Thesis Search




SEARCH RESULTS

Comparing financial and social performances of traditional and participation banks in Turkey (2005- 2016)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Muhasebe Finansman Bilim Dalı
Bu çalışmada; Bilanço, gelir tablosu, varlık, kârlılık, mevduat, kredi, özkaynak, sermaye yeterliliği, likidite ve diğer bazı oranlardaki gelişmelerin ardından; hem katılım hem de konvansiyonel bankaların finansal performansları karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada, BDDK ve TKBB'den toplanan yılık bülten verileri (2005-2016) sayesinde CAMELS derecelendirme sistemi, rasyo oran analizi, trend analizi, tablolar ve grafikler aracılığıyla kullanımı incelenmiştir. Çalışmanın sonunda, Konvansiyonel Bankaların Katılım Bankaları'ndan daha iyi performans göstermektetir. Ancak, Katılım Bankalar Konvansiyonel Bankalara göre daha istikrarlı ve en hızlı büyüyen bankacılık sektörü olduğu görülmektedir

Comparing financial performance of Turkish banks by means of cash flow ratios

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Çalışmada 2012 - 2017 yıllar arasında gerçekleşen 10 Türk bankasının finansal performansları karşılaştırılmaktadır. Bankalar üç gruba ayrılmaktadır: katılım bankaları, özelbankalar ve kamu bankaları. Grubun ortalama oranı, nakit akış oranı analizi ile karşılaştırılmaktadır. Bankaların değerlendirilmesinde dört nakit akışıgöstergesi seçilmiştir, bunlar: likidite ve ödeme gücü göstergeleri, gelir kalitesi göstergeleri, sermaye harcama göstergeleri ve nakit akışı geri dönüş göstergeleri. Seçilen yılların sonucu, katılım bankalarının özel ve kamu bankalarına göre daha likit ve ödeme gücüne sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bankalarıngelir kalitesigöstergeleri, katılımcıbankalarınözelvekamubankalarındandahaverimli borç tahsilâtına sahip olduklarını göstermektedir. ?yrıca, katılım bankaları için sermaye harcama oranının özel ve kamuya göre daha iyi bir göstergesi vardır, ancak özel ve kamu bankalarının nedeni, gelecekte iyi nakitgirişiyaratabilecekartanyatırımlaraodaklanabilir.Yatırımaçısından,seçilenbankalar,geçenyılhariç, dış kaynaklara daha az bağımlıdır, katılım bankaları yatırımlarını finanse etmek için dış kaynaklara büyük ölçüde bağımlıdır. Kamu bankalarının nakit geri dönüşleri, hisse başına nakit akışı ve aktifin nakit dönüşü durumunda katılımdan ve özel olmaktan daha tatmin edici görünmektedir, ancak özkaynak katılımına ilişkin nakit geri dönüşü durumunda, bankalar yatırımdan daha yüksek getiri elde etmektedir

Comparing the effects of piezocision and low level laser therapy in orthodontic canine distalization

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Amaç: Bu retrospektif çalışmanın amacı; Piezo-insizyon işlemi ve düşük doz lazer tedavisinin işlemlerinin kanin distalizasyonu hızına olan etkisinin karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmamız retrospektif bir çalışmadır. 20 hastadan oluşmaktadır ve seçilen hastaların ortodontik modelleri ve VAS skorları ölçümleri Marmara Üniversitesi Ortodonti Anabilim Dalı arşivinden alınmıştır. Grup I (n = 10) - bir tarafa piezo-insizyon işlemi ve diğer tarafta da kontrol grubu olarak değerlendirilmiştir. Grup II (n = 10) - Bir tarafa düşük doz lazer tedavisi (DDLT) ve diğer taraf kontrol grubu olarak görev yapmıştır. Piezo-insizyonlar maksiller kanin dişin meziobukkal ve distobukkal taraflarına yapılmıştır. Seviyeme ve hizalama işlemi bittikten sonra kanin dişinin distalizasyonu 0.019 x 0.025 dikdörtgen paslanmaz çelik teller üzerinde gerçekleştirilmiştir ve Ni-Ti kaplı yaylar aracılığı ile 150 gram kuvvet uygulanmıştır. Tüm hastaların ağrı skorları Görsel Analog Skalası (VAS) ile derecelendirilmiştir. Bu çalışmada 10 haftalık gözlem sonrasında kanin distalizasyon miktarları değerlendirilmiştir. Bulgular ve Sonuç: Distalizasyon miktarı piezo-insizyon yapılan grupta ortalama 3.64 mm DDLT uygulanan grupta ise 2.33 mm ölçülmüştür. Piezo insizyon işlemi, diş hareketinin hızlandırılmasında, ölçüm zamanından bağımsız olarak DDLT yönteminden göre daha etkili bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Piezo, Düşük doz lazer tedavisi, Kortikotomi, Distalizasyon, Diş hareketi

Comparing the weighting adjustment techniques for reducing bias in volunteer panel web surveys

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2018 Diğer
Web anketleri son yıllarda en çok kullanılan ve popüler anket yöntemlerinden biri haline gelmiştir. Bir web anketi, World Wide Web üzerinden bireyleri kendi başlarına bir anketi doldurmak üzere davet etmek suretiyle uygulanır. Internet kullanımı, gelişmiş ülke vatandaşları hem de gelişmekte olan ülke vatandaşları arasında artmıştır. Akıllı telefonun ortaya çıkışından bu yana, web anketleri daha geçerli ve makul bir veri toplama yöntemi haline gelmiştir. Son yıllarda, internet tabanlı veriler sadece pazarlama araştırmacıları için toplanmıştır. İnternet üzerinden veri toplamak kağıt-kalem, bilgisayar destekli telefon görüşmeleri ve bireysel görüşme yöntemlerinden daha hızlıdır çünkü basittir, ucuzdur ve arzulanan geniş katılımcı grubuna hızlı erişim sağlar. Ancak web anketlerinde yanlılık genel olarak sınırlı kapsam ve kendi kendine seçim nedeniyle oluşur. Bu çalışma, web anketlerinin niteliklerini, önemini, eğilimlerini ve de yanlılığı belirlemedeki sorunları değerlendirecektir. Yanlılığı azaltacak bazı ağırlıklı düzeltme teknikleri örnekle açıklanmıştır ve gönüllü web panel anketlerinden elde edilen olasılıklı olmayan tahminler, rasgele örnekleme tahminleriyle karşılaştırılmıştır. Ağırlıklı son tabakalama, genelleştirilmiş regresyon modellemesi, sıralı oran tahmini ve eğilim skoru düzeltme teknikleri bu tür yanlılıkları azaltmak için kullanılmaktadır. Bu çalışmanın uygulamasında, anakütle tahminleri, gönüllü web panel anketi tahminleriyle karşılaştırılmıştır. Veri Sosyal Ağ Sitelerinin Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Sisteminin Öğrencilerinin Eğitiminde Kullanılması anketindendir. Simulasyona dayalı rasgele örneklem, tabakalı örnekleme tasarımı ile türetilmiştir ve bu örnekleme dayalı tahminler olasılıklı olmayan gönüllü web panel örnekleminden elde edilen tahminlerle karşılaştırılmıştır. Gösterilmiştir ki ağırlıklı düzeltme, yanlılığı gerçekten azaltmıştır ve rasgele örneklem tahminleri gönüllü web panel anketleri tahminlerinden daha iyi sonuç vermektedir. Ancak, gönüllü panel web anketlerinin kullanılması gerektiğinde, bu çalışmada açıklanan ağırlıklı düzeltme tekniklerinden en az biriyle düzeltme yapmak önerilir. Anahtar Kelimeler: Web anketi; Olasılıklı ve olasılıklı olmayan örnekleme; Gönüllü web panel anketi; Yanlılık; Ağırlıkllıklı düzeltme teknikleri.

Comparison of classification algorithms for predicting diabetes

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2015 Diğer
Son yıllarda veri madenciliği teknikleri, sağlık alanında yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Veri madenciliği, hastalıkların sebeplerini tespit etmede ve aynı zamanda hastalar için tıbbi tedavi yollarını belirlemede önemli fayladar sağlamaktadır. Bu çalışma, veri madenciliği tekniklerinin diyabet veritabanlarına uygulanmasına odaklanmıştır. Günümüzde, diyabet hastalığı, dünyada önde gelen ölüm sebeplerinden birisi olmuştur. Dünya nüfusu artarken, diyabetli hasta sayısı da artmaktadır. En çok bilinen diyabet hastalığı faktörleri; yaşlanma, aşırı kilo ve hareketsizlik olarak bilinmektedir. Bu çalışmanın amacı sınıflandırma algoritmalarını kullanarak diyabet verilerini analiz etmektir. Bu çalışmanın, diyabet hastalığının erken teşhisinde ve diyabet hastalığına sebep olabilecek risk faktorlerini kontrol etmesinde faydalı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma da, dört sınıflandırma algoritmaları incelenmiştir ve bu algoritmalar standart Pima Yerlileri Diyabet (PID) verilerine uygulanmıştır. Sınıflandırma algoritmalarının sınıflandırma doğruluk performansları birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, Karar Vektör Makineleri (SVM) algoritması diğer sınıflandırma algoritmalarına göre daha iyi sonuçlar vermiştir.

Comparison of different harvesting methods of microalgae: Assessment of efficiency and energy

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Çevre Bilimleri Bilim Dalı
Mikroalg, çeşitli uygulamalar için gelecek vaat eden bir hammaddedir ve son yıllarda önemli hale gelmiştir. Mikroalgal biyokütle izolasyonu ile ilgili yüksek maliyetler, büyük ölçekli uygulamalarını engellemektedir. Verimli ve daha az maliyetli bir hasat yönteminin uygulanması, uygulanabilir bir proses elde etmek için esastır. Bu nedenle, bu tez kapsamında farklı mikroalg hasat tekniklerinin verimlilikleri karşılaştırılmıştır ve enerji maliyetleri incelenmiştir. Bu çalışmada, Synechocystis sp., Chlorella Vulgaris sp. ve Scenedesmus Quadricauda sp. mikroalg türleri için hasat verimlilikleri elektrokoagülasyon (EC) ve kimyasal koagülasyon (CC) yöntemleri kullanılarak karşılaştırılmıştır. Bu yöntemlerde ilk pH ve ayrıca 4, 7 ve 12 ayarlanmış pH değerleri kullanılmıştır. Kimyasal koagülasyon işleminde FeSO4 ve Al2(SO4)3.18H2O kimyasalları koagülant olarak kullanılmıştır ve elektrokoagülasyon yönteminde de Fe ve Al elektrotları test edilmiştir. EC ve CC deneyleri için enerji tüketimi ve işletme maliyetleri hesaplanmıştır. Al2(SO4)3.18H2O ile, FeSO4 kimyasalından, Al elektrotları ile de Fe elektrotlarından daha yüksek verimler elde edilmiştir. Hasat verimi, elektrokoagülasyonda uygulanan elektrik akımının ve kimyasal koagülasyon deneyinde koagülant dozajının artırılması ile yükselmiştir. Elde edilen sonuçlar, Al elektrotlar ve ayarlanmış pH değerlerinin yüksek verimlilik sağladığını göstermiştir. Uygulanan akımın artmasıyla güç ve enerji tüketimi artmış, dolayısıyla işletme maliyetleri artmıştır. Elektrokoagülasyon ve kimyasal koagülasyon yöntemleri ile yüksek verimlilik değerlerine ulaşıldığından dolayı, söz konusu yöntemler uygun hasat yöntemleri olarak görünmektedir.

Comparison of earnings quality of BIST sustainablity index companies with BIST companies out of sustainability index

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2019 Diğer
İlgili literatürde genel olarak kabul edilmiş bir kazanç kalitesi tanımı yoktur ve bunu ölçmek için birçok farklı yöntem vardır; tahakkuklar kalitesi, finansal tablo düzeltmeleri, kazanç sürekliliği, kazanç istikrarı, hedefi gerçekleştirebilme kabiliyeti gibi. Ancak bu tezde kazanç kalitesi manipüle edilmemiş bir kazanç olarak kabul edilmiştir. Çevreye, topluma ve ekonomiye daha saygılı olduğu düşünülen sürdürülebilirlik endeksi şirketleri ile bu endeks dışındaki şirketler arasında kar kalitesi açısından bir fark olup olmadığını kontrol etmek için Beneish modeli (1999) kullanılmıştır. Bu model finansal tablolarda kazanç manipülasyonunu tespit etmeye yarar. 2017 ve 2018'deki firmaların manipülatif davranışını ölçmek için, Beneish modelinin gerçekleştirilmesi için 2 yıllık veriye ihtiyaç duyulması nedeniyle 2016, 2017 ve 2018'e ait verileri toplanmıştır. Analizlerin sonuçları, birçok sürdürülebilirlik endeksi şirketinin kazancı manipüle ettiğini göstermiştir ve bu nedenle sürdürülebilirlik endeksi şirketleri ile aynı endekste bulunmayan şirketler arasında kazanç kalitesi açısından bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Comparison of machine learning algorithms for financial evaluations

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Bu tez çalışmasında makine öğrenmesi teknikleri ile kurumsal franchise şube açılışı için yapılan kurumsal başvurulara yönelik kredi skorlama çalışması yapılmıştır. Özellikle risklerin fazla olduğu alanlarda finansal değerlendirme, kredi notları, iş başvuruları ya da imtiyaz onaylanması gibi başvuranların iki gruba a) iyi b) kötü olarak ayrılmasıdır. Finansal ve diğer ticari sektörler arttıkça, Başvuru sahiplerini değerlendirme yöntemlerinin önemi gün geçtikçe artmaktadır. Ortaya çıkan problem çoğunlukla bir sınıflandırma problemidir ve modellerin performansı verilerin nasıl organize edildiğine bağlıdır. Bu çalışmada ilk önce özel bir firmadan anonim olarak temin edien 20880 örnek ve 72 özellik içeren bir Franchise Mağaza açılış başvuru onay veri kümesi kullanılmıştır. Ancak, sonuçların karşılaştırılması amacıyla açık, 1000 örnek, 24 özellik sahip olan Alman kredi veri kümesi adı verilen ikinci bir veri kümesi daha karşılaştırmalar için de aynı algoritmaların üzerinde test edilmiştir. Kredi kabul veri kümelerinde görülen dengesiz pozitif/negatif yapı bizi veri kümelerinin dengesiz ve dengeli formları olarak iki tür veri kümesi ile algoritmaları test etmeye yönlendirmiştir. Bu tez, başarılı ve doğru bir finansal değerlendirme için kredi puanlama ve franchise onay işlemlerine odaklanmaktadır. Normal şartlarda bu operasyonlarda, birkaç özellik seçilmekte ve sınıflandırmada kullanılmaktadır. Tez kapsamında bunun için PCA ve SVD gibi iki boyutlu azaltma teknikleri incelenmiştir. Ardından, altı adet güncel NB, LR, DT, RF, MLP, SVM artı taban seviyesi olarak dummy bir sınıflayıcı olarak bilinen yenilikçi öğrenme algoritmaları, bir ağ araştırması kullanarak hiperparametre optimizasyonu araştırılmıştır. Ayrıca, modellerin veri kümelerin gerçekten iyi performans gösterdiğinden emin olmak için hassasiyet, hatırlama ve f-ölçüsü de göz önünde bulundurulmuştur. Elde edilen sonuçlar, algoritmaların Franchise onay veri setinin en iyi sonucu olan veri kümelerinde gösterdiğini ve PCA altındaki MLP ve SVM'nin sırasıyla % 99,8 ve% 99,7 ile en iyi performansı gösterdiği, verilerin dengeli değerlendirilebildiğini ortaya koymuştur. Her veri kümesinde de % 100 recall oranı ile sonuçlar elde edilmiştir. Alman kredi verilerinin en iyi sonucu, PCA kapsamında % 86.4 ile en iyi recall değeri % 73 ile Random Forest yönetmi en iyi sonucu vermiştir.

Comparison of Modern Turkish and Modern Greek Literature with psychoanalytic approaches: Mother ? daughter relationship and the maternal image in Sevim Burak and Margarita Karapanou's works

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2012 Diğer
Bu calışmanın amacı Sevim Burak ve Margarita Karapanou'nun çalışmalarının analizinde psikanalitik bir yaklaşım kullanmaktır. Anne - kız ilişkisini ve bu ilişkinin yazarların calışmaları üzerindeki olası etkilerini tartışır. Bunun yanı sıra, annenin bir azınlık grubuna ait olduğu durumlarda ortaya çıkan kimlik meseleleri ve özellikle simbiyotik yaşam söz konusu olduğunda anneyle özdeşim kurma üzerinde odaklanır. Son olarak, doğru zamanda gerçekleşmediği takdirde, yazma sürecinin kimlik saptamayı nasıl kolaylaştırdığını belirtir.

Comparison of organic and conventional tea farmers in rulindo district of Rwanda

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Ruanda, gıda üretimini ve gıda güvenliğini geliştirmek için endüstriyel çay üretim sistemlerini tepeden tırnağa değiştirmiş ve bunda başarılı olmuştur. İklim değişikliği, ülkedeki artan nüfus için aynı veya daha fazla miktarda tarımsal ürün üretimine tehdit oluşturduğundan, daha çevreci tarımsal üretim yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Organik çay üretimi, çiftçiye, üreticiye ve çevreye katkı sağlayacak bu yöntemlerden biridir. Bu çalışmanın temel amacı, Ruanda'nın Rulindo ilçesinde organik ve konvansiyonel çay tarımı yapan üreticileri karşılaştırmaktır. Araştırmanın bütüncül amaçları, çiftçilerin sosyoekonomik özellikleri ve iletişim davranışlarını karşılaştırmak ve organik çay üretimine yönelik algılarını belirlemektir. Ayrıca ilçede organik tarımın yayılma olanaklarının belirlenmesi de araştırmanın amaçları arasındadır. Çalışmanın ana materyali, Yamane'nin tabakalı örnekleme tekniğini kullanarak belirlenen 156 çay çiftçisi ile (106 konvansiyonel ve 50 organik) yapılan anket uygulamalarından sağlanan bilgilerden oluşmaktadır. Veri analizi araştırmanın amaçları doğrultusunda tamamlanmıştır. Bu amaçla ilk iki amacı gerçekleştirmek için ki-kare testi, Fisher testi ve bağımsız örnek t testi kullanılmıştır. Üçüncü amaca ulaşmak için lojistik regresyon modeli kullanılmıştır. Çalışmanın dördüncü amacı olan ilçede organik çay yetiştiriciliğini yaygınlaştırma olanaklarını araştırmak için SWOT Analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, toplam çiftçilerin ortalama yaşı 48,9 yıl (SS = 14,2), evlerinden çay tarlalarına ortalama uzaklık 0,85 Km (SS = 3,88) olarak hesaplanmıştır. Organik çay çiftlikleri verimi artırmak için çiftlik gübresi kullanırken, konvansiyonel çay çiftlikler kimyasal gübre kullanmaktadır. Ancak çaydan elde edilen verim ve gelir, organik çay çiftliklerine kıyasla konvansiyonel çay çiftliklerinde önemli ölçüde (p <0.005) yüksektir. Organik ve konvansiyonel çay üreticileri arasındaki bağımsız örnek t testi (p = 0.002) sonuçları, konvansiyonel çay üreticilerinin ortalama olarak çay toplama merkezlerinden (İhangari) organik çay üreticilerinden daha fazla bilgi aldığını göstermiştir. Ek olarak, organik çay çiftçilerinin yayım elemanları ile konvansiyonel çay üreticilerinden daha fazla etkileşime sahip olduğuna dair istatistiksel kanıtlar vardır. binary lojistik regresyon modeli, yaş, deneyim, toplam işletme alanı, komşu çiftçilerle tartışma sıklığı, tarımsal satıcılarla görüşme sıklığı, çalıştaya katılma sıklığı (Amahugurwa) ile organik çay tarımı algısı tarımı algısını üzerinde istatistiksel anlamda önemli etkilerinin olduğunu göstermiştir. Çalışma alanında yürütülen SWOT analizi sonuçlarına göre Rulindo'nun organik çay üretimindeki en güçlü yönleri şunlardır: SORWATHE Çay Fabrikasının tüm küçük organik çay üreticilerinin ürünlerini satın almaya hazır olması ve ilçedeki çiftçi eğitim okulunun deneyimli ve uygulamaya yer veren uzmanlar ve çiftçiye rol model olabilecek köylüler tarafından haftada iki kez çiftçilere eğitim vermesidir

Comparison of performance based plastic design method with deformation based design method in the design of reinforced concrete moment frames

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
Performans Tabanlı Plastik Tasarım (PTPT) yöntemi, tasarımın başında hedef ötelenme miktarını ve aynı zamanda mekanizma durumunu tasarım prensipleri olarak kullanan basit ve güçlü bir tasarım metodudur. Bu çalışmada taşıyıcı sistemi betonarme çerçeveden oluşan binaların tasarımı için, PTPT yöntemi ile 2018 TBDY de deprem etkisi altında bina taşıyıcı sistemlerinin tasarımı için iki temel yaklaşımdan biri olan Şekildeğiştirmeye Göre Değerlendirme ve Tasarım (ŞGDT) yaklaşımının kıyaslanması amaçlanmıştır. Bu tez kapsamında taşıyıcı sistemi moment aktaran betonarme çerçeveden oluşan 4 ve 8 katlı iki adet prototip bina dikkate alınmıştır. Bu prototip binalar her iki yönteme göre ayrı ayrı tasarlanmışlardır. Bu iki yönteme göre tasarımları yapılan prototip binaların zaman tanım alanında doğrusal olmayan dinamik analizleri yapılarak iki yönteme göre tasarlanmış binaların performansları kıyaslanmıştır.

Comparison of performance effects of fixed and roaming correspondent node in mobile IPv6 networks

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Günümüzde iletişim ağlarının çoğu TCP/IP mimarisinden kaynaklanmaktadır. Mobil ortamdaki cihazların sayısı, IP ortamında taşınabilirliğin desteklenmesinden dolayı gün geçtikçe katlanan bir öneme sahip olmuştur. Mobil şebekedeki en büyük zorluklardan biri, hem Mobil Düğüm (MN) hem de Muhabir Düğüm (CN)' ün aynı zamanda dolaşımda olup olmadığı veya yalnızca Mobil Düğüm'ün (MN) dolaşımdayken belirgin bir performans sergileyip sergilemediğidir. Bu çalışmada, OPNET Simülatör kullanilarak rota optimizasyonu etkinleştirildiğinde ve etkinleştirilmediğinde sabit ve dolaşımdaki CN'nin MIPv6 ağlarındaki etkilerini değerlendirmiştir. Sonuçlarımız, rota optimizasyonunun etkinleştirildiği zaman Uçtan-uca gecikmenin haricinde, muhabir CN'nin, mobil şebeke performansı üzerinde olumsuz etkisi olduğunu göstermistir. MN ve CN'nin her birine yakın olduğu ve paketleri olmadan ev ajan iletildiği zaman, bir dolaşımlı CN ile uçtan-uca 0.55 saniyelik bir gecikme ortaya çıkmıştır. CN dolaşımdayken, özellikle aktarma işlemi sırasında Gecikme Varyasyonu, Alınan Paketler, Alınan Kontrol Trafiği, Tünel Oluşturma Tepesi ise artmiştir. Bununla birlikte, hem MN hem de CN'nin etkin olduğu deneyde rota optimizasyonu etkin durumdayken Yönlendirme Optimizasyonu yükü yüksektimiştir. Bunun sebebinin ise, iki düğüm'de her iki yönden RH2 bilgisi olan paket göndermişidir. CN'nin her türlü dağıtımı üzerinde çalışan araştırmacıların bu konulara odaklanılması faydalı olacaktır.

Comparison of prediction algorithms for student performance prediction

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Yazılım Mühendisliği Bilim Dalı
Bu tez, Atılım Üniversitesi Bilgi Sistemlerinde barındırılan öğrenci bilgilerinin oluşturduğu veri kümelerini kullanarak altı farklı makine öğrenmesi algoritmalarının öğrenci performansı tahminine uygulanmasını incelemektedir. Bu öğrenme algoritmaları şu dört ölçü kullanılarak karşılaştırılmıştır: Doğruluk, Kesinlik, Geri Çağırma ve F-ölçüsü. Çalışmada aynı anda çok sayıda ders başarısı tahmininin, kullanılan sınıflandırıcıların performansıyla doğrudan veya ters orantılı olup olmadığına da bakılmıştır. Ayrıca; veri ön işlemenin yanı sıra, Korelasyon temelli Özellik Seçimi (CFS)'nin öğrenme algoritmaları üzerindeki etkilerinin ölçümü gerçekleştirilmiştir. Kullanılan algoritmalar şunlardır: Naif Bayes, Lojistik Regresyon, Çok Katmanlı Perceptron, SMO (Destek Vektör Makineleri), IBk (K-En Yakın Komşu) ve J48 (C4.5 Karar Ağacı). Naïve Bayes ve IBk, karşılaştırılan algoritmalar arasında en iyi sonuçlar vermiştir. Sonuçlar, birlikte tahmin edilen derslerin sayısı arttıkça tahmin performansının azaldığını da göstermektedir. Veri ön işleme ve CFS'nin, genellikle makine öğrenimi algoritmalarının performansını artırdığı görülmüştür.

Comparison of TDOA based source localization methods and improvement in source localization accuracy with sensor position uncertainties

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Yayın yapan bir kaynağın doğru ve hassas konumlanması, kablosuz iletişim, askeri, gözetim, jeofizik ve navigasyon sistemleri gibi çeşitli alanlarda uygulamalara sahiptir. Bu tezde, varış zaman farkı (VZF) ölçümlerine dayalı mevcut çeşitli kaynak konumlandırma yöntemleri, (i) algılayıcı konum bilgisi herhangi bir hata olmaksızın tam ve doğru varsayıldığı ve (ii) kaynak konumlandırma algoritması formülize edilirken algılayıcı konum hataları mevcut varsayıldığı dikkate alınarak incelenmektedir. Her yöntemin nispi konumlandırma performansı, farklı kaynak ve algılayıcı dağılımı ve benzetim senaryoları ve koşulları için, elde edilen kestirimlerin kök ortalama kare hatası (RMSE)'yi ve Cramér Rao alt sınır (CRLB)'yi karşılaştırmasıyla incelenmiştir. Ayrıca, algılayıcı konum hataları göz ardı edildikleri durumun aksine algılayıcı konum hataları dikkate alındığında konumlandırma performansındaki önemli iyileşmeyi öngören teorik analizi pekiştirilmiştir.

Compiler support for enhancing reliability of network-on-chip architectures

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Yonga-üstü-Ağların (YüA) küçülen boyutları sistem tasarımlarında güvenilirliğin önemini arttırmaktadır. Nano-ölçekli boyutlar, sistemlerin radyasyon parçacıkları ve elektromanyetik parazitler nedeniyle oluşabilecek hatalara karşı hassasiyetini arttırmıştır. Bu hassasiyet, YüA mimarileri üzerinde çalıştırılan çok iş parçacıklı uygulamalar için bir tehdit oluşturmaktadır. Artıklama gerektiren geleneksel hata tolerans yöntemleri tüm sistemi göz önüne aldığında, sınırlı performans ya da enerji bütçesinin olduğu durumlarda, ciddi yük oluşturmaktadır. Bu çalışmamızda, YüA mimarilerinde performans ve enerji maliyetlerini minimize ederek güvenilirlik problemini çözmek için derleyici desteği ve donanım seviyesinde hata tolerans yöntemi içeren yeni bir güvenilirlik sistemi sunmaktayız. Bu yöntemde, uygulama içerisinde kritik veriler belirlenerek, sadece kritik verilerin YüA üzerinde transferinde ek koruma sağlanmaktadır. Derleyici desteği, verilen bir programda programcıların kritik olarak gördükleri verilerin işaretlemesini sağlamaktadır. Derleyici seviyesinde geriye dönük program dilimleme yardımı ile, işaretlenen verilere direkt ya da dolaylı olarak değerlerini sağlayan değişken veya dizi elemanlarının tespit edilmesi sağlanmaktadır. Sunduğumuz sistem, kritik veriyi taşıyan iletişimler için kullanılan korunmuş bağlantı oranını maksimize eden bir rotalama algoritması ile YüA seviyesinde ek koruma sağlamaktadır. Gerçeklenen deneysel çalışmalarımızda, önerdiğimiz kısmi güvenilir yöntem, ayrım gözetmeden tüm verilerin iletimini koruyan yöntemle karşılaştırıldığında, kritik verilerin iletiminde yaklaşık olarak eşit seviyede hata toleransı sağladığı, fakat bu geleneksel yöntemden daha az enerji tüketimi ve daha yüksek performans ortaya koyduğu doğrulanmıştır.

Complex strategic interdependence of India and Israel during the post-Cold War

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2021 Diğer
11 Eylül 2001 sonrasındaki olaylar, Batı Afrika'dan güney Filipinler'e uzanan önemli Müslüman nüfusa sahip ülkeler grubundan oluşan geniş ve çeşitli bir bölge olan Müslüman dünyasındaki siyasi ortamı dramatik bir şekilde değiştirdi. Dünya çapında. Müslümanların terörizmle bağlantılı herhangi bir şeyle daimi şüpheliler olarak oluşturulmuş paranoyası, karşı istihbarat güdümlü çabaları bölgesel sınırların ötesine yaymaya devam eden bir klişedir. Sistemik epistemik ırkçılık yoluyla sürdürülen bu ötekileştirme kampanyası, kendini 11 Eylül'den çok önce özellikle Filistin ve Keşmir'de gösterdi. Ve bu tür anlatı şiddeti sürekliliği, yalnızca Filistin ve Keşmir'in siyasi haklarını baltalamakla kalmaz, aynı zamanda Filistinli ve Keşmirli bedenleri öldürülebilir diğerleri olarak gerekçelendirir. Hindistan ve İsrail, kendi çatışma bölgelerinde birbirleriyle işbirliği yapıyorlar; Keşmir ve Filistin. İşbirliği, Keşmir ve Filistin halkına boyun eğdirmek için strateji ve taktik alışverişi şeklinde gerçekleşiyor. Bu çalışma, iki Devletin Devlet terörizmini yürüttüğü işbirliğinin sınırlarını, onu Batı öncülüğündeki 'teröre karşı savaş'ın küresel çerçevesine yerleştirerek tanımlamaktadır. Çalışma ayrıca, bu ittifakın Keşmir ve Filistin çatışmasında bulunan ortaklıklar aracılığıyla sürdürülen Keşmir ve Filistin üzerindeki etkisini de araştırıyor. Bu tez, Hindistan ve İsrail arasında değiş tokuş edilen savaş taktiklerinin metodolojilerini tanımlamayı amaçlamaktadır. Çalışma, soğuk savaş sonrası dönemde Hindistan ve İsrail'in karmaşık stratejik karşılıklı bağımlılığını sorgulamaya çağırıyor ve bunu Keşmir ve Filistin çatışması merceğinden yanıtlıyor.

Comprehensive text classification study for online reviews

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
İnternet ortamında ki incelemeler, makaleler ve haberler gibi yapılandırılmamış metinlerin artması, doğru metin sınıflandırmasını kaçınılmaz bir ihtiyaç haline getirmiştir. Bu tür modellerin oluşturulmasında en kritik adımlardan biri de özellik ağırlıklandırmadır. TF-IDF Term Frequency – Inverse Document Frequency (Terim frekansı – ters metin frekansı) bu amaç için kullanılan en popüler yöntem olmasına rağmen, bazı durumlarda sınıflandırma modelinin doğru performans göstermesini engelleyen bazı kısıtlamaları bulunmaktadır. Bu çalışmada iki alanda geliştirme yapılacaktır. Birincisi; konuşma etiketlemenin bir bölümünü kullanan orijinal TFIDF yönteminin kısıtlarını aşan iyileştirilmiş bir versiyon geliştirilecektir. İkinci geliştirme de iki gizli katmanı olan yeni bir derin sinir ağının eğitilmesidir. Çalışmalar 4 adet çok büyük veri seti üzerinde yapılmaktadır ve sonuçlar oldukça umut vericidir

Compressive sensing and image encryption

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Çeşitli şifreleme saldırılarından Chosen-Plaintext Attack (CPA), şifreli görüntülerde en güçlü ve en yaygın şekilde kullanılan saldırılardan biridir. Bu kadar güçlü bir saldırıya etkin bir şekilde direnmek için, bu çalışmada yeni bir kaos ve Sıkıştırıcı Algılama (SA) tabanlı görüntü şifreleme algoritması sunulmuştur. Glk olarak, orijinal düz metin görüntüsü, Kısmen Bilinen Desteğe Sahip Ortogonal Eşleştirme Pursuit (OMP-PKS) ile sıkıştırılır ve daha sonra sıkıştırılmış görüntü, sırasıyla TD-ERCS ve Skew-tent kaotik haritalar kullanılarak karıştırılır ve dağıtılır. Sıkıştırılmış pikseller arasındaki korelasyon, TD-ERCS kaotik haritası kullanılarak görüntü piksellerinin karıştırılmasıyla bozulur. Skew-tent kaotik haritası, piksel difüzyon işlemi için kullanılır. Son şifreli metin görüntüsünü elde etmek için, karışık pikseller rastgele matris aracılığıyla bit yönünde XORed işlemi ile bir defa daha değiştirilir. Daha yüksek güvenlik için, kaotik haritaların başlangıç koşulları düz metin görüntüsüne bağlı olarak yapılır ve parametreler SHA-512 ile hesaplanır. Ayrıca, iletim bant genişliğini azaltmak için, ölçüm matrisi Beta kaotik haritası ile üretilir. Tüm ölçüm matrisini göndermek yerine, gönderen, yalnızca Beta kaotik harita başlangıç koşullarını ve kontrol parametreleri (anahtar) değerlerini, sıkıştırılmış şifreli metinle birlikte gönderir. Tasarlanan görüntü sıkıştırma ve şifreleme düzeninin güvenilirliği ve sağlamlığı, deneysel analiz ve simülasyon sonuçlarıyla doğrulanır. Tüm deneysel ve simülasyon sonuçları önerilen programın lehinedir.

Computational modeling the non-linear behavior of critical members causing progressive collapse in steel lattice towers

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Diğer
Geçmiş depremlerden yapılan araştırmalar, güçlü sismik yüklerin ve güçlü rüzgar yüklerinin, çelik kafes iletim kulelerinin hasar görmesine ve hatta çökmesine neden olabileceğini ortaya koymuştur. Doğal afetlerde tüm acil durum ekipmanların ve altyapısının etkili kullanımı, elektrik ve iletişim hatlarının işlevlerini yerine getirmesine dayanmaktadır. Bu nedenle çelik kafes kulelerinin hasar riskini azaltmak ve afet sırası ve sonrası işlevselliğini korumak çok önemlidir. Bu tez çalışmasında, enerji nakil hatlarında kullanılan çelik kafes kulelerin, sismik yükler ve rüzgar yükleri altında çökme mekanizmasının incelenmesi ve kulenin zayıf alanlarının tahmin edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusda, sismik ve rüzgar yüklerine maruz 55m yüksekliğindeki bir çelik kafes kulenin ABAQUS/Explicit yazılımı bünyesinde, sistematik, doğru ve güvenilir bir sayısal hesaplama modeli oluşturulmuştur. Önerilen sayısal hesaplama modeli ile çelik kafes kulenin, aşamalı göçmeyi tetikleyen kritik elamanları doğru ve güvenilir bir şekilde tahmin edilmiştir. Analizlerde izin verilen en yüksek rüzgar yük altında, kulenin M panelinde bulunan bacak elemenlarında çok az hasar hesaplanırken, sismik yükler altında ise, külenin M ve N panelindeki tüm dikey bacak elemenlarında ciddi bir şekilde hasar hesaplanmıştır. Sayısal analizlerden elde edilen bu sonuçların, sahada hasar görmüş ve çökmüş çelik kuleler üzerinde yapılan gözlem sonucu tespit edilen kritik elemanların oluşturduğu zayıf alanlar ve göçme mekanizması ile uyuştuğu görülmüştür. Bu çalışma kapsamında önerilen sayısal hesaplama modeli, yeni bir kulenin sismik tasarımı sırasında bir kılavuz görevi görebileceği gibi veya mevcut kulelerin, sismik yükler ve rüzgar yükleri altında yapısal davranışını ve göçmeyi tetikleyen kritik elamanları doğru ve güvenilir bir şekilde tahmin etmek için kullanılabilir.

Conception of an online condition monitoring and assessment for transformer oil and design of a human-machine interface for real time analysis

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2015 Bilgisayar Mühendisliği Bilim Dalı
Güç trafoları elektrik güç sistemlerinin en önemli bileşenlerindendir. Güç trafolarının sağlığı şebeke güvenilirliği ve verimliliği için oldukça hayati bir durumdur. Program dışı meydana gelen elektrik kesintilerinin veya aniden gelişen bir arızanın yol açacağı maddi zararlar genellikle büyük olur. Arıza sadece trafoya hasar vermekle kalmaz, aynı zamanda sanayi ve hizmet kuruluşları, konutlar, hastane ve okul gibi binlerce kurumu etkiler. Enerji sisteminin ve elektrikle çalışan cihazların zarar görme olasılığı artar. İş ve zaman kaybı ile birlikte maddi zararlar çok büyük rakamlara ulaşabilir. Örneğin 3 fazlı 500MVA lık yükseltici bir trafonun servis harici kalma durumu günlük sadece güç kayıpları açısından 12 milyon liralık bir bedel oluşturur. Bu nedenle, trafo hakkında erken uyarı bilgisi alındıktan sonra yeni programlar hazırlanıp gerekli önlemlerin acilen alınması çok sağlıklı ve ekonomik olacaktır. Trafoların sağlıklı çalışma göstergelerinden en önemli birisi de hiç süphesiz yağ ve gaz analizleridir. Yağlar elektrik mühendisliğinde başta izolasyon ve soğutma temel özelliklerini sağlamak için güç trafolarında yaygın olarak kullanılır. Yağın kalitesinin dielektrik mukavemet, yüzeysel gerilme, asitlik durumu, nem oranı, renk, güç faktörü gibi testlerle periyodik olarak izlenmesi trafonun izlenmesi ile eşdeğer bir öneme sahiptir. Trafo yağının içinde nem değerinin artarak yağın delinme gerilimini azaltması ve buna bağlı olarak izolasyon seviyesini aşağı düşürmesi, yağın içerisinde bulunduğu kabinde serbest halde bulunan oksijenin trafo sargılarında oksitlenme oluşumunu arttırarak trafo yağının kimyasal olarak yaşlanmasını hızlandırması ve yüksek sıcaklıklara bazen de arklara maruz kalan trafo yağının yüksek gerilim altında elektroliz ile sargılardan kopan küçük metal tozlarla birleşip trafo yağının soğutma ve izolasyon özelliklerini zayıflatması bu izlemelerin hayati rolüne örnek olarak gösterilebilir. Elektrik güç trafolarının rutin kontrolleri yapılarak ileride oluşabilecek arıza ve hasarların erken teşhisi için ve oluşmuş arızaların sebebini belirlemede gaz analizleri de çok önemli bulgular verir. Çözünmüş gaz analizi (DGA olarak anılır), azot, oksijen, karbon monoksit, karbon dioksit, hidrojen, metan, etan, etilen ve asetilen gibi yağ içinde belli gazların konsantrasyonlarını belirlemek için kullanılır. Bu gazların konsantrasyonu ve nispi oranları, yağın bir fiziksel ya da kimyasal özelliğindeki değişikliği ile ilişkili olabilir ve transformatör ile belirli işletme sorunlarını teşhis etmek için kullanılabilir. Trafoyu servis dışına çıkarmadan yağ örneğinin alınabilmesi, DGA yöntemini üstün kılar. DGA yöntemi sayesinde arıza ve olayların gelişim süreci kontrollü şekilde izlenebilir.