Thesis Search




SEARCH RESULTS

Concrete filled glass fiber reinforced polymer (gfrp) short column

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Bu tez cam fiber takviyeli polimer tüplerin eksenel basınç yüklemesi altındaki mekanik davranışını araştıran deneysel araştırmaları sunmaktadır. Cam takviyeli polimer tüpler kare kesitlidir ve kendiliğinden yerleşen betonla doldurulmuştur. Bu deney programında kesit alanı, uzunluk ve kendiliğinden yerleşen betonun basınç mukavemeti gibi önemli değişkenler dikkate alınarak 10 adet numune test edilmiştir. Cam fiber takviyeli polimer tüplerin kolon uygulaması, betonun polimer tüp tarafından sargılanmasının kolonların eksenel basınç yüklemesi altındaki mekanik performansını önemli derecede geliştirdiğini ortaya çıkarmıştır. Ayrıca, cam fiber takviyeli polimer kare tüpler kalıcı bir kalıp olarak imalat sürecini kolaylaştırmakta ve kolonlar için asit ve alkaliye karşı daha iyi bir çevresel koruma sağlamaktadır. Kendiliğinden yerleşen betonla doldurulmuş cam fiber takviyeli kare tüplerin deney sonuçları yük taşıma kapasitesinde 20 %'e kadar artış olduğunu göstermektedir. Kırılma ve göçme mekanizmalarının sünek yerine kırılgan olduğu gözlemlenmiştir ve bu durumun çekirdekteki donatışız betonun kırılgan davranışından ötürü kaynaklandığı gözlemlenmiştir. Deney sonuçlarından maksimum eksenel birim yerdeğiştirmenin cam fiber takviyeli tüplerin sargılamasından önemli derecede etkilenmediği tespit edilmiştir.

Conflict influenced by geography: Analysis of Kenya's geographical position to explain the Somali and North-Eastern Kenya's unrest

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Afrika toplumları ve diğer büyüyen ülkeler zor bir krizden geçmektedir; sömürge öncesi zamanlardan beri etnik çatışmalar vardır. Sömürgecilikten beri çatışmalar farklı türlere dönüştü. Dünyada ciddi bir sorun teşkil ediyor. Afrika içinde en belirgin çatışmaya sahip bölgelerden bazıları batı, orta ve doğu bölgelerinde yer almaktadır. Afrika sınırları sürekli olarak kötü bir şöhrete sahiptir. Tarihe göre, Afrika'daki sınır anlaşmazlığı sömürgeci bir miras. Bu anlaşmazlık, 1884/85 Berlin konferansında Afrika'nın kapışmasından ve bölünmesinden sonra. Afrika'daki çoğu çatışma sisteminde hem etnik sınırlar hem de ulusal sınırlar önemli bir rol oynamaktadır. Afrika bölgesi gibi, Afrika sınırları da çeşitli şekilde 'keyfi' ve 'yapay' sömürge yapıları olarak tanımlanmıştır; bu karardan bazi Afrikalılara zorlandı. Bu belirsiz idari sınırlar geçmişte Kuzey Doğu Kenya'da çok az sonuç vermiştir. Bunun zaman içinde değiştiği kanıtlanmıştır. Somali Al Shabaab'ın artan saldırıları ve Somali mültecilerinin Kenya'ya akması da Kuzey Doğu Kenya'daki çatışma ve güvenlik durumunu etkiledi. Bu rapor, Kuzeydoğu Kenya'daki bağlamı, Somali'deki durumun yayılma etkisine ve bunun daha geniş etkilerine odaklanarak değerlendirecektir. Bu tezde aynı zamanda Somali etnik grubuna ev sahipliği yapan Kenya - Somali sınır bölgelerinin birbirine bağlılığı ve sınır engelinin potansiyel etkisi incelenecektir. Bölgedeki sınır güvenliğinin karmaşıklığına bir katkı olarak sömürgeci ve sömürgeci güçlerin yürüttüğü tarihsel sınırlandırma süreci arasındaki bağlantıyı inceleyeceğim. Jeopolitik analiz, Somali etnik grubundaki kimlik politikalarının ortaya çıkmasının yanı sıra, teröristlerin bu etnik kimliği kendi çıkarları için nasıl kullandıklarını incelemek için de kullanılacaktır. Çalışma, hem ev sahibi hem de mülteci topluluklarındaki sakinleri güçlendiren sürdürülebilir çözümler için programatik önerilerle sona ermektedir. Bu araştırmanın temel amacı, coğrafyanın Kuzey Doğu Kenya'da yaşanan huzursuzluk üzerindeki etkilerini analiz etmek ve Somali'deki devlet içi çatışma tehdidinin Kuzey Doğu Kenya'nın güvenliğini nasıl etkilediğini incelemek ve durumu iyileştirmek için uygun çatışma çözümü yaklaşımını sunmaktır.Araştırma aynı zamanda coğrafyanın Kuzey Doğu Kenya bölgesinde yaşanan benzer çatışmalarda oynadığı rolü analiz etmeye çalışmaktadır.

Conflict transformation through peace education: The case of West African network for peace building- Ghana (WANEP-Ghana)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Barış ve Çatışma Çalışmaları Bilim Dalı
Barış Eğitimi, barışı teşvik etmenin etkili metotlarından biri olarak kabul edilmektedir. Barış Eğitimi kavramı, barışın inşası ve çatışma çözümü süreçlerinde merkezi bir güç olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, Batı Afrika Barış İnşası-Gana Ağı (WANEP-GHANA)'nın, Gana'da Barış Eğitimi yoluyla barışı güçlendirme çalışmaları üzerine odaklanmaktadır. Çalışmanın genel amacı, WANEP-GHANA'nın Barış İnşası yaklaşımını araştırmak ve incelemektir. Bu tez çalışmasında şu temel araştırma sorusunun cevabını aranmaktadır: Gana'daki çatışma çözümü yaklaşımı ve barış inşası mekanizmasının bir parçası olarak, Barış Eğitimi metodu nasıl örgütlendi ve uygulandı? Bu araştırmada, birincil ve ikincil verileri toplamak için nitel araştırma metodu kullanılmıştır. Bu metoda uygun olarak, WANEP-GHANA'nın hakkında bilgi toplamak ve kuruluşun algı ve perspektifini değerlendirmek için yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Çalışma, WANEP-GHANA'nın Gana'da barışı sağlamak için kullandığı Barış Eğitimi yöntemleri olarak kabul edilen programları ve etkinlikleri değerlendirmektedir. Çalışmanın bulguları, Barış Eğitimi'nin çoğunlukla örgün olmayan konulara odaklandığını, dolayısıyla örgün okul sistemi ve yapısı dışında ortaya çıkan eğitim girişimlerinin ve programlarının etkili olduğunu göstermektedir. Çalışma ayrıca, WANEP-GHANA'nın karşı karşıya kaldığı büyük zorluklara rağmen, Gana'da Barış İnşası alanında kritik bir rol oynamaya devam ettiğini de savunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Barışı İnşası, Eğitim, Barış Eğitimi, Çatışma çözümü, Sivil Toplum Örgütü

Congestion detection system regarding P4 networks

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2018 Diğer
Bulut hizmet sağlayıcılar, veri merkezleri kurarak kiracılara kesintisiz veri depolama ve transfer hizmetleri sağlamaya çalışmaktadırlar. Sanal veri merkezlerinin en büyük yararı, büyük miktarda veriyi bir varlıktan diğerine analiz etme ve bloklma becerisine sahip olmalarıdır. Öte yandan, belirli durumlarda bir varlıktan diğerine büyük miktarda veri aktarılması kabul edilemez gecikmelere ve tıkanıklığa neden olabilir. Bu çalışmada, genel olarak bağlantı izlemesi ve özellikle sanal veri merkezleri için tıkanıklığın bir göstergesi olarak tek yönlü gecikme sorununu ele aldık. Bu çerçevede programlanabilir anahtarlar ile P4 diline dayanan bir çözüm sunmaktayız. İki anahtarın kullanımı ile artan gecikme ve erken tıkanma ihtimalinin bildirilebilmesi amaçlanmıştır. Çözümümüzdeki önemli fark, P4 dili ile uygulanan zaman damgası tabanlı mimari ve paket geçişlerin için güncellenecek tek bir üst bilgi kullanmaktır. Zaman mühür tabanlı mimarinin olası bir uygulaması olarak kiracı tıkanıklığa bağlı olabilecek bir gecikme konusunda uyarılabilmektedir. Önerilen çözüm bir IDS / IPS sanal düğümü ile gösterilmiştir ancak sunucular, veritabanları ve diğer sanal varlıklar ve kaynaklar için de düşünülebilir. Her akım paketine bir zaman damgası ekleyecek P4 dilinde yazılmış iki sanal anahtarı kullanılmaktadır. Zaman damgası yardımıyla, tıkanıklıklar Tek Yönlü Gecikme tekniği ile tespit edilebilmiştir. Önerdiğimiz çözüm, üç farklı senaryoda veri akışları üzerinde test edilmiş ve kiracıların ağ ayarlarına yardımcı olmak için faydalı olabileceği gösterilmiştir.

Connecting the city with water: Waterfront placemaking in cases of Manavgat, Turkey and Bar, Montenegro

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Kentsel Tasarım Bilim Dalı
Yer oluşturma ilkeleri genel olarak ve özelikle kıyı alanlarınin geliştirmesinde, insan ölçeğinde mekan yaratimi icin kullanilan kentsel tasarım ilkeleridir. Bu ilkeler gereğince kullanıilmadiği takdirde, kentsel mekanlarin ve kıyı alanlarinin imajı ile kimliği kentsel kalite eksikliğine maruz kalacaktır. Kuramsal yaklaşımlar (kıyı alanların gelişim sureci, sürdürülebilirlik boyutları, tasarım öğeleri ve ilkeleri) temelinde guncel uygulamaların sorgulanması (iki farklı ülkeden iki farklı şehir inceleme alanı olarak) tezin ana çerçevesini oluşturmaktadırlar. Kuramsal kısmın ana noktasinı Avrupa şehirlerinde kıyı alanlarınin gelişimi anlamında başarılı olan örneklerin analizi ve kimi yazarlar tarafından önerilmiş farklı ilke setlerinin kritik analizleri oluşturmakta iken; ikinci bölüm, birinci kısımda tartışılan ilkeler aracılılığıyla, iki inceleme alanının paralel analizi amaçlamaktadır. Türkiye'de Manavgat ve Karadağ'da Bar şehirleri olarak seçilen inceleme alanlarının farklılıkları ve benzerliklerine arka plan analizi bçölümlerinde yer verilmiştir. Her iki örnekte (Türkiye'de Manavgat ve Karadağ'da Bar ) insan olçeğindeki kullanımlari içeren kentsel alanların yaratılması ve bölgede turizmin geliştirilmesi amacıyla kıyı alanlarının nasıl tasarlanabilecegi sorgulanmıştır.Bireysel, sosyal, ekonomik, çevresel ve kültürel boyutlar her iki örnekte dikkate alınmış olup, kıyı alanların önemi, benimsenen ilkeler ve örnek alanlar (Türkiye ve Karadağ) temelindeki (Türkiye ve Karadağ) analizler üzerinden kentsel tasarımın rolü sorgulanmaktadır. Kıyı alanlarının gelişiminde kentsel tasarımın rolü sonuç itibariyle kıyı alanlarında yer oluşturma (waterfront placemaking) eylemini içermekte olup, kıyı alanının bir sınır olmaktan çıkıp bir çekim noktasına dönüştürülmesi icin kıyı alanlarının mekansal, ekonomik, sosyal ve kültürel niteliklerinin yer oluşturma ilkeleri temelinde ele alınması gerekmektedir. Anahtar kelımeler: Kentsel tasarim, kıyı alanları, yer oluşturma ilkeleri, insan ölçeğinde yerler, turizm

Consideration of urban regeneration as an approach in slum transformation in Ghana

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Yıllar içerisinde özellikle gelişmekte olan ülkelerde çöküntü alanlarının (slum) ortadan kaldırılması ve temizlenmesi, nüve yardım ve tapulaştırma (imar barışı) gibi kentsel politikalar ile ele alınmış ve çözüm için uygulanmıştır. Ancak, önümüzdeki yıllarda dünya genelindeki çöküntü alanlarında artış beklentisi, bahsi geçen çözümlerin yetersiz ve başarısız olduğunu göstermektedir. Benzer problemin yaşandığı Gana'da da yeni çözüm yaklaşımları gerekmektedir. Dolayısıyla Gana üzerine yapılan bu çalışmada kentsel dönüşüm (KD) bir çözüm olarak önerilmekte ve değerlendirilmektedir. Bu çalışmada öncellikle kent ve kentleşme, çöküntü alanları ve kentsel dönüşüm gibi kavramlar irdelenmiş ve çalışmanın kavramsal temeli oluşturulmuştur. Gana'da Ashaiman bölgesinde bulunan çöküntü alanları çalışma alanı olarak seçilmiş, ikamet eden hanehalkı reisleri anakütlesi üzerinden örneklem alınmıştır. Örneklemede sistematik rassal örnekleme metodu kullanılmış ve toplam 322 örnekleme erişilmiştir. Gana'daki yapılı çevrede çalışan profesyonellere yönelik örneklem temini için, amaçlı örnekleme metodu kullanılmıştır. SPSS yardımıyla tanımlayıcı istatistiksel araçlar, ki-kare ve ANOVA gibi çıkarıma dayalı istatistiki teknikler kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Araştırma sonucu olarak; katılımcıların %90'ının kentsel dönüşümü destekledikleri tespit edilmiştir. Ayrıca, çalışmada Ashaiman sakinlerinden en çok hangi kesimlerin KD uygulamalarını destekleyip desteklemeyeceği ortaya konulmuştur. Ayrıca, diğer benzer çalışmaların aksine, Ashaiman çöküntü bölgesinde yaşayanların ileri düzeyde yoksul olmadıkları ve Ashaiman'da yapılacak olan kentsel dönüşüm uygulamalarında az sayıda bölge hanehalkının sınırlı devlet desteğine ihtiyaç duyabileceği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, tüm paydaşların katılımlarıyla, Gana'da kentsel dönüşüm yaklaşımının çöküntü alanlarını dönüştürmede başarılı bir yaklaşım olarak değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. Ayrıca, kentsel dönüşüm fonunun (KDF) oluşturulmasının, yerli ve yabancı özel sektör yatırımcılarının sürece dahil edilmelerinin Gana'da kentsel dönüşümü gerçekleştirmek için gereken fonları sağlamada yardımcı olacağı ifade edilmiştir.

Constructions of nationalism in Syria - from historical roots to the Syrian uprising

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Uluslararası İlişkiler (İngilizce) Bilim Dalı
Bu çalışma, Suriye Milleti düşüncesinin nasıl geliştiği ve bu düşüncenin destekçileri için ne anlama geldiği ile ilgili tarihsel kökenlerden yola çıkarak, Suriye ayaklanmalarının başladığı döneme kadar, Suriye'deki milliyetçi teorilerin gelişimini incelemektedir. Çalışmanın hareket noktasını Suriye'deki milliyetçilik olgusunu geniş ve karşılaştırmalı perspektiften ele alan, Suriye'deki milliyetçiliğin farklı dallarını inceleyen ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini ve uyuşmazlıklarını analiz eden literatürde gözlemlenen boşluk oluşturmaktadır. Tez iki ana bölümden oluşmaktadır. İlkinde, Suriye'de milliyetçiliğin tarihsel inşası analiz edilmektedir. Bu bölümde şu sorulara cevap aranmıştır: Suriye kimliği nasıl inşa edildi; Suriye Milliyetçiliği hangi işlevleri yerine getirdi; ve Suriye Milliyetçiliği diğer ideolojiler ve milliyetçiliklerle hangi bağlantılar içinde oldu? Tezin ikinci bölümünde ise, Suriye'deki modern milliyetçilik biçimleri ele alınmış; tarihsel kavramlarla olan devamlılığı incelenmiş ve ana uyuşmazlık noktaları belirlenmiştir. Teorik açıdan, bu çalışma, Ernst Gellner, John Breuilly ve Montserrat Guibernau'nun eserleri dahil olmak üzere, modernleşmeci Milliyetçilik okulu ve ulusların sosyal inşalar olduğu ana bulgusu üzerine yaslanmaktadır. Metodolojik açıdan, Butrus Al Bustani ve Jurji Yazdan gibi erken milliyetçi düşünürlerin eserleri incelenmiştir. Ayrıca, modern dönemlerdeki Milliyetçilik inşalarının analizi için, Suriye'deki aktörlerin siyasal programlarının içerik analizi yapılmıştır. Bu çalışma, Suriye'deki milliyetçi kimliklerin, Arap milliyetçiliği ve siyasal İslam gibi diğer ideolojilere ve etnisitelerle karşılıklı bağlantılarını daha derinden anlamamıza katkıda bulunmaktadır. Anahtar bulgulardan biri, Suriye ulusal ve siyasal varlığının uyumu anlamında dışlayıcı Suriye Milletçiliğinin kısa süre yaşamış bir olgu olduğu ve Suriye milliyetçilik inşasının, bunun diğer farklı etnik, dinsel ve politik kavramlardan yola çıkan kimliklendirmeler arasında yalnızca bir etmen olarak yer aldığı karma ideolojilerle yer değiştirmesidir.

Consumer attitudes and beliefs towards online advertising within the cultural context a study on Algerian and Turkish university student

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
İnternet, güçlü bir ticari potansiyele sahiptir. İnternetin bu ticari yönü, internet üzerinde reklamların yayınlanmasına yol açmıştır. Bu nedenle reklam pazarında, yeni medyanın paralel olarak gelişmesi nedeniyle bilgi tüketiminde de büyük bir gelişim görülmüştür. Yine de içinde bulunduğumuz yüzyıl, dünya genelinde insanların medya ve bilgileri tüketme biçiminde sürekli bir evrim dönemi niteliği taşımaktadır. Online reklam, reklamın gösterildiği sosyal medya platformları, web siteleri ve arama motorları gibi mecralar fark etmeksizin basit ve geniş bannerlar, skycrapperlar, pop up'lar, şeffaf flash ve pre-home gibi birkaç formatta gösterilmektedir. Literatür, kültürler arası farklılıkların genel olarak reklamın etkililiğinde ve özellikle online reklamda önemli bir faktör olduğunu göstermiştir. Bu şekilde bu çalışma, Türkiye ile Cezayir arasındaki kültürel boyutlar arasındaki farklılıkları ve ardından online reklama yönelik tutum ve inanışlar arasındaki farklılıkları keşfetmeye çalışmış ve kültürel boyutlar ile inançlar arasındaki ilişkiyi ele almıştır. Bu çalışma, bu yüzden betimsel yaklaşıma göre keşfedici bir araştırmadır. Çalışmada veriler online anket aracılığıyla toplanmıştır. Bu çalışmada Cezayirli ve Türk katılımcıların kültürel boyutlarla ilgili değerlendirmeleri ve düşünceleri arasındaki farklılıkları ve online reklama yönelik tutumları, sonra kültürel boyutlar ve tüketicilerin inanış ve tutumları arasındaki olası ilişkiyi görmek için sonuçların bir karşılaştırılması yapılmıştır. Sonuç olarak, Cezayir ve Türkiye arasında kültürel boyutlarda ve tüketicilerin tutumlarında bazı anlamlı farklılıkların olduğu bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: Online reklam, kültürel boyutlar, tüketici inançları, tüketici tutumları.

Consumer excuse mechanism for a less ethical choice and neutralization of unethical behavior: A study on Indian Chor Bazaar buying behavior

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2021 Pazarlama Bilim Dalı
Tüketiciler çoğu zaman çalıntı malları satın almak gibi etik dışı davranışlarda bulunmakta ve bu tartışmaya açık davranış yasal, sosyal, etik ve psikolojik açıdan bir çok durumu beraberinde getirmektedir. Bu çalışma, kara borsada etik olmayan tüketici karar mekanizmalarını kuramsal olarak açıklamakta ve meşru ve meşru olmayan ürünler söz konusu olduğunda tüketici tercihlerinin nasıl değiştiği konusuna ışık tutmaktadır. Tüketicilerin bilerek kara borsadan çalıntı mal satın aldığı bilinmektedir. Dahası, tüketiciler bu tartışmaya açık hareketlerinin tamamen farkındadırlar. Bu çalışma, etik açıdan tartışmaya açık davranışların, davranışsal ve psikolojik açıdan yansımalarını ortaya koymaktadır. Çalışma özellikle, çalıntı mal satın alan tüketicilerdeki suçluluk duygusu ve suçluluk uyandıran davranışları meşrulaştırmak için kendini savunma gerekçeleri ve mazeretlerinin rolünü, algılanan etik çatışmayı, ve bilişsel uyumsuzluğu araştırmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, tüketici mazeretleri ve nötrleştirme stratejileri ile tüketicinin etik olmayan satın alma davranışına ilişkin muhtemel anlayışı ve kapsamlı açıklamayı genişletmektedir. Çalışma, Tüketici Mazeret Mekanizması adlı kavramsal bir çerçeve önermiştir. Tüketici mazeret mekanizması, kısmen nötralizasyon teorisi ve tekniklerinin temelinden esinlenmiştir. Tüketici Mazeret Mekanizması, bireysel tüketicinin psikolojik sıkıntılarını nasıl hafiflettiğine ve sorgulanabilir davranışların öncülüğünde suçluluk hissinin ahlaki olarak nasıl üstesinden geldiklerine dair teorik bir açıklama önermektedir. Çalışma ile etik çatışma, bilişsel uyumsuzluk, tüketici suçu, tüketici mazereti ve nötralizasyon ve çalıntı malların satın alınması ilişkilerine odaklanan bir araştırma modeli önerilmiştir. Modeli test etmek için veri toplamaya yönelik web tabanlı bir anket yöntemi kullanılmıştır. Smart-PLS kullanılarak yapısal modeldeki neden-sonuç ilişkisini analiz etmek için Yapısal Eşitlik Modellemesi uygulanmıştır. Sonuçlar, çalınan malların satın alınmasının etik çatışma, bilişsel uyumsuzluk ve suçluluk gibi birçok psikolojik rahatsızlık ve olumsuz duygu ile sonuçlanabileceğini göstermektedir. Çalışmadaki bulgular, çalıntı malların satın alınmasında tüketici mazeretinin ve nötrleştirmenin kolaylaştırıcı rolünü doğrulamaktadır. Elde edilen sonuçlara göre, tüketici suçu ile çalınan malların satın alınması arasındaki negatif ilişki, tüketici mazereti ve nötralizasyon oranı yüksek olanlar için daha zayıf olacaktır. Analiz, tüketicilerin, etik olmayan satın alma davranışının psikolojik sonuçlarını hafifletmek için tüketici mazeretini ve nötrleştirmeyi bir suçluluk hissi yönetimi stratejisi olarak kullandığını göstermektedir.

Consumer reactions to manipulative act Greenwashing in the lodging industry

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2019 Pazarlama Bilim Dalı
Konaklama sektöründe Yeşil Aklama ya ilişkin manipülatif hareketin giderek artması, yeşil uygulamalara yönelik girişimlerin, daha hakiki / gerçekçi iddialar üzerine vurgu yapilarak gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Tüketici davranışlarının gelecekte daha sürdürülebilir olmaya teşvik edilmesinde ve değiştirilmesinde etik pazarlamanın önemli bir rolü vardır. Bu çalışma, konaklama endüstrisinde manipülatif Yeşil Aklama hareketi tüketici tepkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, denekler arası dizayndan faydalanılarak senaryo temelli bir deney üzerinden yapılmıştır, anketler çevrim içi platformlar aracılığıyla dağıtılmıştır ve katılımcılar her iki gruptan birine (Kontrol/ Uygulama) rastgele/seçkisiz atama yöntemiyle seçilmıştır. Örneklem hedefi 400'dür ancak katılan kişi sayısı 353'tür. Bu çalışmada iki yapısal model geliştirilmiştir, bu çalışmanın ilk yapısal modelinde Şüphecilik, Otel çamaşırlarının (çarşaf, havlu, nevresim takımı) yeniden kullanımı programına katılma niyeti, Tekrar ziyaret etme niyeti, Dindarlık, Toplulukçuluk/ Kollektivizm ve Ekolojik bilinç arasındaki doğrudan etkileri incelemek için geliştirilmiştir. Ayrıca, Şüpheciliğin aracılık etkisi, Grupun (Çıkarcı) ve Çevreye yönelik ilgi ise konrol etkeci olarak bulunmuştur. Çalışmanın ikinci modelinde Dindarlık, Toplulukçuluk/ Kollektivizm ve Ekolojik bilinç değişkenlerinin birlikte, Otel çamaşırlarının (çarşaf, havlu, nevresim takımı) yeniden kullanımı programına katılma niyeti ve Tekrar ziyaret etme niyeti üzerinde doğrudan etkileri incelenmıştır. Sonuçların ışığı altında şüpheciliğin en önemli öngöstergelerinin sırası ile toplulukçuluk ve dindarlık olduğu görülmektedir. Otel çamaşırlarının (çarşaf, havlu, nevresim takımı) yeniden kullanımı programına katılma niyetinin en önemli belirleyici etkenleri ise sırasıyla ekolojik bilinç ve toplulukçuluk şeklinde ortaya çıkmıştır. Toplulukçuluk faktörü aynı zamanda tekrar ziyaret etme nedenini belirleyen en önemli faktör durumundadır. Tekrar ziyaret etme niyetini etkileyen en önemli ikinci faktör ise şüpheciliktir. Din ile tekrar ziyaret etme niyeti arasındaki ilişki hariç modeldeki tüm ilişkilerde kısmi aracılık etkisi söz konusudur. Diğer yandan, dindarlık ve toplulukçuluğun şüphecilik üzerindeki etkisinin de kontrol grubunda deney grubuna kıyasla kayda değer ölçüde düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca, çevreye yönelik ilginin şüphecilik ile Otel çamaşırlarının (çarşaf, havlu, nevresim takımı) yeniden kullanımı programına katılma niyeti arasındaki ilişkiyi olumlu yönde etkilediği fakat çevreye yönelik ilgi ve tekrar ziyaret etme niyeti arasındaki ilişkiyi anlamlı düzeyde etkilemediği bulunmuştur. Son olarak, çalışmanın ikinci yapısal modelinde incelenen dindarlık, kollektivizm ve ekolojik bilinc değişkenlerinin, yeniden kullanım niyeti ve yeniden ziyaret etme niyeti üzerinde en anlamlı etkisi olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Yeşil Aklama, Şüphecilik, Dindarlık, Toplulukçuluk, Ekolojik bilinç, Konaklama Endüstrisi

Context-aware caching in IoT for wireless network

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Bilgisayar Mühendisliği Bilim Dalı
Kablosuz haberleşme, İnternet omurgası üzerinden çok sayıda hizmet bağlamak için giderek daha fazla kullanılmaktadır. Önbelleğe alma, içerikleri Internet üzerinden verimli bir şekilde sunmak için bir yol olarak kabul edilir. Ancak, Nesnelerin İnterneti (IoT) kavramının tanıtılmasıyla birlikte yeni gereksinimler ortaya çıkmaktadır. Geleneksel İnternet trafiğinin aksine, IoT verileri geçicidir ve bazen üretici tarafından yenilenir. Ayrıca IoT cihazları, enerji, depolama ve işlem yetenekleri bakımından kısıtlı kaynaklara sahip olabilir. Bu çalışmada, IoT ağlarında belirli bir anda önbellekleme ihtiyacını proaktif olarak öğrenen ve önbellek isabet oranını iyileştirmek için önbellek verilerini değiştiren yeni bir önbellekleme yaklaşımı sunuyoruz. Bu yaklaşım, kullanıcının merkezi bir yapıdan veri almasını beklemediğinden uygulamaya daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunar.

Continuity and change in the Soviet and Russian foreign policies in the Middle East: The cases of Egypt and Libya (1943-2017)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Bu çalışma, modern tarih boyunca Rusya'nın Mısır ve Libya'ya yönelik dış politikasındaki süreklilik ve değişim bileşenleri incelemeyi ve açıklamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma farklı dönemlerde bu Arap devletlerine yönelik Rus dış politikasını belirlemede önemli rol oynayan faktörleri bulmaya çalışıyor. Bunu yapmak için birincil araştırma sorusu ve beş alt araştırma sorusu öne sürülmüştür. Başlıca araştırma sorusu şu şekildedir: Rusya'nın tarih boyunca Mısır'a ve Libya'ya yönelik izlediği dış politika çizgisi nedir? Ana araştırma sorusunu açıklığa kavuşturmak için aşağıdaki beş alt soru yardım etmektedir: 1. Rusya'nın Orta Doğu'ya ve özellikle Mısır'a ve Libya'ya yönelik başlıca dış politika ilkeleri nelerdir? 2. Mısır'a ve Libya'ya yönelik Rus dış politikası Sovyetler Birliği döneminde ve çöküşünden sonra ne kadar farklı oldu? 3. Rusya, Mısır ve Libyadaki devrimleri nasıl algıladı? 4. Arap devrimleri Rus-Mısır ve Rus-Libya ilişkilerini nasıl etkiledi? 5. Arap devrimleri sonrası Mısır'a ve Libya'ya yönelik yeni Rus politikasının ana hatları nelerdir? Mısır'a ve Libya'ya yönelik çağdaş Rus dış politikasını araştırmak için araştırmada yorumlayıcı yaklaşım ve tanımlayıcı tarihsel yöntem uygulandı. Bilgi kaynakları olarak hem ilk hem de ikinci el kaynaklar kullanıldı. İlk el kaynaklar olarak dış politika doktrinlerin ve sözleşmelerin metinleri kullanılmıştır. İkinci el kaynaklar olarak kitaplar, akademik ve analitik makaleler, yayınlanmış doktora tezleri ve haberler kullanıldı. Söz konusu kaynaklar İngilizce, Rusça ve Türkçe dillerindedir. Mısır'a ve Libya'ya yönelik Rus dış politikasını incelemek üzere Rusya'yı etkileyen iç ve dış ekonomik, siyasal ve sosyal faktörler titizlikle incelendi. Birinci bölümde SSCB-Mısır ve SSCB-Libya ilişkileri ele alındı. İkinci kısım, Rusya Federasyonun bu devletlere yönelik dış politikasını ele aldı. Üçüncü kısım, Mısır'da ve Libya'da yakın zamanda yaşanan olaylar ve Rusya'nın bu ülkelerde yaşanan ani dönüşüme karşı tepkisi ve izlediği politikası incelendi.

Conversion of nonstandard fuel-oil into usable fuel via hydrocracking process and characterization of product profile

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Bu çalışmanın amacı hidrojenle parçalama işlemi ile bir petrokimyasal atığı kullanılabilir bir yakıt haline dönüştürmektir. Petrokimya endüstrisinde standart dışı veya yan ürünler oluşmaktadır. Çevresel ve ekonomik açıdan bu ürünlerin kimyasal hammadde veya yakıt olarak kullanılması oldukça önemlidir. Standart dışı Fuel Oil bir petrokimya kompleksi'nin Nafta Buhar Parçalama (NSC) ünitesinin yan ürünüdür. Bu ürünün miktarı, Aliağa Petkim A.S-de etilen fabrikasından elde edilen ve NSC ünitesine verilen naftanın yaklaşık olarak yüzde 4'ü kadardır ve yıllık Standart dışı Fuel Oil miktarı ise yaklaşık olarak 95000 tondur. Bu çalışmada Aromatik yağın (ARCFO veya Standart dışı Fuel Oil) hidrokraking rafineri ünitesinde, bu ünitenin ham maddesi olan ağır vakum gaz yağı birlikte işlenerek hafif petrol ürünlerine dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Katalizörle veya katalizörsüz hidrokraking tepkimeleri farklı sıcaklıklarda (400, 425 ve 450 °C) 60 dakika süreyle, 6.0 MPa başlangıç hidrojen basıncında ARCFO için gerçekleştirildi. Katalizör olarak ticari DHC-8 katalizörü kullanıldı. Katalizörün ve sıcaklığın sıvı ürünün verimine ve özelliklerine etkisi üzerine araştırmalar yapıldı. Ardından bu işlemler, farklı oranlarda ARCFO ve ağır vakum gaz yağı karışımı ile 450°C'de termal ve katalitik koşullarda gerçekleştirildi. Sıvı fazdaki ürünlerin 1H NMR ve GC ile analizleri yapıldı ve Br sayısı belirlendi, sıvı ürünlerin asfalten miktarları belirlendi ve asfaltenlerin özellikleri FT-IR ve elemental analiz sonuçları ile aydınlatıldı. Ayrıca, asfaltenden ayrılan (deasfaltlanmış) sıvı kısımları, kolon kromatografisi yardımıyla alifatik, aromatik ve polar fraksiyonlara ayrıldı ve her kombinasyonun yüzdeleri hesaplandı. Tüm örnekler için alifatik fraksiyonların GC ile analizi gerçekleştirildi.

Co-operation between states on intercountry adoption and protection of children in the private international law

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Milletlerarası Özel Hukuk Bilim Dalı
Yıllardır çocuk koruma çok karmaşık bir konudur. Çocukların korunması, çocukların istismar, şiddet, insan ticareti, evlilik ve işçilikten korunması ve ailelerinden ayrılmasıdır. Çocukların korunması, çocukları istismar ve şiddete karşı korumanın ve korumanın önemli bir parçasıdır ve şirketin sorumluluğunun bir parçasıdır ve çocukların güvenliği ile temas eden tüm önlemlerin azaltılmasına yardımcı olabilir. Koşullara bakılmaksızın, aileleri tarafından istenmeyen ve terk edilmiş çocuklar için çok iyi bir fırsat onların evlat edinilmesidir. Her Devlet, çocukların daha iyi ve daha mutlu bir yaşama sahip olmalarını sağlamalıdır ve bu Devlette yoksulluk nedeniyle mümkün değilse, ülkeler arası kabullenme onlar için en iyi seçenektir. 1993 Lahey Evlat Edinme Sözleşmesi, ülkeler arası kabulün ciddi ve karmaşık insani ve hukuki sorunlarına yanıt vermek için geliştirilmiştir. Ülkeler arası evlat edinmenin, kendi ülkelerinde uygun bir ailenin bulunamayacağı çocuklara kalıcı bir aile avantajı sağlayabileceğini kabul eder. 1993 Lahey Evlat Edinme Konvansiyonu, çocuğun yüksek yararının evlat edinmedeki en önemli husus olacağını belirtmektedir. 1993 Lahey Konvansiyonu, menşe Devletlerin ve kabul eden Devletlerin yetkilileri arasında, ülkeler arası kabulün en iyi evlat edinme uygulamalarını ve istismarların ortadan kaldırılmasını garanti altına alan koşullar altında gerçekleşmesini sağlamak üzere tasarlanmış bir işbirliği sistemi kurar.

Copper removal from ammoniacal spent etchant by using magnetic nanoparticles

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2016 Diğer
Bu çalışmanın ana amacı kapsız ve polimer kaplı Fe3O4 manyetik nanoparçacıkların (MNP) amonyaklı aşındırıcı atık sıvılardan bakır iyonu (Cu2+) giderim kapasitesini değerlendirmektir. Bu amaca yönelik olarak, Fe3O4 manyetik nanoparçacıkları üretilerek kitosan, polivinil pirolidon (PVP), oleik asit ve polivinil alkol (PVA) polimerleri ile kaplanmıştır. 20 oC sıcaklık ve pH 9.5 koşullarında elde edilen maksimum bakır adsorpsiyon kapasiteleri sırasıyla 204.6 mg/g, 189.3 mg/g, 165.3 mg/g ve 160.7 mg/g olarak ölçülmüştür. Buna karşılık, hem laboratuvarımızda hazırlanmış olan hem de ticari olarak satılan (Aldrich) kapsız Fe3O4 manyetik nanoparçacıkların-ın adsorpsiyon kapasiteleri sadece 23.6 mg/g ve 15.4 mg/g olduğu laboratuvar çalışmaları ile ortaya konmuştur. FTIR analizi, polimerlerin Fe3O4 MNP yüzeyine başarılı olarak kaplandığını göstermiştir. Zeta potansiyel sonuçları, kapsız MNP'lerin sıfır yük noktası pH'ının (pHpzc) 3.8 civarında olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte bu çalışmada kullanılan tüm MNP'ler pH 9.5 civarında negatif zeta potansiyel değeri göstermiş olup bu durum daha fazla Cu2+ iyonunun MNP yüzeyine adsorplanabilirliği anlamına gelmektedir. Genel olarak, bu çalışmada elde edilen sonuçlar, literatürdeki sonuçlarla uyumludur ve yüzeyi polimer ile kaplanmış Fe3O4 MNP'lerin kapsız MNP'lere göre daha iyi adsorpsiyon sağlayabildiği ve bu MNP'lerin su ve atıksularda bakır ve diğer ağır metallerin giderimine yönelik adsorpsiyon çalışmalarında kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Coreference resolution sieve based on answer set programming

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Özet Çözüm Kümesi Programlama tabanlı Esgönderge Çözümlenmesi Ele^gi Coreference (e¸sgönderge) çözümlenmesi, cümleleri ve aynı gerçek dünya varlı^gını ifade ettikleri takdirde metin içindeki edatları ba^glama i¸sine verilen isimdir. Bu görevde yüksek ba¸sarı elde etmek bilgi ve semantik gerektirir, örne^gin; Obama ve ba¸skan kelimeleri arasında ba^glantı kurulmalı ya da içerik bilgisine ba^glı olarak, mesela bu bilgi makalenin tarihi olabilir, o takdirde bu iki kelime arasında ba^glantı kurulmamalıdır. Modern son teknoloji coreference çözümlenmesi methodları istatistiksel yöntemleri veya kuralları veya her ikisini birden kullanır, ancak nadiren metnin yüzeyinin ötesine geçer. Bu çalı¸smada Stanford dcoref coreference çözümlenmesi mimarisinin, bilginin entegrasyonunu sa^glayacak hesaplama mantı^gı kullanarak uyarlanmasını önerilmektedir. Stanford Sieve deterministik mimarisini uygulamak için temel bir kural çerçevesi tanımlanmaktadır, bu da deterministik parçayı gerçekle¸stirmenin uygun oldu^gunu göstermektedir. Yaptı^gımız i¸s, deterministik mimariyi nondeterministik hale getirmeye yönelik ilk adımdır. Vizyonumuz, yeni mimarinin, (i) ba^glantılar üzerinde kısıtlamalar getirmesi ve (ii) sı^g semantik bilgiye dayalı olarak ke¸sfedilemeyen ba^glantılar için yeni adaylar üretebilmesi için, yeni mimarinin anlambilimsel bilgiyi bütünle¸stirmesine olanak tanımasıdır. Çerçevemizle elde etti^gimiz deneysel sonuçlar, hesaplama mantı^gının istenen esnekli^gi sa^gladı^gını, bununla birlikte çok daha fazla kaynak gerektirdi^gini önermektedir. Bu, kuralları daha az sürdürülebilir hale getiren performans kurallarını ayarlayarak önlenebilir ve ileride otomatik kural tabanlı optimizasyon algoritmalarının geli¸stirilmesinde kullanılması önerilmektedir .

Corporate governance in publicly-owned enterprises in kosovo from stakeholder perspective

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2021 Yönetim ve Organizasyon (İngilizce) Bilim Dalı
Kamu Şirketleri devlete aittir, ancak sahiplerinin çıkarlarını korumak için üst yönetimi denetleyen yönetim kurulu tarafından yönetilir. Kurumsal yönetim kavramı, işletmelerin başarılı bir şekilde yönlendirilmesini ve performans göstermesini sağlamak için bu taraflar arasındaki ilişkiyi sağlar. Dünyanın en büyük işletmelerindeki muazzam tarihsel yolsuzluk skandalları ve muhasebe dolandırıcılığı uygulamaları, daha büyük yönetişim mekanizmalarına olan ihtiyacı sağladı ve dünya çapında kurumsal yönetişimin önemini artırdı. Gelişmekte olan bir statüye ve geçiş ekonomisine sahip yeni bağımsız bir devlet olarak Kosova, diğerlerinin yanı sıra yüksek yolsuzluk oranıyla karşılaşmaya devam ediyor. Çeşitli kurumsal faktörlerden etkilenen Kamu Şirketlerinde kurumsal yönetişim çerçevesi ve paydaşlara karşı hesap verebilirlik zayıf kalmaktadır. Bu çalışmanın amacı, merkezi Kamu Şirketleri arasında kurumsal yönetişim çerçevesinin gelişimini analiz etmek ve bu işletmeler arasında kurumsal yönetişim uygulamalarını etkileyen faktörleri incelemektir. Çalışma, veri toplama yöntemleri olarak yarı yapılandırılmış görüşmeler ve anket kullanırken, araştırmaya dayalı sıralı karma yöntem yaklaşımını kullanır. Katılımcıları örneklemek için olasılık-amaçlı olmayan ve yargısal örnekleme yöntemleri kullanılır. Tezin ilk aşaması, görüşmelerin yapıldığı ve bilgilerin doğrudan ilgili paydaşlardan toplandığı kurumsal yönetim uygulamalarının nitel bir araştırmasıdır. Bu ilk araştırmadan, nitel bulgular değerlendirme ölçütlerini ve daha büyük bir örnekleme uygulanan anketini geliştirmek için kullanılır. Geçici olarak planlanan kantitatif aşamada, veriler kurul üyeleri, yöneticiler, denetçiler ve akademisyenler dahil olmak üzere diğer paydaşlardan uygun yerlerinde toplanır. Böylelikle veri toplama, görüşmeler yoluyla ilk nitel veri toplama aşaması ve ardından anketler kullanılarak nicel veri toplama ile iki aşamada gerçekleşmiştir. 22 Temmuz - 10 Eylül 2019 tarihleri arasında toplam yirmi üç görüşme yapılmış ve yüz otuz yedi anket analiz edilmiştir. Niteliksel veriler bir matris formatında yazılır ve kodlanır ve analitik amaçlar için Nitel Veri Analizi (QDA) Yazılımı kullanılır. Nicel veriler, Sosyal Bilimler İstatistik Programı (SPSS) aracılığıyla analiz edilirken, sonuçları yorumlamak için kurumsal teori benimsenir. Bu çalışma, Kamu Şirketleri arasındaki kurumsal yönetişim çerçevesinin az gelişmiş bir aşamada olduğunu, sık politik müdahalelerden ve profesyonel olmayan kurulların varlığından etkilendiğini ortaya koymaktadır. Bu, Kamu Şirketlerin zayıf performansına ve düşük düzeyde şeffaflık ve hesap verebilirliğe yol açar. Zorlayıcı izomorfik baskılar bazı iyi kurumsal yönetişim uygulamaları girişimlerine yol açarken, ağırlıklı olarak siyasi güdümlü sosyo-kültürel faktörlerden kaynaklanan normatif izomorfik eğilimler uygulama sürecine müdahale etmiştir. Bu çalışma, kurumsal yönetim uygulamalarını iyileştirmek için yasal hükümleri ve kurumsal yönetişim kurallarını gözden geçirme

Corporate investment and cash flow sensitivity: Evidence from Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2012 Muhasebe Finansman Bilim Dalı
Mali kısıtlamalar ve şirketlerin yatırım kararlarının etkilerini anlamak, makroekonomi ve mikroekonomi alanlarının araştırmasında önemli bir konudur. Makroekonomi açısından bakıldığında, mali kısıtlamaların yatırım kararları üzerinde etkisinin tanımlanması, para politikasının reel ekonomiyi etkileme mekanizması hakkında önemli bilgiler sağlar. Mikroekonomi alanında, mali kısıtlamaların etkilerini anlamak, firmaların kurumsal finansman davranışlarını ve firmalarda firma faaliyetlerinin heterojenliğinin öneminin anlamasına katkıda bulunur. Bu çalışma, 2009-2012 periyodu için Türk imalat sanayindeki firma-düzeyi veri setini kullanarak ve farklı ampirik stratejileri ve ekonometrik teknikleri uygulayarak, mali kısıtlı ve kısıtsız Türk şirketlerini nakit akışlarının yatırıma etkisini incelemektedir. Bu tezin sonucu, Fazari, Hubbard ve Peterson (1988) çalışmalarının sonucu ile aynıdır. Türkiye?deki mali kısıtlı şirketlerin yatırıma karşı epeyce duyarlı oldukları saptanmıştır. Bunun dışında Türkiyede mali kısıtlı şirketler dış kaynaklı fon sağlamaya sınırlı erişime karşı karşıyadırlar.

Corporate reputation and business outcomes: An emperical study in Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Diğer
Bu çalışmanın temel amacı, kurumsal itibar boyutlarının- Yönetim, Kalite, Çalışma Markası, Kurumsal Sosyal Sorumluluk, Duygusal Bağlılık ve Tanınma sonuçlarıyla nasıl ilişkilendirildiğini incelemektir. Ayrıca, kurumsal itibar boyutlarının iş sonuçları üzerindeki etkisi de bu araştırmanın temel amacıdır. Bu nedenle, üç istatistiksel teknik: korelasyon katsayısı, dağılım grafiği ve olağan en küçük kareler (OLS), çalışmada kullanılmıştır. Araştırma yedi kurumsal itibar boyutu, beş sonuç göstergesi ve on bir sektörden oluşmaktadır. İstatistiksel teknikler yoluyla değişkenler incelendikten sonra, çalışma güçlü bir pozitif korelasyon ve kurumsal itibar boyutları ile sonuç göstergeleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Sonuçta herhangi bir şirket, iş sonuçlarının sağlamlığını, başka bir değişle, müşterilerinin olumlu algılarını, sağlamak istiyorsa, kurumsal itibar boyutlarının değerini arttırmaya yoğunlaşmalıdır.

Corporate tax planning and financial performance of listed financial firms in Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Muhasebe Finansman Bilim Dalı
Kurumlar vergisinin zorunlu niteliği, şirketleri, vergilendirmenin kurum kazancı üzerindeki olumsuz etkisinin en düşük seviyeye düşürülmesini sağlayacak araçlar geliştirilmesine neden olmuştur. Bu bağlamda bu çalışmanın amacı, Türkiye'de kurumlar vergisi planlama stratejileri ile borsaya kote finansal şirketlerin finansal performansı arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Çalışmada BİST endeksine kote olan finansal şirketlerin finansal verilerinden hareketle dinamik panel veri analizi yöntemlerinden Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi (GMM) kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışma, kurumlar vergisi planlama değişkenlerinin, söz konusu finansal performans boyutuna bağlı olarak, ülkedeki borsaya kote finansal sektörde faaliyet gösteren şirketlerinin finansal performansı ile pozitif ve negatif anlamlı ilişkilerinin olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle, etkin vergi oranı ve vergi planlama stratejilerinin riskliliği, firmaların karlılığı, büyümesi ve piyasa değeri ile önemli bir ilişkisi olduğunu göstermiştir. Ticari kar ve mali kar arasındaki farkın, firmaların karlılığı ve piyasa değeri ile anlamlı bir ilişkisi olduğunu göstermektedir. BİST endeksine kote edilmiş Çokuluslu şirketlerin kârlılık ve likidite pozisyonu ile önemli bir ilişki gösterirken, örtülü sermaye ve mali varlıkların, Türkiye'deki borsada işlem gören finansal firmaların piyasa değeri ve likidite pozisyonu ile önemli ölçüde ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma, Türkiye'de kurumlar vergisi planlama stratejilerinin borsaya kote finansal şirketlerin finansal performansı üzerinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışma, vergi makamlarının ülkedeki kurumlar vergisi oranını düşürmesi gerektiğini önermektedir. Ülkedeki kurumlar vergisi planlamasıyla ilişkili risk seviyesinde bir artış sağlamalıdırlar. Buna karşın BİST endeksine kote şirketlerin, kârlılıklarını ve piyasa değerlerini artırmak için ticari ve mali karları arasındaki farkın açılması için önemli stratejik araçlardan vergi planlamasına önem vermelerini gerekli kılmıştır.