konaklama, yeme-içme, güvenlik ve ulaşım gibi pek çok faktörün de birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Böylece ülkeyi ziyaret eden yıllık turist sayısında artış sağlanacağı gibi halkın turizm kaynaklarına olan ilgisi de artacaktır, kısacası doğru ve yeterli turizm bilgilerinin, turizmi teşvik etme ve geliştirme noktasında diğer faktörlerlerle birleştirilmesi önemlidir. Günümüzde internet teknolojisi sayesinde dünyanın neresinde olursanız olun ziyaret etmek istediğiniz ülkeler ve turistik ilgi noktaları hakkında bilgi edinmek mümkündür. Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Bulut Bilişim ile harita sunumu gibi gelişen yeni teknolojiler sayesinde üretilen haritaların internet üzerinden tüm kullanıcıların rahatlıkla erişebileceği bir şekilde sunulması, turistlere kolaylık sağlamaktadır. Bu çalışmada, Tanzanya için konumsal tabanlı turizm bilgisi sağlayan bir web sitesi (SBWTT) Bulut Bilişim teknolojisi kullanılarak hazırlanmıştır. Hem konumsal hem de konumsal olmayan Tanzanya Turizm verileri tanımlanmış, toplanmış ve ardından CBS veritabanında kaydedilmiştir. Son olarak MangoMap yazılımında oluşturulan turizm haritaları, hazırlanan konumsal tabanlı web sitesi üzerinde kullanıcılara sunulmuştur.