Thesis Search




SEARCH RESULTS

Catalytic metal hydroxide nanostructures: Aerobic C-H activation and catalytic low temperature carbon monoxide oxidation by NixMn(1-x)(OH)2

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Metal hidroksitler ve karışık metalli hidroksitler, batarya teknolojileri, elektrokataliz, elektrosentez, fotokataliz, süperkapasitörler, elektrokromik cihazlar ve elektrokimyasal algılayıcılar gibi bir çok uygulamada yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ancak, değerli metal içermeyen hidroksitler, oksijenli ortamlarda katalitik C-H aktivasyonu ve düşük sıcaklıklarda katalitik CO oksidasyonu uygulamalarında henüz değerlendirilmemektedir. İşbu çalışmada, katalizör sentezleme protokollerinin dikkatli şekilde optimizasyonu sayesinde, yeni nesil Ni0.6Mn0.4(OH)2 yapısında karışık metalli katalitik nanoyapılar sentezlenmiş ve bu malzemelerin, alkilarenlerin oksijenli ortamlarda katalitik olarak yükseltgenmesi ve düşük sıcaklıklarda katalitik karbon monoksit yükseltgenmesi tepkimelerinde üstün başarı sağladığı gösterilmiştir. Ayrıca, edilen bu yeni nesil katalizörlerin katalitik tepkimelerde kullanılmasının ardından, yüksek bir başarımla rejenerasyonunun sağlanmasına yönelik bir deneysel protokol geliştirilmiştir. Sentezlenen bu yeni nesil nano-malzemelerin işlevsel özelliklerinin kökenlerinin aydınlatılması adına, detaylı karakterizasyon çalışmaları yapılmıştır. Bu bağlamda, gerçekleştirilen ATR-IR, XRD, BET-SSA, TGA, TEM, EDX ve XPS deneyleri kimyasal yapı ve katalitik işlev arasındaki ilişkilerin açıklanmasını sağlamıştır.

Causal relationship between foreign direct investment, exports, stock market index and economic growth through nonparametric Wavelet Granger Causality Method in emerging markets: Evidence from fragile five economies

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Diğer
Bu çalışmada, özellikle kırılgan beşli olarak adlandırılan gelişmekte olan ülke ekonomilerindeki doğrudan yabancı yatırımlar, ihracat, borsa piyasa endeksi ve ekonomik büyüme arasındaki nedensellik ilişkileri parametrik olmayan Wavelet Granger nedensellik yöntemi kullanılarak incelenmektedir. Bu çalışmada gelişmiş bir yöntem olan parametrik dalgacık granger causality kullanılarak nedensellik ilişkisine dair yeni bulgular elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, 1991-2015 dönemi Endonezya, Türkiye, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika gibi Kırılgan Beş ekonomilerinin üç aylık verileri kullanmaktadır. Bulgular, Kırılgan Beş ekonomide ekonomik büyüme, doğrudan yabancı yatırımlar, ihracat ve borsa endeksi arasında çift yönlü bir nedensellik olduğunu, ancak nedenselliğin yönü ve büyüklüğü her ülke için farklı olduğununa dair bulgular elde edilmiştir. Ayrıca, küresel ekonomik sistem ile yerel ekonomik gelişimini önemli itici güçlerdinden olan doğrudan yabancı yatırımlar, ihracat ve borsa piyasa endeksi ile birlikte entegrasyonu yoluyla teşvik edilmesine ilişkin politika önermelerinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Parametrik Olmayan Granger Nedensellik, Wavelet Analizi, Kırılgan Beşli Ekonomileri, Doğrudan Yabancı Yatırımlar, İhracat, Borsa Piyasa Endeksi, Ekonomik Büyüme

Causality relationship between insurance development and economic growth – the case of Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 İktisat Bilim Dalı
Son zamanlarda yapılan çalısmalarda, Sigorta-Büyüme iliskisine dair güçlü kanıtlar bulunmustur, ancak nedenselligin yönüyle alakalı bu kanıtlar, arastırılan bölge ve zamana, uygulanan arastırma yöntemlerine göre çesitlilik göstermektedir. Bu çalısma Türkiye'de 1998-2015 yılları arasındaki verileri kullanarak sigorta gelisimi ve ekonomik büyüme arasındaki iliskiye ek olarak, sigorta ve bankacılıgın gelisimi arasındaki iliskiyi, hayat ve hayat dısı sigortayı ayrı ayrı ele alarak ampirik (görgül) olarak incelemektedir. Bu görgül arastırmada çesitli büyüme, sigorta ve bankacılık degiskenleri kullanılarak birim kök testleri ve Granger nedensellik testi uygulanmıstır. Zayıf kanıtlara ve sadece ikincisinin ekonomik büyümeyi artırıcı görünmesine karsın, temel sonuç, hayat dısı sigorta ve hayat sigortası sektörleri sermaye birikimini artırmaktadır. Dahası, hayat sigortası gelisimi ve sigortacı ve reasürörlerin artan yatırım aktiviteleri bankacılıgın gelismesine katkı saglamaktadır. Diger taraftan, hızlandırılmıs sermaye olusumu ve ekonomik büyüme, sigortacıların ve reasürörlerin yatırım aktivitelerinin artmasına neden olmustur. Bu bulgular, özellikle Türkiye için Sigorta-Büyüme iliskisine dair önceden yapılmıs çalısmalara ek kanıtlar sunmakta ve gelecekteki çalısmalar için yararlı olacak görüsler belirtmektedir.

Cebbarzâde Muhammed Ârif Bey ve Miftâhu Hazâini Rahmâniyye Fî Memleketi Vücûdi'l-İnsâniyye adlı eseri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2015 Eski Türk Edebiyatı Bilim Dalı
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi olarak adlandıralan 1828-1920 yılları arasında Üsküdar'da yaşayan Cebbârzâde Muhammed Ârif Bey, bu devirde hem tasavvufî birikime son derece hâkim olmuş hem de ilmî derinliği ve üretkenliğiyle çok sayıda eser kaleme almış bir mutasavvıftır. Bu tezin konusunu bu büyük mutasavvıfın Mifhâhu Hazâin-i Rahmâniyye Fî Memleket-i Vücûdi'l-İnsâniyye adlı eserinin Osmanlı Türkçesinden günümüz Türkçesine aktırılması ve Cebbârzâde'nin diğer eserleri üzerinde yapılan çalışmaların incelenmesi oluşturmaktadır. Bu çalışmada Mifhâhu Hazâin-i Rahmâniyye Fî Memleket-i Vücûdi'l-İnsâniyye adlı eserle ilgili diğer çalışmalar detaylı bir şekilde incelenmiş; bu eserin, içerdiği tasavvufî düşünceler bakımından konumu belirlenmeye çalışılmıştır. Bu tezde incelenen eser Yusuf Sünbül Sinan Efendi'nin şiirinin şerhi olması dolayısıyla hem Yusuf Sünbül Sinan Efendi'nin bu şiirine hem de hayatına değinilmiştir. Çalışmanın sonunda Ârif Bey'in kütüphanelerde ulaşılan diğer eserlerinin de tanıtımları yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cabbârzâde Muhammed Ârif Bey, Mifhâhu Hazâin-i Rahmâniyye Fî Memleket-i Vücûdi'l-İnsâniyye, Tasavvuf, Ysusf Sünbül Sinan.

Cemâleddin Çauşeviç (1870-1938) - Hayatı ve eserleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2020 İslam Tarihi Bilim Dalı
Bu çalışma, yirminci yüzyılın ilk yarısında Bosna-Hersek'te dinî lider olan Cemâleddin Çauşeviç'in hayatı ve eserleriyle oradaki İslâm Birliği'nin tarihine ışık tutmaya yönelik bir girişimdir. Bosna-Hersekli âlimin hayatı ve eserleri incelenerek, Balkanlarda belli bir tarihsel dönemde Müslümanların durumu da ele alınmıştır. Bosna-Hersek'teki Müslümanlar için on dokuzuncu yüzyılın sonu bir tür medeniyet çöküşünü temsil etmektedir. Osmanlı İmparatorluğu'nun sınırları içinde yaşayan Müslümanları merkezi olan İstanbul'dan koparmak, onların kaybolmaları demekti. Bosnalı Müslümanların tarihsel gelişimi için büyük güçlerin onayıyla 1878'de Avusturya-Macaristan tarafından yapılan işgal, kendi kimliklerini korumak için mücadele ettikleri bir dönemin başlangıcı idi. Bu çalışmanın ana hedefi, Cemâleddin Çauşeviç'in hayatını takiben Bosnalı Müslümanlar için yirminci yüzyılın ilk yarısında meydana gelen tarihsel koşullar ve zorlukları belirtmektir. Boşnakların dinî kimlik kaybı, Osmanlı İmparatorluğu'nun Balkanlardaki askerî ve siyasî yönden zayıflamasıyla yakından bağlantılıdır. Çalışmanın içeriğine bakıldığında, Bosnalı Müslümanlar tarafından Avusturya-Macaristan hükümetine karşı nasıl bir tutum izlendiği ve 1878'den sonra ortaya çıkan dinî düzenin nasıl olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Cemâleddin Çauşeviç'in ortaya çıkışı ile Bosnalı Müslümanların tarihi ve kültürel gelişmelerinde bazı değişiklikler meydana gelmiştir. Bu değişikliklerin temelinin ne olduğu ve Çauşeviç'in başarısının kilit noktaları bu çalışmada tartışılmaktadır. Tarihte yirminci yüzyılın büyük bir kargaşa yüzyılı olduğunu, büyük imparatorlukların ortadan kalktığını ve çok sayıda bağımsız devletin kurulduğunu hesaba katarsak, Çauşeviç'in bu tarihsel olgulara karşı nasıl bir tavır sergilediği ortaya konmuştur. Çalışma üç bölümden oluşmakla birlikte her bölümde farklı bir yaklaşımla Çauşeviç'in Bosna ve Balkanlardaki Müslümanlar için elde ettiği başarılar belirlenmektedir. Çalışmada çok sayıda farklı kaynaklar kullanılarak Çauşeviç'in hayatı ve eserleri ile ilgili yeni sonuçlar çıkarılmaktadır. Çalışmanın elde edilen sonuçları, Cemâleddin Çauşeviç'in yirminci yüzyılda Bosnalı Müslümanların dinî ve kültürel ilerlemesi için en önemli kişilerden biri olduğu tezini doğrulamaktadır.

Cemâleddin el-Konevî'nin (v. 770/1369) el-Gunye fi'l-Fetâvâ adlı eserinin tahkik ve değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 İslam Hukuku Bilim Dalı
Fetva literatürü hicrî IV. yüzyıldan itibaren klasik fıkıh ilmi literatürü içerisinde, ayrı bir tür olarak gelişmiştir. Bu literatür uygulayıcılara, fazla tetkike gerek kalmaksızın işlerini rahatlıkla görme imkanı sunmuştur. Ayrıca fetvalar üzerinde değişik biçimde literatür ortaya çıkmıştır. Evvela devrin ilmi otoriterlerine sorulan fetvalar öğrencilerinin veya resmi memurların gayretleriyle toplanıp çeşitli şekillerde tertip edilerek mecmualar oluşturulmuştur. İslam Hukuku sahasında âlimler tarafından verilen fetvalar, zamanla derlenip el-Fetava ismiyle kitap haline getirilmiştir. Bu tür eserlerin İslam hukuku tarihi açısından büyük ehemmiyeti olduğu gibi bunlar, devletin sosyal, siyasi ve ekonomik yönüne ışık tutmaları bakımından tarihi öneme de sahiptir. Bu tür eserlerin bir kısmı matbu olmasına karşın maalesef ekseriyeti yazma halinde kütüphanelerde gün yüzüne çıkmayı beklemektedir. Doktora çalışması olarak planladığımız Ebü'l-Mehâsin'e ait olan el-Gunye fi'l-Fetâvâ da Hicrî VIII. yüzyılda kaleme alınmıştır. Bu eser üzerinde şu ana kadar herhangi bir tahkik çalışması yapılmamıştır. Türkiye'nin değişik yazma eserler kütüphanelerinde 174 ila 304 arasında değişen el-Gunye fi'l-Fetâvâ adlı eserin nüshaları mevcuttur. Asıl nüsha ile karşılaştıracağımız nüshaları tespit edebilmek için bu nüshaların tamamını elde etmem gerekiyor. Bu proje Türkiye'nin değişik kütüphanelerinde bulunan konumuzla alakalı yazma eserlerin fotoğraflarının teminini amaçlamaktadır. Eserlerin fotoğraflarının tespit ve temini yaklaşık 1 yıl sürecektir.Anahtar Kelimeler: Hanefî mezhebi, Fıkıh, Fetva, Cemâleddin, Konevî.

Central banking and the monetary policy: Examining the superiority of the Islamic monetary system on the basis of stability in the money demand function under a dual banking system

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 İktisat Bilim Dalı
Para politikasını yönetmede merkez bankacılığı işlemler, İslami olsun ya da olmasın her ekonominin ana ve en önemli unsurudur. İslami bankacılık ve finans uygulamaların seviyesi yükseldikçe, İslami para sisteminin geleneksel muadiline göre daha verimli ve etkili olduğu hipotezi gün geçtikçe daha fazla geçerlilik kazanmaktadır. Bununla birlikte, ikili bankacılık ve finansal sistemlere sahip hiçbir ülke İslami çerçevede para politikası uygulamamaktadır. Bu araştırmanın temel motivasyonu, muhtelif Müslüman ülkelerin bankacılık ve finans sektörlerini İslami ilkelere göre yeniden düzenlemeye yönelik büyük gayretlerine rağmen, merkez bankacılığı ve para politikası operasyonlarının halen büyük ölçüde geleneksel şekilde devam etmesidir. Müslüman ülkelerin faize dayanan para politikası uygulamalarının ekonomik ve finansal olarak başarısız olduğu açıkça ortaya konulmuş olmasına rağmen, faize dayalı para politikasi uygulamalarına devam eden ısrarları, İslami para politikası alternatifinin üstünlüğü hakkında şüphe uyandırmaktadır. Dolayısıyla, bu çalışmanın amacı, bu üstünlüğü hem teorik hem de ampirik olarak ikili parasal ve finansal sistemler altında incelemektir. Çalışmanın uygulama kısmında Uluslararası Para Fonu (IMF), Uluslararası Finansal İstatistikler (IFS) ve Dünya Bankası'ndan elde edilen ikincil yıllık veriler kullanılmıştır. 8 yatay kesitten elde edilen 26 gözlem 1991-2016 yıllarını kapsayacak şekilde analize dahil edilmiştir. Uygulama kısmı her iki parasal sistemi para talebi fonksiyonunun göreceli istikrarına, paranın dolaşım hızının göreceli istikrarına, parasal toplamlar ile parasal taban arasındaki korelasyona ve aynı zamanda para politikası hedefi ve geleneksel olana göre İslami para sisteminin parasal toplamını dikkate alarak mevcut literatürü genişletmektedir. Çalışmada, uzun vadeli para talebinin tahminleri için panel DOLS ve FMOLS eşbütünleşme teknikleri kullanılmıştır. Kısa dönemli regresyon testleri için, ARDL sınır testi kullanılmış ve her iki sistemde para talebi fonksiyonunun istikrarlılığı her bir kesit için CUSUM ve CUSUMSQ grafikleri kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın bulguları teorik ve ampirik olmak üzere iki kategoride ele alınabilir. Teorik analiz kapsamında, özellikle sürdürülebilir fiyat ve finansal istikrar başta olmak üzere, makro-ekonomik hedeflere ulaşılmasını kolaylaştırmada faizsiz bir finansal ve parasal sistemin göreceli üstünlüğünü ve etkinliğini gösteren epistemolojik temeller incelenmiştir. Kuran-ı Kerim, İncil, Tevrat ve Hz. Muhammed'in (PBH) sözleri, davranışları ve eylemleri de dahil olmak üzere, başlıca kutsal kitaplarda bahsedildiği gibi, insanlığa geçen nesiller boyunca rehberlik eden bir ekonomik düzenin temeli incelenmiştir. Çalışma, İslami para sisteminin geleneksel muadiline kıyasla makro-ekonomik hedeflere daha verimli ve etkili bir şekilde ulaşılmasını nasıl kolaylaştırdığını görtermektedir. Son olarak, teorik kısımda, İslami bir para ve finans sisteminin tam anlamıyla faaliyete geçtiğinde opti

Ceviz bakteriyel yanıklığı hastalığının (Xanthomonas arboricola pv. juglandis) bakteriyel biyoajanlarla biyolojik mücadele imkânlarının araştırılması

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Diğer
Amaç: Bu çalışmada; Ceviz bakteriyel yanıklığı hastalığına neden olan Xanthomonas arboricola pv. juglandis'e (Xaj) karşı potansiyel bakteriyel biyoajanların in vitro ve in vivo koşullarda biyolojik mücadele imkanları araştırılmıştır. Yöntem: Hastalıklı ceviz yaprakları ve meyvelerinden izolasyonlar yapılarak elde edilen bakteri izolatları saflaştırılmış ve frozen kültüre alınmıştır. Saflaştırılan izolatların patojen olup olmadığını belirlemek için, morfolojik özellikleri, domates ve tütün bitkilerinde HR testi, patojenite testi, virülanslık testi ve bazı biyokimyasal testler yapılmıştır. Çalışmada kullanılan toplam 81 potansiyel biyoajan bakteri izolatı ise, farklı bitkilerin rizosferinden elde edilmiş ve bu izolatlardan HR test sonucu negatif çıkan 75 tanesi in vitro şartlarda patojene karşı denenmiştir. Bu izolatlar içerisinde patojene karşı hiperparazitik ve/veya antagonistik etki gösteren izolatların özelliklerini belirlemek için bazı biyokimyasal testler yapılmıştır. Bu izolatların katı ve sıvı besi yerinde patojene karşı yapılan testlerinde en etkili olduğu tespit edilen 4 izolat (Bacillus pumilus UG10, Bacillus safensis UG22, Bacillus cereus UG41 ve Bacillus pumilus UG50) ile in vivo çalışmalar yapılmıştır. İn vivo denemelerde 2 yaşında ceviz fidanları ve ceviz meyveleri kullanılmış olup, potansiyel biyoajan bakteri izolatları patojene karşı yapraklarda üzerinde denenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar Duncan istatistik analiz testi kullanılarak hesaplanımıştır. Bulgular: Çalışmada toplam 5 adet bakteriyel izolat içerisinden HR ve patojenite testleri sonucu pozitif olan Xaj2 patojeni kullanılmıştır. Potansiyel biyoajan bakterilere yapılan HR testleri sonucunda negatif olan toplam 75 adet potansiyel biyoajan bakteri izolatı katı besi yerinde patojene karşı test edilmiş bu izolatlar içerisinden 25 izolat hiperparazitik 5 izolat ise antibiyosis etki göstermiştir. Bu izolatlar içerisinde patojene karşı en etkili olduğu tespit edilen 4 izolat ile sıvı besi yerinde denenmiş ve 5. gün sonunda bu izolatların patojenin gelişimini baskıladığı görülmüştür. Aynı şekilde bu izolatlar ile yapılan in vivo testlerde elde edilen sonuçlara göre ise; yapraklarda tüm izolatların patojene karşı etkili olduğu ancak UG41 ve UG50 izolatlarının patojen gelişimini önemli ölçüde azalttığı tespit edilmiştir. Sonuç: Sonuç olarak cevizlerde önemli bir hastalık olan Ceviz bakteriyel yanıklığına (Xaj) karşı in vitro ve in-vivo denemelerde test edilen 4 adet potansiyel bakteri izolatlarından UG10, UG22, UG41 ve UG50 izolatlarının sırası ile %29.2, %41.5, %80 ve %90 oranında hastalık gelişimini engellediği belirlenmiştir. Bu izolatlardan özellikle UG41 ve UG50 izolatlarının bu hastalıkla biyolojik mücadelede başarılı bir şekilde kullanılacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Juglans regia, ceviz, Xanthomonas arboricola pv. juglandis, ceviz bakteriyel yanıklık hastalığı, biyolojik mücadele

Ceviz çeşitlerinin antraknoz (Ophiognomonia leptostyla (Fr.) Sogonov) hastalığına reaksiyonlarının belirlenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2019 Fitopatoloji Bilim Dalı
Yukarı Fırat havzası ve Çoruh Vadisi ceviz popülasyonundan antraknoza özgü simptom gösteren ceviz (Juglans regia) ağaçlarından toplam 115 Ophiognomonia leptostyla (Fr.) Sogonov izolatı izole edilmiştir. PDA, OMA, WLEA, WFSEA ve WA ortamlarında izolatların gelişim hızları, koloni tipleri, eşeyli ve eşeysiz formları elde edilerek morfolojik özellikleri belirlenmiş, 2 ITS ve 2 EF1-pirimer çifti ile PCR yapılmış, 7 PCR ürününün sekans dizilimi belirlenerek flogenetik diyagramı çıkarılarak tanılama doğrulanmıştır. Türkiye'de son yıllarda yaygın olarak yetiştiriciliği yapılan Chandler, Bilecik, Maraş-18, Şen-1, Sütyemez ve anaç çeşitlerinde R genler NBS1/NBS5a6; S1INV/S2INV; H1145/H1146; S1/AS3; P-Loop/GLPL; RN1F/RN1R, LM637/LM638, NLRR inv1/inv2 ve Pto kin1/kin2 pirimer çiftleri ile belirlenmiş; NBS1/NBS5a6 pirimer çiftinin amplifiye ettiği bölgenin sekans dizilimi çıkarılmış, R gen içerdikleri belirlenen Chandler, Bilecik, Maraş-18 ve Şen-1 çeşitlerin arazi şartlarında Ophiognomonia leptostyla'ya karşı dayanıklılıkları ve aktivatör uygulamalarının (Borik asit, Nitrik Oksit, Salisilik asit ve Absisik asit) dayanıklılık üzerine etkileri araştırılmıştır. Bütün çeşitlerin R gen içerdiği, hastalığa karşı en dayanıklı çeşidin Chandler olduğu ve bu çeşidi Bilecik, Maraş-18 ve Şen-1'in izlediği belirlenmiştir. Diğer taraftan hastalığa karşı dayanıklılıkta Borik asit, Nitrik Oksit, Salisilik asit ve Absisik asit uygulamalarının istatiki olarak pozitif kontrol grubuna göre yaprakların üzerinde bulunan leke sayısı ve leke çaplarının daha az geliştiği ve nispi olarak etkili olduğu tespit edilmiştir.

Cezayir aydınının din ve toplum anlayışı

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Aydınlar toplumun en önemli kültürel ve entelektüel unsurlarıdır. Toplumu doğru yola yönlendiren, yanlışı açıklayan ve toplumsal kriz anlarında topluma çözüm verenler onlardır. Başka bir ifadeyle, toplum için Aydınlar, insan için su gibidir, insanlar onlara her zaman ihtiyaç duyarlar ve yokluğunda ölürler. Bu bağlamda aydınlanma her toplumda aynı değildir ve her toplumun kendi aydınlanması vardır. Cezayir aydınlanma söyleminin özellikleri, Cezayir ulusal tarihindeki mücadele aşamasında ortaya çıkmaya başladı. Başlangıcını Cezayir devletinin kurucusu olan Prens Abdülkadir'in (1808-1883) liderliği döneminde belirleyebileceğimiz Cezayir aydınlanma hareketi, takdiri hak eden çok önemli fikirlere ulaşmıştır. Cezayir aydınlarının çabaları, Cezayir toplumunda olumsuz bir değişim oluşturmaya ve onu dininden, kimliğinden ve kökeninden uzaklaştırmaya yönelik birçok girişimin engellenmesinde önemli etkilere sahiptir. Bunun yanı sıra Cezayir aydınları din ve toplum ile ilgili yeni fikirler getirmişlerdir. Buna dayanarak Cezayir Aydınının Din ve Toplum Anlayışı adı verilen bu çalışma, onların fikirlerini tartışmayı ve yakından tanımayı hedeflemektedir. Araştırma, yirminci yüzyılda yaşamış en önde gelen on Cezayir aydınının, din ve Cezayir toplumu ilişkisindeki etkilerini mercek altına almaktadır. Anahtar Kelimeler: Cezayir, Aydın, Din, Toplum.

Cezayir'de izlenen Türk dizilerinin Türkiye algısına etkisi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Türk dizileri son yıllarda artan izleyici sayıları ile dikkat çekmekte ve uluslarası televizyonculuk alanında daha fazla rağbet görmektedir. Bu televizyon dizilerinin başarısı, öncesinde Brezilya dizilerinin yarattığı etkiye benzer şekilde, Küzey Afrika'dan Orta Asya ve Malezya'ya kadar uzanan geniş bir alanda hissedilmektedir. Bununla birlikte, Arap dünyasının genelinde ve özelinde ise Cezayir'de Türk dizileri sosyal, siyasi ve kültürel alanda ilgi çekmektedir. Türk dizilerinin dünya çapında başarılı ve popüler olmasının farklı nedenleri bulunmaktadır. Bu konudaki en önemli motivasyonun kültürel ve tarihi unsurlara dayanan insan ve aile ilişkileri olduğu tahmin edilmektedir. Araştırmanın konusu Cezayir'de İzlenen Türk dizilerinin Türkiye Algısına Etkisi olarak belirlenmiştir.Çalışma, elde edilen verilerle izleyiciler ve diziler arasındaki kültürel etkileşimi ortaya koymak ve dizilerin yaratmakta olduğu Türkiye imajını açığa çıkarma hedefindedir. Çalışmada anket tekniği kullanılmakta ve Cezayir'de yaşayan insanlaraTürk dizileri ile iligli sorular yönetilmektedir. Elde edilen bulgular SPSS programı ile analiz edilerek açığa çıkan veriler dolayımı ile Cezayir toplumundaki izlerkitlenin Türk televizyon dizilerini izleme alışkanlıkları çözümlenmeye çalışılmaktadır. Türk dizilerinin Cezayir'deki izleyicileri nasıl, neden ve hangi şekilde, ne yönde etkilediği saptanmıştır. Son olarak kitle iletişim araçlarının toplumların kültürünü aktarmada ve ülke algısı oluşturmada etkili bir araç olduğu görülmektedir Nitekim çalışmada da vurgulandığı gibi Türk dizilerini izleyenlerin Türk kültürü hakkında bilgi sahibi olduğu, kendi kültürel değerleri ile arasında karşılaştırma yaptığı açıkça ifade edilmektedir. Türk dizilerinin yüksek oranda izleniyor oluşu Türkiye ve Türkler hakkında daha olumlu düşüncelerin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler:Tv dizileri, Türk dizileri, Cezayir, Kültür, Toplum

Cezayir'de Türkoloji Bölümünde okuyan öğrencilerin okuduğunu anlama ve dilbilgisi düzeylerine dair bir araştırma

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Yabancılara Türkçe Öğretimi Bilim Dalı
Günümüzde yabancı dil öğrenmek, tüm dünyada özellikle gençlerin en önemli önceliklerinden biri haline gelmiştir. Herhangi bir dili öğrenmenin temel olarak dilbilgisinin yanı sıra dili öğrenmenin anahtarı sayılan temel dil becerilerinin (okuma, yazma, dinleme, konuşma) geliştirilmesine bağlı olduğuna şüphe yoktur. Bu çalışmada, Cezayir'de Türkoloji Bölümünde okuyan öğrencilerinin okuduğunu anlama ve dilbilgisi düzeylerini tespit edilmiştir. Bu Bağlamda Türkoloji Bölümünde üçüncü sınıf ve yüksek lisans okuyan 104 öğrenciye daha önce kullanılmış ve onaylanmış başarı testi uygulanmıştır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır, elde edilen veriler betimsel tarama modeli ile tanımlanmıştır. Bu araştıranın ana amacı Cezayir'de Türkoloji Bölümünde okuyan öğrencilerinin okuduğunu anlama ve dilbilgisi düzeylerini tespit etmek ve düzeylerini geliştirmek amacıyla öneriler sunmaktır. Yapılan analizlere göre, Cezayir'de Türkoloji bölümünde okuyan öğrencilerinin okuduğunu anlama ve dilbilgisi düzeylerinin sonuçları sırasıyla kendini şu şekilde göstermektedir: Öğrencilerin en başarılı oldukları konunun kelime bilgisi olduğu, ardından cümle bilgisi konusunun ikinci sırada geldiğini, üçüncü sırada okuduğunu anlama becerisinin, dördüncü sırada deyim Bilgisi'nin, ardından bağlaç bilgisinin, en son sırada ise fiilimsi bilgisinin geldiği görülmektedir. Değişkenlere Göre Öğrencilerin Okuduğunu Anlama ve Dilbilgisi Başarı Düzeyleri cinsiyet ve dil açısından farklılık bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaş ve sınıf açısından ise farklılık bulunmadığını sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışmada, Cezayir'de Türkoloji bölümünde okuyan öğrencilere okuduğunu anlama ve dilbilgisi becerisindeki düzeylerini geliştirebilmek için öğretmenlere ve bölüm yetkililerine öneriler sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Anlama, Cezayir, Dilbilgisi, Okuduğunu anlama, Okuma, Öğrencilerin Düzeyleri, Türkoloji Bölümü.

Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğretenlerin ve öğrenenlerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşleri

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Bilim Dalı
Cezayir 2 Üniversitesinde yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin ve öğreticilerin eğitsel kısa film materyalinin öğrencilere sağladığı dilsel ve kültürel kazanımlara ilişkin görüşlerinin belirlenmesine yönelik sorulara cevap arayan bu çalışma nicel desende bir tarama araştırmasıdır Çalışmanın evreni, Cezayir 2 Üniversitesinde Türkçe öğreten 22 öğretici ve bu üniversitede Türkçe öğrenen 100 öğrenciden oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Cezayir'de yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin film materyalinden yararlanma durumlarına ve bir dil öğrenme aracı olarak film materyalinin dil gelişimine ve kültür vii aktarımına katkısına ilişkin görüşler belirlenmiştir Bu çalışmanın amacı; yabancı dil olarak Türkçe öğretim sürecinde film materyalinin yaygınlaşmasına, öğrencilerin dil yetilerinin gelişmesine, öğrencilerin Türk kültürünü daha iyi tanımalarına, yabancı dil olarak Türkçe öğretimi alanına bilimsel katkı sağlamaktır.

CFD modeling of premixed si engine combustion and flame propagation – a validation study

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Otomotiv Bilim Dalı
Dr. Akın Kutlar gözetiminde doktora öğrencisi olan Abdurrahman Demirci tarafından yapılan laboratuar testleri. bir doğrulama çalışmasıdır. Son zamanlarda gittikçe artan zorluklar nedeniyle sayısal araçlar. emisyon seviyesini azaltmak. araştırma potansiyelini yakıt kaynaklarının kullanımının ya da farklı piston şekilleri kullanarak içten yanmanın geliştirilmesine ilişkin olarak testlerin yapılması için tercih edilen testi yöntem olmuştur. Araştırma ve daha ayrıntılı laboratuar testleri için tercih edilen yol. en az maliyetle ve nispeten en kısa sürede olmalıdır. Buna göre. yanma modelinin bu tür deneyler için gerekli detayları yansıtabilmesi gerekmektedir. Benzinli motor konfigürasyonunda önceden karıştırılmış alev yayılma özelliklerini tahmin etmek için. CFD aracının seçimi olarak AVL FIRE kullanılarak tutarlı Alev Modeli seçildi. Bu doğrulama sonuçlarını elde etmek için. Sonunda gerçek motoru simüle edebilmek için AVL Fire aracının tüm yönlerini tanımak gerekiyordu. Öğrenme süreci. Bu süreçte öğrenilen deneyim ve bilgiyi diğerinin faydalanması ve geliştirmesi amacıyla. aşağıda açıklayacağımız birçok aşamadan geçti. Fiziksel ve kimyasal değişkenlerin yanma üzerinde önemli bir etkisi vardır. Bu çalışmada fiziksel değişken endişe vericidir. Hızlı yanma. daha yüksek sıkıştırma oranlarının kullanılmasına izin veren daha iyi ve daha stabil yanma için önemlidir. Yanma hızı esas olarak. alım manifoldu tarafından oluşturulan silindirdeki gaz hareketlerinden etkilenir. Temel amaç. türbülans faktörlerini etkileyerek farklı kase şekillerinin yanmayı nasıl etkileyebileceğini test etmektir. Girdap faktörü artarken yanmanın zayıf karışımlarda çalışmasına yardımcı olabilecek MR tipinden beklenen faktördür. Bu validasyon çalışması için. her iki kase tipinde fakat farklı geometrilere sahip farklı sıkıştırma oranları ve lambda oranları olan SO ve MR olmak üzere iki farklı tip piston geometrisi kullanılmıştır. İlk başta deneysel verilerden ilk koşul olduğu gibi alınmış ve herhangi bir kalibrasyon yapılmadan bu faktör üzerinde simülasyon yapılmıştır. Daha sonra enstrümantal ölçümlerle alınan verilerin etkinliği ve doğruluğu araştırılmış ve bunun üzerine başlangıç koşullarında düzeltme yapılmıştır. Simülasyondan elde edilen sonuçlar. tam bir eşleşme elde etmek için çözülmesi gereken fark payı ile deneysel verilere yakındı. Bu amaçla. AVL FİRE içinde mevcut olan yöntemlerin ve germe faktörünü kontrol etme yönteminin çok sayıda denemesi ile daha derin bir anlayış ve deneysel sonuçlarla tam bir eşleşme için gereken cevap olarak bulundu. Silindirin içindeki türbülans hakkında deneysel sonuçlardan elde edilen ayrıntılı bilgi eksikliği nedeniyle. sonuçta. gerçek motorda neler olabileceğine dair başka bir analizin gözlemlenebileceği ve çalışabileceği sonuçları yakalamak için bir deneme-yanılma ve mühendislik duygusu kullanılmıştır. CR10.5 tipine kıyasla. CR12.5'in yüksek sıkıştırma oranının. tüm yanma verimliliği ve Bsfc ve daha yüksek sıkıştırma oranlarında

Chalcogenides in photoelectrochemical hydrogen production application and characterization

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Bu çalışmada, temel amacımız verimli hidrojen üretimi için fotokatalizör sentezlemektir. Etkili hidrojen üretimi gerçekleştirebilmek için çok çeşitli yarı iletken malzemeler olmasına rağmen çoğu durumda fotokorozyon ya da ışık etkisiyle oluşan yüklerin geri reaksiyonu sebebiyle fotokatalizör aktivitesi düşer veya bir asil metal yardımcı katalizörü ile (katkılama, yükleme) fotokatalitik aktiviteyi ve kararlılığı arttırmak gereklidir. CdS ve ZnS'in katı çözeltisi olan çok bilinen bir fotokatalizör olan CdxZn1-xS, termal sülfürizasyon yöntemi ile üretildi. Ayrıca, ışık etkisiyle üretilen taşıyıcı yüklerin geri reaksiyonunun ve fotokorozyonun engellenmesi için, RGO fotokatalizör üzerine (RGO-CdxZn1-xS) dekore edilmiştir ve elektrolit S2-,SO32- kurban ajanları ile desteklenmiştir. Bu çalışmada kullanılmış olan termal sülfürizasyon işlemi, ilk aşamada metal oksitlerin üretimi ve diğer aşamada metal sülfürlerin üretimi ile kendi türünde çok yenidir. Farklı Cd ve Zn oranları kullanılarak, on farklı malzeme Cd0.3Zn0.7S, RGO-Cd0.3Zn0.7S, Cd0.5Zn0.5S, RGO-Cd0.5Zn0.5S, Cd0.7Zn0.3S, RGO-Cd0.7Zn0.3S, Cd0.9Zn0.1S, RGO-Cd0.9Zn0.1S, CdS, ve RGO-CdS sentezlenmiştir. Fotoelektrotların hazırlanması için spin kaplama tekniği kullanılmıştır. Tavlama sıcaklığı, kaplama katmanlarının sayısını ve RGO miktarı optimize edildikten sonra hazırlanan fotokatalizörler, X-ray kırınım analizi (XRD), Raman spektroskopisi, taramalı elektron mikroskobu (SEM), enerji dağılımlı X-ray spektroskopisi (EDS), UV-Vis difüzif yansıma spektroskopisi analizi ile karakterize edilmiştir. Karakterizasyondan sonra, hazırlanan fotoelektrotlar fotoelektrokimyasal olarak test edildi. Yapılan tüm testlerde kararlılık ile birlikte yüksek fotokatalitik aktivite oldukça belirgindir. Bununla birlikte, Cd oranının artışı ile birlikte foto aktivite (foto akım yoğunluğu ve hidrojen üretim hızı) ve fotokatalizörlerin fotostabilitesinin önemli ölçüde arttığı görülmüştür. Sentezlenen ve hazırlanan tüm fotokatalizörlerden RGO-CdS 6.5 mAcm-2 foto-akım yoğunluğuna sahiptir ve teorik değerin neredeyse %89'una ulaşır. Uygulanan bias ışıktan akım eldesi verimi literature ile kıyaslandığında en yüksek fotoakım yoğunluğu eldesiyle 0 Vbias' de % 2.67 olduğu görülmüştür. RGO-CdS için hidrojen üretim hızı 551.1 µmolsa-1 olarak elde edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda RGO-CdS, yüksek foto kararlılığa sahip ve gelecekteki araştırma ve uygulama alanlarında kullanım potansiyeli olan verimli bir fotokatalizör olarak önerdik.

Challenges and opportunities in immigrant entrepreneurship:Case study of Turkish immigrant entrepreneurs in Germany

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Bu tanımlayıcı çalışmanın amacı, Türk göçmen girişimcilerin Almanya'daki girişimcilik alanı hakkında net bir fikir vermek, temel özelliklerini ve işletmelerinin özelliklerini ve karşılaştıkları engelleri araştırmak ve bu engellerin geleceklerinin işlerini ve planlarını nasıl etkilediğini belirlemektedir. Yukarıdaki özellikleri araştıran bir ankete dayalı olarak kantitatif bir yaklaşım kullanılmıştır. Yazar, anket için 78 yanıt toplayabildi, ancak yalnızca 58'i analiz edilmek için yeterliydi. Toplanan veriler, farklı istatistiksel analizler kullanılarak IBM SPSS tarafından analiz edildi. Sonuçlar, Türk girişimcilerin çoğunun aile birleşimi programı aracılığıyla Almanya'ya girdiğini ve ikinci büyük grubun Almanya'da doğduğunu göstermektedir. Katılımcıların çoğu oldukça eğitimlidir, ancak en fazla sayıda katılımcı gastronomi, gıda ticareti ve sağlık hizmetleri endüstrisinde faaliyet göstermektedir. Sonuçlar ayrıca, işletmelerin çoğunun 10 yıldan uzun süredir faaliyet gösterdiğini, ancak birkaç engelle karşılaştıklarını da gösteriyor. İyi çalışanlar bulma ve yeterli mali destek alma güçlüğü en büyük engeli oluşturuyordu. Yine de ayrımcılık, katılımcılar tarafından karşılaşılan en az engeldi. Nihai sonuçlar aynı zamanda Türk girişimcilerin topluma son derece entegre olduklarını, farklı etnik kökenlerden ve geçmişlerden birçok tüketiciyi hedeflediklerini ve Alman müşterilerin işletmeleri için de önemini vurguladıklarını göstermektedir.

Challenges and opportunities in using focus group to study heterogeneous and homogeneous groups

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Odak grup tartışması, yaygın olarak kullanılan nitel araştırma yöntemlerinden biridir. Odak grup tartışmalarında homojen katılımcıların sosyal özellikler olarak değerlendirilmesinin yararlı olduğu iddia edilmektedir. Ancak, tartışmalara rağmen, odak grup tartışmaları için heterojen katılımcıların cinsiyet ve milliyet açısından etkilerini araştırmak için çok az şey yapılır. Bu nedenle, bu çalışma homojen ve heterojen gruplarla odak grup tartışmasının kullanılmasında metodolojik sorunları ve zorlukları tartışmaktadır. Metodolojik konular arasında, bunlarla sınırlı olmamak üzere, hassas konular, grup etkileşimi, güç ilişkileri, sözel olmayan ipuçları, verilerin derinliği ve genişliği, tartışma akışı ve katılımcılar arasındaki rahatlık derecesi yer alır. Bu konuları anlamak için, uluslararası öğrencilerle Türkiye'de uyum sağlama zorlukları konusunda uluslararası öğrencilerle beş odak grup tartışması yapılmıştır. Topluluklar milliyet ve cinsiyete göre daha homojen ve daha heterojen olarak belirlenmiştir. Daha homojen gruplar aynı cinsiyetten ve aynı milletten katılımcılardan, daha heterojen gruplar karışık milletlerden ve cinsiyetten oluşuyordu. Bulgular, grup kompozisyonunun tartışma akışı, üretilen veriler ve odak grup tartışması süreci üzerinde bir etkisi olduğunu ortaya koydu. Hem homojen hem de heterojen grup kompozisyonları, araştırmanın amacına bağlı olarak spesifik durumlarda iyi çalışabilir. Heterojen grup kompozisyonunu göz ardı etmek yerine, çalışmanın amacına bağlı olarak kullanmayı düşünmenin faydalı olacağını savunuyorum. Anahtar Sözcükler: odak grup tartışması, grup bileşimi, grup homojenliği, grup heterojenliği

Challenges and opportunities of women participation in politics: A case study of Somaliland

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Siyaset ve Sosyal Bilimler Bilim Dalı
Somaliland'ın demokrasisinde kadınlar en zorunluluktur. Siyasi kampanyalara katılan, adayları destekleyen ve Seçim gününde en çok oyu kullanan kişilerdir, ancak yeterli ve nitelikli kadın temsilciliği vermede tüm çabaları boşunadır. Bu çalışmanın temelinde Somaliland kadınlarının siyasi katılımda karşılaştığı zorlukları incelemek, vesiyasi sürecin karar almanın bir parçası olmak,onlardan yararlanmak için mevcut fırsatlara odaklanmayı amaçlamaktadır. Bu Çalışmada anketler aracılığıyla toplanan birincil verileri kullanılmış.Çalışma sonuçlarına göre, katılımcıların çoğunun Somaliland'da kadınların Siyasal katılımına karşı zorlukların varlığına önemli ölçüde hemfikir olduğu ve bunun ortalama 3,68'lik bir endeksle sonuçlandığı sonucuna varmış. Bu çalışmanın analizine göre, araştırmacı açıkça dört farklı sorunu ortaya çıkarmış ve kadınların siyasi katılımının bu ortak zorlukları Siyasi, kültürel, dini ve sosyo-ekonomik gibi zorluklar olduğunu bulmuş. Öte yandan, ankete katılanların çoğu Somaliland'daki kadınların siyasete girmek için çeşitli fırsatlara sahip olduğu konusunda önemli ölçüde hemfikirdi ve bu da ortalama 3,71'lik bir endeksle sonuçlanmış. Çalışma, cinsiyet kotasının, toplumsal cinsiyet politikalarının ve düzenlemelerinin benimsenmesinin, kadınların sosyo-ekonomik statüsünün teşvik edilmesinin, lobiciliğin ve savunuculuğun kadınların siyasete girmesi için fırsatlar olduğunu ortaya koymuş. Yukarıdaki zorlukların üstesinden gelmek ve mevcut fırsatlardan yararlanmak için bu araştırma aşağıdaki önerileri sunulmaktadır: Hükümet ve ilgili tüm kurumlar, kadınların siyasete katılımını motive edecek ve güçlendirecek yasalar ve politikaları için hızlı bir şekilde harekete geçmelidir.

Challenges of attracting new customers to online shopping in İstanbul, Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Üretim Yönetimi ve Pazarlama (İngilizce) Bilim Dalı
İnternet günlük hayatımıza yön veren en önemli unsurlarından biridir, örneğin mesafe farkı gözetmeksizin online eğitim görmek; ofise gitmeden evde çalışmak; farklı kültürlere ait bilgiler öğrenebilmek; çevrimiçi alışveriş yapmanın yanında kendi düşünce iklimine uygun yeni arkadaşlıklar kurabilmek vb. İnternetin getirdiği en önemli imkânlardan biri de çevirimiçi alışverişi yapabilmektir. Bu araştırmanın konusu, İstanbul'da yeni müşterileri çevirirmiçi alışverişe çekmekte karşılaşılan sorunlar ile ilglidir. Çevirimiçi alışveriş, elektronik ticaretin formlarından biri olmakla beraber tüketicilere bir araç olmaksızın internet ortamında ürünler ve hizmetler satın alabilme imkânı sunar. Bu araştırmada çevirmiçi alışverişin yararları anlatmaya çalışıldı ve çevirimiçi alışveriş yapmak istemeyen kişilerin böyle düşünmelerinin nedenleri analiz edildi. Bu analizin amacı çevirimiçiden satın almayanların nedenleri ve niye istekli olmadıklarını bilmek, çevrimiçi alışveriş yapma niyetini olumsuz etkileyen faktörlerin neler olduğunu bildirmektir. Bu araştırma için seçilmiş 235 anketörle yapılan görüşmeler başarıyla tamamlandı. Araştırmanın fokusu, alışverişte deneyim, güvenlik, gizlilik, algılanan risk çevrimiçi satın alma niyeti ile ilgiliydi. Araştırmanın sonucu bahs edilen faktörler çevrimiçi alışverişi direkt olarak etkilemektedir.

Characterisctics of epc contractors in large infrastructure projects procured through project finance framework in sub-saharan Africa

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Gelişmekte olan ülkelerdeki başarısından sonra, proje finansmanı çerçevesi, son 20 yılda özellikle büyük altyapı projelerini finanse etmek ve inşa etmek için hızlı bir genişleme gösteren Sahra Altı Afrika'da (SAA) yavaş yavaş tanıtılmaktadır. Bu genişleme, Afrika hükümetleri tarafından her yıl 93 milyar ABD doları olarak tahmin edilen finansman eksikliğinden kaynaklanan altyapı açığını kapatmak için teşvik edilmektedir. Bu finansmanların çoğu, sınırlı ya da geri dönüşsüz bir rekabetçiliğini sağlayan EPC müteahhitlerinin temel özelliklerini belirlemektir. Potansiyel hayati nitelikler ve kriterler ilk olarak proje finansmanı çerçevesine özgü risk tahsis stratejisi ve sözleşmeden alınmıştır. Ayrıca, araştırma, bir EPC yüklenicisinin seçimini etkileyen bölgesel özellikleri değerlendirmeyi amaçlayan bir PEST analizi ile SAA bölgesinin değerlendirilmesini de içermektedir. Her biri literatür taramasında tanımlanmış potansiyel bir özniteliğe sahip 33 ifadeden oluşan bir anket, üst düzey kalkınma finans kurumları, özel sermaye şirketleri ve teknik ve yasal danışmanlık firmalarından seçilen katılımcılarla yapılmıştır. Toplanan veriler parametrik olmayan Mann-Whitney U testine göre test edilmiştir. Sonuçlar, bir EPC yüklenicisini seçerken borç veren, yatırımcı ve danışmanın baktığı dokuz temel özelliğin varlığına dikkat çekmektedir.