Thesis Search




SEARCH RESULTS

Characterization of changes in dynamic multi-objective optimization problems

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2019 Diğer
Dinamik çok-amaçlı eniyileme problemleri (DÇAEP) on yıldan daha uzun bir süredir farklı alanlarda ?çalışan araştırmacıların ilgisini çekmiştir. Zamana bağlı olarak, bir veya birden fazla amaç ?fonksiyonundaki değişimler, kısıtlarda olan değişimler ve/veya problem parametrelerinde olan ?değişimler, DÇAEP'lerdeki dinamik davranış formlarına örnek olarak verilebilir. ?Değişim ?karakterizasyonu?, ?birçok dinamik çok amaçlı evrimsel algoritmanın ??(DÇAEA) performansının, ?değişimlere etkin bir şekilde adapte olunarak ve tepki verilerek iyileştirilmesi ??için, en önemli aşamadır?. ?Bu ?tezde?, ?değişimin tespiti?, değişimin büyüklüğünün tespiti ve ?değişimin tipinin tespiti olmak üzere üç ?çeşit karakterizasyon tekniği sunulmuştur. İlk olarak, literatürde ?sunulan test problemleri için ?sensör?-?tabanlı farklı değişim tespit teknikleri sunduk?. ?Değişimin çok zor algılanabildiği ?problemlere ?yönelik olarak, popülasyon tabanlı ve sensör tabanlı yöntemleri içeren yeni bir melez yaklaşım da, ?çalışma kapsamında sunulmuştur. Yöntemlerin performanslarını ?doğrulamak için?, ?farklı ?dinamizm özellikleri gösteren ve farklı tipten birçok test içeren kapsamlı bir test problem seti göz önüne alınmış olup?, ?yapılan çalışmalarda sunulan yöntemlerimiz alternatiflerinden, gerçek pozitif oran ve ?kullanılan sensör sayılarına göre önemli ölçüde ?daha iyi bir performans ortaya koyduğu ?gözlemlenmiştir?.? Tezin ikinci aşamasında, DÇAEP'lerde değişimin büyüklüğünü tespit etmek için yeni bir teknik ??önerilmiştir?. ?Farklı test problemleri ve değişim büyüklüğü seviyeleri kullanılarak gerçekleştirilen ??deneysel çalışma, tekniğimizin performansını doğrulamaktadır. Ayrıca, değişim tespit ??mekanizmalarının?, ?değişimin büyüklüğünü tespit tekniğinin ve yeni bir tepki mekanizmasının NSGA-?II algoritmasına ?entegrasyonu ile ortaya çıkan?, ?değişime duyarlı NSGA?-?II ??(?CR?-?NSGA?-?II?) ?algoritması olarak adlandırdığımız özgün bir ?algoritmayı da, çalışmamız kapsamında önermekteyiz. ?Algoritmamız, göz önüne alınan metriklerin ve test problemlerinin ?büyük bir kısmı için önde gelen ?DÇAEA'lardan daha iyi sonuçlar ?vermiştir?. ?Değişimin ?karakterizasyonuna yönelik üçüncü çalışma ?olarak, DÇAEP'ler için değişimin tipinin tespitine yönelik bir yöntem sunulmaktadır. Buna ek olarak, ?verilen bir DÇAEA ile ?tip tespiti yöntemimizi içeren melez bir teknik de çalışma kapsamında ?önerilmiştir?. ?Dört tip ve beş metrik için yedi test ?problemi kullanarak yaptığımız deneysel çalışma, ?melez tekniğimizin önemini ve tip tespit yöntemimizin ??katkısını açık bir şekilde doğrulamaktadır.? Son aşamada, önerilen teknikler gerçek bir dünya problemine uyarlanmıştır. Bu kapsamda, özellik kaymaları gösteren ?veri ?akışı sınıflandırılmasını ele alan yeni ve etkili bir sistem önerilmiştir?. ?Bu sistemin ilk yapı taşı?, ??Dinamik Filtre Tabanlı Özellik Seçimi olarak adlandırılan ve veri akışı işlemi süresince devamlı ?olarak en ?iyi kümeyi seçerek özellik kaymasını ele alan

Characterization of chickpea root nodule bacteria in Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2019 Moleküler Biyoloji Bilim Dalı
Nohut (Cicer arietinum L), Türkiye'de kültüre alınan ilk tane baklagillerden biridir. Türkiye'deki topraklarda azot eksikliği vardır, rhizobia nohutta düşük girdi ile verimi artırarak kimyasal gübrelerin yerini alabilir. Ayrıca, nodüller bitki gelişimini teşvik eden nodüle etmeyen endofitleri (NEB) bulundurur. Bu çalışmada, nohut nodüllerindeki rhizobial (RNR) ve NEB bakterilerinin çeşitliliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Türkiye'de 6 bölge ve 17 ilden toplamda 120 RNR ve 13 NBR izolat, morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal özellikler ile karakterize edilmiştir. NEB izolatları moleküler anlamda REP-PCR ve 16S rRNA analizleri ile tanımlanmıştır. RNR izolatları %90 oranda mukoz, dairesel ve düz kenarlı koloniler oluşturmuştur. Ayrıca 13 rizobial olmaya izolatın 11 tanesi açık pembe renkli koloni gelişimi sergilemiştir. Her iki grubun tüm izolatları %2 NaCI dayanıklık göstermiş, optimal gelişme 25-35°C'de ve pH 6-8'de olmuştur. Tamamı gram-negatif, hızlı gelişen, katalaz ve oksidaz pozitif iken amilaz ve metil kırmızısı negatif olarak saptanmıştır. Her iki gruba giren izolatların %95'i karbon ve azot kaynağı olarak farklı bileşikleri kullanmıştır. Her iki gruptaki izolatların büyük bir bölümü Zn, Cu ve Cr ağır metallerine hassasiyet göstermemiş, kanamisin, streptomisin ve tetrasikline dayanıklılık sergilemiştir. Numerik analizler her gruptaki izolatları 3 kümeye ayırmıştır. RNR grubunun 1, 2 ve 3. kümeleri sırası ile 113, 5 ve 2 izolat ile temsil edilmiş, bu izolatlar sırası ile Mesorhizobium ciceri, M. mediterraneum ve Mesorhizobium sp. benzerliği sergilemiştir. NEB grubuna dahil olan 8 temsili izolat, 16S rRNA sekansı ile tanımlanmış, Rahnella, Enterobacter, Pseudomonas ve Rhizobium olmak üzere 4 cinse %99 oranında benzerlik göstermiştir. Anahtar kelimeler: Rhizobia, Endofit, Nohut, Fenotipik Karakterizasyon, Çeşitlilik

Characterization of metal ions interactions in immobilized metal ion affinity chromatography by using computational tools

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Terapötik proteinlerin, peptitlerin, nükleik asitlerin, hormonların ve enzimlerin saflas¸tırılması veya ayrılması için etkin olarak kullanılan immobilize metal afinite kromatografisinde (IMAK), çes¸itli fonksiyonel ligandlar ile metal iyonlarının etkiles¸imleri, bu yöntem ile ayrılması sagˆlanacak olan biyomakromoleküllerin bagˆlanma davranıs¸larını etkilemektedir. Birinci sıra geçis¸ metal iyonları (Zn2+, Ni2+, Cu2+, ve Fe3+), elektronca zengin (O, N, S içeren) iminodiasetik asit, nitrilotriasetik asit ve triskarboksimetil etilen-diamin gibi moleküllerle iyon dipol etkiles¸imleri üzerinden koordinasyon bagˆı kurarlar ve bunun sonucunda kararlı kompleksler olus¸tururlar. Bu tez çalıs¸masında, immobilize metal afinite kromatografisinde yer alan etkiles¸imler dikkate alınarak, bilgisayarlı ortamda fonksiyonel ligand ve seçilen metal iyonları etkiles¸imlerinin modellenmesi ve etkin ayırma yöntemlerinin gelis¸tirilmesi amaçlanmıs¸tır. N-metakriloil-L-histidin metil ester (MAH) fonksiyonel ligand ve Zn2+ iyonları s¸elatlayıcı iyon olarak seçilmis¸tir. MAH monomeri Avogadro programı kullanılarak bilgisayarlı ortamda çizilmis¸tir. İnsan insulin ve at kalbi sitokrom c, seçilen metal-ligand ile etkiles¸ime girecek hedef moleküller olarak seçilmis¸tir. Otomatik moleküler yaklas¸ım yazılımı olan AutoDock 4.2, MAH monomerinin ve Zn2+ ile s¸elatlanmıs¸ MAH monomerinin, insan insulin ve at kalbi sitokrom C ile moleküler yaklas¸ım etkiles¸imlerinin incelenmesi için kullanılmıs¸tır. Bu amaçla, sırasıyla, Zn2+ iyonlarına bir, iki ve üç molekül MAH bagˆlanmıs¸tır. Yapılan moleküler yaklas¸ım çalıs¸maları sonucunda, bir molekül MAH monomerine bagˆlı Zn2+ iyonları ile en düs¸ük bagˆlanma enerjisi elde edilmis¸tir. İnsan insülini için en düs¸ük bagˆlanma enerjisi (- 4.14) kcal/mol ve at kalbi sitokrom C için en düs¸ük bagˆlanma enerjisi (-4.92) kcal/mol olarak hesaplanmıs¸tır. Anahtar Kelimeler: IMAK, MAH, insulin, sitokrom C, bilgisayarlı yöntemler

Chemical characterization of exopolysaccharides from floccular and aerobic granular sludge receiving synthetic/ Industrial wastewasters

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2014 Diğer
Atıksudan kaynaklanan farklı tipteki kirleticilerin verimli bir şekilde giderildiğinden emin olmak ve tabi ki çevreyi korumak amacıyla; ayrıca katı mevzuat nedeniyle atıksu arıtma teknolojilerindeki gelişimler gerekli hale gelmiştir. Biyolojik atıksu arıtma, atıksu arıtma prosesinin bir parçası olup; atıksudaki çözünebilir organik maddeleri giderir ve mikrobiyal biyokütle tarafından bünyesine alınmasını sağlar ki böylelikle atıksudan ayırarak temiz çıkış elde edilir. Granüler aktif çamur (GAÇ) uygulaması, çevre biyoteknoloji alanındaki en başarılı hikayelerden biri olarak tıksu arıtımında dikkati çekmiştir. Bu durum öncelikle sistemin klasik veya floküler aktif sistemlere göre birtakım avantajlarının olmasından kaynaklanır. Aerobik granüler çamur (AGÇ), granül görünümünde olan ve kendi-sabitliyor. Hücresini (örneğin; alt tabaka bulunmaz) içeren bir tür biyofilmdir. Biyofilm tabakası, biyolojik atıksu arıtımında kullanılır, mikrobiyal yapıların biraraya gelerek çökmesi ile oluşmaktadır. Dahası, uluslarası su birliğine göre, 'aerobik granüler aktif çamurdaki granüllerin mikrobiyal orjinli agregat oldukları; hidrodinamik stres altında çökelmedikleri ve aktif çamur floklarından gözle görünür şekilde daha iyi çökeldikleri anlaşılmıştır'(de Kreuk et al, 2005). AGÇ'un önemli karakteristik özelliğine oluşan granüller sayesinde iyi çökelebilme özelliğini verebiliriz. Çökelebilirliğin tespitinde kullanılan kilit bir parametre olan çamur hacim indeksi (ÇHİ); aerobik granüler çamur sistemlerinde düşük (80ml/g) ve hatta daha da düşük, 20ml/g olabilmektedir. Bu durum biyolojik atıksu arıtma için önemlidir; bu sayede çökelme süresi ve katı-sıvı faz ayrımı için gereken hacim azalır; dolayısıyla işletme maliyetini düşer. AGÇ'un iyi çökelebilme özellikleri; esas olarak hücre dışı polisakkaritleri (exoPS), hücre dışı proteinlerin (exoPN), bazı humik maddeler, nükleik asitler ve hücresel olmayan organik/inorganik maddeleri içeren egzopolimerik yapılardan – EPS kaynaklanır. EPS, mikrobiyal hücreleri biraraya getirerek koloni oluşturmalarını sağlayan yapıştırıcı gibi davranır. Koloniler büyüdükçe yoğunlukları artar ve bundan dolayı mikroorganizmalar hızlıca çökelir. Bira endüstrisi çıkış suyu şeker, çözünebilir nişasta, uçucu yağ asitleri vb. maddelerden oluşan yüksek konsantrasyonlarda biyobozunur organik madde içermektedir. Kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) sonuç olarak nispeten yüksek bir BOİ/KOİ oranına, 0.6-0.7, sahiptir. Bira endüstrisi çıkış suyu yüksek miktarda organik madde içermesi, mikrobiyal kirlilik ve kimyasallar nedeniyle yatırım maliyeti düşük olan, ve ayrıca BOİ ile KOİ açısından 80-90 % arıtma verimine sahip olan biyolojik metotlara ihtiyaç duymaktadır. Bu tezde, öncelikli olarak floküler aktif çamur ve granüler aktif çamurdan ekstrakte edilen hücre dışı polisakkaritlerin karakterize (fiziksel ve kimyasal) edilmeleri amaçlanmıştır. İkincil olarak, egzopolisakkaritler ve alginat arasındaki muhtemel benzerliklerin araştırılması ve ayrıca egzopolis

China as the rising power in the world hegemony and its influence on the South Caucasus region

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Çin'in uzun tarihi ve gelecek dünya egemenliği konusundaki hırsları Çin'in mevcut gücü, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya gibi önde gelen devletlerle ilişkileri ve Güney Kafkasya bölgesi gibi belirli bölgeler üzerindeki etkisi hakkında araştırmanın önemini kanıtlıyor. Belirtilen bölgelerde Çin'in yükselen gücünün ve belirli konumunun ekonomik ve ya diğer boyutlarla sınırlandırılamayacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle, tez boyunca Çin'in iki merkezi egemen güç ve Güney Kafkasya bölgesi üzerinde spesifik etkiye sahip olma kapasitesi, ekonomi, yumuşak güç, siyasi ilişkiler ve diğer farklı etki yönlerinde açıklığa kavuşturulmuştur. İlk önce, yirminci yüzyılın ilk zamanlarından itibaren Çin'in gelişimini anlamak için onun ekonomik, iç politika ve dış politika sisteminin evrimi ve tarihsel yönü araştırılmıştır. Ayrıca, Çin'in dünya egemenliğindeki rolünün aşamalı gelişimi, Çin, Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya arasındaki ilişkiler ve Güney Kafkasya topraklarında, özellikle Azerbaycan örneğinde ortaya çıkışı gerçeklere dayalı bazı tahminler yardımıyla analiz edilmektedir. Araştırmanın temel amacı, Çin'in evrimsel tarihini, egemen dünya sistemindeki mevcut ve gelecek rolünü ve Güney Kafkasya bölgesindeki merkezi konumunu ilgili ülkelerle birlikte incelemektir. Mevcut durumu açığa çıkarmak için Çin'in Güney Kafkasya'daki ekonomik ve siyasi varlığının yanı sıra bu bölgedeki ülkeler üzerindeki yumuşak güç politikası araştırılıyor. Bu yolda Rusya ve ABD güç ikilemi gibi bazı zorluklar bile, araştırma boyunca ana kritik noktalardır. Tüm bu analizler ilgili konu hakkındaki bazı belirsizliklerin aydınlatılmasına yardımcı oluyor ve gelecekteki tehditler ve olasılıklar hakkında bir tahmin sunuyor.

China-Kyrgyzstan relations

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2014 Diğer
Sovyetler Birliğinin dağılmasıyla oluşan yeni bir uluslararası ortamda Orta Asya devletlerinin egemen olması, onların uluslararası ortamda birer bağımsız aktörler olarak ortaya çıkması gerçekten önemli değişimlere yol açmaktadır. Kırgızistan bir Orta Asya devleti olarak egemen olduğundan beri komşu ülkelerle dış ilişkilerini oluşturma çabasındadır. Kırgızistan'ın önemli komşularından biri Çin - dünyanın büyüyen süper gücüdür. Bu tez aslında bu iki devlet arasında son 20 yıl içerisinde gelişen ekonomik ve güvenlik ilişkileri detaylı olarak incelenmektedir. Bu tezde Çin- Kırgızistan ilişkileri neorealism teorisi kapsamındaki küçük devletlerin davranışları açısından incelenmektedir. Buna ek olarak Orta Asya'daki üç büyük güç olan Çin, Rusya ve ABD'nin daha fazla güç ve etki için mücadelesi saldırgan (offensive) neorealism açısından değerlendirilmiştir. Bu kapsamda büyük üç gücün bir biriyle olan mücadelesi çoğunlukla Çin-Kırgizistan ilişkilerini şekillendirmektedir. Özellikle Çin, Orta Asya bölgesinde daha fazla etki ve güce sahip olmak için Kırgızistan'la hem ekonomik, hem güvenlik ilişkilerini geliştirmeye çalışmaktadır. Kırgızistan ise küçük devlet olarak üç büyük güçle ilişkilerini çok vektörlü dış politikayı amaç edinerek dengelemeye çalışıyor ve bir gücün ülkede daha fazla etki ve güce sahip olmasını engellemeye çalışıyor. Ancak yapılan araştırmalara gore Kırgızistan Çin ile ilişkilerinde küçük devlet olarak daha çok güçlü komşunun isteklerini kendi aleyhine gerçekleştirmek zorunda kaldığını görüyoruz (bandwagoning). Bu tezin amacı genel olarak Orta Asya'daki üç büyük güç olan Çin, Rusya ve ABD'nin bir biriyle olan mücadelesinde Kırgızistan'la geliştirdikleri ilişkilere genel bakış yaparak bu ilişkilerin Çin ve Kırgızistan arasındaki ilişkileri nasıl etkilediğini görmek ve daha sonra detaylı olarak Çin-Kırgızistan ilişkilerinin güvenlik ve ekonomik boyutlarını inceleyerek Kırgızistan'ın neden büyük komşusu Çin'le yakından ilişki kurmaya çalıştığını anlamaktır. Bu yüzden tezin birinci bölümünde Kırgızistan'ın büyük güçlerle ilişkisi neorealism teorisi kapsamındaki küçük devletlerin davranışı yönünde şekillenmesi ele alınmıştır. Buna ek olarak Kırgızistan'ın Rusya ve daha sonar ABD ile ilişkilerine genel bakış yapılmıştır. İkinci bölümde Çin-Kırgızistan arasındaki güvenlik ilişkileri incelenmiştir. Kırgızistan'ın bağımsızlığından itibaren Çin ile olan temel güvenlik sorunlarının nasıl giderildiği ve bu çözümler Kırgızistan'da siyasi açıdan ne tür sonuçlara yol açtığı incelenmiştir. Ayrıca ŞİÖ kapsamında Kırgızistan ile Çin arasındaki güvenlik ilişkilerinşn nasıl geliştiği incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Çin ve Kırgızistan arasındaki ekonomik ilişkiler güncel veriler ve istatistikler yardımıyla sunulmuş. ŞİÖ'nün ekonomik ilişkiler kapsamında ne tür faaliyetler gerçekleştirdiği ve bu bağlamda Çin ile var olan ekonomik ilişkilere nasıl etki ettiği irdelenmiştir. Sonuç bölümünde tezdeki üç bölümün vardığı sonuçlar değerlendirilmiştir. Ayrıca K

China's Central Asia policy in the period of Xi Jinping: The case of Kyrgyzstan

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Şu anda Çin, sadece Asya-Pasifik bölgesinde değil, dünya siyasetinde de büyük rol oynayan güçlü bir devlettir. Çin, küresel bir süper güç olduğunu iddia edebilecek az sayıdaki devletten biri sayılabilir. 2012'nin sonunda Şi Cinping'in İktidar partisi olarak gelişiyle Çin'e yeni bir dönem gelmektedir. İktidara gelmeden önce bile, 2049'un çok ötesine geçerek, Çin'in geleceği hakkındaki ileri görüşlülüğünü göstermiştir. Çünkü Çin Rüyası, Çin milletinin büyük gençleşmesi planının yerine getirilmesini düşünmektedir. Bu durum Çin'in, ekonomi, sosyal yaşam, devlet yapısı, ideoloji, kültür ve küresel siyasetteki yeri gibi geleceğinin çeşitli yönlerini içermektedir. Şi Cinping'in dış politikası, Deng Şiaoping'in ???? (Taoguan Yanghui) kapasiteni sakla ve doğru zamanı bekle çizgisinden diplomatik uygulamada kademeli bir ayrılma göstermesi, diplomasi dilinde bir değişiklik yapması, Çin'in uluslararası alanda hareket etmesini açıklayan ve modern dünyanın gerçeklerini tanımlayan yeni kavram terimlerin ortaya çıkması anlamına gelmektedir. Bu durumda, bizim çalışmamız, Orta Asya'nın jeopolitiğini ve şu anki Çin Halk Cumhuriyeti Şi Cinping'in başkanlığında Çin'in bu bölgeye yönelik dış politikasını ele almaktadır. Bir Kuşak, Bir Yol ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi projeler de incelenmektedir. Ekonomik, Güvenlik ve İnsani işbirliği analiz edilerek, Kırgızistan ile Çin arasındaki ikili ilişkiler örneğinde durumları değerlendirilmiştir.

China's engagements in Africa's security: The dilemma of China's non-interference policy

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
This thesis delves into an ongoing international debate of China's role in international security by discussing China's motivations in becoming more actively involved in African security matters. The thesis problematizes the notion that China is a 'victim' of its economic success that has compelled it to address security threats in Africa. While this is an important starting point for making sense of contemporary China-Africa security relations, it hinders a holistic evaluation of China's security aims as it makes China a mere reactive actor. The thesis addresses this by treating China as a rational actor whose security policies reflect China's assertiveness and quest to assume a greater role in global security. To move beyond this hypothesis of 'victimhood', the thesis uses Realism as a premise of the thesis. This allows for exploration of other explanations as well, which include geo-political factors and the importance of Africa for China's military diplomacy. A rising phenomenon of international competition for access and/or control of African ports is also given special attention in this research. Another key issue addressed here is China's policy of non-interference in relation to an increasingly active security policy. The thesis argues that China is skilfully pursuing its interests while claiming to be promoting African-led multilateral efforts. While developing new initiatives, such as the China-Africa Defence Forum, to influence the continent's security agenda, China is treading carefully not to deviate from its non-interference principle.

Christian mission in post-independence Indonesia

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Dinler Tarihi Bilim Dalı
Endonezya takımadalarındaki Hristiyan misyonu faaliyetleri çoğrafya keşifler ile birlikte, on beşinci yüzyılda Portekiz ve Hollanda'nın Güneydoğu Asya'ya gelmesi ile başlamıştır. Portekiz ve Hollanda gemilerle gelen misyonerler tarafından gerçekleştirilen Hristiyan misyonu, İslam'ı yüzyıl önce benimsemiş krallarla karşı karşıya kalmıştır. Bu sebeple zamanla Hristiyanlık, sömürgecilik ile özdeşleşmiş ve sömürge dini olarak imaj kazanmıştır. Dahası, Hollanda sömürge hükümeti, İslami faaliyetlere yardım etmeyi göz ardı ederken, Hristiyan faaliyetlerinin surdurmesıne destek vermeyi devam etmiştir. Hollanda hükümeti, bu iki dinin catışmasına sebeb olmuştur. Yüzyıllarca süren bu itiraz ve ayrımcılık, Endonezya bağımsızlığını kazandıktan sonra da devam edegelmiştir. Dolayısıyla hükümetin toplumsal ve siyasal alanda aldığı çeşitli kararlar, her iki din arasındaki çatışmanın potansiyelini artırmaktadır. Fakat son dönemde, uzun suredir ıhmal edılmiş çatışma problemi hafifletmek için Endonezya hükümeti çeşitli faaliyetler başlatmıştır. Ayrıca Dinler arası çatışmanın temel sebebi kendi dinlerini yaymada karşılıklı saygı eksikliği olmasıdır. Bazı Müslüman gruplar tarafından, çatışmanın ekseni Hristiyan misyonerliğin oldugunu düşünülürken; bazı Hristiyan gruplar tarafından ise Müslüman gruplarının politik kıskançlığından dolayı Endonezya'da özgürlük ve hoşgörü ilkelerine zarar verdiklerini düşünülmektedir. Bu çalışmada, Endonezya'daki Hristiyan misyonerliğinin tarihsel gelişimine dayanan veriler sunulup; Hristiyan misyonerliğin reform sonrasına kadar çözülmeyen sorunlar ve devam eden dinlerarası çatışmalarla ilgili konuları değinilecektir. Endonezya'daki Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasındaki çatışmaların sebebi sadece misyonun kendisi değil, siyaset, ekonomi ve iç-dış politikalar gibi başka faktörlerin dahil olduğunu açıklanacaktır.

Cibuti'nin kırsal alanları için fotovoltaik ve rüzgâr ters-osmoz su arıtma sistemlerinin karşılaştırmalı teknik ve ekonomik fizibilite analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Cibuti'de kırsal bölgelerin sahil aküferinin kötüye kullanımı, sudaki tuz oranında sürekli dalgalanma ihlaline sebebiyet vermiştir. Geniş yenilenebilir enerji kaynağı yelpazesine rağmen, ülke elektrik ihraç etmek için büyük meblağlar harcamaktadır. Ekonomik gelişme nedeniyle ülke sürekli olarak enerji kıtlığıyla karşı karşıyadır. Bu, üretim sektöründeki yabancı yatırımların ve enerji teşvik süreci olarak da bilinen su tuzsuzlaştırma sürecinin önündeki temel engeldir. Bu nedenle, bu tez ilk olarak Cibuti'nin kırsal bölgelerinde yer alan üç kuyunun fotovoltaik ters ozmos tuzsuzlaştırma sisteminin mühendislik uygulanabilirliği incelenmiştir. Nitekim, sistemin boyutu, TO güç ihtiyacı ve bunun yanı sıra sistemi çalıştıracak enerji tahmin edildi. Ayrıca, belirli kuyu sularının maliyetinin mali analizi, Bilton ve Helal'ın modelleri kullanılarak tahmin edilmiştir. Buna ek olarak, maliyet etkisi, elde edilen sonuçlar ve Jones'un metodolojisi kullanılarak bulunan sonuçlar karşılaştırılarak incelenmiştir. İkinci olarak, bu çalışma, ters ozmos sistemini güçlendirmek için üç farklı enerji teknolojisini (FV, Rüzgâr ve Dizel) göz önünde bulundurarak tekno-ekonomik fizibilite karşılaştırmalı bir analiz gerçekleştirdi. Çalışma, son olarak küçük ölçekli uygun bir enerji santrali için gerekli alanı ve ilgili maliyeti tahmin etmiştir. Tahmin edilen sonuçlar, FV elektrik üretim sisteminin, seçilen bölgelerin ters ozmos tuzsuzlaştırma sistemlerine güç vermek için ihtiyaç duyduğu elektrik ihtiyacını karşılama potansiyeline sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Ayrıca, FV ve rüzgâr enerjisini kullanan tahmini spesifik su maliyeti literatür sonuçlarına da uymaktadır. Ancak sonuçlar, tuzsuzlaştırma sistemine güç veren FV, dizel jeneratör ve rüzgâr enerjisi pompasının maddi açıdan kıyaslanabilir olduğunu göstermekterdir. Fakat dizel yakıtın düşük maliyeti ve düşük başlangıç sermayesi maliyetine rağmen öngörülen karbondioksit salınımı çevreye zararlı olmaya devam etmektedir. FV ve rüzgâr teknolojilerinin sunduğu diğer avantajlar dışında, bu teknolojiler Cibuti'deki su arıtma ve pompalama sistemlerine oldukça rekabetçi teknik ve ekonomik uygulamalar da sunmaktadır.

Cihatçı örgütler ve kadın katılımı: IŞİD Örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2017 Siyaset Bilimi Bilim Dalı
Irak Şam İslam Devleti olarak bilinen cihat örgütü 29 Haziran 2014'te resmen kuruluşunu ilan etmiştir. Bu tarihten bu yana yeni sosyal olgu, çevrimiçi ağlarda varlığına başlamıştır. IŞİD tarafından işgal edilen bölgeye göç eden kadınlar, diğer kadınları kendi kendini ilan eden Hilafete katılmaya teşvik etmeyi amaçlayan sosyal medya hesapları açmaya başlamıştır. IŞİD üyeleri ve taraftarları tarafından yaratılan çevrimiçi alan, kadınların cihat ile ilgili fikir alışverişinde bulunduğu dev bir uluslar ötesi ağa dönüşmüştür. Makale, çevrimiçi ağlarda bulunan, cihat örgütünün resmi kanalları, bildiriler, konuşmalar ve sosyal medya hesapları gibi İslam Devleti'ni destekleyen kadın ve İslam Devleti'nin kadın destekçileri ve üyeleri tarafından kullanılan sosyal medya hesapları gibi farklı propaganda çeşitlerini analizlerini içermektedir. Araştırmanın temel amacı, (1) radikalleşme süreci boyunca kadınların geçtiği adımları, (2) kadınları İslam Devleti örgütüne destek verme ve katılmaya iten nedenleri ve (3) İslam Devleti örgütü tarafından hedef kitleyi istihdam etmek için kullanılan yöntemleri anlamaktır.

Cinsel şiddet vakaları üzerinden Kosova ve Sırbistan'da ulus inşaa sürecinin değerlendirilmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2019 Diğer
Konusu cinsel şiddet vakaları üzerinden Kosova ve Sırbistan'da ulus inşa sürecinin değerlendirilmesi örneğini konu almıştır. Çalışmanın amacı Yugoslavya'nın dağılım sürecinde Sırplar ile Kosovalılar (Arnavutlar) arasında yaşanan etnik çatışmalar döneminde işlenen tecavüz ve taciz suçları ile sonrasındaki ulus inşasında, bu problemi ortaya koymaktır. Konu, çatışma dönemlerinde işlenen tecavüz ve cinsel saldırı suçları üzerinden işlenmiştir çünkü silahlı çatışma sırasında kadınlar ve erkeklere karşı işlenen tecavüz suçlarını incelemek, barış ve savaş zamanlarında hem öteki algısını hem de ulus inşası sürecinde toplumsal cinsiyet ve cinsel şiddet olgularının daha iyi analiz edilebilmesine yardımcı olacaktır.

Cinsiyet klişelerine karşı Pakistan reklamlarının analizi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2020 Radyo-Televizyon ve Sinema Bilim Dalı
Televizyon reklamları, görsel/dilsel içeriği sayesinde daha geniş kitlelerin ideolojisini (yeniden) çerçeveleme gücüne ve sosyal değişime yol açacak kanallara sahip olduğu için bilgiyi daha geniş bir kitleye yaymanın en uygun olduğu sosyal kurumlarından biri haline gelmiştir. Medya, farklı biçimleriyle, erkeklerin ve kadınların imajını, onların faaliyetleri, rolleri ve pozisyonlarıyla ilgili belirli özellikleriyle ilişkilendirerek çeşitli şekilde yapılandırmaktadır. Reklamlar, izleyicilerin sosyal algısı üzerinde güçlü etkiye sahip, ikna edici ve verimli temsil biçimleri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma Pakistan televizyon reklamlarında toplumsal cinsiyetin tasvirini ve medyanın toplumsal cinsiyetteki stereotiplerini kırmadaki rolünü araştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, özellikle medyanın kadınlar, erkekler ve transseksüellerle ilişkisini ve medyanın cinsiyet eşitliğini geliştirmek için yeni ve daha açık bir zihniyet oluşturmadaki rolünü araştırmak için yapılmıştır. Çalışmada çok modlu analiz uygulamıştır. Ayrıca, çok modluluğun işlevsel kuramı ve renk sembolizm teorisi de medya reklamlarının gizli anlatımını ortaya çıkarmak için uygulanmıştır. Çalışma iki aşamada yürütülmüştür: birincisi cinsiyet stereotiplerini kırmaya yardımcı olan beş Pakistan TV reklamının analizine odaklanılmış ve ikincisi ise Pakistanlı öğrencilerin Pakistan'da toplumsal cinsiyete bağlı stereotiplerin ve medyanın rolüne ilişkin görüşlerinin analizi ele alınmıştır. Çalışmanın bulguları, Pakistan medyasının, kadınları geleneksel olarak erkeklerle ilişkili olan tüm görevleri yerine getirebilecek şekilde tasvir ederek toplumsal cinsiyet stereotiplerini kırma girişimlerinde bulunduğu sonucudur. Ancak erkeklere veya transseksüellere yönelik stereotipleri kırmaya yardımcı olmadığını göstermiştir. Bu çalışma medyanın algıları inşa etme gücüne sahip olduğunu ve anlatıları değiştirerek toplumun stereotiplerini kırabileceğini önermektedir. Çalışma, televizyonda yayınlanan materyalin içeriğindeki değişiklikleri ve sadece kadın meselelerine odaklanmak yerine tüm toplumsal cinsiyet sorunlarının adil tartışılmasını ve toplumu herkes için eşit hale getirmeyi tavsiye etmektedir.

Cinsiyet temelli kendini kalıpyargılamanın optimal ayrışma kuramı açısından incelenmesi

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Sosyal Psikoloji Bilim Dalı
Bu çalışmada, bireylerin cinsiyet grubuyla benzeşme ve ayrışma ihtiyaçlarının manipüle edilmesinin cinsiyet temelli kalıpyargılar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Brewer`in (1991) Optimal Ayrışma Kuramı`na göre kişiler, temel sosyal ihtiyaçları olan ait olma ihtiyacını ve başkalarından farklılaşma ihtiyacını aynı anda karşılayan optimal kimlikler edinmek ister. Kişilerin grup kimliklerini optimal kılmasının bir yolu kendini kalıpyargılamadır. Bu çalışmada, kişilerin cinsiyet grubuyla benzeşme ve cinsiyet grubunu farklılaştırma ihtiyaçları manipüle edilmiş, bu manipülasyonun kadın ve erkek katılımcıların kendini cinsiyet temelli kalıpyargılamaları üzerindeki etkisi ve ayrıca, kendini kalıpyargılama davranışının katılımcıların cinsiyetine, cinsiyet kimliğiyle özdeşleşme düzeyine, kalıpyargıların olumlu veya olumsuz oluşuna ve kendi cinsiyet grubunu diğerinden üstün veya aşağıda göreceği bir sosyal karşılaştırma bağlamının yaratılmış olmasına göre değişip değişmediği de incelenmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda, öncelikle, olumlu ve olumsuz nitelikteki kadınsı ve erkeksi özellikleri belirlemeye yönelik bir ön çalışma yapılmıştır. Bundan sonra, ana çalışmada katılımcılar üç deney koşuluna (benzeşme, ayrışma ve nötr) seçkisiz olarak atanıp kendilerine uygulanan bir kendini tanımlama testinin ardından, verdikleri cevapların kendi cinsiyet grubunun ve karşı cinsiyet grubunun cevaplarına benzerliğine yönelik sahte geribildirim verilmiştir. Bu yolla cinsiyet grubuyla benzeşme veya grubunu farklılaştırma ihtiyaçları manipüle edilen katılımcıların, bu ihtiyaçlardan herhangi birinin tetiklenmesinin kendini kalıpyargılamada artışa yol açması beklenmiştir. Sonuçlar, ayrışma-benzeşme ihtiyaçlarının manipülasyonun kendini cinsiyet temelli kalıpyargılama üzerinde beklendik sonuçları vermediğini göstermiştir. Çalışmanın son kısmında, manipülasyonların, iç grup-dış grup benzerliğini bir tehdit olarak algılanacağı bir bağlamda ve cinsiyet grubunun diğer üyelerine kendini kabul ettirme motivasyonunun yüksek olduğu bağlam içerisinde uygulanacağı halinde beklenilen etkilerin görülebileceği tartışılmıştır.

CİSG'nin uygulanmasında sözleşmenin temel ihlali

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Sözleşmenin temel ihlali, CISG'nin çözüm sistemi içerisindeki kilit kavramdır. Dünyanın çeşitli bölgelerindeki farklı yargı yetkileri ve mahkemeler ve malların uluslararası satışı alanında CISG'yi bir kanun hükmü olarak imzalayan ve kabul eden ülkeler tarafından verilen çeşitli kararların ve söz konusu kararlardan meydana gelebilecek uyuşmazlıkların detaylı analizi ile sözleşmenin ihlalinin hakimler tarafından ne kadar temel göründüğüne ve söz konusu ihlalin her bir somut vaka içerisinde nasıl anlaşıldığına yönelik bir sonuca varılabilmektedir. Farklı hukuki sistemlerin özenli analizi ile bir tarafın sözleşmeyi feshetme hakkı bulunduğunda nadiren bir anlaşma olduğu söylenebilmektedir. Vurgulanması gereken bir şeyse sözleşmenin temel ihlali, dikkatle yorumlanması ve uygulanması gereken yasal bir husus, bir ilkedir. Neden? Pacta sunt servanda korunması gereken bir ilke olduğu ve sözleşme feshinin başvurulması gereken son çözüm yolu, atılması gereken son adım olduğu açıktır. Biz de bu çalışma ile Sözleşmenin Temel İhlalı Kavramı ve CISG deki sözleşmenin temel ihlali tanımı ile ilgili mahkeme uygulamaları ve teorik tartışmaları analiz ettikç Bunu yaparken Uluslararası Mahkemelerin içtihadı ile birlikte doktrinde de tartışma yaratan konulara değindik.

Civil society's view about Turkey's migration and asylum policy and Syrian refugee crisis

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Bu çalışma, mülteci hareketinin ev sahibi devlet ve nüfusunun üzerindeki etkileriyle alakalı karmaşık soruları, ve ev sahibi ülkeye doğru gerçekleşen beklenmedik mülteci akınıyla ilgili soruları, bir sosyal bilimcinin tarafsız bakış açısıyla ele almayı ve incelemeyi hedeflemektedir. Daha somut bir ifadeyle çalışmanın konusu, 2011-2013 yılları arasında Türkiye'de kademeli olarak gelişen Suriye mülteci meselesinin genel niteliğini analiz etmektir. Özellikle mülteci statüsü verilmesi yerine Suriyelilerin geçici koruma altına alınması, bu politik adımın yasallığı açısından çok tartışmalı bir konu. Öte yandan, Türkiye'nin göç ve iltica sisteminin genel reformunun da Suriyeliler üzerinde çok olumlu bir etkisi olduğu kabul edilmelidir. Bu kapsamda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'ndan bahsetmek gerekir. Araştırma teorik ve pratik olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Teorik bölüm; Türkiye'nin göç ve iltica sisteminin tarihine ve Suriyeli mülteciler konusuna odaklanmaktadır. Tabi ki teorik bölümün yukarıda söz edilen iki konuyla ilgili akademik tartışmaları yansıtması amaçlanmaktadır. Son olarak, çalışmanın esas bölümü, sivil toplum temsilcileriyle şahsen yapılan görüşmelere dayanan pratik kısımdır. Bu bölüm, Türkiye'deki sivil toplumunun Suriyeli mülteci meselesi hakkındaki genel algısını yansıtmayı hedeflemektedir. Elbette ki pratik bölümün sorunla ilgili daha derin bir kavrayış kazandırması ve sivil toplumu çözüm bulma sürecine dahil etmesi planlanmaktadır. Ayrıca bu bölüm, Türk sivil toplum temsilcilerine meseleye bakışlarını ifade etme imkanı vermeyi ve Türkiye'deki Suriyeli mülteciler sorununa sürdürülebilir ve dengeli çözüm bulmada bir ön koşul olan ulusal bir diyaloğa katkıda bulmayı amaçlamaktadır.

Civil wars after secession; Case of South Sudan

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Afrika Çalışmaları Bilim Dalı
Sovyetler Birliği'nin çöküşünden bu yana, sosyal bilimler alanında önde gelen bir bilgin, etnik çatışmaları, daha önce bastırılmış tarihsel etnik rekabetlerin kaçınılmaz bir kaçınılmaz yeniden dirilişi olarak tanımladı. Bu yaklaşımın bir benzetmesi, komünizm sonrası dönemi medeniyet arasındaki fay hatları geleceğin savaş çizgisi olarak görüyor. Bu çalışma, ayrılma sonrası iç savaşın temel nedenlerini incelemek için araçsalcı bir yaklaşım kullanmaktadır ve ayrılma sonrası iç savaşın açığa çıkarılmamış bir nedeni olarak etnik köken siyasallaşmasını tespit etmiştir. etnik çatışmanın siyasallaşması siyasal elitleri, siyasal söylem araçlarını ve kitle iletişim araçlarını siyasallaştırma aracı olarak kullanan aktörler olarak meydana getirdi. etnik köken, kolektif veya kişisel bir hedefe ulaşmak için siyasi seçkinlerin kullanabileceği bir araçtır. Dolayısıyla etnik köken, siyasallaştırılmadıkça iç savaşa neden olamaz. Ayrılmadan iki yıl sonra, Güney Sudan, tahminen binlerce ve yerinden edilmiş milyonlarca insanı katleten bir iç savaş tarafından ele geçirildi. Aralık 2013'te çıkan etnik çizgi boyunca çıkan çatışma, uluslararası medya ve bazı gözlemciler etnik kökenleri çatışmanın ana nedeni olarak görüyorlar, ancak bu tez cumhurbaşkanı Salva Kiir'in ve eski başkan yardımcısı Riek Machar'ın bir aktör olarak etnisiteyi siyasallaştırdığını belirledi, önemli bir rol oynadılar. Bir iç savaşa neden olarak. iki siyasi elit, Dinka ve Nuer etnik gruplarını siyasallaştırmak için siyasi söylem ve kitle iletişim araçlarını kullandı. Etnisitenin siyasallaşması Güney Sudan'da iç savaşı tetikleyen şeydi, uluslararası medya ve gözlemciler tarafından iddia edilen etnik köken değildi.

Cloning and characterization of L-glutamine amidohydrolase (EC 3.5.1.2; glutaminase)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Biyokimya Bilim Dalı
Bu çalışmada E.coli de Bacillus subtilis'den alınan gen vasıtasıyla L- glutaminaz başarıyla klonlayıp üretilmiştir. Glutaminaz gıdalardaki tat artırımından saf kimyasal üretimine, analitik amaçlardan tıpta anti-tümör özeliklerine kadar geniş alanda kullanılan önemli bir terapötik enzimdir. Gelecekte anti kanser tedavisinde kullanılabilecek bir potansiyeline sahiptir ve bu alanda başarılı kullanımı için araştırmalar yapılmaktadır. Glutaminaz pek çok yasayan organizmada saflaştırılıp karakterize edilmiştir fakat klonlamasıyla ilgili çalışmaların azlığı bizi bu araştırmaya sevk etmiştir.

Cloning and expression of membrane-bound FtsH protease of Geobacillus kaustophilus in escherichia coli

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Diğer
Hem ökaryotik hem prokaryotik hücrelerde, protein yıkımı Lon, FtsH, ClpAP, ClpXP and HslUV gibi ATP-bağımlı proteazlar aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Membran bağlı bir çinko metalloproteaz olan FtsH, hem sitoplazmik proteinleri hem de integral membran proteinlerini yıkıma uğratabilme özelliği ile ATP-bağımlı bir proteazlar arasında önemli bir yere sahiptir. FtsH, sitoplazmik membranı 2 kez geçmektedir ve ATP bağlı domaini içeren büyük sitoplazmik C-terminal domaine sahiptir. Daha önceki çalışmada, Geobacillus kaustophilus FtsH'ın proteolitik aktivitisini çalışmak için, proteazın transmembran domainine sahip olmayan 1530 bp'lik ftsH gen segmenti klonlanmıştır. Ancak, hiçbir protein ekspresyonu gözlemlenmemiştir. Bu çalışmada, tüm G.k-ftsH geni E. coli BL21 (DE3)'de başarıyla klonlanmıştır ve N-terminal transmembran domainine sahip olmayan protein tekrar ekspres edilmiş ve saflaştırılmıştır. Saflaştırılmış proteinin moleküler ağırlığı SDS-PAGE ve Western Blotlama yöntemleriyle yaklaşık 58 kDa olarak belirlenmiştir. Saflaştırılmış proteaz 4 mM ATP varlığında ?-kazeini başlangıç konsantrasyonunun % 96-98 oranında yıkıma uğratmıştır. G.k-FtsH ATPaz aktivitesi için optimum sıcaklık 55°C olarak belirlenmiştir ve 55-60°C'de yarım-saatlik inkübasyonu sonunda enzim aktivitesinin % 60'ını koruduğu gözlemlenmiştir. G.k-FtsH proteaz, ATPaz aktivitisi için hem ATP hem de Mg2+ 'ye gereksinim duymaktadır, 3,4 U/µL. Ayrıca enzim etkin bir şekilde CTP (3,8 U/µL) ve zayıf bir şekilde GTP' yi (2 U/µL) hidrolize etmekte, ancak UTP ve ADP' yi hidrolize edememektedir. G.k-FtsH ATPaz aktivitisi 10 mM EDTA ve O-phenanthroline metal kelatlayıcı ajanlar ile sırasıyla % 65 ve % 48 oranında inhibe edilmiştir ve bununla birlikte 1 mM lactacystin ve phenylmethylsulfonyl fluoride (PMSF) ile sırasıyla % 45 ve % 57 oranında inhibe edilmiştir. Bu sonuçlar, N-terminal transmembran domainine sahip olmayan G.k-FtsH'ın etkin bir şekilde eksprese edildiğini ve ATPaz ve proteaz aktivitesi gösterdiğini belirlemiştir.

Clustering functional mri data using a robust unsupervised learning algorithm

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2017 Diğer
Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRI), kandaki oksijen seviyelerini hesaplayarak ve bir dizi 3 – boyutlu görüntü oluşturarak beyin aktivitesini incelemede sinir bilimciler için güçlü bir araç olmuştur. Kümeleme yaklaşımı model içermeyen bir analizdir; bu yaklaşım, klasik ve istatistiksel Genel Doğrusal Model (GLM) olarak, aktivasyon desenleri veya deney hakkında önceden bilgi sahibi olmaksızın beyindeki aktif bölgeleri tanımlama özelliğine sahiptir. Bu araştırmanın amacı, tüm beyinin işlevsel bağlantı veri analizinde en iyi performansı elde etmeye yönelik uygun bir kümeleme yöntemi seçmek için çözüm bulmaktır. Bu çalışmada, gerçek bir işitsel fMRI veri setine ve Güçlü Artan Sinirsel Gaz (RGNG) algoritması kullanımına dayanan yeni ve güçlü bir denetimsiz öğrenme yöntemi önerilmiştir. Bu çalışmanın başlıca katkısı, NG ve GNG algoritmalarıyla mukayese ederek, daha önce bu amaç için veya başka herhangi bir uygulamada kullanılmayan RGNG algoritmasının fMRI veri setleri ile iç içe kullanılmasıdır. GLM'ne dayalı İstatistiksel Parametrik Eşleme (SPM) paketi kullanarak model tabanlı veri analizi yöntemi ile diğer bir karşılaştırma daha yapılmıştır. Çıktı sonuçları, önerilen RGNG yönteminin, Minimum Tanımlama Uzunluğu (MDL) ve Alıcı İşletimsel Özellikler (ROC) analizi ile ölçülen performanslarıyla ortaya konduğu üzere, diğer yöntemlerden açık ara daha üstün olduğunu göstermektedir. fMRI veri analizi için MATLAB tabanlı bir Grafiksel Kullanıcı Arayüzü (GUI) yazılım paketi olarak tasarlanmış ve uygulanmıştır. Bu çalışmada, sinirbilimi araştırmacılarının verilerini analiz edebilecekleri ve kolayca erişebilecekleri yeni bir model geliştirilmiştir. Önerilen bu model, fMRI veri setinin daha iyi yorumlanması için nörolog ve psikologlara yardımcı olabilecektir.