Thesis Search




SEARCH RESULTS

Corrosion and wear characterization of cryogenic treated AM60 and AZ91 alloys

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Bu çalışmada, -196 oC'de 48 saat kriyojenik işlem görmüş ve görmemiş AZ91 ve AM60 magnezyum alaşımlarının korozyon ve aşınma özellikleri incelenmiştir. Bu malzemelerin korozyon performansı, ağırlıkça % 0.9 NaCl içeren izotonik çözeltide test edildi. Korozyon performansını değerlendirmek için açık devre potansiyel ölçümü (OCP), potansiyodinamik polarizasyonu, dönüşümlü voltametri (CV) ve elektrokimyasal empedans spektroskopisi (EIS) gibi elektrokimyasal yöntemler kullanılmıştır. Öte yandan, AZ91 ve AM60 magnezyum alaşımlarının aşınma performansı 1 N, 3 N ve 5 N yükleri altında kuru ve ağırlıkça % 0.9 NaCl izotonik çözelti ortamında tribometre (pin-on-disk metodu) kullanılarak araştırılmıştır. Yapılan çalışma sonucunda, kriyojenik işlem görmüş AZ91 ve AM60 numunelerinin işlem görmemiş numuneye kıyasla üstün korozyon direncine sahip olduğunu göstermektedir. OCP sonuçları, kriyojenik olarak muamele edilmiş AZ91 ve AM60 alaşımlarının 1 saat sonra ısıl işlem görmemiş numunelere göre daha iyi performans gösterdiği saptanmıştır. Diğer taraftan, kriyojenik olarak işle görmüş AZ91 ve AM60'ın pasivasyon bölgesinin geniş ve anodik çukurlaşma potansiyelinin (Epit) işlem görmemiş numunelere göre anodik olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, kriyojenik ısıl işlem görmüş numuneler AZ91 ve AM60 alaşımlarının düşük korozyon reaksiyonlarına sahip olduğu EIS yöntemiyle tespit edilmiştir. Aşınma testinde, aşınma izlerinin artan yük ile beraber genişliğinin arttığını tüm numuneler için görülmüştür. Bunun yanında, düşük (1 N) ve orta yükte (3 N) ısıl işlem görmüş numunelerin aşınmaya karşı daha dirençli olduğu tespit edilmiştir. Kuru ortamda kriyojenik işlem görmüş numunelerin aşınmaya karşı daha dirençli fakat ağırlıkça % 0.9 NaCl çözelti ortamında ısıl işlem görememiş numunelere göre aşınmalarının zayıf olduğu belirlenmiştir.

Cosmological Implications of Affine Gravity

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2018 Fizik Bilim Dalı
Bu tezin temel amacı yalnızca afin teoresini içeren gravitasyon kurumanın ve onun kozmolojik uygulamalarının bazı ilginç yönlerini açığa çıkartmaktır dikkatimizi özellikle bu kuramın kozmolojik enflasyona uygulandığı zamanki sonuçlarına vereceğiz. Öncelikle belirtmek gerekir ki uzunluk ve açı kavramları olmaksızın jeodeziklerden oluşmuş afin uzay zamanı gravitasyon ile ilintili olup maddeyi kapsamaz. Bu tez çalımasından afin uzay zamanında madde dinamiğinin göze çarpan özelliklerini göstermesi beklenmektedir ve bu çalışma metriksel gravitasyon ile vakum hali arasındaki yakın ilişkiyi ortaya koyabilir. Çalışmanın dikkat çekici bir uygulaması enflasyon rejimidir. Burada afin gravitasyonun sadece kendine özgü bir metrik tensörü tercih ettiği gösterilmiştir. Öyle ki inflatonun minimal almayan bağlaşımdan minimal olana geçişi sadece inflatonun yeniden tanımlanması vasıtasıyla gerçekleştirilir. Bu bize konformal çerçevelerden kaçınmamız için imkan sağlamıştır. Aslında, metrik gravitasyonunun aksine, afin gravitasyondaki metrik tensör üretilmiş olup, öncelikli olarak pöstüle edilmemiştir, bu nedenle bu tensör aksiyonlarda görünmemektedir ve konformal dönüşüm bir anlam ifade etmemektedir. Sonuncu ama son derece önemli noktalardan bir tanesi de, sadece afin bağlantısı ve skaler alanları içeren basit bir yapı üzerinden metrik gravitasyonunun nasıl indüklendiğini göstermeye çalıştık. Genel görecelilik klasik olarak sadece vakumda meydana gelmiştir ve gravitasyonun bu görünüşü, standart indüklenmiş gravitasyondaki kuantum düzeltmeler aracılıgıyla olmadan, sadece klasik olarak uzayın metrik elastikiyetini oluşturmak için yeni bir yol olarak göz önünde bulundurulabilir. Bu tez, dinamiksel olarak madde ve kozmolojik sabitin her ikisini de anlamak amacıyla, daha yüksek boyutlu belirli bir manifold içerisinde afin gravitasyonunu inceleyerek sonuçlandıracaktır.

Cost efficiency analysis of asphalt pavement applications in road construction according to different countries

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2020 Diğer
Her ülke, vatandaşlarına yaşam ve refah için iyi bir standart sağlaması yönünde büyük bir baskı altındadır. Karar verme sürecini çevreleyen pek çok engel bulunabilmekte beraber her ülkenin farklı faaliyetleri için bir performans ölçümü yapması gerekir. Ulaşım altyapısı, özellikle karayolu ulaşımında insanların ve yük hareketliliğinin kolaylaşdırılabilmesi için büyük bir katkı sağlamaktadır. Bu araştırmada yol altyapısının önemli bileşenlerinden biri olarak asfalt üzerine odaklanmıştır. Bu çalışmanın amacı, etkinlik ve maliyet etkenlik analizini kullanarak farklı ülkeler için asfalt performansını ölçmektir. Farklı ülkelerde asfalt uygulamalarına karşı farklı tutumlar olabileceğinden, farklı ülkelerin gruplanması için iki kümeleme yöntemini kullanma tercih edilmiştir onlar; Küme Analizi ve Çok Boyutlu Ölçekleme Analizi (ÇBÖA). Daha sonra, Karar Verme Birimleri (KVB'ler) veya ülkelerin kümeleme analiz sonuçlarına göre ve Türkiye'yi kendi kuruluşlarından biri olarak gösteren gruba odaklanarak çıktı- odaklı Veri Zarflama Analizi (VZA) kullanmıştır. Bu analiz kapsamında, girdi ve çıktıların üç senaryosu önerilmiştir. Önerilen üç senaryoya göre maliyet etkinlik oranları da hesaplanmıştır. Son olarak da, etkin ve uygun maliyetli olan KVB'ler ve değişkenlerin sıralaması için Gri İlişkisel Analiz (GİA) uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Farklı Ülkeler, Performans Ölçümü, Ülkelerin Gruplanması, Küme Analizi, Çok Boyutlu Ölçekleme Analizi, Etkinlik Analizi, Maliyet Etkinlik Analizi, Veri Zarflama Analizi, Gri İlişkisel Analizi

Cour Penale Internationale et etats de l'Afrique Subsaharienne: Analyse des raisons et consequences d'une cooperation

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Fransızca 2015 Uluslararası İlişkiler Bilim Dalı
Son 25 yıllık zaman zarfında, Sahraaltı Afrikası, iç karışıklıklar ve savaşlar yüzünden ciddi suçların işlenmesinin kolaylaşması sebebiyle insan hakları ihlallerinin tekrarlandığı bir yer olmuştur. Bu suçlar karşısında, bölgede geçikmiş bir önleme sistemi oluşturulmuştur. Ancak sistem, ciddi suçların cezalandırılması ve mağdurlara adalet sağlanması amacıyla bu suçların esas faillerinin yargılanması ve sosyal statüye bağlı olarak hiçbir dokunulmazlık gözetilmeksizin suçların cezasız kalmasıyla mücadele edilmesinde etkisiz kalmıştır. Öyle ki ; Uluslararası Ceza Mahkemesi, ciddi suçların gerçek sorumlularının yargılanması ve mahkum edilmesinde Devletlerin isteksizliğinin ve bu suçların faillerini yargılamaya muktedir kurumların olmayışının doğurduğu boşluğu kapatmak için kurulmuştur.

Covıd-19'un sosyal ve ekonomik etkilerine üzerine bir analiz

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Diğer
II. Dünya savaşından bu yana yaşanan en büyük kriz olan COVİD-19, milyonlarca insanın ölümüne ve dünya ekonomisinde dikkate değer bir sarsıntıya neden olmuştur. Bu ekonomik ve sosyal kriz hükümetler için büyük zorluklara neden olduğu için bu çalışmada, COVİD-19 krizi ile birlikte ortaya çıkan önemli sorunlar ele alınmıştır. Öncelikle bu salgının sağlık sistemi ve sosyal etkileri üzerinde durulmuştur. Ancak salgının kontrol edilmesine yönelik olarak bütün ekonomilerin başvurduğu seçeneklerden biri olan kapanmanın ekonomiler üzerinde, üretimin düşmesi ve işsizliğin artması başta olmak üzere olumsuz etkileri olmuştur. Kapanmanın insanların yaşamsal varlığını korumaktır. Ancak bu kapanmaların ekonomiler üzerinde olumsuz etkileri olduğu bilinmektedir. Kapanmaların iktisadi olarak en fayda maliyet analizi farklı yöntemler ile analiz edilmiştir. Aynı zamanda İslam dinin bu tür salgınlar durumunda nasıl bir yaklaşımda bulunduğu ortaya konulmuş ve konveksiyonel yöntemlerle karşılaştırılacak şekilde analiz edilmiştir. Araştırmanın odaklarında birini oluşturmuştur. Kovid-19 başta sağlık olmak üzere kamu harcamalarının hızla artmasına neden olmuştur. Bir yandan ekonomilerin daralması ve dolayısıyla düşün vergi gelirlerine karşın kamunun ekonomileri desteklemek üzere çeşitli destek paketleri nedeni ile önemli düzeyde harcamalarının artması nedeni ile kamu açıkları yükselmiştir. Artan kamu açıklarının finansmanı için borçlanma ve para politikalarına başvurulmuştur. Salgının neden olduğu sorunlarla mücadele etmek için kamu kesimini başvurduğu konveksiyonel politika seçenekleri ile İslam ekonomisinin salgının neden olduğu ekonomik sorunlarla mücadele etmek için önerdiği politika seçenekleri analiz edilmiştir. İslam ekonomilerin tarihsel bu tür olağan dışı durumlarla mücadelede ne tür seçeneklere başvurulduğuna ilişkin tarihsel tecrübeler analiz edilmiştir.

Creation of web-based application for earthquake hazard analysis by GIS and AHP

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Coğrafi Bilgi Sistemleri Bilim Dalı
Son yıllarda, internetteki coğrafi bilgilerin dağılımı bilgi sağlayıcılar için bağlayıcı bir faktör olmuştur. İnternet, topluluğun tüm seviyelerinin coğrafi bilgilere erişmesine izin verir ve konumla ilgili herhangi bir kısıtlama olmadan konumla ilgili bilgileri ele alması için medya sağlar. Depremler, Dünyada yaşayan herkes, sismik olarak aktif bölgelerde yaşayan dünya nüfusunun% 20'si ve kaçınılmaz bir risk oluşturur ve gelecek 50 yıl boyunca, gezegenimizin nüfusunun yarısı, dünyanın 50 en büyük şehrinde ve 200 kilometreden daha büyük depremlerde yaşayacaktır. 7 dereceden ve daha fazla. Türkiye, dünyanın en sismik olarak aktif bölgelerinden biri olarak kabul edilir. İstanbul'un güneyinde Marmara Denizi'nin altında patlayan M ? 7 deprem olasılığı önümüzdeki 30 yılda yaklaşık% 35-70'dir. Ayrıntılı planlara duyulan ihtiyaç ve deprem azaltma, müdahale ve geri kazanım için zarar değerlendirme analizi yapılması için ileri bilimsel araçların geliştirilmesi, depremlerin yıkıcı olaylarının ortaya çıkması nedeniyle çok önemli hale gelmiştir.Depremlerin insan yaşamı, altyapı ve ekonomi üzerinde büyük etkisi var. Kısa vadeli bir felaket olmasına rağmen, etkisi yıllarca sürebilir. Depremler büyüklük, hız, frekans, süre ve coğrafi konum (merkezin konumu) ile tanımlanır ve insanları yok etme ve şehirleri yok etme gücüne sahip olanlara hissetmeyecekleri ışık yoğunluğuna göre değişebilir. Sismik önlemler, depremin tekrarını ve bir süredir meydana gelen şiddetini içerir. Deprem bir giriş yer hareketi parametresi veya bir spektral tepki değeri olarak tanımlanmaktadır. Entegre görselleştirme, zararı değer kaybına çeviren zarar fonksiyonları göz önüne alındığında, fiziksel ve ekonomik etkiyi değerlendirmek için tehlike, kırılganlık ve envanter değerlendirme parametrelerinin kullanılması için temel bir çerçevedir. Coğrafi Bilgi Sistemi teknolojisi, mekansal verileri mekansal olmayan verilerle birleştiren ve mekansal aramaları ve kaplamaları gerçekleştiren önemli bir araçtır, yalnızca farklı mekansal verileri saklamak için değil, aynı zamanda karmaşık coğrafi problemleri çözme ve yeni ve mekansal katmanların entegrasyonu yoluyla faydalı bilgiler. Bölgelerin deprem tehlikesi analizi önlem almak için ve coğrafi bilgi sistemlerinin etkin bir şekilde kullanılmasını gerektirmektedir. Bu nedenle, mekansal ve öznitelik verileri ile birlikte oluşturulan tematik haritalar, afet öncesi, afet sırasında ve sonrasında felaketle ilgili senaryolar oluşabilecek felaketlerle kurulabilir. CBS ile birlikte yapılan analiz sonucunda, bölgeler tehlike değerine göre belirlenebilir. Herhangi bir felaket meydana gelmeden önce, felaket sırasındaki can ve mal kaybını azaltmak mümkündür ve sonrasında yüksek riskli bölgelere yönelik çalışmalar yürütülerek CBS, afet sonrası toplama alanları için en uygun yerleri belirleyebilir. Açıkçası, hızla gelişen ve geniş bilgi teknolojisi ve İnternet uygulamasıyla, bu geleneksel CBS'ler ciddi zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Geleneksel CBS'lerin

Credit risk management: A comparative study between Islamic and conventional banks in Turkey

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Bu araştırmada, katılım bankaları ve konvansiyonel bankalarda kredi riskini belirleyen değişkenler belirlenmek amaçlanmaktadır. İslami ve Konvansiyonel Bankalar arasında bir karşılaştırma vurgulanmıştır. Araştırmacı, panel verinin sabit etkiler modelini kullanarak, Türkiye'de üç Katılım Bankasına ait üç aylık verileri 2008 Ç1- 2017 Ç4 arasındaki dönemleri analiz etmek için kullandı. Geleneksel bankalar için, Türkiye'deki önceki araştırmalar, İslami bankaları geleneksel bankalarla karşılaştırmak için kullanılmıştır. Takipteki krediler oranı kredi riski mümesseli olarak kullanılmıştır. Ampirik sonuçlara göre, Katılım bankalarındaki takipteki krediler, özel karşılıklar ve kredi / mevduat oranlarından olumlu yönde etkilenmekte ve ölçekten olumsuz yönde etkilenmektedir. Geleneksel bankalarda ise net faiz marjı, özel karşılıklar, sermaye yeterlilik oranlarından olumlu yönde etkilenmekte ve kredi / mevduat oranı, kredi / aktif oranı ve hacminden olumsuz yönde etkilenmektedir. İslami bankalar ile geleneksel bankalar arasında, kredi zararları ve Alacaklar / Aktifler oranları haricinde, tüm çalışma değişkenleri bakımından belirgin farklılıklar vardı.

Crisis communication in sub-Saharan Africa: Media coverage of terrorist attacks in the age of social media

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
Son yıllarda, Batı Afrika ülkelerinde terör saldırıları ciddi bir veba haline geldi. Bu nedenle, çeşitli akademisyenler çalışmalarını bu fenomene ve onun ekonomi ve nüfusun yaşamları üzerindeki sonuçlarına odakladılar. Ancak, Batı Afrika medyasının terör saldırılarını çerçevelediğine dair, özellikle de sosyal medyanın baskın olduğu bir bağlamda akademik bir araştırma yok. Sadece Medya'nın herhangi bir önemli olay hakkında kamuoyunu bilgilendirme görevi yoktur, aynı zamanda terörizmin dramatik ve muhteşem yanı da geniş bir izleyici kitlesini büyülemektedir. Bu nedenle, terörizmle ilgili haberler bugün Batı Afrika medya ekosistemini giderek daha fazla istila ediyor. Yine de, terör olgusunun uygun bir şekilde anlaşılması, yalnızca terörizm, medya ve kamuoyu arasındaki karmaşık ilişkilerin dikkatli bir şekilde değerlendirilmesinden kaynaklanabilir. Teröristler, bir endişe ve gerilim atmosferi yaratarak, gasplarını tartışmak üzere kamuoyunu harekete geçirmek için medyayı kullanırlar. Bu araştırmada, Batı Afrika ülkelerindeki medya uygulayıcıları tarafından terör saldırılarının ardından uygulanan medya gündem belirleme ve kriz iletişimi stratejisini analiz edip değerlendireceğim. Böylece bu çalışma, medya profesyonellerinin terör haberciliğine ilişkin tutumunu teşhis etmeyi, analiz etmeyi ve gazetecilik mesleğini yöneten çeşitli etik ve deontolojik kurallar ışığında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Sonuç olarak araştırmalar, Burkina Faso ve Mali'deki ana dijital medyanın mülakatlara, anket veri analizlerine ve içerik analizlerine dayalı örnekler üzerinden yürütülmektedir. Bu nedenle, mevcut çalışma esasen niteldir ancak Sıralı Karma Yöntemi takip eder. Maliweb.net ve LeFaso.net sitelerinden toplam 219 haber makalesinin analizini, ankete katılan 98 kişilik bir kitleyi ve kaynak kişiler ile gerçekleştirilen 4 görüşmeyi kapsamaktadır. Bunu yaparken, bu araştırmanın temel amacı üç yönlüdür. İlk olarak, kriz iletişimi, medya çerçeveleme ve sosyal medya yaygınlığının ortaya çıkışı arasında bir bağ kurmayı araştırmayı amaçlamaktadır. İkinci olarak, bu çalışma, Batı Afrika medyası tarafından bilgi işlemenin gazeteciliğin profesyonel kurallarına saygı duyup duymadığını kontrol etmeye çalışmaktadır. Araştırmanın üçüncü amacı ise, Batı Afrika bağlamında dijital üretici tüketicilerin terörizmle ilgili sahte bilgilere yönelik davranışlarının anlaşılmasıyla ilgilidir. Anahtar Kelimeler: Çerçeveleme, terörizm, Batı Afrika, Medya, Maliweb.net, LeFaso.net.

Critical success factors for unmanned aerial vehicles (UAVS) technology implementation in the turkish construction industry

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2021 Diğer
İnşaat sektörü oldukça parçalı, proje bazlı ve karmaşık yapısıyla tanınmaktadır. Ayrıca, dünya çapında, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, inşaat projelerinde yeni teknolojilerin benimsenmesine direnç, üretkenlik sorunlarının ana nedeni olarak kabul edilimektedir. Bu nedenle, insansız hava araçları (İHA) olarak da bilinen dron teknolojisinin inşaat yönetimi görevlerine entegre edilmesi bu sorunu çözebilir. Bu noktadan hareketle, bu çalışma, dron teknolojisinin Türk inşaat sektörüne başarılı bir şekilde entegrasyonuna yol açabilecek kritik başarı faktörlerini (KBF'ler) belirlemeyi amaçlamaktadır. Kapsamlı bir literatür taraması yapıldıktan sonra 28 KBF'nin bir listesi elde edildi. 1-5 Likert Ölçeği kullanılarak veri toplamak için hem kamu hem de özel sektöre bir anket çalışması hazırlanmış ve uygulanmıştır. Doksan iki katılımcı, gönderilen 313 anketten geçerli yanıtlar verdi. Sonra, 28 KBF'nin dron teknolojisi uygulaması için göreceli önemi araştırıldı. İstatistiksel analiz sonuçları, en önemli üç faktörün (1) etkili liderlik ve üst yönetim desteği, (2) teknolojinin kanıtlanmış etkinliği ve (3) kuruluşun inovasyon kültürü ve esnekliği olduğunu göstermektedir. Ayrıca, KBF'lerin altında yatan kategorileri belirlemek için Faktör analizi kullanıldı. Sonuçlar, 28 KBF'nin altında yatan beş faktör grubunun İHA ve teknoloji özellikleri, organizasyonel özellikler, proje ekipleri özellikleri, pazarla ilgili faktörler ve yasal ve çevresel faktörler olduğunu göstermektedir. Araştırma bulgularının, başarılı bir teknoloji benimsemesi için odak noktalarını belirleyerek inşaat pratisyenlerine yardımcı olması bekleniyor. Çalışma, drone pilotlarının, yöneticilerinin, müteahhitlerin, danışmanların ve sahiplerinin inşaat projelerinde drone teknolojisini etkin bir şekilde kullanmalarına yardımcı olan yönergeler sağlıyor. Daha fazla araştırma için bir zemin oluşturur. Anahtar Kelimeler: Drone teknolojisi, İnsansız hava aracı (İHA), İnşaat, Kritik Başarı Faktörleri, Verimlilik

Cross-cultural comparison in the adoption of emerging technologies in construction industry

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2019 Diğer
Dünya Endüstri 4.0 olarak adlandırılan bir sanayi devrimi üzerinden çalışmaktadır. Mühendislik alanlarının, işletme ve geçim standartları üzerinde büyük bir etkisinin olduğu ileri sürülmektedir.Teknolojilerin artması ve yaygınlaşmasından dolayı şirketler inşaat teknolojilerine yatırım yapmaktadır. Inşaat teknolojisinin başarısı, mühendislerin teknolojilerin kabulüne ve benimsenmesine dayanmaktadır. İnşaat teknolojisini uygularken şirket mühendisleri tarafından kabul edilmesi gereken prosedürler konusunda son zamanlarda çok fazla araştırma yapılmamıştır. Bu çalışma, yeni teknolojilerin adaptasyonundaki kültürel etkileri incelemektedir. Bu çalışmanın amacı, kültürel farklılıkların inşaat şirketlerine yenilikçi teknolojilerin adaptasyonu ve dahil edilmesine etkisini araştırmaktır. Bu araştırma, bireyin yeni ortaya çıkan teknolojileri inşaat geçmişinde kullanmayı kabul etmedeki rolünü incelemektedir. Önceki araştırmalar kültürü, yeni teknolojilerin adapte edilmesinde önemli bir engel olarak ortaya koymaktadır. Gelişen teknolojilerin adapte edilmesi için prototip olarak Teknoloji Kabul Modeli (TAM) uygulanmış ve Hofstede'nin kültürel boyutları ele alınmıştır. Bu araştırmanın sonuçları, kültürün gelişmekte olan teknolojileri kullanma niyeti üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Analiz sonuçları, hipotezlerin çoğunun desteklendiğini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, ortaya çıkan teknolojilerin uygulanmasının, gruplar kültürel olarak ilişkili olduğunda en etkili olmasını önermektedir. Araştırma kapsamında 248'i Türk ve 214'ü Hintli olmak üzere toplam 462 mühendis arasında anket çalışması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kültürlerarası Karşılaştırma , Yapı Teknolojileri, Yapısal Denklem Modellemesi

Cross-cultural dynamics in multinational organisations: The case of Kazakhstan petroleum industry

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2014 Diğer
1990ların başında eski Sovyetler Birliği ülkelerinde yaşanan değişim tamamlandığından bu yana kapitalizm, Kazakistan'ı da içine alacak şekilde neredeyse tüm dünyada komünizmin önüne geçmiştir ve Kazakistan da mevcut kapitalist düzende yalnızca 23 yıllık bağımsızlığı ile oldukça genç bir ülke konumundadır. Kazakistan, parlamento sisteminin yanında, politik ve ekonomik yapısını katı bir hükümete göre düzenlenmiş olan komünist bir ülkeden serbest piyasa ekonomisine göre tamamen değiştirmek zorunda kalmış ve sonuç olarak ülke, örgütsel ve kültürel şoku tüm hükümet düzeyinde hissetmiştir. Bu durum, ülke bazında her insan ve örgütsel yapı türünü etkilemiştir çünkü halk, grup odaklı çevre değerleri yerine serbest piyasa ekonomisi ülkelerinin değerlerini benimsemek durumunda kalmıştır. Ek olarak küreselleşme sürecinin genel gidişatı, hızlı reaksiyon verme ve birleşerek çok kültürlü şirketleri kusursuz yönetmeye adapte olma kuralını dikte etmektedir. Kazakistan'ın serbest pazar gelişimindeki ilk adım, genellikle yerel hükümet kuruluşlarının denizaşırı kuruluşlar ile birleşiminden kaynaklanan, yabancı ülkelerin doğal kaynaklar ve inşaat alanındaki yatırımları olmuştur. Bunun sonucunda ülke, birçok çök uluslu şirket ile karşı karşıya gelmiştir. Eski Sovyet toplumunun yerel ve uluslararası iş alanlarındaki gelişiminin bir sonucu olarak Kazakistan, halkın serbest piyasa sistemi ve uygulamaları hakkında eğitimini de gerektiren uluslararası iş kurma tecrübesini hızlıca öğrenmek durumunda kalmıştır. Pazar ekonomisinin gelişmesi, iş kurma ve geliştirmeye dair dış ülke tecrübesinin edinilmesini, yerel halkın kurumlar bünyesindeki çalışma şekillerini anlayabilmesini, iş objeleri ve vizyonlar yaratmasını ve özellikle kültürler içerisinde takım olarak liderlik etmenin zor bir konu olmasından dolayı, farklı türdeki kurumsal kültürlere yakınlaşmasını gerektirmektedir. Çünkü küreselleşme kapsamında kültürler arası yönetim, organizasyonlara rehberlik etme ve halkın değerlerini genişletme amaçlı karşılaştırmalı bir yönetim dalı olarak öne çıkmaktadır. Kazakistan'ın çalışma yaşamının yapısı, kültürel bazda farklılık gösterdiğinden, Kazak halkının kültürlerarası boyutlarının ve farklı ülke uyruklu yöneticilerin yöntem tarzlarının, yöntemin tarzı ile çalışanların iş memnuniyetlerinin analiz edilmesine karşı artan bir ilgi söz konusudur. Bu tezin temel amacı yöneticilerin uyruklarına dayalı olarak çalışanların iş memnuniyetlerinin düzeyini ölçmek ve yöneticilerin milletlerine bağlı olarak yönetim tarzlarını belirlemektir. Araştırma kapsamında Kazakistan'ın en büyük çokuluslu şirketlerinden ve British Gas, ENI, LukOil ile Kazakistan Hükümeti'nin birleşiminden oluşan Karacaghanak Petrol B.V. ait veriler baz alınmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kültür, Kültürlerarası Yönetim, İş Doyumu.

Crossing the border between religion and civilization: Trends and cases in the study of İslamic and western civilizations

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2018 Diğer
Din ve medeniyet arasında nasıl bir ilişki vardır ve bu ilişkiye İslam ve Batı Medeniyeti çalışmalarında nasıl yer verilmiştir? Bu çalışma medeniyet ve din arasındaki ilişkinin çeşitli medeniyet teorilerinde ne şekilde ele alındığı ve analiz edildiğini incelemektedir. Öte yandan çalışma özel olarak medeniyet ve din arasındaki ilişkinin İslam ve Batı medeniyetlerinde yapılmış akademik çalışmalarda ne şekilde ele alındığını ortaya koymaktadır. Çalışma kapsamında İbn Haldun, Toynbee, Hodgson, Spengler, Guizot, Jaspers, Comte, Halim Paşa, El-Faruk, ve Karakoç'un eserleri yakından incelenmiştir. İslam ve Batı medeniyetlerine odaklanan bu yazarların yaklaşımlarında medeniyetin tipik özellikleri bahsinde üç ana eğilim olduğu görülmektedir: i. Tarihi-ampirik eğilim ( historic-empirical ), ii. Dini-felsefi eğilim ( religiophilosophical ), iii. Çok katmanlı eğilim ( multiplex ). Bu eğilimler benimsenen yöntem ve yaklaşımlar, temalar ve içerikler ve odak konusu bakımından birbirinden farklılıklar arz eder. İlk iki eğilimin özellikle batılı düşünürlerce yapılan çalışmalarda etkili olduğu görülmektedir. Çok katmanlı eğilim ise bu çalışmalarda nadiren karşımıza çıkmaktadır. İncelenmiş olan çalışmaların ekseriyetle geleneksel disipliner sınırlar içinde kaldıkları, bunun ötesine geçen multi-disipliner imkanlardan yeterince istifade edemedikleri görülmüştür. Sonuç olarak bu araştırmada İslam ve Batı medeniyetinden yazarların çalışmalarında niteliksel farklılıklar olmasına rağmen dinin medeniyet çalışmalarının vazgeçilmez unsuru olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Batı Medeniyeti; Çok Katmanlılık; Dini-felsefi Eğilim; İslam Medeniyeti; Medeniyet Çalışmaları; Tarihi-ampirik Eğilim.

Crude oil, natural gas, politics, and economic growth: Impact and causality analysis in Caspian Sea region

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2017 Diğer
Bu çalışmanın temel amacı, Hazar Denizi bölgesindeki ham petrol ve doğal gazın ekonomik büyümeyle olan etkisini ve nedenselliğini araştırmaktır. Ayrıca, bölgesel siyasetin ham petrol ve doğal gazla olan etkisini ve nedenselliğini analiz etmek ve bölgenin güçlü ve zayıf yanlarını, dış fırsat ve tehditlerini araştırmakta çalışmanın önemli amaçlarındandır. Bu çalışmada ham petrol, doğalgaz, siyaset ve ekonomik büyümenin etkisini ve nedenselliğini saptamak için 1997-2015 yılları arasındaki zaman serisi verileri göz önüne alınarak sıradan en küçük kareler yöntemi ve Granger nedensellik testi kullanılmaktadır. Sonuçlar, ham petrol ve doğalgazın bölgenin ekonomik büyümesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte, doğalgaz ve ham petrol üzerinde önemli bir etkiye sahip olan politik değişkenler dikkate alındığında belirgin bir gerileme modeli bulunmamıştır. Şimdi, Granger nedenselliği testini göz önüne alırsak, ekonomik perspektiften, GSYİH, ham petrol fiyatını ve ihracatını etkiliyor. Bu durum, GSYİH ile ham petrol fiyatı ve GSYİH ile ham petrol ihracatı arasında tek yönlü nedensel bir ilişki olduğuna işaret etmektedir. Şaşırtıcı bir şekilde, bu yön, GSYİH ve doğalgaz arasında farklıdır. Burada, GSYİH ve doğalgaz zıt fakat tek yönlü nedensel ilişkiye sahiptir yani; doğalgaz fiyatı ve ihracat GSYİH'da Granger nedenselliğine neden olur. Öte yandan, siyasal perspektif göz önüne alındığında, Granger nedensellik testinin bulguları, aralarında tek taraflı anlamlı bir nedensel ilişki bulunan yedi çifti göstermektedir.

Culturally sensitive curriculum development of social work undergraduate education: The case of Somalia

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2018 Sosyal Hizmet Bilim Dalı
Bu araştırma projesi, kültürel açıdan hassas bir müfredat geliştirmeye ve yirmi yıl sonra iç savaştan kurtulan, aynı zamanda ne uygulamada ne de eğitimde hiçbir kurumsallaşmış sosyal hizmete sahip olmayan savaş sonrası bir ülke olan Somali'de, Sosyal Hizmet eğitimi için net bir temel plan koymaya odaklanmıştır. Yeni kurulan federal hükümet, ihtiyaç duyulan sosyal hizmetleri sunma kapasitesine sahip değildir. Yoksul aileden gelen çocuklar için eğitim hizmeti, yetişkinler için de gerekli bakım hizmetleri ve bu sosyal hizmetleri sunabilmek için sosyal hizmet uzmanları ve akademisyenler gibi insan gücünü hazırlayan kurumlar da mevcut değildir. Çalışmada, nitel ve nicel yöntemlerin bir araya getirildiği karma metodoloji kullanılmış ve sonuçlar kuramsal bir zemin teorisi çerçevesinde yorumlanmıştır. Ampirik materyal, sosyal hizmet bölümünde okuyan 15 Somalili öğrenci ile yapılan görüşmelerden ve sosyal hizmetle ilgili alanlarda çalışan iki yüz öğrenciye dağıtılan yirmi sorudan oluşan anketlerden oluşmaktadır. Çalışmanın ana bulguları Somali'de sosyal hizmet eğitimine ihtiyaç duyulduğunu kanıtlar niteliktedir. Tüm katılımcılar, ülkede sosyal hizmet eğitiminin çok önemli bir ihtiyaç olduğunu kabul etmiştir. Bazıları ihtiyaç duydukları sosyal hizmetleri sunabilecek eksik hizmet ve kurumlardan söz ederek cevaplarını haklı çıkarırken bazıları ise sosyal hizmet eğitimi'nin ülkenin eğitim sistemine katılmasının Somali'nin sosyal refahını artacağını söylemiştir. Bazı katılımcılar, sosyal hizmetlerin sosyal politikaları ve hizmetleri ile ilgili mevzuat geliştirerek ve yazarak sadece hizmetlerde değil kamu politikalarında da sosyal hizmetlerin rol oynayacağını tartışmıştır. Somali'deki sosyal hizmet mesleği, yerel çalışma, yerel kültür ve geleneklerle ilgili sosyal çalışmanın yapıldığı bir süreç olan Somali gelenekseline duyarlı ve yerel olmalıdır. Alanın yerelleştirilmesine ek olarak katılımcıların çoğu, Somali'nin sosyal hizmet kurumlarının diğer ülkelerdeki sosyal hizmet birimleriyle işbirliği yapması gerektiğini vurgulamışlardır. Çalışmaya katılan katılımcılardan 102'si (% 51) 25-30 yaşları arasında, 72'si (%36) ise 18-24 yaşları arasındadır. Katılımcılara cinsiyet temelinde bakıldığında ise yanıt verenlerin 147'si (% 74) erkek, diğer 53'ü (%27) ise kadındır. Katılımcıların medeni durumları ele alındığında ankete katılanların büyük çoğunluğu 139'u (% 71) bekar iken, katılımcıların sadece 57'si (% 29) evlidir. Araştırmaya katılanların en yüksek eğitim seviyesi 107 (%54), lisans okumuşlar, ikinci en yüksek eğitim seviyesi ise 80'dir (% 40) yüksek lisnsiydi. Katılımcıların eğitim alanlarına bakıldığında çoğu (% 21) sosyal hizmet bölümü, ikinci kısmı ise Psikoloji 18 (%9) bölümünü okumuştur. Katılımcıların sosyal hizmet bilgisi çok yüksektir. 187'si (%94) sosyal hizmet bölümüne girmeden önce bu bölümün hakkında bilgi sahibi olduklarını söylemiştir. Öğretim metodolojileri ve kaynak materyalleri üzerine, katılımcıların 160'ı (% 80) vaka çalışmalarını, 14

Culture, politics, and interests: Comparing China and India's soft power strategy ‎in the ‎case of Pakistan and Iran

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora İngilizce 2021 Diğer
Uluslararası siyasetin doğal süreci, ya zorunlu eylem ya da işbirlikçi yollarla konumlarını ?korumayı gerektirir. Bu süreçte, yumuşak gücün teorisi ve ampirik uygulaması, bir devletin ?maddi olmayan kaynaklarını ulusal çıkarlarını sağlamak için çekici ve uyumlu bir şekilde ?kullanabileceği barışçıl bir araç olarak ortaya çıkmıştır. Pek çok kayda değer gösterge, Çin ve ?Hindistan'ın yumuşak güç söylemini anlamak için en önemli örnek olabilecek kapasite ve ?kaynaklara sahip olduğunu öne sürmektedir. Çin ve Hindistan'ın bölgesel, tarihi ve stratejik ?komşuları olan Pakistan ve İran'ın birbirleriyle pek çok ortak ilişkisi bulunmaktadır. Mevcut ?literatüre dayanan bu tez, benzersiz yapısında Çin ve Hindistan'ın yumuşak güç ?versiyonunun, özellikle Pakistan ve İran örneğinde, komşuları üzerinde büyük etkisi ?olduğunu savunmaktadır. Bu tez ile Joseph S. Nye'nin Yumuşak Güç teorisini kullanarak ?ve yeni Bağlanma Gücü kavramını oluşturarak, Çin ve Hindistan'ın yumuşak güç ?anlatılarını formüle edilmiştir ve teori Pakistan ve İran ile iki vaka çalışması üzerinden ?ampirik olarak değerlendirilmiştir. Yumuşak güç teorisine dayanarak, tez, Pakistan ve İran ?örneğinde sırasıyla Çin ve Hindistan, etki alanlarını inşa etmek veya yeniden teyit etmek için ?yumuşak güç kaynaklarını stratejik ve karşılaştırmalı olarak nasıl kullandı? sorusuna ?açıklamalar aramaktadır. Bu araştırma sorusunu cevaplamak ve teorilerden ve önceki ?literatürlerden geliştirilen hipotezleri test etmek için, bu çalışma, biri Pakistan-DAWN ve ?diğeri İran-IRNA'dan olmak üzere iki gazeteden içerik analizi ve gazete içeriklerinin ?sonucunu test etmek için kişisel ropörtajların yapılması gibi farklı araştırma yöntemleri ?kullanılmıştır. Birincil veriler, Çin, Hindistan, Pakistan ve İran'dan yarı yapılandırılmış ?ropörtajlar ile oluşturulmuştur. İkincil veriler, hükümet resmi raporları, akademik kitaplar, ?dergiler ve akademik olmayan yayınlar dahil olmak üzere önceki literatürlerden toplanmıştır. ?Bulguya ulaşmak için, tezin yapısı yumuşak güç teorisini, Çin'in Pakistan ve İran'daki ?yumuşak güç stratejisini ve Hindistan'ın Pakistan ve İran'daki yumuşak güç stratejisini analiz ?etmektedir. Ampirik analiz için, bu tez, dolayısıyla şunları yürütür: I) Pakistan ve İran ?örneğinde Çin ve Hindistan'ın yumuşak gücünün anlayışını, kaynaklarını, stratejilerini, ?etkilerini ve kullanımlarını karşılaştırarak ve II) Pakistan ve İran örneğinde Çin ve ?Hindistan'ın yumuşak güç stratejisinin üç tematik alandaki etkileri, kültürel çekicilikler ve ?atıflar yoluyla rabıta gücü; siyasi ve diplomatik katılım ve ekonomik ortaklıkları bulur ve ?değerlendirir:. Bu tez, Pakistan ve İran örneğinde Çin ve Hindistan'ın yumuşak güç ?stratejisini karşılaştırmalı perspektiflerden analiz ederek ve değerlendirerek, yumuşak güç ?literatürüne Batı dışı uluslararası ilişkiler teorisine ve Çin ve Hindistan örneğinde ampirik ?uygulaması dayanan teorik bir tekrarlama yoluyla katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.?

Cyberspace and fake news: A new phenomenon in electoral politics in Ghana

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans İngilizce 2020 Diğer
Gana'daki seçim süreçleri siber uzayın ortaya çıkmasıyla muazzam bir dönüşüm geçirdi. Gana Seçim Kurulu, bilginin yayılması ve kayıt verilerinin derlenmesi süreçlerine müdahil oldu ve bugün artık seçim sonuçlarının hepsi Facebook, Instagram ve Twitter platformları aracılığıyla sosyal medyada ortaya konuluyor. İddia ve itirazlarını sosyal medyada ve ana akım medyada ifade ederek orada bir etki oluşturan siyasi partilerin sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlarla beraber kampanya yapmasının önü de daha çok açılmış oldu. Ancak Gana'da demokratik düzen bakımından elde edilen bazı kazanımlar olsa da, son zamanlarda seçimlerden kaynaklı çatışmalar ve sosyal medyadaki yalan haberler sebebiyle ortaya birçok anlaşmazlık çıktı. Bu durum bilginin dolaşımını sağlayan siber uzayın ve bu kapsamda bilhassa da sosyal medya ve ana akım medyanın yeniden değerlendirildiği bir tartışmayı ateşledi. Bu tartışmalar özellikle yanlış bilgilendirmelere ve seçimlerde yaşanabilecek olası şiddet hadiselerine karşı nasıl mücadele edileceği sorununu ele almaktadır. Nitekim Gana'nın demokratik gelişim sürecinde referandumlardan tutun da genel seçimlere ve ara seçimlere kadar çeşitli seçimlerde bu gibi hadiseler vuku bulmuştu. Bu nedenle, bu çalışma seçimler bağlamında Gana'nın demokratik gelişimini, yalan haberleri ve demokratik kalkınma için hayati önem taşıyan siber uzay çağında bu yalan haberleri bilmenin ve anlamanın yolunu tartışmaktadır. Tez, Gana'da seçimlere dayalı siyasette siber uzayın etkisini incelemede kullanılan nitel bir yaklaşım olan siber-etnografik araştırma tasarımına dayanarak, İnternet Aracılığıyla Araştırma (IMR) kapsamında içerik ve söylem analizinden faydalanır. Tezin bulguları, siber uzayın Gana'da seçimlere dayalı siyaset üzerinde hem olumsuz hem de olumlu büyük etkisi olduğunu ortaya koyuyor.

Çad Gölü Havzasında terör sorunu: Boko Haram örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2022 Diğer
Çad gölü Havzası'nda Boko Haram'ın oluşumu ve yükselişinde rol oynanan faktörler nelerdir? Bu tez Boko Haram'ın ortaya çıkışının ve gelişiminin, dinsel nedenlerden ve uluslararası cihatçı örgütlerin bir uzantısı olmaktan ziyade, yerel sosyo-ekonomik ve tarihsel/bölgesel dinamiklerin dikkate alınarak daha iyi anlaşılabileceğini öne sürmektedir. Endemik yoksulluk durumundan muzdarip bu bölge, terör örgütün yayılması için elverişli bir faktör olmuştur. Zira bölgenin nüfusu, çoğunlukla işsiz ve çaresiz durumunda olup kendi devleti tarafından terk edilmiş veya ihanete uğramış hissini taşımaktadır. Yaygın yolsuzluk, kötü yönetim, sosyal adaletsizlik, polis ve ordunun baskısı, gibi örgütün isyana başlatılmasını meşrulaştıran katalizörler olmuştur. Öte yandan, diğer terör örgütleri gibi, Boko Haram da bölgenin ağır sosyo-ekonomik koşullardan ve derin eşitsizliklerden ve güvensizlik durumundan beslense de, faaliyetleriyle mevcut eşitsizliklerin ve toplumsal güvensizliklerin daha da artmasına neden olmuştur. Bu nedenle Boko Haram ile yürütülen mücadelede askeri müdahaleler tepki tek başına yeterli olmamaktadır. Bunun beraberinde dezavantajlı ve uzun süredir ihmal edilen bölgelerde sürdürülebilir sosyo-ekonomik kalkınmayı güçlendirmeye yönelik büyük müdahaleler de gerekmektedir.

Çağatay, Özbek ve Yeni Uygur Türkçelerinde fiil işletimi (Kişi-olumsuzluk-zaman-soru)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2016 Türk Dili Bilim Dalı
Türk dili, geçmişten bugüne, çeşitli dil içi nedenlerin yanı sıra, bazı tarihî ve siyasi sebeplerle de birbirinden farklı lehçelere ayrılmıştır. Bu lehçeler bulundukları gruplara göre bazı yönlerden birbirleriyle benzerlik gösterirken bazı yönlerden de birbirlerinden ayrılmaktadırlar. Türk dilleri ailesinin Orta Asya grubuna mensup olan Çağatay Türkçesi, Karahanlı veya Hâkâniye ve Harezm edebî dillerinin devamı olarak Timurlular idaresi altında gelişen, özellikle Ali Şîr Nevâyî'nin eserlerinde klasik şeklini alan, 15. yüzyıl başından 20. yüzyılın başına kadar kullanılan Orta Asya edebî Türk dilidir. Çağdaş Türk lehçeleri arasında Özbek ve Yeni Uygur Türkçeleri, ona en yakın olan yazı diller olarak kabul edilmektedir. Söz konusu lehçelerin arasında benzerlikleri olduğu gibi bazı farklılıkları da bulunmaktadır. Yirminci yüzyılın başına kadar aynı yazı dilini kullanan Doğu Türklüğün bugünkü iki temsilcisinin kullandığı yazı dilleri birbirinden gösterildiği kadar farklı olmamalı düşüncesinden yola çıkarak Çağatay, Özbek ve Yeni Uygur Türkçelerinde, basit ve birleşik kipler içerisinde kişi, olumsuzluk, zaman ve soru ifade eden ekler ile işlev ve yapıları değerlendirilmiştir. Çalışmamız, giriş ve incelemenin temelini teşkil eden dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümü, incelenen Çağatay, Özbek ve Yeni Uygur Türkçelerinin genel özelliklerin özetleyen Çağatay, Özbek ve Yeni Uygur Türkçelerine Genel Bir Bakış başlığı ile başlamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, Çağatay Türkçesinin fiil işletimi; ikinci bölümde Özbek Türkçesinin fiil işletimi; üçüncü bölümde, Yeni Uygur Türkçesinin fiil işletimi ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise, Çağatay, Özbek ve Yeni Uygur Türkçeleri, fiil işletimi bakımından mukayese edilerek elde edilen sonuçlar değerlendirmeye alınmıştır.

Çağatayca Mevahib-i Aliyye (Tefsir-i Hüseynî) tercümesi (183b – 308b giriş-gramer-metin-dizin)

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Doktora Türkçe 2017 Diğer
Tam adı El-Mevahibü'l-Aliyye Fî Tefsîri'l-Kelami'r-Rabbaniyye olan, daha çok Mevahib-i Aliyye ve Tefsir-i Hüseynî isimleriyle tanınan eser XV. yüzyılın sonunda Hüseyin Vaiz Kaşifî tarafından Farsça olarak kaleme alınmıştır. Hüseyin Vaiz Kaşifî, diğer bazı eserleri gibi Mevahib-i Aliyye tefsirini de Doğu edebiyatının en önemli şahsiyetlerinden biri olan Ali Şir Nevaî'ye ithaf etmiştir. Eser XVI. yüzyılın ortasında Çağatay Türkçesine bilinmeyen bir mütercim tarafından çevrilmiştir. Çalışmamızda, öncelikle Topkapı Sarayı Müzesi ve Konya Karatay Yusuf Ağa Kütüphanesinde olmak üzere iki nüshası bilinen ve Çağatayca Kur'an Tefsiri olarak adlandırılan eserin Farsça yazılan Mevahib-i Aliyye'nin tercümesi olduğu tespit edilmiştir. Bunun üzerine Çağatayca ve Farsça tefsirin karşılaştırması yapılmış, Mevahib-i Aliyye tercümesinin nüsha araştırması yapılarak eserin üçüncü bir nüshası olduğu belirlenmiştir. Daha sonra en eski ve tam bir nüsha olan Topkapı nüshasının 183b – 308b sayfalarında yer alan Tevbe, Yunus, Hud, Yusuf, Rad, İbrahim, Hicr, Nahl, İsra ve Kehf surelerinin transkripsiyonu hazırlanmış, metnin yazım, dil ve yapı özellikleri tespit edilmiş ve alfabetik esaslı gramatikal dizin ile metnin söz varlığı ortaya konulmuştur. Ayrıca metinde geçen kişi adları, yer adları, eser adları ve etnik adların dizini hazırlanmıştır. Bütün bu çalışmaların ışığında Çağatayca Mevahib-i Aliyye tercümesinin, dönemin söz varlığı, dil yapısı, anlam bilimi açısından son derece önemli bir kaynak olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar kelimeler: Çağatay Türkçesi, Tefsir-i Hüseynî, Mevahib-i Aliyye, Hüseyin Vaiz Kaşifî, Kur'an-ı Kerim, Tefsir, Tercüme

Çağdaş Arap İslam düşüncesinde akıl tasavvuru: Muhammed Arkoun örneği

Thesis Number level Language Year Bilim Dalı
Yüksek Lisans Türkçe 2021 Din Felsefesi Bilim Dalı
Bu araştırmanın amacı, bu araştırma, Çağdaş Arap İslam Düşüncesinde Akıl Tasavvuru: Muhammed Arkoun Örneği amaçlamaktadır ve İslam Aklın Eleştirisi adını verdiği projesinin kavramını ve bu araştırmada onu bir giriş ve bir sonuçtan sonra ve girişten önce teşekkür ve takdirle üçe ayırdım. Giriş bölümünde neden Çağdaş Arap İslam Düşüncesinde Akıl Tasavvuru: Muhammed Arkoun Örneği konusunu seçtiğimi, araştırma metodolojisini, araştırma zorluklarını ve dayandığım en önemli kaynak ve referasları açıkladım. Birinci bölümle ilgili olarak: Muhammed Arkou'un entelektüel projesinden bahsediyor ve ben de onun doğumundan eserlerine, bilimsel metodolojisine, Muhammed Arkoun'un dayandığı bilimsel kaynak ve referasları açıkladım. İkinci bölüme gelince: Adı İslam Düşüncesinde Akıl'dır ve içinde Kuran'da ve Peygamber'de ile dil'de Akıl tanımlıyorum ve Aristotales, Platon, Beco, Descartes ve kant gibi Batılı filozoflar arasında ve Farabi, İbni Sina, Gazali ve İbni Rüşd gibi İslam filozoflarının Aklını tanımlıyorum. Muhammed Arkoun'a göre İslam Düşüncesindeki akıl, aydınlamasının aklı, Arkun'a göre hayal ve Muhammed Arkun'un brojesinde dini hayal gücü ve ondaki kutsal cehalet. Ücüncü ve son bölüme gelince: İslam Aklının kavramı ve Eleştirisi başlığı altında, İslam Aklının anlamını ve İslam Aklının eleştirisinin anlamını açıkladım, Ayrıca İslam aklının, klasik İslam aklının ve kur'an aklının kutsallığından da bahsettim ve İslam aklının aşamaları ve tarihiyle sonlandırdım.